Gazze”de İsrail vahşeti sürüyor! Alçaklar 10 günde 322 çocuk katletti
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), İsrail’in Gazze ’de ateşkesi bozmasının ardından “yoğun bombardıman ve kara operasyonu” sebebiyle 10 günde 322 çocuğun öldürüldüğünü, 609 çocuğun da yaralandığını bildirdi. Yoğun ve ayrım gözetmeden yapılan bombalamaların yanı sıra Gazze’ye insani yardımların tamamen durdurulmuş olmasının, özellikle çocuklar olmak üzere Gazze sivillerini ciddi riske soktuğunu açıklayan UNICEF, temel ihtiyaçların sağlanmaması hâlinde çocuk ölümlerinin artacağı uyarısında bulunuldu. Günlük olarak 100’den fazla çocuğun öldürüldüğüne veya yaralandığına dikkat çekilen açıklamada, çocukların çoğunun yerinden edildiği ve derme çatma çadırlar ile yıkık evlerde kaldığı ifade edildi. #r-1105716# ŞİDDET SARMALI UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, ateşkesin bozulmasının ardından çocukların yeniden ölümcül şiddet sarmalına itilmiş olduğuna dikkati çekerek, bütün taraflara uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirme çağrısında bulundu. Gazze’de son 19 ayda 15 binden fazla çocuğun öldürüldüğü ve 34 binden fazla çocuğun yaralandığı bildirilen açıklamada, bir milyon çocuğun da temel ihtiyaçlardan mahrum şekilde yerinden edildiğinin altı çizildi. Açıklamada, insani yardım örgütlerinin çocukları desteklemek için durmadan çalıştığı belirtilirken, onların da saldırıya uğradığına dikkat çekildi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise katledilen Filistinlilerin sayısı 50 bin 357’ye, yaralıların sayısı ise 114 bin 400’e yükseldi . #r-1105372# BEYRUT’A DA SALDIRDI Öte yandan İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyine yine saldırı düzenledi. Kasım 2024’te sağlanan ateşkes anlaşmasından sonra İsrail’in başkent Beyrut’un güneyine ikinci defa saldırı düzenlediğini belirten Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn “İsrail’in bu saldırıları Lübnan’a karşı tehlikeli niyetlerinin göstergesi. Saldırılar özellikle Suriye ile Lübnan arasındaki sınırda kontrolün sağlanması yönünde imzalanan anlaşmadan sonra geldi” dedi. Saldırıda üç kişinin hayatını kaybettiği, yedi kişinin yaralandığı bildirildi.
Source: Cüneyt Akçatepe
6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki durum kritik boyutta: “Asbest ölüm saçıyor”
Asbestin dayanıklılığı nedeniyle inşaat sektörü olmak üzere birçok alanda kullanıldığını belirten Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Üyesi Ali Kanatlı, “Asbest, solunum yoluyla vücuda girdiğinde ince lifler akciğere yapışır ve çok uzun yıllar orada yaşayarak yaralar yaratır” dedi. Asbestin kansere yol açma riskine dikkat çeken Dr. Kanatlı, “Akciğer kanserinin kötü özelliklerinden birisi, ilk evrelerde kendisini belli etmemesi ve belirtiler ortaya çıktığında geri dönüşün zor olması” ifadelerini kullandı. Deprem bölgesindeki eski binaların asbest içerdiğine değinen Dr. Kanatlı, “Çocuklarımızın ve kendimizin geleceğinden endişeliyiz” diyerek kaygısını dile getirdi. ‘BİR KUŞAĞI KAYBEDEBİLİRİZ’Deprem bölgede depremden sonra ikinci felaket olarak değerlendirebileceğimiz ölçüde bir hava kirliliğine yol açtı diyen Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz, Özellikle ilk bir yılda kontrolsüz, anayasanın 56. maddesini ve asbest yönetmeliğini ihlal eden bina