Sanayi bölgesinden zehir akıyor: Suyu içen öldü
Erzin ilçesi Turunçlu Mahallesi”nde besicilik yapan Hasan Öz, 65 küçükbaş hayvanını otlatmak için meraya çıkardı.
DEREDEN SUYU İÇİN ÖLDÜ
Burada otlayan hayvanlar, iddiaya göre Ceyhan Serbest Bölge tarafından gelen dereden su içti. 65 hayvan, su içtikten yaklaşık 5 dakika sonra yere yığıldı.
Duruma şaşıran Öz, kontrol ettiği 65 hayvanın tümünün öldüğünü fark etti. Öz”ün ihbarı üzerine bölgeye İlçe Tarım Müdürlüğü ve jandarma ekipleri sevk edildi.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Tarım Müdürlüğü ekipleri, hayvanlardan ve sudan örnek aldı. Hayvanların ölüm nedeni, alınan örneklerin incelenmesinin ardından kesiklik kazanacak. Jandarma da olayla ilgili soruşturma başlattı.
Source:
Madencilik 48 köyü haritadan silecek
Zeytinliklerin yanı sıra ormanlar, sulak alanlar gibi pek çok doğal alanı madencilik faaliyetine açmayı hedefleyen yasa tasarıyla Muğla’nın üç ilçesinde 48 köy ve mahallenin haritadan silineceği, 33 binden fazla kişinin yerinden yurdundan edileceği belirtildi.
‘KÜLTÜR YOK OLACAK’
TBMM’deki zeytinlik düzenlemesiyle ilgili basın açıklaması yapan Muğla Çevre Platformu Sözcüsü Umay Karabaş, “Yaklaşık 33 bin 500 kişinin sosyal, kültürel, ekonomik açılardan yabancılaşmadan yer değiştirmesi mümkün müdür? Teklif aşamasında, açıkça bu kentin nüfusunun yüzde 3’ünü yerinden yurdundan etmeyi planlıyoruz denilmektedir” ifadesini kullandı.
SÖZCÜ’ye konuşan Umay Karabaş, 26 tanesi Milas’ta olmak üzere 48 köyün doğrudan etkileneceğini belirterek “Tarihsel ve kültürel olarak yaşamlarını oluşturan ne varsa, hatıraları, türküleri, ninnileri de dahil yok olmaya hızla yaklaşacaktır” açıklamasını yaptı.
‘Muğla’yı cehenneme çevirecek’
Muğla merkezli sivil toplum kuruluşları, zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılmasına karşı harekete geçti. Sandras’ı Koruma Platformu, kanun teklifine ilişkin kaygıları içeren bir dilekçenin, AKP ve MHP’nin Muğla il başkanlıklarına verildiği, tasarının Muğla’ya “cehenneme” çevireceğini belirtti.
Source: Yaşar Anter
Sıcak hava binlerce kişiyi öldürdü! Isı kubbesi yeryüzzüne çöktü
katına çıkardığını ortaya koydu.Bilim insanları, Haziran sonu ile Temmuz başında Avrupa”yı etkisi altına alan sıcaklıkların, iklim değişikliği olmasaydı 1 ila 4 derece daha serin geçeceğini belirtti.12 ŞEHİRDE 2 BİN 300 ÖLÜMAraştırma, Londra, Paris, Madrid, Barselona ve Roma dahil olmak üzere 12 büyük Avrupa kentinde toplam 2 bin 300 sıcaklığa bağlı ölüm yaşandığını tahmin ediyor. Bunların yaklaşık bin 500″ü, yani yüzde 65″i insan faaliyetleri kaynaklı küresel ısınmadan kaynaklanıyor.Geçtiğimiz hafta Londra’da sıcaklıklar 34°C’ye kadar yükselmiş ve Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı, halk sağlığı için amber düzeyinde sıcaklık uyarısı yayımlamıştı.”SESSİZ AMA YIKICI”: EN ÇOK YAŞLILAR ETKİLENİYORAraştırmada görev alan bilim insanları, sıcak hava dalgalarının “sessiz ama yıkıcı” olduğunu vurgulayarak, 1.3°C”lik mevcut küresel ısınmanın bile yaşlılar ve savunmasız gruplar için ölümcül sonuçlar doğurduğunu belirtti.Londra’daki 263 ölümün yanı sıra, Madrid’de 317 ve Paris’te 235 kişinin sıcak hava nedeniyle hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Çoğu ölümün ileri yaş gruplarında gerçekleştiği belirtildi. Uzmanlar, Avrupa genelinde yaşlanan nüfusun, daha uzun, daha sıcak ve daha sık yaşanan sıcak hava dalgaları karşısında giderek artan bir risk altında olduğuna dikkat çekti.”ISI KUBBESİ” SICAKLARI ARTIRDI23 Haziran ile 2 Temmuz tarihleri arasında Avrupa’nın üzerinde oluşan yüksek basınçlı “ısı kubbesi”nin, sıcak ve kuru havayı bölgeye hapsettiği ve Kuzey Afrika’dan gelen sıcak hava kütlesiyle birlikte sıcaklıkları olağanüstü seviyelere taşıdığı ifade edildi.Bilim insanları, bu tür analizlerin sadece 12 şehirde yapıldığını ve bu verilerin Avrupa’daki gerçek sıcaklığa bağlı ölüm tablosunun sadece küçük bir kısmını yansıttığını vurguladı. Gerçek sayıların on binlere ulaşabileceği ifade ediliyor.
Source: Özgür Bayrak
İBB”nin son icraatı! Buraya moloz dökecekler
İBB yönetimi, Arnavutköy”deki Bolluca Mavigölü ve çevresindeki yeşil alanları döküm sahası ilan etti. Uzmanlar kararı “geri dönülmez bir doğa katliamı” olarak nitelendirdi.İstanbul”un akciğerleri olarak kabul edilen Arnavutköy, İstanbul Büyükşehir Belediyesi”nin (İBB) aldığı yanlış bir kararla bu özelliğini kaybetmekle yüz yüze. İBB Meclisi”nde CHP”li meclis üyelerinin oylarıyla alınan karara göre, ilçede bulunan Bolluca Mavigölü ve çevresindeki yeşil alanlar döküm sahasına dönüştürüyor. Söz konusu alan; doğal bitki örtüsü ve gölet yapısıyla bölgenin ekolojik dengesinde kritik bir rol oynuyor. Ancak alınan bu kararla birlikte, doğanın kalbine hafriyat kamyonları girecek, moloz ve atıklarla çevre büyük bir tahribata uğrayacak. Uzmanların ve çevre gönüllülerinin “geri dönülmez bir doğa katliamı” olarak nitelendirdiği karar, bilimsel bir çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan ve halkın görüşü alınmadan uygulamaya konuldu. Çevre dernekleri, akademisyenler kentin yeşil dengesini koruyan doğal alana vurulan bu yeni darbenin durdurulması çağrısında bulundu.
Source: Www.star.com.tr
Isı kubbesi yere çöktü, binlerce kişi canından oldu: Türkiye de tehlikede
İngiltere ve Avrupa genelini etkisi altına alan aşırı sıcaklar, ölümcül sonuçlara yol açtı. Sadece Londra’da sıcak hava dalgası nedeniyle 263 kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Paris, Madrid, Barselona ve Roma gibi şehirlerin de dahil olduğu 12 büyük Avrupa kentinde toplam ölümlerin sayısı 2 bin 300″e ulaştı.
BİLİM İNSANLARI UYARIYOR: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİSİ BARİZ
Haziran sonu ile Temmuz başında yaşanan bu aşırı sıcaklıkların, iklim değişikliği olmasaydı 1 ila 4 derece daha düşük olacağı açıklandı. Yapılan araştırmalarda, kayıtlara geçen ölümlerin yaklaşık yüzde 65’inin insan kaynaklı küresel ısınmadan kaynaklandığı vurgulandı. Bu da yaklaşık 1.500 kişinin iklim değişikliği nedeniyle yaşamını yitirdiği anlamına geliyor.
