“İstanbul Kültür Vizyonu – Tarih, Yıkım ve Büyüleyici Anlar”

Bağdat Caddesi”nin adı nereden geliyor?

Alışverişten kültür sanat etkinliklerine, spor kutlamalarından gündelik yürüyüşlere kadar birçok anıya ev sahipliği yapan Bağdat Caddesi, İstanbul’un en köklü caddelerinden biri. Peki, bu ünlü caddenin ismi nereden geliyor? Cevabı tarihin tozlu sayfalarında gizli! ADININ KÖKENİ: BİR ZAFERİN ANISINA Bağdat Caddesi nin isminin kökeni, 17. yüzyıla kadar uzanıyor. Dönemin Osmanlı padişahı IV. Murad ın 1638 yılında düzenlediği ve zaferle sonuçlanan Bağdat Seferi, bu caddenin adını şekillendirdi. Sefer dönüşünde kullanılan güzergâhlardan biri olan bu yol, zaferin anısına Bağdat Yolu olarak anılmaya başlandı. Zamanla bu isim, bugünkü halini aldı ve İstanbul’un simgelerinden biri haline geldi. TARİH BOYUNCA DEĞİŞEN BİR YÜZ Osmanlı döneminde ağırlıklı olarak kırsal ve geçiş güzergâhı olarak kullanılan Bağdat Caddesi, Cumhuriyet in ilanından sonra köklü bir değişim geçirdi. Bahçeli köşkler, yazlık evler ve geniş arazilerle çevrili olan cadde, 20. yüzyılın ortalarından itibaren şehirleşmenin etkisiyle hızla yapılaştı. 1960’lardan sonra ise modern apartmanlar ve ticari merkezlerle çevrilen cadde, İstanbul’un gözde yaşam alanlarından biri haline geldi. MODA VE YAŞAMIN KALBİ Bağdat Caddesi, yalnızca bir ulaşım güzergâhı olmanın ötesinde, İstanbul’un sosyal ve kültürel hayatına da yön veren bir merkezdir. Özellikle 1990’lı yıllardan sonra lüks markaların mağazaları, kafeler, restoranlar ve etkinlik alanlarıyla dolup taşan cadde, hem yerli halk hem de turistler için cazibe merkezi haline geldi. Moda, eğlence ve sosyal yaşamın iç içe geçtiği bu alan, İstanbul’un Avrupa yakasındaki İstiklal Caddesi’ne karşılık gelen bir prestij noktasıdır. CADDENİN GÜNÜMÜZDEKİ YERİ Günümüzde Kadıköy den Maltepe ye uzanan yaklaşık 14 kilometrelik uzunluğa sahip Bağdat Caddesi, İstanbul’un en değerli gayrimenkul bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Spor kulüplerinin kutlamaları, bisiklet turları ve yürüyüş etkinlikleriyle sık sık gündeme gelen bu cadde, her yaştan insanın buluşma noktası olmaya devam ediyor. Fotoğraf kaynak: Shutterstock

Source: Habertürk


Boğaziçi’ndeki kaçak yapılar yıkılıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Beşiktaş”ta Bebek, Arnavutköy, Kuruçeşme ve Ortaköy mahallelerinde, Bebek Camii”nden başlayarak 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yönüne uzanan kıyı boyunca bazı yapıların denize doğru izinsiz biçimde genişletildiği, kat ilaveleri yapıldığı yönünde Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü”ne gelen ihbarlar üzerine inceleme başlattı. Uzman ekiplerin saha çalışmalarının ardından 2025 yılı başından itibaren gerçekleştirilen Koruma Kurulu toplantılarında toplam 106 taşınmaza ilişkin karar alındı. Bu kapsamda, 49 taşınmazdaki kaçak müdahale için suç duyurusunda bulunuldu. Yapılan incelemelerde İstanbul Boğazı”ndaki bazı işletmelerde kaçak katlar, izinsiz teraslar, çatı açmaları gibi aykırılıklar tespit edildi. Yıkım kararı verilen alanlar için harekete geçen İBB yetkilileri dün Bebek”te bulunan tarihi pastaneye geldi. Ekipler, iki katlı pastanenin mevzuata uymayan alanlarının yıktı. Yıkım yapılacak bölge havadan görüntülendi.

Source: Sabah


Emine Erdoğan’ın gözyaşları bize ne söylüyor?

AK Parti”nin Kızılcahamam”da düzenlediği 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açış konuşmasının yankıları sürüyor ve uzun süre de devam edeceğe benziyor.

Türkiye’yi merkeze alan ve bununla birlikte içinde bulunduğumuz coğrafyanın geleceğine dair hayati tespitlerin yer aldığı bu tarihi konuşma, salonda bulunanlar tarafından uzun süre ayakta alkışlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” söylemi, “Birlik-Beraberlik-Kardeşlik” vurgusu ve “Türkiye Yüzyılı Kapılarının Ardına Kadar Aralandığı” müjdesi ise sadece salonda değil ülke sathında duygu dolu anlar yaşanmasına vesile oldu. Tarihe not düşen ve siyasi, tarihi, toplumsal, psikolojik açıdan oldukça güçlü mesajlar içeren bu çarpıcı konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 47 yıllık terör belasının sona erme sürecine girdiğini belirtmesinin ardından duygusallık had safhaya ulaştı ve gözler buğulanmaya başladı.

Böyle bir atmosferde salondaki hazirun ile ekran başındaki dinleyicilerin duygusuna ise Emine Erdoğan tercüman oldu. Hanımefendi, bu ezber bozan konuşma süresince gözyaşlarına hâkim olamadığı gibi hitabının ardından sahneden inen eşine yaslanarak uzun süre omzunda ağladı.