yıkımı, enkaz kaldırma, taşıma ve depolama işlemleri yapıldı. Bu durum yüz binlerce insanı etkiledi dedi. Her insanın gündelik hayatta hava ve su yoluyla asbeste temas ettiğini vurgulayan Dr. Yılmaz, Bu temasın sürekliliği ve yoğunluğu hava kirliliğinden bir katil yaratıyor ifadelerini kullandı. Deprem bölgesinde durumun çok daha ağır olduğunu belirten Dr. Yılmaz, Son bir yılda da sayıları hızla ve kontrolsüz bir oranda artan hazır beton santralleri nedeni ile kronikleşmiş durumda. İlk bir yıl bölgede yaşayan insanlar asbeste maruz kalmıştı, şimdi aynı insanlar PM2.5 ve PM10 a maruz kalıyor” dedi. Yılmaz, “Özellikle çocuklar için durum daha riskli. Bir kuşağı kaybetme riski ile karşı karşıyayız uyarısında bulundu.‘ZEHİRE GÖZ YUMUYORLAR’1930’dan beri uygulama alanı bulduğunu; ancak 2010 yılında yayımlanan 27687 sayılı yönetmelikle asbest üretimi ve kullanımına bir yasak getirildiğini anımsatan CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, şunları söyledi: “Deprem sonucunda ortaya çıkan yıkıntı atığı miktarında da tahminlerle yetinmek durumundayız. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının 6 Şubat Depremi hakkındaki çalışması 100 ila 120 milyon metreküp yıkıntı atığı ortaya çıkacağını; bunların bertaraf edilmesinin de 41 milyar TL’lik bir maliyete sebep olacağını tahmin ederken bu yılın şubat ayında yapılan açıklamada Hatay’da ortaya çıkan yıkıntı atığı miktarı, 17 milyon ton olduğu belirtildi. Biz genel olarak asbestin ayrıştırılması ve bertaraf edilmesine dikkat edilmesini, herhangi bir enkazın kaldırılmasında bile herhangi bir ölçüye uyulduğunu söyleyemiyoruz. Bunun sebebi, iktidarın, yıkıntı atıklarının bertarafı nedeniyle oluşacak 41 milyar liralık faturayı hafifletmeye çalışmasıdır. Bu faturayı hafifletmek için de yurttaşlarımızın her gün biraz daha zehirlenmesine ve yıllar içinde kanser gibi hastalıklarla karşılaşacak olmalarına göz yummuşlardır. İktidar; yıkılmasına seyirci kaldığı binalardan, geç gelen yardıma rağmen sağ çıkmayı başarmış yurttaşlarımızı, asbestle zehirlenmeye terk edemez. Bunun için de maliyet denilince insan hayatını bir gider kalemi olarak görmeyen, kamucu bir sağlık sistemi inşa edebilecek bir iradeye ihtiyacımız vardır.”
Source: Çağdaş Bayraktar
Yumaklı, ‘azaldı’ diyor ama yine ilk sıradayız
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda denetimleri, laboratuvar kapasiteleri, pestisit analizleri ve iklim değişikliğinin gıda güvenliği üzerindeki etkileri konusunda CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesini yanıtladı.
DENETİM ETKİLİ Mİ?
Bakan Yumaklı, pestisit kalıntısı nedeniyle son 3 yılda bildirilen ürün sayısının yüzde 54 azaldığını açıkladı. Gürer ise “Bakan Bey azaldığını söylemesine karşın, bildirim gelen ürün sayısında Türkiye halen ilk sırada’’ dedi. Gürer Bakan Yumaklı’ya “Türkiye’nin gıda güvenliği uygulamaları, Avrupa Birliği’nin mevcut gıda güvenliği standartlarına göre hangi eksiklikleri barındırmaktadır? Bu eksikliklerin giderilmesi için Bakanlık tarafından atılan adımlar ne kadar etkili olmuştur? Pestisit kontrol analizi yapabilecek toplam laboratuvar sayısı nedir, bu laboratuvarların yıllık analiz kapasitesi ne kadardır ve son aylarda yurt dışına gönderilen ve pestisit nedeniyle geri dönen ürünlerin miktarı ne kadardır?” sorularını yöneltmişti.