LONDRA, PARİS, MADRİD EN ÇOK ETKİLENEN KENTLER
Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı, sıcaklıkların 34°C’ye kadar çıktığı Londra’da halk sağlığı için “amber” seviyesinde uyarı yayınladı. Aynı dönemde Madrid’de 317, Paris’te ise 235 kişinin sıcaklık kaynaklı nedenlerle hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Ölümlerin çoğunun ileri yaş grubundaki bireylerde görüldüğü bildirildi.
TÜRKİYE DE RİSK ALTINDA
Uzmanlar, sıcak hava dalgalarının “sessiz ama yıkıcı” etkisine dikkat çekiyor. 1.3°C’lik mevcut küresel ısınmanın bile yaşlılar ve savunmasız gruplar üzerinde ölümcül etkiler yarattığı belirtiliyor. Avrupa genelinde ve coğrafyamızda yaşlanan nüfusun, daha uzun süren ve daha sık tekrarlanan sıcak hava dalgaları karşısında ciddi risk altında olduğu vurgulanıyor.
ISI KUBBESİ KUZEY AFRİKA’DAN SICAK HAVA TAŞIDI
Araştırmacılar, 23 Haziran – 2 Temmuz tarihleri arasında Avrupa’yı etkisi altına alan yüksek basınçlı “ısı kubbesi”nin, sıcak ve kuru havayı bölgeye hapsettiğini ve Kuzey Afrika’dan gelen sıcak hava kütlesiyle birlikte sıcaklıkların olağanüstü seviyelere ulaştığını aktardı.
GERÇEK ÖLÜM SAYISI ÇOK DAHA FAZLA OLABİLİR
Bilim insanları, analizlerin yalnızca 12 büyük şehirle sınırlı olduğunu ve bu verilerin Avrupa’daki toplam sıcaklık kaynaklı ölümlerin yalnızca küçük bir kısmını yansıttığını ifade etti. Gerçek rakamların on binlere ulaşabileceği uyarısında bulunuldu.
Source: Haber Merkezi
Dereden su içen 65 küçükbaş telef oldu! İlçe Tarım Müdürlüğü olaya ilişkin inceleme başlattı
Olay, saat 19.00 sıralarında Hatay”ın Erzin ilçesine bağlı Turunçlu Mahallesi”nde meydana geldi. Turunçlu Mahallesi”nde besicilik yapan Hasan Öz, 65 küçükbaş hayvanını otlatmak için meraya çıkardı. Burada otlayan hayvanlar, iddiaya göre Ceyhan Serbest Bölge tarafından gelen dereden su içti. 65 hayvan, su içtikten yaklaşık 5 dakika sonra yere yığıldı. Duruma şaşıran Öz, kontrol ettiği 65 hayvanın tümünün öldüğünü fark etti. Öz”ün ihbarı üzerine bölgeye İlçe Tarım Müdürlüğü ve jandarma ekipleri sevk edildi. Tarım Müdürlüğü ekipleri, hayvanlardan ve sudan örnek aldı. Hayvanların ölüm nedeni, alınan örneklerin incelenmesinin ardından kesiklik kazanacak. Jandarma da olayla ilgili soruşturma başlattı.
Source:
Nordex’in en güçlü pazarı Türkiye oldu: Siparişlerde yüzde 82 artış
Dünyanın önde gelen rüzgar türbini üreticilerinden Nordex Group, 2025 yılının ikinci çeyreğine ilişkin sipariş rakamlarını açıkladı. Verilere göre şirket, yılın bu döneminde güçlü bir performans sergileyerek Projeler segmentinde 2.310 MW’lık sipariş aldı. Bu rakam, 2024 yılının aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 82’lik artışa işaret ediyor.2025 yılının ilk yarısında toplam sipariş hacmi 4.492 MW’a ulaşırken, bu miktar geçen yılın aynı döneminde 3.357 MW olarak kaydedilmişti.Ortalama satış fiyatı da artış eğilimini sürdürdü. 2025’in ikinci çeyreğinde megavat başına ortalama satış fiyatı 0,97 milyon euro/MW oldu. Bu değer, 2024’ün ikinci çeyreğinde 0,96 milyon euro/MW, 2024’ün ilk yarısında ise 0,89 milyon euro/MW idi.Nisan-Haziran 2025 döneminde müşteriler, dokuz farklı ülkedeki projeler için toplam 350 rüzgar türbini sipariş etti. Nordex’in bu dönemde en güçlü pazarları Almanya, Türkiye ve Letonya olarak öne çıktı.Nordex Group CEO’su José Luis Blanco, yaptığı açıklamada şunları söyledi:”Yılın güçlü başlangıcının ardından, ikinci çeyrekte de güçlü bir performans sergilemeye devam ettik ve ilk yarıda toplam 4,5 GW yeni sipariş aldık; üstelik tüm bunları istikrarlı fiyatlarla gerçekleştirdik. Bu istikrarlı ivme, iş modelimizin gücünü ve benimsediğimiz stratejik yönü yansıtıyor. İleriye baktığımızda, temel pazarlarımıza odaklanmaya devam ediyor ve bu olumlu gidişatı sürdürebileceğimize çok güveniyoruz.”Şirketin odağındaki ana pazarlardan biri haline gelen Türkiye, Nordex’in küresel büyüme stratejisinde kritik bir rol oynamaya devam ediyor.
Source: Dünya Gazetesi
Bölge ekonomisine can suyu olacak… Petrol arama süresi 2 yıl uzatıldı
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı”nın (TPAO) Diyarbakır”da bulunan kara sahası için petrol arama ruhsatının süresi uzatıldı.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete”de yayımlandı.Buna göre, TPAO”nun Diyarbakır il sınırları içinde yer alan ve 25 bin 370 hektar yüzölçümüne sahip kara sahasındaki petrol arama ruhsatı, bölgenin hidrokarbon potansiyelinin belirlenerek ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla 2 yıl süreyle uzatıldı.
Source: Www.star.com.tr
Trabzon”un cenneti tüm çabalara rağmen kurtarılamıyor!