Emine Erdoğan Hanımefendi’nin gözyaşları bize ne anlatıyor?

Emine Erdoğan Hanımefendi bu toprakların olanca zarafetini yüklenmiş bir Anadolu bilgesi olmanın yanında aynı zamanda bir Anadolu aşığı da. Üstelik Hanımefendi, Güzel Anadolu’muzu sadece bir kültür ve medeniyet beşiği olarak görmez, buna ilave olarak bu bereketli toprakların kadim reçetelerin diyarı ve insanlığın anavatanı olduğunu da kabul eder. O yüzden Anadolu’da yeşeren her sevinç ve mutluluk onun müstesna yüreğinde dallanıp budaklandığı gibi bu topraklarda yaşanan her acı ve hüzün de onun kalbindeki hikmet denizini biteviye dalgalandırır.

Bir ilçe başkanı, il başkanı, belediye başkanı, başbakan ve nihayet cumhurbaşkanı eşi olarak terörle mücadele esnasında şehadet şerbeti içen pek çok vatan evladının ailesini ziyaret eden ve onların acılarına şahit olan bir hanımefendinin “Terörsüz Türkiye” idealine yönelik atılan böylesine güçlü adımlardan etkilenmemesi ve bu durumdan dolayı gözyaşı dökmemesi mümkün mü acaba?

Terörsüz Türkiye, Erdoğan’ın en büyük hayallerinden biriydi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bundan 20 yıl önce Diyarbakır”da terör için “bu benim sorunum ve çözeceğim” sözünü verdiğinde onun en yakınında Emine Erdoğan Hanımefendi vardı. Geçen yıllar içinde Erdoğan’ın bu sözün ağırlığı altında neler çektiğini en iyi bilen de oydu. Yine Erdoğan’ın 47 yıldan beri ülkemizin başına bir karabulut misali çöken bu hain yapının bertaraf edilmesi uğruna verdiği amansız mücadeleler esnasında yüreğine sığınak yaptığı ve yanında huzur bulduğu kişi de bu asil hanımefendiden başkası değildi.

Şimdi böyle tarihi bir günde eşinin yıllar önce verdiği sözün arkasında dağ gibi durduğunu ve terör örgütü PKK”nın silahları yakmaya başlamasıyla birlikte bunu başarmanın arifesine geldiğini gören duyarlı bir hanımefendinin böyle bir ortamda eşine dağ gibi yaslanmaması ve gözyaşlarına hâkim olabilmesi mümkün mü?

“Terörsüz Türkiye” söylemi ülke sınırlarını aşan ve bütün bölgeyi ilgilendiren güçlü bir hamledir.

Terörsüz Türkiye sadece ülkemizin terör ve teröristten arındırılmasını kapsamıyor elbette. Terörsüz Türkiye demek aynı zamanda terörsüz Suriye, terörsüz Irak, Libya, Lübnan, Ürdün ve terörsüz Ortadoğu demektir. Bu coğrafya yüz yıl önce suni olarak ekilen terör bataklıklarından arındığında buralarda yeniden barış filizleri tomurcuklanacak, huzur yeşerecek, dostluk ve kardeşlik meyveye duracak. Bu yüzden “Terörsüz Türkiye” söylemi sadece Türkiye ile sınırlı değildir ve bünyesinde barındırdığı büyük potansiyel dolayısıyla devasa tehditlere de oldukça açıktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın terörün belini kırmak adına daha önce attığı adımların sabote edilişinde çektiği sıkıntılara en yakından şahit olmuş bir hanımefendinin bu beladan ilanihaye kurtulma adına gelinen böyle sevindirici bir noktada eşinin göğsüne yaslanmaması ve mutluluk gözyaşı dökmemesi mümkün mü?

Emine Erdoğan’ın ne gösterişe ihtiyacı var ne de yapmacıklığa.

Yurt içi ve yurt dışında yoğun bir insani yardım çalışması yürüten ve nerede bir mazlum görse yüreği oraya akan asalet ve nezaket timsali bilge bir hanımefendiden söz ediyorum. Örneğin ülkemizde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başta bebek ve çocuklar olmak üzere bütün vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması için seferber olan o olduğu gibi Rusya Ukrayna savaşında ülkemize sığınan çaresizlerin dertleriyle hemhal olan ve Filistinli anne ve çocuklar için yüreği paramparça olan da odur.

Başta “Sıfır Atık” olmak üzere yurt içinde ve dünya ölçeğinde pek çok sosyal sorumluluk projesini himaye eden, katıldığı toplantılarda yaptığı duyarlı ve içli konuşmalarla insanlığın kaybolmaya yüz tutan değerlerine yeniden hayat aşılayan ve BM Genel Kuruluna hitap eden ilk Türk lider eşi olan Emine Erdoğan Hanımefendi’nin gösteriş ve yapmacıklıkla ne alakası olabilir ki?

Bu yüzden Emine Erdoğan Hanımefendi hep konuşsun biz dinleyelim ve hep sevinç gözyaşları döksün biz yorumlayalım…

Kalın sağlıcakla efendim.

