Yaşlanmayı tersine çevirmenin doğal yolu
Resveratrol doğal olarak bazı bitkilerde bulunan bir polifenoldür. Bitkilerin ve tohumların kendilerini mantar, küf ve yaralanmalara karşı korumak için ürettikleri doğal bir maddedir…
‘’Bilimsel araştırmalara göre en güçlü antioksidanlardan biri olan resveratrol, yaşlanma karşıtı etkisiyle öne çıkıyor’’ diyen Diyetisyen ve Fitoterapi Uzmanı Merve Öz, bu konuda bilinmesi gerekenleri şöyle açıkladı:
Resveratrol; kalp hastalıkları, kanser, alzheimer ve diyabet gibi kronik hastalıklar üzerinde faydalı etkiler sağlayan bir bileşiktir. İyi kolesterol HDL’yi artırır, kötü kolesterol LDL’nin damarlardaki birikimini azaltır. Kan sulandırıcı etkisi de vardır.
Özellikle yaşlanmayı tersine çeviren etkisiyle öne çıkar.
Hem damarları hem de cildi yaşlanma etkilerine karşı güçlendirir. En güçlü kaynağı üzümdür. En çok da siyah üzümün kabuk kısmında ve çekirdeğinde bulunur.
İŞTE DİĞER KAYNAKLARI
Resveratrol, üzüm dışında şu gıdalarda bulunur.
– Yer fıstığı- Badem- Yaban mersini- Böğürtlen- Çilek- Antep fıstığı- Kızılcık- Dut- Fındık
– Kan basıncını düşür:
Daha fazla nitrik oksit üretimini sağlayarak kan damarlarının rahatlamasını sağlar.
– Kan yağlarını düzenler:
Resveratrol kolesterol üretimini kontrol eden enzimi azaltır. LDL (kötü kolesterol) miktarını azaltıcı ve HDL (iyi kolesterol) miktarını artırıcı etkisi vardır.
– Yaşlanma karşıtıdır: Hayvan çalışmalarında ömrü uzattığı gözlemlenmiştir. Cildin de sağlıklı kan akımına ihtiyacı olduğu düşünülürse resveratrolün damarları gençleştirici etkisi cilde de yansır. Cilt hücrelerinin yenilenmesine destek olur.
– Alzheimer’ı önler: Bu bileşik ‘alzheimer’ın ayırt edici özelliği olan plakları oluşturmada çok önemli olan beta-amiloidler adı verilen protein parçalarına müdahale edebilir.
– İnsülini dengeler: Diyabetik bireylerde sorbitol birikimi gözlenir ve bu da oksidatif stres oluşturur. Resveratrol oksidatif stresi ve inflamasyonu (vücutta iltihaplanma) azaltarak vücutta insülini dengeler.
– Eklem ağrısını hafifletir: Eklem ağrısı artiritin en yaygın sonuçlarındandır. Resveratrol kıkırdak yıkımını engelleyebilir.
– Kanseri riskini azaltır: Resveratrol, kanserli hücre büyümesini engelleyebilir.
TAKVİYELERE DİKKAT
Günlük olarak 5 gram resveratrol yeterlidir.
Beslenmeyle birlikte toksik seviyelere ulaşılmamaktadır ancak resveratrol takviyesi ile birlikte toksisite gözlenebilir. Resveratrol östrojen benzeri etkilere sahip olabilir. Bu nedenle meme, rahim veya yumurtalık gibi östrojen duyarlı kanserleri olan bireylerin dikkatli olması önerilir.
Kan inceltici ilaçlarla (örneğin aspirin) etkileşime girebilir ve kanama riskini artırabilir.
Resveratrol türevleri bazen böbrek hasarıyla ilişkili olabilir.
Yüksek dozda alındığında mide bulantısı, ishal ve kusmaya yol açabilir.
Dolayısıyla bu bileşik doğal yoldan alınmalı, takviyesi ise doktor önerisi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.