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Özdemir, gölün iki temel sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek, Bataklık hale gelmesinden korkuyoruz. O yolda halen daha devam ediyoruz. Islah çalışmaları yapılır, fosfor ve azot girişi engellenirse en geç 5 yıl içerisinde o göl kendi kendini tamir eder ve çok güzel bir göl haline gelir dedi. Trabzon”un Akçaabat ilçesinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası Sera Gölü, günümüzde ciddi çevre kirliliği tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Doğal oluşumuyla bölgenin simgelerinden biri haline gelen göl, kirlilik nedeniyle alarm vermeye başladı. Çevresel sorunların artarak devam ettiği göl, uzmanlara göre özellikle tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan fosfor ve azot içerikli kimyasalların etkisiyle kirleniyor. Bu maddelerin göle ulaşması, yaz aylarında su yüzeyinde yoğun alg oluşumuna neden oluyor. Alg patlamaları gölün rengini değiştirerek estetik görünümünü bozuyor. Bölgedeki yoğun yağışlar da gölün dolma riskini artırıyor. Yağmurla birlikte vadilerden gelen erozyon kaynaklı toprak ve moloz göle taşınarak, su seviyesini yükseltiyor. Özellikle yerleşim alanlarından dere yataklarına atılan atıklar bu süreci hızlandırıyor. 1950 yılında Derecik Vadisi yamaçlarından kopan kayaçların vadiyi tıkamasıyla oluşan Sera Gölü, yıllardır çamur, balçık ve çevresel atıklarla mücadele ediyor. Devlet Su İşleri, 2024 Ekim ayında başlattığı ve 8 ay süren dev temizlik çalışmasıyla göl tabanından yaklaşık 200 bin metreküp rüsûbat çıkardı. Çalışma kapsamında ayrıca göle yaklaşık 500 metre mesafede bir çökeltim havuzu inşa edilerek, derelerden gelen alüvyon ve kirliliğin göle ulaşmadan tutulması amaçlandı. Göl çevresinde ve içinde yürütülen temizlik çalışmaları, uzun vadeli çözüm olarak değerlendirildi. Ancak 5 Haziran 2025 tarihinde Trabzon genelinde etkili olan şiddetli yağışların ardından Sera Gölü tekrar balçık, odun parçaları ve çamurla doldu. Gölün yüzeyi yeniden kahverengiye dönerken, bölgeyi ziyaret eden turistler gördükleri manzara karşısında hayal kırıklığı yaşadı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Turan Özdemir, Sera Gölü”nde iki tane önemli problemin olduğunu dile getirerek, çözüm yollarına dikkat çekti. Özdemir, Birincisi gölün kirlenmesi, diğeri gölün dolması. Kirlenmesi çözülebilir bir olay. Göle giren özellikle göller için besleyeci dediğimiz fosfor ve azot birleşiklerinin göle girmesini engellemek. Bunlar tarım faaliyetlerinde kullanılan gübreler, mutfaklardaki atıklardan tutun birçok kimyasal madde ile oluyor. Biz bunları gölün girişinde engellersek gölün özellikle yaz aylarında simsiyah görülmesini engelleyebiliriz. O simsiyah olan küçük bitkicikler, su yosunları dediğimiz algler. Bu algler özellikle su çıkışı çok olmayan durgun göllerde aniden o besinle birlikte fotosentez sonucunda çoğalarak gölü tamamen kaplıyor. Hangi renk ise o rengi alıyor. Bu kirleticilerin göle girmesini engelleyerek yapabiliriz şeklinde konuştu. Vadide ıslah çalışmaları yapılması gerektiğini vurgulayan Özdemir, Haziran aylarında bölgemizde çok yağış görülüyor. Bunun engellemek için dinlenme havuzu yapıldı bu bir çözümdür. Ama o dinlenme havuzuna gelecek maddenin azaltılması gerekiyor. Yapılması gereken en önemli iş o vadideki ırmakların ishal edilmesi. Bu çok önemli. Bölgede yerleşim alanları var. Atıklar ırmaklara atılıyor, ağaçların kesilmesi sonucu erozyonlar meydana geliyor. Küçük bir yağmurda toprak kayıp dereye giriyor. Bu sıkıntı dinlenme havuzları ile giderilemez. Bu mümkün değil. Dere ıslahları yapılmadan, halk bilinçlendirilmeden bunun önüne geçmemiz mümkün değil. Bu çok zor değil. 2 yılda bir yapılan molozun temizlenmesi olayında harcanan para belki bir defalığına ırmakların ıslahı için harcanabilir. Bu her şeyi ile kurtulduk anlamına gelmez. Olağanüstü yağmurlardan sonra oluşan taşkınları önlemek çok kolay değil. Daha önce yapılan boşaltma işleminin yağmurdan sonra boşa gittiğini görmüş olduk. Ülkemiz adına ekonomik anlamda çok üzücü. Gölümüz akan bir dere görünümde değil. Giren ve çıkan su belli. Bu durgun suda yosunların olması çok normal. Atalarımızın bir sözü vardır; “Akan su yosun tutmaz” diye. Atmıyorsa tutuyor işte. Bunu önlemek mümkün olabilir diye konuştu. Sera Gölü”ne fosfor ve azot girişinin engellemesi gerektiğini kaydeden Özdemir, Göl için bir tehlike kesinlikle var. Son yıllarda Arap turizminin gelişmesiyle birlikte canlanma meydana geldi. Kahverengi ve kirli bir gölde bulunmak istemezler. Biz bu gölümüzü koruyamadığımız zaman turizm açısından ciddi sıkıntılar yaşayabileceğimizi düşünüyorum. Problemlerin çözümü aslında kolay. Alg patlaması dediğimiz kirlilik çözülebilir bir mesele. Azot ve fosfor girişini engelleyeceğiz. Gölü kendisine bıraktığımız zaman çözünebilir maddeleri kendisi içerisinde çözüp bertaraf edebiliyor. Ağır metaller var, bunlar çözülemez. Bunlar gölde biriktiği zaman kirliliğe sebep oluyor. Bunların hepsi ıslah çalışmaları ile mümkün olabilir. Göl baş tarafındaki molozların toplanması, belki gölün geçici de olsa dolmasını engelliyor. Peş peşe yoğun yağmurların ardından gölün dolmasını engellemek mümkün hale gelmeyecektir. Çok daha büyük sıkıntıların ortaya çıkabileceğini düşünüyoruz. Bataklık hale gelmesinden korkuyoruz. O yolda halen daha devam ediyoruz. Islah çalışmaları yapılır, fosfor ve azot girişi engellenirse en geç 5 yıl içerisinde o göl kendi kendini tamir eder ve çok güzel bir göl haline gelir ifadelerini kullandı.
Source: Gazetevatan.com
Fabrika atıklarının bırakıldığı iddia edilen dereden su içen 64 küçükbaş hayvan can verdi
Olay, Erzin ilçesi Turunçlu Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre, bölgede hayvancılık yapan Hasan Öz’ün sürüsü mahalleden geçerek denize dökülen dereden su içti. Erzin Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların atık sularının akıtıldığı iddia edilen dereden su içen hayvanlar şişerek rahatsızlandı. Kısa sürede 64 keçisi telef olan Öz, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine dereden numune alındığı öğrenildi. Fabrikaların atık sularını dereye bıraktığını söyleyen Hasan Öz, Dereden geldik, sudan bu tarafa hayvanları sürdük. Yaylıma geçelim derken hepsi zehirlendi. Bizim çocuklarımız var, ekmek parası kazanmamız lazım. Fabrikaların suyunu açık alana bırakıyorlar, yaydığımız hayvanlarımız öldü. 64 tane keçim telef oldu dedi. 40 HAYVAN DAHA ÖLMÜŞTÜ Öte yandan, yaklaşık bir hafta önce aynı dereden su içtiği iddia edilen Cumali Gök’e ait 40 küçükbaş hayvan daha ölmüştü.
Source:
Biyolojik tehdide felaket senaryosu gibi çözüm! Milyonlarca sinek uçaklardan bırakılacak!