Mürsel Gündoğdu/Haber7

Source: M Yazilari


İstanbul'da büyüleyen görüntü: Yarım Ay Selimiye Kışlası'yla aynı karede

İstanbul semalarında gece saatlerinde ortaya çıkan eşsiz manzara görenleri hayran bıraktı. Şehrin tarihi simgelerinden biri olan Selimiye Kışlası”nın siluetiyle bütünleşen yarım ay, ortaya kartpostallık bir görüntü çıkardı. GÖRÜNTÜLER BÜYÜLEDİ Ay ışığının huzur veren parıltısı ile aydınlanan kışla, gökyüzüyle birleşen silueti sayesinde izleyenlere görsel bir şölen sundu. Özellikle Üsküdar ve çevresindeki noktalardan çekilen görüntüler, sosyal medyada kısa sürede büyük ilgi gördü.Gecenin ilerleyen saatlerinde beliren bu doğa ve tarih uyumu, hem İstanbul”un zengin kültürel mirasını hem de doğanın büyüleyici gücünü bir kez daha hatırlattı. GÖREN CEP TELEFONUNA SARILDI Vatandaşlar, bu anı ölümsüzleştirmek için cep telefonlarına sarılırken, görseller birçok kişi tarafından “görülmesi gereken nadir anlardan biri” olarak yorumlandı.

Source: Ekim Devrim Manduz


Şok itiraf düğüne damga vuruyor! Herkesi derinden sarstı

Rajeev’in babası, düğün sürecinin uzamamasını ister ve Kuhu’nun babasından kızını bir an önce getirmesini talep eder. Hansini ise Rajeev’in eşi olmayı hak edenin kendisi olduğunu düşünerek kıskançlıkla dolup taşar. Düğün sırasında Rajeev’in ayağı takılır ve yere sert bir şekilde düşer. Etrafındakiler dikkatli olmasını söylerken, Rajeev öfkeyle kör olduğunu açıklar. Bu beklenmedik itiraf herkesi şoke ederken, Kuhu bu gerçekle nasıl baş edecek?Gir Dünyama 3. bölümüyle 17 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.15″te Kanal 7″de.Sevilmek için kalbini ortaya koyan Kuhu ve gördüğü güzelliğin peşinden sürüklenen Rajeev’in çarpıcı hikâyesi Gir Dünyama ile hafta içi her gün 21:15’te Kanal 7’de.

Source: Meryem Üstün


Malatya’nın telefon kodu kaç? Malatya’nın alan kodu kaç?

Türkiye”deki belli başlı bazı şehirler üzerinden telefon ile İletişim daha yoğun şekilde gerçekleşir. Bu bağlamda Malatya önemli şehirler içerisinde yer almaktadır. Malatya”dan alan kodunu öğrenmek suretiyle sabit hatlara rahatlıkla ulaşım sağlayabilir ve ilgili bölge ile iletişim kurabilirsiniz. Peki, Malatya’nın telefon kodu kaç? Malatya’nın alan kodu kaç? MALATYA”NIN TELEFON KODU KAÇ? Malatya iline bağlı sabit hatlarla iletişim kurmak isteyenlerin kullanması gereken alan kodu 0422’dir. Türkiye’nin telefon sisteminde şehirler özel alan kodlarıyla tanımlanır ve Malatya için bu kod 422 olarak belirlenmiştir. MALATYA”NIN TELEFON KODU NERELERDE KULLANILIR? Ev telefonları İş yerleri sabit hatları Kamu kurumları ve resmi daireler Cep telefonlarında ise alan kodu kullanılmaz, sadece operatör numaraları geçerlidir.

Source: Haber Merkezi


Samoa bayrağı nedir?

