Hastalık ve Durumlar Gündemi – Kızamık Artışı, Menisküs ve Sağlıklı Yaşam İpuçları

Avrupa”da kızamık vakaları artışta: “En çok vaka Türkiye”de var”

Dünya SağlıkÖrgütü (DSÖ) 2024yılında Avrupa’dakızamık vakalarınıniki katına çıkarak son25 yılın en yüksek seviyesineulaştığını açıkladı. DSÖ AvrupaDirektörü Hans Kluge konuhakkında “Kızamık geri döndüve bu bir uyandırma çağrısı.Yüksek aşılama oranlarıolmadan sağlık güvenliğisağlanamaz” açıklamasınıyaptı. Cumhuriyet, kızamıksalgınının Türkiye’ye etkilerinive hastalıktan korumadaaşının önemini Türk TabipleriBirliği (TTB) Aile Hekimliği KoluBaşkanı Dr. Emrah Kırımlı veİstanbul Tabip Odası (İTO) AileHekimleri Komisyonu’ndan Dr.Recep Koç ile konuştu.Kırımlı, “Türkiye’dekızamık salgınıciddi derecedevar. Avrupa’da enyüksek vaka sayısıTürkiye’de” ifadelerinikullanırken Koç, “SağlıkBakanlığı, DSÖ ile paylaştığıverileri Türkiye içindekisağlık meslek kuruluşlarınavermiyor. Türk Tabipleri Birliğive tabip odalarıyla verilerpaylaşılmıyor” dedi.Salgın riskini azaltmak içintoplum bağışıklanmasınınsağlanması gerektiğinibelirten Kırımlı, “Ülkemizde2023’ten beri kızamık salgınıvar. Kızamık doğal seyri içinde5-7 yıl içinde ataklar yaparaksalgına yol açabiliyor. Neyazık ki biz ülke olarak buatak dönemine hazırlıksızyakalandık” dedi. Kırımlı,salgının başlıca nedenlerinişöyle sıraladı: “Son yıllardagiderek artan aşı tereddüdü,Covid döneminde okulçağı aşılarının yapılamamışolması, yurtdışındanülkemize gelenlerin aşıkontrollerinin yapılmamasıve aşı eksikliği nedeniyle aşıolması gerekenlerin aşılarınıolamaması.”Sağlık Bakanlığı’nın etkilibir aşı kampanyası yapmasıgerektiğine değinen Koçise “Bebek ve çocuklar içinzorunlu aşı kanunu yok.Bunu kamuyla ve bizlerlepaylaşırsa kampanyayı berabergötürebiliriz. Ama bakanlık bukonu hakkında çok çekimser.Tüm işi aile hekimlerineve tabip odalarına yıkmışdurumda” ifadelerini kullandı.

