“Uluslararası Çatışmalar: İsrail-Iran Gerilimi ve Küresel Tepkiler”

İsrail”de 40 bin turist mahsur kaldı

İsrail merkezli Haaretz gazetesinin haberine göre, ülkenin hava sahasının kapatılması sonrası yurt dışına çıkmak isteyenler yatlarla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi”ne (GKRY) geçmeye başladı. Söz konusu çatışma ortamından kaçış dalgasına hem yabancı turistler hem de bazı İsrailliler dahil oldu.

Tel Aviv yakınlarındaki Herzliya marinasında deniz yoluyla ülkeden çıkış için pazarlık yapan insanların bir kısmı ülkelerine dönmek isteyen turistler olurken, bazıları ise yurt dışındaki çocuklarının yanına gitmeye çalışanlardan oluşuyor.

HAVA SAHASI KAPANDI, ÜLKEYİ TERK EDEMEDİLER

İsrail’de yaklaşık 40 bin yabancı turist hava sahasının kapatılmasıyla ülkeyi terk edemedi. Bazı turistler deniz yoluyla GKRY”ye ulaşmaya başladı ancak bu yolculuklar sınırlı sayıda ve oldukça yüksek fiyatlarla gerçekleşiyor.

Küçük yat sahipleri Herzliya’nın yanı sıra Hayfa ve Askalan gibi sahil kentlerinde en fazla on kişilik gruplar şeklinde taşımacılık yapıyor.

BİLET FİYATLARI FIRLADI

Facebook grupları üzerinden organize edilen bu geçişlerde, yüksek talep nedeniyle bilet fiyatları yüzlerce avrodan binlerce avroya yükseldi.

Haaretz gazetesinde daha önce yer alan haberde, İsrail hükümetinin, yurt dışında mahsur kalan İsraillilerin ülkeye dönmesi için tahsis edilecek uçakların, İsrail”den ayrılmak isteyen vatandaşlarca kullanılmasına müsaade edilmemesi için yerel hava yolu şirketlerine talimat verdiği bildirilmişti.

İsrail”in 13 Haziran”da İran”a saldırmasıyla başlayan olaylar nedeniyle 100 ile 200 bin arasında İsraillinin yurt dışında mahsur kaldığı kaydedilmişti.

İSRAİL”İN İRAN”A ŞİDDETLİ SALDIRILARIYLA BAŞLAYAN ÇATIŞMA

İsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi.

İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı 224 olarak açıklandı.

İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.

Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source:


Gazetecileri Koruma Komitesi”nden İran devlet televizyonunu vuran İsrail”e sert tepki

ABD merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), İsrail “in İran devlet televizyonuna düzenlediği saldırıyı sert şekilde kınadı. Merkezi New York kentinde bulunan CPJ”nin Orta Doğu Bölge Direktörü Sara Qudah, açıklamasında, İsrail”in İran Radyo ve Televizyon Kurumuna (IRIB) saldırısına tepki gösterdi. Saldırıyı sert bir şekilde kınadıklarını kaydeden Qudah, “CPJ, İsrail”in canlı yayında İran devlet televizyon kanalını bombalamasından dehşete düştü.” ifadesini kullandı. #r-1124101# “BU KAN DÖKÜLMESİ ŞİMDİ SONA ERMELİ” Qudah, “İsrail”in Gazze”de en az 185 gazeteciyi cezasız bir şekilde öldürmesi, onu bölgedeki diğer medyayı hedef almaya cesaretlendirdi. Bu kan dökülmesi şimdi sona ermeli.” ifadesine yer verdi. Öte yandan, CPJ”nin internet sitesinde, İsrail”in IRIB”e saldırısı hakkında görsel içerikli detaylara yer verildi. NE OLMUŞTU? İsrail ordusu, saldırıdan kısa süre önce İran”ın başkenti Tahran”ın 3. bölgesine saldıracağını açıklamış, daha sonra da devlet televizyonunu hedef alacağını bildirmişti. ⁠İSRAİL”İN İRAN”A ŞİDDETLİ SALDIRILARIYLA BAŞLAYAN ÇATIŞMA İsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi. İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı da 224 olarak açıklandı. İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı. Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source: Abdullah Aydemir


Trump, ulusal güvenlik ekibini acil toplantıya çağırdı

Amerikan Fox News kanalında yer alan ve bir Beyaz Saray yetkilisine dayandırılan habere göre, Trump, Beyaz Saray”a dönünce ulusal güvenlik ekibiyle buluşacak.

Trump, Durum Odası”nda bir araya geleceği Ulusal Güvenlik Konseyi ekibiyle İsrail-İran gerilimine ilişkin son durumu ele alacak.

Konuya ilişkin henüz Beyaz Saray”dan bir açıklama yapılmadı.

Source:


İran’ın kozu Hürremşehr! Hipersonik füze 2 bin kilometre menzile sahip

İran ile İsrail arasında dört gündür devam eden gerilimde balistik füzelerle gerçekleştirilen saldırılar bölgeyi sarsarken, Tahran’ın henüz kullanmadığı bir silah dikkat çekiyor: Hürremşehr hipersonik füzesi. Gelişmiş harp başlığı kapasitesiyle öne çıkan bu sistem, savaşın seyrini değiştirebilecek potansiyele sahip. Gerçek Vaat-3 operasyonunda İran, İsrail’e yönelik 370’den fazla füze fırlattı . 30’unun hedefi vurduğu bu saldırılarda Fettah ve İmad gibi balistik füzeler kullanıldı, Tel Aviv, Hayfa ve Ramat Gan gibi şehirlerde ağır hasar oluştu. KUZEY KORE İLE GELİŞTİRİLDİ Ancak İran’ın askerî envanterinde yer alan en gelişmiş füze sistemlerinden biri olan Hürremşehr henüz devreye girmedi. Kuzey Kore ile teknoloji paylaşımı sonucu geliştirilen Hürremşehr, yüksek tahrip gücü ve hipersonik hız kapasitesiyle dikkat çekiyor. 13 metre uzunluğundaki ve 2 bin kilometrelik menzile sahip Hürremşehr, bin 800 kilogramlık harp başlığı taşıyabiliyor. #r-1124130# SAVAŞIN SEYRİ DEĞİŞEBİLİR Tahran yönetimi, şu ana kadar Hürremşehr füzesini bilinçli olarak kullanmadı. Bu kararın, çatışmanın daha geniş bir bölgeye yayılmasını engellemek amacıyla alındığı düşünülüyor. Ancak İran’ın dinî lideri Ali Hamaney’in yaptığı açıklamalar, daha sert karşılıkların gelebileceğine işaret ediyor . Hürremşehr’in devreye girmesi hem bölgesel dengeleri altüst edebilir hem de savaşın seyrini geri dönülmez şekilde değiştirebilir. WALLA: YENİ FÜZELER KULLANILDI Öte yandan İsrail merkezli Walla “İran’ın fırlattığı füzeler, daha önce bilinen modellerle eşleşiyor. Ancak Bet Yam’a isabet eden füzenin farklı, daha hızlı ve etkili bir model olabileceği değerlendiriliyor. İsrail güvenlik birimleri henüz bu füzenin adını açıklamadı; ancak Emad, Hayber veya Hacı Kasım füzelerinden biri olabileceği belirtiliyor” dedi.

Source: Cüneyt Akçatepe


İsrail’in İran saldırısı ve ABD!

Emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu, 5 Mart 2024 tarihinde X hesabında canlı bir televizyon programı kaydı yayınladı: “ABD’li Orgeneral Eski NATO Komutanı Wesley Clark , 2007 yılında yaptığı bir röportajda şöyle diyordu: ‘Beş yıl içerisinde Irak’la başlayan sonrasında Suriye, Lübnan, Libya, Somali ve Sudan’la devam edip İran’la bitecek yedi ülkeyi dağıtacağız.’ Kalan yedinci ülke İran… – Peki bu dağıtılan ülkelerden göç edenler için ABD ve onu destekleyen AB ne önlem aldı? Hiç… Sadece göç edenlerin en iyilerini seçerek aldı. Bu tutumun uluslararası hukukta yeri nedir? Parçala, çökmüş ülke konumuna getir; sonra bölgeye verdiğin zararın faturasını hep başka ülkeler ödesin… Türkiye ödüyor ve ödeyecek.” Sevgili Uğur Dündar 15 Haziran 2025 Pazar günkü Sözcü Gazetesi’ndeki yazısında Wesley Clark’ın bu iddiasını tekrarlayınca ben de bu iddianın gerçekliği hakkında ABD kaynaklarına yeniden baktım ve aşağıdaki sonuçlara ulaştım. *** 1) Clark , 2 Mart 2007’de Democracy Now! programında Amy Goodman ile yaptığı röportajda bu iddiayı açıkça dile getirmiş: “10 gün kadar sonra Pentagon’a gittim ve Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz’i gördüm. Alt kata inip generallerden biriyle konuştum… ‘Hâlâ Irak’la savaşa giriyor muyuz?’ dedim. O da ‘Daha kötüsü’ dedi ve bir kâğıt gösterdi. ‘Beş yıl içinde Irak’tan başlayarak, Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan ve İran’la bitecek yedi ülkeyi nasıl ele geçireceğimizi anlatan bir not.’ ‘Bu gizli mi?’ dedim. ‘Evet, efendim’ dedi.” 2) William Engdahl , Clark ’ın bu açıklamasını “Full Spectrum Dominance” (2009) adlı kitabında ayrıntılı olarak anlatmış ve Pentagon’un 2001 sonrası neo-konservatif politikalarının bu planı desteklediğini öne sürmüş. Engdahl, Clark ’ın bahsettiği belgenin, Bush yönetimi altındaki “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi” (Project for the New American Century) ile bağlantılı olduğunu iddia ediyor. 3) Clark ’ın iddiası, ABD’deki bazı bağımsız medya organlarında ve sol eğilimli yayınlarda, örneğin, CounterPunch ve The Nation gibi dergilerde geniş yankı bulmuş. 4) Ancak bu iddia ana akım ABD medyasında, CNN, Fox News, The New York Times gibi tv kanalı ve gazetelerde genellikle ya görmezden gelinmiş ya da “komplo teorisi” olarak nitelendirilmiş. Ana akım medya, bu tür bir belgenin varlığına dair somut kanıtların eksik olduğunu vurgulamış. 5) Clark ’ın gizli olduğunu söylediği belgenin içeriği veya varlığı, resmi olarak Pentagon veya ABD hükümeti tarafından doğrulanmamış. 6) Ayrıca Clark ’ın 2004’te Demokrat Parti başkan adaylığı sırasında Bush yönetimine karşı eleştirel bir tutum sergilemesi, bu iddianın siyasi motivasyonla dile getirilmiş olabileceği yorumlarına yol açmış. *** Clark’ın iddiası, 11 Eylül sonrası Bush yönetiminin bu sütunda defalarca yazdığım “terörle mücadele” politikaları ve Ortadoğu’da rejim değişikliği hedeflerini destekleyen “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi” gibi düşünce kuruluşlarının önerileriyle uyumlu görünüyor. Ayrıca hiç kuşkusuz, 2003’te Irak’ın işgali, 2011’de Libya’ya NATO müdahalesi ve Suriye’de Esad ’ın devrilmesi, İsrail’in Gazze’ye ve Lübnan’a saldırısı gibi olaylar, Clark’ın iddiasını destekleyen gelişmeler olarak görünüyor! İsrail’in saldırısının, ABD-İran arasındaki “Nükleer Müzakereler” bitmeden başlaması ve Trump tarafından sonradan desteklenmesi de bu bağlamda düşünülebilir. Emperyalizm, dincilik/ mezhepçilik açısından, Sünni İslamla (şiddet örgütleri dahil) ittifak, buna karşılık Şii İslam ile düşmanlık stratejisi izliyor. Etnikçilik açısından da bağımsız bir Kürt Devleti kuruluşunu destekliyor. Bu strateji de Wesley’in iddialarını destekliyor. *** Türkiye, Suriye ilişkilerinde ABD’nin uzantısı olarak yaptığı hatayı, İran ilişkilerinde tekrarlamamalıdır. Bence Örsan Öymen’in dünkü yazısında önerdiği çözüm en akılcı yoldur: “İranlılar, kendi geleceklerini kendileri kurmalıdırlar, kendi sorunlarını kendileri çözmelidirler. Türkiye’deki AKP hükümeti, sınır komşusu olan İran’da bu doğrultuda bir politika uygulamalıdır.”

Source: Emre Kongar


İran’ın tek bakışlı politikasının çıkmazları üzerine

Zor bir konu ve bakış açısı ama zihinleri açmak ve tartışmak, belki de genel geçerliğe tutsak olmamak için yazılmalı. Buradaki temel iddia , İran’ın İsrail’i/Siyonizmi yok etmek üzerine örgütlendiği fikridir. Öyle ki rejim, tüm silahlanmasını ve atom silahı üretme kararını bu fikir üzerine inşa etmiştir. Şüphesiz, Filistin konusu, Filistin topraklarının adım adım, parça parça işgali, Filistinlileri yersiz yurtsuz ve devletsiz bırakma politikası, İran rejimin bu iddiasına temel oluşturmuştur. 1979’da kuruluşundan itibaren İslam cumhuriyeti rejiminin önde gelenlerinin sözleriyle konuya girelim: ‘KANSERLİ TÜMOR’ Rejimin kurucusu Humeyni , İsrail Devleti’ni gayrimeşru bir varlık gördü, “işgalci devlet” ve “küresel Siyonizmin üssü” ydü. Filistin davası İslam dünyasının merkezi meselelerinden biri olmalıydı. Filistin’in kurtuluşu Müslümanların göreviydi. Kudüs Günü ramazanın son cuma günü olarak kutlanmaya başlandı. Şimdiki lider Ali Hamaney İsrail’i “kanserli tümör” olarak nitelendiriyor, “İsrail’in 25 yıl içinde var olmayacağı” nı söylemiştir. İsrail ile normalleşme çabaları “ihanet” tir. Eski Başkan Mahmud Ahmedinejad , “İsrail haritadan silinmelidir, yok edilmelidir” sözleriyle öne çıktı. Eleştiriler üzerine, İranlı yetkililer bu sözlerin askeri bir tehditten ziyade, Siyonist rejimin son bulması gerektiği yönündeki ideolojik bir dilek olduğunu belirttiler. Daha da ileri gitmiş ve Holokost’u reddeder tavır alarak bu konu “Araştırmalıdır” dedi. Bu söylemler, İran’ın dış politikasının ve bölgesel stratejisinin temelini oluşturmaktadır. ATOM TEKELİ İran’ın askeri ve savunma politikaları bu temel üzerinde biçimlendi. İsrail ve başta ABD olmak üzere Batı ülkeleri de İran’ın atom silahı üretmesini engellemeyi başlıca görev edindi. İsrail bu amaçla sık sık nükleer tesislere sabotajlar düzenledi ve çok sayıda nükleer fizikçisini sabotajlarla öldürdü. Şüphesiz ve tartışmasız, İsrail hiçbir yasa, uluslararası hukuk ve tanımayan bir haydut devlet gibi davranıyor Ortadoğu’da. Bugün de İsrail’in saldırısının kök nedeni “Ya atom üretirse…” dir. Saldırı için en büyük fırsatı yakalamıştır. Şüphesiz konunun çok yönü var. En önemlisi İsrail’in Ortadoğu’da atom bombasına sahip tek ülke konumunu sürdürmek isteğidir. Bu İsrail’in Filistinlilere ve Ortadoğu ülkelerine zulmünü artırıcı bir etkendir. İsrail tekelini kırdırmamak için savaşıyor bir anlamda. İRAN POLİTİKASINA DÖNERSEK İran, İsrail’e karşı mücadelesini, İsrail çevresinde vekil silahlı güçler kurma temelinde geliştirdi. İsrail’in 1980’de Lübnan’ı işgali sonucu kurulan Lübnan Hizbullahı’nı İran her bakımdan destekledi; siyaset, silah ve para olarak. İsrail’e karşı en büyük direniş örgütü (idi). Suriye’de Esad ’ın da destekçisi oldular, IŞİD’e karşı da savaştılar. Irak’ta IŞID’e karşı Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) çoğunluğu Şii milislerden oluşan şemsiye bir örgütü kurdular. Yemen’de Zeydi Şii azınlığa dayanan Husiler… Şüphesiz Hamas ve Filistin İslami Cihad gibi Gazze merkezli gruplara önemli ölçüde mali ve askeri destekleri var. Bunlara benzer, başka kuruluşları da var. İSRAİL ÖNÜNDE CEPHELER Bu örgütlerin hepsi İsrail ile İran arasında önemli bir silahlı tampon oluşturuyordu. Hem İran’ı koruyorlar hem de İsrail’e karşı mücadele ediyorlardı. İran’ın direniş ekseniydiler. İran, bu güçleriyle bölgedeki hedeflerine ulaşıyordu. Fakat 7 Ekim’de Hamas’ın saldırısı sonucu İsrail’in başlattığı savaş, tüm bu İran vekil güçlerini neredeyse savaşamaz hale getirdi. Liderlerini öldürdü. Ve İran ile arasındaki engelleri kaldırdı. İsrail’in İran’a saldıracağı aylardır konuşuluyordu. Bugün İran’a saldırması, Hamas ve İran vekil güçlerine saldırısının devamıdır. BİRKAÇ SORU İLE BİTİRELİM Yukarıdaki hikâyeyi neden yazdığıma gelince… Bunu birkaç soruyla izah edeyim: İran bu direniş cephesiyle İsrail’in İran’a saldırısını önleyeceğini sanıyor muydu? İran enerjisini, parasını, gücünü bu vekil güçler ekseni oluşturmakta kullanarak kendini savunma sistemlerini daha sıkı inşa etmesini ihmal etti mi etmedi mi? İran liderleri açıkça İsrail’in yok edilmesi gerektiğini açıklayarak politik ve askeri hedefine oturtarak, tüm savunma sistemlerini buna uygun düzenleyerek. İsrail saldırganlığını ve Siyonist gücünün da buna uygun örgütlenmesini sağlamadı mı? ABD ve Batılıların Ortadoğu’ya daha büyük müdahaleleri de bu zemin üzerinde gelişti mi? *** Son bir soru ile bitireyim: Bir ülkenin, devletin tüm varlığını ve politikasını bir ülkenin bertaraf etmesi üzerine kurması doğru mudur, başarı kazanabilir mi? Hedeflerine daha akılcı, barışçı ve işbirlikçi politikalarla ulaşması mümkün olamaz mıydı?

Source: Orhan Bursalı


İran dersleri!

İsrail’in saldırısı ile başlayan İran-İsrail savaşı beşinci gününü doldurdu. ABD ve yelpazesi tarafsız bir şekilde İsrail’i tutuyor. Arap dünyasında sürpriz yok; h-Arap dünyası desek abartmış olmayız. İran’dan önce Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde dönüştürülen Irak ve Suriye de dönüşümün nasıl olduğunu gösterdi. Irak, “Sayın ABD, senden bir istirhamım var, lütfen İsrail benim hava sahamı daha fazla kullanmasın” dedi. Suriye yönetimi de ülkesinin ve bölgenin güvenlik sorunlarından çok plajlarda kadınların ve erkeklerin kapalı giyinmesini sağlamakla meşgul! Sıcak gelişmelerin yaşandığı olaylarda ufuk turu bakışla bütün boyutları bir yazıya sığdırmak olanaksız. Bugün sütunu İran zeminine oturtalım. Binlerce yıllık devlet geleneği olan İran’ın bugün geldiği nokta derslerle dolu. Tabii almak isteyene! *** 1- İran’da iki ordu var. Biri sınır güvenliğini sağlıyor öteki rejimin güvenliğini! İkinci ordu rejimi kendi halkından “koruyor” . Bu yapının, ülkeyi ileriye götürmek dışında her yere götüreceği yaşanarak görülüyor. 2- İran’daki son cumhurbaşkanı seçimi Haziran 2024’te yapıldı. Katılım resmi açıklamaya göre yüzde 40! Gerçekte ise yüzde 20-25’lerde olduğu tahmin ediliyor. Katılımın çok az olacağı hissedilince din adına sandığa gidilmesi istendi, bu da yetmedi! 3- Molla rejimi, kendini korumakla ülkeyi korumak ikilemini önünde buldu. Anayasanın ilk 10 maddesi içinde “devrimi ihraç etmek” var. İran, 1980’li yıllardan itibaren tüm İslam aleminin molla anlayışı etrafında birlik olacağı inancını yürütmeye çalıştı. Salt bu amaçla Kudüs Kuvvetleri’ni kurdu. Bütün bunlar bir yana şimdi rejim kendini korumak için ülkenin yanmasını ikincil görme noktasında! 4- İran’da Şah rejimini mollalarla birlikte sosyal demokratlar, sosyalistler, liberaller, tüm muhalefet hareketleri birlikte devirdi. Sonra mollalar öteki muhalif grupların tümünü tasfiye etti. O süreçte idam edilenlerin sayısı 2 milyon olarak tahmin ediliyor. Mollayla demokrasi molla iktidara gelinceye kadar! 5- 1982’de üniversitelerde molla rejimine karşı eyleme girişilince Humeyni ’nin buna yanıtı şu oldu: Üniversiteleri 2 yıl kapatıyoruz. “Temizlik” tamamlandıktan sonra üniversiteler açıldı. Buna karşın İran’ın tarihsel, kültürel birikimini küçümsememek gerekiyor. Dünyadaki ilk 500 üniversiteden 5’i İran’da. 6- İran’da bugün de muhalefet hareketlerinin zemini var. Netanyahu onları cesaretlendirmek istiyor. Neden? Bu hareket muhalefetin “İsrail uşağı” damgası yemesine neden olur. İsrail’in bunu bilmemesi mümkün mü? Değil. O zaman, İran’daki değişim özlemini emperyalizm adına çalmak mı istiyor, rejim değişecekse pusulası bize dönük olsun mu diyor? 7- İran 40 yıldır, uluslararası dengeleri kullanarak krizlerden çıkıyor. ABD, Rusya, Çin hatlarını çıkarları için kullanıyor. Bugün de benzer durum var ama bu Osmanlı’nın çöküş dönemini anımsatıyor. *** İran’dan çıkarılacak dersler gerçekleri görmek isteyene tez, gözünü kapatmak isteyene bez olur. Bir ülke rejim ihracından kendi yurttaşına rejim dayatmasına gelmişse ya değişecek ya değiştirilecektir! Çevremizde hangi ülkeye ne olduysa devamındaki tartışma şu oldu: – Sıra Türkiye’de mi? İran, Cezayir, Balkanlar, Irak, Suriye… Tümünde bu tartışma yapıldı. Biz de her seferinde, inatla, inançla, “Sıra Türkiye’ye gelmeyecek” dedik. Türkiye’nin bu coğrafyalardan en büyük farkı, Atatürk farkı! Atatürk sadece devlet kurmadı, devrimlerle aynı zamanda millet kurdu!

Source: Mustafa Balbay


Türkiye’nin hava savunma gereksinimleri ve AKP dönemi gerçeği: Boşa geçen çeyrek yüzyıl

Ülkeyi 23 yıldır yöneten AKP, Türkiye’nin hava savunma sistemleri konusundaki gereksinimini bir türlü karşılayamadı. ABD ve Batılı müttefikleriyle bir türlü anlaşma sağlayamayan, ortak olunan projelerden çıkarılan Türkiye, “U dönüşü” ile Rusya’dan aldığı S-400 sistemlerini kullanamıyor, kendisinin geliştirmeye çalıştığı sistemlerde teknoloji açığı ve ekonomik kriz ile baş başa kalmış durumda. Türkiye’nin savunma sistemlerinde takıldığı noktanın başında güç grubu geliyor. Motor ve şanzıman sistemleri konusunda AKP iktidarı boyunca bir türlü ileri bir adım atılamadı. Altay tankı projesine siyasi taraftarlık katılmasının ardından proje el değiştirmelerle gündeme geldi. Son aşamada tankın güç grubunun başlangıç olarak Güney Kore’den alınması, ilerleyen süreçte geliştirilecek motorun entegre edilmesi planlanıyor. Aynı zorluklar hava araçları için geçerli. Türkiye’nin geliştirdiği motorlardan yalnızca PD170 modeli insansız hava araçlarında aktif olarak kullanılıyor. Üretilen diğer modellerde ise kalifikasyon aşaması henüz geçilebilmiş değil. HAVADA NET AÇIK Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bu gereksinmesi net olarak hep var. Hava savunmada birincil araç olarak savaş uçakları görülüyor. Türkiye’nin bu konuda 1990’lı yıllarda yaptığı planlama AKP iktidarı döneminde bozuldu. 1980’lerin ikinci yarısında envantere giren F-16’lardan sonra yeni saldırı uçağı alınmadı. Planlamalara göre Türkiye, elindeki F-4 uçaklarını İsrail ile birlikte modernize etti ve 2020’li yıllara kadar kullanımda kalmasını sağladı. Bu tarihten sonra da ortak olunan F-35’lerin envantere girmesi bekleniyordu. FETÖ’nün darbe girişiminin ardından, Türkiye-ABD ilişkileri bozuldu, AKP hava savunma sistemleri için Rusya ile görüşmeye başladı, sonunda S-400’ler Türkiye’ye geldi. AKP iktidarı gelinen noktada yeniden ABD ile yakınlaşmış durumda. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’ye uygulanan ambargoların kaldırılması için aktif devreye girerken, Türkiye’ye uygulanan ambargolar için kamuoyuna yansıyan bir girişim olmadı. Türkiye bir yandan Rusya’dan alınan S-400’leri kullanamıyor, bir yandan ortağı olduğu F-35 için ödediği parayı geri alamıyor. Bir yandan Eurofighter için Almanya’nın engellemelerini aşmaya çalışıyor, diğer yandan da kendi olanaklarıyla Kaan’ı üretmeye çalışıyor. Bu ortamda net olan bir şey var: Türkiye hava savunma kavramının birincil aracı olan taktik-taarruz uçağı konusunda tehdit algıladığı bütün ülkelerden geride bulunuyor. İsrail’in İran’a yönelik aktif olarak kullandığı görünmezlik özellikli F-35’ler, Yunanistan’ın envanterine de girmiş durumda. TÜRKİYE OYALANDI Türkiye hava savunma füze ve radar sistemlerinde AKP döneminde tam bir oyalanma içinde oldu. Yine 1990’lı yıllarda hazır alım için ihaleler açıldı. Ancak ihalelerde AKP döneninde tüm olmazlar denendi. Bu süreçte ABD’li ve Avrupalı müttefik ülkelerle bazı sistemler üzerinde anlaşma sağlanamadı, öyle bir noktaya gelindi ki, Çin’in sistemleri üzerinde de birkaç yıl görüşmeler sürdü ve sonlandı. AKP’nin füze fantezisi, mevcut tüm sistemlerle uyumlanma sorunu olan S-400 alımı boyutuna ulaştı. Türkiye parasını verdiği halde kullanamadığı füzeler, yine ödemesini yaptığı halde alamadığı savaş uçaklarının ardından kendi projelerini geliştirme arayışında. AKP’nin dış politikadaki öngörüsüzlüğü, savunma sistemlerindeki gecikmeyle birleşmiş durumda. Artık, Türk savunma sanayisi, bir an önce sonuç alınabilmesi için kayıtsız koşulsuz desteklenmeli.

Source: Sertaç Eş


Hizbullah eyleminde kadınlar ve erkekler harem selamlık yürüdü: Türkiye’nin savaşa girmesini istediler

Hizbullah terör örgütünün Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak bilinen Peygamber Sevdalıları Platformu/Vakfı (PSP) Diyarbakır’da Gazze için yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte yine terör örgütünün medrese yapılanması olan Alimler ve Medreseler Birliği’nde (İttihadul Ulema) sözde eğitim gören erkek çocukları da yer aldı. Eylem kapsamında okunan bildiride Türkiye’nin Ortadoğu süren fiili savaşa girmesi istenirken; “Türkiye İran’a destek vermelidir. ‘Barış Gücü Harekâtı’ başlatılmalıdır” denildi. İsrail’in Ortadoğu’daki saldırıları ve savaşçı tutumu, özellikle Filistin’in Gazze kentine yönelik ablukası, kamuoyunda tepkilere ve eylemlere neden oluyor. Bu kapsamda ihvancı HAMAS’ın İsrail’e 7 Ekim 2023’te başlattığı saldırıların ardından İsrail-HAMAS savaşı Türkiye’nin birçok yerinde dinci-gerici grupların eylemleriyle protesto ediliyor. Protestolar kapsamında ön plana çıkan gruplardan birisi ise Hizbullah terör örgütünün uzantılarının yaptıkları eylemler oldu. YASADIŞI MEDRESELER DE KATILIM SAĞLADI Hizbullah terör örgütünün uzantılarının eylemleri Hizbullah’ın yeniden görünür olmasını sağlıyor. Bu kapsamda Hizbullah’ın Milli Eğitim Bakanlığı yapılanması olan Peygamber Sevdalıları Vakfı/Platformu’nun öncülüğünde önceki gün Diyarbakır’da “Küresel Gazze Yürüyüşü” gerçekleştirildi. Söz konusu eyleme terör örgütünün yasadışı medrese yapılanması olan Alimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) de katılım sağladı. Birliğin yasadışı medreselerinde sözde eğitim gören erkek öğrenciler yürüyüşte yer aldı. Ayrıca birliğin genel başkan yardımcısı olan sözde din adamı Abdurrahman Özekinci de yürüyüşte bulundu. TÜRKİYE’NİN SAVAŞA GİRMESİ İÇİN ÇAĞRI YAPILDI Yürüyüş boyunca tekbirler çekildi ve cihat/tevhit bayrağı taşındı. Kadınlar ve erkeklerin ayrı kortejlerde yürüdüğü eylemde; burkalı kadınlar yer aldı. Yürüyüşte ayrıca 18 yaşın altında birçok çocuk da bulundu. Eylem kapsamında bildirge de okunurken, hükümete şu çağrıda bulunuldu: “Türkiye, Filistin’in yanında yer alan komşusu İran’a destek vermelidir. Bölgesel tehlike olan Siyonist rejime karşı askeri seçenekler masaya yatırılmalı, ‘Barış Gücü Harekâtı’ başlatılmalıdır. ‘Küresel Vicdan Yürüyüşü’nü sabote eden Mısır’ı kınıyoruz. Türkiye, Mısır’a gerekli ikazlarda bulunmalıdır. Günümüzün Kuvâyi Milliyesi olan HAMAS, siyasi, bürokratik ve askeri olarak desteklenmelidir. İşgal rejimine karşı direnişe, silah, mühimmat, lojistik ve teknolojik destek verilmelidir.”

Source: Aytunç Ürkmez


Deniz Berktay ile Kuzeyden Notlar: İsrail-Ukrayna hattında Türkiye

Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında Türkiye, Mondros Mütarekesi imzalandığı sırada işgale uğramamış olan, dolayısıyla Misakı Milli sınırlarına dahil olan Musul’u talep ettiğinde İngiltere, Türkiye’nin içinde yeni yangınlar çıkarma yoluna gitmiş ve önce Hakkâri’de Nasturi isyanı, sonra da Güneydoğu Anadolu’da Şeyh Sait isyanını çıkarmıştı. Genç Cumhuriyet yıllarca dış güçlerin desteklediği ayrılıkçılık hareketleriyle uğraşmak zorunda kalacaktı. Bu nedenle Atatürk hem bölgeyi yabancı tesirinden uzak tutmak hem de ayrılıkçı hareketlerin önüne geçmek amacıyla İran dahil, bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler kurma yoluna gitti. Atatürk, bölge ülkelerinden birinde başlayan ayrılıkçı hareketin Türkiye’ye etkisinin de olumsuz olacağını görüyordu. Bu nedenle monarşi (hükümdarlık) yönetimini devirip cumhuriyeti kuran devrimci Türkiye, şahlık yönetimindeki İran’la yakınlaşmakta bir sakınca görmemişti. Atatürk, sistemleri ve siyasi rejimleri çok farklı olan ülkelerle karşılıklı çıkar ve güven temelinde iyi ilişki kurma konusunda da usta olduğunu gösteriyordu. İşte o dönemde Atatürk’ün bölge ülkeleriyle birleşip engellemeye çalıştığı sakıncalar, 1990’lardan itibaren gerçekleşmeye başladı. Önce Körfez Savaşı ve Irak Savaşı’yla Irak fiilen bölündü. Basınımız, ABD basınının izinden giderek Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin’den, kahvede pişpirik arkadaşına sesleniyormuşçasına “Saddam” demeye başladı. Irak’ta ABD ve İsrail’in istediği şekilde devlet çökerken düğün bayram etti. Musul ve Kerkük’ü geri alabileceğimiz iddia edildi. Neleri aldığımız ortada. Sonra güneyimizde özellikle Beşşar Esad’dan itibaren iyi ilişki geliştirdiğimiz Suriye’ye sıra geldi. Bizde Halep nostaljisi pompalandı ve bölgede ağırlığımızın arttığı söylendi. Suriye’de Baas yönetiminin çöküşüyle kuzeyde Kürt devleti oluşumunun güçleneceği, bu çöküşün en çok İsrail’in işine yarayacağı, zaten belliydi. Şimdi daha da net anlaşıldı. Son olarak İsrail, ABD’nin somut desteğini alarak İran’a yükleniyor. Olur da İran dağılırsa bunun Türkiye’yi altüst edeceğini öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. Ama hâlâ bizde bazıları “Güney Azerbaycan”dan bahsediyor (ABD, oraları bize vermeye çok meraklı ya (!)). Kimileri de İran’daki mollalardan bahsedip İsrail ve ABD’nin planlarını önemsiz gösteriyor. Oysaki mesele, komşu evdeki rejim değil. Mesele, mahalleye dalan eşkıyanın yarın senin de evine girmesi tehlikesidir. O nedenle hiç dolduruşa gelmememiz gereken bir dönemdeyiz. Ukrayna da kaygılı İsrail’in ABD desteğiyle başlattığı bu saldırı hem İsrail hem de ABD ile iyi ilişkileri olan Ukrayna’da kaygıya neden oldu. Gerçi İran’ın Rusya’ya Ukrayna’yı işgalde silah desteği vermesi nedeniyle pek çok kişi İran’ın zorda kalmasından memnun. Ne var ki bu savaş, Ukrayna yönetimini ve yönetime yakın kesimleri iki nedenle kaygılandırıyor. Birincisi, ABD’nin daha önceden Ukrayna’ya tahsis etme kararı aldığı hava savunma sistemlerini Ortadoğu’ya göndermesi. Ukrayna artık kendisini, Rusya karşısında çok daha savunmasız hissediyor. İkincisi, Ortadoğu’da savaşın başlamasıyla bilikte Ukrayna konusunun dünya gündeminden düşecek olması. Üçüncüsüyse Ortadoğu’da savaş nedeniyle petrol fiyatlarının fırlaması ve bundan dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri olan Rusya’nın yararlanacak olması. Ukrayna yönetimi, ekonomisinde durgunluk olursa Rusya’nın uzun süreli savaşı yürütemeyeceğini hesaplıyordu. Ortadoğu’daki savaş, bu etkeni boşa çıkaracakmış gibi görünüyor. Rus resmi basını da tam da bu sebeplerden ötürü bayram ediyor. Ne var ki İran’ın kolunu kanadını kıracak bir savaş, Rusya için de olumsuz olur. Bakalım bölgemizdeki pandora kutusu nasıl kapanacak

Source: Deniz Berktay


Ortadoğu iktidarları Trump’ın kuklası mı?

