Kişisel Finans Bülteni – Başarılar, Emeklilik ve Borç Yönetimi

Aynı lisede okudular, ABD’den burs aldılar: İki gurur tablomuz

İşte toplam yıllık burs miktarı 155 bin dolara ulaşan 2 gencin, İzmir’den ABD’ye uzanan başarı hikâyeleri…‘KOLAY GELSİN’LE BURSU KAPTIİki erkek kardeşi olan Zin Aladağ’ın annesi kadın hakları eğitmeni, babası ise avukat. Sanattan bilime birçok farklı alana yönelik ilgisi ve çalışmaları bulunan Aladağ, üniversiteye kabul ve eğitimiyle ilgili olarak geçen süreç hakkında şunları söylüyor: “Brown Üniversitesi’ne kabul almamı sağlayan en önemli faktörün çok yönlülüğüm olduğunu düşünüyorum. Okulumuzun Model Birleşmiş Milletler Kulübü’nün (MUN) eş başkanı, aynı zamanda konferansımızın Uluslararası Adalet Divanının Direktörü’yüm. 5 senedir haftada 6 saatim okulumuzdaki MUN çalışmalarında geçiyor. Siyaset ve hukuka olan ilgim derin olsa da matematik tutkum öne çıktı. Teknoloji ve biyoloji alanlarındaki stajlarım, akademik araştırmalarım ve projelerim de etkili oldu.MÜZİKTEN KADIN HAKLARINA5 yaşından beri keman çalıyorum. Başvuru makalemde müzik ve kadın haklarını ilişkilendirdim. Orkestrada her enstrüman kendi sesini koruyarak bir bütüne hizmet eder; tıpkı kadın hakları mücadelesinde olduğu gibi. Zira bireysel çabalar bir araya geldiğinde gerçek değişim sağlanabilir. Bunu vurguladım. Başvuru makalemde Türkçe’deki ‘kolay gelsin’ ifadesinin bana verdiği içten mutluluktan ve kedim Papatya’nın bana koşulsuz sevgiyi öğretmesinden bahsettim. Bu küçük şeyler bana çok büyük bir kapı açtı. Brown’a kabul edilmemin temelinde dünyayı anlamanın yalnızca devasa keşiflerden değil, sıradan anları fark edebilmekten geçtiğini anlatabilmem yatıyor.HEDEFİM SAĞLIK TEKNOLOJİSİBrown Üniversitesi’nde Bilgisayar Bilimi veya İstatistik ya da Uygulamalı Matematik alanlarında çift anadal yapmak istiyorum. Teknolojinin sağlık alanında dönüştürücü bir güç olduğuna inanıyorum. Mezuniyetimden sonra genetik veri analizi ve yapay zekâ destekli teşhis sistemleri gibi alanlarda çalışarak bireyselleştirilmiş sağlık çözümleri geliştirmeyi hedefliyorum.”KEDİSİ PAPATYA ŞANS GETİRDİZin’in bursu kazanmasında kedisi Papatya’nın da büyük payı var. “Makalemde kedim Papatya’nın bana koşulsuz sevgiyi öğretmesinden bahsettim. Bu da etkili oldu” diyor.TUTKALLI HAYAT DERSLERİ18 yaşındaki Ali Altan Yılmaz, çocuk nefrolojisi doktoru bir anne ile