“Türk Hikayeleri – Kimliğin Çimentosu ve Futbolun Nabzı”

“Türk” adı bu devletin çimentosudur!

Dostluk ve sevgi uçup giderek yoklar kervanına katıldı. Ekonomi ve siyasette, istisnasız her gün yaşanan olaylar toplumun sinir sistemi üzerinde yıpratıcı etki yaratıyor.

Güven yok, rahat yok, huzur yok!

İnsanların bakışları donuk, zihinleri bulanık… Azap, ıstırap… Umutların paramparça olduğu, endişenin sersemlettiği günler yaşıyoruz.

Bir okyanusun kabarması gibi, demokratik tepkilerimiz büyümezse, kuzuların sessizliğine bürünürsek, bu dehşetli fırtınada sığınacak limanımız kalmayacak!

Son Başbakan Binali Yıldırım, nereden aklına estiyse, bir “Türk kimliği” tartışması başlattı.

Bunların Türklükle ne dertleri var, anlamak zor!

Beyefendi durup dururken dedi ki:

“Bu topraklarda Kürtler, Süryaniler, Abazalar, Çerkezler var. Vatandaşlık tanımı gözden geçirilebilir!”

Bu açıklama o kadar tutarsızdı ki, Cumhur İttifakı (AKP+MHP) içinde bile tepkilere yol açtı.

Binali Yıldırım o sözleriyle “Anayasa’da, Türklüğü tanımlayan 66’ıncı maddeyi” tartışmaya açıyor, vatandaşlık tanımının değiştirilerek, yeniden yazılabileceğini, Türk adının üst kimlik olmaktan çıkartılabileceğini” anlatmak istiyordu.

Tabii ki, saçma ifadelerdi bunlar…

Nitekim, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, isim vermeden, “Türk vatandaşlığı eşit vatandaşlıktır. Türk vatandaşlığı isminden vazgeçilemez” diye açıklama yaptı.

Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da “Bazı kişiler fonksiyonsuz kalınca seri şekilde saçmalamaya başlıyor!” diye sert tepki gösterdi.

İkisi de haklı… Aklın yolu birdir ve “Türk kimliği” Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çimentosudur. Türk adı yıpratılırsa, ortada Türk devleti de kalmaz!

Türk Kalp Vakfı’nda, iç hastalıkları bölümü de açıldı

“Her şeyin başı sağlık” diyoruz ama sağlığımıza gerektiği kadar önem veriyor muyuz?

İnsanların birçoğu, kendi sağlığını ihmal ederken, otomobilinin bakımına daha çok önem veriyor.

Her organımızı önemlidir ama kalbin önemi daha başkadır. Kalp durunca hayat da durur çünkü…

“Kalp sağlığı” denilince aklıma gelen ilk kurum Türk Kalp Vakfı oluyor.

1975 yılında faaliyete geçen ve kurucuları arasında gazetecilik mesleğinin büyüklerinden rahmetli Nezih Demirkent’in de bulunduğu Türk Kalp Vakfı, 50 yıldır kalp konusunda sağlık hizmeti veriyor.

Vakıf Başkanı Kenan Güven “Yarım yüzyıldır ülke çapında ölümleri en aza indirme çalışmalarımızdaki başarının haklı gurunu yaşıyoruz” diyor.

Uzman Kardiyolog Hüseyin Deniz Kılıç, Doç. Dr. Emrah Binak, Diyetisyen Gizem Deniz dahil çok geniş bir kadronun ve güçlü labaratuvar ekibinin hizmet verdiği Türk Kalp Vakfı’nda bir yenilik yapıldı ve İç Hastalıkları bölümü de faaliyete geçirildi.

Deneyimli dahiliye mütehassısı Dr. Ferda Çelik, haftada üç gün iç hastalıkları konusunda hizmet veriyor.