Source: Nazan Doğaner Halici
Kıvamı ve aromasıyla mest eden lezzet: Cheddar peynirli omlet tarifi
Kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan omlet, farklı peynirlerle buluştuğunda sıradanlıktan çıkıp enfes bir lezzete dönüşür. Özellikle keskin aroması ve eriyen yapısıyla öne çıkan cheddar peyniri, omlet tarifine lezzet ve zenginlik katıyor. Peki, kıvamı ve aromasıyla mest eden bu lezzet nasıl yapılır? İşte, cheddar peynirli omlet tarifi…CHEDDAR PEYNİRLİ OMLET TARİFİMalzemeler:3 adet yumurta2 yemek kaşığı süt (isteğe bağlı, omleti daha yumuşak yapar)1 çay bardağı rendelenmiş cheddar peyniri1 yemek kaşığı tereyağı veya zeytinyağıTuz ve karabiberİnce doğranmış maydanoz (isteğe bağlı)CHEDDAR PEYNİRLİ OMLET YAPILIŞIBir kasede yumurtaları kırın. İçine süt, tuz ve karabiber ekleyerek güzelce çırpın.Yapışmaz bir tavayı orta ateşte ısıtın. Tereyağı veya zeytinyağını tavaya ekleyip eritin.Çırpılmış yumurtayı tavaya dökün ve hafifçe tavayı sallayarak her yere yayılmasını sağlayın. Alt kısmı pişerken üst kısmı hâlâ hafif sıvı iken üzerine rendelenmiş cheddar peynirini eşit şekilde serpin.Omletin kenarları pişip ortası hafif akışkan kalınca bir spatula yardımıyla omleti ortadan ikiye katlayın. Üzerini kapatıp 1 dakika daha pişirin.Ocaktan alın, sıcak sıcak servis edin. İsteğe göre üzerine taze çekilmiş karabiber ya da ince kıyılmış maydanoz serpebilirsiniz.Cheddar peynirli omleti kızarmış tam buğday ekmeği, cherry domates ve birkaç dilim avokado ile birlikte servis ederek sağlıklı ve doyurucu bir kahvaltı tabağı oluşturabilirsiniz.Afiyet olsun!
Source: Haber Merkezi
1 hafta arayla iki büyük acı! Ersun Yanal”ın babası vefat etti
Teknik direktör Ersun Yanal”ın babası Ural Yanal, Denizli”de tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.Bir süredir kentteki özel bir hastanede tedavi gören Yanal (86), yaşam mücadelesini kaybetti.Ural Yanal”ın naaşının yarın Pamukkale ilçesindeki Asri Mezarlık Camisi”nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından defnedileceği öğrenildi.Yanal”ın annesi Bahriye Yanal (84), 9 Nisan”da tedavi gördüğü hastanede vefat etmişti.
Source: Www.star.com.tr
Kıtır kıtır ve bol lezzetli: Cevizli kurabiye tarifi
Mis gibi tereyağı kokusu, ağızda dağılan dokusu ve içinde bolca ceviz… Cevizli kurabiye, hem çayın hem kahvenin yanına çok yakışan, klasik ama asla vazgeçilmeyen tariflerden biri. Üstelik yapımı da son derece pratik!MALZEMELER125 gram tereyağı (oda sıcaklığında)1 çay bardağı sıvı yağ1 çay bardağı pudra şekeri1 adet yumurta1 tatlı kaşığı tarçın (isteğe bağlı)1 çay kaşığı kabartma tozuAldığı kadar un (yaklaşık 2,5 su bardağı)1 su bardağı ince kıyılmış ceviz içiÜzeri için:Pudra şekeriHAZIRLANIŞITereyağını, sıvı yağı ve pudra şekerini bir kapta güzelce karıştırın.Yumurtayı ekleyin, ardından un, kabartma tozu ve isteğe göre tarçını ilave edin.Ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edince ceviz içini ekleyip yoğurun.Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp şekil verin.Yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizip 180°C’de üzeri hafif pembeleşene kadar (yaklaşık 20 dakika) pişirin.Fırından çıktıktan sonra soğuyan kurabiyelerin üzerine pudra şekeri serpin.