jinekolojik onkoloji cerrahı bir babanın tek çocuğu. Kısaca UPenn olarak bilinen University of Pennsylvania’dan burslu erken kabul alan Yılmaz, “Bursum yıllık yaklaşık 60 bin dolar; başvururken burs ihtiyacımı bu şekilde belirtmiştim, okul da bana ihtiyacım kadarının hepsini verdi” diyor.KENDİ KENDİNE FRANSIZCA ÖĞRENDİTıpkı Zin gibi Ali Altan da UPenn’den aldığı kabulün ardında farklı faktörlerin olduğunu belirtiyor: “Bunlardan biri çeşitli ilgi alanlarımın olmasıydı. Küçüklükten beri kendi başıma öğrendiğim Fransızca sayesinde yaptığım Fransızca MUN’deki başkanlığım ve bununla beraber aynı şekilde ACIMUN’da da aldığım eş başkanlık rolüm, başvuru dosyamdaki önemli unsurlardan biriydi. Bununla birlikte yaptığım sosyal sorumluluk projelerinin, ayrıca okulda tiyatroyla ilgilenmemin, sahneye çıkmamın da etkili olduğunu düşünüyorum.PROJESİ TÜBİTAK ÖDÜLLÜ Bilim tutkum da ABD’den gelen kabulde etkili oldu. Fizik ve materyal bilimi araştırmalarım, nükleer kimya stajım ve bir de TÜBİTAK projem var. Bir arkadaşımla birlikte manyetik hipertermi için düşük maliyetli ve hassas bir ölçüm cihazının geliştirilmesi üzerine proje yaptık. Bu proje TÜBİTAK ödülünü kazandırdı. Daha sonra iki yıllık sürekli çalışmanın ardından proje makalem, uluslararası bir dergide yayınlandı. Geçen yaz Almanya’da yaptığım nükleer kimya stajı bu alana olan ilgimi pekiştirdi.EMPATİ VE ŞEFKAT BAĞLARIKimyaya olan merakımın bir sonucu olarak üniversiteye başvuru mektubunu tutkal örneklerinden yola çıkarak yazdım. Makalemde, hayatımın farklı deneyimlerini çeşitli tutkal türleriyle özdeşleştirdim. Bu tutkalların çeşitliliği üzerinden hayatımdaki tiyatro, bilim araştırmaları ve sosyal sorumluluk projeleri gibi alanlara yaklaşımımda etkili olan çok yönlü kişiliğimi tarif ettim. Hayatımın her alanında ayrı bir tutkal kullandığımı anlattım. Örneğin, şöyle yazmıştım: Empati ve şefkatle oluşturulan bağlar, UV yapıştırıcısıyla oluşturulan bir bağ kadar kalıcıdır. Mesafe veya zorluk ne olursa olsun, güçlü kalırlar ve hayatın olağanüstü koşullarına dayanırlar.GÜVENLİ NÜKLEER ENERJİ İÇİN ÇALIŞACAKUPenn’de VIPER adında, enerji alanına odaklanan çift diploma programına kabul edilen Ali Altan Yılmaz hedefini, “Gelecekte de nükleer malzemelerin toplum için daha güvenli bir seçenek olarak kullanılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyorum” diye anlatıyor.