Tehlike, Cochliomyia hominivorax adlı sinek türünün larvaları olan Yeni Dünya vida kurtları.Bu sinekler canlı hayvanların — özellikle de inek, at ve evcil hayvanların — açık yaralarına yumurta bırakıyor.Yumurtalar 12–24 saat içinde çatlıyor, çıkan larvalar hayvanın canlı dokularını yiyerek derin ve ölümcül yaralar oluşturuyor. Tedavi edilmezse, bir hayvan bir ila iki hafta içinde ölebiliyor.Bu zararlı tür, 2023’ten bu yana Panama, Kosta Rika, Honduras, Guatemala, Nikaragua, Belize ve El Salvador’da yayıldı. Kasım 2024’te Meksika’nın güneyine ulaşması, ABD Tarım Bakanlığı’nı (USDA) alarma geçirdi. Sınır bölgelerindeki hayvan ticaret limanları kapatıldı.PLAN: STERİL SİNEKLER ÜRETİP YAYMAKABD, bu istilaya karşı eski ama etkili bir yöntemi yeniden devreye alıyor:Steril erkek sinekler üretilecek, uçaklardan bırakılacak ve yabani dişilerle çiftleşerek döllenmemiş yumurtalar oluşturulması sağlanacak. Dişiler yalnızca bir kez çiftleştiği için, bu yöntem sinek popülasyonunu zamanla yok ediyor.ABD bu stratejiyi 1960″lar ve 70’lerde başarıyla kullanmıştı. Bugün yalnızca Panama’da bir üretim tesisi var ve haftalık 100 milyon steril sinek üretilebiliyor. Ancak salgını kontrol altına almak için çok daha fazlası gerekiyor.TEKSAS’TA “SİNEK FABRİKASI” KURULUYORUSDA, 18 Haziran’da ABD-Meksika sınırına yakın bir yerde yeni bir sinek üretim tesisi kurulacağını duyurdu. Üretimin Moore Hava Üssü’nde yapılması planlanıyor. Projenin ilk aşamasının maliyeti 8.5 milyon dolar, ancak toplam maliyetin 300 milyon dolara ulaşabileceği belirtiliyor.Ayrıca Meksika’daki eski bir tesisin de 21 milyon dolarlık bütçeyle 2025 sonuna kadar yenilenmesi hedefleniyor.BU SAVAŞ UCUZ DEĞİL AMA GEREKLİTexas Sığır Üreticileri Derneği Başkan Yardımcısı Stephen Diebel, “Bu sineklerin vereceği ekonomik zarar 10 milyar dolar olabilir. 300 milyon dolarlık yatırım gayet anlaşılır bir takas” diyerek planı savundu.SİNEĞİN DÖNGÜSÜ VE YAYILMA BİÇİMİEntomolog Dr. Phillip Kaufman’a göre, bu tür Batı Yarımküre”deki diğer sineklerden farklı olarak ölü değil canlı dokuya saldırıyor. Larvalar, canlı dokuyu sivri çene kancalarıyla delerek besleniyor. Gelişimlerini tamamladıktan sonra toprağa gömülüp ergin sineğe dönüşüyorlar.Steril sinekler, pupalık evrede gamma ışınlarına maruz bırakılarak kısırlaştırılıyor. Bu sinekler, daha sonra klimalı kaplar içinde uçaklara yüklenerek kırsal ve seyrek nüfuslu alanlara bırakılıyor. Bu sinekler insanlara ya da kentlere yönelik tehdit oluşturmuyor.TAKİP VE YAYILMA ZORLUĞUHayvancılık dışında geyik, kuş ve kemirgenler gibi yabani hayvanlar da istiladan etkilenebiliyor. Bu da takibi zorlaştırıyor. Şu ana dek bildirilen 35 binden fazla vakanın %83’ü sığırlar üzerinde görülmüş durumda.ABD, bu yıl kapanan Arizona, Texas ve New Mexico’daki hayvan ticaret kapılarını da yeniden açmayı planlıyor. Yetkililer, Meksika’daki sinek yayma çalışmalarının olumlu sonuçlar verdiğini söylüyor. Ancak tehlike tamamen geçmediği için COPEG’in (ABD–Panama Vida Kurduyla Mücadele Komisyonu) desteğiyle uzun soluklu bir mücadele planlanıyor.
Source: Fatih Yoncalık
İSKİ baraj doluluk oranı 10 Temmuz 2025
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), 10 Temmuz 2025 tarihinde barajlardaki güncel su seviyeleri belli oldu. Peki, 10 Temmuz da İSKİ Baraj doluluk oranı yüzde kaç oldu? İSTANBUL DA BARAJ DOLULUK ORANI YÜZDE KAÇ? İSKİ nin paylaştığı İstanbul barajları doluluk oranı yüzde 62,09 oldu. Ömerli Barajı yüzde 67,45 Darlık Barajı yüzde 70,28 Elmalı Barajı yüzde 77,29 Terkos Barajı yüzde 65,83 Alibey Barajı yüzde 45,57 Büyükçekmece Barajı yüzde 58,29 Sazlıdere Barajı yüzde 49,35 Istrancalar Barajı yüzde 26,95 Kazandere Barajı yüzde 57,4 Pabuçdere Barajı yüzde 58,62
Source: Habertürk
Haziran ayı sıcaklığı arttı! 1,2″lik endişe!
Türkiye de bu yıl haziran ayı ortalama hava sıcaklığı, 23 dereceyle mevsim normallerine göre 1,2 derece arttı. AA muhabirinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye genelinde 1991 ile 2020 arasında 21,8 olarak ölçülen haziran ortalama sıcaklığı, geçen ay 23 dereceyle mevsim normallerinin 1,2 derece üzerine çıktı. Ay içinde sıcaklık, Kumköy, Sarıyer, İstanbul, Bozcaada, Bandırma, Yalova, Gönen, Akhisar, Dalaman, Antakya, Korkuteli, Karadeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesi nin geneli, Ilgın, Karaman, Çumra ile İç Anadolu Bölgesi nin doğu kesimlerinde mevsim normalleri civarında, yurdun diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde ölçüldü. Haziranda en düşük sıcaklık sıfırın altında 0,2 dereceyle Erzurum da, en yüksek sıcaklık ise 45,6 dereceyle Şırnak ın Cizre ilçesinde kaydedildi. Geçen ay, son 55 yılın en sıcak 4 üncü haziranı olarak kayıtlara geçti. BÖLGELERE GÖRE SICAKLIKLAR Marmara Bölgesi nde haziranda ortalama sıcaklık Kumköy, Sarıyer, İstanbul, Bozcaada, Bandırma, Yalova, Gönen dışındaki kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Bölgede en düşük sıcaklık 9,2 dereceyle Balıkesir de, en yüksek sıcaklık ise 40,2 dereceyle Lüleburgaz da ölçüldü. Ege Bölgesi nde haziranda ortalama sıcaklık Akhisar dışındaki kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 6,5 dereceyle Simav da, en yüksek sıcaklık 43,9 dereceyle Milas ta kayıtlara geçti. Akdeniz Bölgesi nde geçen ay ortalama sıcaklık Dalaman, Antakya, Korkuteli çevreleri haricindeki kesimlerde mevsim normallerinin üzerine çıktı. Bölgede en düşük sıcaklık 4,6 dereceyle Göksun da, en yüksek sıcaklık ise 43 dereceyle Dalaman da tespit edildi. İç Anadolu Bölgesi nde haziranda ortalama sıcaklık Ilgın, Karaman, Çumra ve bölgenin doğu kesimleri dışında, mevsim normallerinin üzerinde kaydedildi. Bölgede en düşük sıcaklık 1,5 dereceyle Kangal da, en yüksek sıcaklık ise 36,5 dereceyle Çankırı da ölçüldü. Karadeniz Bölgesi nde geçen ay ortalama sıcaklık 20,1 derece ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 3,4 dereceyle Bayburt ta, en yüksek sıcaklık ise 37,8 dereceyle Beypazarı nda kayıtlara geçti. Doğu Anadolu Bölgesi nde haziranda ortalama sıcaklık, 19,9 derece tespit edildi. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 0,2 dereceyle Erzurum da, en yüksek sıcaklık ise 38,4 dereceyle Ergani de ölçüldü. Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde haziranda ortalama sıcaklık bölgenin tamamında mevsim normallerinin üzerinde ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 12,8 dereceyle Batman da, en yüksek sıcaklık ise 45,6 dereceyle Cizre de kaydedildi.
Source: Habertürk
Zonguldak”ta sıcaklardan bunalanlar için serin bir kaçış noktası: Yaz aylarında herkes oraya akın ediyor!
Kentte 1976 yılında keşfedilen, 2001 yılında İl Özel İdaresi”nce turizme kazandırılan mağara, 2021 yılında hayata geçirilen Zonguldak Mağaraları Ziyaretçi Merkezi projesiyle birlikte daha da fazla ilgi görmeye başladı. 350 milyon yıllık jeolojik yapısıyla dikkat çeken Gökgöl Mağarası, hem yerli hem yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri haline geldi. Fosil Giriş, Astım Salonu ve Harikalar Salonu gibi bölümlerle ayrıştırılan mağara; engelli dostu yapısıyla da öne çıkıyor. Yapılan restorasyon çalışmalarıyla yürüyüş parkurları, mağara içinden geçen dere, dere üzerine kurulan köprüler ve ahşap merdivenlerle donatılan Gökgöl Mağarası, her yaştan ziyaretçiye hitap ediyor. Ziyaretçiler, mağaranın doğal serinliğinde hem tarihi keşfe çıkıyor hem de sıcak havalardan kısa bir kaçış imkanı buluyor.