Source: Haber Merkezi
Teknik direktör Ersun Yanal”ın acı günü
Bir süredir kentteki özel bir hastanede tedavi gören Yanal (86), yaşam mücadelesini kaybetti. Ural Yanal”ın naaşının yarın Pamukkale ilçesindeki Asri Mezarlık Camisi”nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından defnedileceği öğrenildi. Yanal”ın annesi Bahriye Yanal (84), 9 Nisan”da tedavi gördüğü hastanede vefat etmişti.
Source: Internet Haber
Gece nefes alamamak, gündüz kaza sebebi!
Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresine katılan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, özellikle uyku sağlığına dikkat çekti. Uyku sağlığının dünyada yeterince önemsenmediğini ifade eden Karadağ, her yıl 70 ten fazla ülkede düzenlenen Dünya Uyku Günü etkinliklerinin bu konuya farkındalık sağlamak amacıyla düzenlendiğini söyledi. Uyku sağlığınızı önceleyin mesajının bu yılki tema olduğunu aktaran Karadağ, uykunun yalnızca dinlenme değil, aynı zamanda fiziksel ve psikolojik sağlığın sürdürülebilmesi için zorunlu bir süreç olduğunu vurguladı. Karadağ, Hayatımızın üçte birini uykuda geçiriyoruz. Uyku bir restorasyon dönemidir. Sağlıklı bir gün için sağlıklı uyku şart diye konuştu. 85 AYRI UYKU BOZUKLUĞU TANIMLANMIŞ DURUMDA Uyku bozukluklarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Mehmet Karadağ, dünya genelinde 85 ayrı uyku bozukluğu tanımlandığını kaydetti. En yaygın uyku bozukluğunun ise uyku apnesi olduğunu söyleyen Mehmet Karadağ, bu rahatsızlığın solunumun durmasıyla birlikte beyin ve diğer hayati organların yeterince oksijen alamamasına neden olduğunu ifade etti. Karadağ, Geceleri horlayan ya da nefesi duran biri, aslında uykuda sağlıklı şekilde nefes alıp veremiyordur. Bu durum beyni, kalbi, karaciğeri, böbrekleri ve tüm vücudu olumsuz etkiler. Sabah yorgun uyanan, gün içinde sürekli uykusu gelen kişilerde konsantrasyon bozukluğu, depresyon, dikkat dağınıklığı başlar ifadelerini kullandı. SÜRÜCÜ BELGESİ İÇİN YASAL DEĞERLENDİRME KRİTERİ Prof. Dr. Karadağ, Türkiye de 2015 te yürürlüğe giren düzenleme ile birlikte uyku apne sendromunun sürücü belgelerinde doğrudan değerlendirilmesi gereken bir sağlık kriteri haline geldiğini hatırlattı. Karadağ, şöyle devam etti: Artık profesyonel ehliyetler 5 yılda bir, amatör ehliyetler ise 10 yılda bir sağlık raporuyla yenilenmek zorunda. Bu raporlarda uyku apnesi de değerlendiriliyor. Bu kişiler de elbette sürücü olabilir. Ancak bunun için tanılarının konulması, gerekli tedavilerinin yapılması ve bu durumun üç uzman hekimden oluşan bir heyet tarafından onaylanması gerekiyor diye konuştu. Karadağ, bu uygulamanın trafik güvenliği açısından büyük önem taşıdığını da sözlerine ekledi. UYKU APNESİ OLANLARIN YÜZDE 90 I TANI ALMAMIŞ DURUMDA Toplumda uyku apnesinin görülme sıklığının yaklaşık yüzde 5 olduğunu, ancak bu kişilerin yüzde 90 ının tanı almadığını belirten Prof. Dr. Karadağ, bu durumun ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Uyku bozukluğu olan kişilerin hem bireysel sağlıkları hem de toplum güvenliği açısından risk oluşturabileceklerine işaret eden Karadağ, Uyku bozukluğu tanısı konmamış bir kişi, trafikte ya da işyerinde ciddi kazalara neden olabilir. Avrupa da ve ülkemizde bu nedenle yasal düzenlemeler yapıldı. Kazaların ve