Source: Zekeriya Albayrak
Sivas”ta yolcu otobüsü devrildi! Ölü ve yaralılar var
Kaza, saat 05.30 sıralarında Sivas-Erzincan kara yolu İmranlı ilçesi merkez girişinde meydana geldi.Yalova”dan Erzincan”a giden E.C. yönetimindeki 24 EE 062 plakalı yolcu otobüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini yitirmesi sonucu devrildi.İhbar üzerine kaza yerine polis, jandarma, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin ilk belirlemelerine göre 2 kişi öldü, 23 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla İmranlı Devlet Hastanesi”ne kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Source: Gazetevatan.com
Myanmar ordusu Çin”in Kızılhaç konvoyuna ateş açtı!
Myanmar’da ordunun, deprem yardımı taşıyan Çin Kızılhaç konvoyuna ateş açtığı bildirildi. İsyancı gruplar, saldırının Mandalay’a doğru ilerleyen konvoya ağır makineli silahlarla yapıldığını duyurdu. Ta”ang Ulusal Kurtuluş Ordusu (TNLA), yaptığı açıklamada, salı günü saat 21.21″de Naung Cho bölgesindeki Ummati köyü yakınlarında seyreden yardım konvoyunun Myanmar askerleri tarafından hedef alındığını belirtti. Saldırıda ölen ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı. TNLA, saldırı sonrası konvoyun geri çekildiğini, ardından koruma altına alınıp yeniden yola çıkarıldığını duyurdu. ÇİN SESSİZ KALDI Konvoyun Çin Kızılhaçına ait araçlardan oluştuğu, yardım malzemelerinin depremin en çok etkilediği Mandalay bölgesine taşındığı belirtildi. Çin Kızılhaçı ve Myanmar ordusu, olayla ilgili yorum taleplerine cevap vermedi. Çin, felaketin ardından Myanmar’a ilk müdahale eden ülkelerden biri olmuş, yaklaşık 14 milyon dolarlık yardım göndermişti. Myanmar’da geçtiğimiz hafta meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde en az 2.700 kişi hayatını kaybetmişti. Ancak ordu, felakete rağmen isyancı bölgelere yönelik saldırılarını sürdürdü. 38 KİŞİ ÖLDÜ, ATEŞKES FİİLEN SONA ERDİ Aynı gün içinde, Myanmar ordusu kuzeydeki Kachin Eyaleti’ne hava saldırısı düzenledi. Kachin Bağımsızlık Ordusu (K.I.A.) Sözcüsü Albay Naw Bu, saldırıda 38 genç kursiyerin hayatını kaybettiğini açıkladı. Siyasi Mahkumlara Yardım Derneği’ne göre, 2021 darbesinden bu yana ordu ve ordu yanlısı güçler tarafından öldürülen sivillerin sayısı 6.476’ya ulaştı. YARDIM ENGELLENİYOR, SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI UYGULANIYOR UNICEF ve Dünya Gıda Programı gibi uluslararası kuruluşlar, depremden etkilenen Mandalay ve Sagaing bölgelerine yardım ulaştırmaya çalıştı. Ancak yerel kaynaklar, askerin sokağa çıkma yasağı uygulayarak arama-kurtarma ekiplerinin yıkılmış binalara girişini engellediğini aktardı.
Source: Muzeyyen Bıyık
Daireye girer girmez fark etti! Polisin dikkati faciayı önledi
Çorum”da bulunan Mimar Sinan Mahallesi”nde 6 katlı binanın 3. katında oturan Ş.A. (42) isimli şahıs, bir arkadaşına “Sabaha çıkmam inşallah, hakkınızı helal edin” yazılı mesaj gönderdi.
POLİSLER KOKUYU HEMEN FARK ETTİ
Mesajdan sonra kendisinden haber alamayan arkadaşı, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi”ne bildirdi. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Adrese gittiklerinde binadaki doğal gaz kokusunu fark eden ekipler, binanın doğal gaz vanasını kapatarak itfaiye ve doğal gaz ekiplerine haber verdi.