Source: Damla Polat


Menisküs yırtıkları ve merak edilenler

Menisküs nedir ve dizimizde ne işe yarar?Menisküsler, diz eklemimizde bulunan, bir çeşit kıkırdaktan yapılmış, C şeklinde iç ve dış menisküs olmak üzere iki yapıdır. Diz eklemindeki uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yastık görevi görerek yükün eşit dağılmasını sağlarlar ve dizin stabilitesine katkıda bulunurlar. Menisküsler diz eklemi için çok önemli dokulardır ve sağlam bir menisküs dokusunun olması dizlerimiz için çok önemlidir. Doç.Dr. Ali Şahin* Menisküs yırtığının sebepleri nelerdir ve nasıl bulgu verirler?Menisküs yırtıkları genellikle dizin ani dönmesi veya bükülmesi sonucu oluşur. Özellikle sporcularda, ani hareketler veya dizin üzerine düşme gibi travmalar menisküs yırtıklarına yol açabilir. İleri yaşlarda ise dejeneratif yırtık olarak adlandırılan menisküs dokusunun doğal yapısını kaybetmesi sonucu basit travmalarla veya travma olmaksızın yırtıklar oluşabilir. Aslında dejeneratif yırtıklar diz kireçlenmesi sürecinin bir parçasıdır. Menisküs yırtığının en yaygın belirtileri şunlardır:* Diz ağrısı (özellikle dizin iç veya dış kısmında)* Dizde şişlik* Dizin kilitlenmesi veya takılması* Diz hareketlerinde kısıtlılık*Dizden ses gelmesi veya çıtırdama hissi* Menisküs yırtıklarının tanısı nasıl konulur? Menisküs yırtığı teşhisi için hastanın şikâyetleri ve fizik muayene bulguları önceliklidir. Günümüzde bizim için menisküs yırtıklarını saptamada altın standart tetkik MR’dır. MR görüntülemede menisküs yırtığının tespit edilmesinin yanında yırtığın şekli, boyutu gibi yırtıkla ilgili birçok konuda bilgi edinebiliriz.* Menisküs yırtıklarının tedavi seçenekleri nelerdir?Menisküs yırtığının tedavisi, yırtığın boyutuna, yerine, hastanın yaşına ve aktivite düzeyine göre değişir. Küçük ve hastada önemli bir şikâyet oluşturmayan yırtıklar ameliyatsız olarak tedavi edilebilirler. Ameliyatsız tedavide dinlenme, ağrı kesici ilaçlar ve fizik tedavi kullanılır. Büyük yırtıklar veya ameliyatsız tedaviye yanıt vermeyen yırtıklar için ise cerrahi tedavi gereklidir. Günümüzde cerrahi tedaviler artroskopik (kapalı) yöntemle yapılmaktadır. Dizde kilitlenmeye yol açan menisküs yırtıklarının özellikle acil diyebileceğimiz düzeyde en kısa zamanda ameliyat ile tedavi edilmesi gereklidir. Günümüzde menisküslerin dizler için çok önemli olduğu ve menisküslerin olmamasının dizlerde erken kireçlenmeye yol açtığı net olarak bilinmektedir. Bu nedenle cerrahi tedavide önceliğimiz menisküs dokusunu korumak, yani çeşitli tekniklerle yırtıkların dikilmesidir. Ancak bazen geç kalınmış yırtıklarda veya aşırı parçalanmış ve dejenere olmuş dikilmesi mümkün olmayan yırtıklarda yırtık parçanın çıkarılması da bir seçenektir. Herhangi bir sebeple menisküs dokusunun büyük kısmı çıkarılmış olan hastalar için şikâyetlerin azaltılması ve erken kireçlenmenin önlenmesi için son zamanlarda menisküs nakilleri de yapılmaktadır.