Murat Övüç”ün yıllar önce boşandığı eski eşi ilk kez düğün töreninde görüntülendi
Sosyal medya paylaşımlarıyla adından sıkça söz ettiren fenomen Murat Övüç, bu kez oğlu Burakcan Övüç”ün düğünüyle gündeme geldi. Oğlunun mürüvvetini gören Övüç, nişanda olduğu gibi düğünde de cömertliğiyle dikkat çekti. GELİNE KİLOLARCA ALTIN TAKTI Geçtiğimiz aylarda gerçekleşen nişanda gelinine 2 kilo altın takarak adeta gövde gösterisi yapan Murat Övüç, düğünde de geleneği bozmadı. Geline yine kilolarca altın takan fenomen, düğün anlarında sahnede de şovunu eksik etmedi. Övüç”ün altın takma anları salonda büyük ilgi görürken, bu sırada dikkat çeken bir detay da gözlerden kaçmadı. ESKİ EŞİ İLK KEZ GÖRÜNTÜLENDİ Altınların takıldığı anlarda Murat Övüç”e yalnızca oğlu değil, eski eşi de eşlik etti. Daha önce kamuoyunda hiç görüntülenmeyen Burakcan Övüç”ün annesi, ilk kez düğün gecesi kameraların karşısına çıktı. Eski eşini uzun yıllardır kamuoyundan uzak tutan Övüç, oğullarının mutlu günü için onunla aynı karede yer aldı. AYNI KAREDE MESAFELİ DURDULAR Düğün boyunca aynı karede görüntülenseler de Murat Övüç ve eski eşinin birbirlerine karşı mesafeli tavırları dikkat çekti. Eski karı kocanın sadece oğulları için bir araya geldikleri görülürken, bu anlar kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Özellikle Övüç”ün hayranları, yıllar sonra ilk kez ortaya çıkan eski eşe yoğun ilgi gösterdi.
Source: Haberler
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’ne Avrupa Müze Forumu’ndan ödül
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, Cumhuriyetimizin 100. yılına bir armağan olarak 29 Ekim 2023’te sanatseverlerle buluşmasının ardından, müzecilik dünyasının en saygın organizasyonlarından Avrupa Müze Forumu (EMF) tarafından takdirnameyle ödüllendirildi. Polonya’nın Bialystok kentinde düzenlenen The European Museum of the Year Award (EMYA) Yıllık Konferansında gerçekleşen törende Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, “özgün küratöryel yaklaşımı, ülkenin sanat tarihine kazandırdığı yeni perspektif ve tarihi unsurlarla harmanlanmış çağdaş mimarisi” sayesinde bu önemli takdirnameye layık görüldü. Jüri, müzenin daha önce hak ettiği ilgiyi görmemiş sanat eserlerini öne çıkaran yenilikçi sergileme anlayışı, evrensel erişilebilirlik standartları ve ziyaretçilere sunduğu samimi atmosfer ile müze deneyimini yeniden tanımladığını vurguladı. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin bu başarısından duyduğu mutluluğu dile getiren İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten, “Cumhuriyetimizin 100. yılının kutlandığı 29 Ekim 2023 tarihinde ülkemize bir armağan olarak açılan Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi o günden bugüne güçlü koleksiyonu, kalıcı ve süreli sergileri, koleksiyon koruma çalışmaları, yayınları, öğrenciler için atölyeleri, yetişkinlere yönelik öğrenme programı ve etkinlikleriyle kültür dünyamıza katkı sağlamak üzere çok yönlü ve kapsayıcı çalışmalarını sürdürüyor. 1940 yılında koleksiyonun ilk eserlerinin envantere kaydından bu yana 80 yılı aşkın bir çabanın sonucu açılan Müzemizin layık görüldüğü bu ödülü mutlulukla kabul ediyor; eserlerin değerli sanatçılarına, koleksiyonun oluşturulması, korunması ve Müze çatısına kavuşması için kuşaklardır çaba gösteren İş Bankası ve İş Sanat’ın çalışanlarına, Müze ekibimize ve ziyaretçilerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. Üreten ayrıca, “Ülkemizde yürütülen müzecilik faaliyetlerinin Avrupa’da gördüğü kabul ve takdiri ülkemiz açısından gurur verici buluyor, Avrupa Müze Forumu’na teşekkür ediyoruz” diye ekledi. Açıldığı günden bu yana Stevie, MUSE, MarCom, Felis ve Sardis gibi saygın organizasyonlarda başarı kazanan Müze, bu yeni takdirname ile sanat dünyasındaki etkisini bir kez daha kanıtlarken Türkiye’nin sanat vizyonunu uluslararası arenada taçlandırdı.