Yıldızların her biri beş köşeli: bu form hem Polinezya yıldız motiflerine hem de evrensel denizcilik sembolizmine gönderme yapıyor. Bayrak, anayasada değiştirilemez ulusal kimlik öğeleri arasında. Tasarımın yalın görünmesine rağmen her unsurun ölçüsü, rengi ve yerleşimi yasayla milimetrik tanımlanmış durumda. Samoa bayrağı nedir, gök atlasındaki hangi işareti temel alır ve renk paleti hangi tarihî deneyimle örtüşür? Kırmızı zemin kolonyal bir miras değil; ada meclisinin İngiliz protektorasından kopup kendi kimliğini pekiştirme amacıyla seçtiği simgesel bir zemin. Mavi kanton, Commonwealth geleneğini çağrıştırsa da asıl esin kaynağı Pasifik’in sınırsız ufku. 1950’lerin ders kitapları bayrağı “kırmızı cesareti, mavi özgürlüğü, yıldızlar göç yolu rehberini gösterir” diye tanımladı ve bu tanım kabileler arası birlik söyleminin kültürel altyapısını oluşturdu. Günümüzde flama, Pasifik Oyunları’ndan Westminster Abbey’deki anma törenlerine kadar geniş bir uluslararası platformda ülkeyi temsil ediyor. SAMOA BAYRAĞI NEDİR? Bayrağın teknik yapısı 1:2 oranlı dikdörtgen. Sol üst köşenin dörtte birlik alanını kaplayan mavi kanton içinde Güney Haçı’na ait dört büyük, bir küçük beyaz yıldız bulunuyor. Yıldızlar gece göğündeki gerçek astronomik konumlarına sadık kalarak tasarlandı; bu, Polinezya navigasyon geleneğinin modern bir iz düşümü. 1948–49 tasarım komisyonu mavi kantonun orijinal önerisini doğrularına göre 1/3 yerine 1/4 alana çekerek kırmızı zemin oranını artırdı—sebep, “cesaret tonunun görsel baskınlığının kaybolmaması” olarak kaydedildi. Bayrak kumaşı için 110 g/m² denizcilik polyesteri zorunlu; bu malzeme, Apia kıyılarında yılda ortalama 3 000 saat güneş ışığına maruz kalmayı tolere ediyor. Resmî kurumlar, depo stoklarını altı ayda bir yenileyerek rüzgâr yırtılmasına karşı protokol ihlali oluşmasını engelliyor. SAMOA BAYRAĞI ANLAMI Kırmızı, ’ie toga takip törenlerinde kullanılan toprak bazlı boya ile ilişkilendirilir; Samoaca gelenekte kırmızı, sosyal statü ve savaştaki cesaretin işaretidir. Beyaz yıldızlar, göç rotalarını belirlerken kullanılan göksel işaretlerin soyutlamasıdır; Samoalı denizciler, Güney Yarımküre rotalarını bu takımyıldıza bakarak ayarlardı. Mavi kantonun özgürlük vurgusu, 1962’de yazılan Bağımsızlık Bildirgesi’nde “si’i ma le saolotoga” (yüksel ve özgür ol) ifadesiyle tekrarlanır. Yıldız sayısının beş olması, hem takımyıldızın formuna hem de ada toplumunun beş geleneksel bölgesine atıf: Tuamasaga, A’ana, Atua, Fa’asaleleaga ve Gaga’emauga. Böylece göğün haritası ile adanın sosyo‑politik haritası tek kompozisyonda kesişir. SAMOA BAYRAĞI RENGİ Pantone 186 C (kırmızı) ve 281 C (mavi) 1985 Devlet Grafikleri Kılavuzu’nda sabitlendi. Dijital yayınlarda RGB #C8102E ve #00205B kullanılıyor; ICC renk profilleri televizyon yayın araçlarındaki işleme zincirine dahil edildiği için dünyaya giden sinyalde ton kayması en fazla ∆E 1,5. Polyester iplikle parlak dokuma şartı, tropik UV indeksinin yüksek olduğu mart‑kasım döneminde renk solmasını beş yıl geciktiriyor. İç mekân törenlerinde pamuk/raşel karışımı kumaşlara izin veriliyor fakat yıpranma testi 30 yıkamada form ve renk stabilitesine bakıyor. SAMOA BAYRAĞINDA HANGİ SEMBOLLER VAR? Tek sembol—Güney Haçı takımyıldızı. Dört büyük yıldız kanton yüksekliğinin 1/6 çapında, orta yıldız %60 ölçekli. Yıldızların kontursuz beyaz dolgu olması, kumaş katmanını hafifletiyor; bu sayede şiddetli rüzgârda bile dalgalanma dengesi korunuyor. 2015’te Savunma Bakanlığı ile Astronomi Birliği arasında imzalanan protokol, yıldız merkezleri arasındaki açıları astronomik doğrulama tablosuna bağlayarak sahte ürün tespitini kolaylaştırdı. Takımyıldız, Yeni Zelanda ve Avustralya bayraklarında da mevcut; Samoa tasarımı, yıldız sayısı ve kanton alanı farklılığıyla ayırt ediliyor. SAMOA BAYRAĞI NERELERDE KULLANILIYOR? Bayrak, 6 Mart Bağımsızlık Bayramı, 1 Haziran Devlet Vakfı Günü ve tüm Pazar günleri kamu binalarında göndere çekiliyor. Apia Savai’i Köprüsü açılışından bu yana özel etkinliklerde “Güney Haçı Selamı” adı verilen bir ritüelde, bayrak tamamen göndere çekildikten sonra on saniye boyunca sabit tutuluyor. Samoa Savunma Kuvvetleri uçaklarında kokpit sol tarafında, gemilerde kıç sancağa dikilmiş durumda. Olimpik heyet formaları, kırmızı zeminli gövde ve mavi omuz bandı kombinasyonunda; mavi bandın ön rozetinde beyaz Güney Haçı işleniyor. Reklam hukuku düzenlemesi, alkollü içecek tanıtım afişlerinde bayrak renklerinin arka plan degrade olarak kullanılmasını yasakladı; ihlal eden markalara Kültürel Miras Fonu’na 10 000 tala para cezası veriliyor. Diaspora toplulukları Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD’de yıllık “Samoa Language Week” etkinliğinde bayrağı ders materyali kapağına taşırken renk kodunu koruma taahhüdü imzalıyor. Düğünlerde bayrağın masa örtüsü motifine dönüştürülmesi yaygın; geleneksel yasalara göre yıldız figürünün masanın ortasını aşmaması gerekiyor—yoksa misafirin başına yıldız gelmiş sayılır, uğursuz kabul ediliyor. Rugby takımı Manu Samoa, maç seremonilerinde bayrağı Ulu o Tokelau dansı öncesi sahaya getirerek mavi kantonu rakip tribününe çeviriyor; bu jest, “savaşmadan barış” mesajı.

Source: Habertürk


Asırlara mühür vuran mimar: Koca Sinan

AA muhabirinin kaynaklardan derlediği bilgiye göre, Kayseri”nin Ağırnas köyünde 1490″da dünyaya gelen Sinan, Yavuz Sultan Selim döneminde devşirme olarak İstanbul”a getirildi.

Yavuz Sultan Selim”in 1516″da başlayan Mısır seferine katılarak bölgedeki mimari eserleri tanıma imkanı bulan Sinan, Selçuklu ve Safevi dönemi yapılarının yanı sıra bölgedeki antik yapıları da inceledi. Böylece mimari-şehir ilişkileri ile kent planlaması konularında önemli birikim elde etti.

Kanuni Sultan Süleyman döneminde ise yeniçeri olan Sinan, 1521 Belgrad ve 1522 Rodos seferlerine katıldıktan sonra başarılarıyla yükseldi.

Irakeyn seferi sırasında 1534″te Lütfi Paşa”nın emriyle Tatvan”da Van Gölü kıyısında 3 kadırga inşa eden Sinan, idaresini de üstlendiği bu gemileri top, tüfek gibi silahlarla donatarak Safevi birliklerinin durumu hakkında bilgi topladı.