* Menisküs ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıldır?Menisküs ameliyatı sonrası iyileşme süreci, ameliyatın türüne ve hastanın durumuna göre değişir. Genellikle hastalar aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. Ameliyat sonrası fizik tedavi ile dizin güçlendirilmesi ve hareket açıklığının artırılması sağlanır. Tam iyileşme süresi birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişebilir.Bu yazının video’sunu da izleyebilirsiniz.

Source: Serkan Kızılbayır


Goller yabancılardan

Karadeniz devi, ligde şu ana kadar çıktığı 26 maçta 43 kez fileleri sarstı. Bu periyotta yabancı futbolcular 37 gole imza atarak toplam gollerin yaklaşık % 86.05″ini atmış oldu, Bu istatistik, Trabzonspor”un hücum gücünde yabancı oyuncuların önemli bir rol oynuyor. Yerliler ise 6 golle yüzde 13.95″te kaldı. 14 OYUNCU FİLELERİ SARSTI Fırtına”da bu sezon 14 futbolcu fileleri sarstı. 43 golde 11 yabancı oyuncunun imzası bulunurken, yerlilerden ise 3 isim golle tanıştı. Trabzonspor”un hücum gücünde yabancı oyuncular ağırlıkta ama yerlilerin de katkı sağladığı görülüyor. EN SKORERİ BANZA Takımın en skorer ismi 17 golle Banza. 28 yaşındaki forvet, takımın gollerinin yüzde 40″ına imzasını koydu. Banza”yı 4″er golle Cham, Malheiro ve Vişça takip etti. Lundstram 2; Mendy, Batagov, Draguş, Nwakaeme, Zubkov ve takım dan ayrılan Denswill 1″er gol attı. FRANSA”YI SALLADI Bordo mavili takımın Başakşehir”i 3-0 yendiği karşılaşmada son golü kaydeden Batista Mendy, haftanın en iyi Fransız oyuncuları 11″ine seçildi. Ne var ki, Avrupa”nın en prestijli spor medyalarından biri olan L”Equipe büyük bir hata yaparak Mendy”yi Başakşehir logosuyla paylaştı. OZAN TUFAN ZİRVEDE Karadeniz devinde 43 golün 6″ı yerli oyuncularından geldi. Ozan Tufan kez fileleri sarsarken yerlilerin en etkili ismi oldu. Diğer iki gole Okay Yokuşlu ve takımdan ayrılan Umut Bozok attı. TEKLİC PARLIYOR Karadeniz devinin 2023″te Varazdin”den transfer ettiği orta saha Tonio Teklic, kiralık gönderildiği Erzurum”da şov yapıyor. 25 maçta 3 gol, 7 asist ile toplamda 10 gole doğrudan katkı sağlayan 25 yaşındaki yıldız futbolcu, takımın kilit isimlerinden biri oldu. GÖKTAN ŞOV YAPTI Karagümrük”e kiralanan 22 yaşındaki 10 numara Göktan Gürpüz, takımının hücum hattındaki en etkili isimlerinden biri oldu. 27 maçta 5 gol, 6 asist yaparak toplam 11 gole katkı sağladı. Oyun zekası ve pas yeteneğiyle takımında öne çıkmayı başardı. 2-3 HAFTA YOK Başakşehir ile İstanbul”da oynanan maçta sakatlanan Hüseyin Türkmen ile ilgli açıklama yapıldı. Sağlık Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ahmet Beşir, Hüseyin Türkmen”in yapılan muayene ve MR görüntülemesi sonucunda sağ üst ön adalesinde yaralanma tespit edilmiştir. Oyuncumuzun tedavisine sağlık ekibimizce başlanılmıştır” dedi. 27 yaşındaki stoperin 2-3 hafta forma giyemeceği dile getiriliyor.