İktidara yeniden geldiği günlerden bugünlere, ülkesine dönük iç siyasetinde çelişkilere bağlı iç çatışmacılıktan doğan zikzakların ürünü, iktidar ortaklığını paylaştığı odaklar da içinde, toplumsal patlamalı eylemlerden kurtulamayan Trump’ın, İsrail-İran savaşının yönlendiricisi, başaktörü rolünü oynayabilmesi çok çarpıcı, bir o kadar da sorgulanması gereken bir gelişme değil mi? İsrail-İran çatışması adı altında yaşanan sıcak gelişmelerde, geçen haftanın son günlerinden bugüne yaşanan gelgitlerde, içerik olarak çarpıcı değişikliklerin söz konusu olamadığının altı çizilebilir. Dünün eklemlenen yeni haberlerine göre, Amerika’nın uzak sularda nöbette savaş filolarından taze gücü ki Ortadoğu’ya çekmesi, İsrail’den yana desteğine ağırlık verdiğinin son kanıtıydı. KGB kültüründen gelmiş, deneyimleri, soğukkanlı çıkışlarıyla bilinen Putin’ in ise dün İran’dan yana açık destek içerikli, iki taraf adına arabuluculuk görevi yapma önerisi, sonuç alabilme beklentisinin ötesinde, İran yanında duruş işareti vermek amaçlı bir içerik taşıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ’ın ise iki kez Trump’ı doğrudan arayarak İsrail’in İran’a saldırılarını eleştirmek içerikli açıklamalarının, sonuç alınabilecek içerik taşıyamadığını gözler önüne sermenin ötesinde bir işlevi olamadı. *** Çatışmaların 4. günü gelişmeleri, karşılıklı çatışmaların sürüdürüldüğü içeriklerin ötesinde, İran saldırılarında, İsrail’in savunma duvarlarından delinme bilgilerinin artması ile Amerika’dan İsrail’e gelen doğrudan desteğin artırılışı arasındaki ilişkiyi de gösteriyordu. İran’da evlerinde vurulmuş önemli komutanların yanında çocukların da öldüğü bilgilerine, dün de İsrail’den gelen tersine suçlamalar eklemlenmiş oldu. Dün ayrıntılar üzerinden gelen yeni bilgilendirmelerle, İran’ın yeraltındaki derin nükleer odaklarına ulaşılmasının zor olacağı bilgileri ile özellikle AB ülkelerinden gelen İsrail’e ağırlık verilmiş desteğin kimilerine dönük siyaset değişikliklerin haberleri de dikkatleri çekti. İsrail’in yanında bugüne kadar AB ülkelerinden gelmiş koşulsuz desteğin dün yara aldığı bir olay yaşandı. Fransa’dan gelen İsrail’in ticari fuarına ambargo ile önemli bir yara almış oldu. İsrail’in Gazze katliamları saldırılarından vazgeçmemesi ile bağlantılı olarak, İsrail’in teknik gücünün büyük reklam satışının yapılabileceği fuar stantlarına, açılışa hazırlanmışken gelen sürpriz yasak, görüntülü dünyaya yansıtıldı. İsrail’in silahlandırılması gücü üzerinden tartışmaların da gündeme taşınmasını getirdi. *** Sıcak çatışmalar, gündem üzerinden yeniden alevlenen Ortadoğu çelişkileri, dramlarının her boyutu üzerinden, geçmişte yaşananlar ile günümüzde birkaç gündür yaşananların benzerlikleri, çelişkileri de içlerinde, olasılıklar üzerinden ise uzmanlıklara dayalı olarak yapıldığının altı da çizilen bilgilendirmelerde, hâlâ her kafadan bir başka ses çıkıyor. Bilim adına da gerçeğinde utanmamamız gereken, çıkarlar ağırlıklı kafaları karıştıran çelişkili veriler, sonuçların uçuştuğu bir süreci, bir kez daha yaşamaktan kurtulamıyoruz. Size göre bu savaşın suçluluğunda başrolde olabilecek aktörlerin tümü için geçerli olmak üzere “Ayranı yok içmeye, atla veya tahtırevanla gider sıçmaya” özdeyişi en çok hangisine yakışıyor dersiniz?

Source: Şükran Soner


Trump G7″yi terk etti! “Acil toplantı kararı”

Amerikan Fox News kanalında yer alan ve bir Beyaz Saray yetkilisine dayandırılan habere göre, Trump, yerel saatle bu akşam Beyaz Saray”a dönünce ulusal güvenlik ekibiyle buluşacak.TRUMP”TAN TALİMATTrump, Durum Odası”nda bir araya geleceği Ulusal Güvenlik Konseyi ekibiyle İsrail-İran gerilimine ilişkin son durumu ele alacak.BEYAZ SARAY”DAN AÇIKLAMABeyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump”ın, artan İsrail-İran gerilimi nedeniyle Kanada”daki G7 Liderler Zirvesi”nden bu akşam ayrılacağını açıkladı.Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, X hesabından yaptığı paylaşımda, Trump”ın zirveden erken ayrılarak yerel saatle bu gece Washington”a döneceğini duyurdu.”TRUMP BU GECE AYRILACAK”Leavitt, açıklamasında, “Başkan Trump, G7 Zirvesi”nde harika bir gün geçirdi ve hatta Birleşik Krallık ile önemli bir ticaret anlaşması imzaladı. Ancak Orta Doğu”da yaşananlar nedeniyle Başkan Trump, devlet başkanlarıyla bu akşam düzenlenecek yemeğin ardından bu gece ayrılacak.” ifadelerini kullandı.Salı günü de devam edecek zirvede, Trump”ın, G7 liderlerinin hazırladığı ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin azaltılması çağrısı yapan ortak metne imza atmayacağı bildirilmişti.

Source: Muhammet Binici


Türk asıllı Rus uzman Hasan Enes Karahan gazetemize konuştu: İsrail’i bölgeden Türk ve Rus orduları atar

YILMAZ BİLGEN – Rusya’nın Uluslararası Suçlar ve Terörle Mücadele Teşkilat Başkanı Hasan Enes Karahan, gazetemize konuştu. Moskova’dan sorularımızı cevaplayan Karahan, İsrail’in katliam çılgınlığının dünyayı büyük bir felakete sürüklediğini söyledi. Karahan “Kremlin mevcut gidişatın doğuracağı kaostan büyük endişe duymakta. Rusya tarihinde ilk kez indiği Akdeniz’den çekilmek zorunda kalmak ve Ukrayna savaşını kaçınılmaz kılan esas aktörün İsrail olduğunu biliyor . Çok uzak olmayan bir gelecekte Türkiye ve Rusya İsrail’i işgal ettiği tüm topraklardan birlikte atacak. Şu anki İran ’a dönük saldırılar, Gazze katliamı, Lübnan ve Suriye’nin Dera, Golan, Kuneytra bölgelerine dönük İsrail işgaline dair bakış açımız Türkiye ile yüzde yüz ortak” dedi. ‘DUR’ İHTARI KAÇINILMAZ “İsrail’in bölgedeki sorumsuz eylemlerini dizginleyebilecek yalnızca iki ülke vardır” diyen Hasan Enes Karahan sözlerini şöyle sürdürdü: Her şeyden önce İsrail ve Rusya devrim öncesi Suriye’de İsrail’in ihlalleri ve Suriye’ye yönelik bombardımanlarında ciddi sorunlar yaşadı. Ancak Rus tarafı İran’la ve Esad yönetimi ile olan askeri ve diplomatik iş birliğine rağmen yapılan saldırıların İsrail ile bir çatışma düzeyine çıkmasından kaçınmaya çalıştı. Bugün gelinen nokta çok daha farklı. Dünya İsrail’in batıl dinî yorumları ve hayalleri uğruna enerji, ticaret, nükleer felaket, siyaset, diplomasi, göç ve insani durum açısından yeni bir karmaşanın eşiğinde. Gazze faciası bitmeden Lübnan, ardından Suriye ve şimdi İran’a saldıran İsrail’in bir sonraki hedefi kim ya da neresi olacak kimse bilmiyor . Dünya gerçek manada bir devlet terörü ile karşı karşıya. Moskova’nın gelinen noktada tepkisini ‘itidal’ çağrılarıyla sınırlaması normal görülmeli. Çünkü Rusya bölge denklemindeki pozisyonunu korumak istiyor. Ancak bu fütursuz İsrail saldırganlığına karşı askerî anlamda bir dur ihtarı kaçınılmaz. İşte öyle bir vasatta İsrail’e işgal ettiği alanlarda ve özellikle Suriye’de gerçekleştirilecek bir kara ve hava operasyonunun yapılması kaçınılmaz. Aksi durumda İsrail tehdidinin boyutu kestirilemez hâl alır. İsrail’in bölgedeki sorumsuz eylemlerini dizginleyebilecek yalnızca iki ülke var, bu da Türkiye ve Rusya. UKRAYNA PLANIN PARÇASI George Soros ve küresel Siyonist odakların yürüttüğü faaliyet ve Zelenski’yi Rusya’nın başına bela edilmesi özünde İsrail’in Arz-ı Mevud hayalinin bir ürünü. Çünkü Rusya’nın Suriye’deki varlığı İsrail’in kara işgallerine engeldi. Bununla birlikte Kuzeyde PKK üzerinden oluşturulmak istenen illegal koridor hayaline de aykırıydı. Rusya çıkmadan önce Türk ordusu ile müşterek hareket ediyordu. Şimdi saha tamamen İsrail güdümünde. İşte Ukrayna’nın Zelenski ile birlikte Rusya’ya millî güvenlik tehdidi hâline gelmesi bu yüzdendi. Bu komplonun ardındaki aktör İsrail’dir. Peşlerine de Avrupa ve ABD’yi takarak Rusya’yı zor durumda bırakmak istediler. Rus istihbaratının verilerine göre İsrail bir anlamda Ukrayna’yı Yahudiler için alternatif ülke hâline getiriyor.

Source: Cüneyt Akçatepe


İran füzelere nükleer başlık yerleştirmeyi başardı mı? Trump zirveyi yarıda kesti, Güvenlik Konseyi”ni topluyor

İsrail – İran savaşı sonrası Orta Doğu”da tansiyon yükseldi. Son gelen iddia ise gündeme damga vurdu. Kanada”daki G7 Liderler Zirvesi”ne katılan ABD Başkanı Donald Trump”ın apar topar ülkesine dönmesi dikkat çekmişti. Akabinde Beyaz Saray”a dönünce ulusal güvenlik ekibiyle buluşacağı öğrenildi. #r-1124136# İRAN FÜZELERE NÜKLEER BAŞLIK YERLEŞTİRDİ İDDİASI! Dış basında İsrail, ABD”yi İran”ın balistik bir füzeye nükleer başlık yerleştirmeyi başardığına dair uyardığı iddia edildi. Trump”ın ise bu uyarının ardından hızlı bir şekilde zirveden ayrıldığı söyleniyor. Konuya ilişkin henüz Beyaz Saray”dan bir açıklama yapılmadı. #r-1124131# İSRAİL BASININDAN ÇARPICI İDDİA! Öte yandan İsrail basınından Kanal 14″te yer alan bir haber gündeme damga vurdu. Haberde Trump”ın ani dönüşü ile bağlantılı olarak önümüzdeki saatlerde savaşa katılmak için başkanlık emrini imzalaması beklendiği iddia edildi. https://x.com/turkiyegazetesi/status/1934721739675545616 TRUMP SİNYAL Mİ VERDİ? Salı günü de devam edecek zirvede, Trump”ın, G7 liderlerinin hazırladığı ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin azaltılması çağrısı yapan ortak metne imza atmayacağı bildirilmişti.

Source: Sevda Altunbaş


Trump ulusal güvenlik ekibini acil toplantıya çağırdı

Amerikan Fox News kanalında yer alan ve bir Beyaz Saray yetkilisine dayandırılan habere göre, Trump, yerel saatle bu akşam Beyaz Saray a dönünce ulusal güvenlik ekibiyle buluşacak. Trump, Durum Odası nda bir araya geleceği Ulusal Güvenlik Konseyi ekibiyle İsrail-İran gerilimine ilişkin son durumu ele alacak. Konuya ilişkin henüz Beyaz Saray dan bir açıklama yapılmadı. *Haberin fotoğrafı Associated Press tarafından servis edilmiştir.

Source: Habertürk


ABD”den son dakika Orta Doğu talimatı! Trump sinyali vermişti…

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İsrail ile İran arasındaki gerilimin arttığı dönemde, Orta Doğu bölgesine “ek kabiliyetlerin konuşlandırılması” talimatını verdiğini bildirdi. Hegseth, X hesabından yaptığı açıklamada, hafta sonu Orta Doğu”ya ek kabiliyetlerin konuşlandırılmasını yönettiğini belirterek, şunları kaydetti:

MESAJIN ZAMANLAMASI DİKKAT ÇEKTİ

Söz konusu mesajın, Kanada”da G7 liderlerince hazırlanan ve İsrail ile İran”a “gerilimin azaltılması” çağrısı yapması beklenen ortak bildiriyi, ABD Başkanı Donald Trump”ın imzalamayacağı iddiası sonrası paylaşılması dikkati çekti.

G7″DE ORTALIK KARIŞTI!

CNN kanalının adı açıklanmayan ABD”li bir yetkiliye dayandırdığı haberde, Trump ile G7 liderleri arasında ortak açıklamaya ilişkin anlaşmazlık yaşandığı belirtilmişti. Haberde, Trump”ın, G7 liderleri tarafından hazırlanan ve İsrail ile İran”a “gerilimin düşürülmesi” çağrısı yapan ortak bildiriyi imzalamayı düşünmediği aktarılmıştı. Konuyla ilgili olarak ABD basınına bir değerlendirme yapan bir Beyaz Saray yetkilisi de Trump”ın önceliğinin “İran”ın nükleer silah sahibi olmaması” olduğunu ifade etmişti.

BİLDİRİDE YER ALDI

ABD medyasına yansıyan haberlere göre, söz konusu ortak bildiride “” maddeleri yer alıyor.

TRUMP TAHRAN”DAKİLERİ UYARDI

Öte yandan Trump, “” dedi.

Source: Sevda Altunbaş


İhanetin bedelini canlarıyla ödediler

İran, en büyük darbeyi, İsrail adına casusluk faaliyetlerinde bulunan vatandaşlarından yedi. O casusları, üst düzey komutanlara, bilim insanlarına suikast yapmaları için hazırlamışlar. Kendilerine talimat verildiğinde o kişiler harekete geçti. Belki suikast düzenledikleri kişilerin en yakınında, belki de en çok güvendiği kişiler devreye konuldu. Hemen şunu belirtelim, öldürülen bazı İranlı yetkililer, İsrail adına casusluk yaptığı belirlendiği için de ülkelerinde infaza tabi tutuldu. Ülkelerine ihanetin bedelini canlarıyla ödeyenler oldu.

Basında sıkça Türkiye’de İsrail adına çalışan casusların yakalandığına ilişkin haberler yayımlanıyor. Yani, MİT onları yakalıyor, adalete teslim ediyor. Ancak daha sonra bunlara ne olduğu konusunda açıkçası bir bilgi verilmiyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından cevaplandırılması istemiyle bugüne kadar kaç casusun yakalandığını, bunların hangi ülkeler hesabına çalıştığını sordu. Cevap verileceğini sanmıyorum ama yine de bekleyelim.

İSTİHBARAT VE TEKNOLOJİ

Cevat Öneş, 41 yıl Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) değişik birimlerinde çalıştı. Son görevi ise Müsteşar Yardımcılığıydı. Engin bir analiz yeteneği olduğu bilinen Öneş, İsrail adına çalışan casuslar dünyasıyla ilgili SÖZCÜ’nün sorularını şöyle cevaplandırdı:

“İsrail’in, İran içinde, Suriye’de, Lübnan’da olduğu gibi insan istihbaratı, teknolojik istihbaratı çok güçlü. Bunu çok iyi organize ettiklerini de gösterdiler. O bakımdan İran’ın istihbarata karşı koyma çalışmalarındaki zafiyetine de dikkat etmemiz lazım. Uzun bir süre bunun hazırlığını yapmışlar. Özellikle Gazze’den saldırının başlatıldığı 7 Ekim’deki olaylarla birlikte planlanmış bir planın uygulanmasını hayata geçirdiler. Ayrıca ABD’nin, Fransa’nın, İngiltere’nin önemli desteği içinde bu noktaya getirdiler. Sonuçları İran için çok acıtıcı.

AJANLARDA ÜST DÜZEY .

Hedef seçilen isimler komutan ve üst düzey bürokrat ve siyasetçiler olduğu için kullandıkları ajanların da bu çevrelerden en üst seviyede, bu önemli hedeflere en yakın şahıslar olduğu ortaya çıkıyor. Asker, sivil, her türlü meslekten, ağırlıklı olarak her türlü siyasetçinin veya askeri personelin içinden olduğu anlaşılıyor.

Bunlar ya maddi, ya da ideolojik motivasyonla hareket ediyor. Ajanlar, özellikle İran rejimine karşı olanlardan seçilmiş. Casusluk faaliyeti ya maddi ya da ideolojiktir. İsrail konusu gündeme geldiği zaman tabii ki ‘İsrail ajanlarının yakalandığına’ ilişkin haberler yayımlanıyor. Yakalanması, topluma, İsrail’e karşı tedbirlerin alındığı, psikolojik harekat bakımından da bir aydınlatma olayı gündeme geliyor.

HAMAS’IN SALDIRISI DA PLANLI OLABİLİR

Afganistan’la başlayan, Irak’ı parçalayan, Suriye’yi çökerten ve parçalayan, şimdi de İran’a sıçrayan hızlı gelişmeler oldu. İran’ın da savunma gücünü ve nükleer bomba yapma kabiliyetini ortadan kaldıracak şekilde bir yıpratma olayıyla karşı karşıyayız. Ayrıca rejim değiştirme amaçlı faaliyetler var. Rejim değiştirme tabii ki pek kolay değil ama uzun vadede amaçladıkları bir olay. İran’a yönelik çökertme, hatta parçalama olayı hem Kürtler, hem Azeri nüfusu bakımından önemli. Küresel stratejinin yeniden yapılanması içinde İran’ın muhalif gücünün ortadan kaldırılması, İsrail ve ABD için bir askeri tehdit olmaktan çıkarılması, ayrıca İran’ın muhalefetini özellikle Batı dünyasına, NATO’ya karşı risk durumunu ortadan kaldırma meselesi var.

Bunu uzun süredir planlamışlar. 7 Ekim’de başlayan HAMAS’ın harekatının da belki ABD, İngiltere, İsrail koalisyonu tarafından planlandığı, yaptırıldığına ilişkin artık şüphe de var. Bu saldırı bilerek yaptırıldığı gibi planlı şekilde hareket edildiği görüşü yaşanan olaylarla daha da güçlendi.

İSTİHBARAT KOALİSYONU

Dikkat ederseniz bilinçli şekilde yapılan nokta operasyonları tabii ki bu komutanlara yakın çevrenin, yakın istihbaratıyla gündeme gelen bir olay. Apartmanlarda daireler, odalar hedef alınmış. Çok güçlü insan istihbaratı, aynı zamanda teknolojiyle birleşen bir olay.

Böylesine planlı bir olay. Aynen Hizbullah’a yaptıkları gibi. Lübnan’da çağrı cihazlarını, telsizleri patlattılar. Hizbullah’ın liderini Lübnan’da aynı şekilde nokta istihbaratı sonucu öldürdüler. Yani başarılı oldukları kesin. İstihbarat koalisyonunda ABD, İsrail, İngiltere, Fransa, Almanya’da bunun içerisinde. Yani batı sisteminin, ABD ve İsrail istihbaratı koalisyonunun birleştiği anlaşılıyor.

DURUM İDARE EDİLİYOR

Bunun nasıl sonuçlanacağı da belli. Sonuç İran’ın etkisiz hale getirilmesi. Bu tabii ki stratejik bir planlama. İran’ın tehdit olmaktan özellikle Rusya ve Çin ilişkilerini baltalamaktan geçen bir planlama. Bunda başarılı oldular. Ayrıca bütün bu gelişmeler yani Suriye, Lübnan olaylarını da dikkate alırsak ayrıca Çin doğrudan müdahale etmediği için Rusya’nın da bunları engelleme gücü yeterli değildir. Böylesine bir askeri müdahaleye karışmak istemiyor, çünkü gücü yeterli değil. Ayrıca kendi çıkarları istikametinde hareket ediyor. Bir Rusya-AB çatışması ve Çin-AB çatışması istenmiyor. Bölgesel savaşlarla, vekalet savaşlarıyla durumu idare edecekler.”

İsrail adına casusluk faaliyetinde bulundukları gerekçesiyle tutuklananların akıbetini bilmiyoruz. Ülkesine, devletine en zor anında hainlik yapanlar olduğu görülüyor. Aman dikkat!

Source: Saygı Öztürk


Emniyet raporundan çıkan PKK-PYD haritası

PKK’nın feshiyle sıkça tartışma konusu olan Suriye’deki PYD-YPG’nin de silah bırakıp bırakmayacağı gündemdeki yerini korurken, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nca hazırlanan 55 sayfalık raporda Suriye’deki PYD-YPG faaliyetleri mercek altına alındı. Örgütün adeta DNA’sının çıkarıldığı bu raporun, ABD ve AB ülkelerinin Dışişleri Bakanlıklarıyla da paylaşıldığı bildirildi.

APO YÖNLENDİRDİ

Raporda terör örgütü PKK-PYD-YPG’nin bir bütün olduğuna dair deliller, Suriye’deki Rojava oluşumunun bizzat Abdullah Öcalan’ın önerisi ve yönlendirmesiyle şekillendirildiği bilgisine yer veriliyor. Raporda PYD’nin Suriye’nin kuzeyinde silahlı, siyasal ve diplomatik faaliyetlerine yer verildi.

Rapor 25 ana başlık altında toplanırken, ABD ve AB’den giden heyet, delegasyon ve askeri yetkililerle görüşmeleri sağlayan PYD elebaşlarının tamamının 2011 yılındaki iç savaş öncesine kadar Kandil Dağında, Türkiye içinde, Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarında, İran’da PKK’nın beyin takımını oluşturan emir komuta zinciri içindeki isimler olduğu ifade edildi.

Raporda, PYD’nin silahlı kanadı YPG’nin içindeki teröristlerin daha önce PKK’nın dağ kadrosunda olduğuna dair belgelerle PKK ile bir bütün olduğuna ilişkin bilgiler var. PYD’nin 2003 yılında Öcalan’ın talimatıyla kurulduğu, 2007 yılında KCK-Rojava ile birlikte PYD’nin misyonu ve faaliyetlerinin yeniden revize edildiği belirtiliyor. Bu tarihten itibaren PYD’nin bir yandan sözde legal zeminde faaliyet yürüten siyasi bir parti izlenimi vermeye çalıştığı, diğer yandan özerklik stratejisini hayata geçirmek için diplomatik alanda organize olduğu vurgulandı. 2011’deki iç savaşla doğan otorite boşluğundan faydalanan KCK’nın özerk yönetim oluşturmak için PYD üzerinden faaliyetlerine ağırlık verdiğine dikkat çekiliyor.

DÖRT ÜLKEDEN TOPRAK

KCK’nın sözde haritasında Sivas, Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep, Urfa, Ağrı, Kars, Elazığ, Bingöl, Şırnak PKK’nın kontrolünde. KCK’nın dört ülkeye yayıldığı dikkat çekiyor. Bunlar Irak, İran, Türkiye ve Suriye.

BİRE BİR AYNI YÖNTEM

PYD’nin doğrudan KCK’nın talimat ve perspektifleriyle hareket ettiği belirtildi. Özerk yönetimin tesisini sağlamak için sözde halk meclisleri tesis edildiği, bu sistemin Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusunda da bire bir aynı yöntem ve örgütlenme tarzıyla hayata geçirilmek istenildiğine vurgu yapıldı. Yine özerk bölgelerde silahlı örgütlenmeye ihtiyaç duyulduğu için YPG ve SDG isimleriyle yapılanmaya gidildiği bildirildi. PYD’nin siyasi ve diplomatik boyut, TEV-DEM adlı yapının sosyal taban ve halk meclisi, YPG’nin de silahlı mücadele ve savunma ayağını oluşturduğu, PYD ve TEV-DEM’in KCK’dan, YPG’nin de PKK’nın silahlı kanadı HPG’den emir aldığı kaydedildi.

PKK, PYD, KCK SÖZLEŞMELERİNİN ANA MADDELERİ BİREBİR AYNI

HEDEFİ: Demokratik konferedal yapılanmayı inşa etmek, Kürt sorununun bulunduğu ülkederde çözümü Özerk Demokratik Kürdistan temelinde gerçekleştirmek.

Yapısı: Abdullah Öcalan yoldaşı önderlik kurumu olarak kabul eder.

Üyeliği: Parti kadrosu (üyesi), kendini Apocu tarz, temqo ve üsluba ulaştırarak tüm topluma örnek olan kişidir.

HEDEFİ: Kürt sorununun demokratik çözümü, cinsiyet özgürlüğünün, demokratik özerkliğin sağlanması, demokratik konfederalizm sistemi çerçevesinde çözüme kavuşturulması.

Yapısı: PYD, Abdullah Öcalan’ı önder kabul eder.

Üyeliği: 18 yaşını dolduran kişi önder Apo’nun parti programına inanır ve yaşamına uygular.

HEDEFİ: KCK konfederal bir sistemdir, demokrasi ve cinsiyet özgürlüğünü hedef alır. Kürdistan toplumunun özgürlüğünü demokratik konfederalizm esaslarına göre yaratmak.

Yapısı: Kurucusu ve önderi Abdullah Öcalan’dır.

Üyeliği: Kürdistan’da doğup yaşayan veya KKC sistemine bağlı olan herkes yurttaştır.

Apo’nun kendi ağzından 3 aşamalı Suriye planı

PYD, YPG ve TEV-DEM’in kısa vadede Suriye’nin kuzeyindeki fiili durumu özerk yönetime, orta vadede ülkemizin de içinde bulunduğu diğer parçalarla konfederal bir yönetime, nihai aşamada ise sözde bağımsız Kürdistan’ı kurmaya yönelik hedef içinde olduğu bildirildi. Abdullah Öcalan’ın PYD’nin nasıl ve ne şekilde kurulması gerektiği, kimlerin bu oluşum içinde görev almasına dair avukat görüşmesindeki talimatları da kendi ağzından raporda yer aldı. Apo’nun, “İran’da demokratik İslam esprili bir parti, Suriye’de ise demokratik birlik partisi adıyla olabilir. Suriye Kürtleri bu süreçte motor gücü oynayabilir” dediği ve PYD isminin dahi Apo tarafından belirlendiği anlatıldı.

RAPORA GÖRE PYD YAPISI KCK TALİMATLARIYLA ŞEKİLLENDİRİLDİ

2 bin terörist Suriye’ye yerleşti

PKK’nın 2013’teki çözüm sürecinde Türkiye’den Irak’a çekilme bahanesiyle 2 bin silahlı teröristi Suriye’nin kuzeyindeki YPG bünyesine takviye ettiği, petrol kuyularının bulunduğu Rimelan bölgesinde denetimi elinde tuttuğu kaydedildi.

Raporda şu tespit ve uyarılarda bulunuldu:

HEDEF BİRLEŞİK KÜRDİSTAN

“PYD yapılanması PKK-KCK üst yönetiminin talimat ve perspektifleriyle hareket etmiştir. 2011 yılında kurucu meclis misyonunu üstlenmek üzere TEV-DEM (Sosyal taban ve halk meclisi boyutu) yapılanması kurulmuş, bu yapı aynı zamanda Suriye’nin kuzeyindeki özerk bölgenin temellerini hazırlamak amacıyla halk meclislerini tesis etmeye çalışmıştır. Özerk olması hedeflenen bölgelerde silahlı bir örgütlenmeye ihtiyaç duyulmuş, bu kapsamda YPG kurulmuştur. Bu örgütlenmeler demokratik özerklik stratejisinin PYD olarak siyasi ve diplomatik boyutu, TEV-DEM olarak siyasi taban ve halk meclisi boyutu, YPG olarak da silahlı mücadele ve savunma boyutunu oluşturmaktadır.” PYD’nin kuruluş amacının PKK’yla aynı eksende olup, Abdullah Öcalan’ın perspektifleriyle şekillendiği belirtilen raporda, “PYD doğrudan doğruya terör örgütü PKK’nın amacı ve stratejisi doğrultusunda bağımsız birleşik demokratik Kürdistan hedefi çerçevesinde hareket etmektedir.

PYD varlığını PKK’ya bağlı sürdürmekte olup, dönemsel örgütlenme ve stratejisiyle hareket etmektedir. PKK, Türkiye, Irak, Suriye ve İran’da farklı isim ve yapılarla bağımsız birleşik bir Kürdistan devleti kurma hedefinden asla sapmadığı gibi hedefe bağlı farklı stratejilerle günümüze kadar hareket etmiştir” denildi.

Source: Özgür Cebe


40 bin turist mahsur kaldı! Birçok ülke harekete geçti

İran ile İsrail arasındaki çatışma dördüncü gününe girerken, birçok ülke vatandaşlarını İran’ın ardından İsrail’den de tahliye etmeye başladı. İsrail merkezli Haaretz gazetesinin haberine göre, ülkenin hava sahasının kapatılması sonrası yurt dışına çıkmak isteyenler yatlarla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi”ne (GKRY) geçmeye başladı. Söz konusu çatışma ortamından kaçış dalgasına hem yabancı turistler hem de bazı İsrailliler dahil oldu.Tel Aviv yakınlarındaki Herzliya marinasında deniz yoluyla ülkeden çıkış için pazarlık yapan insanların bir kısmı ülkelerine dönmek isteyen turistler olurken, bazıları ise yurt dışındaki çocuklarının yanına gitmeye çalışanlardan oluşuyor.40 BİN TURİST MAHSUR KALDIİsrail’de yaklaşık 40 bin yabancı turist hava sahasının kapatılmasıyla ülkeyi terk edemedi. Bazı turistler deniz yoluyla GKRY”ye ulaşmaya başladı ancak bu yolculuklar sınırlı sayıda ve oldukça yüksek fiyatlarla gerçekleşiyor.Küçük yat sahipleri Herzliya’nın yanı sıra Hayfa ve Askalan gibi sahil kentlerinde en fazla on kişilik gruplar şeklinde taşımacılık yapıyor.Facebook grupları üzerinden organize edilen bu geçişlerde, yüksek talep nedeniyle bilet fiyatları yüzlerce avrodan binlerce avroya yükseldi.Haaretz gazetesinde daha önce yer alan haberde, İsrail hükümetinin, yurt dışında mahsur kalan İsraillilerin ülkeye dönmesi için tahsis edilecek uçakların, İsrail”den ayrılmak isteyen vatandaşlarca kullanılmasına müsaade edilmemesi için yerel hava yolu şirketlerine talimat verdiği bildirilmişti.ALMANYA, ÜRDÜN ÜZERİNDEN TAHLİYE EDECEKAlmanya, vatandaşlarını İsrail’den Ürdün’ün başkenti Amman üzerinden tahliye etmeye başlayacağını duyurdu. Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, tahliyeler için çarşamba günü için bir charter uçuş planlandığını açıkladı. Almanya Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki tüm Almanya vatandaşlarına kendileriyle doğrudan irtibat kurmak için yurt dışındaki Almanya vatandaşları için açılan ELEFAND kriz yönetim listesine kayıt olma çağrısında bulundu. ELEFAND listesine İsrail için kayıt olanların 4 bin kişi civarına ulaştığı ve sayının giderek arttığı bildirildi.POLONYA, ÇEKYA VATANDAŞLARINI TAHLİYE EDİYORVatandaşlarını İsrail’den tahliye etmek için harekete geçen ülkeler arasında Polonya ve Çekya da yer aldı. Polonya Dışişleri Bakanlığı, İsrail’deki 200 kadar vatandaşını otobüs yoluyla Ürdün’e tahliye edeceğini duyurdu. Polonya vatandaşlarının Ürdün’den hava yoluyla başkent Varşova’ya nakledileceği duyuruldu.Çekya Dışişleri Bakanlığı da ülkeye dönmek isteyen vatandaşlarının İsrail’in başkenti Tel Aviv’deki büyükelçilik ile irtibat kurması gerektiğini duyurdu. Çekya basınında yer alan haberlerde, 70 vatandaşın şimdiden ülkelerine dönmek için çevre ülkelere doğru yola çıktığı bilgisine yer verildi. Çekya’nın İsrail Büyükelçisi Veronika Kuchynova Smigolova, güvenlik endişeleri nedeniyle Çek vatandaşlarının hangi ülke üzerinden vatanlarına döneceğine ilişkin bilgi vermeyi reddetti.ABD”DEN, İSRAİL İÇİN SEYAHAT UYARISIABD Dışişleri Bakanlığı, ABD vatandaşlarını İsrail, Batı Şeria ve Gazze’ye seyahat etmemeleri konusunda uyardı. ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD vatandaşlarını “silahlı çatışma, terör ve sivil huzursuzluk” nedeniyle İsrail’e seyahat etmeme konusunda uyarırken, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze için de “devam eden terör ve sivil huzursuzluk” gerekçesiyle benzer uyarılar yayımladı.ABD vatandaşlarına İsrail’in kuzeyinde Lübnan ve Suriye sınırlarına 4 kilometre mesafe içindeki alanlardan uzak durmaları da tavsiye edilirken, vatandaşlardan tetikte kalmaları ve güvenlik farkındalıklarını artıracak adımlar atmaları istendi.ABD basınında yer alan haberlerde ise ABD’nin işgal altındaki Kudüs’teki büyükelçiliğinin İsrail’den ayrılmak isteyen Amerikan vatandaşları hakkında bilgi toplamak için ön çalışma yaptığı bildirildi.LİTVANYA: BU SON ŞANSINIZ OLABİLİRLitvanya Ulusal Kriz Yönetim Merkezi Başkanı Vilmantas Vitkauskas, vatandaşların yarın itibarıyla İsrail’den kara yoluyla ayrılmaya başlayacaklarını duyurdu. Vitkauskas, “İsrail’deki güvenlik durumu gergin ve karmaşık durumda ve hava yolu da kapalı. Bu nedenle, vatandaşlarımızı tahliye etmek için alternatif bir rota kullanmaya karar verdik” dedi.Vitkauskas, vatandaşları tahliye olmak üzere kayıt olmaya davet ederek, “Bu son şansınız olabilir” dedi.SLOVAKYA YARDIM İSTEDİSlovakya ve Portekiz’in aralarında olduğu bazı ülkeler ise vatandaşlarını İsrail’den tahliye etmek için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden yardım istedi. GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, Portekiz ve Slovakya’nın vatandaşlarını Güney Kıbrıs üzerinden tahliye edeceklerini açıkladı.Rusya Büyükelçiliği vatandaşlarına İsrail’den ayrılmayı tavsiye ettiRusya’nın Tel Aviv Büyükelçiliği de İsrail ile İran arasındaki çatışmanın şiddetlenmesi nedeniyle vatandaşlarına ülkeden ayrılma çağrısı yaptı.Rusya’nın İsrail Büyükelçi Anatoly Viktorov, “İsrail’de bulunan tüm Rusya vatandaşları, durum normalleşene kadar ülkeden ayrılmalı” ifadelerini kullandı. Viktorov, vatandaşlara vizesiz girebildikleri Mısır üzerinden çıkış yaparak oradan Rusya’ya uçuş bulmalarını tavsiye etti.BULGARİSTAN: GÜVENLİ TAHLİYE ÖNCELİĞİMİZBulgaristan Dışişleri Bakanı Georg Georgiev, Bulgaristan vatandaşlarının güvenli bir şekilde tahliyesinin öncelik olduğunu ifade etti. Ülkeden ayrılmak isteyen vatandaşların listesinin hazırlandığını açıklayan Georgiev, vatandaşların nispeten daha az riskli olan bölgeler üzerinden tahliye edileceğini söyledi.İNGİLTERE, VATANDAŞLARINA KAYIT OLMA ÇAĞRISIİngiltere, İran”ın İsrail”e yönelik füze saldırılarının ardından Tel Aviv Büyükelçiliği ve Kudüs Konsolosluğunda çalışan personelin ailelerini tedbir amaçlı ülkeden çıkardığını açıkladı.İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise, Kanada’daki G7 Zirvesi’nde gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail’de bulunan İngiliz vatandaşlarına kayıt olma çağrısı yaptı. Bölgedeki İngiltere vatandaşları hakkında bilgi toplamak istediklerini söyleyen Starmer, “Vatandaşlarımıza tek mesajımız, yerel makamların sığınağa yakın durma talimatlarına uymalarıdır” dedi.Starmer, bölgede kimlerin bulunduğunu ve kimlerin yardıma ihtiyaç duyabileceğini daha net görebilmek için vatandaşların kaydolabileceği bir portal başlatacaklarını açıkladı.