Bir nehir üzerine 13 günde kurduğu köprü baş mimarlık getirdi

Kanuni Sultan Süleyman”ın birçok seferinde yakınında bulunup, hizmet eden Sinan”ın asıl amacı ise mimarlık yapmaktı.

Yine Sadrazam Lütfi Paşa”nın görevlendirmesiyle 1538″de Kara Boğdan (Moldova) seferinde Prut Nehri üzerine 13 günde yaptığı köprüyle Kanuni”nin takdirini kazanarak baş mimarlık makamına getirildi.

Mimar Sinan, baş mimarlık görevini Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde 49 yıl yerine getirdi.

Süleymaniye”nin yanı başında mütevazı türbe

Mimar Sinan, yaklaşık bir asırlık ömrünün son dönemine kadar çalışmalarını şevkle sürdürüp, 1588″de İstanbul”da vefat etti. Yukarıdan bakıldığında bir pergel görünümlü türbesi, en önemli eserlerinden Süleymaniye Külliyesi”nin hemen yanında yer alıyor.

Vakfiyesine göre, eşi Mihri Hatun olan Mimar Sinan”ın 3 çocuğu oldu. Kızlarının isimleri Neslihan ve Ümmühan olan Mimar Sinan”ın oğlu Mehmed ise kendisi hayattayken şehit oldu.

Mimar Sinan, yaklaşık 50 yıllık baş mimarlık serüveninde irili ufaklı yüzlerce yapıyı tasarlayıp inşa ederken bazı binaları da tamir etti. Sinan, hayatı boyunca 82 cami, 52 mescit, 55 medrese, 7 darülkurra, 20 türbe, 17 imaret, 3 darüşşifa, 6 su yolu, 10 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 hamam olmak üzere 350″den fazla esere imza attı.

Eserleri arasında en fazla cami, mescit ve külliyeler dikkati çekse de Mimar Sinan, köprü ve su kemeri gibi farklı alanlarda da önemli yapılar inşa etti.

İstanbul”un su sorununu çözdü

Mimar Sinan”ın mühendislik harikası olarak nitelendirilen Kırk Çeşme Su Tesisi ile İstanbul”a 55 kilometre mesafeden su ulaştırıldı. Baş havuz ile küçük havuzlar, çökeltme havuzları, su kemerleri, bentler, katmalar ve maksemler inşa eden Sinan, 16. yüzyılda İstanbul”da yaşanan su sorununu çözdü.

Bu tesisin önemli parçaları olan Uzun Kemer, Kırık (Eğri) Kemer ve özellikle Mağlova Kemeri dünyada benzeri olmayan mimarlık ve mühendislik abidesi olarak halen ayakta duruyor.

Yaşadığı dönemin sanat dallarıyla da yakından ilgilenen Mimar Sinan, eserlerinde 16. yüzyıl Osmanlı çini, hat, oymacılık ve tezyinat sanatlarını da bünyesinde barındırdı.

Sinan, baş mimar olduğu sürece inşa ettiği cami, külliye, köprü gibi eserlerin yanı sıra bazı eski yapıların restorasyon ve tamirini de gerçekleştirdi.

Ayasofya Camisi”nin ayakta kalması için önemli çalışmalar yapan Sinan, 1573″te caminin kubbesini onararak çevresine payandalar yaptı. Yaptığı dokunuşlar Ayasofya”nın bugünlere sağlam olarak gelmesini sağladı.

Eski ve önemli eserlerin yakınına inşa edilen, onların görünümlerini bozan yapıların yıkılmasıyla ilgili de çalışan Sinan, Zeyrek Camii ile Rumeli Hisarı civarına yapılan bazı ev ve dükkanların yıkımını sağladı. Sinan ayrıca, su yolları, İstanbul caddelerinin genişliği, evlerin yapımı ve lağımların bağlanmasıyla da uğraştı.

Çıraklık, kalfalık ve ustalık eseri olan külliyeler

İmparatorluğun birçok şehrinde eserlere imza atan Mimar Sinan, mimarlıkta kat ettiği aşamaları 3 büyük külliye ile tanımladı.

Sinan, 1548″de tamamladığı Şehzade Camisi”ni “çıraklık eseri”, 1557″de tamamladığı Süleymaniye”yi “kalfalık eseri”, 1575″te ibadete açılan Selimiye”yi ise “ustalık eseri” olarak nitelendirdi.

Ortaya koyduğu camiler, külliyeler, köprüler ve diğer eserleriyle imparatorluğun başkenti İstanbul”u da zenginleştirerek şehrin siluetini belirleyen Mimar Sinan, İstanbul”da 36 cami, 22 mescit, 18 mektep ve medrese, 4 darülkurra ve kitaplık ile 12 hamam inşa etti.

Mimar Sinan”ın İstanbul”da yer alan eserleri şöyle:

Ahi Çelebi Camii, Cihangir Camii, Çavuşbaşı Camii, Defterdar Ebul Fazl Camii, Draman Camii, Emir Buhari Camii, Atik Valide Camii, Ferruh Kethuda Camii, Gazi Ahmet Paşa Camii, Kazasker Abdurrahman Çelebi Camii, Hacı Evhad Camii, Hadım İbrahim Paşa Camii, Haseki Sultan Camii, Hoca Hüsrev Ramazan Efendi Camii, Hürrem Çavuş Camii, Kapıağası Mahmud Ağa Camii, Kasım Paşa Camii, Kılıç Ali Paşa Camii, Merkez Efendi Camii, Mihrimah Sultan Camii (Edirnekapı), Mihrimah Sultan Camii (Üsküdar), Molla Çelebi Camii, Muhiddin Çelebi Camii, Nişancı Camii, Odabaşı Camii, Piyale Paşa Camii, Rüstem Paşa Camii, Sinan Paşa Camii, Sokullu Mehmet Paşa Camii, Süleymaniye Camii, Şah Sultan Camii, Şehzade Camii, Şemsi Paşa Camii, Turşucuzade Hüseyin Çelebi Camii, Zal Mahmud Paşa Camii.