Source: Fotomaç


Katliam ittifakı sahurda vurdu

İsrail ordusu, önceki gece sahur vakti ateşkesi tek taraflı bozarak Gazze”ye ölüm yağdırdı. Saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 404 kişi öldü, 562 kişi yaralandı. 5 saat süren katliamda 20″den fazla İsrail savaş uçağı Refah ve Han Yunus”taki sivillerin sığındığı okul, çadır, barınak ve kampları vurdu. Saldırıları doğrudan sivilleri hedef alarak yapan İsrail sözde operasyonu “Cehennemin kapıları açıldı” açıklamasıyla duyurdu ve İsrailli esirlerin tamamının bırakılmasını istedi. Saldırılarda Gazze Hükümet Çalışmalarını Takip Birimi Başkanı İsam ed-Dalis, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmed el-Hitte, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Mahmud Ebu Vatfe ve İç Güvenlik Teşkilatı Genel Müdürü Behcet Ebu Sultan”ın da katledildiği öğrenildi. ABD”nin günler önce Filistin”e desteğinden ötürü saldırı başlattığı Yemen”de Husiler, “Filistin halkını bu mücadelede yalnız bırakmayacağız. Destek ve yardımlarımızı sürdürecek ve çatışma adımlarını tırmandıracağız” açıklaması yaptı. KARADAN İŞGAL HAZIRLIĞI Filistin Dışişleri Bakanlığı, “Acil uluslararası müdahale çağrısında bulunuyoruz” mesajı yayımladı. Gazzeli yetkililer ölen Filistinlilerin cansız bedeni ile yaralıların, hastanelere dahi ulaştırılamadığını belirterel “Bu vahşi katliamlar, onların yalnızca öldürmekten anladığnı bir kez daha kanıtladı” dedi. İsrail jetleri ambulansları bile hedef aldı. İsrail ordusu, Suriye”de Golan Tepeleri”ndeki Kuneytra vilayetine bağlı “Han Arnabe” beldesini de havadan vurdu. İsrail tanklarının da olası bir kara harekâtı için Gazze sınırında hareket ettiği gözlemlendi. DIŞ HABERLER BEYAZ SARAY: İSRAİL ÖNCEDEN BİZE DANIŞTI TRUMP”IN DESTEĞİ TAM Beyaz Saray, İsrail”in Gazze saldırılarıyla ilgili ABD Başkanı Donald Trump yönetimine danıştığını açıkladı. Fox News”e konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de “Kıyamet kopacak” ifadesini kullanarak, Trump”ın İsrail”e destek olmaktan korkmadığını belirtti. Hamas ise “Ateşkesi bozma kararı, rehineleri ölüme terk etme kararıdır” açıklamasını yayınladı. Hamas”ın elinde 24″ü hayatta olan 59 rehinenin olduğu tahmin ediliyor. ÖLENLERİN 150″Sİ ÇOCUK Avrupa-Akdeniz İnsani Hakları İzleme Örgütü (Euro-Med), İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne yeniden başlattığı saldırılarda 150 Filistinli çocuğun öldüğünü duyurdu. 5 SANİYEDE BİR BOMBA DÜŞTÜ Birleşmiş Milletler çocuk yardım kuruluşu UNICEF”in sözcüsü Rosalia Bollen, Gazze”nin güneyindeki El-Mevasi”deki tanıklığını anlattı: Çok yüksek patlama sesleriyle uyandık. Neredeyse beş saniyede bir bomba düştü. HAMAS: TÜM SORUMLULUK WASHINGTON”DA Hamas”ın mesajında “İşgale verdiği sınırsız destekle Washington, Gazze”deki katliamların tüm sorumluluğunu taşımaktadır. Uluslararası toplum, işgali ve destekçilerini insanlığa karşı işlenen bu suçlardan sorumlu tutmak için harekete geçmeli” denildi. YARALILAR VE HASTALARA SINIR KAPISI KAPATILDI! Hamas ile İsrail arasında 19 Ocak 2025″te ateşkes yürürlüğü girdi. Hamas rehineleri serbest bırakmak gibi tüm ateşkes kurallarına uydu. Ancak İsrail 6 Mart”tan bu yana ateşkesin ikinci aşamasına geçmeyi reddetti. İsrail, son saldırı sonrası Refah Sınır Kapısı”nın Filistin tarafını Gazze”den gelen hasta ve yaralılara kapattı. ZORLA GÖÇ OYUNU YİNE DEVREDE İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Gazze”nin bloklara bölündüğü haritayı paylaştı. Gazze”nin kuzeyindeki Beyt Hanun, güneyindeki Huza ve Han Yunus”taki Absan mahallelerine “şiddetli saldırı düzenleyeceğini” açıklayan İsrail ordusu, Filistinlilere zorla göç etmeleri talimatını verdi. Güneydekilere Han Yunus, kuzeydekilere Gazze”nin batısında “güvenli bölge” olduğunu iddia ettiği alanlara göç etmeleri emrini veren İsrail, “Bölgeden ayrılmayan ölür” tehdidini savurdu. DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: İSRAİL İNSANLIĞA MEYDAN OKUYOR İsrail, uluslararası hukuku ve evrensel değerleri en ağır biçimde ihlal ederek insanlığa meydan okumaktadır. Küresel düzeyde barış ve istikrar arayışlarının yoğunlaştığı bir dönemde, İsrail hükümetinin sergilediği bu saldırgan tutum, bölgenin ortak geleceğini tehdit etmektedir. İsrail”in yeni bir şiddet sarmalına neden olması kabul edilemez. ANKARA BU ŞEBEKE YARGILANMALI AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Dünyada insanlık adına bir değer ve düzen olacaksa ilk şartı bu katliam şebekesinin yargılanması ve cezalandırılmasıdır. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Ateşkes çağrılarını ve uluslararası toplumun uyarılarını alaycı bir şekilde yok sayan İsrail”e karşı Birleşmiş Milletler, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve uluslararası toplum derhal somut adımlar atmalıdır. İsrail”in cezasızlık zırhı kırılmalı ve sorumlular savaş suçlusu olarak yargılanmalıdır. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala: Netanyahu hükümeti, insanlık dışı şiddet politikalarını pervasızca sürdürerek dünyanın gözü önünde küresel barış ve adaletin altını oymakta. Bu saldırılar yalnızca Filistin halkına değil, vicdan sahibi tüm insanlığa karşı işlenmiş suçlardır.

Source: Sabah


Alerjik rinitiniz geçmiyorsa çözüm sandığınızdan daha kolay olabilir

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı, KTÜ Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniğinde görevli Erbay, alerjik rinitin burunda kaşıntı, doluluk, hapşırma ve beyaz bir akıntı ile kendini gösteren bir hastalık olduğunu belirtti.

Polen mevsiminde alerjik rinit belirtilerinin daha da arttığını vurgulayan Erbay, “Polen mevsiminde belirtiler daha da artarak gözlerde kaşıntı, kızarma, sulanma, burunda akıntı, damakta ve kulaklarda kaşıntı hissi gibi semptomlara neden olabilir. Bu duruma halk arasında “saman nezlesi” de denilmektedir” ifadelerini kullandı.