Source: Habertürk
İstanbul Modern’e Avrupa’dan müzecilik ödülü
Müzecilik alanındaki üstün başarıları ödüllendirmek ve yenilikçiliği teşvik etmek amacıyla Avrupa Konseyi himayesinde düzenlenen Avrupa Yılın Müzesi Ödülleri (EMYA), 2025 yılındaki sahiplerini buldu. 2009 yılında da EMYA’dan Özel Takdir Ödülü’nü almaya hak kazanan İstanbul Modern, 2025 yılında ise Portimão Misafirperverlik, Kapsayıcılık ve Aidiyet Müze Ödülü’ne layık görüldü. 2025 EMYA Ödülleri, 21–25 Mayıs 2025 tarihleri arasında Polonya’nın Białystok kentinde, 2024 Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü kazanan Sybir Anı Müzesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen EMYA Yıllık Konferansı’nın ardından gerçekleşen törende açıklandı. İstanbul Modern; toplumsal sorumluluk, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik, kültürler arası diyalog ve demokratik değerlere yönelik uygulamaları nedeniyle EMYA jürisi tarafından Avrupa’da “Yılın Müzeleri” arasına girdi. Müzenin modern ve çağdaş sanata odaklanan koleksiyonu ile sergi ve programları aracılığıyla sanatı toplumun farklı kesimleri için erişilebilir kılma anlayışı da değerlendirme sürecinde öne çıkan unsurlar arasında yer aldı. İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, 2009 yılında EMYA tarafından verilen Özel Takdir Ödülü’ne atıfta bulunarak, “2004’teki kuruluşumuzdan bu yana sanatı toplumla buluşturma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 15 yıl önce aldığımız ödülden sonra EMYA tarafından layık görülen bu yeni takdir, toplumsal sorumluluk ve kültürel diyaloğa verdiğimiz önemin bir yansıması. Aldığımız her ödül, bize daha büyük bir sorumluluk yüklerken, sanatı daha geniş kitlelere ulaştırma hedefimize olan inancımızı da güçlendiriyor” dedi. Geçmiş yıllarda Avrupa Yılın Müzesi Ödülü’nü almaya hak kazanan kurumlar arasında Chillida Leku (İspanya), Gruuthusemuseum (Belçika), The University Museum of Bergen – Natural History (Norveç), Brunel’s SS Great Britain (Birleşik Krallık) ve MO Museum (Litvanya) yer alıyor. ÖDÜL ÜSTÜNE ÖDÜL İstanbul Modern, yeni binasının açılmasının ardından mimarlık ve kültür alanlarında uluslararası düzeyde geniş yankı uyandırdı. Müze, 100 yılı aşkın süredir yayımlanan Architectural Digest dergisi tarafından “2024’ün Harika Eserleri” arasında gösterildi. National Geographic ise İstanbul Modern’i “Dünyanın En İyi 20 Kültürel Mekânı” listesine dahil etti. Aynı dönemde ArchDaily tarafından “Yılın Binası” seçilen müze, Architecture MasterPrize ödüllerinde “En İyilerin En İyisi” ünvanını kazandı. Müze, mimarlık dünyasının saygın etkinliklerinden biri olan Dünya Mimarlık Festivali (WAF) kapsamında da “Tamamlanmış Yapılar – Kültür” kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. Aynı zamanda İstanbul Modern, genç kızları sanatla buluşturan “Bir Hayalin İzinde” programıyla Uluslararası Modern Sanat Müzeleri ve Koleksiyonları Komitesi (CIMAM) tarafından “Üstün Müzecilik Uygulamaları Ödülü”ne layık görüldü. Kadın sanatçılardan ilhamla hazırlanan program, yaratıcı düşünme ve sanatsal ifade becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. İkinci yılını tamamlayan proje, bu ödüle Türkiye’den layık görülen ilk uygulama oldu.
Source: Habertürk
Sadece ilkbaharda bulunan kebap: Yenidünya kebabı
Gastronomi şehri Gaziantep’te ilkbaharın gelmesiyle birlikte, yöreye özgü lezzetlerden biri olan yenidünya kebabı yeniden sofralardaki yerini aldı. Malta eriği olarak da bilinen yenidünya meyvesiyle hazırlanan bu özel kebap, yerli halkın yanı sıra turistlerin de ilgisini çekiyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) gastronomi dalında “yaratıcı şehirler ağı”na dâhil ettiği Gaziantep’te, mevsimsel yemekler büyük ilgi görüyor. Sadece ilkbahar aylarında, yaklaşık 3-4 hafta boyunca bulunabilen yenidünya meyvesiyle hazırlanan kebap, hem görüntüsü hem de tadıyla fark yaratıyor. Gaziantep’te kebap ustalığı yapan Ahmet Çadır, yenidünya kebabının bahar aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Gaziantep’te ‘yenidünya’ denilir. Diğer şehirlerde Malta eriği olarak bilinir. Bu meyveden kebap yaptığımızı görenler önce şaşırıyor. Çünkü meyve ile kebap fikri insanlara ilginç geliyor. Ancak tadına bakan herkes çok beğeniyor. Ekşi meyve ile kıymanın buluşması, damakta bambaşka bir lezzet bırakıyor.” Yüzyıllardır Gaziantep mutfağında yer alan bu kebap türünün sadece bu şehre özgü olduğunu vurgulayan Çadır, “Gaziantepliler zaten bu kebabı bilir ve severek tüketir. Ancak dışarıdan gelenler ilk kez gördüğünde çok şaşırıyor. Tattıklarında ise memnun kalıyorlar” dedi. Gaziantep mutfağının zenginliğini bir kez daha gözler önüne seren yenidünya kebabı, bahar aylarında şehre yolu düşen herkesin mutlaka tatması gereken lezzetler arasında yer alıyor.