Abdi Subaşı Mescidi, Arpacıbaşı (Hayrettin Çelebi) Mescidi, Beyceğiz Mescidi, Çilingirler (Ruznameci Abdi Çelebi) Mescidi, Defterdar Mahmud Efendi Mescidi, Duhanizade Mescidi, Hacegizade Mescidi, Hacı Hamza Mescidi, Hacı Hasan Mescidi, Hacı Paşa Mescidi, İbrahim Paşa Zevcesi Mescidi, İlyaszade Mescidi, Kasap Hacı İvaz Mescidi, Meşeli Mescid, Münzevir Karcı Süleyman Subaşı Mescidi, Pazarbaşı Mescidi, Saray Ağası (Davut Ağa) Mescidi, Sarraf (Savak) Mescidi, Sırmakeş Mescidi, Süleyman Subaşı (Kirazlı) Mescidi, Şeyh Ferhat Mescidi, Üçbaş Mescidi.

Mektep ve medreseler

Abdüsselam Medresesi, Atik Valide Medresesi, Hacegizade Medresesi, Hacı Evhad Mektebi, Hafız Mustafa Çelebi Mektebi (Taş Mektep), Haseki Hürrem Sultan Medresesi, İbrahim Paşa Medresesi, Kapıağası Cafer Ağa (Soğuk Kuyu) Medresesi, Kapıağası Mahmud Ağa Mektebi, Kılıç Ali Paşa Medresesi, Mihrimah Medresesi (Üsküdar), Mihrimah Mektebi (Üsküdar), Mihrimah Medresesi (Edirnekapı), Nişancı Mehmed Bey Medresesi, Sokullu Mehmed Paşa Medresesi, Süleymaniye Medresesi, Şehzade Medresesi, Şehzade Mektebi.

Ayas Paşa Türbesi, Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi, Büyük Piyale Kasım Paşa Türbesi, Gazi Ahmed Paşa Türbesi, Hacı Paşa Türbesi, Haseki Hürrem Sultan Türbesi, Kanuni Sultan Süleyman Türbesi, Kılıç Ali Paşa Türbesi, Merkez Efendi Türbesi, Rüstem Paşa Türbesi, Siyavuş Paşa Türbesi, Sokullu Mehmet Paşa Türbesi, Sultan Selim Türbesi, Şehzadeler Türbesi, Zal Mahmut Paşa Türbesi.

Darülkurra, kitaplıklar ve hamamlar

Hüsrev Kethüda Darülkurrası, Merkez Efendi Kitaplığı, Müfdi Sadi Çelebi Darülkurrası, Sokullu Mehmed Paşa Kitaplığı.

Ağa Hamamı, Ayakapı Hamamı, Fındıklı Hamamları, Hacı Evhad Hamamı, Haseki Hürrem Sultan Hamamı, Hüsrev Kethüda Hamamı, Kılıç Ali Paşa Hamamı, Lütfü Paşa Hamamı, Merkez Efendi Hamamı, Mihrimah Hamamı, Valide Sultan Hamamı, Yakup Ağa Hamamı, Yeşil Direk Hamamı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


İstanbul Havalimanı, dünyanın en iyi uluslararası havalimanı oldu

Dünyanın önde gelen seyahat dergisi olan Travel and Leisure bu yılda dünyanın en iyi havalimanlarını belirledi. Türkiye”nin dünyaya açılan kapısı olan İstanbul Havalimanı bu yılda Changi Havalimanı (Singapur), Hamad Uluslararası Havalimanı (Katar), Dubai Uluslararası Havalimanı ve Hong Kong Uluslararası Havalimanı”nı geride bıraktı. Her ay yaklaşık 16 milyondan fazla okura ulaşan Travel and Leisure dergisinin ödül töreni, yayının merkezi olan ABD”nin New York kentinde düzenlendi. İstanbul Havalimanı”na ödülü Travel and Leisure dergisi Genel Yayın Yönetmeni Jacqueline Gifford tarafından havalimanı işletmecisi İGA Kurumsal İletişim Direktörü Gökhan Şengül”e takdim edildi. BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUZ Törende konuşan Şengül, “İGA İstanbul Havalimanı olarak sunduğumuz hizmetlerin yalnızca operasyonel başarılar anlamında değil, aynı zamanda kültürel açıdan da takdir görmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Türk kültürünün; misafirperverliği, inceliği ve dünya standartlarının ötesine geçen hizmet anlayışıyla öne çıkması bizim için son derece kıymetli. Bu sayede yalnızca İGA”yı değil, aynı zamanda İstanbul”u ve ülkemizin zengin kültürel mirasını da uluslararası alanda temsil edebilmenin ve marka değerine katkı sunabilmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

Source:


Sosyal medyada büyük beğeni topladı… Güney Koreli grup HoonDoo”dan İstiklal Marşı”na Akapella yorumu