Source: Gazetevatan.com
Balkanlardan serin hava geldi! Sıcaklıklar aniden düştü! İstanbul”da bugün hava kaç derece?
MGM raporlarına göre, Türkiye”de 1991-2020 normalleri Haziran ayı ortalama sıcaklığı 21.8 derece iken, bu yıl 23.0 derece olarak ölçüldü. Bu veri, 2025 Haziran”ını son 55 yılın en sıcak 4. Haziran ayı olarak kayıtlara geçirdi. HAZİRAN 2025: REKORLARIN AYI OLDU Ayın en düşük sıcaklığı -0.2 derece ile Erzurum”da görülürken, en yüksek sıcaklık ise 45.6 derece ile Cizre”de kaydedildi. 5 MERKEZ TÜM ZAMANLARIN HAZİRAN REKORUNU KIRDI! Ülke genelinde iklim değerlendirmesi yapılan 220 ölçüm istasyonu içinde yer alan 5 merkez, Haziran ayında tüm zamanların en yüksek Haziran ayı sıcaklık değerlerini kaydetti. İzmir Merkez: 13 Haziran 2024″teki 41.4 derecelik rekor, bu yıl 27 Haziran”da 41.8 derece ile kırıldı. İzmir Dikili: 21 Haziran 1942″deki 41 derecelik rekor, 27 Haziran”da 41.7 derece ile yenilendi. Seferihisar: Eski 40.5 derecelik rekor, bu yıl 40.6 derece ile aşılırken. İstanbul Florya: 28 Haziran 1982″deki 36.2 derecelik rekor, 27 Haziran”da 36.3 derece ile tarihe karıştı. Sinop Merkez: 28 Haziran 2007″deki 33.2 derecelik rekor, bu yıl 26 Haziran”da 33.7 derece ile kırıldı. BÖLGE BÖLGE HAZİRANDAKİ ORTALAMANIN ÜSTÜ SICAKLIKLAR Haziran 2025″te tüm bölgelerde ortalama sıcaklıklar, uzun yıllar ortalamasının üzerinde seyretti: Marmara: Ortalama 22.0 dereceyken, 23.5 dereceye yükseldi. Lüleburgaz 40.2 dereceyle en yüksek sıcaklığı gördü. Ege: Ortalama 23.7 dereceyken, 25.8 dereceye yükseldi. Milas 43.9 dereceyle rekor kırdı. Akdeniz: Ortalama 24.0 dereceyken, 25.8 dereceye yükseldi. Dalaman 43.0 dereceyle en sıcak noktalardan oldu. İç Anadolu: Ortalama 19.3 dereceyken, 20.4 dereceye yükseldi. Çankırı 36.5 dereceyle öne çıktı. Karadeniz: Ortalama 19.8 dereceyken, 20.1 dereceye yükseldi. Ankara Beypazarı 37.8 derece kaydetti. Doğu Anadolu: Ortalama 19.1 dereceyken, 19.9 dereceye yükseldi. Erzurum”daki -0.2 derecelik en düşük sıcaklığa karşın, Ergani 38.4 dereceyle aynı bölgede 38 dereceden fazla sıcaklık farkı yaşattı. Güneydoğu Anadolu: Ortalama 27.2 dereceyken, 29.2 dereceye yükseldi. Cizre”de 45.6 dereceyle Türkiye”nin en yüksek sıcaklığı kaydedildi. YAĞIŞ ALARMI: TÜM BÖLGELER NORMALİN ALTINDA KALDI! Sıcaklık rekorlarının yanı sıra, Haziran ayında yağış miktarı da alarm verdi. Türkiye geneli ortalama 12.5 mm yağış alırken, bu miktar 33.6 mm olan (1991-2020) Haziran normalinin yüzde 63 altında kaldı. Özellikle Marmara”da son 65 yılın, İç Anadolu”da ise son 22 yılın en düşük yağışı gerçekleşti. İSTANBUL”A SERİN NEFES: TERMOMETRELER 8 DERECE DÜŞTÜ! Dün yurt genelinde yaşanan kavurucu sıcaklıkların etkisiyle İstanbul”da Tuzla ve Çekmeköy”de 39, Şile”de 38, Eyüpsultan, Kartal, Sarıyer ve Ümraniye”de 37 derece ölçülen sıcaklıklar, bugün hissedilir şekilde azaldı. Balkanlar üzerinden gelen serin hava dalgasıyla şehirde 8 derecelik ani bir düşüş yaşandı. Dünkü yüksek değerler göz önüne alındığında, bugün İstanbul”un bu ilçelerinde sıcaklıkların 29 ila 31 derece arasında seyretmesi bekleniyor. Bu ani serinleme, yaz sıcağından bunalan İstanbullulara adeta nefes aldırdı. 5 GÜNLÜK HAVA TAHMİN RAPORU İSE ŞÖYLE… 10 TEMMUZ 2025 (PERŞEMBE): Genel olarak Türkiye”nin batı ve iç kesimleri güneşli ve sıcak bir gün geçiriyor. Ege ve Akdeniz kıyılarında sıcaklıklar 30″lu derecelerin ortalarına kadar çıkıyor (örneğin İzmir 38, Antalya 39 derece). İç Anadolu”da da sıcaklıklar yüksek seyrediyor. Karadeniz”in doğu kesimlerinde ve Doğu Anadolu”nun kuzeydoğusunda yer yer gök gürültülü sağanak yağışlar görülüyor (örneğin Rize, Artvin çevreleri). Doğu ve Güneydoğu Anadolu”da da sıcaklıklar 40 derecenin üzerine çıkıyor (örneğin Şanlıurfa 42, Diyarbakır 41 derece). 11 TEMMUZ 2025 (CUMA): Bir önceki güne göre genel sıcaklıklar benzer seviyelerde seyrediyor. Batı ve iç bölgelerde güneşli hava devam ediyor. Ege ve Akdeniz”de sıcaklıklar yine 30″lu derecelerin ortalarında ve sonlarında (İzmir 38, Antalya 39 derece). Karadeniz”in doğu kesimlerinde ve Doğu Anadolu”nun kuzeydoğusunda yine yerel sağanak yağışlar devam ediyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu”da sıcaklıklar oldukça yüksek, 40 derecenin üzerinde seyrediyor (Şanlıurfa 42, Diyarbakır 41 derece). 12 TEMMUZ 2025 (CUMARTESİ): Hafta sonunun ilk gününde genel olarak sıcak ve güneşli hava devam ediyor. Batı ve iç kesimlerde büyük bir değişiklik yok. Ege ve Akdeniz”de sıcaklıklar yine yüksek (İzmir 38, Antalya 39 derece). Karadeniz”in doğusundaki yağışlar devam ederken, Doğu Anadolu”nun kuzeydoğusunda da yer yer sağanak yağışlar görülüyor. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu”nun güneyinde sıcaklıklar 40 derecenin üzerindeki seyrini sürdürüyor (Şanlıurfa 43, Diyarbakır 42 derece). 13 TEMMUZ 2025 (PAZAR): Hafta sonunun ikinci gününde de Türkiye genelinde sıcak ve güneşli hava hakim. Batı ve iç bölgelerde sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Ege ve Akdeniz”de 30″lu derecelerin ortaları ve sonları görülüyor (İzmir 38, Antalya 40 derece). Karadeniz”in doğu kesimlerindeki yağışlar devam ederken, Doğu Anadolu”nun kuzeydoğusunda da yerel sağanak yağışlar etkili oluyor. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu”nun güneyinde sıcaklıklar yine çok yüksek, 40 derecenin üzerindeki seyrini sürdürüyor (Şanlıurfa 44, Diyarbakır 43 derece). 14 TEMMUZ 2025 (PAZARTESİ): Yeni haftanın ilk gününde de Türkiye”nin büyük bir bölümünde sıcak ve güneşli hava etkisini sürdürüyor. Batı ve iç bölgelerde sıcaklıklar yüksek kalmaya devam ediyor. Ege ve Akdeniz”de 30″lu derecelerin ortaları ve sonları (İzmir 39, Antalya 41 derece) görülüyor. Karadeniz”in doğusunda ve Doğu Anadolu”nun kuzeydoğusunda yer yer sağanak yağışlar devam ediyor. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu”nun güneyinde ise bunaltıcı sıcaklıklar 40 derecenin üzerinde seyrediyor (Şanlıurfa 45, Diyarbakır 44 derece). SABAH (06:00-12:00 TSİ): Sabah saatlerinde Türkiye genelinde parçalı bulutlu ve güneşli bir hava hakim. Batı bölgelerde, özellikle Trakya ve Marmara”nın kuzeybatısında rüzgarın etkili olduğu görülüyor (40-60 km/saat). İstanbul ve çevresinde de parçalı bulutlu ve güneşli bir hava var. Karadeniz”in batı kıyılarında (Zonguldak, Bolu çevreleri) yer yer hafif yağış geçişleri veya bulutluluk artışı olduğu belirtiliyor. Diğer bölgelerde ise genellikle açık ve az bulutlu bir sabah bekleniyor. ÖĞLE (12:00-18:00 TSİ): Öğle saatlerinde sıcaklıklar ülke genelinde yükselmeye başlıyor. İç Ege, İç Anadolu”nun bazı kesimleri, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu”da sıcaklık simgeleri belirginleşiyor. Doğu Karadeniz”in iç kesimleri ile Doğu Anadolu”nun kuzey ve doğu bölgelerinde (Artvin, Erzurum”un doğusu, Kars, Iğdır çevreleri) yerel gök gürültülü sağanak yağışların etkili olduğu görülüyor. Bu bölgelerde şimşek simgeleriyle yağış olasılığı yüksek gösteriliyor. Türkiye”nin diğer büyük bölümünde ise güneşli ve yer yer parçalı bulutlu bir öğle bekleniyor. AKŞAM (18:00-24:00 TSİ): Akşam saatlerine doğru yağışlar Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu”nun kuzeydoğusunda etkisini kaybediyor veya azalıyor, hava parçalı bulutluya dönüyor. Ülke genelinde ise genellikle açık ve az bulutlu bir akşam bekleniyor. Sıcaklıklar öğle saatlerine göre düşüşe geçse de, özellikle Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sıcaklıklar yüksek kalmaya devam ediyor. Batı bölgeler ve İç Anadolu”da da akşam saatleri serinlemeye başlıyor ancak nem oranı yüksek olabilir. 11 Temmuz 2025 Cuma – Gece (00:00-06:00 Tsi): Gece saatlerinde, yani 10 Temmuz”u 11 Temmuz”a bağlayan gece, Türkiye genelinde hava sakin ve açık veya az bulutlu seyrediyor. Batı kıyılarından iç bölgelere kadar birçok yerde güneş simgesiyle birlikte az bulutluluk veya açık hava hakim. Sıcaklıklar düşüşe geçmiş durumda, ancak kıyı bölgelerde ve Güneydoğu”da nemin etkisiyle bunaltıcı bir gece yaşanabilir. Doğu Karadeniz”in doğusu ve Doğu Anadolu”nun kuzeydoğusunda hafif bulutluluklar devam ediyor. BUGÜN İL İL HAVA DURUMU NASIL OLACAK? Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahminlere göre: Ülkemizin kuzey kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Düzce, Bolu, Zonguldak, Bartın, Ardahan, Kars ve Iğdır çevreleri ile Van”ın doğu, Artvin, Trabzon ve Rize”nin iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklığının, kuzeybatı kesimlerde azalacağı, mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor, diğer yerlerde mevsim normalleri üzerinde seyretmeye devam etmesi bekleniyor. RÜZGAR: Genellikle kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara”nın kuzeyinde kuvvetli (40-60 km/saat) olarak eseceği tahmin ediliyor. UYARILAR KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, sabah saatlerinde Marmara”nın kuzeyinde kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır. BÖLGELERİMİZDE HAVA MARMARA Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, sabah saatlerinde Marmara”nın kuzeyinde kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor. BALIKESİR °C, 32°C Az bulutlu ve açık EDİRNE °C, 33°C Az bulutlu ve açık İSTANBUL °C, 28°C Az bulutlu ve açık KIRKLARELİ °C, 31°C Az bulutlu ve açık EGE Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. A.KARAHİSAR °C, 35°C Az bulutlu ve açık DENİZLİ °C, 40°C Az bulutlu ve açık İZMİR °C, 34°C Az bulutlu ve açık MANİSA °C, 38°C Az bulutlu ve açık AKDENİZ Az bulutlu ve açık, doğusunun parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. ADANA °C, 35°C Parçalı ve az bulutlu ANTALYA °C, 31°C Az bulutlu ve açık HATAY °C, 32°C Parçalı ve az bulutlu ISPARTA °C, 36°C Az bulutlu ve açık İÇ ANADOLU Az bulutlu ve açık, batısının yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. ANKARA °C, 38°C Parçalı ve az bulutlu ÇANKIRI °C, 39°C Az bulutlu ve açık ESKİŞEHİR °C, 32°C Parçalı ve az bulutlu KONYA °C, 38°C Parçalı ve az bulutlu BATI KARADENİZ Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve yer yer çok bulutlu, Düzce, Bolu, Zonguldak ve Bartın çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. BOLU °C, 29°C Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı DÜZCE °C, 27°C Parçalı yer yer çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı SİNOP °C, 32°C Parçalı ve az bulutlu ZONGULDAK °C, 25°C Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı ORTA ve DOĞU KARADENİZ Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinde Trabzon, Rize ve Artvin”in iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. AMASYA °C, 39°C Parçalı ve az bulutlu ARTVİN °C, 33°C Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı SAMSUN °C, 30°C Parçalı ve az bulutlu TRABZON °C, 28°C Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı DOĞU ANADOLU Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, Kars, Ardahan ve Iğdır çevreleri ile Van”ın doğu kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. ERZURUM °C, 29°C Parçalı ve az bulutlu KARS °C, 26°C Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı MALATYA °C, 38°C Parçalı ve az bulutlu VAN °C, 27°C Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde doğu kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı GÜNEYDOĞU ANADOLU Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. DİYARBAKIR °C, 42°C Az bulutlu ve açık GAZİANTEP °C, 40°C Az bulutlu ve açık MARDİN °C, 37°C Az bulutlu ve açık SİİRT °C, 39°C Az bulutlu ve açık.