buna bağlı ölümlerin azaldığını görüyoruz. Ancak halk bu konuda hâlâ yeterince bilinçli değil dedi. UYKU SAĞLIĞI OBEZİTE VE HİPERTANSİYONLA DA BAĞLANTILI Prof. Dr. Karadağ, uyku apnesinin obezite ve hipertansiyon gibi yaygın sağlık sorunlarıyla da doğrudan ilişkili olduğunu söyleyerek, uyku sağlığının ihmal edilmesinin uzun vadede kilo alımı, tansiyon yüksekliği ve metabolik bozukluklara neden olabileceğini aktardı. Karadağ, Uyku sırasında yeterince nefes alamayan kişi zamanla kilo alır, tansiyonu yükselir, ruh hali bozulur. Bu zincirleme etki sağlığın tüm alanlarını etkiler. Uyku sağlığı, genel sağlığın temellerinden biridir diyerek uykunun hayat kalitesi üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Source: Habertürk
Ünlü aktör ve eşi çöp evde yaşıyormuş: Milyon dolarlık sefalet
Arakawa”nın yaşamını yitirme nedeni; nadir görülen ve genellikle ölümcül olan hantavirüs pulmoner sendromu olarak belirlendi. Bu virüs genellikle kemirgenlerin dışkı, idrar veya tükürüğüyle bulaşıyor. Çiftin 4 milyon dolarlık malikanesi ve mülk çevresindeki dokuz ek binada kemirgen dışkıları, yuvaları ve cansız fareler tespit edildi.
Arakawa”nın hayatını kaybetmeden önceki günlerde internette nefes darlığıyla ilgili araştırmalar yaptığı hatta oksijen tüpü siparişi verdiği ve yerel bir kliniğe randevu talebinde bulunduğu belirlendi.
HACKMAN”IN HALİ DAHA DA KÖTÜYMÜŞ
Eşinin vefatından yaklaşık bir hafta sonra Hackman”ın cansız bedeni de evin başka bir bölümünde bulundu. İleri derecede Alzheimer hastası olan aktörün, eşinin vefatından habersiz olduğu ve kalp hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor.
Polis raporları, evin birçok bölümünün dağınık ve hijyenik olmayan bir durumda olduğunu doğruluyor. Özellikle banyonun kartonlarla dolu olduğu ve bazı alanlarda fare yuvalarının tespit edildiği ifade ediliyor.
Source: Derleyen: Mustafa Balcı
Derin Uyku Kaç Saat Olmalı? Derin Uyku Süresi Neden Kısa Olur, Nasıl Uzatılır?
Günümüzde stresli yaşam koşulları, teknoloji bağımlılığı ve düzensiz uyku alışkanlıkları, pek çok kişinin uyku kalitesini olumsuz etkilemektedir. Özellikle derin uyku evresinin kısalması, bireylerin gün boyunca yorgun, dikkatsiz ve huzursuz hissetmelerine yol açabilir. Derin uyku kaç saat olmalı, süresi neden kısa olur, nasıl uzatılır demeden önce bu evrenin vücudun kendini onardığı, büyüme hormonlarının salgılandığı ve hafızanın konsolide edildiği kritik bir süreç olduğunu söylemek doğru olacaktır. Derin Uyku Kaç Saat Olmalı? Yetişkin bir bireyin her gece geçirmesi gereken ideal derin uyku süresi, toplam uyku süresinin yaklaşık %13 ila %23″ü arasında değişir. Bu, ortalama 7-9 saatlik bir uyku için yaklaşık olarak 1 ila 2 saatlik derin uyku anlamına gelir. Ancak bu süre kişiden kişiye, yaşa, yaşam tarzına ve genel sağlık durumuna göre farklılık gösterebilir. Yaş: Bebekler ve küçük çocuklar, büyüme hormonlarının yoğun salgılanması nedeniyle yetişkinlere göre çok daha fazla derin uykuya ihtiyaç duyarlar. Yaş ilerledikçe derin uyku süresi doğal olarak azalma eğilimindedir. Toplam Uyku Süresi: Toplam uyku süresi kısaldıkça, derin uyku için ayrılan süre de orantılı olarak azalır. Bireysel Farklılıklar: Herkesin uyku ihtiyacı ve uyku evrelerinin dağılımı farklı olabilir. Bazı insanlar