Source: Mehmet Küçükkahveci


İsrail”i terk edenler Güney Kıbrıs”a akın etti

Güney Kıbrıs ta yayın yapan Alfa TV nin haberine göre, İsrail ile İran arasındaki çatışmalardan dolayı ülkelerini yatlarla terk eden İsrailliler başta Limasol ve Aya Napa olmak üzere Rum kesimindeki marinalara akın etti. Marinalara İsrail den gelen yat trafiğine dikkat çekilen haberde, ilgili kurumların bu durum karşısında teyakkuz halinde olduğu ve tüm limanlarda kontrollerin artırıldığına işaret edildi. İSRAİL DE 40 BİN TURİST MAHSUR KALDI İsrail merkezli Haaretz gazetesinin haberine göre, ülkenin hava sahasının kapatılması sonrası yurt dışına çıkmak isteyenler yatlarla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ne (GKRY) geçmeye başladı. Söz konusu çatışma ortamından kaçış dalgasına hem yabancı turistler hem de bazı İsrailliler dahil oldu. Tel Aviv yakınlarındaki Herzliya marinasında deniz yoluyla ülkeden çıkış için pazarlık yapan insanların bir kısmı ülkelerine dönmek isteyen turistler olurken, bazıları ise yurt dışındaki çocuklarının yanına gitmeye çalışanlardan oluşuyor. İsrail’de yaklaşık 40 bin yabancı turist hava sahasının kapatılmasıyla ülkeyi terk edemedi. Bazı turistler deniz yoluyla GKRY ye ulaşmaya başladı ancak bu yolculuklar sınırlı sayıda ve oldukça yüksek fiyatlarla gerçekleşiyor. Küçük yat sahipleri Herzliya’nın yanı sıra Hayfa ve Askalan gibi sahil kentlerinde en fazla on kişilik gruplar şeklinde taşımacılık yapıyor. Facebook grupları üzerinden organize edilen bu geçişlerde, yüksek talep nedeniyle bilet fiyatları yüzlerce avrodan binlerce avroya yükseldi. Haaretz gazetesinde daha önce yer alan haberde, İsrail hükümetinin, yurt dışında mahsur kalan İsraillilerin ülkeye dönmesi için tahsis edilecek uçakların, İsrail den ayrılmak isteyen vatandaşlarca kullanılmasına müsaade edilmemesi için yerel hava yolu şirketlerine talimat verdiği bildirilmişti. İsrail in 13 Haziran da İran a saldırmasıyla başlayan olaylar nedeniyle 100 ile 200 bin arasında İsraillinin yurt dışında mahsur kaldığı kaydedilmişti.

Source: Habertürk


İran ve İsrail

İran’ın 50 yıldır asimetrik savaş halinde olduğu, açıkça “düşman” ilan ettiği, geçen yıldan bu yana fiilen sıcak çatışma halinde olduğu, yani İran’ın anbean takip etmesi gereken İsrail, tee 1900 kilometre uzaktan 200 savaş uçağıyla geliyor, nükleer tesisleriyle birlikte genelkurmay başkanını, hava ve uzay kuvvetleri komutanını, askeri istihbarat komutanını evlerinde uyurlarken, yatak odalarında vuruyor, 200 düşman savaş uçağı tanker uçaklarla havada ikmal yapa yapa başkent Tahran’ın üstünde vızır vızır dolaşarak, adrese teslim hedeflerini imha ederken, genelkurmay başkanı fosur fosur uyuyor, hava ve uzay kuvvetleri komutanı mışıl mışıl uyuyor, İsrail ordusunda yaprak kımıldasa haberdar olması gereken askeri istihbarat komutanı horul horul horluyor.

Sınırımızı çizen Kasrı Şirin’den bu yana dört asırdır İran’la savaşmıyoruz, insan duygusal olarak ister istemez komşumuz İran’ın yanında yer alıyor, ama… Bu İran’ın, bu İsrail’i yenebilmesi mümkün mü?

Mossad tarafından Tahran’ın göbeğinde drone üretim tesisi kurulmuş kardeşim, hava savunma sistemini felç ettikleri patlayıcı yüklü insansız hava araçlarını, bavullar içinde parça parça İran’a sokmuşlar, aylaaaaar süren yüksek riskli planlamayla, İran istihbaratının gözünün içine baka baka, sıfır hatayla, Tahran’da alenen üç katlı sanayi atölyesi kurup, şıkır şıkır saldırı droneları üretmişler, alt tarafı mutfak robotu ebatlarındaki bu dronelarla hassas radarları vurarak devasa hava savunma sistemini kör etmişler, 200 savaş uçağı bu hayalet atölye sayesinde tatbikat yapar gibi operasyonu tamamlayıp, sıfır kayıpla İsrail’e geri dönebilmiş, bu sırada İran genelkurmay başkanıyla, uzay komutanı filan pijamaları giyip yatmışlar uyuyorlar, Sayeret Matkal tabir edilen ve elit askerlerden oluşan İsrail özel kuvvetleri, omuzdan atılan güdümlü füzelerle İran’a sızmış, bazıları nükleer programı yürüten fizikçileri avlarken, bazıları F35’lerin nokta atışı vurabilmesi için lazerle işaretleme yapmış, bazıları da hava savunma füze rampalarını yok etmiş, bu sırada İran’ın askeri istihbarat komutanı horlarken öldü… Hamaseti bir kenara bırakırsak, bu İran’ın bu İsrail’i yenebilmesi mümkün mü?

Hayata Ankara penceresinden bakarak, altını çizerek okuyun lütfen… Yarın mesela, İstanbul’da, kadın voleybol milli takımımızın Milletler Ligi’nde maçı var. Milletler Ligi’nin ilk ayağı önceki hafta Çin’deydi, ikinci ayağı bu hafta Türkiye’de, üçüncü ayağı önümüzdeki ay Hollanda’da oynanacak. Varlığıyla onur duyduğumuz kızlarımız Fransa’yı Tayland’ı Polonya’yı ve Çin’i yendiler, şimdi İstanbul’da Dominik Cumhuriyeti, Kanada, Güney Kore ve Brezilya’yla oynayacaklar, sonra da Hollanda, Çekya, İtalya ve Sırbistan’la karşılaşacaklar. Şu anda kadın voleybolunda dünyanın en önemli ülkesiyiz… Fikri hür vicdanı hür, özgür kızlarımızla, Türkiye Cumhuriyeti olarak gurur duyuyoruz.

İran’da, kadınların böyle -çağdaş dünyadaki bütün kadınlar gibi- spor şortu giyerek, voleybol oynamasını filan boşverin, vitrin mankenlerinin bile çarşafsız-türbansız olması yasak… Evet, vitrinlerdeki cansız maket mankenler bile tesettürlü olmak zorunda… Ahlak polisi var, sokaktaki kadınlara karışıyorlar, Tahran’ın bazı semtleri nispeten esnek ama, öbür şehirlerde saçının teli görünse, müdahale ediyorlar, makyaja bile müdahale ediyorlar. Flörtten vazgeçtik, evli çiftlerin bile el ele gezmesine müdahale ediyorlar. Kadının boşanma hakkı yok İran’da, boşanma davasını kadın açamaz. Boşanma hakları olmadığı gibi, babalarının izni olmadan evlenebilmeleri de yasak, illa babasının onay vermesi gerekiyor, kocasının izni olmadan yurt dışına çıkamıyorlar, kadın eğer 18 yaşını doldurduğu halde evli değilse, anca babasının izniyle pasaport alabiliyor, babası imzalı izin belgesi veriyor, o belgeyle pasaport alabiliyor. Belediye otobüslerine kadınlarla erkekler aynı kapıdan bile binemiyor, kadınlar ön kapıdan, erkekler arka kapıdan biniyor, kadın erkek bir arada oturmaları yasak… Molla rejimi altında inim inim inliyor İran halkı, özellikle kadınlar, son 45 yıldır dünyanın en talihsiz kadınlarıdır İran kadınları… İran’da internet güya var ama, kaplumbağa hızında, niye, yabancı filmler izlenmesin, veya yabancı müzik indirip dinlemesinler diye… Facebook, Twitter, yeni adıyla X, YouTube, Instagram komple yasak, sosyal medya yasak, zaten aslında sosyalleşmen yasak… Spotify yasak… Netflix, Amazon Prime, HBO filan, yok, yasak… Alkol yasak, anca evlerde gizli gizli içki üretiliyor, gece hayatı yasadışı, eğlence mekanı yok, evlerde gizli gizli müzikli, içkili partiler veriliyor, her şey kapalı kapılar arkasında yapılıyor. Çünkü aslında, İran rejimi matem rejimidir, İran fiilen matem ülkesidir, eğlenmek resmi olarak yasaktır, erkekler bile -herkesin içinde- kamuya açık mekanlarda kahkaha atamaz, neşeli olabilmen resmi olarak yasaktır. Erkekler de tıpkı kadınlar gibi giyimine kuşamına dikkat etmek zorundadır, erkekler sokakta kafasına göre şort giyemez, spor atletle filan dolaşamaz, kadınlarla tokalaşamaz. Erkekler dikkat çekici şekilde saç traşı bile olamaz, saç kesimin bile, saç modelin bile herkese benzemek durumundadır, dikkatle bakın lütfen, bütün İranlı erkeklerin saç modelleri birbirine benzer, çünkü İran kültür bakanlığının yayınladığı erkek saç modelleri var, saçını kestirirken o modellerden birini yaptırmak zorundasın, dövme yaptıramazsın, küpe takamazsın, yahu takım elbise giyip, kravat bile takamazsın, kravat bile yasak, kıyafet kurallarını ihlal eden erkekler, eğitim adı altında din dersi verilen tecrite alınıyorlar, ikinci defa kuralı ihlal edersen, hapse atıyorlar. Eşcinsellik yasak, eşcinselleri direkt asıyorlar, kadın eşcinselleri asmıyorlar, çünkü bu kafaya göre kadınların farklı cinsel tercihlerinin olabilme ihtimali bile yok, lezbiyenliğe dair bir yasak düşünmemişler. Bir yandan gülümsüyoruz, bir yandan asansör kabininde sıkışmış gibi klostrofobi hissediyoruz değil mi? İran işte bu… Sanatın sınırlarını molla rejimi belirliyor, rejimin izin vermediği müziği de yapamazsın, resmi de yapamazsın, heykel zaten yapamazsın. Sinema ve tiyatro güya serbest ama, kadın ve erkek sanatçıların yan yana gelebilseler bile temas etmeleri yasak, ayrıca, siyaset ve din konularını işlemeleri kesinlikle yasak… İran’da iskambil kağıdı yasak. Tavla yasak. Halbuki, rivayete göre, Hint imparatoru satranç’ı Pers imparatoruna hediye etmiş ve bir not iliştirmiş, “kim daha çok düşünür, kim daha çok bilir, kim daha ileriyi görürse, o kazanır, hayat budur” demiş, Pers imparatoru da bu hediyeye karşılık Hint imparatoruna tavla’yı hediye etmiş, bir de not iliştirmiş, “kim daha çok düşünür, kim daha çok bilir, kim daha ileriyi görür, ve kim daha şanslıysa, o kazanır, hayat işte budur” demiş… Tavlanın karşılıklı 6’şar hanesi, yılın 12 ay’ını, 15 beyaz 15 siyah pulu, geceleri gündüzleri, toplamda 30 günü, karşılıklı 12 hanesi de 24 saati sembolize eder, sayısız hamlesi vardır ama, zar gelmezse kıymeti yoktur. Tavla, İran icadıdır… Hayat, tavladır… Tavla oynayanlar Farsça altıya kadar saymasını bilirler, yek, dü, se, cihar, penç, şeş, Farsçadır. Ve işte bugün, molla kafasına göre, kuralları bile Farsça yazılan tavla, yasaktır!

Paramiliter teşkilat var, Besic… Humeyni tarafından kuruldu. Molla rejimini korumak için “iktidar muhafızlığı” yapıyorlar. Mescitleri “karargah” olarak kullanıyorlar. Silahlı eğitim alıyorlar. Hepsi sivil ama, generaller tarafından yönetiliyorlar, kitlesel eylemlerde rütbesiz askeri üniforma giyiyorlar. Besic’e katılırsan, maaş almıyorsun ama zorunlu askerlikten muaf tutuluyorsun, üniversiteye kolay giriyorsun, devlette işe sokuluyorsun, devletin sosyal yardımlarından daha fazla faydalanıyorsun, bu toplumsal rüşvet yöntemiyle eleman topluyorlar. Besic üyesi olmak için yedi yaşından büyük olmak yeterli, ilkokullarda bile örgütleniyorlar, yaz kampları düzenleyip, piknikler düzenleyip, çocukların fikri altyapısını şekillendiriyorlar, molla düzeni için ölmeye hazır hale getiriyorlar. 11 yaşından itibaren silahlı eğitim veriyorlar. Hüseyin Fehmideh mesela, henüz 13 yaşındaydı, İran-Irak savaşında vücuduna el bombalarını sardı, kendini bir Irak tankının altına attı, kahraman ilan edildi, Hüseyin’in hayatını kaybettiği 30 Ekim günü “Öğrenci Besic Günü” olarak anılıyor, ilköğretim çocukları arasında “ölüm” temalı resim yarışması falan yapıyorlar. Polis gibi müdahale yetkileri var, molla rejiminin ahlak kurallarını bunlar denetliyor, kadınların saçını başını bunlar kontrol ediyor. En son 2022 yılında yaşanan Mahsa Amini olaylarında olduğu gibi, ülkede gerilim yükseldiğinde, özellikle kadınlar özgürlük için sokağa döküldüğünde, Devrim Muhafızları’ndan önce bunlar devreye giriyor, sopalarıyla, silahlarıyla sokağa iniyorlar, üniversitelerde rejimi protesto olayları çıktığında motosikletlerle, kamyonetlerle öğrencilerin arasına dalıyorlar, insan öldürüyorlar, yargılanmıyorlar, yasal kalkanları var.

İran dünya cenneti bir coğrafya, ormanları, dağları, vadileri, nehirleri, gezilesi görülesi, harika bir coğrafya, aynı zamanda dünyanın en muhteşem mutfaklarından biri, ama… Turist olarak İran’a gider misin? Eğer gitmeye kalkarsan, İran’a girerken, daha sınır kapısında size resmen tebliğ ediyorlar, “İran İslam Cumhuriyeti’nin kurallarına uymayı kabul ettiniz” diyorlar, istersen o kurala uyma, ya kendini hapiste buluyorsun, ya da casus suçlamasıyla boynuna yağlı urganı geçirip, vinçte asıyorlar.

İran’ın nüfusu 90 milyon kişi ama, İran’da en fazla 80 milyon kişi var, çünkü, 10 milyon İranlı molla rejimi yüzünden yurt dışında yaşıyor, rakamları söylemek dile kolay, İsrail nüfusunun toplamından daha fazla sayıda İranlı İran dışında yaşıyor, normal insanlar gibi hayat sürebilmek için rejimden kaçtılar, bugün Türkiye’de neredeyse bir milyon İranlı var, normal insanlar gibi yaşayabilmek için ülkelerinden kaçmak zorunda kaldılar.

Guguş mesela… İran müziğinin divası, İran’ın en sevilen kadın şarkıcısıydı, 500’den fazla filmde rol aldı. Babası, Sovyet rejiminin baskısı nedeniyle Azerbaycan’dan ayrılıp İran’a göç etmek zorunda kalmıştı, benzer kaderi kızı da yaşadı, molla rejiminin baskısı nedeniyle -hapse atıldı, şarkı söylemesi yasaklandı- İran’dan kaçarak göç etmek zorunda kaldı, özgürce şakıyabilmek için, özgürce kanat çırpabilmek için uçtu, gurbete kondu, ABD’ye yerleşti. Sıla hasretiyle “Ayrılık”ı ağlaya ağlaya söyler, Türkçe, yüreğin yırtılır. 2010 yılında İstanbul’da konser verdi, Türkiye’de yaşayan İranlıları o konserde görseydiniz, Ayrılık’ın ne anlama geldiğini inanın hiç olmadığı kadar derin hissederdiniz.

İran halkı, 45 yıldır insani özgürlükleri mengeneye alan molla rejimi yüzünden, demir parmaklıkların arkasında olmasalar bile, zihinsel olarak hapis hayatı yaşıyor.

Özellikle kadınlar, üniversiteli gençler, inim inim inliyor.

Dünyanın üçüncü en büyük petrol rezervine sahip olmalarına rağmen, dünyanın ikinci en büyük doğalgaz rezervine sahip olmalarına rağmen, tıpkı Norveç halkı gibi, tıpkı Danimarka halkı gibi zengin bir hayat sürmeleri gerekirken, tıpkı Almanya gibi, tıpkı Fransa gibi, tıpkı İtalya gibi, sanayiden eğitime, sanattan spora, hem finansal refah, hem sosyal refah içinde yaşamaları gerekirken, ağır cehalet atmosferi ve yolsuzluk kokuşmuşluğu yüzünden, dramatik bir yoksulluk ve yoksunluk yaşıyorlar.

Humeyni rejimi iktidara geldiğinde, İran’da kişi başına düşen milli gelir 2 bin 400 dolardı, aynı yıl İsrail’de kişi başına düşen milli gelir İran’ın iki katıydı. Bugün, İsrail’de kişi başına düşen milli gelir, İran’ın sekiz katı… İsrail 45 yılda 45 bin dolara yükselirken, dünyanın en büyük dördüncü petrol üreticisi, dünyanın en büyük üçüncü doğalgaz üreticisi İran, kendi topraklarını adeta inek gibi sağmasına rağmen, topraklarından dolar fışkırmasına rağmen, 45 yıl boyunca ortalama her yıl 50 milyar dolarlık petrol ve doğalgaz geliri elde etmesine rağmen, iki trilyon dolardan fazla gelir elde etmesine rağmen, kişi başına anca 5 bin 300 dolara gelebildi.

Netanyahu yönetimi ırkçı seviyesinde cinayet makinesidir ama, “İsrail’de demokrasi yok” denemez, İsrail’de son seçime 40 siyasi parti katıldı, seçmenlerin yüzde 71’i sandık başına gidip oy kullandı. İran’da ise son seçim geçen yıl yapıldı, seçmenlerin yüzde 65’i oy kullanmaya gitmedi, tarihin gelmiş geçmiş en düşük katılımı oldu, Devrim Muhafızları korkusuyla sandık başına gidenlerin yüzde 5’i de geçersiz oy kullandı, yani İran’da her 100 kişiden 70’i devlet tarafından fişlenmeyi göze alarak, hapis cezasını göze alarak, seçimi boykot etti, artık bu zorbalık altında yaşamak istemediğini açıkça ortaya koydu.

Savaş ne kadar devam eder bilemem ama, bu rejimin ayakta durabilmesi mümkün mü?

Source: Yılmaz Özdil


Trump G7 zirvesini yarıda kesti! Beyaz Saray”da acil toplantı

ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu”daki gelişmeleri yakından takip ederken; Kanada”daki G7 zirvesini yarıda kesti. Beyaz Saray”ın açıklamasında “Başkan, Kanada”dan kritik meselelerle ilgilenmek için dönüş kararı aldı” denildi.
Trump dönüş kararından önce kendi sahibi olduğu sosyal medya platformu Truth Social”dan açıklama yaptı.
TRUMP: “HERKES TAHRAN”I DERHAL TERK ETMELİ”
Trump, İran”ın nükleer silaha sahip olamayacağını bir kez daha vurguladı. “Bunu defalarca söyledim” dedi. Amerikan Başkanı İranlıları ise açık bir dille uyardı. “Herkes Tahran”ı derhal terk etmeli” ifadesini kullandı

Beyaz Saray, Trump”ın “Tahran, tahliye edilmeli.” ifadesinin, İran”ın masaya oturması ihtiyacının aciliyetini yansıttığını bildirdi.
ACİL DURUM ODASINDA TOPLANTI ÇAĞRISI
Dakikalar sonra da Trump, ulusal güvenlik konseyini acil durum odasında toplantıya çağırdığı bilgisi paylaşıldı.
Amerikan Fox News kanalında yer alan ve bir Beyaz Saray yetkilisine dayandırılan habere göre, Trump, yerel saatle bu akşam Beyaz Saray”a dönünce ulusal güvenlik ekibiyle buluşacak.

Trump, Durum Odası”nda bir araya geleceği Ulusal Güvenlik Konseyi ekibiyle İsrail-İran gerilimine ilişkin son durumu ele alacak.

Source: Devrim Karadağ


MOSSAD”a Türkiye şoku! Düğmeye basıldı! Darbe indirildi

İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında MOSSAD’ın nokta suikastları damgasını vurdu. Saldırıların ilk aşamasının “karar verici” isimleri hedef alan MOSSAD ajanları, eş zamanlı suikastlarla İran’ın yıllardır hedefte olan askerî ve bilimsel liderlerini koruyamadığını da gözler önüne sererken, Türkiye, 4 yıl içinde sınırları içindeki MOSSAD ajanlarına ağır darbe indirdi.Sosyal medya mecralarında bazı yerli ve yabancı hesaplar tarafından paylaşılan “İran-Türkiye Bazargan Sınır Kapısı’nda olağandışı bir yoğunluk var, MOSSAD unsurları kontrolsüz göç yoluyla ülkeye sızabilir” iddiası Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yalanlanırken gözler yeniden MİT’in Türkiye’deki MOSSAD ajanlarına yönelik yürüttüğü operasyonlara çevrilmesine neden oldu.ERDOĞAN: BEDELİNİ AĞIR ÖDERLERMOSSAD’ın Türkiye’de aktif olarak faaliyet yürüttüğü özel dedektifler ve taktik elemanlara yönelik operasyonlar yapan Türkiye 2021 yılında düğmeye bastı. Operasyonlar 2022’de de devam etti ve 58’i yabancı uyruklu, 39’u Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı toplam 97 kişi gözaltına alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılının sonunda Katar dönüşü, “Bedelini ağır öder. Biz dün kurulmuş bir devlet değiliz” sözleriyle açık uyarı yapmasının sonrasında çalışmalarına hız veren MİT, İsrailli ajanlar ile yurtdışında düzenli şekilde buluşan ve İsrail İstihbaratının verdiği görevleri yerine getiren 16 kişiden oluşan şebekeyi çökertti.1 YILDA 6 AYRI OPERASYON2024 yılında operasyonlarını sıklaştıran MİT, geçen yıl MOSSAD ajanlarına yönelik 6 farklı operasyona imza attı. Ocak ayında gerçekleşen ilk operasyonda İstanbul merkezli 8 ilde çoğunluğu yabancı uyruklu 34 kişi gözaltına alındı. Şubat ayında düzenlenen 2024’ün ikinci operasyonunda ise 9 kişiden 7’si gözaltına alınırken, 2’sinin ise başka bir suçtan tutuklandığı belirlendi. Operasyonlarına hız kesmeden devam eden MİT, aralarında televizyon kanallarında sabah programlarına katılan, eski emniyet personeli Hamza Turhan Ayberk’in de bulunduğu MOSSAD’a bilgi satanları yakaladı. MİT’in bir sonraki hedefi ise Türkiye’deki şirketlerin yöneticileri, müşteri portföyleri ve yaptıkları işlere ilişkin bilgi derleyenlere yönelik “Köstebek Operasyonu” oldu.

Source: Mehmet Küçükkahveci


Çin”den uyarı üstüne uyarı: İsrail”e terk edin

Çin”in Tel Aviv Büyükelçiliği, kurumsal WeChat hesabından ülkedeki vatandaşları için güvenlik uyarısı yayınladı.Uyarıda, “Şu anda İsrail-İran çatışması tırmanmaya devam ediyor. Sivil tesisler zarar görürken sivil can kayıpları artıyor, güvenlik durumu daha kötü hale geliyor.” ifadesine yer verildi.Büyükelçilik, vatandaşlara, İsrail hava sahası kapalı olduğu için, Ürdün sınırındaki gümrük kapılarından kara yoluyla çıkış yapmalarını tavsiye etti.

Source: Mehmet Küçükkahveci


Kolombiya, Ramallah Büyükelçisi Ospina”yı resmen atadığını duyurdu

Başkent Bogota’daki Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen törende konuşan Sarabia, Ospina’nın Filistin nezdindeki diplomatik görevine resmen başladığını söyledi.

Sarabia, törende yaptığı konuşmada, Gazze’de süregelen İsrail saldırılarına dikkati çekti.

Bakan Sarabia, “Gazze’deki soykırım karşısında sessizlik asla bir seçenek olamaz. Dünya barışına ve tarih boyunca mağdur edilmiş halkların savunulmasına bağlılığımız sürecek.” ifadesini kullandı.

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun insan hakları ve uluslararası adalete “güçlü bir bağlılık” gösterdiğini vurgulayan Sarabia, “Filistin’in acısına kayıtsız kalamayız. Gazze’de insanlar sadece bombalardan değil, açlıktan da ölüyor. Ospina, Kolombiya”nın Filistin’deki sesi olacak.” dedi.

Kolombiya”nın Ramallah Büyükelçisi Ospina da törende yaptığı açıklamada, Filistin halkına destek mesajı verdi.

Filistinlilerin tarihsel haklarının yok sayıldığını belirten Ospina, “Orta Doğu’da kalıcı barış ancak iki devletli çözümle sağlanabilir. Filistin halkıyla dayanışma içinde olacağız ve onların sesini uluslararası arenada duyurmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Kolombiya, İsrail ile diplomatik ilişkileri kesmişti

Eski Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos, görev süresinin dolmasına 4 gün kala Filistin”i 3 Ağustos 2018″de devlet olarak tanımıştı.

Cumhurbaşkanı Petro, İsrail”in ve Filistin”in Bogota büyükelçilikleriyle görüşmesinin ardından 20 Ekim 2023″te, Ramallah”ta büyükelçilik açacağını bildirmişti.

Kolombiya, Gazze”de Filistin halkına yönelik devam eden saldırıları gerekçe göstererek 3 Mayıs”ta İsrail ile diplomatik ilişkileri kestiğini resmen duyurmuştu.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


Savaşta beşinci gün: İran”dan İsrail”e yeni füze dalgası

Soykırımcı İsrail”in İran”a yönelik 13 Haziran”da başlattığı ve buna karşılık İran”ın misillemesiyle devam eden savaş beşinci günde de devam ediyor.İsrail”in saldırılarında aralarında İran Genelkurmay Başkanı Bakıri ile Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Selami gibi üst düzey askeri yetkililerin de olduğu en az 224 kişi hayatını kaybetti, bin 277 kişi yaralandı.İran da İsrail”in “Yükselen Aslan” saldırısı karşılığında “Gerçek Vaat 3” ismini verdiği misillemeyi başlattı.Drone”ların yanı sıra yüzlerce balistik ve hipersonik füzenin fırlatıldığı saldırıda Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa”da patlamalar meydana geldi.İsrail”in hava savunma sistemi “Demir Kubbe”yi aşan İran füzeleri nedeniyle İsrail”de 24 kişi hayatını kaybetti, 592 kişi yaralandı. İRAN, İSRAİL”E FÜZE VE KAMİKAZE İHA”LARLA SALDIRI BAŞLATTIİran, İsrail”in saldırılarına karşılık füze ve kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) karşı saldırı başlattı.İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları Ordusu ve ordunun diğer birimleri tarafından İsrail”e kapsamlı saldırı başlatıldığını duyurdu.06.09 Çin, İsrail ile İran arasındaki tırmanan çatışmanın güvenlik durumunu kötüleştirmesi sebebiyle vatandaşlarına İsrail”i terk etmeleri uyarısında bulundu.06.00 Katar, İsrail”in İran”a saldırılarını kınadı ve tırmanan gerilime karşı sükunet ve diyalog çağrısında bulundu.05.27 İsrail ordusu, saldırılara misilleme olarak İran”dan ateşlenen balistik füzeleri engellediğini ileri sürdü.03.22 İsrail-İran geriliminin artması üzerine Kanada”daki G7 Liderler Zirvesi”nden erken ayrılma kararı alan ABD Başkanı Donald Trump”ın, Beyaz Saray”da ulusal güvenlik ekibine acil toplantı talimatı verdiği belirtildi.03.16 ABD merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), İsrail”in İran devlet televizyonuna düzenlediği saldırıyı sert şekilde kınadı.02.47 Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump”ın, artan İsrail-İran gerilimi nedeniyle Kanada”daki G7 Liderler Zirvesi”nden bu akşam ayrılacağını açıkladı.02.45 ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İsrail ile İran arasındaki gerilimin arttığı dönemde, Orta Doğu bölgesine “ek kabiliyetlerin konuşlandırılması” talimatını verdiğini bildirdi.02.31 Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump”ın İsrail-İran gerilimine ilişkin “Tahran”daki herkes derhal tahliye edilmeli.” ifadesinin, İran”ın masaya oturması ihtiyacının aciliyetini yansıttığını bildirdi.02.21 İran”ın misilleme hava saldırılarında, İsrail”de 24 binanın ağır hasar aldığı ve 2 bin 775 vatandaşın da tahliye edildiği belirtildi.02.20 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail”in saldırılarının devam ettiği İran”daki muhaliflere seslenerek, “İran yeniden büyük olabilir.” dedi.02.15 İsrail”in İran”a düzenlediği saldırıların ardından başlayan çatışmalar nedeniyle on binlerce yabancı turist İsrail”de mahsur kaldı.01.58 İsrail-İran geriliminin iyice yükseldiği bir noktada ABD Başkanı Donald Trump, “Tahran”daki herkes derhal tahliye edilmeli.” ifadesini kullandı.01.38 Arap ve İslam ülkeleri, İsrail”in İran”a yönelik saldırılarını kınadı ve bölgesel sükunet ve nükleer silahsızlanma çağrısı yaptı.01.34 İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Ali Muhammed Naini, “İsrail”e yönelik İHA ve füze saldırılarının 9″uncu dalgası başladı ve gece boyunca devam edecek” dedi.01.16 İran, İsrail”in başkenti Tel Aviv ve Hayfa kentine İHA ve füze saldırısı başlattığını duyurdu.01.15 İngiltere, İran”ın İsrail”e yönelik füze saldırılarının ardından Tel Aviv Büyükelçiliği ve Kudüs Konsolosluğunda çalışan personelin ailelerini tedbir amaçlı ülkeden çıkardığını açıkladı.01.11 İsrail”de Ulusal Güvenlik Bakanı aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir”in İsrail polisi ve istihbaratına yabancı televizyonların canlı yayınlarını engellemesi talimatının ardından polis Hayfa”da TRT Arapça”nın da aralarında yer aldığı televizyon ekiplerinin kaldığı noktalara baskın düzenledi, ekipmanlarına el koydu.00.45 ABD Başkanı Donald Trump, “İran”da nükleer silah görmek istemiyorum ve bunun gerçekleşmesi için gerekli adımları atıyoruz.” dedi.00.40 İran”ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, İsrail”in saldırılarının kınanması için BM Güvenlik Konseyi”ne (BMGK) yeni bir mektup gönderdiklerini açıkladı.00.36 İsrail ordusu, İran”dan İsrail”e füzelerin ateşlendiğini tespit ettiklerini bildirdi.00.35 İsrail”de cep telefonlarına gönderilen sığınaklarda terör saldırıları olabileceği yönündeki mesajların panik yaratmayı amaçlayan sahte mesajlar olduğu duyuruldu.00.28 İsrail ile İran arasındaki çatışmalardan dolayı İsrail”i yatlarıyla terk edenlerin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) kontrolündeki marinalara geldiği belirtildi.00.13 İsrail”in kuzeyinde yer alan Hayfa kentindeki petrol rafinerisi, İran”ın misilleme füze saldırısında hasar görmesi nedeniyle faaliyetlerini durdurdu.İsrail, 13 Haziran”da İran”ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi.İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda hayatını kaybederken, toplam sivil can kaybı da 224 olarak açıklandı.İran ordusunun İsrail”e balistik füzelerle yaptığı misillemede ise 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source: Www.star.com.tr


Dünya Gazze’yi unutmuyor

Yaklaşık 20 ayda 55 binden fazla Filistinliyi katleden terör devleti İsrail”in İran”a saldırması, Gazze”deki soykırımın gündemden düşmesine yol açtı. Bu durum, çatışmanın Gazze”deki katliamları örtmek için tırmandırılıp tırmandırılmadığı sorusunu gündeme getirse de dünya Gazze”deki acı ve göz yaşını unutmuyor. Avrupa”dan Amerika”ya dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan Gazze”nin sesi olmaya devam ediyor. İsrail soykırımını lanetleyen toplumlar, hükümetlerine İsrail”e desteği kesme çağrıları yapıyor. “KIRMIZI ÇİZGİ ÇEK” EYLEMİ Brezilya, Şili ve Meksika”da bir araya gelen binlerce Filistin destekçisi, İsrail”in Gazze”de devam eden saldırılarına tepki göstermek için yürüdü. Sao Paulo”nun merkezinde toplanan Brezilyalılar, Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva”dan, İsrail ile ilişkileri kesmesini talep etti. Hollanda”nın Lahey kentindeki Malieveld Meydanı”nda toplanan yaklaşık 150 bin kişi, “Kırmızı Çizgiyi Çek” sloganıyla hükümetin İsrail yanlısı politikasını protesto etti. Göstericiler, Hollanda hükümetinin İsrail”e verdiği askeri desteği kınarken, silah ihracatının derhal durdurulması ve Gazze”ye acil insani erişim sağlanması çağrısında bulundu. İSRAİLLİ ŞİRKETLERE YASAK Fransız hükümeti, Paris Havacılık Fuarı”nda saldırı amaçlı silah sistemlerini kaldırmayı reddeden İsrailli firmaların ürünlerini siyah bir perde ile örterek bu tür silahların sergilenmesine izin vermedi. Fuar öncesinde bazı Fransız siyasiler, Gazze”de işlediği soykırım suçu nedeniyle İsrail menşeli firmaların fuara katılımının yasaklanmasını istemişti. YARDIM BEKLEYENLER HEDEFTE KATİL İsrail”in Gazze Şeridi”nde yürüttüğü soykırım tüm barbarlığıyla sürüyor. İsrail ordusunun yiyecek bulmak için gittiği yardım merkezlerine düzenlediği saldırılar başta olmak üzere çok sayıda noktayı hedef alması sonucu son 3 günde çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 223 Filistinli hayatını kaybetti. SİYONİST ZORBALIKLA DİJITAL MÜCADELE İsrail”in Gazze Şeridi”nde devam eden ablukası ve sivillere yönelik saldırılarına dikkat çekmek amacıyla 54 ülkeden aktivistlerin katılımıyla oluşturulan Küresel Gazze Yürüyüşü (Global March to Gaza) Mısır makamlarından izin çıkmaması nedeniyle gerçekleşmedi. İNSANLIĞA UMUT SLOGANI Eylemin temel amacının “Gazze”deki insanlık dışı ablukanın kaldırılması ve sivillere yönelik katliamların durdurulması” olduğunu vurgulayan Global March to Gaza Komitesi, yürüyüş yerine sosyal medya ve diplomasi odaklı yeni bir stratejik rota belirlediğini ifade etti. Açıklamada, bu kapsamda küresel kamuoyu baskısının artırılacağı, sahadaki tanıklıkların geniş kitlelere ulaştırılacağı ve insani kararlılıkla mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı. “Gazze”ye yönelik zulüm sürerken biz de çabalarımızı dünyanın dört bir yanındaki vicdanlara hitap ederek sürdürüyoruz” denildi. “Gazze”ye özgürlük, insanlığa umut” sloganıyla sona eren açıklamada, yürüyüşe katılan binlerce gönüllünün, bulundukları her yerden Gazze için ses vermeye devam edeceği mesajı verildi. AVRUPA”YA BASKI ÇAĞRISI SINIR Tanımayan Doktorlar, İsrail”in Gazze”de Filistinlilerin yaşaması için gerekli koşulları “sistematik olarak yok ettiğini” belirterek, Avrupa Birliği”ni (AB) saldırıların durması için Tel Aviv”e baskı yapmaya çağırdı.