Source:
Tiyatro sahnesinde söylenmesi yasak! “Macbeth” neden uğursuz sayılıyor?
Tiyatro dünyasında “Macbeth ” kelimesi, adeta yasaklı bir sözcük gibidir. William Shakespeare’in bu ünlü trajedisi, sanatsal değeri kadar etrafındaki uğursuzluk inancıyla da dikkat çeker. Pek çok oyuncu ve tiyatrocu, sahne arkasında bu adı söylemekten özellikle kaçınır . Peki, tiyatrolarda “Macbeth” adının anılmasının uğursuz sayılmasının ardında ne var? MACBETH LANETİ NEDİR? Tiyatro çevrelerinde bu inanç, “Macbeth laneti” olarak bilinir. Söylentilere göre, bu oyunun adı prova ya da sahne arkasında yüksek sesle söylendiğinde, teknik aksaklıklar, oyuncu sakatlanmaları ve hatta ölümler yaşanabilir. Bu nedenle tiyatrocular, oyunun adını doğrudan söylemek yerine genellikle “İskoç Oyunu” (The Scottish Play) ifadesini kullanmayı tercih ederler. LANETİN KÖKENİ NEREDEN GELİYOR? “Macbeth laneti” ile ilgili söylenceler, oyunun ilk sahnelendiği 1606 yılına kadar uzanır. Shakespeare’in, oyunun büyü sahnelerinde gerçek cadı büyüleri kullandığı ve bu nedenle doğaüstü güçleri kızdırdığına inanılır. Bu da oyunu lanetli hâle getirmiştir. Bazı dikkat çeken vakalar: Oyunun ilk sahnelenmesinde Lady Macbeth rolünü oynayan aktör hastalanır ve Shakespeare’in kendisi rolü devralmak zorunda kalır. 1937 yılında Laurence Olivier’in başrolünde oynadığı yapımda, dekorun düşmesi sonucu bir teknisyen hayatını kaybeder. 1950’lerde Kraliyet Tiyatrosu’ndaki bir sahnelemede ise yapımcının kalp krizi geçirdiği ve bir oyuncunun bıçakla yaralandığı kayıtlara geçmiştir. TİYATRO GELENEĞİNDE ARINDIRMA RİTÜELİ Eğer birisi kazara “Macbeth” kelimesini tiyatroda yüksek sesle söylerse, bu uğursuzluğu ortadan kaldırmak için geleneksel bir arındırma ritüeli uygulanır. Genellikle kişi sahneden çıkar, üç kez döner, yere tükürür ya da küfür eder, ardından tekrar sahneye dönerek uğursuzluğu “kovmuş” olur. NEDEN HALA CİDDİYE ALINIYOR? Modern çağda bu tür batıl inançlar kulağa saçma gelebilir. Ancak tiyatrocular için sahne, hem kutsal hem de uğursuzluklardan korunması gereken bir alandır. “Macbeth” adının getirdiği uğursuzluk korkusu, bir nevi geleneksel refleks hâlini almıştır. Bu nedenle, özellikle klasik tiyatro topluluklarında hâlâ “The Scottish Play” deyimi tercih edilir. Çünkü işin içinde sanat kadar, sahne güvenliği, enerji ve kolektif inanç da vardır.
Source: Haber Merkezi
Hülya avşar poposunu ısırmıştı! Minik Baha şimdi genç bir delikanlı
Bir dönemin fenomen yarışmalarından olan Yetenek Sizsiniz Türkiye, ekranlara damgasını vurduğu yıllarda birçok yeteneği izleyiciyle buluşturmuştu. Özellikle minik yarışmacılar arasında yer alan Baha Bayırlı, sahne performansı ve sevimliliğiyle hafızalara kazınmıştı.Henüz 4 yaşındayken yarışmaya katılan Baha, gösterdiği sempatik tavırlarla jüri üyelerini ve ekran başındaki milyonları kendine hayran bırakmıştı. Özellikle jüri koltuğunda oturan Hülya Avşar, küçük yarışmacıya duyduğu sevgiyi zaman zaman coşkulu tepkilerle dile getirmiş, o anlar sosyal medyada uzun süre konuşulmuştu.2013 yılında finalde son ikiye kalan Baha Bayırlı, yarışma tarihine geçen isimler arasında yer aldı. Aradan geçen 12 yılın ardından, küçük yaşta tanınan Baha”nın son hali yeniden gündeme oturdu. Artık çocukluk yıllarını geride bırakan ve genç bir delikanlıya dönüşen Baha, sosyal medya kullanıcılarının dikkatini çekmeyi başardı.Bir zamanlar sahnede sergilediği özgüvenli duruşuyla milyonların gönlünü kazanan Baha Bayırlı, yıllar sonra bile adından söz ettirmeye devam ediyor. Minik bir yıldız olarak başladığı yolculuğu, şimdi bambaşka bir noktaya evrilmiş durumda.
Source: Haberler