genetik olarak daha az derin uykuyla yetinebilirken, diğerleri daha fazlasına ihtiyaç duyabilir. Derin Uyku Süresi Neden Kısa Olur, Nasıl Uzatılır? Derin uyku süresinin kısalmasına neden olabilecek birçok faktör bulunmaktadır: Düzensiz Uyku Alışkanlıkları: Her gün aynı saatte yatıp kalkmamak, vücudun biyolojik saatini bozarak uyku evrelerinin düzenini olumsuz etkileyebilir. Yetersiz Toplam Uyku Süresi: Yeterince uyumamak, tüm uyku evrelerinin süresini kısaltır, dolayısıyla derin uyku için ayrılan zaman da azalır. Stres ve Anksiyete: Yüksek stres seviyeleri ve anksiyete, uykuya dalmayı zorlaştırabilir ve uyku sırasında sık sık uyanmaya neden olarak derin uykuya geçişi engelleyebilir. Uyku Bozuklukları: Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi gibi uyku bozuklukları, uyku kalitesini düşürerek derin uyku süresini kısaltabilir. Sağlık Sorunları: Bazı kronik hastalıklar, ağrı durumları ve hormonal dengesizlikler uyku düzenini bozabilir. İlaçlar: Bazı ilaçların yan etkileri uyku yapısını etkileyebilir ve derin uyku süresini azaltabilir. Alkol ve Kafein Tüketimi: Özellikle yatmadan önce alkol veya kafein tüketmek, uykuya dalmayı kolaylaştırsa bile uyku kalitesini düşürerek derin uykuya geçişi engelleyebilir. Elektronik Cihazların Kullanımı: Yatmadan önce telefon, tablet veya bilgisayar ekranlarına maruz kalmak, melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uykuya dalmayı zorlaştırır ve uyku kalitesini düşürür. Uygun Olmayan Uyku Ortamı: Gürültülü, çok sıcak veya çok soğuk, karanlık olmayan bir yatak odası uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Düzenli uyku rutini oluşturmak, uygun bir uyku ortamı sağlamak, stresten uzak durmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek gibi yöntemlerle derin uyku süresini uzatmak ve uyku kalitesini artırmak mümkündür. Eğer uyku sorunlarınız devam ediyorsa, bir uzmana danışmaktan çekinmeyin.
Source: Sabah
Güneş kremi kullanmak D vitamini eksiliğine sebep mi oluyor?
Güneş kremi, cildimizi zararlı UV ışınlarından koruyan en önemli cilt bakım ürünüdür. Ancak son yıllarda güneş kremi kullanmak, D vitamini eksikliğine neden olur gibi bazı endişeler ortaya çıkmıştır. Peki, bu endişeler gerçekten doğru mu? Güneş kremi kullanmak D vitamini eksikliği yapar mı?Güneş Kremi ve D Vitamini İlişkisiD vitamini, halk arasında “güneş vitamini” olarak bilinir ve güneşten gelen UVB ışınları, vücudumuzda doğrudan D vitamini üretimine destek olur. Ancak, güneş kremi bu UVB ışınlarının cilt tarafından emilmesini engellemek için formüle edildiğinden, bazı kişiler “güneş kremi kullanmanın D vitamini üretimini engellediğine” dair endişe duymaktadır.Özellikle yüksek SPF değerine sahip güneş kremleri, cildin UVB ışınlarını emme yeteneğini sınırlasa da, yapılan araştırmalar D vitamini üretiminin engellenmediğini, bunun sadece teorikte bir bilgi olduğunun altını çizmektedir.Güneş Kreminin D Vitamini Üzerindeki EtkisiBritish Journal of Dermatology”de yayınlanan bir çalışma, yüksek SPF içeren güneş kremleri kullanan kişilerin, hala yeterli D vitamini seviyelerine sahip olduklarını ortaya koymuştur. Yani, güneş kremi UVB ışınlarına karşı cildimize yüksek koruma sağlasa da, bu koruma D vitamini üretimini tamamen durdurmaz.Aynı zamanda