Source: Nuran Çakmakçi


Geliştirir, dönüştürür, zenginleştirir

Evlilik, iki insanın bir araya gelip hayatlarını paylaşma kararı aldığı önemli bir süreçtir. Ancak bu sürece, hayatın en heyecan verici ve bir o kadar da zorlu dönemi olan çocuk sahibi olmak eklenince, her şey değişir. Çocuk, evliliğe sadece bir yeni birey katmakla kalmaz, aynı zamanda çiftlerin ilişki biçimlerini, rutinlerini ve geleceğe dair hayallerini de derinden etkiler. Peki, çocuk sahibi olmak evliliği nasıl değiştirir? Evlilikteki bu dönüşümün zorlukları ve güzellikleri nelerdir? 1 HAYATIN MERKEZİ ARTIK ÇOCUK OLUR Çocuk sahibi olmanın evliliğe getirdiği en belirgin değişim, hayatın artık çocuğun ihtiyaçlarına odaklanmasıdır. Çiftler, bir süre sonra yalnızca birbirlerine değil, aynı zamanda bir minik bireye de bakmak zorunda olduklarını fark ederler. Çocuğun uyku düzeni, yemek saati, sağlık sorunları gibi temel ihtiyaçları, evdeki tüm öncelikleri değiştirebilir. Birçok çift, çocuklarıyla ilgilenirken kendilerine zaman ayırmakta zorluk çeker. Eskiden baş başa vakit geçirdikleri romantik akşam yemekleri veya sinema geceleri, yerini çocuklarının bakımına yönelik alışveriş listelerine ve doktor randevularına bırakabilir. Bu değişim, ilişkilerinde bir tür “kaybolmuşluk” hissi yaratabilir. Ancak, çiftlerin bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için birlikte geçirecekleri kaliteli zamanları unutmamaları gerekir. Çocuk büyüdükçe, çiftler tekrar baş başa vakit geçirmeyi hatırlamalıdırlar. 2 ROMANTİZM VE İLETİŞİM ZORLAŞABİLİR Çocuk sahibi olmak, ilişkideki romantizmi ve iletişimi de zorlayabilir. Çiftler, çocuklarının bakımına odaklanırken, bir zamanlar birbirlerine karşı duydukları romantik hisler ve tutkulu anlar azalabilir. Bu, evlilikte bir soğuma hissine yol açabilir. Çocukların ihtiyaçları ve sorumluluklar, bazen eşlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ikinci plana itebilir. Ancak burada önemli olan, çiftlerin birbirlerini anlamaya devam etmeleri ve zorlukların geçici olduğunu unutmamalarıdır. Çocuk büyüdükçe, romantizmi yeniden canlandırmak mümkün olacaktır. Kendi aralarındaki iletişimi güçlü tutmak için, basit bir akşam yürüyüşü bile büyük bir fark yaratabilir. Bu dönemde eşlerin, birbirlerine olan sevgilerini ve bağlılıklarını hatırlamaları gerekir. 3 SORUMLULUKLAR KATLANARAK ARTAR Çocuk sahibi olmak, hayatı daha anlamlı hale getirse de, beraberinde büyük bir sorumluluk getirir. Artık sadece eşinize değil, aynı zamanda bir çocuğa da bakmanız gerekir. Çocuğun eğitimi, sağlığı, duygusal ihtiyaçları gibi pek çok konuda eşler arasında ortak kararlar alınması gerekir. Bu sorumluluklar bazen yorucu olabilir ve çiftler arasında anlaşmazlıklar yaşanmasına neden olabilir. Örneğin, çocuğun hangi okulda okuması gerektiği veya hangi değerlerle büyütüleceği konusunda fikir ayrılıkları yaşanabilir. Ancak, bu tür zorluklar, çiftlerin birbirleriyle daha güçlü bir iş birliği yapmalarına ve daha derin bir bağ kurmalarına da olanak tanır. Çiftler, birlikte hareket ederek bu sorumlulukları daha kolay ve sağlıklı bir şekilde paylaşabilirler. 