Efendim İşitmedim” ve “Müjgan” şarkılarının bir kısmını Korece”ye uyarlayarak söyleyen ve yayımladığı videolar sosyal medyada büyük ilgi gören Güney Koreli grup “HoonDoo”, İstiklal Marşı”nı akapella ile okudu.Seung Hoon Lee ve Jin Soo Doo isimli iki Güney Koreli müzisyenin kurduğu “HoonDoo”, seçtikleri Türkçe şarkıları ve Türk kültürüne ilgilerini telekonferans yöntemiyle AA muhabirine anlattı.Jin Soo Doo, tabii platformunda yayımlanan Gassal dizisinde Bayhan Gürhan tarafından söylenen şarkıları Türkiye”den Güney Kore”ye yerleşen arkadaşları Emrah Lee aracılığıyla öğrendiklerini ve bu şarkıları tamamen eğlence amaçlı yayımladıklarını söyledi.Türkçe bir şarkıya ilk kez “cover” yaptıklarını aktaran Jin Soo Doo, “Emrah Lee pek çok Türk müziğini bize dinletmişti. Onun sayesinde Türkçe şarkılara ilgi duyduk. Bayhan”ın şarkısını ilk defa izledik. Müzik olarak çok yeni hissettik. Bayhan Bey”in bu dizideki şarkılarıyla karşılaştığımız zaman doğduğumuzdan beri ilk defa böyle bir ses, ilk defa böyle bir yorum gördük ve şaşırdık. Çok ilgimizi çekti.” dedi.Jin Soo Doo, daha önce Türkiye”den Sezen Aksu, Tarkan, Mustafa Sandal, Rafet El Roman ve Mahsun Kırmızıgül gibi sanatçıları dinlediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:”Türkçe şarkılar söylemek zor. Şarkıyı dinlerken hissetmedik ama söylerken bizi zorladığını gördük. Yani en çok zorlandığımız nokta şuydu. Korece ile Türkçenin sesli harfleri farklı. Fonetikte ciddi anlamda zorlandık. Ama biz opera mezunuyuz. Diğer Avrupa şarkılarını da çokça söyledik. Başka dillerde şarkılar da söylediğimiz için aşinalığımız var. Antrenmanlı olmamız biraz daha rahat söyleyebilmemizi sağladı.”- “FARKLI YORUMLARI DİNLEDİKTEN SONRA KENDİ YORUMUMUZU GELİŞTİREBİLECEĞİMİZE İNANDIK”Seung Hoon Lee de Türkiye”yi ve Türk kültürünü çok sevdiklerine dikkati çekerek, “Türkiye”de bir konser planımız yok. Ama 15 Temmuz Darbe Girişimi”nin yıl dönümünde bir video yüklemeyi planlıyoruz. İstiklal Marşı”nı okumak istiyoruz. Çocukluğumuzdan beri okulda Türkiye”yi kardeş ülke olarak tanıdık. Türkiye kardeş ülkemizdir. Türkiye”yi seviyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.Kendi müzikal tarzlarını pop müzik ve opera karışımı “Popera” şeklinde açıklayan Seung Hoon Lee, “Bu tür modern ve geleneksel çalışmalarda bulunuyoruz. Müjgan”ın diğer farklı versiyonlarını da Bayhan Bey”in versiyonunu da dinledik. Biz de bu farklı yorumları dinledikten sonra kendi yorumumuzu geliştirebileceğimize inandık. Böyle bir hissiyatla bayağı bir dinledik. Farklı yorumları birçok kez dinledikten sonra biz kendimiz yorumladık.” diye konuştu.Menajerliklerini üstlenen Emrah Lee ise şarkıların Korece”ye tercüme edilmesinde destek olduğunu aktararak, “Birebir tercüme olarak değil ama duygu transferine yoğunlaştım. Onlar şarkının ölçüsüne göre düzenleyip Korece yorumladılar. Müzisyen oldukları için o kısmını onlar yaptı tabii.” ifadesini kullandı.Emrah Lee, şarkının Korece kısımlarının da sosyal medyada büyük ilgi gördüğünü ve merak uyandırdığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:”Koreli olan ya da Korece bilen Türkler de çok beğendi. Çok güzel olmuş dediler. Çünkü tamamen anlaşılır hale getirdik. Herkes sözlerin ne demek istediğini anladı. Modern ve geleneksel bir arada buluşturulmuş oldu.”Grup, röportajda ayrıca “Efendim İşitmedim” şarkısını da yorumladı.İkili, akapella türünde yorumladığı İstiklal Marşı”nı Instagram hesaplarında, “Değerli dostumuz Emrah Lee sayesinde tanımış olduğumuz Türkçe şarkılarından dolayı Türkiye”ye olan ilgimiz günden güne artmaktadır. 15 Temmuz, Türkiye Demokrasi ve Milli Birlik Günü için bu bağlamda kardeş ülkemizin İstiklal Marṣı”nı seslendirmek istedik. Ayrıca Kore Savaşı”na verdiğiniz desteği asla unutmadık, unutmayacağız. Bu kısa video çalışması bizden tüm Türk halkına armağan olsun. Teşekkürler Türkiye.” sözleriyle paylaştı.HABERİN VİDEOSU

Source: Www.star.com.tr


San Marıno bayrağı nedir?