Erbay, polen yoğunluğunun bölgenin bitki örtüsü, yağış miktarı ve sıcaklık gibi hava koşullarına bağlı olarak değişebildiğini anlatarak, “Polen mevsimleri bitki türüne bağlı değişkenlik gösterir. Ağaç polenleri kış sonu ve ilkbahar başında yoğunlaşır. Çayır, çimen ve tahıl polenleri ilkbahar ve yaz başında artar. Yabani ot polenleri de yaz sonu ve sonbaharda zirve yapar.” dedi.

Trabzon”da özellikle fındık ve huş ağacı polenlerinin yaygın olduğuna işaret eden Erbay, fındık polenlerinin genellikle şubat ve martta yoğunlaştığını, huş ağacı polenlerinin ise nisan ve mayısta zirve yaptığının altını çizdi.

Erbay, alerjik rinit hastalarının polen mevsimine dikkat etmeleri gerektiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Alerjik rinit hastaları, polen yoğunluğunun en yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçınmalı, ev ve arabalarında polen filtreli klima kullanmalıdır. Pencerelerini gün içinde kapalı tutup, akşam saatlerinde havalandırma yapmalı, açık hava aktivitelerini azaltarak, kapalı alanlarda spor yapmayı tercih etmelidir. Dışarıdan geldiklerinde kıyafetlerini değiştirip, duş almalı ve çamaşırları dışarıda kurutmamalılar çünkü polenler giysilere yapışabilir.”

“Alerjenlerden uzak durmak en önemli adımdır”

Erbay, alerji tedavisinde öncelikle alerjenin ne olduğunu belirlediklerini söyledi.

Alerjenlerden uzak durmanın en önemli adım olduğuna dikkati çeken Erbay, daha sonra da farmakoterapi denilen alerji hapı, alerji burun spreyi ya da steroidli burun spreyleri ile tedaviye başladıklarını anlattı.

Erbay, gerekli durumlarda ise alerji immünoloji polikliniğinde alerji aşısı denilen immünoterapi tedavisini uyguladıklarını ifade ederek, “Alerji hastalarımız polen mevsimini çok uzun ve şiddetli yaşıyorsa, tedavilerle şikayetleri geçmiyor ya da bir yan etki gelişiyorsa o zaman alerji aşısı uyguluyoruz” diye konuştu.

Alerjik rinit hastalarının yüzde 10 ile 40″ında astım gelişme riski olduğunu vurgulayan Erbay, “Bakıldığında rinit olanların, rinit olmayanlara göre gelecek yıllarda astım geliştiği bulunmuş. O yüzden tedavi etmek, önlemlerimizi almak, özellikle de aşı tedavisi sayesinde astım gelişiminde önleyici olabiliyor. Alerjik rinit tedavi edilmediğinde zamanla ilerleyerek astıma dönüşebilir. Bu yüzden belirtileri hafife almamak ve uygun tedaviyi yaptırmak önemlidir” dedi.

Source:


Grip ve soğuk algınlığına savaş açan ikili: Boza ve salep! Ancak aşırıya kaçarsanız…