4 EVLİLİĞİ GÜÇLENDİREN BİR BAĞ OLARAK ÇOCUK Bazı çiftler için çocuk, evliliği güçlendiren bir unsur olabilir. Birlikte çocuk büyütmek, çiftlere çok özel bir deneyim sunar. Çocuklarının gelişimini izlemek, onun ihtiyaçlarını karşılamak ve mutlu bir çocuk yetiştirmek için birlikte çalışmak, çiftin arasındaki bağı güçlendirebilir. Ayrıca, çocuk sahibi olmak, eşlerin hayatlarına yeni bir anlam katabilir. Çocuk, ebeveynlerine sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda büyük bir mutluluk ve motivasyon kaynağı olur. Çocukların minik başarıları, onların gülen yüzleri ve basit mutlulukları, evliliğe yenilik ve taze bir başlangıç duygusu getirir. Bu, çiftlerin birbirlerine duydukları sevgiyi yeniden canlandırabilir. 5 FİNANSAL ZORLUKLAR VE DEĞİŞEN BEKLENTİLER Çocuk sahibi olmak, maddi anlamda da büyük değişikliklere yol açar. Bebeklerin bakımı, eğitimi, sağlığı ve geleceği için yapılan harcamalar, çiftlerin bütçelerini zorlayabilir. Birçok çift, bu ekstra giderlerle başa çıkabilmek için ek işler yapmaya veya bütçelerini yeniden düzenlemeye ihtiyaç duyabilir. Bu süreç, bazen stresli olabilir ve eşler arasında finansal gerilimler yaratabilir. Ancak, maddi zorluklar da evliliği pekiştirebilir. Çiftler, bu tür zorluklar karşısında birbirlerine daha çok destek olmalı ve birlikte çözüm aramalıdırlar. Ortak bir hedef belirleyerek, maddi sıkıntıların üstesinden gelmek, evliliklerinin daha güçlü olmasına yardımcı olabilir. 6 SABIR, EMPATİ VE ANLAYIŞ GELİŞİR Çocuk sahibi olmak, sabır ve empati gerektiren bir süreçtir. Çocukların büyüme evrelerinde yaşadıkları duygusal ve fiziksel değişimlere yetişmek, bazen ebeveynleri zorlayabilir. Ancak bu zorluklar, çiftler arasında daha derin bir empati duygusunun gelişmesine yol açabilir. Çiftler, birbirlerinin yorgunluklarını, streslerini ve kaygılarını daha iyi anlayabilir hale gelirler. Ebeveyn olmak, kişisel gelişim için de bir fırsattır. Sabırlı olmak, zor zamanlarda birbirini desteklemek ve anlayışlı olmak, sadece bireyler olarak değil, bir çift olarak da büyümeyi sağlar. 7 KRİZLER VE ÇATIŞMALAR DOĞAL BİR SÜREÇTİR Çocuk sahibi olmak, evliliği daha sağlamlaştırabileceği gibi, krizlere de yol açabilir. Çiftler, çocuk büyütme konusunda farklı görüşlere sahip olabilirler. Ayrıca, maddi zorluklar, uyumsuzluklar veya yorgunluk gibi sebeplerle zaman zaman evlilikte çatışmalar yaşanabilir. Bu tür krizler, evliliği zayıflatabilir. Ancak bu durum, her evlilikte yaşanabilecek doğal bir süreçtir. Önemli olan, bu krizleri aşarken birbirlerine karşı sabırlı ve anlayışlı olmak, birlikte çözüm aramaktır. Krizler, çiftlerin daha sağlam bir temel üzerine ilişkilerini inşa etmelerine yardımcı olabilir. ÇOCUK BİR FIRSATTIR Sonuç olarak çocuk sahibi olmak, evliliği hem zenginleştirir hem de dönüştürür. Ebeveynlik, büyük bir sorumluluk, sevgi, sabır ve birlikte büyüme sürecidir. Çocuklar, çiftlerin hayatına heyecan, neşe ve bazen de zorluklar getirir. Ancak, bu süreç aynı zamanda evliliğin derinleşmesine ve güçlenmesine de olanak sağlar. Çiftler, çocuklarıyla birlikte bu yolculuğa çıkarken, birbirlerine olan sevgilerini her zaman korumalı ve birlikte geçirdikleri her anın değerini bilmelilerdir. İşte o zaman yaşanan her zorluk çok güzel bir deneyim fırsatına dönüşür.