Beyaz zemin barışı ve cumhuriyetin tarafsızlık doktrinini, açık mavi ise Apenin yamaçlarındaki gökyüzünü ve özgürlük idealini temsil ediyor. Merkezdeki arma, üç kuleli kalkan, tacı kapalı bir taç, meşe ve defne dalları ile alt şeritteki “Libertas” parolasından oluşuyor. San Marino bayrağı nedir, hangi tarihsel süreçte bugünkü hâlini aldı ve üzerinde hangi semboller yer alıyor? İtalyan yarımadasındaki birçok küçük devletçiğin aksine bu cumhuriyet, 16. yüzyıldan beri egemenliğini koruyarak modern Avrupa’nın özgün bir bayrak geleneği geliştiren nadir örneklerinden biri. Renk ikilisi genişleyen saban tarlalarını ve yaz aylarında Monte Titano eteklerine çöken sis tabakasını simgesel biçimde iç içe geçiriyor. Arma figürlerinin kökeni ise Orta Çağ şehir muhafızlarının yan yana üç gözetleme kulesiyle güvence altına aldığı bağımsızlık savunusuna uzanıyor. Günümüzde San Marino bayrağı, BM Genel Kurulu salonundan Formula 1 Imola tribünlerine kadar ortaya çıktığı her platformda “dünyanın en eski cumhuriyeti” markasının görsel imzası işlevini görüyor. SAN MARINO BAYRAĞI NEDİR? Bayrak 3:4 oranlı dikdörtgen formda ve üst yarısı beyaz, alt yarısı açık mavi olmak üzere iki eşit yatay banttan oluşuyor. Merkezde, kalkanı çevreleyen meşe ve defne dalları ile taç ve şeritli sloganı barındıran tam devlet arması yer alıyor. 1974’te yayınlanan bir hükûmet kararnamesi sivil bayraktan armalı bayrağa geçişte boyut standardını, armanın bayrak boyuna oranını 3/5 şeklinde belirledi. 2011 grafik revizyonuyla mavi zemin Pantone 2995 C, beyaz ise saf neutral olarak sabitlendi; kalkan mavi tonunun #00A3E0 değerinin RGB karşılığı yasada açıkça not edildi. Kumaş üreticileri, bu renk tonlarını AATCC 9 skid testine tabi tutmak zorunda; yasa, en az beş yıllık açık hava solmaya direnci şart koşuyor. SAN MARINO BAYRAĞI ANLAMI Beyaz, 14. yüzyıl manastır kayıtlarında dağ yamaçlarını kaplayan bulut katmanına yapılan övgülerle ilişkilendirilir ve barışı simgeler. Açık mavi bant ise özgürlüğü, gökyüzünün açıklığını ve cumhuriyetin Vatikan ile çevrili konumunda göğe açılan tek sınırını temsil eder. “Libertas” parolası yalnızca siyasi özgürlüğü değil, 1291’de Papa III. Honorius’un verdiği tarafsızlık onayını anımsatarak “hiçbir dış güçten emir almama” vaadini hatırlatır. Üç kule, Monte Titano’nun üç zirvesinde yükselen Guaita, Cesta ve Montale gözetleme kulelerini gösterir; her kule üzerindeki tüy biçimli metal tacı, savunma kararlılığını sembolize eder. Meşe dalı kuvveti, defne dalı zafere giden kararlılığı vurgular; ikisi birlikte “güç içinde barış” mottosunu türetir. SAN MARINO BAYRAĞI RENGİ Beyaz bant saf nötr renkte; kumaş seçiminde Optic White yerine %3 kül içeren Slight Off-White tonu yasak, çünkü fotoğrafik yansımalarda gri toptaşması yaratabiliyor. Açık mavi bandın Pantone 2995 C kodu, CMYK’da C70 M10 Y0 K0 olarak çevriliyor; dijital yayınlarda kullanılacak hex değeri #00A3E0. Kalkan çizgisinde kullanılan iç gölge mavisi #0082B4, defne yaprakları Pantone 349 C tonunda. Resmî Photoshop şablonunda katman isimleri İtalyanca “azzurro_bandiera” ve “bianco_bandiera” olarak korunuyor; ihracat basımı yapan matbaalar bu dosyayı ITA/SM/FLAG/PSD/2023 klasöründen indirerek renk sapması hatası riskini düşürüyor. SAN MARINO BAYRAĞINDA HANGİ SEMBOLLER VAR? Armanın kalkan bölümünde mavi zemin üzerinde üç beyaz kule, her kulenin üzerinde gümüş tüy şeklinde kule başlığı yer alıyor. Tüyler orijinalde struzzo (devekuşu) tüyü olarak betimlenmiş; Cumhuriyet arşivinde saklı 17. yüzyıl mühürlerinde bu detay görülebilir. Kalkanın çevresinde sağda meşe, solda defne dalı sarmaşık gibi bağlanarak alt bölümde “LIBERTAS” şeridiyle birleşir; şeridin uçları içe doğru kıvrık. Arma üzerindeki tacı kapalı taçtır ve San Marino’nun krallığa değil, kendi kendini taçlandıran özgür bir devlete işaret ettiğini vurgular. Sivil bayrakta arma kullanılmadığından, örneğin turistik tesisler çoğunlukla düz beyaz–mavi versiyonu tercih eder; ancak devlet kurumları, yurt dışı misyonlar ve uluslararası spor etkinliklerinde armalı versiyon zorunludur. SAN MARİNO BAYRAĞI HANGİ TÖRENLERDE KULLANILIYOR? Bağımsızlık Günü olarak kutlanan 3 Eylül’de bayrak, Monte Titano zirvesindeki üç kuleye eş zamanlı çekiliyor; sirenlerin çaldığı saat 12.00’de kilise çanları da eşlik ediyor. Devlet daireleri kış döneminde bayrağı gün batımından sonra indirebiliyor; yaz döneminde arma yansıtıcı kumaştan üretildiği için 24 saat dalgalandırmak serbest. Olimpiyat heyeti formalarında arma damgası 6 × 6 cm, göğüs merkezinde; kış oyunlarında mavi bant, sporcu montlarının omuz blokuna, beyaz bant göğüs altına uygulanıyor. UNICEF ve San Marino hükûmeti arasında 2022’de imzalanan eğitim protokolü gereği, okulların bahçelerindeki bayrak talimatı güncellendi: yırtık bayrak görüldüğünde okul müdürü iki iş günü içinde yenisiyle değiştirmezse sembol tahribat cezası alıyor.

Source: Habertürk