Boza ve salep, hastalıklardan korunmak için olmazsa olmaz besin kaynakları olarak karşımıza çıkıyor. Hastalıkların son derece artış gösterdiği şu günlerde tam bir kurtarıcı görevini üstleniyor. Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, boza ve salebin faydaları hakkında önemli açıklamalara imza attı. Virüs savar olarak nitelendirilen boza ve salebin faydaları nelerdir?Bozanın faydaları: Sadece 1 bardak boza içtiğinizde etkisine inanamayacaksınızBAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYORUzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, “Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücudu soğuk havalara karşı korumak için beslenme düzenimize dikkat etmeliyiz. Salep ve boza, içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde vücudu destekleyen ve enerji veren içeceklerdir” dedi.BOZA VE SALEBİN MİKTARI ÖNEMLİ!Ancak boza ve salep tüketirken miktarına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Dursun, “Özellikle diyabet, kilo kontrolü ya da mide hassasiyeti olan bireyler ölçülü tüketmeli. Doğal malzemelerle hazırlanmış olanları tercih etmek daha sağlıklı bir seçenek olacaktır” dedi.SALEP: SÜTLE BULUŞAN ŞİFA KAYNAĞIOrkide köklerinden elde edilen ve sütle hazırlanarak içilen salebin, kış aylarının en sevilen içeceklerinden biri olduğunu söyleyen Dursun, “İçeriğindeki müsilaj sayesinde boğazı yumuşatır, sindirimi destekler ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Aynı zamanda soğuk algınlığına karşı da etkilidir. Tokluk hissi sağlayarak iştah kontrolüne yardımcı olabilir” dedi.ANCAK AŞIRIYA KAÇMAYIN!Dursun, salebi tüketirken aşırıya kaçılmaması gerektiğini de belirterek, şu uyarılarda bulundu: Şeker içeriği yüksek olabilir. Özellikle diyabet hastaları şekersiz ya da düşük şekerli versiyonlarını tercih etmelidir. Paketli ve hazır salep yerine doğal salep tüketmek daha sağlıklı olacaktır.BOZA: ENERJİ VE BESİN DEPOSUFermente tahıllardan elde edilen, yoğun kıvamlı ve besleyici bir içecek olan bozanın, probiyotik içeriği sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğini söyleyen Dursun, “Aynı zamanda içerdiği B vitaminleriyle enerji verici bir içecek olarak öne çıkar. B vitaminleri sayesinde sinir sistemi ve enerji metabolizmasını destekler. Bağırsak mikrobiyotasını da destekleyen doğal probiyotikler içerir. Anne sütünü artırıcı etkisi vardır” dedi.EĞER BOZAYI FAZLA TÜKETİRSENİZ…Dursun, boza tüketirken aşırıya kaçılmaması gerektiğini de belirterek, şu uyarılarda bulundu: Yüksek şeker içeriği nedeniyle fazla tüketimi kilo artışına neden olabilir. Mide hassasiyeti olan kişilerde fazla tüketimi gaz ve şişkinliğe yol açabilir. Ölçülü tüketmek ve doğal yöntemlerle hazırlanmış boza tercih etmek önemlidir.

Source: Kübra Yılmaz


Bir çocuk giyim ürününün satışı yasaklandı, piyasadan toplatılıyor

Ticaret Bakanlığı, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyeti gerçekleştiren yetkili kuruluşlar tarafından güvensizliği tespit edilen ürünleri Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi’nde ilan etmeye devam ediyor.Yapılan denetimlerin ardından Bakanlık, bir adet çocuk giyim ürününün kullanımının sağlıksız olduğunu tespit etti.İlgili ürün hakkında yasaklanması kararı alınırken, piyasadan da toplatılmasına karar verildi.

Source: Özgür Gündüz


Gazze tükeniyor vicdanlar susuyor biz izliyoruz

Osmanlıyı sahneden indirdiler ve dünyayı paylaştılar.

Şeytani planlarla Osmanlı bakiyesi devletçiklerin başına azınlıktan liderler koyup çoğunlukları esir aldılar.

Sesini çıkaranı zorbalıkla susturdular.

Olmadı, periyodik bir şekilde kanlı darbeler yaptırarak kendilerine göre hizaya getirdiler, hizaya gelmeyenleri astırdılar.

Bu küçücük ülkeleri gıdadan savunmaya her şeyleriyle kendilerine bağımlı hale getirdiler.

Ve sonuç bu.

Siyonistler her Ramazan ayında bunu yapıyorlardı.

Filistin’i adım adım işgal ediyorlardı.

Şimdi de gemi azıya aldılar, yok ediyorlar.

Soykırım uyguluyorlar.

Dünyanın patronajını elinde bulunduran ve küresel bir güç olan Amerika’nın Hristiyan lideri Donald Trump ile Siyonist İsrail’in Yahudi lideri Benyamin Netanyahu Gazze’ye son vuruşlarını yapıyorlar.

Pakistan dışında hiçbir Müslüman ülkenin elinde nükleer güç yok, onu da sürekli bombalarla kendi içinde uğraştırıyorlar.

Daha birkaç gün önce bir otobüse bomba koydu, beş emniyet mensubunu katlettiler.

Pakistan’da bu bombalamalar aralıksız olarak sürdürülüyor.

Dışardan da zaten önemli bir nükleer güç olan Hindistan ile kuşatmışlar.

Ayrıca dünyanın dokuz ülkenin elindeki 12 bin 512 nükleer savaş başlığından sadece 170 tanesi Pakistan”ın elindedir.

Diğerlerinin tamamı, yani 12 bin 342 tanesi de Müslüman olmayan ülkelerdedir.