ŞAHIS HASTANEYE KALDIRILDI
Binada alınan tedbirin ardından daireye giren ekipler, Ş.A”yı evde baygın halde buldu. Dairede yapılan kontrolde mutfaktaki ocağın 4 haznesinin de açık olduğunu ve daireye doğal gaz dolduğu belirlendi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Ş.A. ambulansla Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Source: Mahmut Ekinci
Baharın gelmesiyle ilgi arttı, kesin şekilde ayırmak mümkün değil! “Ölüme neden olma ihtimali yüksek”
İlkbahar ayıyla birlikte yaygınlaşan zehirli mantara dikkat çeken uzmanlar, Doğada yetişenler yerine, marketlerde bakanlık onaylı taze kültür mantarları tüketilmelidir uyarısında bulundu. Erzincan’da baharla birlikte doğada yetişmeye başlayan mantarlara ilginin çok olduğunu kaydeden uzmanlar, şu açıklamada bulundu: Türkiye’de doğada yetişen yaklaşık 40 farklı yenilebilir mantar türü var. Ülkemizde yaklaşık 100 kadar zehirli mantar türü de vardır. Bunların birkaç tanesi şiddetli zehirlenme sonucu ölüme neden olma ihtimali yüksek mantarlardır. Zehirsiz ve zehirli mantarların kesin ayırıcı özellikleri yoktur. Zehirli ve zehirsiz mantarlar arasındaki farklar sadece dış görünüşle belirlenemez. Birbirine çok benzeyen mantar çeşitlerinden biri zehirli iken diğeri yenebilir olabilir. Mantardan kaynaklı zehirlenmeler özellikle yağışların bol olduğu mevsimlerde daha çok görülüyor. Mantar zehirlenmeleri özellikle nemli ve yağışlı bölgelerde bahçe ve açık alanlardan toplanıp kolayca tüketilmesi nedeniyle belli dönemlerde sık rastlanılmaktadır. Mantarların özellikle yabani türlerinin tüketilmesi halinde başta gastrointestinal sistem olmak üzere merkezi sinir sistemi (MSS) karaciğer ve böbrekler üzerinde toksik etkilerin oluşabilmektedir. -Doğal alanlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan şapkalı mantarların, taze kurutulmuş veya konserve olarak çiğ ve pişirilerek yenmesi sonucunda gelişen ve ölümle de sonuçlanabilen ciddi zehirlenmelerdir. Mantar zehirlenmelerinin çok basit bir şekilde önlenebilecek bir zehirlenme tipi olup zehirlenmenin engellenmesindeki tek çare de doğal alanlarda yetişen mantarların kesinlikle yenmemesi. Bunun yerine kültür mantarları tercih edilebilir Mantar yedikten sonra belirtilerden bir veya birkaçının görülmesi durumunda mutlaka zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiğine değinen uzmanlar, Mantar zehirlenmelerini tedavi etmek için uygulanabilecek genel bir tedavi yöntemi yoktur. Mantarın türü, yenen mantar miktarı, pişirme şekli, yeme şekli, mantarın toplandığı yer ve mantarı yiyen kişinin fiziksel özelliklerine göre zehirlenme derecesi değişmektedir. Zehirlenme belirtilerine sebep olan mantarların yenmesi durumunda, sersemlik, uykuya meyil, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarma, nabızda artış, ağızda metal tadı, bulantı ve kusma, terleme görülebilir. Mantarda bulunan zehirli maddenin özelliğine göre, yendikten 6 saat sonra gelişebilen zehirlenme belirtileri ise bulantı, kusma, ishal, ateş, nabız atışıyla daha sonra karaciğer ve böbrek bozukluklarıyla bu organların bozukluklarına bağlı belirtiler şeklindedir. Sonuçta koma ve ölüm de söz konusu olabilmektedir ifadelerini kullandı.
Source: Gazetevatan.com