Başkan Kenan Güven yurttaşlara şöyle sesleniyor:

“Ülkemizde böbrek nakilleri gibi kalp nakilleri de başarıyla gerçekleştiriliyor. Büyük ihtiyaç var. Herkesin organ bağışına destek vermesi için çağrıda bulunuyorum.”

Akıl hastalarının alkışları…

Bakan Bey, akıl hastanesini geziyormuş. Ortamı çok beğenmiş. Çünkü, ne söylerse söylesin, akıl hastaları onu hararetle alkışlıyorlarmış. Fakat…

İçlerinden birinin hiç kımıldamadan durduğunu gören Bakan Bey merakla sormuş:

“Sen neden alkışlamıyorsun beni?”

Adam gayet ciddi cevap vermiş:

“Ben gardiyanım efendim, deli değilim!”

Source: Rahmi Turan


VAR’a yaslandı

GÜNÜN YAZARLARI | ON NUMARA YAZARLAR | TÜM YAZARLAR

Anasayfa Yazarlar Mustafa Çulcu VAR’a yaslandı

Mustafa Çulcu
mustafa.culcu@fotomac.com.tr

04 Mart 2025 | Salı
VAR’a yaslandı

Temposuz, pozisyonsuz iştahsız sanki her iki takım da beraberliğe razı bir anlayış içinde. İlk yarıda akılda kalan pozisyon Kremer”in kafa vuruşunun Trabzonspor kale direğinden dönmesi ve Malheiro”nun çizgiye inip kestiği kimsenin içeride olmadığı pozisyon. Trabzonspor”da kalabalık Konya savunmasını açacak Vişça dışında çilingir yok. Konyaspor”un kontratakla yakalarsam atarım üstüne yatarım futbolu ikinci yarıda devam etti. Şenol hoca yaptığı değişikliklerle risk aldı, ilk deplasman galibiyetini istedi. Oyunda orta alan ve pas trafiği yerini uzun toplarla hızlı geçişlere bıraktı. Rakip ceza alanında pozisyon buldular ama Banza ve Cham olmayınca bitirici vuruşları yapacak, gol atacak kimse kalmadı. Alınan riskin bedeli ağır oldu.

Son dakika penaltısı ile Konyaspor galibiyet elde etti. Trabzonspor”un deplasman fobisi devam ediyor. Bu futbol yakışmıyor. Ozan Ergün boylu poslu iyi bir fiziği ve sakin yapısı olan bir hakem. Ligde 15″inci, Trabzonspor”un ise ikinci maçına çıktı. Atama trafiğine bakıldığında şans bulduğu, büyük destek gördüğü bir gerçek. Zamanla daha iyi olacaktır. En üst ligde düdük çalan bir hakemsin lakin futbolun ruhunu teşkil eden “Faul ve Fena Hareketleri” (12. kural) yani futbolu bilmiyorsun. Futbolun doğasında olan temaslarla faulü ayırt edemiyorsun. Çaldığın 24 faulün yarısı faul değil. Uzatmanın son dakikasında tek kritik pozisyon oldu o da VAR”dan geldi. Lundstram”ın açık olan sol eline gelen top net penaltı. Ülke hakemliğimiz klasik VAR”a yaslanarak maç yönetme yapısı devam ediyor. Genç hakem neslinin yetişme ve hakemlik kültürü maalesef bu doğrultuda hızla devam ediyor. UEFA, VAR”a yaslanan hakem istemezken, bizde ise VAR ile var olan hakem kabul görüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

Etiketler :
Trabzonspor, Şenol hoca, Vişça, Banza, Konyaspor

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
TÜM YAZILARI

Kartları pas geçti! Meler idare etti! Buna razıyız!

GÜNÜN DİĞER YAZARLARI

Zeki Uzundurukan Çağdışı futbol!

Reha Kapsal Risk!

Hakkı Yalçın Yeni afiş!

Anasayfa Beşiktaş Fenerbahçe Galatasaray Trabzonspor

Source: Fotomaç