Atom bombasını kim icat etti?
16 Temmuz 1945’te New Mexico çölünde patlatılan Trinity denemesi, fizik laboratuvarını jeopolitik denge aracına dönüştürerek tarihte eşi görülmemiş bir güç gösterisine sahne oldu. Projenin görünen yüzünde J. Robert Oppenheimer’ın teorik liderliği, Enrico Fermi’nin zincirleme reaksiyon deneyleri ve Richard Feynman’ın hesaplama grupları vardır; ancak sahnenin arkasında Leo Szilard’ın imza topladığı uyarı mektupları, Niels Bohr’un gizlilik eleştirileri ve Leslie Groves’un askeri komutası gibi onlarca etken aynı anda işlemekteydi. Atom bombası ne zaman icat edildi sorusuna yüzeysel bakışla 1945 cevabı verilir; ancak süreç 1938’de Otto Hahn ile Lise Meitner’in nükleer fisyonu keşfetmesiyle başlar. 1939’da Szilard ve Einstein, Franklin D. Roosevelt’e yazdıkları mektupla Almanya’nın atomik araştırmalarından doğacak tehdidi işaret etti; bu uyarı, Manhattan Projesi’nin tohumlarını attı. 1942’de Chicago Üniversitesi’nde Fermi’nin ilk kontrollü zincirleme reaksiyonu CP-1 yığınıyla başlatması, enerjinin silah gücüne çevrilebileceğini deneysel olarak doğruladı. 1943’ten itibaren Los Alamos Ulusal Laboratuvarı, teorik fizikten malzeme bilimine, patlayıcı lens geometrisinden veri kaydına kadar yüzlerce alt disiplini tek kampüste birleştirerek tarihin en büyük Ar-Ge konsorsiyumunu oluşturdu. ATOM BOMBASINI KİM BULDU? Atom bombasını kim buldu sorusunu yanıtlamak, “fisyondan patlayıcı düzenek tasarımına kadar hangi bilim insanı kritik eşiği geçti” sorusuna odaklanmayı gerektirir. Otto Hahn’ın kimyasal ayrıştırma deneyleri, uranyum çekirdeğinin nötron soğurduğunda daha hafif elementlere bölünebildiğini göstererek enerjinin nasıl ortaya çıktığını tanımladı. Lise Meitner ile Otto Frisch’in teorik açıklamaları, bu enerjinin sayısal büyüklüğünü hesaplayarak zincirleme reaksiyon fikrini bilimsel temele oturttu. Dolayısıyla “bulmak” eylemi, çekirdek bölünmesinin prensibini laboratuvar ölçeğinde açığa çıkaran bu öncü ekibe aittir. ATOM BOMBASINI KİM İCAT ETTİ? Atom bombasını kim icat etti sorusu, bu fisyon prensibini mühendislik nesnesine dönüştüren Manhattan Projesi kadrosunu öne çıkarır. J. Robert Oppenheimer kampusun bilim direktörü olarak kritik kütle, nötron yansıtıcı ve patlayıcı mercek konularını disiplinler arası kurullarda koordine etti. Enrico Fermi, Hanford reaktörlerinde üretilen plütonyumun nötron özelliklerini deneysel verilerle doğruladı; John von Neumann, şok dalgası simülasyonlarını diferansiyel denklemlerle çözdü ve implozif düzenek için patlayıcı simetri parametrelerini belirledi. İcadın kilit noktası, teorik formüllerin gram ölçüsünde uranyum–plütonyum metaline, mikro saniye zamanlamalı patlayıcı kablo tesisatına ve parçacık dedektörlü test düzeneğine dönüştürülmesinde saklıdır. ATOM BOMBASININ MUCİDİ KİM? Atom bombasının mucidi kim denildiğinde popüler kültür Oppenheimer’a odaklanır; çünkü o, bilimsel kararları stratejik önceliklere çeviren entelektüel odak noktasıydı. Ancak “mucit” ifadesini tek kişiye indirmek, Leslie Groves’un askerî lojistiğini, Klaus Fuchs’un teorik katkılarını ya da Norris Bradbury’nin saha test adaptasyonlarını gölgede bırakır. Mucitlik payesi, atomu parçalamanın mühendislik düzenini kuran bu kolektif ekibin tamamına aittir; Oppenheimer yalnızca teorik uyumun sembolik şapkasını taşır. ATOM BOMBASI NE ZAMAN İCAT EDİLDİ? Atom bombası ne zaman icat edildi sorusu, üç tarih dilimini vurgular. 2 Aralık 1942, Chicago yığını CP-1’le kontrollü zincirleme reaksiyonun ilk kez başarıldığı gündür; bombanın laboratuvar doğum anı sayılır. 16 Temmuz 1945, Trinity denemesiyle silah konfigürasyonunun kumsal testini başarıyla geçtiği tarihtir; prototip sahada doğrulanmıştır. 6 ve 9 Ağustos 1945 ise Hiroşima ve Nagasaki üzerinde kullanılan “Little Boy” ile “Fat Man” bombalarının tarihe, jeopolitiğe ve insanlık bilincine mühür vurduğu günlerdir; icadın toplumsal ve politik gerçeklik eşikleri bu saldırılarla tanımlanmıştır. ATOM BOMBASI NEREDE İCAT EDİLDİ? Atom bombası nerede icat edildi sorusuna yanıt tek koordinatla verilmez; proje çok merkezli bir üretim ağına dayanır. Teorik çekirdek Los Alamos’ta, plütonyum üretimi Hanford Reaktör Kompleksi’nde, uranyum zenginleştirme Oak Ridge tesislerinde, patlayıcı lens laboratuvarı ise Dayton Ohio’da konumlandı. Buna rağmen “icat sahası”nı sembolik olarak Los Alamos Ulusal Laboratuvarı temsil eder; çünkü kritik tasarım kararları, nötron reflektör kalınlığından bomba kabuğu alaşımına kadar her teknik detayın son onayı orada verildi. Trinity’den sonra atom bombası, hidrojen bombasının ön habercisi olarak yerini daha yıkıcı çok kademeli füzyon silahına bıraktı; ancak fisyon temelli ateşleme hâlâ ilk katta varlığını sürdürür. Sivil nükleer enerji santralleri, aynı zincirleme reaksiyonu kontrollü şekilde kullanarak elektrik üretimini karbonsuzlaştırmayı hedefledi. 1960’ların nükleer denizaltıları, uranyum yakıt stoklarıyla okyanus diplerinde aylarca enerji ihtiyacını karşılayabildi. Uzay çalışmaları için geliştirilmiş radyoizotop termoelektrik jeneratörler, atom çekirdeğinin enerjisini Voyager sondalarına kadar taşıdı; günümüzde nükleer tahrikli roket konseptleri NASA taslak dosyalarında yer alıyor. Bu geniş yelpaze, atom bombasının fizik kerneliyle başlayan teknolojik zincirin sivil ve askerî alanlarda sürdürdüğü gölgeyi gösterir.
Source: Habertürk