Source: Sabah


İran-İsrail savaşı beşinci gününde: Tahran ve Tel Aviv arasında karşılıklı füze saldırıları sürüyor

İsrail’in 13 Haziran’da başlattığı “Yükselen Aslan” adlı operasyonun ardından İran’ın “Gerçek Vaat 3” misillemesiyle başlayan savaş, beşinci gününe girdi. Karşılıklı füze ve drone saldırıları başkentler Tahran ve Tel Aviv ile birlikte Hayfa ve Kudüs gibi önemli şehirleri hedef alıyor.İsrail’in saldırılarında aralarında İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ve Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami’nin de bulunduğu 224 kişi hayatını kaybetti, 1.277 kişi yaralandı. İran’ın başlattığı karşı saldırılarda ise 24 İsrailli yaşamını yitirdi, 592 kişi yaralandı.İki taraf da başkentlerin tahliye edilmesi için halka çağrıda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Tahranlılara “şehri terk edin” mesajı verirken, İran da benzer bir uyarıyı Tel Aviv halkına yöneltti.Gece boyunca süren saldırılarda Tahran”daki İran devlet televizyonu binası, Hayfa’daki petrol rafinerisi ve ana su şebekesi hedef alındı. İsrail, İran”ın batısındaki füze altyapılarını vurduğunu bildirdi. İran ise Tel Aviv ve Hayfa”ya yüzlerce balistik ve hipersonik füzeyle saldırı düzenlediğini açıkladı.İran”a ait F-14 uçağı vurulduHayfa’daki Bazan rafinerisinin saldırılarda ağır hasar aldığı ve tüm tesis faaliyetlerinin durdurulduğu belirtildi. İran ayrıca Tahran üzerinde İsrail”e ait bir F-35 savaş uçağını düşürdüğünü iddia ederken, İsrail de İran”a ait bir F-14 uçağını vurduğunu duyurdu.İran Devrim Muhafızları, “İsrail’e yönelik saldırılar sabaha kadar sürecek” açıklamasında bulundu. İsrail ise halkına sığınaklara yakın durma çağrısını yineledi.İsrail Başbakanı Netanyahu, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i hedef almanın savaşı sona erdireceğini öne sürdü. Netanyahu, “Hamaney’i öldürmek çatışmayı artırmaz, bitirir” dedi.Uluslararası tepkiler artıyorABD merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), İran devlet televizyonuna yönelik saldırıyı kınadı. Uluslararası tepkiler de artıyor. Türkiye dahil 21 İslam ülkesi, İsrail’in saldırılarını kınayan ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Bölgesel barış, nükleer silahsızlanma ve müzakere masasının yeniden kurulması” çağrısı yapıldı.İran ayrıca nükleer tesislerinin hedef alınmasına karşı uyarıda bulunarak, İsrail’in bu tür saldırılarla uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti.Çin”den vatandaşlarına uyarıÇin, İsrail ile İran arasındaki tırmanan çatışmanın güvenlik durumunu kötüleştirmesi sebebiyle vatandaşlarına İsrail”i terk etmeleri uyarısında bulundu.İsrail: İran füzeleri hava savunmasıyla engellendiİsrail ordusu, İran’dan yaklaşık birer saat arayla fırlatılan füzelerin ülkenin çeşitli bölgelerinde alarm sistemlerini devreye soktuğunu ve füzelerin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.Trump’tan acil güvenlik çağırdıG7 Zirvesi için bulunduğu Kanada’dan erken ayrılma kararı alan Trump, “Malum sebepler nedeniyle mümkün olan en kısa sürede Washington’a dönmek zorundayım” diyerek, Beyaz Saray’da Ulusal Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdığını duyurdu.Netanyahu’dan ayaklanma çağrısıİsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Londra merkezli Iran International kanalına yaptığı açıklamada, İran’daki rejim muhaliflerine “şimdi ayaklanma zamanı” mesajı verdi. “İran yeniden büyük olabilir” diyen Netanyahu, rejimin günlerinin sayılı olduğunu ve İsrail’in İran’ın nükleer ve füze kapasitesini ortadan kaldırmakta kararlı olduğunu belirtti.Trump: Tahran’daki herkes tahliye edilmeliABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran’ı daha önce önerdiği anlaşmayı imzalamamakla eleştirdi. Trump, “Bu çok yazık, büyük bir insanlık kaybı. İran nükleer silah sahibi olamaz. Tahran’daki herkes derhal tahliye edilmeli.” ifadelerini kullandı.İran’dan yeni füze saldırısıİran, İsrail’e yönelik yeni bir füze saldırısı başlattığını duyurdu. Devrim Muhafızları, saldırıların sabaha kadar süreceğini açıkladı. İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin füzeleri engellemeye çalıştığını bildirdi. Ülke genelinde alarm sistemleri devreye girerken, sivillerin sığınaklara yönelmesi istendi.

Source: Dünya Gazetesi


İran İsrail savaşı son durum nedir?

İran İsrail savaşı son durum açısından yalnızca iki ülkeyi değil, tüm bölgeyi etkileyen bir krize dönüştü. İsrail”in nükleer tesislere yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, İran”ın geniş çaplı misillemeleriyle karşılık buldu. Özellikle “Yükselen Aslan” ve “Gerçek Vaat 3” isimli operasyonlar savaşın gidişatını belirledi. Peki, İran İsrail savaşı son durum nedir? İSRAİL, İRAN TELEVİZYONU”NU VURDU İsrail, bugün ise Tahran”daki İran Devlet Televizyonuna saldırdı. Saldırı canlı yayınlara yansırken, binada bulunan çok sayıda kişi hayatını kaybetti. KARŞILIKLI SALDIRILAR DEVAM EDİYOR İsrail”in Tahran”a yönelik saldırılara İran, balistik füzeleri ateşleyerek ve insansız hava aracı saldırısı düzenleyerek verirken; İsrail”in başkenti Tel Aviv”de sirenler çaldı. İsrail”in başlattığı “Yükselen Aslan Operasyonu”, İran”ın nükleer kapasitesini hedef alarak savaşın fitilini ateşledi. Tahran, Natanz ve İsfahan”daki nükleer merkezler vurulurken, önemli isimlerin hayatını kaybetmesi İran tarafında büyük öfkeye yol açtı. İran hükümeti bunu “savaş ilanı” olarak değerlendirdi.İran İsrail savaşı son durum kapsamında İran, “Gerçek Vaat 3” adını verdiği operasyonla İsrail topraklarına yüzlerce füze ve drone gönderdi. Tel Aviv, Hayfa ve Petah Tikva gibi büyük şehirler hedef alınırken, İsrail”in hava savunma sistemleri saldırıların bir kısmını önlemekte zorlandı.Savaşın beşinci gününe girilirken can kaybı ve yıkım giderek artıyor. İsrail kaynakları 24 sivilin öldüğünü ve 600″den fazla kişinin yaralandığını bildirirken, İran tarafında da önemli askeri ve sivil kayıplar yaşandı. Bu gelişmeler, İran İsrail savaşı son durum verilerini daha da dramatik hale getirdi.İran İsrail savaşı son durumuna dair ABD Başkanı Trump”tan dikkat çeken açıklamalar geldi. Trump, İran”a nükleer programını durdurması için “son bir şans” verilebileceğini söyledi. Bu açıklama, olası bir diplomatik çözüm için umut ışığı doğurdu.Bölgedeki gelişmeler uluslararası güvenliği tehdit ederken enerji piyasaları da savaşın etkisinden nasibini alıyor. İran İsrail savaşı son durum analizlerine göre, petrol fiyatlarında ani yükselişler yaşanırken, yatırımcılar güvenli limanlara yöneliyor. TRUMP”TAN GECE YARISI UYARISI ABD Başkanı Donald Trump”tan dikkat çeken bir uyarı geldi. Trump, İran”ın başkenti Tahran”ın tahliye edilmesini söyledi. ABD Başkanı, “Tahran”daki herkes derhal tahliye edilmeli” ifadelerini kullandı.

Source: Beyza Nur Ergin


İran-İsrail savaşında 5. gün! Demir Kubbe arızalandı, füzeler Tel Aviv'e düştü

13 Haziran Cuma günü başlayan İran-İsrail savaşında 5. güne girildi. 2 ülkenin karşılıklı saldırıları gece boyunca devam ederken Demir Kubbe”nin arızalanması ile İran”ın dev füzeleri Tel Aviv sokaklarına düştü. İşte dakika dakika yaşananlar. İSRAİL”DE SİRENLER ÇALMAYA BAŞLADI İsrail”in İran Devlet Televizyonu ve Tahran”daki sivil yerleşimlerini bombalamasının ardından İran”dan çok sert açıklamalar ardı arkasına geldi. İran”ın tarihin en büyük saldırısını yapacağını açıklamasının ardından İsrail”de sirenler çalmaya başladı. İsrail Ordusu yaptığı son dakika açıklamasında İran”dan füzelerin ateşlendiğini duyurdu. İsrail Ordusu sosyal medya hesabından tüm İsrail”in teyakkuza geçtiğini paylaştı. TAHLİYE TALİMATI Reuters”ın haberine göre ise İsrail”in Kanal 12 ve Kanal 14 televizyonları, personellerine derhal tahliyeye hazırlanmaları talimatını verdi. “HAMANEY”E SUİKAST ÇATIŞMAYI BİTİRİR” İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail-İran arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana ilk kez çevrimiçi basın toplantısı gerçekleştirdi. Netanyahu, İsrail”in İran”ın nükleer ve füze programlarına karşı yürüttüğü operasyona dair açıklamalarda bulundu. İsrail saldırılarında şu ana kadar 10 İranlı bilim insanının öldürüldüğünü aktaran Netanyahu, “Birkaç tane daha kaldı, onlara da ulaşacağız” ifadelerini kullandı. İsrail Başbakanı, İran”ın Natanz Nükleer Tesisi”ne “son derece şiddetli bir saldırı” düzenlenerek santrifüj üretilen fabrikaların imha edildiğini söyleyerek, “Nükleer hedefleri sistematik olarak imha etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Netanyahu, İran”ın balistik füze üretim tesislerine yapılan saldırılara değinerek, “Üretim fabrikalarını birer birer vurduk ve vurmaya devam edeceğiz. Yüzlerce balistik füzeyi imha ettik” dedi. “BİRER BİRER ORTADAN KALDIRIYORUZ” İran”ın askeri kadrosuna yapılan saldırılara değinen Netanyahu, “Üç üst düzey askeri yetkili de dahil olmak üzere İran”ın güvenlik kadrosunu etkisiz hale getirdik. Onları birer birer ortadan kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. İran”ın hava kuvvetlerine ve hava savunma sistemlerine yönelik saldırılara değinen Netanyahu, “İsrail, Tahran semalarını kontrol ediyor. Tahran”a bir hava yolu açtık” dedi. İsrail”in İran”ın batısındaki ve diğer bölgelerindeki hava savunma ağını “basitçe ortadan kaldırdığını” söyleyen İsrail Başbakanı, İran”ın insansız hava aracı envanterinin yarısının ve önemli radar merkezlerinin de imha edildiğini söyledi. Netanyahu, İran”a ait karargahların, devlet televizyonunun ve “yakın zamanda duyulacak” yerlerin vurulduğunu da dile getirdi. İsrail”deki tahliyelere de değinen İsrail Başbakanı, “Halkı tahliye ediyoruz, insanlar şehirlerden ayrılıyor. Zafer yolundayız. İran da bunun farkında” dedi. Netanyahu, İran”ın İsrail”in saldırılarını sonlandırmak amacıyla diyalog girişimlerine ilişkin çıkan haberlere ilişkin ise, “Hiç şaşırmadım. Ölüm silahlarını üretmeye devam etmek istiyorlar. Öyle ya da böyle İran”ın nükleer ve balistik silah programları yok edilecek, bunu kendileri de yapabilir” dedi. “İSRAİL, İRAN”IN NİYETLERİ KONUSUNDA KANDIRILAMAYACAK” İran Dini Lideri Ali Hamaney”in önceki açıklamalarına dikkat çeken Netanyahu, “İranlılar ABD ile müzakere ederken dahi “diktatör” Dini Lider Ali Hamaney “İsrail imha edilecek” şeklinde paylaşımlar yapıyordu. İsrail, İran”ın niyetleri konusunda kandırılamayacak” dedi. Saldırıların “sonuçların önemli olacağını” belirten Netanyahu, İsrail”in 3 başlık üzerinde ısrarcı olduğunu belirterek, İran”ın nükleer programı, balistik füze üretimi ve “terör ekseni” ortadan kaldırılana kadar ne gerekiyorsa yapılacağını ve ABD ile koordinasyon halinde olunduğunu aktardı. “Bu sonuçlara göre İran rejimi düşebilir” ifadelerini kullanan Netanyahu, “İran zayıfladı ve İsrail Orta Doğu”nun çehresini değiştirebilir” dedi. İsrail Başbakanı, “İran”da büyük değişiklikler olabilir. Kimse Sovyetler Birliği”nin yıkılacağını da öngörememişti. Esad rejiminin düşüşünü de günler öncesinden çok az kişi öngörmüştü. İsrail”in tarihi operasyonundaki sonucu tahmin edemem ama İran rejiminin düşmesi kesinlikle sonuçlardan biri olabilir” dedi.Netanyahu, İsrail”in saldırıları sonucunda İran”ın nükleer programının ne kadar zarar verildiği sorusuna, “Biliyorsunuz, sizi ölümle tehdit eden bir kanseriniz varsa onu kesip atarsınız. Farklı tedaviler de deneyebilirsiniz ama bir gün tekrar kendini gösterebilir. Ama ben onları büyük ölçüde geriye götürdüğümüzü düşünüyorum. Durmayacağız. Gerçekten bir kanal tedavisi yürütüyoruz” yanıtını verdi. Netanyahu, “ABD bize yardım ediyor” ifadelerini kullanarak, ABD Başkanı Donald Trump ile neredeyse her gün konuştuklarını söyledi. Netanyahu, “Trump Amerika için iyi olan kararı verecektir. Herhangi bir yardımı kabul ederiz” dedi.İsrail”in İran”ın nükleer programını Fordo tesisine saldırmadan ve ABD”nin yardımı olmadan etkisiz hale getirip getiremeyeceği sorusuna Netanyahu, “Varoluşsal bir tehlike olan İran nükleer programını ortadan kaldırmakta kararlıyız. Bunu şu an başarıyoruz ve vazgeçmeyeceğiz” cevabını verdi. Gazze”deki duruma da değinen Netanyahu, “Gazze”deki esirlerimizden de vazgeçmeyeceğiz. Hepsini geri getireceğiz. İran liderliğindeki bu eksenle mücadele de bu hedefimizi destekliyor” dedi. Netanyahu, İran Dini Lideri Ali Hameney”in öldürülmesi planlarına ilişkin sorulara ise, “Savaş planlarımızın detaylarına girmeyeceğim. Ne yapılması gerekiyorsa yapacağız. Zafer yolundayız” yanıtını verdi. TRUMP G-7″DEN ERKEN AYRILDI İsrail”in İran”ı hedef alan saldırıları Orta Doğu”da tansiyonu yükseltirken, Beyaz Saray”dan ABD Başkanı Donald Trump”ın programı ile ilgili yeni bir açıklama geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Trump”ın Kanada”daki G7 Zirvesi”nden erken ayrıldığını duyurarak, “Başkan Trump, G7 Zirvesi”nde harika bir gün geçirdi ve hatta Birleşik Krallık ve Başbakan Keir Starmer ile önemli bir ticaret anlaşması imzaladı. Ancak, Başkan Trump Orta Doğu”da yaşanan gelişmeler nedeniyle devlet başkanlarının akşam yemeğinin ardından bu gece zirveden ayrıldı” açıklamasında bulundu. “İSRAİL”E AİT F 35 SAVAŞ UÇAĞI DÜŞÜRÜLDÜ” İran, Tebriz”de İsrail”e ait savaş uçağı düşürüldüğünü duyurdu. İran medyasında yer alan haberde “İran duyurdu: İran Silahlı Kuvvetleri hava savunma sistemi, Tebriz kenti üzerinde ABD yapımı bir F-35 hayalet savaş uçağını düşürdü. Bu, İran savunmasının düşürdüğü dördüncü uçak oldu” ifadeleri kullanıldı. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İran”ın saldırılarının başlamasından bu yana İsrail”de 2 bin 775 kişinin evlerinden tahliye edildiğini ve 24 bina için yıkım kararı verildiğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, ABD”nin İsrail”e güçlü destek verdiğini belirterek, “İran bu savaşı kazanamıyor, çok geç olmadan masaya oturmalılar” dedi. SURİYE HAVA SAHASI KAPANDI Suriye Sivil Havacılık Otoritesi tarafından yapılan açıklamada, ülke hava sahasının yarın sabah saat 05.00″e kadar geçici olarak kapatıldığı duyuruldu. TRUMP”TAN ANLAŞMA AÇIKLAMASI Reuters”in geçtiği habere göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran”ın anlaşma yapmak istediğini açıkladı. Öte yandan Trump, İran”da nükleer silah görmek istemediklerini ifade ederek “İran nükleer anlaşmayı imzalamamakla aptallık ediyor” dedi. İsrail Ordusu İran füzelerinin ateşlendiğini ve İsraillilerin sığınaklara gittiğini açıkladı. DEMİR KUBBE ARIZALANDI İran Füzelerinin İsrail”e yaklaştığı anlarda İsrail”in Demir Kubbe sisteminin arızalandığı ve İran füzelerini engellemek için kalkan füzelerin Tel Aviv”e düştüğü görüntüler ortaya çıktı. TRUMP: TAHRAN”I TAHLİYE EDİN İsrail ile İran arasındaki gerilime ilişkin Truth Social hesabından yeni bir açıklama yapan Trump, şunları kaydetti: “İran, onlara imzalamalarını söylediğim anlaşmayı imzalamalıydı. Çok yazık, büyük bir insanlık kaybı. İran nükleer silah sahibi olamaz. Bunu defalarca söyledim. Tahran”daki herkes derhal tahliye edilmeli.””İran”ın bunu imzalamaması aptalca; anlaşmayı imzalamalıydılar” diye konuşan Trump, İsrail”in “çok iyi durumda” olduğunu söyledi. İSRAİL”DE 24 BİNA HASAR ALDI İran”ın misilleme hava saldırılarında, İsrail”de 24 binanın ağır hasar aldığı ve 2 bin 775 vatandaşın da tahliye edildiği belirtildi. Haaretz gazetesi, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich”in konuya ilişkin açıklamalarına yer verdi. Smotrich, emlak vergisi ekiplerinin, İran saldırıları nedeniyle oluşan doğrudan zararlar için yaklaşık 14 bin bildirim aldığını ifade etti. Maliye Bakanı Smotrich, İran”ın İsrail”le yönelik misilleme saldırılarında, 24 binanın ciddi hasar gördüğünü ve yıkılacağını, 2 bin 775 vatandaşın da tahliye edildiğini kaydetti.

Source: Erdem Aksoy


CANLI | İsrail-İran savaşı 5. gününde! ABD uçakları İran”a saldırdı mı? Beyaz Saray”dan açıklama geldi

17.06.2025 08:13

TELEVİZYON BİNASINA SALDIRIDA ÖLÜ SAYISI YÜKSELDİ

İsrail”in Tahran”daki İran devlet televizyonu binasına düzenlediği saldırıda ölü sayısı 3″e yükseldi.

17.06.2025 08:12

İRAN”DA KRİTİK TESİSLER VURULDU

İsrail Savunma Kuvvetleri, Batı İran”da onlarca füze ve insansız hava aracı depolama ve fırlatma tesisinin imha edildiğini duyurdu.

17.06.2025 07:55

ABD İSRAİL BÜYÜKELÇİLİĞİ: SIĞINAKLARDA KALIN

ABD”nin İsrail Büyükelçiliği, İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim nedeniyle tüm büyükelçilik çalışanlarına ve ailelerine “ikinci bir duyuruya kadar sığındıkları güvenli yerlerde kalmaya devam etmeleri” talimatını verdi.

17.06.2025 07:36

“NETANYAHU, TRUMP”I SAVAŞA SOKMAK İSTİYOR”

ABD”li medya kuruluşu Axios”un haberine göre İsrail Başbakanı Netanyahu, Trump”a baskı yaparak savaşa katılmasını ve İran”ın Fordow tesisini bombalamasını sağlamaya çalışıyor.

17.06.2025 07:18

SINIRLI SAYIDA FÜZE FIRLATILDI

Kısa bir süre önce İsrail Savunma Kuvvetleri, İran”dan İsrail”e doğru fırlatılan füzeleri tespit etti. İsrail Radyosu”nun aktardığına göre İran”dan kuzey İsrail”e doğru sınırlı sayıda füze fırlatıldı.

17.06.2025 07:05

BEYAZ SARAY, İSRAİL MEDYASINI YALANLADI

Beyaz Saray, İsrail medyasının İran”a yönelik saldırılara ABD uçaklarının katıldığı yönündeki haberlerini yalanladı.

17.06.2025 03:45

TAHRAN”A 30 KM UZAKTA ŞİDDETLİ PATLAMA

Tahran”ın 30 kilometre güneydoğusunda bulunan Parchin”de de ağır bir saldırı meydana geldiği bildirildi.

17.06.2025 03:49

TEL AVİV”DE PATLAMA SESLERİ

İran”ın saldırılarının ardından Tel Aviv”de patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.

17.06.2025 03:30

İSRAİL”E SALDIRI BAŞLADI

İsrail ordusu, kısa bir süre önce İran”dan fırlatılan füzeleri tespit ettiklerini açıkladı. İran füze fırlatmasının tespit edilmesinin ardından işgal altındaki Filistin”in merkezinde sirenler çalmaya başladı. İsrail ordusu, İran”ın saldırıda seyir füzeleri kullandığını duyurdu.

17.06.2025 03:21

ABD, İRAN”A SALDIRACAK MI?

Al Jazeera”nın aktardığına göre bir ABD yetkilisi, “Orta Doğu”daki güçlerimiz savunma pozisyonunu sürdürüyor ve şu anda İran”a karşı herhangi bir saldırı düzenlemiyoruz.” dedi.

17.06.2025 03:17

“İRAN YANLIŞ ADAMLA OYUN OYNUYOR”

ABD Senatörü Lindsey Graham, Başkan Trump”a atıfta bulunarak “İran, aynı eski oyunu yanlış adamla oynadı” dedi.

17.06.2025 02:52

TRUMP”TAN “ACİL DURUM ODASINI HAZIRLAYIN” EMRİ

G7 zirvesinden erken ayrılan ABD Başkanı Trump, ülkeye döndüğünde Ulusal Güvenlik Konseyi”nin hazır olmasını istedi.

17.06.2025 02:48

İSRAİL: İRAN”IN SALDIRISINI ENGELLEDİK

İsrail, Golan Tepeleri”nin güneyindeki Ramat Magshiim ve Haspin”de saat 02.24″te aktifleşen alarmların ardından Hava Kuvvetleri”nin İsrail topraklarına doğru fırlatılan çok sayıda insansız hava aracını engellediğini açıkladı.

17.06.2025 02:40

“TÜM İSRAİL”İ DERHAL BOŞALTIN”

İran Devrim Muhafızları tüm İsrail şehirlerinin boşaltılması için duyuru yaparken, gece boyunca bombalayacağını açıkladı.

17.06.2025 02:33

TRUMP, G7″DEN ERKEN AYRILIYOR

ABD medyası, Başkan Donald Trump”ın G7 zirvesinden erken ayrılarak bu gece Washington”a döneceğini bildirdi.

17.06.2025 02:24

İSRAİL YENİ SALDIRI DALGASI BAŞLATTI

İsrail Hava Kuvvetleri, İran”a yeni bir saldırı dalgası başlattı. İran”ın Ahvaz kentinde patlama sesleri duyulurken, savaş uçakları İran”ın Şiraz ve Meşhed kentlerini vurdu.

17.06.2025 02:07

İSRAİL YİNE NÜKLEER TESİSE SALDIRDI

İsrail”in Natanz Nükleer Zenginleştirme Tesisi’ne saldırdığı bildirildi. İran medyasına göre, Natanz tesislerine yakın hava savunma sistemleri İsrail”i engellemeye çalıştı.

17.06.2025 02:05

İSRAİL, TAHRAN”I VURDU

İran medyası, Tahran”da hava savunma sistemlerinin İsrail güçlerini engellediğini açıkladı. Doğu Tahran”da birkaç patlama duyuldu. Hava savunması devreye girdi.

17.06.2025 01:37

TRUMP: TAHRAN DERHAL BOŞALTILMALI

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda uyarıda bulunarak “Herkesin derhal Tahran”ı boşaltması” çağrısında bulundu.

Source: Mahmut Ekinci


İran”dan misilleme saldırıları! İsrail”de son bilanço belli oldu

Haaretz gazetesi, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich”in konuya ilişkin açıklamalarına yer verdi.Smotrich, emlak vergisi ekiplerinin, İran saldırıları nedeniyle oluşan doğrudan zararlar için yaklaşık 14 bin bildirim aldığını ifade etti.Maliye Bakanı Smotrich, İran”ın İsrail”le yönelik misilleme saldırılarında, 24 binanın ciddi hasar gördüğünü ve yıkılacağını, 2 bin 775 vatandaşın da tahliye edildiğini kaydetti.- İSRAİL”İN İRAN”A ŞİDDETLİ SALDIRILARIYLA BAŞLAYAN ÇATIŞMAİsrail, 13 Haziran”da İran”ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi.İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda hayatını kaybederken, toplam sivil can kaybı da 224 olarak açıklandı.İran ordusunun İsrail”e balistik füzelerle yaptığı misillemede ise 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source: Www.star.com.tr


ABD”nin, bu hafta İran”la nükleer anlaşma ve ateşkes konusunda görüşme önerdiği iddiası

Axios”a konuşan konu hakkında bilgi sahibi 4 yetkili, iki ülke arasında planlanan olası temasın temel hedefinin, nükleer anlaşma ve İran ile İsrail arasındaki çatışmaların sonlandırılmasını ele almak olduğunu ileri sürdü.

İsmi açıklanmayan bir ABD”li yetkili, “Bu hafta İranlılarla bir görüşme yapılması değerlendiriliyor.” ifadesini kullanarak, Witkoff ile Erakçi arasında yapılacak görüşme ihtimalini Axios”a doğruladı.

Trump yönetiminin, görüşme önerisini dün İran tarafıyla paylaştığı ileri sürülen haberde, Trump”ın, İran”ın Fordow uranyum zenginleştirme tesisini yok etmek için gereken sığınak delici bombaları Tahran”ı bir anlaşmaya zorlamak için önemli baskı unsuru olarak gördüğü de belirtildi.

İsrail”in İran”a şiddetli saldırılarıyla başlayan çatışma

İsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi.

İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı da 224 olarak açıklandı.

İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.

Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


İran neden gece saldırıyor? İsrail basını: Tesadüf değil

İsrail gazetesi The Jerusalem Post, İran”ın füze saldırılarında gece saatlerini seçmesinin tesadüf olmadığını öne sürdü.Habere göre, Tahran”ın gece karanlığında düzenlediği saldırılar, gizlilik, şaşırtma ve korku gibi unsurları barındıran bir askeri doktrini yansıtıyor.Ancak amaç yalnızca psikolojik savaşta üstünlüğü ele geçirmekten ibaret değil. İran”ın saldırılar için geceyi beklemesi, aynı zamanda bazı teknik zorunluluklardan da kaynaklı.Zira füzeler uçakların aksine itici güç olarak atmosferdeki oksijene bağımlı değil. Bunun nedeni ise balistik füzelerin, oksijenin bulunmadığı veya son derece seyrek olduğu yüksek irtifalarda seyretmesi.Bu yüzden her füzenin, içerisinde yakıtın yanı sıra oksitleyici maddeler de taşıması gerekli.The Jerusalem Post”un haberine göre, İran”ın uzun menzilli füzeleri genellikle sıvı yakıtla çalışıyor.FIRLATMAYA HAZIR HALE GELMESİ ZAMAN ALIYORBu tür füzelerin fırlatmaya hazır hale gelmesi zaman alan bir süreç.Yakıt ve oksitleyici maddenin son derece dikkatli bir şekilde füzenin içerisine yerleştirilmesi gerekiyor.Bu durum yakıt ikmal aşamasında İran ordusunu,, İsrail”in uyduları ve keşif uçakları karşısında savunmasız hale getiriyor.İran,, tespit edilme ve saldırı tehlikesini azaltmak için yakıt ikmal operasyonlarını çoğunlukla gece vakti yapıyor.Bu nedenle saldırılarda da görüşün düşük olduğu ve havadan tespit ihtimalinin önemli ölçüde azaldığı gece saatleri tercih ediliyor.

Source: Mehmet Küçükkahveci


Füzeler gece havalanıyordu, sebebi belli oldu! İran”ın İsrail”e saldırdığı vakit tesadüf değil

İran ile İsrail arasında dört gündür devam eden gerilimde balistik füzelerle gerçekleştirilen saldırılar bölgeyi sarsarken, Tahran’ın yönetiminin tercihleri şaşırttı. İsrail gazetesi The Jerusalem Post, İran”ın füze saldırılarında gece saatlerini seçmesinin tesadüf olmadığını iddia etti. GİZLİLİK, ŞAŞIRTMA VE KORKU… Habere göre, Tahran”ın gece karanlığında düzenlediği saldırılar, gizlilik, şaşırtma ve korku gibi unsurları barındıran bir askeri doktrini yansıtıyor. PSİKOLOJİK SAVAŞTA ÜSTÜNLÜĞÜ ELE GEÇİRME Ancak amaç yalnızca psikolojik savaşta üstünlüğü ele geçirmekten ibaret değil. İran”ın saldırılar için geceyi beklemesi, aynı zamanda bazı teknik zorunluluklardan da kaynaklı. Zira füzeler uçakların aksine itici güç olarak atmosferdeki oksijene bağımlı değil. Bunun nedeni ise balistik füzelerin, oksijenin bulunmadığı veya son derece seyrek olduğu yüksek irtifalarda seyretmesi. SIVI YAKITLA ÇALIŞIYOR Bu yüzden her füzenin, içerisinde yakıtın yanı sıra oksitleyici maddeler de taşıması gerekli. The Jerusalem Post”un haberine göre, İran”ın uzun menzilli füzeleri genellikle sıvı yakıtla çalışıyor. FIRLATMAYA HAZIR HALE GELMESİ ZAMAN ALIYOR Bu tür füzelerin fırlatmaya hazır hale gelmesi zaman alan bir süreç. Yakıt ve oksitleyici maddenin son derece dikkatli bir şekilde füzenin içerisine yerleştirilmesi gerekiyor. Bu durum yakıt ikmal aşamasında İran ordusunu, İsrail”in uyduları ve keşif uçakları karşısında savunmasız hale getiriyor. İran, tespit edilme ve saldırı tehlikesini azaltmak için yakıt ikmal operasyonlarını çoğunlukla gece vakti yapıyor. Bu nedenle saldırılarda da görüşün düşük olduğu ve havadan tespit ihtimalinin önemli ölçüde azaldığı gece saatleri tercih ediliyor.

Source: Sevda Altunbaş


Türk F-16″ları İsrail uçaklarını uyardı

İsrail-İran savaşında son dakika haberleri endişeyle takip edilirken; bölgesel bir savaş riski endişeleri daha da artırıyor. Türkiye, gerilimin düşürülmesi için elinden geleni yaparken; her olasılığa karşı güvenlik alarmı da en üst seviyeye çıkarılmış durumda.
TÜRK F-16″LARI PEŞ PEŞE HAVALANDI
Türkiye, Orta Doğu”daki gelişmeleri yakından takip ederken; İsrail”in İran”ı vurduğu gece Türkiye sınırında hareketli anlar yaşandığı ortaya çıktı.

İSRAİL UÇAKLARI UYARILDI
Hüttiyet”tten Hande Fırat”ın haberine göre, bazı İsrail uçaklarının Türkiye”nin hava sahasını ihlal etmesi üzerine F-16″lar peş peşe havalandı.
TÜM BİRİMLER TEYAKKUZ HALİNDE
İsrail uçakları uyarının ardından Türkiye”nin hava sahasından çıkarken; tüm birlikler olası bir durum için teyakkuz haline geçirildi.

HAZIR BEKLİYORLAR
Erken ihbar uçakları sürekli havada bulunurken; olası hava sahası ihlali için F-16’lar hazır bekliyor. İhlal olması durumunda anında havalanıyorlar.

EDOĞAN: “BİZE EFELENMEYİ BİLE GÖZE ALAMAYACAKLAR”
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamayla savunma sanayisini işaret etmişti. Erdoğan, orta ve uzun menzilli füze stoklarını son gelişmeler ışığında caydırıcılık düzeyine getirecek üretim planlamalarını yaptıklarını açıkladı.

“Çok uzun olmayan bir süreçte, hiç ama hiç kimsenin, bize efelenmeyi dahi göze alamayacağı bir savunma kapasitesine erişmiş olacağız” ifadelerini kullanan Erdoğan, envanterlerine giren ürünleri caydırıcılıklarını destekleyecek şekilde ve miktarda imal etme safhasına gelindiğini öne sürdü.
BAHÇELİ: “NİHAİ HEDEF TÜRKİYE”
Öte yandan İsrail”in saldırıları sonrası MHP lideri Devlet Bahçeli “Nihai hedef Türkiye” açıklamasıyla dikkat çekmişti.

Source: Devrim Karadağ


Trump”tan sürpriz öneri! Gözler İran”a çevrildi! Sığınak delici bombalarla mesaj

Axios”a konuşan konu hakkında bilgi sahibi 4 yetkili, iki ülke arasında planlanan olası temasın temel hedefinin, nükleer anlaşma ve İran ile İsrail arasındaki çatışmaların sonlandırılmasını ele almak olduğunu ileri sürdü.İsmi açıklanmayan bir ABD”li yetkili, “Bu hafta İranlılarla bir görüşme yapılması değerlendiriliyor.” ifadesini kullanarak, Witkoff ile Erakçi arasında yapılacak görüşme ihtimalini Axios”a doğruladı.İran neden gece saldırıyor? İsrail basını: Tesadüf değilTrump yönetiminin, görüşme önerisini dün İran tarafıyla paylaştığı ileri sürülen haberde, Trump”ın, İran”ın Fordow uranyum zenginleştirme tesisini yok etmek için gereken sığınak delici bombaları Tahran”ı bir anlaşmaya zorlamak için önemli baskı unsuru olarak gördüğü de belirtildi.İSRAİL-İRAN SAVAŞIİsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi.İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı da 224 olarak açıklandı.İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source: Mehmet Küçükkahveci


İsrail”de panik yaratan mesaj: Cep telefonlarına aynı anda gitti

İsrail”de telefonlara gönderilen “terör saldırısı” uyarılarının sahte mesajlar olduğu duyuruldu.

İsrail devlet televizyonu KAN”ın haberine göre, İsrail Ulusal Siber Direktörlüğü, vatandaşların telefonlarına terör saldırıları olabileceği uyarısıyla sığınaklardan çıkmaları uyarısında bulunan mesajların sahte olduğunu açıkladı.

İsrail İç Cephe Komutanlığının gönderdiği uyarı mesajlarını taklit ettiği belirtilen sahte acil uyarı mesajında, “Sığınaklarda terör saldırısı olasılığı var. İkinci bir duyuruya kadar sığınaklarda kalmaktan kaçının.” ifadelerine yer aldı.

Öte yandan, İsraillilerin telefonlarına gönderilen gece saat 12’den itibaren benzinliklerde 24 saat boyunca yakıt satışı olmayacağı yönündeki mesajların da panik yaratmayı amaçladığı belirtildi.

İSRAİL VE İRAN ARASINDAKİ ÇATIŞMA

İsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef olan geniş çaplı saldırılar düzenledi.

İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı 224 olarak açıklandı.

İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.

Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source:


Altın ve petrol yükselişte

İsrail in, 13 Haziran da İran ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenleyerek başlattığı çatışmalar 5. gününde devam ediyor. İki taraf da birbirine hava saldırılarında bulunurken, İsrail Tahran ın, İran da Tel Aviv in boşaltılmasını istedi. İsrail ile İran arasındaki gerilimi izleyen yatırımcılar güvenli limanlara yöneliyor. Altının Onsu yüzde 0,29’a kadar artarak 3 bin 394 dolar seviyesini aştı. Nisan ayında kırılan rekorun yaklaşık 100 dolar altında işlem gören altın, üst üste altıncı aylık yükselişine doğru ilerliyor; bu, son 20 yılın en uzun yükseliş serisi olabilir. Gram altın 4 bin 294 TL , çeyrek altın 7 bin 21 TL Cumhuriyet altını ise 28 bin TL den alıcı buluyor. PETROL DE ARZ ENDİŞESİ SÜRÜYOR İsrail ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi Orta Doğu daki arz güvenliği endişelerini artırırken, petrol fiyatları haftanın ikinci işlem gününde de yükseliş eğilimini koruyor. Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda yüzde 0,51 yükselişle 73,60 dolardan işlem görüyor. Petrol fiyatlarındaki bu yükselişin akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansıması bekleniyor. BİTCOİN ORTA DOĞU GERİLİMİNE RAĞMEN YÜKSELİŞTE Son günlerde rekor seviyesi olan 111.970 dolara yaklaşan en büyük kripto para birimi Bitcoin, Orta Doğu daki gerilim nedeniyle cuma günü yaklaşık yüzde 1 değer kaybetmişti. Dün yüzde 3,1 artışla 106.700 dolara yükselen Bitcoin’in fiyatı TradingView verilerine göre, bu sabah da artışını sürdürerek 107.346 dolardan işlem görüyor.

Source: Habertürk


Altında sular duruldu

İran ve İsrail gerilimi sürüyor. Akşam saatlerinde iki ülke de füze saldırısı başlattı, Tahran ve Tel Aviv”de karşılıklı sirenler çaldı. İsrail Ordusu, İran savaş uçağını imha ettiklerini açıkladı, İran basını ise İsrail uçağı düşürüldüğünü duyurdu. İsrail”in Demir Kubbe hava savunma sistemi arızalandı, İran füzeleri Tel Aviv”e düştü. Karşılıklı füze saldırıları sürerken piyasalarda daha sakin bir hava hakim oldu.

Yaşanan gelişmelerin etkisiyle, dünü 3 bin 542 dolar ile 3 bin 382 dolar aralığında geçiren ons altın günü 3 bin 385 dolarda tamamladı. Yeni günde ise sabah seansında 07.45″te 3 bin 393 dolarda bulunuyor.

GRAM ALTINDA SON DURUM

Dolar/TL kurundaki kısmi yükseliş ve ons altındaki yatay seyrin etkisiyle, gram altında dalgalı bir seyir yaşanıyor. Dünü 4 bin 274 lira ile 4 bin 378 lira aralığında geçiren gram altın, günü 4 bin 274 liradan tamamladı. Yeni günde ise sabah seansında aynı saat diliminde 4 bin 298 lirada bulunuyor.

KAPALIÇARŞI ALTIN FİYATLARI

Kapalıçarşı altın fiyatları ile resmi altın fiyatları arasındaki fark devam ediyor. Resmi rakamlarda 4 bin 298 lira olan gram altın, Kapalıçarşı”da 4 bin 367 lirada bulunuyor. Aradaki fark 69 lira civarında. İşte gram altın fiyatları…

Source: Derleyen: Büşra Kapan


İsrail-İran çatışmalarının beşinci günü

İsrail in İran a yönelik 13 Haziran gecesi başlattığı saldırılara İran in misilleme yapmasıyla başlayan çatışmalar beşinci gününe girdi. Tel Aviv-Tahran hattındaki karşılıklı saldırıda gece boyu da sürdü. İsrail dün akşam saatlerinde İran Devlet Televizyonu binasını vurdu, İran Dışişleri Bakanı bu saldırının korkaklık ve çaresizlik olduğunu söyledi. İsrail in saldırısının ardından İran, İsrail topraklarına tarihin en büyük ve en yoğun füze saldırısına hazırlanıyor. ifadeleri kullanıldı. habericionecikanlar#100#left# İsrail-İran hattında yaşanan son gelişmeler… İran, gece saatlerinde, Tel Aviv ve Hayfa yı hedef alan kombine insansız hava aracı ve füze operasyonları başlattı ve saldırıların sabaha kadar süreceğini söyledi. İran ın saldırılarının ardından İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin saldırıları önlemeye çalıştığı bildirdi. İsrail in birçok noktasında alarmlar çalmaya başladı. resim#1266860# İsrail in kuzeyinde yer alan Hayfa kentindeki petrol rafinerisi, İran’ın misilleme füze saldırısında hasar görmesi nedeniyle faaliyetlerini durdurdu. Hayfa kentindeki petrol rafinerisi sahibi Bazan şirketinden yapılan açıklamada, İran ın iki gün önceki saldırısı nedeniyle tesislerde ciddi hasar meydana geldiği belirtildi. Açıklamada, hasar nedeniyle rafineri ve bağlı şirketlerin tüm tesislerinin faaliyetlerinin durdurulduğu bildirildi. ÇİN VE RUSYA DAN İSRAİL İ TERK EDİN UYARISI Çin ve Rusya, İsrail ile İran arasındaki tırmanan çatışmanın güvenlik durumunu kötüleştirmesi sebebiyle vatandaşlarına İsrail i terk etmeleri uyarısında bulundu. Çin in Tel Aviv Büyükelçiliği, kurumsal WeChat hesabından ülkedeki vatandaşları için güvenlik uyarısı yayınladı. Uyarıda, Şu anda İsrail-İran çatışması tırmanmaya devam ediyor. Sivil tesisler zarar görürken sivil can kayıpları artıyor, güvenlik durumu daha kötü hale geliyor. ifadesine yer verildi. Büyükelçilik, vatandaşlara, İsrail hava sahası kapalı olduğu için, Ürdün sınırındaki gümrük kapılarından kara yoluyla çıkış yapmalarını tavsiye etti. RUSYA Rusya nın İsrail Büyükelçi Anatoly Viktorov, İsrail’de bulunan tüm Rusya vatandaşları, durum normalleşene kadar ülkeden ayrılmalı ifadelerini kullandı. Viktorov, vatandaşlara vizesiz girebildikleri Mısır üzerinden çıkış yaparak oradan Rusya’ya uçuş bulmalarını tavsiye etti. ALMANYA Almanya, vatandaşlarını İsrail’den Ürdün’ün başkenti Amman üzerinden tahliye etmeye başlayacağını duyurdu. Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, tahliyeler için çarşamba günü için bir charter uçuş planlandığını açıkladı. ABD ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD vatandaşlarını İsrail, Batı Şeria ve Gazze’ye seyahat etmemeleri konusunda uyardı. ABD vatandaşlarına İsrail’in kuzeyinde Lübnan ve Suriye sınırlarına 4 kilometre mesafe içindeki alanlardan uzak durmaları da tavsiye edilirken, vatandaşlardan tetikte kalmaları ve güvenlik farkındalıklarını artıracak adımlar atmaları istendi. İSRAİL: OPERASYONUMUZ BİTMEDİ İsrail Dışişleri Bakanı Gideon, AB yetkilisi Kaja Kallas a İsrail in İran daki operasyonunu bitirmediğini, tamamlamak için hareket halinde olduğunu söyledi. İsrail ordusu, İran ın batısında bulunan karadan karaya füze altyapısını vurduğunu duyurdu. İSRAİL DE 24 BİNA AĞIR HASAR ALDI İran ın misilleme hava saldırılarında, İsrail de 24 binanın ağır hasar aldığı ve 2 bin 775 vatandaşın da tahliye edildiği belirtildi. Haaretz gazetesi, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich in konuya ilişkin açıklamalarına yer verdi. Smotrich, emlak vergisi ekiplerinin, İran saldırıları nedeniyle oluşan doğrudan zararlar için yaklaşık 14 bin bildirim aldığını ifade etti. Maliye Bakanı Smotrich, İran ın İsrail le yönelik misilleme saldırılarında, 24 binanın ciddi hasar gördüğünü ve yıkılacağını, 2 bin 775 vatandaşın da tahliye edildiğini kaydetti.

Source: Habertürk


ABD Başkanı Donald Trump: Herkes Tahran’ı derhal terk etmeli

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleerle ilgili anlaşmayı imzalamamasına tepki göstererek “Herkes Tahran’ı derhal terk etmeli” dedi.

Trump, Truth Social hesabından şöyle dedi:

“İran, onlara imzalamalarını söylediğim anlaşmayı imzalamalıydı. Çok yazık, büyük bir insanlık kaybı. İran nükleer silah sahibi olamaz. Bunu defalarca söyledim. Herkes Tahran’ı derhal terk etmeli.”

Bu paylaşım, Beyaz Saray’ın resmi hesabından da yayınlandı.

Kanada’da G7 Liderler Zirvesi’nde konuşan Trump son açıklamasında “İran’da nükleer silah görmek istemiyorum ve bunun gerçekleşmesi için gerekli adımları atıyoruz” demişti.

Source: aktifhabercom


İran'ın gizli silahı! Hamaney tehdidi sonrası sahaya sürmeye hazırlanıyorlar

İsrail”in 13 Haziran”da İran”ın nükleer tesislerine ve füze üslerine düzenlediği saldırılarla tırmanan gerilim, İran”ın balistik ve hipersonik füzelerle karşılık vermesiyle iki ülke arasındaki karşılıklı saldırılar 5. günü geride bıraktı. İran, füzelerle İsrail”in Tel Aviv, Hayfa, Kiryat Gat ve Petah Tikva kentlerine saldırdı. İsrail de Tahran, Tebriz, Kirmanşah, İsfahan gibi İran”daki büyük şehirleri vurdu. BİLANÇO AĞIRLAŞIYOR İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı da 224 olarak açıklandı. İran ordusunun İsrail”e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı. Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı. DEMİR KUBBE DELİNDİ İsrailli askeri yetkililer, İran”dan gelen yoğun saldırılar karşısında Demir Kubbe hava savunma sisteminin tam anlamıyla kusursuz olmadığını itiraf etti. New York Times”ın haberine göre, yapılan bazı analizler İran”ın yaklaşık 2 bin balistik füzeye sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bu sayı, çatışmaların uzaması durumunda Tahran”ın İsrail”e yönelik misillemelerini sürdürebileceğine işaret ediyor.Uzmanlar, Demir Kubbe”nin gelişmiş teknolojisine rağmen yüksek maliyetli savunma füzeleri nedeniyle cephane sıkıntısı yaşayabileceği uyarısında bulundu. Askeri analistler, sistemin şu ana kadar İran füzelerinin yaklaşık %60″ını engelleyebildiğini ancak saldırı yoğunluğu artarsa mühimmatın yetersiz kalabileceğini vurguladı. GELİŞMİŞ FÜZELER HENÜZ KULLANILMADI İran, çatışmalarda çoğunlukla balistik füzeler kullanırken, az sayıda hipersonik füzeyi de devreye soktuğunu açıkladı. Saatte 6.125 kilometre ve üzeri hızlara ulaşabilen bu füzelerin, hedefi vurdukları anda çevreye güçlü bir şok dalgası yaydığı bildirildi. Askeri uzmanlar, İran”ın henüz gelişmiş füze sistemlerini sınırlı ölçüde kullandığına dikkat çekti. Eski teknolojiye sahip füzelerin öncelikli olarak İsrail”in savunma sistemini yıpratma amacı taşıdığı ifade edildi. İRAN EN GÜÇLÜ SİLAHINI HENÜZ SAHYA SÜRMEDİ İran”ın en stratejik silahlarından biri olan ve henüz devreye alınmayan Hürremşehr (diğer adıyla Hayber) balistik füzesi dikkat çekiyor. 13 metre uzunluğa sahip bu gelişmiş füze, 2 bin kilometrelik menziliyle İran anakarasından Romanya”ya kadar olan mesafeyi vurma kapasitesine sahip. Uzmanlara göre bu füze, devreye girerse bölgesel dengeleri ciddi şekilde sarsabilir. SAHAYA SÜRÜLÜYOR İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu”nun İran”ın dini lideri Ali Hamaney”i hedef alabileceklerini ima etmesinin ardından İran”ın Hürremşehr”i devreye sokabileceği iddia ediliyor.

Source: Abdullah Karlıdağ


ABD ile İran arasında kritik görüşme iddiası! Gündemde nükleer anlaşma ve ateşkes var

ABD”nin, Başkan Donald Trump”ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Erakçi arasında bu hafta bir görüşme gerçekleştirme olasılığını Tahran yönetimiyle değerlendirdiği öne sürüldü.Axios’a konuşan ve konuyla ilgili bilgi sahibi dört yetkiliye göre, planlanan olası temasın temel amacı nükleer anlaşmanın geleceği ve İran ile İsrail arasındaki mevcut çatışmaların durdurulması olacak.Henüz resmi bir açıklama yokİsmini vermek istemeyen bir ABD”li yetkili, “Bu hafta İranlılarla bir görüşme yapılması değerlendiriliyor” açıklamasında bulundu. Witkoff ile Erakçi arasında geçmesi muhtemel bu temasın içeriği henüz resmiyet kazanmadı.Haberde ayrıca, Trump yönetiminin görüşme teklifini dün İran tarafına ilettiği, Trump’ın ise İran’ın Fordow uranyum zenginleştirme tesisine yönelik sığınak delici bombaları, Tahran üzerinde baskı kurmak için bir koz olarak gördüğü iddia edildi.

Source: Dünya Gazetesi


Vekil Savaşlardan Devlet Merkezlerine Geçiş: Dış Politika Notları (1)

2025 Haziran’ı, Ortadoğu jeopolitiği için bir milattır. İsrail’in İran topraklarını doğrudan hedef aldığı hava saldırısı, bölgedeki güç mücadelesinde yepyeni bir evreyi başlatmıştır: Merkezin vurulması.

Artık savaşlar sınır kasabalarında, lojistik hatlarda veya vekil milislerin gölgesinde değil; doğrudan devlet merkezlerinin iradesinde yaşanmaktadır. Vekillerin perde arkasına çekildiği, diplomasinin sabır sınırına dayandığı, psikolojik eşiklerin aşıldığı bu yeni aşama, sadece bir askeri hareket değil; bir çağ değişiminin ilanıdır.

Vekillerin Sonu, Merkezlerin Başlangıcı

Bugüne kadar Ortadoğu’daki jeopolitik mücadeleler, vekil aktörler üzerinden yürütülüyordu.

İran, Şii Hilali olarak bilinen coğrafyada; Hizbullah, Haşd el-Şaabî, Zeynebiyun, Fatımiyun ve Husiler gibi yapılarla etkisini sürdürdü.

İsrail ise bu vekil yapıları, sınır ötesi saldırılar ve istihbarat operasyonlarıyla dengelemeye çalıştı.

ABD ise Irak ve Suriye’deki milis denklemleriyle hem İran’ın yayılımını sınırlıyor hem de sahada kalıcılığını koruyordu.

Ancak vekil savaşlar da bir yere kadar sürdürülebilir.

İran’ın Suriye üzerinden Akdeniz’e erişimi, Lübnan’daki füze yığınağı, Irak’taki milis yoğunluğu ve Yemen’de Körfez’i tehdit eden pozisyonu, İsrail açısından artık dolaylı değil, doğrudan bir tehdit hâline gelmiştir. (Veya İsrail, arz ı mev’ud hayaline ulaşma yolunda önündeki engelleri elimine etmek için böyle bir tehdit algısı yaratmayı başarmıştır. )

Haziran 2025 saldırısı bu tehdidi artık “merkezden” çözme girişimidir.

İsrail uzun süredir “erken müdahale” ve “çevre kuşak kuşatması” doktrinini uyguluyordu.

Ancak bu kez farklı bir şey oldu: Merkeze, yani Tahran’a dokunuldu.

İlk kez bir saldırı, İran topraklarını hedef aldı. Hedef yalnızca bir nükleer tesis değil, aynı zamanda rejimin sinir uçlarıydı. Bu saldırı, “İran’ı çevreleyerek değil; doğrudan titreterek” durdurma stratejisinin parçasıydı.

İsrail’in bu hamlesi, hem teknik hem semboliktir.

Artık İsrail, vekil yapıların sınır güvenliğini tehdit etmesinin ötesinde, İran’ın kendi içinde bir savaş iradesi taşıdığını ve bu merkezin vurulmazsa bölgeye nefes alınamayacağını düşünmektedir.

Bu düşünce, yalnızca İsrail’in değil; Washington’daki bazı stratejik çevrelerin de paylaşmaya başladığı bir eğilimdir.

İran’ın Varoluşsal Tehdit Algısı

İsrail’in saldırısı, İran’da yalnızca askeri değil; ideolojik ve psikolojik bir kriz doğurmuştur.

Tahran yönetimi bu saldırıyı “bir caydırıcılık mesajı” değil, rejimin varlığına doğrudan yöneltilmiş bir hamle olarak algılamaktadır.

Bu algı, İran’ın güvenlik politikasında üç şeye neden olmuştur:

1. Vekil aktörleri merkezileştirme: Artık Hizbullah, yalnızca bir sınır gücü değil, İran’ın merkezî savunma hattının bir parçası sayılmakta.

2. Çin ve Rusya ile askeri koordinasyonun artırılması: Suriye ve Basra Körfezi’nde yeni tatbikatlar.

3. İdeolojik mobilizasyon: Rejimin içeride bir “istiklâl savaşı” atmosferi üretmesi.

Tahran artık sadece bölgesel etkiyi değil, rejimin ayakta kalmasını merkeze alan bir güvenlik stratejisine geçmek zorunda.

Heartland’ın Alev Alması

Halford Mackinder’ın Heartland Teorisi, kara gücünün dünyaya hükmetmedeki rolünü vurgularken, İran’ın bölgedeki etkisini bu teorik çerçevede “kalpgâh tahkimi” olarak tanımlamak mümkündü.

Ama şimdi, bu kalpgâh sadece tahkim edilmiyor, doğrudan hedef alınıyor.

Heartland artık haritada değil, fiilen bir çatışma bölgesinde yaşamaktadır.

Savaş artık:

• Bir Husi füzesiyle Riyad’a yönelmiş tehdit değil,

• Bir İsrail jetinin Tahran’a düşürdüğü gölgedir.

Yani merkez vurulmuştur.

Bu da tüm teorileri, “çevreyi kontrol et, merkezi izole et” mantığını geçersiz kılar.

Çünkü merkez artık izlenemez, yalnızca vurulabilir ya da savunulabilir bir gerçekliğe dönüşmüştür.

Bölgedeki bütün aktörler uzun yıllardır bir jeopolitik sabır stratejisi izliyordu.

ABD çekiliyordu ama bırakmıyordu. İran yayılıyordu ama doğrudan savaşmıyordu. İsrail vuruyordu ama sınıra dikkat ediyordu.

Bu “kontrollü kaos” artık kontrolü kaybetti.

Çünkü sabır, sadece stratejik değil, psikolojik bir eşiğe de dayanır.

2025 saldırısı bu eşiklerin aşıldığını gösteriyor.

Taraflar artık:

• Bir sonraki hamleyi diplomatik dosyada değil, füze rampasında bekliyor.

• Sadakatler metinle değil, kanla test ediliyor.

• Güvenlik, düşmanın merkezini vurarak tanımlanıyor.

Bu da sadece savaşın değil; güç tanımının da değiştiği anlamına geliyor.

Yeni Denklem: Güç, Merkezde Karar Veriyor

Ortadoğu’daki yeni stratejik denklemi şöyle özetlemek mümkün:

Güvenlik artık sınırda değil, merkezde üretiliyor.

Savaş artık vekillerle değil, doğrudan devlet aklıyla yürütülüyor.

Çatışmalar artık vekil değil; varlık düzeyinde algılanıyor.

Bu gerçeklik, önümüzdeki dönemde İran’ın da sadece vekillerle yetinmeyeceğini; doğrudan karşı saldırı opsiyonlarını tartışacağını gösteriyor.

Bölgedeki barış diplomasisinin dili ise neredeyse susmuş durumda.

İran-Çin-Rusya ekseninde kurulan yeni güvenlik anlayışı ile ABD-İsrail-GKRY ve Körfez yakınlaşması arasında sert bloklar oluşmakta.

Gelinen en son nokta: Vekillerden Merkezlere, Haritadan Rejime

2025 saldırısı, yalnızca bir nükleer tesisin değil, bir paradigmanın da hedef alındığını göstermektedir.

İran’ın mezhepsel Heartland stratejisi artık yalnızca yayılmacı değil, rejimsel bir güvenlik doktrini hâline gelmiş; buna karşılık İsrail’in güvenlik refleksi, artık vekillerle sınırlı kalmayacak kadar merkezîleşmiştir.

Savaş sahası değişmiştir.

Artık harita değil, rejim merkezleri hedef alınmaktadır.

Source: aktifhabercom


Netanyahu kana doymuyor! “Birkaç tane daha kaldı” diyerek hedef gösterdi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail-İran arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana ilk kez çevrim içi basın toplantısı yaptı. Netanyahu, İsrail”in İran”ın nükleer ve füze programlarına karşı yürüttüğü operasyona dair konuştu. İsrail saldırılarında şu ana kadar 10 İranlı bilim insanının öldürüldüğünü aktaran Netanyahu, “Birkaç tane daha kaldı, onlara da ulaşacağız” dedi. İsrail Başbakanı, İran”ın Natanz Nükleer Tesisi”ne “son derece şiddetli bir saldırı” düzenlenerek santrifüj üretilen fabrikaların imha edildiğini söyleyerek, “Nükleer hedefleri sistematik olarak imha etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Netanyahu, İran”ın balistik füze üretim tesislerine yapılan saldırılara ilişkin ” Üretim fabrikalarını birer birer vurduk ve vurmaya devam edeceğiz. Yüzlerce balistik füzeyi imha ettik ” ifadelerini kullandı. #r-1124147# “ONLARI BİRER BİRER ORTADAN KALDIRIYORUZ” İran”ın askeri kadrosuna yapılan saldırılar ilişkin de konuşan Netanyahu, üç üst düzey askeri yetkili de dahil olmak üzere İran”ın güvenlik kadrosunu etkisiz hale getirdiklerini belirterek ” Onları birer birer ortadan kaldırıyoruz ” dedi. “İSRAİL, TAHRAN SEMALARINI KONTROL EDİYOR” İran”ın hava kuvvetlerine ve hava savunma sistemlerine yönelik saldırılarla ilgili Netanyahu, ” İsrail, Tahran semalarını kontrol ediyor. Tahran”a bir hava yolu açtık ” diye konuştu. İsrail”in İran”ın batısındaki ve diğer bölgelerindeki hava savunma ağını “basitçe ortadan kaldırdığını” söyleyen Netanyahu, İran”ın insansız hava aracı envanterinin yarısının ve önemli radar merkezlerinin de imha edildiğini belirtti. #r-1124139# “İRAN”IN NÜKLEER VE BALİSTİK SİLAH PROGRAMLARI YOK EDİLECEK” Netanyahu, İran”ın İsrail”in saldırılarını sonlandırmak amacıyla diyalog girişimlerine ilişkin çıkan haberlere ilişkin ise, ” Hiç şaşırmadım. Ölüm silahlarını üretmeye devam etmek istiyorlar. Öyle ya da böyle İran”ın nükleer ve balistik silah programları yok edilecek, bunu kendileri de yapabilir ” dedi. “İRAN REJİMİ DÜŞEBİLİR” Saldırıların sonuçlarının önemli olacağının altını çizen Netanyahu, İsrail”in 3 başlık üzerinde ısrarcı olduğunu belirterek, İran”ın nükleer programı, balistik füze üretimi ve ‘terör ekseni” ortadan kaldırılana kadar ne gerekiyorsa yapılacağını ve ABD ile koordinasyon halinde olunduğunu aktardı. ” Bu sonuçlara göre İran rejimi düşebilir ” ifadelerini kullanan Netanyahu, “İran zayıfladı ve İsrail Orta Doğu”nun çehresini değiştirebilir” dedi. “TRUMP İLE NEREDEYSE HER GÜN KONUŞUYORUZ” Netanyahu, “ABD bize yardım ediyor” ifadelerini kullanarak, ABD Başkanı Donald Trump ile neredeyse her gün konuştuklarını söyledi. Netanyahu, “Trump Amerika için iyi olan kararı verecektir. Herhangi bir yardımı kabul ederiz” dedi. HAMANEY”E SUİKAST PLANI: NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ Netanyahu, İran Dini Lideri Ali Hameney”in öldürülmesi planlarına ilişkin sorulara ise, “Savaş planlarımızın detaylarına girmeyeceğim. Ne yapılması gerekiyorsa yapacağız.” cevabını verdi.

Source: Mahmut Ekinci


“ABD İran”a görüşme önerdi” iddiası

ABD nin, Başkan Donald Trump ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında bu hafta içinde bir görüşme düzenlenmesi olasılığını İran ile değerlendirdiği iddia edildi. Axios a konuşan konu hakkında bilgi sahibi 4 yetkili, iki ülke arasında planlanan olası temasın temel hedefinin, nükleer anlaşma ve İran ile İsrail arasındaki çatışmaların sonlandırılmasını ele almak olduğunu ileri sürdü. habericionecikanlar#100#left# İsmi açıklanmayan bir ABD li yetkili, Bu hafta İranlılarla bir görüşme yapılması değerlendiriliyor. ifadesini kullanarak, Witkoff ile Arakçi arasında yapılacak görüşme ihtimalini Axios a doğruladı. Trump yönetiminin, görüşme önerisini dün İran tarafıyla paylaştığı ileri sürülen haberde, Trump ın, İran ın Fordow uranyum zenginleştirme tesisini yok etmek için gereken sığınak delici bombaları Tahran ı bir anlaşmaya zorlamak için önemli baskı unsuru olarak gördüğü de belirtildi. İSRAİL İN İRAN A SALDIRILARIYLA BAŞLAYAN ÇATIŞMA İsrail, 13 Haziran da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi. İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı da 224 olarak açıklandı. İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500 den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı. Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail i kınadı.

Source: Habertürk


İsrail: İran’a ait iki F-14 uçağını vurduk

İsrail ordusu (IDF), Uluslararası Tahran Havalimanı’nda İran’a ait iki F-14 tipi uçağı, insansız hava aracıyla (İHA) vurduğunu duyurdu.

İsrail ordu sözcüsü, İran’ın nükleer programını ve füze kapasitesini bitirmek için saldırıları genişletmeye devam ettiklerini söyledi.

İran’da hava savunma sistemleri, balistik füze ve İHA taşıyan kamyonları tespit ettikten sonra bunları hedef aldıklarını ve Tahran’da iki F-14 uçağını İHA’yla vurduklarını belirten sözcü, saldırının görüntülerini paylaştı.

Sözcü ayrıca İsrail’in hava saldırısı düzenlediği devlet televizyonu binasının İran ordusuna hizmet verdiğini ileri sürdü.

ABD üretimi F-14 savaş uçağı 1970’lerde kullanıma girmiş, Amerikan ordusu tarafından 2006’da kullanımdan çıkarılmıştı.

Source: aktifhabercom


İran”dan başka türlü intikam yöntemi! İsrail televizyonu hacklendi, canlı yayında şok görüntüler

İsrail , 13 Haziran”da İran”ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi. İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda hayatını kaybederken, toplam sivil can kaybı da 224 olarak açıklandı. İran ordusunun İsrail”e balistik füzelerle yaptığı misillemede ise 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı. Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı. İRAN DEVLET TELEVİZYONUNU VURDULAR Karşılıklı saldırılar sürerken dün akşam da İsrail, İran’da sivil yerleşim yerlerine saldırılar düzenleyeceğini açıklamasının ardından İran devlet televizyonu binasını vurdu. İran Radyo ve Televizyon Kurumu (IRIB) yaptığı açıklamada, başkent Tahran’daki binalarının İsrail tarafından hedef alındığını bildirdi. Saldırı sonrası bölgeden dumanlar yükseldi. KANALI HACKLENDİ İran bu saldırıya füzelerle ve başka bir yöntemle cevap verdi. İran tarafından İsrail Kanal14 Televizyonu canlı yayını hacklendi; o anlarda programdaki konuşmacıların sesi gitti, yayından sesle duyuldu.

Source: Gözde Nur Bayar


Birçok ülke vatandaşlarını İsrail”den tahliye ediyor

İsrail-İran çatışmalarının şiddetlenmesiyle birlikte birçok ülke, vatandaşlarını İsrail’den tahliye etmek için operasyonlara başladı. Çatışmalar dördüncü gününe girerken, tahliyeler deniz yoluyla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinden, karayoluyla ise Ürdün ve Mısır sınırları kullanılarak gerçekleştiriliyor. Almanya, vatandaşlarını Ürdün’ün başkenti Amman üzerinden tahliye etmeyi planlıyor. Almanya Dışişleri Bakanlığı, çarşamba günü için charter uçuş ayarladığını ve bölgedeki vatandaşlarını ELEFAND kriz yönetim sistemine kayıt olmaya çağırdığını açıkladı. Şu an kayıtlı Almanya vatandaşlarının sayısı 4 bine yaklaşıyor. Polonya ve Çekya da İsrail’den vatandaşlarını tahliye eden ülkeler arasında yer alıyor. Polonya, yaklaşık 200 vatandaşını otobüsle Ürdün’e, oradan da uçakla Varşova’ya taşıyor. Çekya ise vatandaşlarının Tel Aviv’deki büyükelçilikle iletişime geçmesini istiyor. Çekya basını, yaklaşık 70 kişinin çevre ülkelere doğru hareket ettiğini bildiriyor. ABD Dışişleri Bakanlığı ise, vatandaşlarına İsrail, Batı Şeria ve Gazze’ye seyahat etmemeleri yönünde uyarılarda bulundu. ABD ayrıca, Lübnan ve Suriye sınırlarına yakın bölgelerden uzak durulmasını tavsiye etti. ABD’nin Tel Aviv Büyükelçiliği, ülkeden ayrılmak isteyen Amerikan vatandaşları için hazırlık yapıyor. Litvanya Ulusal Kriz Yönetimi Başkanı, hava sahasının kapalı olması nedeniyle kara yoluyla tahliye planlarını devreye soktu ve vatandaşlarına kayıt olmaları çağrısında bulunarak “Bu son şansınız olabilir” uyarısı yaptı. Slovakya ve Portekiz ise vatandaşlarını Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üzerinden tahliye etmek için GKRY’den destek aldı. GKRY Dışişleri Bakanı, bu ülkelerin vatandaşlarını kendi topraklarından tahliye edeceklerini açıkladı. Rusya’nın Tel Aviv Büyükelçiliği, vatandaşlarına ülkeden ayrılmaları çağrısında bulunurken, Mısır üzerinden çıkış yapıp Rusya’ya dönmelerini tavsiye etti. Bulgaristan Dışişleri Bakanı ise vatandaşlarının güvenli tahliyesinin öncelikli olduğunu belirterek, düşük riskli rotalar üzerinden tahliye çalışmalarının sürdüğünü duyurdu. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, G7 Zirvesi’nde İsrail’deki İngiliz vatandaşlarını kayıt olmaya davet etti. Starmer, bölgedeki İngilizlerin sığınaklara yakın kalmalarını isterken, yardıma ihtiyaç duyanları belirlemek amacıyla bir kayıt portalı oluşturacaklarını açıkladı.