Source: Sabah
Doç. Dr. Özgür Baytut: Müsilaj, ekolojik bir deniz felaketidir
OMÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Baytut, müsilajın denizin hem yüzeyinde hem de tabanında yaşayan birçok canlıyı doğrudan etkileyip yok olma riskiyle karşı karşıya getirdiğini ifade etti. Müsilaj ile mücadelede artık hem devletlerin hem de halkın bilinçli şekilde çaba göstermeleri gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Baytut, Aslında yıllardır bilim insanları tarafından “müsilaj olayları daha sık görülebilir” diye uyarılar yapıldı ve bu konuda bir program hazırlanması gerektiği dile getirildi. Mutlaka biyolojik izlemeler artırılmalı, Karadeniz ve Marmara Denizi”nde önlem planları hazırlanmalı. En önemlisi ise zirai ve evsel atıkların yönetiminin devlet düzeyinde, daha kapsamlı bir şekilde yapılması gerekiyor diye konuştu.”HER AY 30 METRE DERİNLİKTEN ÖRNEKLER ALIYORUZ”Doç. Dr. Baytut, Müsilaj dediğimiz bu doğa felaketi aslında ilk kez Türkiye”de 2021 yılında geniş çapta gündeme gelmiş olsa da bilimsel olarak 2004 yılında Marmara Denizi”nde rapor edilmiştir. Daha geriye gittiğimizde, 1990″lı yıllarda da çeşitli deniz bilimciler tarafından kayda geçirilmiştir. Hatta Akdeniz”de 1800″lü yıllarda “Mare Sporco”, “kirli deniz” adıyla anılan bu olay, tarihsel olarak da karşımıza çıkıyor. Müsilaj dediğimiz yapı, tek hücreli, fitoplanktonik bir tür olan Gonyaulax fragilis adlı dinoflagellat tarafından üretiliyor. Bu organizma, diğer türlerle rekabet edebilmek için bu yoğun ve yapışkan sıvıyı salgılıyor. Zamanla diğer tek hücreliler ve bakteriler de bu yapının içine katılıyor; tıpkı bir yapı harcına taş ve çakıl eklenmesi gibi hacmi ve dayanıklılığı artıyor ve sonuçta büyük bir alana yayılıp felakete dönüşüyor. Biz de Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi”nden Doç. Dr. Funda Üstün ve Dr. Öğretim Üyesi Orçin Uygun ile birlikte Orta Karadeniz”den Kasım 2024″ten bu yana, 30 metre derinlikten her ay düzenli olarak örnekler alıyoruz ve bu örneklerde müsilaja rastlıyoruz dedi.”ARTIK MÜSİLAJ GÜNÜMÜZDE SIK KARŞILAŞTIĞIMIZ BİR SORUN”Doç. Dr. Özgür Baytut, Müsilajın su yüzeyine çıkışı, genellikle ocak ve şubat aylarından sonra gerçekleşiyor. Benzer şekilde Marmara Denizi”nde de Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi”nden Prof. Dr. Mustafa Sarı ile yaptığımız bilgi paylaşımında, kasım ayından itibaren derin bölgelerde müsilaj görüldüğünü öğrendik. Daha sonra bu yapı, hacminin artması ve başka canlıların katılmasıyla birlikte su yüzeyine çıkarak gözle görülür bir felakete dönüşüyor. Artık müsilaj günümüzde sık karşılaştığımız bir sorun haline geldi. 2021″de Marmara Denizi”nde çok yoğun bir şekilde gözlemlendi ve Karadeniz”de de biz örneklerini yakaladık. Müsilaj sadece deniz yüzeyindeki canlıları değil, deniz dibindeki kabuklular, balıklar ve diğer organizmaları da etkiliyor. Suyun üst kısmındaki oksijeni azaltarak, balık popülasyonlarına ve bölgedeki biyoçeşitliliğe ciddi zararlar veriyor. Bu nedenle müsilajı yalnızca geçici bir kirlilik gibi değil, büyük ve tehlikeli bir ekolojik felaket olarak görmek zorundayız diye konuştu.
Source: Hurriyet.com.tr
Bu dere ölüm saçıyor! 100″den fazla hayvan telef oldu
Hatay”da hayvancılık yaparak geçimin sağlayan Hasan Öz, fabrika atık sularının döküldüğünü iddia ettiği dereden su içen 64 küçükbaş hayvanın rahatsızlanarak telef olduğunu kaydetti.
Olay, Erzin ilçesi Turunçlu Mahallesi”nde yaşandı.
İddiaya göre, bölgede hayvancılık yapan Hasan Öz”ün sürüsü mahalleden geçerek denize dökülen dereden su içti.
HAYVANLAR ŞİŞEREK RAHATSZILANDI
Erzin Organize Sanayi Bölgesi”ndeki fabrikaların atık sularının akıtıldığı iddia edilen dereden su içen hayvanlar şişerek rahatsızlandı.
Kısa sürede 64 keçisi telef olan Öz, durumu jandarma ekiplerine bildirdi.
İhbar üzerine dereden numune alındığı öğrenildi.
“HEPSİ ZEHİRLENDİ”
Fabrikaların atık sularını dereye bıraktığını söyleyen Hasan Öz, “Dereden geldik, sudan bu tarafa hayvanları sürdük. Yaylıma geçelim derken hepsi zehirlendi. Bizim çocuklarımız var, ekmek parası kazanmamız lazım. Fabrikaların suyunu açık alana bırakıyorlar, yaydığımız hayvanlarımız öldü. 64 tane keçim telef oldu.” dedi.
BİR HAFTA ÖNCE BAŞKA BİR BESİCİNİN 40 HAYVANI TELEF OLMUŞTU
Öte yandan, yaklaşık bir hafta önce aynı dereden su içtiği iddia edilen Cumali Gök”e ait 40 küçükbaş hayvan daha telef olmuştu.
Source:
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: Türkiye bölgesel arz güvenliğine katkı sağlıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye”nin kullanmadığı gazın bir kısmını ihraç eder hale geldiğini belirterek “Türkiye bütün bu yatırımları yaparken şunu da yapmış oluyor, kendi arz güvenliğini sağlayıp aynı zamanda bölgesel arz güvenliğine katkı sağlıyor. Bu anlamda özellikle Avrupa”nın doğal gaz arz güvenliği için Türkiye önemli bir role sahip.” dedi.
Bakan Bayraktar, 9. OPEC Uluslararası Semineri kapsamında bulunduğu, Avusturya”nın başkenti Viyana”da, Türkiye”nin enerji politikalarına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu. 10 Tem 2025 Per 11:4
OPEC”in, düzenlediği seminerlerle dünyanın en önemli petrol ihracatçılarını bir araya getirdiğini dile getiren Bayraktar, Türkiye”nin böyle bir toplantıya davet edilmesinin, son yıllarda petrol ve doğal gaz alanında yaptığı çalışmaların yansıması olduğunu söyledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye”nin yurt içinde ve yurt dışında petrol ve doğal gaz aramacılığında çok aktif rol üstlenmesi nedeniyle burada oldukça ilgi gördüğünü aktardı.
Türkiye”nin kendi mühendisleri ve kendi gemileriyle yaptığı çalışmalara dikkati çeken Bayraktar, Karadeniz”de gaz keşfinin, Gabar”da günlük 80 bin varil petrol üretiminin ve Diyarbakır”da petrol keşfinin, Türkiye”yi bu alanda önemli bir oyuncu haline getireceğini ifade etti.
Bayraktar, Türkiye”de yeni keşiflerin de olacağını, ülke içinde ve dışında yapılacak çalışmalarla ülkenin ihtiyaç duyduğu 2 milyon varil eşdeğeri petrol ve doğal gazı karşılamak istediklerini vurgulayarak “Türkiye”yi bu alanda dışa bağımlılıktan kurtarmak, en büyük hedefimiz. Bunu Türkiye”de yapacağımız üretimle, yurt dışında yapacağımız ortaklıklar ve üretimlerle gerçekleştirmek istiyoruz.” diye konuştu.
“Türkiye bölgesel arz güvenliğine katkı sağlıyor”
Türkiye olarak ihtiyaç duyulan gaz ve petrolün tamamını ülke içerisinden karşılamanın belki mümkün olamayacağını söyleyen Bayraktar, şöyle devam etti:
“Biz mutlaka yakın coğrafyamızda, Afrika”da, farklı ülkelerde ortaklıklar yoluyla kendi kabiliyetlerimizi kullanarak orada da üretimler yapmayı planlıyoruz.”
Bayraktar, halihazırda projeler yürütüldüğünü belirterek “Irak, Basra”da 3 sahada, yine Kuzey Irak”ta 3 sahada ortaklığımız var. Azerbaycan”da hem petrol hem doğal gaz ortaklığımız var. Çok kısa süre önce yeni bir sahada SOCAR ve bp ile ortaklık yaptık.” ifadelerini kullandı.
OPEC”in işbirliklerine imkan sağlayan bir platform olduğunu aktaran Bayraktar, Türkiye”nin özellikle altyapı ve bağlantı olmak üzere iki konuda ciddi yatırımları bulunduğunu ve bu alanda son derece önemli gelişmeler yaşandığını dile getirdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye”nin, petrol boru hatları ve gazlaştırma tesisleriyle altyapıya, komşularıyla hem elektrik hem de doğal gaz ve petrolde yakın işbirliği kurarak bağlantılara yatırım yaptığını anlatarak bu alanda yeni projeler olabileceğini öngördüklerini söyledi.