Source: Esra Ezmeci̇


Emekli işçinin primi aylığı artırır mı?

ÇALIŞAN EMEKLİ PRİM İADESİ ALABİLİR Mİ? İki sene önce mart ayında EYT den yararlanarak emekli oldum ve sonra aynı yerde çalışmaya devam ediyorum. Bir süre sonra kendi isteğimle ya da benim dışımda sebeple işten ayrılırsam Mart 2023 ten sonraki SGK primlerini geri alabilir miyim? Çalışmayan EYT liler GSS primi ödemeden hastanelerden SGK lı olarak faydalanabilirler mi? (Ç. Uzmen) SORULARINIZ İÇİN: akivanc@haberturk.com Aynı ayda birden fazla işverene bağlı çalışanların prime esas kazanç tavanını aşan ücretleri için Sosyal Güvenlik Kurumu’na fazladan ödenen primlerin nasıl geri alınabileceğini salı günü yazdıktan sonra başka okurlardan da sizinkine benzer sorular geldi. Söz konusu yazıda aynı ay içinde birden fazla işverene bağlı çalışırken SGK’ya ayrı ayrı işverenlerce bildirilen prime esas kazançların toplamı brüt asgari ücretin 7,5 katını (195.041,25 TL) aşarsa, aşan kısma karşılık gelen primlerin iade alınabildiğini yazdım. Emekli olduktan sonra çalışmaya devam eden kişilerden sosyal güvenlik destek primi (SGDP) kesilir. Emekli işçiden prim kesilmesi bir anlamda sosyal güvenlik sistemiyle dayanışma amacı taşımaktadır. Emekli olduktan sonra çalışanların yatırdığı SGDP’nin emekli aylığına hiçbir katkısı yoktur. Kesinlikle iade edilmez. Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesi kapsamında emekli olanların diğer emeklilerden hiçbir farkı yoktur. Her türlü haklardan aynı şekilde yararlanırlar. Tüm emekliler gibi EYT kapsamında emekli olanlar da ister çalışsın ister çalışmasın SGK üzerinden her türlü sağlık hizmetlerinden yararlanırlar. Emekli olduktan sonra sigortasız çalışmaya devam etmeyi düşünüyorsanız bu yasal değildir. Bu durumda işveren hakkında ağır para cezaları gündeme gelmektedir. EMEKLİ AYLIĞINI KESTİRİP ÇALIŞMAYA DEVAM EDİLEBİLİR Mİ? 2023 yılında EYT’den emekli oldum. Yeni bir işe başlayacağım. Fakat yeni iş yeri EYT’li çalıştırmadığını, EYT’yi durdurmam şartı ile işe alabileceğini beyan etti. Bu durumda emekliliğimi bozmadan emekli aylığımın ödemesini dondurabilir miyim? Bu şekilde yaparsam 2 – 3 yıl sonra işten ayrıldığımda tekrar emekliliğimi devam ettirebilir miyim? Ya da emekliliğim sonlanmış mı olur?Eğer emekliliğimi devam ettirebilirsem emekli maaşım hangi kıstasa göre tekrar ödenir? 2023 yılında emekli olduğum şartlara göre mi? Yoksa yeniden emekliliğimi başlattığım yıla göre mi ödenir? (Murat I.) Görüştüğünüz iş yeri “EYT’li çalıştırmamak” ifadesi ile emekli aylığı alırken çalıştırmamayı kastediyor. Bir önceki okurumuza da söylediğim gibi EYT düzenlemesinden yararlanan emeklilerin diğer emeklilerden hiçbir farkı yoktur. Emekli olduktan sonra çalışmak isteyenler için iki seçenek vardır. Ya emekli aylığı almaya devam eder ve sosyal güvenlik destek primi öder ya da emekli aylığını kestirerek normal sosyal sigorta primi öder. Emekli aylığını kestirerek çalışmaya devam ederseniz istediğiniz an tekrar emekli aylığını bağlatabilirsiniz. Yeniden emekli aylığı bağlanırken, emekli aylığını kestirdiğiniz tarihten sonraki çalışmalarınız dikkate alınarak emekli aylığınız yeniden hesaplanır. Yeni bağlanan emekli aylığınız daha yüksek olur. ENGELLİ ÇOCUK ANNESİ NASIL ERKEN EMEKLİ OLABİLİR? Eşim 1998 sigorta girişli. Oğlum 2012 yılında yüzde 100 engelli doğdu. 2013 yılında işten ayrıldı. 2023 yılında doğum borçlanması da ödedik. 5010 prim günü ile emekli olabilir mi? (İsmail K.) Sigorta başlama tarihine göre eşiniz 5975 prim gününü tamamlayarak normal emekli olur. Kanuna göre, başkasının bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuk annelerinin Ekim 2008 sonrasındaki çalışma sürelerine dörtte bir oranında ilave edilir. Emeklilik yaşı, ilave edilen süre kadar öne çekilir. Oğlunuz 2012 yılında doğduğuna göre, yapılan doğum borçlanması ile elde ettiği ve doğumdan sonra çalıştığı prim günlerine dörtte bir oranında ilave edilir. Bu haktan yararlanabilmek için SGK’ya oğlunuzun engelli olduğunu bildirmeniz ve SGK’nun istediği belgeleri sunmanız gerekir. EYT kapsamında olduğu için yaş şartına bağlı olmadığından ilave edilen prim günleri dahil toplam prim günü 5975’e tamamlandığında normal emeklilik hakkından yararlanır. İsteğe bağlı sigorta primi ödemeniz halinde de engelli çocuk annesi olarak bu şekilde ödenen prim günlerine dörtte bir oranında ilave edilir. Bundan sonra hiç çalışmaması halinde ise 3600 prim gününü tamamlamış olduğu için 58 yaşında emekli olabilir. Ancak, SGK’ya engelli annesi olduğunu bildirmesi halinde doğum borçlanması ve doğum sonrasındaki çalışma günlerinden kaynaklı olarak 58 yaşından 6 ay daha erken emekli olabilir. EŞİ ENGELLİ KADINLARA ERKEN EMEKLİLİK HAKKI VAR MI? Ben yüzde 95 oranında engelliyim. Bu durum sonradan gelişti. Evde eşimin bakımına muhtacım. Bir erkek çocuğum var ve bizden uzakta yaşıyor. Eşimin prim günü doldu, yaşı bekliyor. Çocuğu engelli anneler erken emekli olabiliyor. Eşi engelli olanlar için de erken emeklilik hakkı var mı? (Uğur A.) Engelli çocuk annesine tanınan erken emeklilik hakkından eşi engelli olan kişiler yararlanamıyor. Ancak, bu konuda bir ihtiyaç olduğu da açık. Hem evde ağır engelli eşine bakan hem de evini geçindirmek için çalışmak zorunda kalan kişiler için de aynı hak tanınmalıdır. MİRAS KALAN EVDE HİSSESİ OLAN EMEKLİ ŞAHSINA AİT EV İÇİN EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİNDEN YARARLANABİLİR Mİ? Şahsıma ait 200 m2 altında bir evim var. Bir de babamdan miras olarak intikal eden annem ve kardeşlerimle ortak arsa tapulu fakat belediyede konut görünen yer var. Emekliyim. Emlak vergisi muafiyetinden yararlanabilir miyim? (Atakan A.) Kanuna göre, emekliler brüt 200 metrekareden küçük tek konutları için emlak vergisi muafiyetinden yararlanabiliyorlar. Birden fazla evi olanlar veya birden fazla evde hissesi bulunanlar yararlanamazlar. Sahip olduğunuz tek konut dışında miras yoluyla da olsa başka bir evde hissedar olduğunuz için muafiyetten yararlanamazsınız. Ancak, babanızdan kalan ve hissedar olduğunuz ev yaşanılmayacak metruk durumda ise muafiyetten yararlanabilirsiniz.