Source: Internet Haber


Savaşta 5. gün! İran Tel Aviv'i, İsrail Tebriz'i vuruyor

İsrail”in 13 Haziran Cuma günü İran”a düzenlediği operasyonla başlayan savaş, 5. gününde devam ediyor. İran bu sabah itibarıyla Tel Aviv”i füzelerle vururken İsrail de misilleme yaparak Tebrik”e füze yağdırdı. 2 bölgeden de art arda patlama sesleri yükseldi. HERZLİYA”DA BÜYÜK PATLAMALAR YAŞANIYOR Reuters haber ajansına konuşan görgü tanıkları, İsrail”in Tel Aviv kentinde patlama sesleri duyulduğunu aktardı. Ajansın haberine göre, kentin kuzeyindeki Herzliya”da büyük patlamalar yaşanıyor. İsrail”in Haaretz gazetesi de İran”dan fırlatılan füzeler sebebiyle ülke çapında sirenlerin çalmaya başladığını aktardı. Kudüs”te ve İsrail”in iç kesimlerinde patlamaların duyulduğu bildirildi. İsrail acil durum servisi MADA, ilk belirlemelere göre, İsrail”in iç kesimlerinin doğrudan isabet aldığını aktardı. “İÇ CEPHE KOMUTANLIĞI”NIN TALİMATLARINI TAKİP EDİN” İsrail ordusu da İran”dan ülke topraklarına füzelerin ateşlendiğini tespit ettiklerini bildirdi. Ordudan yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin saldırıları önlemeye çalıştığı aktarıldı. Açıklamada, alarmlarla birlikte halkın sığınaklara girmesi gerektiği belirtilirken, İç Cephe Komutanlığı”nın talimatlarının da takip edilmesi istendi. İsrail basını, ülkenin orta ve kuzey kesiminde alarmların devreye girdiğini ifade etti. “HAMANEY”E SUİKAST ÇATIŞMAYI BİTİRİR” İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail-İran arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana ilk kez çevrimiçi basın toplantısı gerçekleştirdi. Netanyahu, İsrail”in İran”ın nükleer ve füze programlarına karşı yürüttüğü operasyona dair açıklamalarda bulundu. İsrail saldırılarında şu ana kadar 10 İranlı bilim insanının öldürüldüğünü aktaran Netanyahu, “Birkaç tane daha kaldı, onlara da ulaşacağız” ifadelerini kullandı. İsrail Başbakanı, İran”ın Natanz Nükleer Tesisi”ne “son derece şiddetli bir saldırı” düzenlenerek santrifüj üretilen fabrikaların imha edildiğini söyleyerek, “Nükleer hedefleri sistematik olarak imha etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Netanyahu, İran”ın balistik füze üretim tesislerine yapılan saldırılara değinerek, “Üretim fabrikalarını birer birer vurduk ve vurmaya devam edeceğiz. Yüzlerce balistik füzeyi imha ettik” dedi. “BİRER BİRER ORTADAN KALDIRIYORUZ” İran”ın askeri kadrosuna yapılan saldırılara değinen Netanyahu, “Üç üst düzey askeri yetkili de dahil olmak üzere İran”ın güvenlik kadrosunu etkisiz hale getirdik. Onları birer birer ortadan kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. İran”ın hava kuvvetlerine ve hava savunma sistemlerine yönelik saldırılara değinen Netanyahu, “İsrail, Tahran semalarını kontrol ediyor. Tahran”a bir hava yolu açtık” dedi. İsrail”in İran”ın batısındaki ve diğer bölgelerindeki hava savunma ağını “basitçe ortadan kaldırdığını” söyleyen İsrail Başbakanı, İran”ın insansız hava aracı envanterinin yarısının ve önemli radar merkezlerinin de imha edildiğini söyledi. Netanyahu, İran”a ait karargahların, devlet televizyonunun ve “yakın zamanda duyulacak” yerlerin vurulduğunu da dile getirdi. İsrail”deki tahliyelere de değinen İsrail Başbakanı, “Halkı tahliye ediyoruz, insanlar şehirlerden ayrılıyor. Zafer yolundayız. İran da bunun farkında” dedi. Netanyahu, İran”ın İsrail”in saldırılarını sonlandırmak amacıyla diyalog girişimlerine ilişkin çıkan haberlere ilişkin ise, “Hiç şaşırmadım. Ölüm silahlarını üretmeye devam etmek istiyorlar. Öyle ya da böyle İran”ın nükleer ve balistik silah programları yok edilecek, bunu kendileri de yapabilir” dedi. “İSRAİL, İRAN”IN NİYETLERİ KONUSUNDA KANDIRILAMAYACAK” İran Dini Lideri Ali Hamaney”in önceki açıklamalarına dikkat çeken Netanyahu, “İranlılar ABD ile müzakere ederken dahi “diktatör” Dini Lider Ali Hamaney “İsrail imha edilecek” şeklinde paylaşımlar yapıyordu. İsrail, İran”ın niyetleri konusunda kandırılamayacak” dedi. Saldırıların “sonuçların önemli olacağını” belirten Netanyahu, İsrail”in 3 başlık üzerinde ısrarcı olduğunu belirterek, İran”ın nükleer programı, balistik füze üretimi ve “terör ekseni” ortadan kaldırılana kadar ne gerekiyorsa yapılacağını ve ABD ile koordinasyon halinde olunduğunu aktardı. “Bu sonuçlara göre İran rejimi düşebilir” ifadelerini kullanan Netanyahu, “İran zayıfladı ve İsrail Orta Doğu”nun çehresini değiştirebilir” dedi. İsrail Başbakanı, “İran”da büyük değişiklikler olabilir. Kimse Sovyetler Birliği”nin yıkılacağını da öngörememişti. Esad rejiminin düşüşünü de günler öncesinden çok az kişi öngörmüştü. İsrail”in tarihi operasyonundaki sonucu tahmin edemem ama İran rejiminin düşmesi kesinlikle sonuçlardan biri olabilir” dedi.Netanyahu, İsrail”in saldırıları sonucunda İran”ın nükleer programının ne kadar zarar verildiği sorusuna, “Biliyorsunuz, sizi ölümle tehdit eden bir kanseriniz varsa onu kesip atarsınız. Farklı tedaviler de deneyebilirsiniz ama bir gün tekrar kendini gösterebilir. Ama ben onları büyük ölçüde geriye götürdüğümüzü düşünüyorum. Durmayacağız. Gerçekten bir kanal tedavisi yürütüyoruz” yanıtını verdi. Netanyahu, “ABD bize yardım ediyor” ifadelerini kullanarak, ABD Başkanı Donald Trump ile neredeyse her gün konuştuklarını söyledi. Netanyahu, “Trump Amerika için iyi olan kararı verecektir. Herhangi bir yardımı kabul ederiz” dedi.İsrail”in İran”ın nükleer programını Fordo tesisine saldırmadan ve ABD”nin yardımı olmadan etkisiz hale getirip getiremeyeceği sorusuna Netanyahu, “Varoluşsal bir tehlike olan İran nükleer programını ortadan kaldırmakta kararlıyız. Bunu şu an başarıyoruz ve vazgeçmeyeceğiz” cevabını verdi. Gazze”deki duruma da değinen Netanyahu, “Gazze”deki esirlerimizden de vazgeçmeyeceğiz. Hepsini geri getireceğiz. İran liderliğindeki bu eksenle mücadele de bu hedefimizi destekliyor” dedi. Netanyahu, İran Dini Lideri Ali Hameney”in öldürülmesi planlarına ilişkin sorulara ise, “Savaş planlarımızın detaylarına girmeyeceğim. Ne yapılması gerekiyorsa yapacağız. Zafer yolundayız” yanıtını verdi. TRUMP G-7″DEN ERKEN AYRILDI İsrail”in İran”ı hedef alan saldırıları Orta Doğu”da tansiyonu yükseltirken, Beyaz Saray”dan ABD Başkanı Donald Trump”ın programı ile ilgili yeni bir açıklama geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Trump”ın Kanada”daki G7 Zirvesi”nden erken ayrıldığını duyurarak, “Başkan Trump, G7 Zirvesi”nde harika bir gün geçirdi ve hatta Birleşik Krallık ve Başbakan Keir Starmer ile önemli bir ticaret anlaşması imzaladı. Ancak, Başkan Trump Orta Doğu”da yaşanan gelişmeler nedeniyle devlet başkanlarının akşam yemeğinin ardından bu gece zirveden ayrıldı” açıklamasında bulundu.AFP”nin İran devlet basınından aktardığına göre, İsrail”in dün akşam saatlerinde İran devlet televizyonuna düzenlediği saldırıda 3 kişi öldü. İran”ın devlet haber ajansı IRNA, hayatını kaybeden iki medya çalışanının isimlerini Nima Rajabpour ve Masoumeh Azimi olarak açıkladı. Haberde, Rajabpour”un haber editörü, Azimi”nin ise İran”ın hedef aldığı IRIB isimli yayıncının sekreterliğinde çalışan olduğu bilgisi verildi. Üçüncü kişinin kimliği ise henüz açıklanmadı. ABD”DEN İSRAİL”DEKİ VATANDAŞLARINA UYARI ABD Büyükelçiliği, İsrail ile İran arasında süregelen çatışmalar nedeniyle çalışanları ve ailelerine yönelik uyarı mesajı yayımladı. Elçiliğin X hesabından yapılan açıklamada, tüm büyükelçilik çalışanları ve ailelerinden bir sonraki duyuruya kadar ikamet ettikleri yerlerde veya yakınlarında sığındıkları güvenli yerlerde kalmayı sürdürmelerinin talep edildiği aktarıldı. İsrail”in Tel Aviv kenti yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı”nın kapalı olduğu, uçuşların yapılmadığı ve ülke genelindeki limanların hizmet dışı olduğu kaydedilen açıklamada, “ABD Büyükelçiliği, şu anda İsrail”den ayrılacak ABD vatandaşlarını tahliye etmek veya doğrudan yardım etmek için uygun durumda değildir” denildi.Açıklamada, mevcut güvenlik durumu ile İsrail içinde konuşlandırılan İç Cephe Komutanlığı yönergeleri doğrultusunda büyükelçiliğin bugün kapalı olacağı belirtildi. ÇİN”DEN VATANDAŞLARINA “İSRAİL”İ TERK EDİN” UYARISI Çin, İsrail ile İran arasındaki tırmanan çatışmanın güvenlik durumunu kötüleştirmesi sebebiyle vatandaşlarına İsrail”i terk etmeleri uyarısında bulundu. Çin”in Tel Aviv Büyükelçiliği, kurumsal WeChat hesabından ülkedeki vatandaşları için güvenlik uyarısı yayınladı.Uyarıda, “Şu anda İsrail-İran çatışması tırmanmaya devam ediyor. Sivil tesisler zarar görürken sivil can kayıpları artıyor, güvenlik durumu daha kötü hale geliyor” ifadesine yer verildi. Büyükelçilik, vatandaşlara, İsrail hava sahası kapalı olduğu için, Ürdün sınırındaki gümrük kapılarından kara yoluyla çıkış yapmalarını tavsiye etti.İsrail ordusu, saldırılara misilleme olarak İran”dan ateşlenen balistik füzeleri engellediğini ileri sürdü. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran”dan yaklaşık bir saat arayla atılan füzeler nedeniyle ülkenin çeşitli bölgelerinde alarmların devreye girdiği belirtildi. Açıklamada, füzelerin hava savunma sistemleri tarafından engellendiği kaydedildi.İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, herhangi bir yaralanma vakasının bildirilmediğini duyurdu. İsrail”in Yedioth Ahronoth gazetesi, ilk dalgada üç ila beş, ikinci dalgada ise bir füzenin ateşlendiğini aktardı. İsrail ordusu, saat 02.00 sularında ülkenin kuzeyinde tespit edilen insansız hava araçlarının da engellendiğini iddia etti.

Source: Erdem Aksoy


İran”dan atılan füzelerden ikisi İsrail”in orta kesimlerine isabet etti

İsrail ordusu, sabah saatlerinde İran”ın düzenlediği misillemede ülkeye yaklaşık 20 balistik füze fırlatıldığını belirtti.

İran füzelerinin isabet ettiği İsrail”deki Weizmann Bilim Enstitüsü büyük hasar gördüİsrail ve İran’ın karşılıklı saldırıları sürüyorİsrail Enerji Bakanı Cohen: İsrail”de yıkılan her binaya karşılık Tahran ve İran”da 100 bina yıkılacakİran”ın gece düzenlediği misilleme saldırılarında İsrail”de ölenlerin sayısı 8″e yükseldiTrump: İran bu savaşı kazanamıyor, çok geç olmadan masaya oturmalılar Netanyahu, Hamaney”e suikastı işaret ederek: Ne gerekiyorsa yapacağız

Vurulan yerlerden birinin Tel Aviv”e bağlı Gush Dan bölgesinde, diğerinin de Tel Aviv yakınlarındaki Herzilya kentinde olduğu ifade edildi.

İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, saldırılarda 10 kişinin hafif şekilde yaralandığını aktarırken, füzelerin isabet ettiği alanlardan dumanların yükseldiği sosyal medyadaki görüntülere yansıdı.

İsrail ordusu İç Cephe Komutanlığı saldırının sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada, halkın sığınaklardan çıkabileceğini duyurdu.

İsrail ordusu, İran”ın yeni bir füze saldırısı başlattığını duyurdu

İsrail ordusu, İran”dan ülke topraklarına füzelerin ateşlendiğini tespit ettiklerini bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin saldırıları önlemeye çalıştığı aktarıldı.

Açıklamada, alarmlarla birlikte halkın sığınaklara girmesi gerektiği belirtilirken, İç Cephe Komutanlığının talimatlarının da takip edilmesi istendi.

İsrail basını, ülkenin orta ve kuzey kesiminde alarmların devreye girdiğini ifade etti.

İsrail, İran ordusunun bir numaralı ismi Tümgeneral Ali Şadımani”yi öldürdüğünü iddia etti

İsrail ordusu, İran Devrim Muhafızları Ordusu Hatemül Enbiya Merkezi Karargahı Komutanı olarak atanan Tümgeneral Ali Şadımani”yi gece yarısı hava saldırısıyla öldürdüğünü öne sürdü.

Ordudan yapılan açıklamada, alınan istihbarat üzerine gece yarısı savaş uçaklarının Tahran”ın merkezindeki Devrim Muhafızları Ordusu Hatemül Enbiya Merkezi Karargahı”nı bombaladığı iddia edildi.

Tümgeneral Şadımani, İsrail”in 13 Haziran”da düzenlediği saldırıda öldürülen Gulam Ali Raşid”in yerine 14 Haziran”da Hatemül Enbiya Merkezi Karargah Komutanı olarak atanmıştı.

Hatemul Enbiya Merkezi Karargahı”nın silahlı kuvvetlerin operasyonlarını planlama, koordine etme ve denetlemeden de sorumlu merkez olduğu biliniyor.

İsrail”in İran”a şiddetli saldırılarıyla başlayan çatışma

İsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef olan geniş çaplı saldırılar düzenledi.

İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı 224 olarak açıklandı.

İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.

Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


ABD”nin İsrail Büyükelçiliği uyardı: “Sığınaklarda kalmaya devam edin”

ABD Büyükelçiliği , İsrail ile İran arasında süregelen çatışmalar nedeniyle çalışanları ve ailelerine yönelik uyarı mesajı yayımladı. Elçiliğin X hesabından yapılan açıklamada, tüm büyükelçilik çalışanları ve ailelerinden, bir sonraki duyuruya kadar ikamet ettikleri yerlerde veya yakınlarında sığındıkları güvenli yerlerde kalmayı sürdürmelerinin talep edildiği aktarıldı. İsrail”in Tel Aviv kenti yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı”nın kapalı olduğu, uçuşların yapılmadığı ve ülke genelindeki limanların hizmet dışı olduğu kaydedilen açıklamada, ABD Büyükelçiliği, şu anda İsrail”den ayrılacak ABD vatandaşlarını tahliye etmek veya doğrudan yardım etmek için uygun durumda değildir denildi. Açıklamada, mevcut güvenlik durumu ile İsrail içinde konuşlandırılan İç Cephe Komutanlığı yönergeleri doğrultusunda büyükelçiliğin bugün kapalı olacağı belirtildi. NE OLMUŞTU? İsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi. İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı da 224 olarak açıklandı. İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı. Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source:


İsrail-İran savaşı akaryakıtı vurdu! Motorin 50 lirayı geçti, yeni zam kapıda

Araç sahiplerini üzen haber geldi. Orta Doğu”da tırmanan gerilimin ardından petrol fiyatları yükseldi. Piyasalarda yaşanan hareketlik, akaryakıtta tabelaların bir kez daha değişmesine neden oldu.BRENT PETROL NE KADAR? İsrail ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi Orta Doğu”daki arz güvenliği endişelerini artırırken, cuma günü yaklaşık beş ayın zirvesini gören petrol fiyatları salı günü Asya seansında yükseldi. Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 73,65 TL”den işlem görüyor. Batı Teksas tipi ham petrol ise varil başına 70,77 dolar seviyesinde.MOTORİNE 1,70 TL ZAM GELDİCuma günü 1,49 TL zamlanan motorine salı günü 1,70 TL daha zam gelmesi bekleniyordu. Beklenen zam gece yarısından itibaren yürürlüğe girerek tabelalara yansıdı. Vatandaşların canını sıkacak son zamla birlikte Ankara ve İzmir”de motorinin litre fiyatı 50 lirayı aştı.Zam kararının ardından akaryakıt fiyatlarında oluşan tablo şöyle…MOTORİN FİYATLARIAnkara: 50,31 TLİstanbul: 49,43 TLİzmir: 50,65 TLBENZİN FİYATLARIAnkara: 49,06 TLİstanbul: 48,40 TLİzmir: 49,43 TLLPG FİYATLARIAnkara: 24,91 TLİstanbul: 25,07 TLİzmir: 24,81 TL

Source: Internet Haber


Savaşın 5. günü: İran ve İsrail füze saldırılarına başladı

İran ve İsrail arasındaki savaş, beşinci gününde barışa bir adım daha uzaklaştı. İran”ın Tebriz kentinde iki patlama yaşanırken İran”ın füzelerinin de İsrail havasahasına girdiği aktarıldı.

Tebriz”deki patlamanın nedeni hava saldırısı olarak kesinleşti. Görüntülerde, siyah dumanların askeri bir tesis olduğu öne sürülen bir binadan yükseldiği görüldü. Tebriz”in başka noktalarının da vurulduğu aktarıldı.

İsrail kırmızı alarm sistemi ise, İran”ın fırlattığı füzeler sebebiyle uyarıda bulundu, ancak verilen uyarının seviyesi düşük tutuldu.

İRAN”IN SAVUNMALARI MI DENİYOR?

İran”ın, daha önce bir günde fırlattığı 150 füzeye göre çok daha düşük miktarda füze fırlattığı belirtildi.

İran, dün gece de saldırılarının şiddetini düşük tutmuş ancak “büyük bir saldırıya başladığını” ifade etmişti.

İran kaynakları nu saldırıların “Demir Kubbe”nin zayıflıklarını saptamak için yapılan deneme atışları” olduğunu öne sürdü. Ancak bu hususta resmi bir açıklama yapılmadı.

Source: Haber Merkezi


İran İsrail”e füze saldırısı başlattı Tel Aviv”den dumanlar yükseliyor

İsrail”in 13 Haziran”da İran”ın nükleer tesislerine ve füze üslerine düzenlediği saldırılarla başlayan yeni süreçte, iki ülke arasında karşılıklı saldırılarına devam ediyor. Genelde geceleri İsrail”i vuran İran, bu kez sabahın ilk saatlerinde vurdu. Tel Aviv”den dumanlar yükseliyor. İsrail ordusundan açıklama İsrail ordusu, İran”dan ülke topraklarına füzelerin ateşlendiğini tespit ettiklerini bildirdi. Ordudan yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin saldırıları önlemeye çalıştığı aktarıldı. Açıklamada, alarmlarla birlikte halkın sığınaklara girmesi gerektiği belirtilirken, İç Cephe Komutanlığının talimatlarının da takip edilmesi istendi. İsrail basını, ülkenin orta ve kuzey kesiminde alarmların devreye girdiğini ifade etti. Doğrudan zararlar için 14 bin bildirim alındı Haaretz gazetesi, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich”in İran”ın füze saldırılarına ilişkin açıklamalarına yer verdi. Smotrich, emlak vergisi ekiplerinin, İran saldırıları nedeniyle oluşan doğrudan zararlar için yaklaşık 14 bin bildirim aldığını ifade etti. Maliye Bakanı Smotrich, İran”ın İsrail”le yönelik misilleme saldırılarında, 24 binanın ciddi hasar gördüğünü ve yıkılacağını, 2 bin 775 vatandaşın da tahliye edildiğini kaydetti. İsrail”in İran”a şiddetli saldırılarıyla başlayan çatışma İsrail, 13 Haziran”da İran”ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi. İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda hayatını kaybederken, toplam sivil can kaybı da 224 olarak açıklandı. İran ordusunun İsrail”e balistik füzelerle yaptığı misillemede ise 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.

Source: Internet Haber


İran mı İsrail mi? Kuzey Kore savaşta tarafını seçti! Kim Jong-un”dan destek mesajı

Ortadoğu”da İsrail ile İran arasında artan askeri gerilim, uluslararası arenada yeni saflaşmalara yol açıyor. İsrail”in İran”ın nükleer tesislerine ve askeri altyapısına yönelik düzenlediği hava saldırılarına, İran füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık verdi. Çatışmalar bölge genelinde tansiyonu yükseltirken, küresel güçlerin tepkileri de birbirinden farklı oldu. Kim, kimden yana? ABD ve İngiltere, İsrail”e destek açıklamaları yaparken; Rusya ve Çin, diplomatik düzeyde İran”ın yanında olduklarını bildirdi. Bölgesel müttefiklerden Suriye ve Lübnan da İran”a destek veren ülkeler arasında yer aldı. Son olarak, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un”dan dikkat çekici bir açıklama geldi. Kim, İsrail”in saldırılarını “emperyalist bir provokasyon” olarak nitelendirdi ve Pyongyang yönetiminin İran”ın yanında olduğunu açıkladı. Kim Jong-un”un açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Müttefikimiz İran”a yönelik her türlü tehdide karşı kararlılıkla karşılık vereceğiz. Küresel emperyalizmin paralı askerlerini uyarıyoruz.” Kuzey Kore”nin bu çıkışı, Pyongyang yönetiminin yalnızca Asya”daki değil, Ortadoğu”daki dengeler üzerinde de etki kurma arzusunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu tutumun hem nükleer diplomasi hem de güvenlik politikaları açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Source: Internet Haber


Katar”dan İsrail”in İran”a yönelik saldırılarına tepki: Diyalog çağrısı yaptı!

Katar Dışişleri Bakanlığı “nın açıklamasına göre; Katar”ın Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Örgütler Daimi Temsilcisi Casim Yakup el-Hamadi , Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) yönetim kurulu toplantısında değerlendirmede bulundu. Hamadi, İsrail”in İran”a yönelik saldırılarını şiddetle kınadıklarını yineledi. MEŞRU MÜDAFAA İDDİASININ HUKUKİ DAYANAĞI YOK Uluslararası toplumu, söz konusu ihlalleri durdurmak için ahlaki ve hukuki sorumluluk almaya çağıran Hamadi, İsrail”in İran”a yönelik saldırısının önleyici bir meşru müdafaa olduğu iddiasının hukuki hiçbir dayanağı olmadığına işaret etti. Hamadi, devam eden gerginliklerin yalnızca bölgesel değil küresel düzeyde insani ve güvenlik felaketine yol açacağını vurgulayarak, taraflara diyalog, azami itidal ve tansiyonu düşürme çağrısı yaptı. Devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi”nin (BMGK) yetkilendirmesi olmadan meşru müdafaa amacıyla güç kullanımının yasaklanmasının, uluslararası hukukun iki zorunlu normu olduğunu belirten Hamadi, Uluslararası toplum ve BMGK, bu normlara bağlı kalmalı ve ihlal edilmelerini önlemelidir. Zira bu, uluslararası ilişkilerde kaos yaratır ve bizi orman kanunlarına geri döndürür ifadesini kullandı. Hamadi, nükleer tesislere silahlı saldırının, insanlara ve çevreye verecekleri zarar ve nükleer güvenlik ve emniyet açısından doğuracakları ciddi sonuçlar nedeniyle kınanması gereken eylemler olduğunu kaydetti.

Source:


DEM Parti”den Ekrem İmamoğlu başvurusu

DEM Parti heyeti, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı isimleri tutuklu bulundukları cezaevinde ziyaret etmek için Adalet Bakanlığına başvurdu. Meclis”te basın toplantısıı düzenleyen DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, İsrail”in İran”a şiddetli saldırılarıyla başlayan çatışmanın giderek şiddetlendiğini belirterek, uluslararası güçlere ve kurumlara bu savaşın sonlandırılması için harekete geçme çağrısında bulundu. PKK ne zaman silah bırakacak? Sezai Temelli, PKK/KCK terör örgütünün kendini feshetme ve silah bırakma kararı sonrası bu konuyla ilgili bir gelişme olmadığını ileri sürdü. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş”un bu konuda inisiyatif almasını beklediklerini vurgulayan Temelli, “Meclis, bu meselenin çözümü konusunda bir komisyonu hayata geçirmeli. Bu adım belki de sadece barışı getirmekle kalmayacak, İsrail”i de durduracak” dedi. 10. Yargı Paketi Temelli, Kurban Bayramı öncesi TBMM Genel Kurulu”nda görüşülerek kabul edilen 10. Yargı Paketi”nin, beklenenleri karşılamadığını ve hayal kırıklığına neden olduğunu savundu. İmralı”ya bir başvuru planı var mı? Bir gazetecinin, “DEM Parti heyeti olarak İmralı”ya bir başvuru planı var mı? Olursa ne zaman olur?” sorusu üzerine Temelli, şunları kaydetti: “Bu konudaki tavrımız belli. Sürekli, İmralı ile istişarede bulunabilmek için ziyaretler gerçekleştirmek istiyoruz. Bu ziyaretleri dar bir heyetle değil, olabildiğince geniş bir çerçevede sürdürmek istiyoruz. Beklentimiz bu yönde, ziyaret trafiğini belirleyen devlettir. Kendilerinden ricamız; artık bu geçmişin kısıtlarını kaldırmaları, bu ziyaretlerin etkin ve olabildiğince geniş kapsamda hayata geçirilmesinin sağlanmasıdır. Şu anda bekliyoruz.” DEM Parti”den Ekrem İmamoğlu başvurusu “İmamoğlu ve Özer başta olmak üzere bazı isimleri ziyaret için Adalet Bakanlığına bir başvurunuz oldu mu?” sorusuna ise Temelli, “Başvuru yaptık, 19 Haziran perşembe günü bu ziyaretin gerçekleşmesini istiyoruz. Eş başkanlarımız ve yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcımız Silivri”de Ekrem İmamoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Van önceki dönem Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay Can Atalay ve Halil Aksoy”u ziyaret edeceklerdir. Başvuru yaptık, cevap bekliyoruz.” cevabını verdi.

Source: Internet Haber


SON DAKİKA | Ankara merkezli 2 ilde FETÖ operasyonu! 10 şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmalar kapsamında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Kara Kuvvetleri Komutanlığını hedef alarak içerisinde yuvalanan ve “mahrem hizmetler” olarak adlandırılan yapılanmasına ilişkin iltisakı ve irtibatı olduğu anlaşılan 10 şüphelinin, Ankara merkezli 2 ilde eş zamanlı olarak gözaltına alınmalarına karar verildi. Ayrıntılar geliyor…

Source:


Fadime Özkan yazdı: İran”a sızan Mossad gerçeği ve Türkiye”de FETÖ temizliğinin önemi

İran-İsrail savaşının beşinci günü bugün… Bu beş günde savaşın seyrine dair bir işaret gelmedi ama en azından doğrudan savaşanların vaziyeti netleşti.Pek çok boyutu var elbette bu savaşın.Ben dikkatinizi başlıktaki duruma çekmek istiyorum.İran-İsrail savaşının 5 günlük kısa tarihi bile gösterdi ki Türkiye son 10-15 yılda çok kritik bir eşiği başarıyla geçmiş. 50 yıla yayılmış bir sızma hareketini, FETÖ adlı ajan tuzağını kazıyarak temizlemiş. Aslında çok büyük bir badireyi atlatmış.İRAN ASIL DARBEYİ İÇERİDEN YEDİŞurası açık. İsrail ve ABD ile yaşadığı kronikleşmiş gerilimlerden, on yıllardır süren ağır yaptırımlardan, nükleer anlaşmazlıklardan, vekiller üzerinden devam eden gölge boksundan vesaireden daha etkili olan yıkıcı darbeyi içeriden yedi İran.İran devlet sistemi içine sızan Mossad ajanları sayesinde sonuç aldı alıyor İsrail. Kritik sabotajlar, siyasi suikastlar, askeri kadrosuna ve altyapısına dair anlık istihbaratlar öyle görünüyor ki İsrail”e karşı İran”ın en zayıf noktası.2018″de İran”ın nükleer programında çalışan bilim insanlarının ve askeri personelin öldürülmesi doğrudan Mossad”a bağlanmıştı o zaman. Devamı daha da güçlü geldi.ANTİ-MOSSAD BİRİMİNİN BAŞINDAKİ BİLE MOSSAD AJANI ÇIKTI!7 Ekim sonrası Hizbullah”a yönelik nokta operasyonlar, Hizbullah lideri Nasrallah suikastı, Hamas siyasi büro şefi İsmail Haniye”nin –İran”ın kalbinde, Tahran”da şehit edilmesi ve Hizbullah mensuplarına dağıtılan çağrı cihazları üzerinden aynı anda yüzlerce kişiyi öldürüp binlercesini yaralaması Mossad”ın İran içindeki operasyon gücünün büyüklüğünü ve derinliğini gösteriyor.İsrail”in “Yükselen Aslan” adını verdiği son saldırılarda da Mossad ajanlarıyla patlayıcı yüklenmiş dronlar öne çıkıyor. Dron parçalarının gümrüklerden geçirilmesi, kamyonlarla taşınıp gizlice üretilmesi, Mossad”ın nasıl olup da İran”da bu kadar rahat at koşturduğu gibi sorular ve süreçler İran”ın büyük istihbarat zafiyetleri.Devletin yönetim kadrolarındaki farkındalığa rağmen üstelik. İran”daki güvenlik açığının büyüklüğünü 2021″de eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad itiraf etmişti. İsrail”e karşı koyma amaçlı bir istihbarat birimi kurulduğunu, başına koydukları kişinin Mossad ajanı çıktığını açıklamıştı Ahmedinejad.FETÖ DE MOSSAD-CIA UZANTISIYDITam bir FETÖ taktiği değil mi?Sız, kamufle ol, yüksel, talimat gelinceye dek renk verme ve vakit tamam olunca kendini patlat.1960″lardan başlayarak önce toplumun sonra devletin içine sızan, Anadolu insanı arasında kendini kamufle eden FETÖ terör örgütü deşifre olup sahibi hesabına iş görmeye kalktığında gizli bir ajan örgütü olduğunu, CIA ve MOSSAD hesabına çalıştığını gizleyemez olmuştu. Nitekim sinsi örgütün firari elebaşları –F. Gülen gibi- hizmet ettikleri devletlerin toprağına birer köpek gibi gömüldüler. Bu dünyadan “def” edildiler. İhanet edenin vatanı olmaz.Türkiye”nin FETÖ ajan örgütüne karşı verdiği mücadele hayati öneme sahip bir mücadeleydi. FETÖ eğer temizlenmiş olmasaydı 2013 sonrası aynı anda harekete geçirilen bütün terör örgütlerine karşı –PKK, DEAŞ, FETÖ, DHKPC, MLKP vd.- Türkiye”nin canı çok daha fazla yanardı.FETÖ TEMZİLİĞİNDE ERDOĞAN”A ÇOK ŞEY BORÇLUYUZBugün İran”ın İsaril”e, Mossad kuşatmasına karşı dayanıksızlığına bakarken Türkiye”yi düşünmeden edemiyor insan.MİT, Emniyet ve TSK başta olmak üzere bilhassa ülke güvenliğiyle ilgili kurumların, bakanlıkların hatta tüm kamu kurumlarının FETÖ ajanlarından temizlenmesi, kriminalize edilmesi, FETÖ elemanlarının toplum içinde de bastırılmış etiketlenmiş olması Türkiye”yi kuşkusuz çok daha güçlü ve güvenli yaptı.Hakkını teslim edelim. Recep Tayyip Erdoğan neredeyse tek başına verdi bu mücadeleyi.CHP başta olmak üzere muhalefet partileri FETÖ temizliği konusunda hükümete, Erdoğan”a destek olmak bir yana bilakis sahip çıkarak işleri iyice zorlaştırdılar. Bu ayıptan kolay kurtulamazlar.TEK BAŞINA MÜCADELE ETTİ, HERKESİ İKNA ETTİKendisi doğrudan hedef olmasına, defalarca suikast girişimlerine maruz kalmasına rağmen Erdoğan soğukkanlılığını hiç yitirmedi. 7 Şubatta Hakan Fidan”a uzanan elin asıl kendisini alaşağı etmeye kalktığını iyi okudu. FETÖ paralel devlet yapılanmasını ve nasıl işlediğini herkesten önce çözdü. Ordu ve devlet içindeki diğer dışarlıklı yapılar gibi onlar yerine yerleştirilen FETÖ unsurunu da hukuk içinde kalarak temizledi.Üstelik kabinede yalnız kaldığı da oldu Cumhurbaşkanının, “arkadaşlarımı bile ikna edemedim” dediği de oldu. Ama FETÖ ile mücadelede kararlılığını ve azmini hiç yitirmedi.Devleti neredeyse ele geçirmiş, en kritik yerleri sarmış bir illeti temizlerken Erdoğan”ın süreci son derece akıllıca ve taktiksel hamlelerle yönetmesi onun büyük bir siyasi lider olduğunu, kriz yönetimindeki başarısını, liyakatini ve samimiyetini de gösteriyor. Bu manada da çok şey borçluyuz Cumhurbaşkanımıza.

Source: Fadime Özkan


Füzeler altın fiyatlarını vurdu! İşte son rakamlar…

Yaşanan yukarı yönlü seyirle birlikte ONS Altın 3 bin 391 dolar, gram altın 4 bin 297 lira ve çeyrek altın 7 bin 116 lira seviyesini gördü. Orta Doğu”da esen savaş rüzgarları nedeniyle piyasalarda yaşanan hareketlilikle birlikte yatırımcılar ve ekonomi gündemini takip edenler ise merak içerisinde “Bugün gram altın fiyatları ne kadar, kaç TL?” ve “Çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar, kaç TL?” sorusunun cevabını araştırıyor.TRUMP”IN AÇIKLAMASI SONRASI ALTIN YENİDEN YÜKSELİŞTE!İsrail”in İran”a saldırmasıyla başlayan çatışmalarda 5. güne girilirken altın fiyatları güne dalgalı başladı. ABD Başkanı Trump”ın İsrail”in Tahran”a yeni bir saldırı başlatacağına yönelik söylemlerinin ardından toparlanarak güne 3400 dolar üzerinde başlayan ons altın, şu sıralarda 3394 dolar seviyesine kadar çekildi. ONS ALTIN NE KADAR, KAÇ DOLAR?3.392,113.392,42GRAM ALTIN FİYATLARI NE KADAR, KAÇ TL?Dün rekor kıran gram altın ise sabah saatlerinde 4300 TL seviyesinin altını görmesine karşın şu sıralarda 4302 TL seviyesinden işlem görüyor ÇEYREK ALTIN FİYATLARI NE KADAR, KAÇ TL?7.048,007.119,00BUGÜN YARIM ALTIN FİYATLARI NE KADAR, KAÇ TL”YDİ?14.095,0014.236,00CUMHURİYET ALTINI NE KADAR, KAÇ TL?28.104,0028.342,00TAM ALTIN FİYATLARI NE KADAR, KAÇ TL OLMUŞTU?27.698,1928.244,77REŞAT ALTIN NE KADAR, KAÇ TL?20.568,4720.817,95ZİYET ALTINI NE KADAR, KAÇ TL?50.072,9350.866,80

Source: Ekrem Öztürk


Resul Tosun yazdı: İran”a destek olma zamanıdır!