Bu ülkelerin tamamı İsrail’in Filistin’de uyguladığı soykırımı destekliyorlar.

Açıktan desteklemeyenlerin diğerlerinden bir farkı var, bunlar da İsrail’e ihtiyacı olan silahları kayıtsız, şartsız veriyorlar.

Fert, toplum ve devlet olarak mazlum bir milletin yok edilişini arsız ve umarsızca gülüp izliyorlar.

Ara sıra bu devletlerin içinden vicdanları körelmemiş Belçikalı Milletvekili Marc Botenga gibi insanlar da çıkıyor, Avrupa Parlamentosunda açıkça yok edilen bir milletin acıklı haline gülen soytarıların kapkara yüzlerine karşı sesini yükseltiyor, biz de bununla teselli oluyoruz.

Gerçekten acınacak durumdayız.

Gazze’de çocuklar soğuktan donarak ölüyorlar.

Kadınlar, yardım kuruluşlarının önünde bir tabak yemek almak için birbirini eziyor.

İnsanlar açlıktan ve susuzluktan ölüyor.

Elektrik yok. Karanlıkta, bulabildikleri birkaç lokma kırıntıyla iftar açıyorlar.

Yıkıntılar arasında ateş yakarak ısınmaya ve oruç tutmaya çalışıyorlar.

Ev diye sığınacakları ayakta bir bina bile kalmamış.

Elbise olarak giyecekleri hiçbir şey yok.

Taşların, betonların ve yıkıntılar arasında bulabildikleri, toz, toprak içindeki bez parçaları üstüne çocuklarını yatırıyorlar.

Bütün bunlara rağmen İsrail, bu mazlum insanlar için gelen yardımları engelliyor ve üzerlerine bomba yağdırıyor.

Sadece Ramazan ayının başından bu tarafa Filistin genelinde yaklaşık 500 Filistinli çoğu çocuk, yaşlı ve kadın katledildi.

Gözlerimizin önünde vahşi bir cinnet çetesi; kardeşlerimizi, kardeşliğimizi, geçmişimizi, insanlığımızı, kutsallarımızı yakıp yıkıyor, yok ediyor.

Hastalıklı ruhların elindeki tüm teknolojik imkanlar, silahlar, nükleer füzeler, bombalar insanlığı öldürüyor.

Bütün bir insanlıkla birlikte; bir yandan her türlü zulümle kırılan, diğer taraftan vatanlarından sökülerek başka yerlere gitmeye mahkûm edilen bu insanların acıklı durumunu izliyoruz.

Netanyahu, Tevrat kaynaklı, metinleri değiştirilmiş bir inanıştan hareketle hem Yahudi hem de birçok Hristiyan Evangelist topluluk arasında kendisini beklenen Mehdi gibi lanse ederek vahşice bir yol izlemektedir.

25 Ekim 2023 günü “Kara Harekâtına Hazırlanıyoruz” başlıklı konuşmasında, kendisine göre kutsal metinlerinde sık sık vurgulanan “Işık ve Karanlık” sözcüklerinden hareketle ne demişti bu katil Netanyahu:

“Bizler ışığın insanlarıyız, onlar karanlığın insanları ve ışık karanlığa karşı zafer kazanacaktır. Artık tek bir amaç için bir araya gelmenin zamanıdır; zafere ulaşmak için hızla ilerlemek.

Ortak gücümüz ile haklılığımıza ve Yahudi halkının ebediliğine olan derin inancımızla Hamas’a karşı ‘Yeşaya kehaneti’ni göreceğiz.

Ülkenden şiddet, sınır boylarından soygun ve yıkım haberleri duyulmayacak artık. Surlarına kurtuluş, kapılarına övgü adını vereceksin.”

Netanyahu ve kanla beslenen çetesi, bütün bir varlık aleminde, kendileri dışında hiçbir kimseye, hiçbir topluma ve kutsala değer vermeyen, her şeyi ve herkesi onlara hizmet edecek kara yaratıklar olarak gören bu cinnet ve cinayet ordusu, önüne geleni yıkıp geçiyor.

Bu Siyonist güruh durmayacak.

Kendi anladıkları dil dışında kimsenin dilini önemsemiyorlar.

Netanyahu ve çetesi ne Siyonizm karşıtı Yahudileri ne vicdan sahibi Marc Botenga gibi Hristiyanları dinleyecekler.