Source: Habertürk


Borç kapatma kredisi nedir, şartları neler, borç kapatma kredisi başvurusu nasıl yapılır?

Enflasyonun ağır baskısı altında geçinmeye çalışan vatandaşların kredi kartı ve bireysel kredi borçları hızla artmaya devam ediyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre, 2024 Şubat ayından 2025 Şubat ayına kadar geçen bir yıllık sürede, tüketici kredilerinde 530 milyar 828 milyon TL’lik bir artış kaydedildi.

Sadece 21-28 Şubat haftasında bireysel kredi ve kredi kartı borçları 78,8 milyar lira artarak toplamda 4 trilyon 206 milyar liraya ulaştı. Ancak, borçlarını tek bir yerde toplamak isteyen bireyler için bankalar kredi imkanı sağlamaya hazırlanıyor.

BORÇ KAPATMA KREDİSİ NEDİR?

Bu kapsamda Garanti BBVA, farklı bankalardan alınan bireysel ihtiyaç kredilerini tek bir çatı altında toplamak isteyen müşterileri için “Borç Kapatma Kredisi” adlı yeni bir çözüm sunuyor.

BORÇ KAPATMA KREFİSİ BAŞVURUSU NASIL YAPILIR (ŞARTLARI)?

Müşteriler, Garanti BBVA Mobil uygulaması üzerinden mevcut borçlarını seçerek hesaplama yapabiliyor ve uygun şartlarla kredi yenileme fırsatından yararlanabiliyor. Bu sayede, borçlu vatandaşlar, ödeme planlarını bütçelerine uygun şekilde düzenleyebiliyor. Başvuru ve borç transferi işlemleri ise mobil uygulama veya Anında Kredi Destek Hattı aracılığıyla hızlı ve pratik bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.

Vade süresini uzatarak aylık taksitleri düşürme ve ödeme planlarını bütçelerine uygun şekilde düzenleme fırsatı elde ediyorlar.

Source: Duygu Yeşilgöz


Memurların tayinde çıkmasını istemedikleri ilimiz: Sürgün yeri gibi

İstanbul”da artan hayat pahalılığı ve yüksek ev kiraları vatandşaları kara kara düşündürürken; tayini İstanbul”a çıkan memurlar “sürgüne geldim adeta” diyor. Tayini yaklaşan memurlar ise “İstanbul”a tayinim çıkmasın” diye dua ediyor. 4 KİŞİLİK AİLENİN AYLIK GİDERİ… İstanbul”daki hayat pahalılığının boyutlarını İstanbul Planlama Ajansı”nın aylık araştırması da doğruladı. İstanbul”da 4 kişilik bir ailenin aylık dengeli ve sağlıklı beslenme, barınma, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi olmazsa olmaz giderleri 85 bin 450 TL oldu. Yeni ev kiralarken 1 kira peşin veriliyor. Kontrat anında çoğu zaman 2 kira karşılığı depozito, 1 kira karşılığı emlak komisyonu ödeniyor. Evin 20-25 bin lirayı bulan boya-badanası, aidat başta olmak üzere ekstra maliyetleri var. Profesyonel evden eve taşımacılık firmalarında fiyatlama, evin büyüklüğüne ve mesafeye göre değişiyor. TAŞINMA MALİYETİ 100 BİN TL Nefes”te yer alan habere göre; taşınma maliyeti, 3+1 daire için Samsun-İstanbul arası 100 bin TL. Bursa-İstanbul ise 50-60 bin TL. Kiralama sonrası ekstra ufak tefek harcamalar hariç, 35 bin liralık bir kiralamanın faturası -yeni eşya ve mobilya hariç- 200-250 bin lirayı buluyor. “MEMUR DA OLSANIZ KİRALAR YÜKSEK” Türkiye”de halen memur maaşı ortalama 50 bin 500 TL. İkisi de memur olan ve eline aylık 100 TL üzeri maaş geçen karı-koca bile bu tayinin tahribatını yıllarca çekiyor. Eşlerden sadece biri çalışıyorsa durum daha vahim. İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Nizamettin Aşa, kiralardaki artışın kıt kanaat geçinen dar gelirliler için büyük sorun olduğunu ifade ederek, “Memur da olsanız, orta gelirli de olsanız kiralar yüksek. Merkeze 2 saatlik mahallelerde 2+1 giriş kat temiz daire kirası bile 20 bin lira” dedi. 100 BİN LİRAYI GEÇEN DAİRELER VAR İstanbul”da yeni bina ve sitelerde en küçük 3+1″lerin kiraları için 50-60 bin TL”den başlayan 100 bin liraları geçebilen rakamlar dudak uçuklatıyor. İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Nizamettin Aşa, Bakırköy, Kadıköy, Şişli, Beşiktaş gibi merkezi ilçelerde 35-40 yıllık eski binalarda 3+1 kiralarının 35-40 bin lira olduğunu, 2+1″lerin ise 25-30 bin TL olduğunu söyledi.

Source: Haberler