İsrail”in İran saldırılarını ABD/batı desteği olmadan gerçekleştirmesi mümkün değildir.ABD”nin en azından istihbarat, silah mühimmat ve yakıt desteği olmadan İran”ı vurmasının mümkün olmadığında tüm uzmanlar aynı görüşte.İsrail”in kullandığı silah ve mühimmatın ABD”den gönderilmesi bir yana sadece yakıt ikmali bile ABD”nin saldırılara destek verdiğinin en kesin delilidir.Uzmanlar, “İsrail uçaklarının İran hava sahasına gidip dönecek kapasitesi yoktur. İsrail”in havada yakıt ikmali yapacak tanker uçağı da yoktur.” diyor.İsrail savaş uçaklarına İran”a saldırıya giderken yakıt ikmalini ABD tanker uçaklarının yaptığını da söylüyorlar.Trump ya bunları bilmiyor ya da açıkça yalan söylüyor.Her iki durumda da saldırılardan İsrail kadar ABD de sorumludur, suç ortağıdır. Zaten desteklediğini de inkâr etmiyor!İsrail”in İran”a saldırısı sadece uluslararası hukuku ihlal değil aynı zamanda tüm bölgeyi tehdit eden bir tekebbür ve ahlaksızlıktır.Ahlaksızlıktır çünkü kendisinden başka bir devletin nükleer silah sahibi olmasını engellemek için saldırdığını açıkça söylüyor.Suç ortağı başta ABD olmak üzere genel olarak batıdır!Batı İsrail”e destek kuvveti göndermeye başladı bile.İsrail”in durdurulması gerekir!Ama, BM yetersiz, İİT uykuda iş yine Türkiye”ye düşmüştür.Başkan Erdoğan İran, Rusya, Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Pakistan ile temasa geçti, ABD lideriyle 24 saat içinde iki kez görüştü.Ama savaş sadece İran İsrail arasında cereyan etmiyor, iletişim alanında da müthiş bir savaş var.Ve dikkat edin özellikle sosyal medyada Başkan Erdoğan”ı karalamak için seferberlik ilan edilmiş adeta.İran”ı savunuyor değilim. İran”ın Suriye”de Irak”ta Lübnan ve Yemen”de nasıl bir Sünni düşmanlığı yaptığını, nasıl kan döktüğünü ve de Azerbaycan karşısında Ermenistan”ın yanında nasıl saf tuttuğunu biliyorum. Zamanında İran”ın bu politikalarının ne kadar yanlış olduğunu yazdım ve katıldığım tv programlarında da söyledimAma şu anda mesele Sünni Şii meselesi değildir.Mesele batının güçlü İslam devleti istememesidir.İran”a saldırının gerekçesi nükleer silaha sahip olma ihtimalidir!İsrail bu saldırı ile “kimse askeri açıdan benden daha güçlü olamaz olanların akıbeti budur” demeye getiriyor.Dolayısıyla kendi silahlarını üreten Türkiye başta olmak üzere İsrail, batının desteğiyle bütün bölge devletlerini tehdit ediyor.O yüzden İran”ın yanında olmak gerekiyor.Ayrıca Gazze”de soykırım yapmaya devam eden İsrail”e fırlatılan her füze Filistinlilere destektir.O yüzden İran”ın yanında olmak gerekiyor.İran Şii de olsa, politikalarını desteklemesek de İslam dünyasının bir parçasıdır, İslam Alemi İsrail ile çarpışan İran”ın yanında durmak zorundadır.İsrail tek başına savaşmıyor, arkasında koca bir batı dünyası var.Öyleyse İslam dünyası da şu anda İsrail ile fiilen savaşan İran”ın arkasında durmalı ve her türlü desteği vermelidir.Batı İsrail”e bir destek veriyorsa İslam dünyası İran”a daha fazla destek vermelidir.İsrail”in kaybetmesi aynı zamanda batının kaybetmesi ve emperyalizmin burnunun sürtülmesidir.O yüzden İslam dünyasının İran”a her türlü yardımı yapma zamanıdır!Nokta.Mustafaların yolu!CHP genel başkanı muhafazakâr şehirler ve ilçelerde taşıma kalabalıklarla mitingler yapıyor.Geçen hafta Bayburt”ta yaptığı mitingde güya muhafazakâr kitleye mesaj vermek için peygamberimizden bahsetti.Ama tıpkı İmamoğlu”nu yedi kat göğün üstüne çıkararak saçmaladığı gibi bu sefer de Atatürk”ü peygamber seviyesine çıkararak, “Bu ülkede peşine takılacak, bu topraklarda yolundan, izinden gidilecek iki Mustafa var. Bir, Peygamberimiz Muhammed Mustafa, bir de bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Allah kimseyi ne Peygamberimizin izinden ne Gazi Mustafa Kemal”in izinden ayırmasın.” dedi.Oysa biri peygamber diğeri o peygamberin yolunu yasaklamayı ilke edinmiş yasalaştırmış bir siyasi lider.Özgür Özel CHP genel başkanı olduğu için ilk genel başkanı olan Atatürk”e sahip çıkması onun yolunu sahiplenmesi gayet normaldir.Özgür Özel”in Hz. Muhammed”in yolunda olmadığını biliyoruz, kendisi de biliyor.Ama Bayburtlulara yaranmak için söylediği iki yolun birlikte takibi nasıl olacaktır?Hz. Muhammed Mustafa aleyhisselam”ın yolu bellidir. O, Allah”dan aldığı vahiy ile insanlığı hidayete davet etmiş ve bugün iki milyar mensubu bulunan bir peygamberdir.Mustafa Kemal ise dinlere inanmayan dolayısıyla Hz. Muhammed”in peygamberliğini kabul etmeyen, İslam”ı Arapların dini olarak niteleyen hatta Allah inancının bile insanların beyinleriyle uydurduğunu söyleyen bir pozitivisttir.Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu”nun yayınladığı Medeni Bilgiler kitabının yarısı Atatürk”ün el yazısıyla aynen basılmıştır. Atatürk orada diyor ki:”Türkler Araplar”ın dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemler”in ve ne de Mısırlıların vesairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilâkis Türk Milleti”nin millî rabıtalarını gevşetti, millî hislerini, millî heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü, Muhammedin kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu. Muhammedin dinini kabul edenler kendilerini unutmaya, hayatlarını Allah kelimesinin her yerde yükseltilmesine hasretmeye mecburdular. Bununla beraber Allah”a kendi lisanında değil, Allah”ın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla ibadet ve münacaatta bulunacaktı. Arapça öğrenmedikçe Allah”a ne dediğini bilmeyecekti. Bu vaziyet karşısında Türk Milleti birçok asırlar ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin âdetâ bir kelimesinin mânâsını bilmediği halde Kuranı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler…”.(Medeni bilgiler, s.364-370)O dönemi iyi bilen tarihçilerden biri olan Murat Bardakçı, canlı yayında açıkça, “Ne olur kıvırmayalım artık. Atatürk”ün gökten indiği sanılan kitaplar ile kastettiği Kur”an”dır. Atatürk hurafe diyor Kur”an”a…” dedi.Doğu Perinçek Hz. Muhammed isimli kitabında Atatürk”e atfettiği Allah kavramı ise, Allah”ın gerçekte olmadığı insanların kendi putlarının geçirdiği toplumsal süreç içinde Allah kavramının oluştuğunu anlatıyor.”Eğer dünyada efendiler olmasaydı, gökyüzüne çıkarılan bir efendi de olmayacaktı ve yine dünyada kulluk ilişkisi olmasaydı Allah”a kulluk ideolojisi de olmayacaktı.”(s.30)Perinçek aynı kitabın 67 ve 68. sayfalarında şu bilgileri veriyor: “Atatürk liseler için hazırlanan Tarih II kitabının İslamiyet”in doğuşu Hz. Muhammed hayatıyla ilgili bölümleri eliyle yazdı veya yazdırdı (sh.67)Muhammed”in Peygamberliği bölümünde şunları yazdı:”Allah”ın resulü olmak, Muhammed”de oluşan bir düşüncedir. (…) Muhammed”in bir melek ve Allah”la konuşmuş olduğu bir faraziyedir.(…)Allah”la ilişkisi aslında ilkel Arap toplumlarında şairler ile cinler arasındaki ilişkiye duyulan inançtan kaynaklanır.”Muhammed”in (peygamberliği) yalnızca kendi manevi ve düşünsel kuvvetinin ürünü idi.” (s.68)Perinçek “Atatürk ve Kemalist devrim önderlerinin 1924 sonrasında özellikle 1930″lardan sonra bu görüşlerini açıkça ortaya koydukları görülür” diyor.Perinçek şu tespiti yapıyor:”Atatürk Hz. Muhammed”in peygamberliğini ilahi olarak değil, fakat toplumsal ve siyasal bir olay olarak görmektedir.” (s.70)Atatürk Perinçek”in söylediği gibi asıl düşüncesini 1930″lardan sonra net olarak açıklamıştır.Gerek Milli Mücadele süresince, gerek meclisin açılışında, gerekse 1924 anayasasının yapılışı sürecinde dindar camiayı memnun edecek bir siyaset izlemiştir.Okuduğu hutbe, meclis açılısındaki dini söylem, Hak Dini Kuran Dili gibi tefsirin yazılması onun asıl düşüncesini gizlediği dönemlere aittir.Hele hayatının sonuna doğru Mustafa ismini tamamen terk etmiş Kemal”i de Türkmencede kale ve burç anlamına gelen Kamal”a çevirerek kullanmıştır.(T. Akyol, Atatürk”ün İhtilal hukuku, s.593)Ve maalasef din karşıtı görüşü CHP”nin resmi görüşü olmuştur.Dolayısıyla Atatürk”ün yolu Hz. Muhammed”in yoluyla yüz seksen derece ters istikamettedir.Diyanetin hutbelerde anmaması da bu açıdan doğru bir uygulamadır.Atatürk”e milli mücadelenin komutanı olduğu için sahip çıkıp şükran duymak, ilk cumhurbaşkanı olduğu için de saygısızlık etmemek gerekir.Ama CHP genel başkanı olarak taşıdığı düşünceleri zaten millet benimsememiş ve CHP”yi ilk serbest seçimlerde muhalefete mahkûm etmiştir.CHP”nin yeni yönetimi aslında bunun farkında olduğu için önceki genel başkanı döneminde muhafazakar/dindar kesime açılabilmek amacıyla helallik başlatmış fakat inandırıcı olmamıştır.Çünkü Özgür Özel”in Kuran öğrenimini çağdışı olarak nitelemesinden, kimi CHP”lilerin namaz kılan subayları tehdide varan İslam karşıtı tavırları helalleşmeyi inandırıcı olmaktan çıkarmıştır.Özgür beyin Bayburt”taki benzetmesi de yüzyılın en büyük yolsuzluk soruşturması geçiren zatı yedi kat göğün üstüne çıkarmasından farklı değildir!Bakalım Bayburtluların tepkisi ne olacak?!İlk seçimde göreceğiz!

Source: Resul Tosun


İsrail ordusu: İran’ın en üst düzey askeri komutanlarından Shadmani öldürüldü

İsrail”in saldırılarında İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri’nin hayatını kaybetmesinin ardından, Tümgeneral Emir Hatemi İran Genelkurmay Başkanı olarak, Ali Shadmani de Hatem-ül Enbiya Merkez Karargahları Komutanı olarak atanmıştı.Ancak İsrail ordusu rejiminin en üst düzey askeri komutanı Shadmani”nin de hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu. 4 gün önce atanmıştıGenelkurmay Başkanlığı”nın komutası altındaki Hatem el-Enbiya Merkez Karargahı, askeri operasyonların planlanmasından ve koordinesinden sorumluydu. Yalnızca savaş zamanlarında kurulan bu karargah, 2016 yılında daimi ve bağımsız bir komuta merkezi olarak Genelkurmay”dan ayrıldı. Ali Shadmani de sadece 4 gün önce bu komuta merkezinin başına getirilmişti. İran ordusundaki en üst düzey askeri yetkililerden biriydi.İsrail – İran çatışmasıİsrail, 13 Haziran”da İran”ın nükleer tesisleri ve ordunun üst komuta kademesini hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi. Saldırılarda İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı dahil 224 kişi hayatını kaybetti.İran ordusunun İsrail”e balistik füzelerle yaptığı misillemede ise 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.İran nükleer müzakereler devam ederken gelen saldırıyı “sabotaj” olarak nitelendirirken, İsrail ve ABD ise nükleer silahın kabul edilemez olduğunu savunuyor.ABD Başkanı Donal Trump, müzakereler boyunca İran”a birçok kez şans verdiğini ancak Tahran yönetiminin bunu değerlendiremediğini öne sürdü.

Source: Dünya Gazetesi


ABD Savunma Bakanı”ndan “Orta Doğu”daki askeri ve diplomatik varlıkların korunacağı” mesajı

Fox News”a konuşan Hegseth, “Tetikteyiz ve hazırlıklıyız. Başından beri, vatandaşlarımızı ve varlıklarımızı korumak için bu bölgede bulunduğumuzu devamlı olarak dile getirdik.” dedi.

Hegseth, Orta Doğu”da konuşlanmış askeri ve diplomatik varlıkları koruyacaklarını vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump”ın İran ve İsrail arasında barışın sağlanmasına yönelik umudunu sürdürdüğünü belirten Hegseth, Trump”ın İran”la nükleer anlaşmaya varmayı hedeflediğinin de altını çizdi.

Bakan Hegseth, “Başkan Trump, anlaşmanın masada olduğunu açıkça ifade etti. Soru şu ki, İran bunu kabul edecek mi?” şeklinde konuştu.

X hesabından yaptığı paylaşımda da Hegseth, Orta Doğu bölgesine “ek kabiliyetlerin konuşlandırılması” talimatını verdiğini bildirmişti.

⁠İsrail”in İran”a şiddetli saldırılarıyla başlayan çatışma

İsrail, 13 Haziran”da İran”ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi.

İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı 224 olarak açıklandı.

İran ordusunun İsrail”e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.

Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


İran”da Mossad alarmı! Halkı uyardılar:”Maskeli, şapkalı, gözlüklü insanlara dikkat edin”

İsrail”in İran”daki nükleer tesislere ve füze üslerine saldırmasının ardından taraflar arasındaki çatışmalar Ortadoğu”yu kan gölüne çevirmeye devam ediyor. İran”da şimdiye kadar İsrail adına casusluk yaptığı iddia edilen 30″a yakın kişi gözaltına alındı. #r-1124147# CNN International’ın aktardığına göre, İsrail’in saldırılarının başladığı cuma gününden bu yana başkent Tahran’da 28 kişi “İsrail adına casusluk yaptıkları” şüphesiyle gözaltına alındı ya da kendilerine bu suçlama yöneltildi. Kum kentinde hayatını kaybeden 8 İran Devrim Muhafızları Ordu üyesi için cenaze töreni düzenlendi. DESTEK MESAJI PAYLAŞAN ONLARCA KİŞİYE GÖZALTI İran dün de 2023 yılında gözaltına alınıp tutuklanan bir kişinin aynı suçlamayla idam edildiğini açıkladı. İran’da ayrıca, İsfahan’da 60 kişi de dahil olmak üzere onlarca kişinin “Siyonist rejime destek için” çevrimiçi platformlarda yazılar paylaştıkları ve bunu yaparak “toplumun psikolojik güvenliğini” bozdukları iddiasıyla gözaltına alındığı bildirildi. DIŞ GÖRÜNÜŞE TUTUKLAMA İran’daki söz konusu gözaltı ve suçlama dalgası, İsrail’in dış istihbarat örgütü Mossad’ın ülkeye insansız hava araçları (İHA) sokarak bir İHA üssü kurduğunun ve hava saldırılarının öncesinde ve saldırılar sırasında ülke içinde “operasyonlar” düzenlediğinin ortaya çıkmasının ardından yaşandı. İran İstihbarat Bakanlığı da bu bağlamda halktan “şüpheli faaliyetleri ihbar etmesini” istedi ve “işbirlikçilerin nasıl tespit edileceğine dair” bilgiler paylaştı. İsrail, İran’da sivil yerleşim yerlerine saldırılar düzenleyeceğini açıklamasının ardından İran devlet televizyonu binasını vurdu. Buna göre, bakanlıktan yapılan bir açıklamada, halktan “maske ya da gözlük takan, pikap araç kullanan, büyük çantalar taşıyan ya da askeri, endüstriyel alanlar ile meskun mahallerde görüntü kaydı alan yabancılara” dikkat etmesi istendi. İran güvenlik makamlarına yakın olduğu ifade edilen Nour News haber sitesinin yayınladığı bir posterde de “gece dahi maske, şapka ve güneş gözlüğü takan” kişiler ve “sık sık kuryelerden paket teslim alan” insanlardan şüphelenilebileceğine işaret edildi. “OLAĞAN DIŞI SESLERE DİKKAT EDİN” Söz konusu posterde ayrıca insanlardan “evlerin içinden gelen bağırma, metal ekipman ya da sürekli vurma veya çarpma sesi” gibi “olağan dışı sesler” konusunda ihbarda bulunması istendi. İran devlet basınında paylaşılan ve polisin yayınladığı ifade edilen bir başka posterde ise ev sahiplerinden evlerini yakın zaman önce kiraya vermiş olmaları halinde durumu polise ihbar etmeleri talep edildi. İran’ın İsrail’e fırlattığı balistik füzelerden bazıları, Tel Aviv kentindeki binalara isabet etti. SOKAKTA FOTOĞRAF ÇEKMEK YASAK Ülkedeki gazeteciler de CNN’e yaptıkları açıklamada, sokakta fotoğraf çekmelerinin yasak olduğunu aktardı. İran basınına yansıyan haberlere göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Besic güçleri de gece devriyelerini artırdı. İran Emniyet Genel Müdürü Ahmet Rıza Radan, pazartesi günü paylaştığı video mesajında “hainlere” ortaya çıkma çağrısı yaptı, “düşman tarafından kandırıldıklarını fark eden” kişilerin “daha yumuşak bir muamele” ile karşılanabileceğine işaret etti. Radan, bu kişilerin “İran tarafından onurlandırılacağını” da sözlerine ekledi.

Source: Çağla Çağlar


İran, İsrail, istihbarat

Yıllar süren sözlü dalaş 13 Haziran’da doğrudan savaşa döndü. İsrail, İran’ı vurdu. İran da misillemelerle karşılık verdi. İran rejiminin neredeyse bütün komuta kademesi ortadan kaldırıldı. İsrail özellikle ilk gün gerçekleştirdiği asimetrik saldırılarla nizami harp doktrinlerinin tamamen dışına çıktı.

‘3İ’ SAVAŞI

13 Haziran’da görüldü ki İran’ın en içlerine kadar sızdı İsrail’in ajan komandoları.. İran’ın orta kesimindeki uçak savarların yakınına yerleştirdikleri hassas füzeleri aktif ettiler.. Böylelikle operasyonun en başında İsrail uçakları için ek koruma sağlandı.

Bu bir istihbarat operasyonuydu…

İsrail’in İran’a silah sistemleri soktuğu anlaşıldı.. Kamyonlara gizlenen bu sistemler İran’ın hava savunmasını darmadağın etti. Bu sayede İsrail savaş uçakları, hiçbir engelle karşılaşmadan İran’daki hedefleri vurdu.

Bu bir istihbarat operasyonuydu…

İran’ın başkenti Tahran’ın çeperlerinde İsrail’in gizli bir dron üssü kurduğu savaşla birlikte ortaya çıktı. Gizli üsten havalanan ölüm dronları, 13 Haziran’ın gece yarısında harekete geçirildi. İran içinden havalanan İsrail dronları, Tahran’ın yer altından ateşlenmek üzere çıkarılan karadan karaya füze savunma rampalarını vurarak etkisizleştirdi.

Bu bir istihbarat operasyonuydu…

İran’ın en üst düzeyli 19 ismi İsrail tarafından 3 günde öldürüldü. Genelkurmay Başkanı da Devrim Muhafızları Genel Komutanı da, Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı da, Genelkurmay İstihbarat Dairesi Başkanı da öldürülenler arasında.. Kimisi evinde, kimisi karargahta, kimisi yer altı tünellerinde vuruldu.

Bu üç adres de istihbarat operasyonunun neticesiydi…

İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, yaşadığı mütevazi apartman konutunda doğrudan yatak odası hedef alınarak vuruldu. Sadece ev adresi değil, o saatte evde bulunduğu odanın konumu bile İsrail’in eline geçmişti.

Ve bu da hedefli bir istihbarat operasyonuydu…

İsrail, geçtiğimiz yıl İran topraklarında Hamas lideri İsmail Haniyye’yi şehit etti. Saldırı, Tahran’da İran dini lideri Hamaney’in konutuna çok yakın noktada yer alan, en yüksek korunaklı bir misafirhane meskeninde gerçekleşti. Binanının tamamında değil, sadece Haniyye’nin kaldığı odada yaşanan patlamada Hamas lideri şehit oldu.

İngiltere merkezli The Jewish Chronicle gazetesi, Mossad’a çalışan Devrim Muhafızları görevlisi 2 İranlı’nın, Haniyye’nin istirahat edeceği yatağın altına yerleştirdiği bombaların infilak ettirdiğini duyurdu. İsrail’in İran’daki istihbari nüfuzunun derinliği 2024 yılından görülmüştü yani..

BİNBİR SURAT MOSSAD

İsrail, 2024 yılında Lübnan Hizbullahı’na yönelik ‘çağrı cihazı’ saldırısını Tayvanlı Gold Apollo şirketinin ürettiği kablosuz çağrı sistemleriyle gerçekleştirdi. Pillerine patlayıcı yerleştirilen çağrı cihazlarının Lübnan’a sokulmasını ise Macaristan’da kurulan ‘BAC Consulting KFT’ isimli paravan şirket ve Bulgaristan’ın başkentti Sofya’da bulunan Norta Global Ltd üzerinden gerçekleştirdi.

Paravan ülkeler: Tayvan, Macaristan, Bulgaristan…

MİT 2023 yılında Mossad’ın Türkiye”de faaliyet gösteren casuslarına operasyon yaptı. Uzaktan çevrimiçi yönlendirme tekniği kullanan Arap kökenli ajanların İsveç, Malezya ve Endonezya’da kurulu iş kollarına bağlı ofisler oluşturduğu saptandı. Bu casuslar GPS cihazı ile araç takibi, adrese dayalı Wi-Fi cihazların belirlenerek şifrelerinin kırılması gibi faaliyetler yürüttü.

Paravan ülkeler: İsveç, Malezya, Endonezya…

Benzer vaka, içinde bulunduğumuz 2025 yılında yaşandı. Çin uyruklu 7 ajan, Türkiye’nin 5 şehrinde hayalet baz istasyonu kurduğu sırada enselendi. Türkiye’ye dört ayrı parça halinde sokulan cihazlarla kurulan baz istasyonuyla savunma sektörü çalışanları ve bürokratların hedef alındığı deşifre edildi.

Paravan ülke: Çin…

Türkiye sadece 2024 yılında Mossad unsurlarına yönelik 8 ayda 6 operasyon düzenledi. Bunlardan bir tanesi eski emniyet genel müdür yardımcısı Hamza Turhan A.’ya yönelikti. Türk casusun İsrail’e hassas bilgiler aktardığı belirlendi.

2025 yılında İstanbul’da Mossad’a yönelik düzenlenen operasyonda şebekenin Türkiye’deki para ağını Kosova uyruklu Liridon Rexhepi’nin yönlendirdiği açığa çıkarıldı.

Paravan ülke: Kosova…

İSTİHBARATA KARŞI İSTİHBARAT

İsveç’ten Endonezya’ya, Çin’den Kosova’ya, Türkiye’den Macaristan’a, İran’dan Tayvan’a çok geniş bir coğrafyanın kimliğini maske olarak kullanarak ciddi derecede espiyonaj faaliyeti yürüten mülevves bir yapılanma ile karşı karşıyayız.

Gücünü gizlilikten ve takiyeden alan okült Siyonistler, başına bela oldukları Ortadoğu ve bütün dünyada adam satma ve adam satın alma ile sınırları aşıyor. Bazen ‘Çinli’, bazen ‘İranlı’ bazen ‘Macar’ maskesi takıyor. Bin bir kılıkta aramıza karışıyor, en hin ve en hain planları büyük bir gizlilikle gerçekleştiriyor.

Çünkü İsrail önce Yahudi, sonra istihbarat devletidir.

İsrail adlı ‘habis ur’a karşı devletler sahasında atılacak en kritik adım, geniş ve hassas derecede istihbarata karşı koyma tekniklerini kuşanmaktır. Milli istihbarattır. Hemen her alanda kontrespiyonaj faaliyetlerini devreye almaktır.

‘Gazeteci’ kılıklı Theodor Herzl ile Siyonizm’i kurup Osmanlı’yı yıkan, Ortadoğu’yu paramparça edip İsrail çıbanını bölgeye yerleştiren ve günümüzde zehirli sarmaşık gibi, kırk kollu ahtapot gibi ülkelere sirayet eden İsrail’e karşı kavim, din, toplum ve devlet ayrımı olmaksızın birleşmek gerekiyor.

Ve Başkan Erdoğan’ın Bayram namazında ettiği duaya bir kez daha amin demek gerekiyor:

“Rabbim siyonist İsrail’i Kahhar ismiyle kahru perişan eylesin.”

Faruk Arslan / Haber 7

Source: Faruk Arslan


İsrail – İran savaşı son durum… İsrail ile İran neden savaşıyor? Savaş ne zaman bitecek?

İsrail ile İran karşılıklı olarak birbirilerine füze yağdırıyor. Tahran ve Tel Aviv sokaklarında endişe hakim olurken savaş daha da şiddetleniyor. Dünya diken üstünde ve savaşın bir an evvel bitmesini isterken bugünkü son durum merak ediliyor. İşte detaylar… Yeni genelkurmay başkanı da öldürüldüİsrail ordusu, 2 gün önce atanan İran”ın yeni genelkurmay başkanı Emir Hatemi”nin de öldürüldüğünü iddia etti.Tel Aviv”de patlamalar duyuluyorİsrail ordusu, İran”dan İsrail”e füze ateşlendiğini, hava savunma sistemlerinin füzeyi engellemek için çalıştığını duyurdu.“Herkes derhal Tahran’ı terk etmeli”ABD Başkanı Donald Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social”da “herkesin derhal Tahran’ı terk etmesi” gerektiğini söyledi. Trump mesajında, “İranlı muhafazakarlar cesurca konuştu, ama ne olacağını bilmiyorlardı. Şimdi hepsi öldü ve daha da kötüye gidecek! Bir sonraki saldırı daha da acımasız olacak” ifadelerini kullandı.Çin”den vatandaşlarına uyarıÇin, İsrail ile İran arasındaki tırmanan çatışmanın güvenlik durumunu kötüleştirmesi sebebiyle vatandaşlarına İsrail”i terk etmeleri uyarısında bulundu.İsrail: İran füzeleri hava savunmasıyla engellendiİsrail ordusu, İran’dan yaklaşık birer saat arayla fırlatılan füzelerin ülkenin çeşitli bölgelerinde alarm sistemlerini devreye soktuğunu ve füzelerin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.Trump’tan acil güvenlik çağırdıG7 Zirvesi için bulunduğu Kanada’dan erken ayrılma kararı alan Trump, “Malum sebepler nedeniyle mümkün olan en kısa sürede Washington’a dönmek zorundayım” diyerek, Beyaz Saray’da Ulusal Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdığını duyurdu.Netanyahu’dan ayaklanma çağrısıİsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Londra merkezli Iran International kanalına yaptığı açıklamada, İran’daki rejim muhaliflerine “şimdi ayaklanma zamanı” mesajı verdi. “İran yeniden büyük olabilir” diyen Netanyahu, rejimin günlerinin sayılı olduğunu ve İsrail’in İran’ın nükleer ve füze kapasitesini ortadan kaldırmakta kararlı olduğunu belirtti.Trump: Tahran’daki herkes tahliye edilmeliABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran’ı daha önce önerdiği anlaşmayı imzalamamakla eleştirdi. Trump, “Bu çok yazık, büyük bir insanlık kaybı. İran nükleer silah sahibi olamaz. Tahran’daki herkes derhal tahliye edilmeli.” ifadelerini kullandı.İran’dan yeni füze saldırısıİran, İsrail’e yönelik yeni bir füze saldırısı başlattığını duyurdu. Devrim Muhafızları, saldırıların sabaha kadar süreceğini açıkladı. İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin füzeleri engellemeye çalıştığını bildirdi. Ülke genelinde alarm sistemleri devreye girerken, sivillerin sığınaklara yönelmesi istendi.İsrail, İran”a neden saldırdı?İsrail’in İran’a saldırısının temel nedeni, İran’ın nükleer programını durdurmak amacıyla önleyici bir askeri operasyon düzenlemesidir. İsrail ordusu saldırının, İran”ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerinin “kalbini” hedef alan önleyici, hassas ve kombine bir saldırı olduğunu açıklamıştır. Bu, İsrail’in İran’ın nükleer silah kapasitesi kazanmasını ulusal güvenliğine tehdit olarak görmesinden kaynaklanmaktadır.

Source: Dünya Gazetesi


Trump”tan İsrail-İran yalanlaması: Macron”a acımadı: Her zaman yanılıyor! Reklam peşinde!

Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, “Reklam peşindeki Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kanada”daki G7 Zirvesi”nden ayrılıp Washington DC”ye İsrail ile İran arasındaki ateşkes üzerinde çalışmak için döndüğümü söyledi. Yanlış!” ifadesini kullandı.”ASIL NEDENİ ÇOK FARKLI BİR ŞEY”Macron”un kendisinin neden Washington DC”ye döndüğü konusunda “en ufak fikri” olmadığını belirten Trump, Kanada”daki zirveden erken ayrılışının ateşkesle alakası olmadığını, asıl nedenin “bundan çok daha büyük bir şey” olduğunu kaydetti.”HER ZAMAN YANILIYOR”Trump, “Kasıtlı olsun veya olmasın, Emmanuel her zaman yanılıyor.” ifadesini kullandı.Diğer yandan Macron, G7 zirvesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD liderinin İsrail ve İran arasında ateşkes için bir teklifte bulunduğunu söylemişti.Macron, “Gerçekten de bir araya gelip görüşme teklifi var. Özellikle ateşkes sağlanması ve ardından daha geniş kapsamlı görüşmelerin başlatılması için bir teklif yapıldı.” diye konuşmuştu.İSRAİL-İRAN SAVAŞIİsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef olan geniş çaplı saldırılar düzenledi.İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlarla 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kayıp 224 olarak açıklandı.İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source: Mehmet Küçükkahveci


Pegasus uçakları İran ve Irak”ta kaldı

İsrail in İran a yönelik saldırıları sebebiyle Irak ve İran hava sahalarının kapanmasından dolayı Pegasus Havayolları’nın 7 uçağı Türkiye’ye dönemedi. DHA nın haberine göre uçaklar İran ve Irak taki havalimanlarında bırakılırken, uçuş ekipleri karayolu ile Türkiye ye getirildi. 7 UÇAK MAHSUR KALDI İsrail in İran a yönelik 13 Haziran da başlattığı saldırılar sebebiyle, İran ve Irak ın hava sahaları sivil uçuşlara kapatıldı. Bu karar sebebiyle Pegasus Havayolları na ait 7 uçak İran ve Irak ta mahsur kaldı. Alınan bilgiye göre, Pegasus Havayolları’nın İran a giden 3 uçak Tahran da, 1 uçak Şiraz da, 1 uçak Tebriz deki havalimanlarında kaldı. Irak a giden 1 uçak Bağdat ta ve 1 uçak ise Erbil deki havalimanlarında kaldı. Uçuş ekiplerinin karayoluyla Türkiye’ye dönüş yaptığı öğrenilirken, ilgili hava sahaların açılmasının ardından uçakların getirileceği bildirildi.

Source: Habertürk


Brent petrolün varili 72,60 dolardan işlem görüyor

Dün 74,56 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 72,13 dolar seviyesinde tamamladı.Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.13 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,65 artışla 72,60 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 70,50 dolardan alıcı buldu.Fiyatlardaki yükselişte, İran ve İsrail arasındaki çatışmaların şiddetleneceği ve bölgedeki petrol arzını sekteye uğratacağı endişesi etkili oldu.Akaryakıta zam geldi! İşte fiyatlar…Brent petrolün varil fiyatı dün, İran”ın çatışmaları sona erdirmeye çalıştığı ve ABD ile nükleer müzakereleri sürdürmeye açık olduğuna dair haberlerle 69,96 dolara kadar gerilemişti. Ancak ABD Başkanı Donald Trump”ın İran”ın başkenti Tahran”ı tahliye etme çağrısından sonra yeniden yükselişe geçti.Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “İran, onlara imzalamalarını söylediğim anlaşmayı imzalamalıydı. Çok yazık, büyük bir insanlık kaybı. İran nükleer silah sahibi olamaz. Bunu defalarca söyledim. Tahran”daki herkes derhal tahliye edilmeli.” ifadelerini kullandı.CNN”e konuşan Beyaz Saray”dan bir yetkili ise Trump”ın tahliye ifadesinin İran”ın masaya oturması ihtiyacının aciliyetini yansıttığını belirtti.Amerikan Fox News kanalında yer alan ve bir Beyaz Saray yetkilisine dayandırılan haberde de Orta Doğu”da yaşananlar nedeniyle dün Kanada”daki G7 Liderler Zirvesi”nden erken ayrılma kararı aldığı açıklanan Trump”ın, Beyaz Saray”da ulusal güvenlik ekibine acil toplantı talimatı verdiği kaydedildi.Bu gelişmeler, küresel petrol rezervlerinin çoğunluğuna ev sahipliği yapan Orta Doğu”da arz ve tedarik kesintisi endişelerini artırarak fiyatları yukarı yönlü destekledi.Öte yandan, ABD”nin, Trump”ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi arasında bu hafta içinde bir görüşme düzenlenmesi olasılığını İran ile değerlendirdiği iddia edildi.Brent petrolde teknik olarak 73,70 doların direnç, 66,41 doların destek olarak izlenebileceği ifade ediliyor.​​​​Serbest piyasada döviz açılış fiyatları

Source: Emre Genç


Han Yunus”ta yardım bekleyen Filistinlilere yönelik İsrail saldırısında en az 45 kişi hayatını kaybetti

İsrail”in Gazze”nin çeşitli bölgelerindeki saldırılarında 7 kişi hayatını kaybetti

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi”nin çeşitli bölgelerinde devam eden saldırılarında, aralarında bir anne ve 3 çocuğunun da yer aldığı 7 Filistinli hayatını kaybetti.

Filistin haber ajansı WAFA”nın bölgedeki sağlık kaynaklarından aktardığı bilgilere göre, İsrail ordusu, Han Yunus kentinin batısındaki Mevasi bölgesinde yerinde edilmiş Filistinlilerin yer aldığı Şafii Çadır Kampı”nı hedef aldı. Saldırıda, bir anne ve 3 çocuğunun bulunduğu 5 kişi yaşamını yitirdi.

Gazze Şeridi”nin orta kesimindeki Deyr el-Belah”ta yer alan Burc el-Faysal bölgesi de sabah saatlerinde işgal güçlerinin bombardımanına maruz kaldı. Saldırı sonucu bir kadın hayatını kaybetti.

İsrail savaş uçakları, orta kesimlerdeki Salahaddin Caddesi”nde yardım dağıtımı için bekleyen Filistinlileri bombaladı. Saldırıda bir Filistinli yaşamını yitirirken çok sayıda yaralanan oldu.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


İsrail İran Savaşı Son Dakika: Tebriz’de büyük patlamalar! ‘İran Genelkurmay Başkanı öldürüldü’

İsrail, 13 Haziran”da İran”ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi. İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda hayatını kaybederken, toplam sivil can kaybı da 224 olarak açıklandı. İran ordusunun İsrail”e balistik füzelerle yaptığı misillemede ise 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı. Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source: Ajanslar


Bakan Kacır duyurdu! Harita ve navigasyon uygulamaları için harekete geçildi

İsrail”de sığınaklara inenler diken üstünde! Herkese aynı mesaj gitti, aslı belli olduTrump”tan Macron”a G7 çıkışı: Reklam peşinde koşuyor

Erdoğan imzaladı, o hüküm kaldırıldıBir kent diken üstünde: Ölüm sayıları artıyorTers yöne giren araç 2 motosikletliyi adeta biçti! Hatay”daki kaza saniye saniye kameraya yansıdıFETÖ”nün öğrenci yapılanmasına operasyon! Çok sayıda gözaltı75 ilde zehir tacirlerine dev operasyon!Kütahya”da gece yarısı deprem oldu!

Source: Mahmut Ekinci


Hasan Hüseyin Öz yazdı: Trump”ın barışı, savaşın perdesinden başka bir şey değil

Donald Trump, bir yanda barıştan bahsediyor, öte yanda savaş tehditleri savuruyor. “İran ve İsrail barışa ulaşacak,” derken, “İran, ABD”ye saldırırsa, tam güç ve kudretimizle karşılık veririz,” diye rest çekiyor. İsrail”in İran”a düzenlediği hava saldırıları, Trump”ın “mükemmel” ve “çok başarılı” diye alkışladığı bir yıkım. “Her şeyi biliyorduk,” diyerek operasyonun her detayında parmağı olduğunu itiraf ediyor. Bu tablo, ABD”nin Ortadoğu”yu kaosa sürükleyen stratejisini gözler önüne seriyor; barış lafları, kirli bir oyunun örtüsü sadece.Bu oyunun en iğrenç yanı, Trump”ın hakikat sonrası bir dünyada ahlaki çizgiyi hiçe sayarak barışı bir silaha dönüştürmesi. “Bazen savaşmaları gerekir,” diyerek çatışmayı savunuyor, ama aynı anda “İran ve İsrail barışa ulaşacak,” masalını anlatıyor. “60 gün verdim, bugün 61. gün,” diyerek İsrail”in İran”a saldırısını bizzat planladığını söylüyor. New York Post”a “İsrail”in saldırı tarihini her zaman biliyorduk,” diye övünüyor. Daha yenilerde ABD İsrail”e istihbarat ve 300 Hellfire füzesiyle destek verdi. Bu hakikat ortada yokmuş gibi Trump, “İran”a fırsat verdik, ama kabul etmediler. Çok sert vuruldular,” diyerek saldırıyı savunuyor. Hülasa, barış söylemi, ABD”nin ve İsrail”in kirli savaşının bir aparatından, hatta en etkili silahından başka bir şey değil.Bütün bu sahtekar tutumları diplomasi tiyatrosunun tezahürü aslında. Trump, Truth Social”da “Amerika Birleşik Devletleri, dünyadaki en iyi ve en ölümcül askeri ekipmanı üretiyor,” diye böbürleniyor; o silahlar, İran”daki hedefleri vurdu. Wall Street Journal, Trump”ın bu “sürpriz katliamı” gizlemek için diplomatik bir oyun oynadığını yazdı. ABD”nin İsrail”e milyarlarca dolarlık yardımı, bu yıkımın temel taşı. Bir yanda diyalog lafı edip öte yanda güç gösterisi yapıyor.Peki, Trump neden böyle ahlaksız bir oyun oynuyor? ABD, Ortadoğu”da kaos oluşturmak için İsrail”in bilgiyi çarpıtan teolojik saplantılı stratejilerinin arkasına gizleniyor. Batı aklı için bu sıradan bir şey. Ama şunu da belirteyim, Amerika”nın resmi politikası olan kaos, bumerang etkisiyle sahibini vuracak bir strateji. Şimdilik ABD”nin İsrail”e verdiği sınırsız destek, oyunu güçlendiriyor. Trump”ın “Bazen savaşmaları gerekir” lafı, bu planın bir parçası; barış lafı ederken çatışmayı harlıyor. Büyük stratejist Clausewitz”in “sis perdesi” dediği şey burada işliyor: Barış sözleri, savaşın kirli niyetlerini gizliyor. Diplomasi, füzelerin gölgesinde kayboluyor. Üstelik, büyük güçlerin bölgeyi karıştırıp barış masalları anlatması, tarih boyunca tanıdık bir hikâye.Ortadoğu, Trump”ın iki yüzlü oyunlarıyla felakette yeni bir aşamaya geçiyor. Artık daha net konuşabiliriz. İngiliz jeopolitiğinin oluşturduğu denklemin yerine yeni bir denklem oluşuyor. Trump, bugünkü sistemin bir görüntüsü olduğunu idrak edersek sürecin yönetiminde söz sahibi olabileceğimizi anlarız.İsrail”in İran”a saldırısı, ABD”nin kaos planının kanlı bir hamlesi; açık söyleyeyim Trump, bu yıkımın göbeğinde. Barış lafları, savaşın kirini gizleyen bir yalan. Büyük güçlerin sahte sözlerine inananlar, bu yangında kül olur. Bölge, Trump”ın fitnesiyle bataklığa gömülüyor; bu kaos, daha büyük belaları doğuracak. Ama Türkiye, bu ateş çemberinde diplomasiyle sağduyunun sesi olmaya devam ediyor. Bölgede barış için çaba gösteren Ankara, kaosun ortasında umut ışığı yakıyor.

Source: Hasan Hüseyin Öz


İsrail ordusu: İran”ın yeni Genelkurmay Başkanı öldürüldü!

SON DAKİKA: İsrail ordusu, İran”dan ülke topraklarına füzelerin ateşlendiğini tespit ettiklerini bildirdi.Ordudan yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin saldırıları önlemeye çalıştığı aktarıldı.Açıklamada, alarmlarla birlikte halkın sığınaklara girmesi gerektiği belirtilirken, İç Cephe Komutanlığının talimatlarının da takip edilmesi istendi.İsrail basını, ülkenin orta ve kuzey kesiminde alarmların devreye girdiğini ifade etti. YENİ GENELKURMAY BAŞKANI DA ÖLDÜRÜLDÜGerçekleştirilen yeni füze saldırılarında İran”ın yeni Genelkurmay Başkanı olarak atanan Ali Şadmani”nin de öldürüldüğü aktarıldı.Şadmani”nin Tahran”da bir karargaha düzenlenen saldırıda öldürüldüğü kaydediliyor. İran”ın bir önceki Genelkurmay Başkanı da İsrail”in saldırıları sonucunda ölmüştü. İsrail”in İran”a yönelik saldırısında İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri’nin hayatını kaybettiği bildirilmişti.SALDIRILARDA ÖLDÜRÜLEN ÜST DÜZEY YETKİLİLER İran basını, İsrail’in başkent Tahran’a düzenlediği hava saldırısında Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Hüseyin Selami, İran Atom Enerjisi Kurumu eski Başkanı Feridun Abbasi ve nükleer bilim insanı Muhammed Mehdi Tehrançi’nin de hayatını kaybettiğini bildirmişti. Saldırılarda, Hatemul Enbiya Merkezi Karargah Komutanı Gulamali Reşid, Devrim Muhafızları Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Emir Ali Hacızade de dahil üst düzey askeri yetkililer ile 6 nükleer bilim insanı hayatını kaybetmişti.SALDIRILAR NASIL BAŞLADI?İsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef olan geniş çaplı saldırılar düzenledi.İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı 224 olarak açıklandı.İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke İsrail”i kınadı.

Source: Kadriye Ebrar Etirli


İsrail-İran savaşı Türkiye”nin ekonomisini nasıl etkiler? Uzman isim açıkladı…

İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle bölgede tansiyon yükseldi. Bu gelişme Türkiye’nin dış politikası ile birlikte enerji ve ekonomi güvenliği açısından da ciddi riskler oluşturuyor. Enerji uzmanı Necdet Pamir ve sektör verileri, Türkiye’nin bu krizden çok yönlü etkilendiğini gösteriyor. TÜRKİYE’NİN ENERJİ MALİYETLERİ ARTTI İsrail saldırıları sonrası Brent petrol fiyatı 69 dolardan 74 doların üzerine çıktı. Kısa vadede fiyatların yükselmesi beklenen bir gelişme oldu. Türkiye petrolde yüzde 92 dışa bağımlı. Petrol fiyatlarındaki artış doğrudan enerji maliyetlerini yükseltti. 2022’de Brent petrol ortalama 101 dolar iken enerji ithalat faturası 96,6 milyar dolardı. 2023’te fiyatlar 82 dolara gerileyince fatura 69,1 milyar dolara indi. Enerji ithalatı sadece petrolü değil; doğalgaz, kömür ve elektrik ithalatını da kapsıyor. Petrol fiyatlarındaki artış tüm bu kalemlere yansıdı. Ayrıca enerji ithalatının dolar üzerinden yapılması ve TL’nin değer kaybetmesi maliyetleri daha da artırdı. HÜRMÜZ BOĞAZI KAPANMA RİSKİ VAR Hürmüz Boğazı günlük 21 milyon varil petrol ve 306 milyon metreküp LNG taşıyan kritik bir enerji koridoru. İran, bu boğazı kapatma tehdidinde bulundu. Necdet Pamir, İsrail’in saldırılarının İran rejimini varoluşsal tehdit algısına ittiğini belirtiyor. ABD ve İngiltere’nin sürece müdahil olması durumunda İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceğini söylüyor. Pamir, bu durumun teknik olarak mümkün olduğunu vurguluyor: “ Kapatamazlar diyenlere katılmıyorum. Elinde denizaltılar, mayınlar var. Senelerdir bunun tatbikatını yapıyorlar. Noktaya gelirse kapatabilirler. Kapatılıp kapatılmayacağı ayrı mesele ama kapatamazlar demek doğru değil .” Hürmüz Boğazı’nın kapanması günlük 21 milyon varil petrol arzının kesilmesi demek. Pamir’e göre bu durumda petrol fiyatlarının nerede duracağı öngörülemez. PETROL TEDARİKİ ŞİMDİLİK ETKİLENMİYOR ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarıyla Türkiye İran’dan petrol ithalatını sıfırladı. Önceden petrol ihtiyacının yüzde 45’ini İran’dan karşılayan Türkiye, şu anda petrolünün yaklaşık yüzde 70’ini Rusya’dan, yüzde 25’ini Irak’tan, kalanını ise Kazakistan’dan alıyor. Bu nedenle gerilimin petrol tedariki yönünden etkisi şu an görünmüyor. Ancak Pamir, bu durumun yanıltıcı olduğunu “ Enerjide, özellikle petrol ve doğalgazda dışa bağımlılık, ekonomimizin ve güvenliğimizin üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor ” şeklinde belirtti. Türkiye’nin bazı doğalgaz alım anlaşmaları petrol fiyatlarına endeksli. Bu yüzden petrol fiyatlarındaki artış gecikmeli olarak doğalgaz faturalarına da yansıyor. Pamir, bunun psikolojik etkileri olduğunu ve Rusya-Ukrayna savaşı döneminde doğalgaz fiyatlarının bu nedenle hızla yükseldiğini ifade ediyor. GÜNEY PARS DOĞALGAZ SAHASI TÜRKİYE’Yİ EN ÇOK ETKİLİYOR Türkiye yıllık yaklaşık 55 milyar metreküp doğalgaz tüketiyor ve bunun yüzde 99’unu ithal ediyor. İran’ın doğalgaz tesislerine yapılan saldırılar Türkiye için büyük risk taşıyor. İran medyasına göre İsrail, ülkenin güneyindeki Buşehr eyaletinde Güney Pars doğalgaz sahasını hedef aldı. Dünyanın en büyük doğalgaz sahası olan Güney Pars’ta saldırı sonrası üretim kısmen durdu. Türkiye’nin İran’dan yıllık yaklaşık 10 milyar metreküp doğalgaz aldığına dikkat çeken Pamir, “ Güney Pars vurulursa doğrudan etkilenecek tek ülke biz oluruz. İran’ın ciddi doğalgaz ihracatı yaptığı tek ülke Türkiye. Biraz Nahçıvan’a, biraz Irak’a veriyor ama ana alıcı biziz. Eğer bu hatta kesinti yaşanırsa Türkiye sanayisi felç olur ” dedi. İran bu doğalgazı Türkmen gazıyla kendi ihtiyacını karşılayarak dolaylı olarak Türkiye’ye gönderiyor. Bu zincirin kırılması durumunda özellikle kış aylarında arzda ciddi sorun yaşanabilir. TİCARET HACMİ YAKLAŞIK 6 MİLYAR DOLAR Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye 2024’te İran’a yaklaşık 3,2 milyar dolarlık ihracat, 2,5 milyar dolarlık ithalat yaptı. Böylece iki ülke arasındaki ticaret hacmi 5,7 milyar dolar oldu. Ticaret Bakanlığı’nın 2023 raporuna göre Türkiye’nin İran’a en çok sattığı ürünler makine ekipmanları (yüzde 28), plastik-kimya ürünleri (yüzde 24) ve tarım-gıda ürünleri (yüzde 11) oldu. İran’dan ithalatın büyük kısmını doğalgaz ve petrokimya ürünleri (yüzde 60), metal ürünleri (yüzde 29) ve tarım (yüzde 4) oluşturdu. İran’ın Mahşehr bölgesinde, Tarım Kredi Kooperatifleri iştiraki Gübretaş’a ait Razi Petrokimya Kompleksi önemli bir tesis olarak öne çıkıyor. CHP Tarım ve Orman Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, savaş ortamında bu tesisin güvenliği ve üretim durumu hakkında kamuoyunun bilgilendirilmemesini eleştirdi. “Türkiye’nin tarımsal üretiminde maliyetleri düşürmek için yapılan bu yatırım ciddi risk altında ve sessizlik içinde yok sayılamaz” dedi. TURİZM VE BÖLGESEL GÜVENLİK ENDİŞELERİ ARTABİLİR Bölgede yaşanan gerilim, Türkiye’ye yönelik turizm akışını olumsuz etkileyebilir. 2023’te Gazze çatışmaları sırasında bölgeden gelen turizm rezervasyonlarında düşüş yaşanmıştı. Turizm sektörü jeopolitik gelişmelere hızlı tepki veriyor. Ayrıca, Kızıldeniz ve Süveyş hattı üzerinden yapılan ticari taşımacılıkta güvenlik sorunları ihracatçılar için navlun sürelerinin uzaması ve maliyetlerin artması anlamına gelebilir. 2024 başında Yemen kaynaklı saldırılar nedeniyle bu güzergahta navlun süreleri uzamış, konteyner taşımacılığı maliyetleri yüzde 300’e varan artış göstermişti.

Source: Cumhuriyet/ekonomi Servisi


İsrail: İran”ın yeni Genelkurmay Başkanı öldü

İsrail ile İran arasındaki çatışma beşinci gününde. 13 Haziran gecesi İsrail”in İran”a yönelik başlattığı saldırı ile başlayan çatışmaların yoğunluğu artarak devam ediyor. İran”ın da misilleme yapması ile iki ülkenin hattında da patlama sesleri ve dumanlar yükseliyor. YENİ GENELKURMAY BAŞKANI ÖLDÜ İsrail ordusu ise İran”a düzenledikleri son saldırıda İran”ın yeni Genelkurmay Başkanı Ali Şadmani”nin öldüğünü iddia etti. Şadmani, İsrail”in 13 Haziran”da başlattığı saldırılarda hayatını kaybeden Genelkurmay Başkanı Hüseyin Bakıri”nin yerine atanmıştı. İran”dan ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. AYRINTILAR GELİYOR…

Source: Haber Merkezi


İran”dan İsrail”e yeni saldırı dalgası: Sirenler çaldı, patlamalar duyuldu

İran ile İsrail arasında tırmanan gerilim, yeni bir saldırı dalgasıyla devam ediyor. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran tarafından yeni bir füze saldırısı başlatıldığını ve ülkenin birçok bölgesinde hava saldırısı sirenlerinin çaldığını açıkladı. İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin aktif hale getirildiğini ve füzelerin havada imha edilmeye çalışıldığını belirtti. TEL AVİV VE BATI KUDÜS”TE PATLAMALAR DUYULDU Tel Aviv ve Batı Kudüs’te yüksek şiddette patlamalar duyuldu. Patlamaların, hava savunma sistemlerinin müdahalesi sırasında gerçekleştiği değerlendiriliyor. İsrail polisi tarafından yapılan açıklamada, Tel Aviv çevresine füze ve şarapnel parçalarının düştüğü, maddi hasar oluştuğu ancak can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Arama-kurtarma ekiplerinin, füze isabeti rapor edilen birçok noktada çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi. İsrail İtfaiye ve Kurtarma Servisi de Gush Dan bölgesinde bir füze isabeti sonucu yangın çıktığını bildirdi. Açıklamada, “Saat 08.45 civarında (TSİ), Gush Dan bölgesine füze isabeti ve yangınla ilgili çok sayıda ihbar alındı. İtfaiye ekipleri hızla olay yerine sevk edildi” denildi. İSRAİL ACİL YARDIM SERVİSİ ALARM DURUMUNA GEÇTİ İsrail’in ulusal acil yardım servisi Magen David Adom (MDA), İran’dan atılan son füze dalgasının ardından alarm durumuna geçti. Kurumdan yapılan açıklamada, “Son dakikalarda duyulan sirenlerin ardından, ihbar alınan bölgelere MDA ekipleri sevk edilmiştir” denildi. İsrail polisi de Tel Aviv bölgesinde bazı füze isabetlerinin meydana geldiğini doğrularken, şu ana kadar herhangi bir yaralanma bildirilmediğini açıkladı. “SIĞINAKLAR TERK EDİLEBİLİR” İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran’ın sabah başlattığı füze saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, “Ülke genelinde vatandaşlar artık sığınakları ve korunaklı alanları terk edebilir” dedi. Aynı açıklamada, füze parçalarının düştüğü birçok bölgede arama-kurtarma ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Tel Aviv”deki Herzliya bölgesinde boş olduğu belirtilen bir otobüs füze isabeti sonucu alev aldı. Yangının, bir otoparkta meydana geldiği ve olay yerine güvenlik güçleri ile belediye ekiplerinin sevk edildiği açıklandı. Öte yandan sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, merkezi bölgedeki Ibthan kasabasında bir yerleşim alanında, bir aracın yanında yerde yatan dumanlı bir füze parçası dikkat çekti.

Source: Dış Haberler Servisi


Son dakika… İran, Kudüs ve Tel Aviv”i vurdu!

Son dakika…İran”dan atılan füzelerden biri Tel Aviv bölgesine diğeri de Herzliya”ya olmak üzere iki tanesi doğrudan isabet etti. İsrail raporları Herzliya”daki füze saldırısının hassas bir bölgeyi hedef aldığını belirtiyor.İşte saat saat yaşanan gelişmeler:KUDÜS VE TEL AVİV”DEN PATLAMA SESLERİ10.12: İran-İsrail çatışması 5. günde devam ediyor. İran, İsrail”e yeni bir saldırı başlattı. İsrail”in dört bir yanında sirenler duyuldu. Kudüs ve Tel Aviv”den ise şiddetli patlama sesleri yükseldi. İsrail Savunma Kuvvetlerinden (IDF) yapılan açıklamada, füze düştüğü ihbarı alınan yerlere kurtarma ekiplerinin gönderildiği belirtildi. İlk değerlendirmelere göre İran”ın saldırıda yaklaşık 20 balistik füze ateşlediği ifade edildi.İsrail Ulusal Acil Servisi Magen David Adom ise İsrail”in merkezinde otobüslerin bulunduğu park yerinde 5 kişinin hafif yaralandığını aktardı.TEL AVİV: SALDIRIYI ENGELLEMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ08.48: İsrail ordusu, İran”dan İsrail”e füze ateşlendiğini, hava savunma sistemlerinin saldırıyı engellemek için çalıştığını duyurdu.TRUMP: “HERKES TAHRAN’I ACİLEN TAHLİYE ETMELİ”02.12: ABD Başkanı Donald Trump, kendisine ait Truth Social adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden bir açıklama yayınlayarak İran’ın başkenti Tahran’ın tahliye edilmesi çağrısında bulundu.Açıklamasında Trump, “İran’ın anlaşmaya imza atması gerekiyordu. Onlara imzalamalarını söyledim. Çok yazık oldu ve birçok insan kaybedildi. Açıkça söyledim, İran nükleer silah sahibi olamaz. Bunu defalarca söyledim! Herkes, Tahran’ı acilen tahliye etmeli” diye yazdı.İSRAİL ORDUSU, İRAN”IN FÜZE SALDIRISINA BAŞLADIĞINI DUYURDU00.36: İsrail ordusu, İran”dan İsrail”e füzelerin ateşlendiğini tespit ettiklerini bildirdi.Ordudan yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin saldırıları önlemeye çalıştığı aktarıldı.Alarm verildiğinde, halkın sığınaklara girmesi istendi.İsrail”in birçok noktasında alarmların çalmaya başladığı belirtildi.HAYFA PETROL RAFİNERİSİ, İRAN SALDIRISINDA ALDIĞI HASAR NEDENİYLE DURDU00.13: İsrail”in kuzeyinde yer alan Hayfa kentindeki petrol rafinerisi, İran’ın misilleme füze saldırısında hasar görmesi nedeniyle faaliyetlerini durdurdu.Hayfa kentindeki petrol rafinerisi sahibi Bazan şirketinden yapılan açıklamada, İran”ın iki gün önceki saldırısı nedeniyle tesislerde ciddi hasar meydana geldiği belirtildi.Açıklamada, hasar nedeniyle rafineri ve bağlı şirketlerin tüm tesislerinin faaliyetlerinin durdurulduğu bildirildi.Haberin Ayrıntıları Geliyor…Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.App Store Google Play Takip Et

Source: Fatih Yoncalık


Bu işin şakası olmaz! İsrail”de askerlik yapan Türk vatandaşlarına dikkat

Kendi ülkesini bile ateşe atmaktan çekinmeyen bir psikopatla karşı karşıyayız.

İsrail başbakanı Netanyahu’dan söz ediyorum.

Bütünüyle kandan, ölümden, zulümden ve insaniyet düşmanlığından besleniyor.

Hayatla olan yegâne bağı, toplu katliam ve soykırım yapmak.

Böylesine sadist, böylesine vahşi böylesine canavar, hülasa tarihte benzeri nadir görülen bir insanımsı…

Bu azılı katil, bölgeyi topyekûn savaşa sokmakta kararlı adeta…

Bundan 5 gün önce yani İsrail’in İran’a saldırısına saatler kala İsrail parlamentosunda bir oylama yapıldı.

Oylamanın konusu, muhalefet partilerinin meclisin feshi için verdiği yasa tasarısıydı.

Netanyahu hükumetinin düşmesi ve meclisin topyekûn feshi işten bile değildi lakin son anda yapılan pazarlıklar sonuç verdi ve 4 kişinin karar değiştirmesi ile meclisin feshi reddedildi.

Bu ve buna benzer teşebbüsler öteden beri var.

Bir kez daha direkten dönen Netanyahu, İran’la savaş başlatarak bu sorunu ertelemeye çalışıyor ve doğrusunu isterseniz bunu başarıyor da…

İşte İran’a saldırı bu hengâmede vuku buldu.

Sabahın erken saatlerinde, İran’daki füze rampaları ve savunma sistemleri, MOSSAD ajanların kontrolündeki kamikaze SİHA’lar ile imha edildi.

İran içerisinden gerçekleştirilen bu saldırı, mezkûr saldırı ile sınırlı değildi kuşkusuz.

İran’ın hava kuvvetleri komutanı ve üst düzey kurmayları da içerideki ajanların sağladığı istihbarat vesilesiyle öldürülmüştü.

Bu, İran için ciddi bir yıkımdı ve zaten o günün akşamına kadar kendilerine gelemediler.

İran açısından panik halinin hüküm sürdüğü bu süreçte de hava saldırısı başlatarak yıkımın boyutunu büyüttüler.

İran toparlanıp karşı saldırıya geçinceye kadar olan olmuştu aslında.

İsrail, Amerika’ya saldırı ile ilgili haber vermişti ama bu, izin almaktan ziyade bir ‘bilgilendirme’ idi.

Emrivaki de diyebileceğimiz bu bilgilendirmenin amacı, İran’ın muhtemel karşı saldırında Amerika’nın desteğini yanında görmekti.

Nitekim öyle de oldu ve Amerika, savaş gemilerini bölgeye doğru yönlendirdiğini açıkladı.

Gerek Amerika ve gerekse başta Almanya ve İngiltere olmak üzere tüm batı ülkeleri açıkça deklare etmeseler bile İsrail’e destek çıkmakta gecikmediler.

İran’ın misilleme yapmaya bile takatinin olmadığı saatlerde şu gerçek bütünüyle tebeyyün etmişti.

MOSSAD en mahrem noktalara kadar sızmış ve saldırının en can alıcı kısmı İran topraklarında vuku bulmuştu. Bu da sadece dış güvenlik değil, iç güvelik olgusunun kevgire döndüğü anlamına geliyordu ki, meselenin en vahim ve trajik yönü buydu doğrusu…

Hatırlarsınız, bundan kısa bir süre önce Ukrayna Rusya içlerine sızmış ve tırlara yüklediği dronlar ile Rusya’nın en stratejik askeri üslerini adeta yerle bir etmişti.

Bu saldırıda da batılı ülkelerin Ukrayna’ya sağladığı istihbarat ve lojistik destek, hadisenin belirleyici ana faktörü idi elbette.

Rusya’nın ardından İran’ın da tabir caiz ise gafil avlanması, her iki güçlü addedilen devletin aslında “kâğıttan kaplan” olacağı kuşkusunu güçlendirmişti doğal olarak.

Her ikisi için de vahamet boyutunu aşan bir zaaf söz konusuydu ve bu durum her ikisi için de kabul edilemez denli büyük bir acziyet anlamına geliyordu.

Meselenin tam bu noktasında şu hususu hatırlamakta sanırım fayda var.

Bundan çok değil 6 ay önce devrimciler, karayı İran’ın havayı Rusya’nın kontrol ettiği Suriye’de bu her iki sözde süper gücü sürklase etmiş ve bunlara ciddi bir yenilgi yaşatmıştı.

Gerçekleşen bu son hadiseler açıkça gösteriyor ki, eski savaş konsepti iflas etmiştir ve bu 2 ülkenin o günkü yenilgisi, kesinlikle tesadüf değildir.

Özellikle İran’ın Türkiye’ye alan bırakmamak için Suriye bataklığına bile isteye girdiğini ve neredeyse 1 milyona yakın mazlum ve masum insanın katlinden sorumlu olduğu gerçeğini dikkate aldığımızda da görünen şudur.

İran, bu süreçte ciddi anlamda zayıflamış ve bu zayıflamanın bedelini de ağır bir biçimde ödemeye başlamıştır.

İçimizi acıtan, katil, soykırımcı ve aşağılık İsrail devleti eliyle bu bedeli ödüyor olması…

Calibi dikkat bir husus daha var.

İsrail İran’a saldırırken İran’ın işbirliği yaptığı ülkelerin hiçbirinden en küçük bir destek bile gelmedi.

İran’ın Hindistan, Ermenistan, Rusya, Çin ve Hizbullah ile işbirlikleri herkes tarafından biliniyorken bu ülkeler, İran’ın büyük bir şok ve panik yaşadığı o ilk günde hepsi kulaklarının üzerine yattı. Öyle ki, Hizbullah bile bu savaşa karışmayacağını ilan etti.

Bunun yanında ne odu dersiniz?

Türkiye, İran’ın tüm Türkiye karşıtı eylemlerine rağmen İsrail saldırısını en sert dille telin etti…

Bütün dünya bu aşağılık saldırıyı izlerken Cumhurbaşkanı Erdoğan bölge ülkeleri liderleriyle baş döndürücü bir diplomasi trafiği gerçekleştirdi ve ABD başkanı Trump’la sorunun çözümü ve barış sağlanabilmesi için 2 kes görüştü.

Her ne kadar Rusya ve Çin üçüncü günden sonra harekete geçtiyse de İran için yıkım yaşanan saatlerde kıllarını bile kıpırdatmadılar.

Saldırının ertesi günü bir nebze de olsa kendini toparlayan İran misillemede bulundu ve her zamanki “görsel şov” yerine İsrail’in ciddi anlamda canını yakacak işler yaptı.

Tüm dünya Müslümanlarını ve mazlumlarını heyecanlandıran ve tabir caiz ise sevince boğan alevlerin göklere yükseldiği Telaviv görüntüleri az şey değildi doğrusu…

Sözün tam bu noktasında şu gerçeği bir kez daha hatırlatmakta fayda var.

İsrail’de ‘sivil’ yoktur ve dolayısıyla ‘sivil yerleşim bölgesi’ de yoktur. Çünkü İsrail’deki her fert ya muvazzaf ya da Türkçedeki ifadesiyle ‘sefer görev emirli’ askerdir!

Bununla birlikte bütün Filistin’in bu aşağılık topluluk tarafından işgal edildiği gerçeğini de nazara aldığımızda, “sivil yerleşim bölgesi” iddiasının kocaman bir yalandan ibaret olduğu açıkça görülecektir.

İkinci günün sonunda İran psikolojik üstünlüğü ele aldı fakat sonrasında yine İran içinden suikastlar ve ardından gelen hava saldırıları neticesinde kaotik durumuna geri döndü.

Üçüncü gün ve sonrasında özellikle de geceden itibaren İran’ın gönderdiği füzeler önceki isabetli atışların tesadüf olmadığını gösterdi ve bu durum, karşılıklı olarak devam etmekte…

Şimdiye kadar bariz bir yenilgi havası estirmeyen İran için bundan sonrası biraz daha zor geçecek gibi görünüyor.

Geçmişte yaptığı çok ciddi hatta ihanet diye nitelendirilebilecek yanlışlarına rağmen, gönlümüz ve dualarımız İran’ın başarılı olmasından yana.

Zira hususi anlamda mazlum Müslümanların ve genel anlamda da tüm dünyanın başına bela olan aşağılık, soykırımcı ve katil İsrail devletinin yerle bir olmasına sağlayacak her girişim, insanidir ve İslamidir!

Bu bağlamda, en üst düzeyden en aşağıdaki ferde kadar yapılabilecek ne varsa behemehal yapılmalı ve bu insanlık düşmanı aşağılık katiller saf dışı bırakılmalıdır!

Yazıyı mühim bir notla bitirmek istiyorum.

İran’ı şoka sokan ve çok ciddi bir yara almasına neden olan husus, içerideki işbirlikçilerdi.

Diğer bir deyişle MOSSAD ajanları, İran’ın en mahrem yerlerini bile yolgeçen hanı yapmış maalesef.

Şurası unutulmamalıdır ki, Türkiye’de de İsrail’e, bırakın maaşlı ajanı, gönüllü olarak istihbarat sağlayacak hatırı sayılır bir kitle vardır.

Bu gerçeği hatırda tutarak asla büyük konuşmamak lazımdır.

Yapılması gereken derhal ve acilen önlem almaktır elbette.

Bu meyanda, Türk vatandaşı olup da İsrail’de askerlik yapan kişilerin ciddi bir tehlike arz ettiği ve bu kritik süreçte anılan hususun teşrih masasına yatırılması gerektiği, artık tartışılmaz bir hakikattir!

Bu işin şakasının olmadığını İran hadisesi vesilesiyle bir kez daha ‘aynel yakin’ gördük…

Nihat Nasır / Haber7

Source: Nihat Nas


Senatör Sanders”tan, Kongre onayı olmadan ABD”nin İran”a karşı askeri eylemlerini engelleyecek yasa tasarısı

Sanders”ın resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, Senatoya sunulan “İran”a Karşı Savaşa Hayır Yasası” adlı yasa tasarısı, ABD”nin İran”a yönelik askeri faaliyetlerini engellemeyi amaçlıyor.

Tasarıda, ABD hükümetinin İran”a yönelik herhangi bir askeri eylemi için federal fonların kullanılmasının yasaklanması amaçlanıyor.

Savaş Yetkileri Yasası ve yürürlükteki ABD yasalarında yer aldığı üzere, meşru müdafaa için bir istisna içeren tasarıyı, senatörlerden Peter Welch, Elizabeth Warren, Jeff Merkley, Chris Van Hollen, Ed Markey, Tammy Baldwin ve Tina Smith destekliyor.

Sanders, tasarıya ilişkin yaptığı açıklamada, “Orta Doğu”da yeni bir savaş sayısız insanın hayatına mal olabilir, trilyonlarca doların boşa harcanmasına ve daha fazla ölüm, daha fazla çatışma ve daha fazla yerinden edilmeye yol açabilir.” ifadesini kullandı.

Kongrenin ABD”nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu”nun “tercih ettiği savaşa sürüklenmeyeceğini” açıkça ortaya koyması gerektiğini belirten Sanders, “Başkan”ın Kongrenin açık yetkisi olmadan başka bir maliyetli savaşa girme yetkisi olmadığını açıkça belirtmemiz zorunludur.” dedi.

Sanders daha önce yaptığı açıklamada, “Netanyahu, İran”a saldırarak bu savaşı başlattı.” demiş ve “ABD, Netanyahu”nun başka bir yasa dışı savaşına askeri veya mali olarak sürüklenmemeli.” ifadesini kullanmıştı.

İsrail”in İran”a şiddetli saldırılarıyla başlayan çatışma

İsrail, 13 Haziran”da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan, geniş çaplı saldırılar düzenledi.

İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken toplam sivil kaybı 224 olarak açıklandı.

İran ordusunun İsrail’e balistik füzelerle yaptığı misillemede 24 kişinin öldüğü, 500″den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.

Türkiye başta olmak üzere çok sayıda ülke, İsrail”i kınadı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


İsrail”den İran iddiası: Yeni Genelkurmay Başkanı öldürüldü

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Salı gecesi “ani gelişen bir fırsat” ve “kesin istihbarat” üzerine İran’ın başkenti Tahran’ın merkezinde bulunan bir komuta merkezini hedef aldıklarını ve operasyonda İran’ın yeni “savaş dönemi” Genelkurmay Başkanı Ali Şadmani’nin öldürüldüğünü iddia etti. Açıklamada, “Gece saatlerinde ani bir fırsatın ortaya çıkmasının ardından İsrail Hava Kuvvetleri (IAF), Tahran’ın kalbindeki personel dolu bir komuta merkezini vurdu ve Ali Şadmani etkisiz hale getirildi” denildi. İran yönetimi, Şadmani’nin öldürüldüğüne dair İsrail’in iddialarına ilişkin henüz bir yorum yapmadı. Ali Şadmani, İsrail’in önceki hava saldırılarında hayatını kaybeden İranlı üst düzey komutanlardan Tümgeneral Gulam Ali Reşid’in yerine cuma günü göreve getirilmişti. Her iki isim de İran Silahlı Kuvvetleri ile Devrim Muhafızları arasındaki koordinasyondan sorumlu olan Hatemu’l Enbiya Merkezi Karargâhı”nın liderliğini yürütüyordu. IDF, açıklamasında Şadmani’nin, “İsrail’i hedef alan operasyonel planların şekillendirilmesinde doğrudan rol oynadığını” vurguladı.

Source: Dış Haberler Servisi


İsrail-İran savaşında Türk F-16″larını havalandıran gelişme! Sınırda hareketli saatler…

Son dakika haberi… İsrail-İran savaşında son dakika haberleri endişeyle takip edilirken; bölgesel bir savaş riski endişeleri daha da artırıyor. Türkiye, gerilimin düşürülmesi için elinden geleni yaparken; her olasılığa karşı güvenlik alarmı da en üst seviyeye çıkarılmış durumda.İsrail ordusu: İran”ın yeni Genelkurmay Başkanı öldürüldü!Son dakika… İran, Kudüs ve Tel Aviv”i vurdu!TÜRK F-16″LARI PEŞ PEŞE HAVALANDITürkiye, Orta Doğu”daki gelişmeleri yakından takip ederken; İsrail”in İran”ı vurduğu gece Türkiye sınırında hareketli anlar yaşandığı ortaya çıktı.Hürriyet Gazetesi yazarı Hande Fırat köşesinde kaleme aldığı yazısında çok dikkat çeken detaylara yer verdi. Demir Kubbe durduramıyor! İsrail”in kabusu oldular: İşte Hipersonik füzesi olan ülkeler!Trump”tan İsrail-İran yalanlaması: Macron”a acımadı: Her zaman yanılıyor! Reklam peşinde!İSRAİL UÇAKLARI UYARILDIHande Fırat”ın yazısına göre; bazı İsrail uçaklarının Türkiye”nin hava sahasını ihlal etmesi üzerine F-16″lar peş peşe havalandı.TÜM BİRİMLER TEYAKKUZ HALİNDEİsrail uçakları uyarının ardından Türkiye”nin hava sahasından çıkarken; tüm birlikler olası bir durum için teyakkuz haline geçirildi.HAZIR BEKLİYORLARErken ihbar uçakları sürekli havada bulunurken; olası hava sahası ihlali için F-16’lar hazır bekliyor. İhlal olması durumunda anında havalanıyorlar.Sığınağa almadılar! “Şifreyi değiştirdik, Artık gelmeyin”MOSSAD”a Türkiye şoku! Düğmeye basıldı! Darbe indirildiNükleer tesisler ateş altında! Uydu görüntülerine yansıdıİşte Hande Fırat”ın yazısındaki ilgili bölüm; Bir savaş daha başladı… Ne yazık ki dünya beş gündür İran-İsrail savaşını canlı yayında izliyor. Ortadoğu’nun kanlı tarihine Netanyahu’nun saldırganlığı ile tanıklık ediyoruz. Beş günün özetini Ankara açısından sizlerle paylaşacağım…TÜRKİYE SALDIRIYI O GECE ÖNCEDEN ÖĞRENDİTürkiye, İsrail’in İran’a saldırısını bir NATO üyesi olarak doğal olarak önceden öğrendi. Kürecik radarındaki veriler bilindiği üzere sadece NATO üyeleriyle paylaşılıyor. O gece saldırıdan önce başlayan hareketliliğin istihbaratı hem bu verilerden hem de Türkiye’nin kendi istihbarat kaynaklarından alındı. Saldırı öncesi yaşanan hareketlilik, saldırı anı anbean takip edildi. Acil olarak da her ihtimale karşı hazırlanmış olan güvenlik önlemleri hayata geçirildi. Ayrıca gece boyunca Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’li mevkidaşıyla telefon görüşmeleri yaptı.TÜRK HAVASINI İHLAL ETTİLER F-16″LAR HAVALANDIİran’a saldırı için kalkan İsrail uçaklarından bazıları ilk gece Türkiye’nin hava sahasını ihlal etti. Kasıtlı olmadığı belirtilen hareket karşılığında Türk Silahlı Kuvvetleri anında reaksiyonla yanıt verdi, F-16’lar havalandı.Hava sahasını ihlal eden uçaklar telsizle uyarıldı. İsrail uçakları uyarının hemen ardından Türkiye’nin hava sahasından çıktı. Her olasılık göz önünde bulundurularak şu önlemler alındı:* Erken ihbar uçakları sürekli havada.* Olası hava sahası ihlali için F-16’lar hazır bekliyor. İhlal olması durumunda anında havalanıyorlar.* Türkiye’nin bölgede birçok ülkede birlikleri bulunuyor. Tüm birlikler olası bir durum için teyakkuz haline geçirildi.İsrail uçaklarının İran’a saldırı için Suriye ve Irak hava sahalarını kullandıklarını da belirtelim. Suriye’de hava savunma sistemi yok, zaten izin de almıyorlar. Irak hava sahası ise ABD’nin kontrolünde olduğu için ABD, İsrail’e hava sahasını açmış durumda.

Source: Bahadır Alemdar


Zelenski: Rus saldırılarında en zz 15 ölü, 75 yaralı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ülkesine Rus ordusu tarafından füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırılarda en az 15 kişinin öldüğünü, 75 kişinin yaralandığını belirtti.Zelenski, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, Rusların gece saatlerinde Ukrayna”ya düzenlediği füze ve İHA saldırılarında başkent Kiev, Odessa, Çernigiv, Mıkolayiv, Jitomir, Kirovograd ve Zaporijya bölgelerinin hedef alındığını aktardı.Rusların 440″tan fazla İHA ve 32 füzeyle saldırdığını bildiren Zelenski, “Kiev”e yapılan en korkunç saldırılardan biri (oldu).” ifadesini kullandı.Zelenski, Kiev”in 8 ayrı semtinde hasarların meydana geldiğini belirterek, enkaz altından insanların kurtarılması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.Odessa kentinde de arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğinin altını çizen Zelenski, mevcut bilgilere göre saldırılarda en az 15 kişinin öldüğünü, 75 kişinin de yaralandığını bildirdi.Zelenski, ülkesine yönelik saldırıları “terör saldırısı” olarak nitelendirerek, “(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, bunu sadece savaşı sürdürebildiği için yapıyor. Savaşın devam etmesini istiyor. Bu dünyada güçlü olanların buna göz yumması kötü.” değerlendirmesinde bulundu.

Source: Www.star.com.tr