Hele hele Müslümanları ki, bırakalım dinlemeyi, adam yerine bile koymuyorlar. Anladıkları tek dil: Güç dili.

Onu da arkasına aldıkları için zulüm katmerleniyor, Gazze Tükeniyor, Vicdanlar Susuyor, Biz İzliyoruz.

YouTube : youtube.com/c/Ferman Karaçam

Twitter : twitter.com/fermankaracam

Instagram : instagram.com/fermankaracam

Facebook : facebook.com/karacamferman

E-mail : fermankaracam@gmail.com

Web Sitesi : fermankaracam.com

Source: Ferman Kara


Kanseri %60 önleyebilmek mümkün! Bunların her birini teker teker uyguladığınız takdirde…

Kanser hastalıklarına önlem almak, hastalığın meydana getirdiği psikososyal sorunları engellemek ve erken teşhis ile güncel tedavi yöntemlerine ilişkin farkındalık oluşturmak amacıyla Medicana International Ankara Hastanesinde seminer düzenlendi. ‘Mücadele Umudun Rengidir’ sloganıyla gerçekleştirilen seminerde, kanser hastalıkların tedavisinde erken tanının önemine dikkat çekildi.”KANSERLERİN YAKLAŞIK %63″E YAKININI ZAMANINDA ERKEN MÜDAHALEYLE ÖNLEYEBİLİYORUZ””Seminerde konuşan Medicana International Ankara Hastanesinde Medikal Onkoloji Uzmanı olarak görev yapan Prof. Dr. İbrahim Tek, kanser hastalığının evresine göre değişmekle beraber ileri evrede hayatın sonlanabilen, erken evrede ise şifaya ulaşılan bir hastalık olduğunu belirterek, “Kanserlerin yüzde 63’üne yakınını zamanında erken müdahaleyle ve birtakım hayat alışkanlıklarımızdaki değişikliklerle önleyebiliriz. Temel felsefesinde aslında hayat değişikliği yaparak ve hayatımızda bazı şeyleri düzenleyerek kendimizi kanserden koruyabiliriz. Kanserin büyük bir çoğunluğu çevresel faktörler ve yaşla ilgili olarak artmakta; çok az bir kısmı ise genetik zeminde gelişmektedir. Onun için bu etkinliklerde ayrıca ailesel kanser geçişlerine dikkat çekmeye çalışıyoruz” dedi.KANSER, HAYAT ALIŞKANLIKLARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLERLE %60 ÖNLENEBİLİYOR!Sigara ve alkol tüketiminin azaltılması, obeziteden kaçınılması ve düzenli egzersizler sayesinde kanserin yüzde 60 oranında önlenebileceğini belirten Tek, “Her zaman bizim mottomuz erken tanı hayat kurtarır. Kanserde bu gerçekten ispatlanmış bir durum. Önemli olan hasta olmadan önce erken dönemde yakalamak. Bunun için de çok büyük teknolojilere gerek yok.Kanser yaşla artan bir hastalık. Yani 70 yaşında bir insan popülasyonunda her 6 kişiden biri hayatını kanserden kaybetmektedir. Onun için belli yaş dönemlerine ait bir takım tarama testleri var. Örneğin meme kanseri için 40’lı yaşlardan sonra, kolorektal kanseri için 50’li yaşlardan itibaren, onun dışında serviks kanserleri için 30’lu yaşlardan itibaren 5 yılda bir yapılacak düzenli kontrollerle kanser riskini belirgin bir şekilde azaltabiliyoruz. Özellikle 40’lı yaşlardan sonra sigara içimini kesinlikle bırakmamız gerekir.Genelde günde bir paketten fazla sigara kullanan bir bireysek, 40’lı yaşlardan sonra yılda bir kere düşük tomografi taramaları yaptırmamız gerekir. Bununla birlikte fazla kilodan kaçınmalı ve ideal kilomuzda olmalıyız. Hayat alışkanlıklarımızı değiştirmek için iyi bir teknolojiye gerek yok. Her yerde, herkesin uygulayabileceği bir durum bu. Türkiye’nin en küçük kasabasında bile bunlar yapılabilir. Yeter ki farkında olalım” diye konuştu.Seminere çevrimiçi olarak katılan sanatçı Talat Bulut ise kanser hastalığının tedavisinde hasta moralinin çok önemli bir yere sahip olduğuna vurgu yaptı.

Source: Kübra Yılmaz