uzmanlar, güneş kremi”nin doğru uygulanmadığını ve bu yüzden koruyucu etkisini çok iyi gerçekleştiremediği için bu teorinin geçersiz olduğunu da belirtmiştir. Güneş kremi cilt üzerine bol miktarda ve düzgünce uygulanması gerekir. Ayrıca güneş kremi birkaç saat içinde etkisini kaybederek, güneş ışınlarının emilimine izin verir. Bu sebeple, her ne kadar yüksek korumalı bir güneş kremi kullanırsanız kullanın, güneş kremi kullanmak ile D vitamini eksikliği arasında bir bağlantı bulunmamaktadır.D Vitamini Seviyenizi Nasıl Korursunuz?D vitamini eksikliği endişeniz varsa, güneşe çıkmadan önce bazı kolay yöntemlerle D vitamini seviyenizi destekleyebilirsiniz. İşte bazı öneriler: Güneşe Kısa Süreli Maruz Kalma: Güneş kremi sürmeden önce sabah veya öğleden sonra 10-15 dakika güneş ışığından faydalanmak, D vitamini üretimini destekler. D Vitamini Zengini Besinler: Yağlı balık, yumurta sarısı ve güçlendirilmiş süt ürünleri gibi D vitamini açısından zengin yiyecekleri düzenli olarak diyetinize dahil edin. D Vitamini Takviyeleri: Bir doktorun önerisi doğrultusunda D vitamini takviyeleri kullanabilirsiniz.D Vitaminin Faydaları Nelerdir? Kemik Sağlığı: D vitamini, vücudun kalsiyum ve fosfor emmesini sağlar, bu da kemiklerin güçlenmesine ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Yetersiz D vitamini, kemiklerin zayıflamasına ve osteoporoz gibi hastalıklara yol açabilir. Bağışıklık Sistemi: D vitamini, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olur ve vücudu enfeksiyonlara karşı korur. Yeterli D vitamini almak, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklarla daha iyi mücadele etmeyi sağlar. Kas Fonksiyonu: D vitamini, kas gücünü destekler. Kasların düzgün çalışabilmesi için bu vitaminin yeterli seviyelerde olması gereklidir. Kalp Sağlığı: Bazı araştırmalar, D vitamininin kalp sağlığını koruyabileceğini ve kalp hastalıkları riskini azaltabileceğini göstermektedir. Depresyon ve Ruh Sağlığı: D vitamini seviyelerinin düşük olması, depresyon gibi ruhsal bozukluklarla ilişkilendirilmiştir. Yeterli D vitamini alımı, ruh halini iyileştirebilir ve depresyon riskini azaltabilir. Kanser Riski: Bazı araştırmalar, D vitamininin kanser riskini azaltabileceğini öne sürmüştür, özellikle meme, kolon ve prostat kanseri gibi türlerde. Diyabetle Mücadele: D vitamini, insülin duyarlılığını artırarak diyabetin yönetilmesinde yardımcı olabilir. Yeterli D vitamini seviyesi, tip 2 diyabet riskini azaltabilir. Cilt Sağlığı: D vitamini, cilt sağlığını iyileştirebilir. Özellikle akne, egzama ve sedef hastalığı gibi cilt problemleri üzerinde olumlu etkiler gösterdiği bilinmektedir.Güneş kremi kullanımı, cildinizi güneşin zararlı etkilerinden korumak için son derece önemlidir. Güneş yanığı, erken yaşlanma ve cilt kanseri riskini azaltır. Ancak, her ne kadar yüksek korumalı bir güneş kremi kullanıyor olursanız olun, güneş kremi kullanmak ile D vitamini eksikliği arasında bir bağlantı bulunmamaktadır.İlginizi çekebilir;Düzenli olarak D vitamini takviyesi kullananlar dikkat: D vitamini zehirlenmesi yaşayabilirsiniz!Kilo vermede D vitaminin etkisi nedir? D vitamini eksikliği kilo alımına sebep olur mu?D vitamini eksikliği belirtileri nelerdir? D vitamini içeren yiyecekler hangileridir?
Source: Elif Kocalı