Son dakika: Sudaki gizli tehlike! Uzman isim uyardı: İstanbul”un ölüm sahilleri…
Sıcak havadan bunalan vatandaşların yaz aylarında sahillere akın etmesiyle birlikte boğulma vakalarında da artış gözlemlendi. Boğulma vakalarının nedenlerinden biri de genelde fark edilmeyen ve “Rip” olarak adlandırılan “Çeken Akıntı” dan kaynaklanıyor. İstanbul”da boğulma vakalarının en çok yaşandığı yerler ise Karadeniz kıyıları. Yer Bilimci Prof. Dr. Şükrü Ersoy rip akıntısının tehlikelerine dikkat çekerek SABAH”a önemli açıklamalarda bulundu. “YÜZME BİLSELER DAHİ BUNA KARŞI KOYMALARI MÜMKÜN DEĞİL” Çeken akıntının genelde rüzgarlı havalarda oluştuğunun altını çizen Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Rüzgarlı havalarda denizdeki dalgaların boyu kısalır, yükseklikleri artar. Bu da kıyıdaki kumların açığa alınmasına neden olur. Dalgalar içten gelir, kırıldıktan sonra köpürür ve sahile doğru gelir. Geri dönerken ise suyun altından kumu daha açığa taşır. Dalga geri dönemediği zaman arada sıkışır. O sırada da suyun içindeki kıyıya paralel olan kum tepesini yarar ve rip oluşur. Rip”i sahilden taramak kolaydır. Sahilden bakıldığı zaman köpüklü olan yerlerin arasında hiç köpüklü olmayan, daha derin, suyun renginin de farklı olduğu aralıklar vardır. Bunlar kıyıya dik, 20-30 metrelik kanallardır. Burası dalgasız, sakin ve yüzülebilir görülür ama bu yanıltıcıdır. Köpüklü ve dalgaların kırıldığı yerler oralara göre daha güvenlidir. Bu tehlikeli akıntı, vakum etkisi yaratarak insanları sahilden açığa doğru çeker. Yüzme bilseler dahi buna karşı koymaları mümkün değildir.” şeklinde konuştu. “PANİKLEMEYİN VE KIYIYA PARALEL YÜZÜN” Rip akıntısıyla nasıl başa çıkılacağını anlatan Ersoy, “Açığa sürüklendiğinizi hissettiğinizde, ayağınızdan kum ve çakıllar çekilmeye başladığında kıyıya paralel olarak nefesinizi tutup paniklemeden yüzmeniz gerekiyor. Aksi halde, çeken akıntıya karşı kıyıya dik bir şekilde yüzmek mümkün değildir. Bu akıntı aklı çeler ve sakin göründüğüne bakmayın, orada mutlaka rip vardır. Özellikle Karadeniz kıyıları yazın bile rüzgarlı olduğu için tehlikelidir. Kısırkaya, Kilyos, Şile gibi genellikle yarım ay biçimli sahillerde oluşur. Burunların ve mendireklerin yanında bu tür çeken akıntıların oluşması mümkündür. Bu akıntıyı yurtdışında boya dökerek tespit ediyorlar ve tespit ettikten sonra kırmızı duba çekilerek sahile girişler yasaklanıyor. Ülkemizde de bu tür uygulamanın yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “HAFTADA BİR BOĞULMA VAKALARI YAŞANIYOR” Boğulma vakalarının sık sık yaşandığı Kısırkaya Plajı”nda çalışan Cankurtaran Ömer Faruk Yatkın (25), “Suya taşlıklardan girenler boğulma tehlikesi yaşıyor ve bu sürekli oluyor. Burada haftada bir boğulma vakaları yaşanıyor. Ayrıca buradaki su, karadan denize kum taşıyor ve bu kumlar açıkta bir tümsek yaptı. Vatandaşlar ayaklarının yere değdiğine güvenerek daha açıkta yüzmek istiyor ama bir süre sonra ayakları yerden kesilince geri gelemiyorlar. Ayaklarının değdiği yer kum ve deniz o kumu daha açığa taşıyor. Vatandaşlarımızın can güvenliği bizim için çok önemli, lütfen canlarını tehlikeye atmasınlar ve dubaları geçmesinler” diye konuştu.
Source: Batuhan Altinbaş