Irak-Türkiye boru hattının artık tam kapasiteyle kullanılması hususunda da çalışmalar yaptıklarını ifade eden Bayraktar, “Türkiye aynı zamanda bütün bu yatırımları yaparken şunu da yapmış oluyor, kendi arz güvenliğini sağlayıp aynı zamanda bölgesel arz güvenliğine katkı sağlıyor. Bu anlamda özellikle Avrupa”nın doğal gaz arz güvenliği için Türkiye önemli bir role sahip.” değerlendirmesini yaptı.
“Gazın kullanmadığımız kısmını ihraç eder hale geldik”
Alparslan Bayraktar, Türkiye”deki gazlaştırma terminallerinin Avrupa”ya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ulaştırması anlamında önemli işlev gördüğüne dikkati çekerek “Türkiye, gelen çok miktarda gazın kullanılmayan kısmını ihraç eder hale geldi.” dedi.
Suriye”de hayatın normalleşmesi ve enerji ihtiyacının karşılanması kapsamında Türkiye”nin çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:
“Doğal gaz boru hattının Suriye”deki sistemle bağlantısını bitirdik, çok kısa bir süre içerisinde. Orada sınırdaki mayınlı bölgeyi, Silahlı Kuvvetlerimiz, Milli Savunma Bakanlığımızın koordinasyonuyla temizledi ve o bağlantıyı biz yaptık. Artık Suriye”ye gaz vermemiz an meselesi.”
Bakan Bayraktar, bu gibi çalışmalarla Türkiye”nin hem kendi arz güvenliğini hem de bölgesel arz güvenliğine katkı yapacak projeler geliştirmeye devam ettiğini vurguladı.
Öte yandan elektrikte de yoğun altyapı hedeflerinin olduğunu anlatan Bayraktar, “2035”e kadar özellikle iletim tarafında 30 milyar dolarlık bir yatırımla biz Türkiye”yi doğudan batıya, kuzeyden güneye elektrik hatlarıyla donatmayı hedefliyoruz. Aslında yeni elektrik otobanları hedefliyoruz.” diye konuştu.
Bayraktar, bu adımları atarken komşu ülkelerle elektrik bağlantılarını artırıp, onların elektrik üretimlerini Türkiye üzerinden Avrupa”ya ulaştırmaları konusunda da çalışmalar yürüttüklerini dile getirerek “Bütün bunlarla beraber elektrikte, petrolde, doğal gazda Türkiye, önemli bir pazar, önemli bir tüketici ama aynı zamanda coğrafi konumu ve altyapısı güçlü olduğu için de bölgesindeki ülkelere bu elektriğin, bu enerjinin, petrolün, doğal gazın ticaretinde de önemli bir merkez haline geliyor.” ifadelerini kullandı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source:
Bitlis”teki Nemrut Kalderası”nın jeopark ağına alınması için 101 kriterin tamamlanması isteniyor
Mavi ve yeşil renkteki gölleri, buhar bacası, lav kalıntıları, bitki örtüsü, biyoçeşitliliği, jeomorfolojik ve jeolojik özellikleri, doğal güzellikleriyle öne çıkan Nemrut Kalderası”nın, Küresel Jeopark Ağı”nda yer almasının sağlanmasına yönelik proje devam ediyor.
Bitlis Valiliği, Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) ve ilgili kurumların öncülüğünde yürütülen proje ile Türkiye”nin en etkileyici volkanik alanları arasında yer alan Kaldera”da, oluşturulan bilim kurulu üyeleri tarafından araştırma yapılıyor.
UNESCO”nun belirlediği 101 kriterin tamamlanması amacıyla yürütülen çalışma sonucu şu ana kadar 30″un üzerinde jeositin tespit edildiği kalderada, kalan kriterlerin de kısa sürede belirlenmesi ve ardından resmi başvurunun yapılması hedefleniyor.
Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi kapsamında “Mükemmeliyet Ödülü” alan Nemrut Kalderası”nın, UNESCO”nun Küresel Jeopark Ağı”na dahil edilmesiyle daha fazla yabancı turistin bölgeyi ziyaret etmesi bekleniyor.
BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, AA muhabirine, “Nemrut Jeopark Projesi” çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Üniversite olarak uzmanlarla ve akademisyenlerle yaptıkları arazi çalışmasında jeopark alanlarını belirlediklerini anlatan Elmastaş, şöyle konuştu:
“Jeoparkta yer alan veya yer alacak jeositleri ve özelliklerini belirledik. 30″un üzerinde jeosit noktası tespit ettik. Bunlarla ilgili bilgilendirme tabelaları konusunda çalışmalar yapıldı. Nemrut Kalderası ve çevresindeki çalışmalar önemli. İldeki tüm jeositlerin tabelalarının yapılması birinci önceliğimiz. Yine üniversite olarak, jeopark alanını haritalandırdık, jeosit noktalarının güzergahlarını belirledik.”
Jeopark ağına dahil olabilmek için eğitim faaliyetleri ve tanıtım çalışmalarının devam ettiğini belirten Elmastaş, “101 kriteri sağladıktan sonra UNESCO”ya başvurmamız gerekiyor. Geçen yıl kasımda planlıyorduk ama bu yıl bütün çalışmaları tamamlayıp o noktaya getirmek istiyoruz. Başvuru yapabilmemiz için bu 101 kriteri tamamlamamız gerekiyor. Bu işin içinde Valiliğimiz, İl Özel İdaremiz, Kültür ve Turizm Müdürlüğü, üniversitemiz ile kurum ve kuruluşlar yer alıyor. Bu projeyi hep birlikte istediğimiz noktaya getirmeyi planlıyoruz.” dedi.
“Nemrut çok önemli bir doğal turizm kaynağı”
Nemrut Jeoparkı”nın, Bitlis”in turizmi açısından önemli bir alan olduğunu vurgulayan Elmastaş, yeni turizm kaynaklarının ortaya çıkmaya başladığı Bitlis”te ziyaretçi sayısında artış yaşandığını ifade etti.
Üniversitenin yaklaşık 1,5 yıldır turizm alanında “İhtisas Üniversitesi” olduğunu anımsatan Elmastaş, şunları belirtti:
“Jeopark, İhtisas Üniversitesi olmamız hasebiyle de önemli bir proje, çünkü ihtisas çerçevesinde bazı alanlarımız ve işletmelerimiz olacak. El-Aman Hanı”nda restorasyon çalışması devam ediyor. Nemrut Jeoparkı için elzem olan Jeopark Müzesi”ni El-Aman Hanı”nda planladık. Buralar birbirini tamamlıyor. Yani Nemrut Jeoparkı ildeki diğer turizm alanları tamamlayan bir unsur olacak. Onun için oldukça önemli görüyoruz.”
Üniversite olarak diğer kurumlarla çalışmaları yoğunlaştırmak istediklerini anlatan Elmastaş, şöyle devam etti:
“Nemrut çok önemli doğal bir turizm kaynağı. Ender bir alan. Volkan konisiyle önemli bir kaldera. Kalderadaki göller başlı başına birer orijinal turizm kaynağı. Nemrut”u ağa dahil ederek korunmasını istiyoruz. Önceden “tabiat anıtı” olarak ilan edilmişse de “milli park” yapılması için çalışmalar gündemde. Onunla ilgili Valiliğimizin koordinesinde birkaç çalışma oldu. Nemrut ve çevresi çok önemli doğal bir turizm kaynağı olarak duruyor. Bunu koruyarak planlı şekilde turizme dahil etmemiz gerekiyor. Dünyada jeoparklar sınırlı. Türkiye”de sadece Kula Jeoparkı var. Nemrut da jeopark ağına dahil edilirse dünyanın herhangi bir yerindeki turist veya ziyaretçi direkt haritadan burayı görebilecek. Böylece uluslararası düzeyde daha fazla turistin gelmesi sağlanacak.”
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source: