Elektra ve Nil Venditti
19. yüzyılın sonundaki post romantik besteci Richard Strauss (1864-1949) art arda iki opera birden besteler. Bunların her ikisi de mitolojik konuları içerir: Ariadne Naksos’ta ve Elektra . Bu operalar teknik açıdan 20. yüzyılın modernizmine kapıları açan özellikler taşır. Mitolojik kahramanlar opera konusu olmaya çok elverişlidir. Ne de olsa geniş bir imge gücü olağanüstü olayları ve kahramanları yaratmıştır. Richard Strauss’ın besteciliği gibi orkestra şefliği de ünlüdür. Bu nedenle sahnedeki solistler kadar orkestra çukurundaki sanatçılara da iş düşer. (Bir uyarı: Alman besteci Richard Strauss’ı Viyana valslerinin bestecisi Johann Strauss ile karıştırmamak gerekir.) İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında geçen hafta Bulgaristan Sofya Opera ve Balesi’nin prodüksiyonu olan Richard Strauss’ın “Elektra” sını izledik. Gölgelerde yaşayan vahşi kadın Elektra’yı besteci başlı başına bir senfonik şiir gibi işlemiş. 1920’lerin başında bestelenen bu yapıtın yorumunda şarkıcılar kadar dans ve mim sanatı da önem kazanmış. Sahnedeki solistlerin yanı sıra şef Evan-Alexis Christ ’in yönettiği orkestraya hayran kaldık. Bu tek perdelik “müzikli tiyatro” da orkestra solistlerle yarışıyordu. Karanlık içinde beliren ışık oyunları ve kraliçenin o kırmızı tırnakları gibi dokunuşlar yapıta çok değer kazandırmıştı. Elektra rolünde Lilia Kehayova oyun boyunca sahnedeki ışığın gölgeli etkisiyle yaşlı, bitkin bir kadındı. Selam sırasında ışıklı alana gelince onun gencecik, bambaşka biri kişi olduğunu gördük. Uzun zaman etkisi sürecek bu temsilin. Bir şey daha dikkatimi çekti: Festivaldeki diğer gösteriler gibi tıka basa dolu salonda sahnelenen bu ağır oyun bittiğinde ayaktaki alkışlar dakikalarca dinmek bilmedi. NİL VENDİTTİ VE CEMAL REŞİT REY SENFONİ ORKESTRASI Şef Nil Venditti ’nin yönetimindeki Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası kemancı Francesca Dego ’ya eşlik etti. Nil Venditti’yi anlatalım: 1995’te İtalya’nın Perugia kasabasında doğmuş. Babası İtalyan bir diş doktoru, annesi Türk ev hanımı Nur Kangotan . Çocukluğu kışları İtalya’da yaşayıp yazları Türkiye’yi ziyaret ederek geçmiş. Finlandiyalı besteci Jean Sibelius ’un (1865- 1957) ülkesindeki puslu havayı andıran ünlü keman konçertosu seslendirildi. Bu konçertoyu çok daha yürekli, çok daha derin çalan kemancılar dinlemiştik! Sibelius; Beethoven, Brahms ve Dvorak gibi tek bir keman konçertosu yazmış . Ayla Erduran İsviçre’de yaşadığı sırada, 1966’da Sibelius’un 100. doğum yıldönümü onuruna Ernest Ansermet yönetiminde Victoria Hall’de çaldıktan sonra büyük bir başarı elde etmiş ve ona Avrupa’daki bütün salonların kapıları açılmış. Manuel De Falla ’nın “El sombre de tres pieces” adlı rengârenk senfonik yapıtıyla konser sona erdi. Yine salon tıka basa doluydu. Elimizde bir program notu olmadığı için, olduk olmadık yerdeki alkışlar hem diğer izleyicileri hem de sahnedeki sanatçıları rahatsız etti. Neyse ki şef Nil Venditti’nin esprili anlatımı ve coşkulu yönetimi konserin neşeyle bitmesini sağladı. Artık önümüzde 53. Uluslararası İstanbul Festivali var. Gelecek hafta bugün başlayacak festival her ilkbaharda olduğu gibi kentimize yeni bir devinim getirecek.
Source: Evin İlyasoğlu
Modern edebiyatımız konulu kitaplar (3)
Doğu Batı Yayınları’nın üç kitapta yayımlanan “Modern Türk Şiirinin Doğuşu” dizininin ilk kitabı üzerine yazmayı sürdürüyorum. Edebiyat meraklısı okurlarım bu konuda birbiri arkasına değil de farklı zamanla yayımlanan ve yayımlanacak ister istemez bir araya getirip okuyacaklardır. Neden birbiri arkasına değil? Çünkü gündem buna izin vermiyor. Bir önceki yazımda, ilk kitaptaki Oktay Yivli ürünü “Erken Cumhuriyette Öz Şiir Arayışı” başlıklı yazıda kalmıştım. Güzel ve zengin içerikli bu yazıda altını çizdiğim satırlara göz gezdirirken Tanpınar ’a ilişkin şu değerlendirmeye takıldım: “Tanpınar’ın şiirinde gündelik yaşam yok gibidir. Yaşam olumlanmaz, yaşama sevgisi ifade edilmez.” Eğer öyleyse bence Türk şiirinin en eşsiz güzellikte örneklerinden “Her Şey Yerli Yerinde” yi ya da “Bütün Yaz” ı nereye koyacağız. O şiirlerdeki, anımsayarak da olsa, yaşamış olma duygusunu nasıl değerlendireceğiz? Demek ki genellemeler her zaman olduğu gibi burada da çok doğru olmayabiliyor. Dıranas bölümünde, “Olvido” nun, bizde pek az kullanılan (Fransız şiirine özgü) 12 hecelik dizelerle yazılmış olduğunun vurgulanmasını beklerdim. Yoksa atladım mı? Yivli, zaman izleğinin Tanpınar şiirinde olduğu gibi Dıranas şiirini uğraştırdığını da haklı olarak belirtiyor. “Türk şiirinde zaman kavramı” başlıklı bir çalışma, bence büyük bir araştırmanın konusu olabilir, olmalı. Yazıda Ziya Osman Saba ve Cahit Sıtkı Tarancı arasında, ölüm kavramı konusunda farklılık vurgulanıyor. Fakat Cahit Sıtkı için “Ölümün Yüzü” başlığını benimseyemem. Bana göre Cahit Sıtkı, “ölüm takıntısı” na karşın yaşama sevincinin şairidir. Aslında Ziya Osman da öyledir. Bir de “Otuz Beş Yaş” şiirinin 11 heceli (6+5) dizelerle yazılmış olduğunu sayın Yivli ayrımsamış olmalıdır. Ben bunu ayrımsadığımda doğrusu şaşırmıştı. Sonuçt a “Erken Cumhuriyette Öz Şiir Arayışı” ilk kitabın en ilginç yazılarından. Bu arada kaynakçada yer alan şu kitapların bilgisini paylaşmak isterim: E. Eroğlu, Modern Türk Şiirinin Doğası; M. Kaplan , Tanpınar’ın Şiir Dünyası; İ. Şahin , Haz ve Günah; ve O. Yivli’den Ahmet Haşim’in Poetikası, Ahmet Muhip Dıranas’ın Şiirinde Biçim Denemeleri; Necip Fazıl Şiirinde Kent ve Yabancılaşma; Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri. Fırsat buldukça Doğu Batı Yayınları’nın Modern Türk Şiiri üzerine kitaplarında yer alan yazıları değerlendirmeyi ve modern şiirimiz üzerine yakın zamanlarda yayımlanan başkaca çalışmalar üzerine yazmayı sürdüreceğim.
Source: Ataol Behramoğlu
Mehmet Üstünkaya kabri başında anıldı
Siyah-beyazlılardan yapılan açıklamaya göre, Üstünkaya, Aşiyan Mezarlığı”ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Anma töreninde Beşiktaş yönetim kurulu üyeleri ile Üstünkaya”nın yakınları yer aldı.
Source: Fotomaç
Konser geliri ‘Kırmızı Okul’a
Yunanistan’ın popüler sanatçılarından Konstantinos Argiros, Türkiye’deki ilk konseriyle 9 Temmuz’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor!“First Time in Türkiye!” sloganıyla duyurulan bu özel konser, Argiros’un milyonlara ulaşan hit şarkılarını canlı dinleme fırsatını sunarken, izleyicilere İstanbul’un kalbinde, yıldızlar altında unutulmaz bir yaz akşamı vadediyor.Konserin en anlamlı yanlarından biri ise sosyal sorumluluk boyutu… Elde edilecek gelir, Balat’taki tarihi Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi’nin restorasyonu için bağışlanacak.‘Haliç’in Kızıl Tacı’ ya da ‘Kırmızı Okul’ olarak bilinen tarihi okul, muhteşem mimarisiyle dünyanın her yerinden turist çekiyor. Konstantinos Argiros konser gelirini restoran için bağışlarken, sanatseverler de sadece müziğe değil, kültürel mirasa da katkı sunmuş olacak.Cemiyetin mezuniyet coşkusuYılın bu döneminde sosyal medyada en çok paylaşılan kareler yine mezuniyet törenlerinden geldi. Cemiyet hayatının tanınmış isimleri, çocuklarının dünyanın prestijli üniversitelerinden mezuniyet heyecanını yaşadı.Sitare Kalyoncuoğlu, kızı Aslı’nın Boston University mezuniyet töreninde duygu dolu anlar yaşarken, Mine Kalpakçıoğlu ise oğlu Kaan’ı Georgetown University’de diplomayla uğurladı.Özlem Mutlu Çetin, oğlu Derin’in Imperial College London mezuniyet töreninden paylaştığı karelerle büyük gurur yaşarken, Serdar Uzel de “my principessa” notuyla kızı Aleyna’nın mezuniyet sevincini paylaştı.Çeşme festivale hazır!Klasik otomobil ve motosiklet tutkunlarını buluşturan Filoğlu 8 OldenFest’in basın lansmanı, 30 Mayıs’ta Çeşme Marin Alaçatı Otel’de düzenlenen davette yapıldı. Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, yaptığı konuşmada “OldenFest, Çeşme’nin kültürel çeşitliliğine katkı sunuyor. Bu festivaller Çeşme’nin ruhunu yaşatıyor” derken, festivalin organizatörü Berkem Bozdağ da etkinliğin 27-28-29 Haziran’da Çeşme Marin Alaçatı’da gerçekleşeceğini söyledi. Hey! Douglas, Çelik, Yonca Evcimik, Doğukan Manço gibi isimlerin konser vereceği etkinlikte drift gösterileri, söyleşiler ve deneyim alanları da yer alacak. Berkem Bozdağ – Fatih Fil – Kerem Ünsal – Deniz Şahin
Source: Mehmet Üstündağ
Halsey’in çilingir sofrası
Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Halsey ise 21 Ağustos’ta İstanbul’da konser verecek.Âdet olduğu üzere, kendisi gelmeden önce, kulis istekleri ulaştı memleket sahillerine:Lahmacun, kabak mücver, baklava, buzlu badem, Türk kahvesi, rakı ve Ege usulü meze…İyi de bu arkadaş, resmen “çilingir sofrası” istemiş kulise!Hepsini geçtim, mücveri nereden duydun da menüye koydun Halsey sen?Nereden bilecek, eski sevgilisinden öğrenmiştir.Çünkü çocuğunun babası Türk Halsey’in.Türk senarist Alev Aydın’dan Ender Ridley adında bir oğlu var.2 sene önce ayrıldılar ama belli ki Alev Bey bizim sofraların en ince ayrıntılarına kadar dolaştırmış Halsey’i.Yoksa Türkiye dışında buzlu bademi bilen kaç kişi çıkar ki bütün dünyada?Wanda’nın beyhude çabalarıGS’li Icardi ile sevgilisi China Suarez, İbiza’da tatilde. “Bir öptüm, bir öptüm, bir daha öptüm” tadında aşk görüntüleri düşüyor tekne sefalarından. Fakat o da ne: Eski karısı Wanda Nara’dan bir paylaşım, o da İbiza’da!Arjantin nere, İbiza nere…Tesadüf olamaz herhalde. Yahu Wanda sen ne biçim bir insansın? Uzaklaştırma çıkardığın adamın peşinde ne dolaşıyorsun hâlâ?Bir sal artık şu çifti; geçti/bitti/kaçtı o tren.“Drift”in alkışlandığı festivalTürkiye’nin dört bir yanından klasik otomobil ve motosiklet tutkunlarını bir araya getiren Filoğlu 8 OldenFest, 27-28-29 Haziran’da Çeşme MarinAlaçatı’da yapılacak. Ziyaretçiler 3 gün boyunca konserler, söyleşiler, marka deneyim etkinlikleri ve drift şampiyonlarının yapacağı gösterilerle güzel vakit geçirecek. Lansmanda konuşan Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, “Çeşme’miz sadece deniz ve doğa ile değil, böyle vizyoner organizasyonlarla da büyüyor. Klasik otomobil ve motosiklet tutkusu, bu festivaller sayesinde bir yaşam kültürüne dönüşüyor. Yerel yönetim olarak bu tür projeleri desteklemekten mutluluk duyuyoruz” dedi.Şaşırtan samimiyetÜnlü avukat Feyza Altun’un, bir dönem sıkı dost ama sonra kanlı bıçaklı olduğu Dilan Polat’la verdiği samimi pozlar herkesi şaşırttı. Bu görüntülere açıklama olarak kendi adıyla fenomenlerden yüklü miktarlarda paralar istendiğini, bu konuyu konuşmak için bir araya geldiklerini söyledi Altun. Biraz kafam karıştı açıkçası. Adınız böyle bir dolandırıcılıkta kullanılıyorsa, ilk iş ilgili yerlere şikâyette bulunmaz mısınız? Yanak yanağa poz vermek de nesi?
Source: Savaş Özbey
Zeki erkeklere âşık oluyorum
Rus model, Real Housewives of Orange County şovunun eski yıldızı, boşanma koçu ve yazar Keni’nin ilişkiyi Hadid’in güzellik anlaşması şartını kabul ettiği için yürüttüğü ve aldığı 65 bin doları güzellik ve bakım masraflarında kullandığı iddia ediliyor. Açıkçası inanmadım.Geçen sene Sony Stüdyoları’nda düzenlediğimiz Hollywood Türk Film ve Drama Günleri etkinliğine Mohamed Hadid ve Keni Silva da katılmıştı.Etkinliğin başından sonuna kadar bizimleydiler. Muhabbet ettik. Oscar aday adayı filmimizi izledik.Hatta Mohamed Hadid film sonrası yanıma gelerek filmin başrol oyuncusu Miray Daner’i özellikle sordu.Gece boyunca el eleydiler. Aralarında yapmacık olmayan, doğal bir enerji vardı. Sahte bir birliktelik değil gibiydi.Zaten Keni’nin geçmişinde de kendisinden 30 yaş büyük biriyle evli olduğunu biliyoruz.Kendini eleştirenlere lafını esirgemeyen bir kadın olan Keni Silva şöyle diyor:“Küçüklüğümden beri erkek arkadaşlarım benden büyük olurdu, çünkü ben çok olgun bir kadınım. İki güzel ruh gerçekten iletişim kurabiliyorsa, yaşın hiçbir önemi yok. Zeki erkeklere âşık oluyorum. Benim aşk dilim, karşımdaki insandan bir şeyler öğrenebilmek.”Yeşilin 128 TonuGeçen hafta Doğu Karadeniz turuna çıktım. Öyle bir yeşil ki tarif edemem. Sonsuz bir örtü.Sular şırıl şırıl, hırçın.Her köşe tablo gibi.Deniyor ki Karadeniz’de yeşilin 128 tonu var.Ben daha fazlasını gördüm sanki.Hepsi başka bir yeşil, hepsi başka bir ruh hali. Bir hafta boyunca doğanın kalbinde yaşadım. O kadar iyi geldi ki…Ruhum temizlendi, gözüm dinlendi.Karadenize gitmek isteyenler ertelemeyin.Çünkü orada da gördüm hızla yükselen beton duvarları.Yeşili yok eden her yapı içimi acıttı.20 sene sonrayı düşünmek istemedim.Kalifornia Türk FestivaliGüney Kaliforniya’da yaşayan Türkler ve Türk kültürüne ilgi duyan herkes, 1 Haziran Pazar günü Long Beach’te düzenlenen 4. Geleneksel California Turkish Fest’te bir araya geldi.Her yaştan katılımcıya hitap eden festivali Güney Kaliforniya Türk Amerikan Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleşiyor.Geçen sene 3 bin kişinin ziyaret ettiği festivalde Türk lezzetleri, geleneksel halk dansları, performanslar, Türk kahvesi ikramı ve el sanatları ziyaretçilerle buluştu.
Source: Elif Zorlu Tapan
Erzincan’da Kurban Bayramı hareketliliği başladı: Hayvan pazarı sıkı pazarlıklara sahne oldu
Erzincan’da her yıl Kurban Bayramı öncesinde kurulan hayvan pazarı, bu yıl da yoğun ilgi gördü. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarını satmak için pazara gelen besiciler, sabahın erken saatlerinden itibaren yerlerini aldı. Alıcılar ise fiyatları kontrol ederek uygun kurbanlık arayışına başladı.Vatandaşlar arasında gerçekleşen pazarlıklar, yer yer dakikalarca sürerken, satıcılar hayvanlarının sağlıklı ve bakımlı olduğunu vurgulayarak fiyat tekliflerini savundu. Özellikle tokalaşarak yapılan geleneksel pazarlık yöntemi, pazar yerinde bayram öncesi adeta bir şenlik havası oluşturdu.Fiyatlar geçen yıla göre daha düşükPazarda hem alıcılar hem de satıcılar, bu yılki kurbanlık fiyatları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Besiciler, fiyatların geçen yıla göre daha düşük olduğunu ve her bütçeye göre kurbanlığın bulunduğunu belirterek pazarda zaman zaman sıkı pazarlıkların yapıldığını ifade etti. Alıcılar ise bu yıl ki kurbanlık fiyatlarından memnuniyetlerini belirtti.
Source: Gazetevatan.com
Bayramlık – İHH
Etrafımızdaki onlarca çocuk heyecandan yerinde duramıyordu. O sırada gözlüklerine bakan Nevin dikkatimi çekti ve yanına gittim. Konuşarak anlaşamadık ama gözünü yeni hediye ettiğimiz gözlüklerinden alamıyordu. Nevin’e, yıllar boyu unutamayacağı hediyesini ulaştırmak beni de çok duygulandırdı. O da hemen gözlüğünü takıp arkadaşlarına gösterdi. Birkaç dakika sonra da yeni elbiselerini giyip geldi. Bayramın en mutlu çocuğunun fotoğrafı böyle ortaya çıktı.
Source: Türkiye Gazetesi
Pazarın gözdesi oldu: Herkeste iki, onda dört tane var
Bursa”da kurban pazarının gözdesi halin gelen ve kurbanlık olarak satılan dört boynuzlu koçu görenler gözlerine inanamıyor. Dört boynuzlu koşun sahibi ise koçun her bir boynuzu için 10 bin lira istiyor.
Kurban Bayramı”na sayılı günler kala Bursa Hayvan Pazarı”nda hareketlilik devam ederken, pazarın gözdesi dört boynuzlu koç en dikkat çeken kurbanlık oldu.
Kurbanlık almak için pazara gelenler dört boynuzlu koçu görenler şaşkınlıklarını gözleyemedi.
HER BOYNUZ İÇİN 10 BİN LİRA İSTENİLDİ
Ortalama bir kurbanlık koç 25 ila 35 bin lira arasında alıcı bulurken, dört boynuzlu koçun sahibi her boynuz için 10 bin lira istiyor.
Gören vatandaşların hayrete düştüğünü belirten koç sahibi, “Koçumuzun her boynuzuna 10 bin lira istiyoruz. Bunun özelliği olduğu için o parayı istiyoruz. Diğer hayvanlarımız 25-35 bin lira arasında. Gören vatandaşlar “Bu ne böyle ilk defa gördüm.” diyor.” şeklinde konuştu.
HAVANLARIN SERİNLEMESİ İÇİN FARKLI YÖNTEMLER KULLANILIYOR
Öte yandan çadır altında bekleyen koçlar sıcak hava sebebiyle terlerken, yetiştiriciler ise hayvanların serinlemesi için farklı yöntemlere başvuruyor.
Hayvan sahipleri, özellikle ayaklarda pişik ve sıcak çarpması riskine karşılık, kurbanlık koçların ayaklarına hortumla su tutarak serinletmeye çalışıyor.
Source:
Bayram ve arifede eczane ve hastane açık mı?
Kurban Bayramı nın gelmesiyle sağlık hizmetlerinden yararlanmak isteyen vatandaşlar arife ve bayram günü eczane ve hastanelerin çalışma durumunu merak ediyor. Kurban Bayramı resmi tatil olarak sayıldığı için sağlık kuruluşlarının mesai saatlerinde geçici olarak değişikliğe gidiliyor. Peki, 5-9 Haziran arife ve Kurban Bayramı nda eczane ve hastaneler çalışıyor mu? İşte, detaylar…5-9 HAZİRAN ARİFE VE KURBAN BAYRAMI NDA ECZANELER AÇIK MI? Kurban Bayramı resmi tatili, 5-9 Haziran arasında idrak edilecek. Resmi tatillerde eczaneler kapalı olduğundan, ilaç teminleri nöbetçi eczaneler üzerinden yapılacak. E-DEVLET NÖBETÇİ ECZANE SORGULAMA EKRANI Kurban Bayramı boyunca eczaneler nöbetçi sistem ile hizmet verecek. İl ve ilçenizdeki nöbetçi eczaneleri e-Devlet üzerinden sorgulayabilirsiniz. E-DEVLET NÖBETÇİ ECZANE SORGULAMA EKRANI İÇİN TIKLAYINIZ5-9 HAZİRAN ARİFE VE KURBAN BAYRAMI NDA HASTENELER AÇIK MI? Kurban Bayramı resmi tatili boyunca hastaneler kapalı olacak ancak acil servisler 7/24 hizmet vermeye devam edecek.
Source: Habertürk
Bayram ve arefede PTT ve kargolar açık mı?
Kurban Bayramı ve arefe günü PTT ve kargoların çalışma durumu kargosu olan vatandaşların gündeminde yer alıyor. Resmi tatil kapsamında bayram, 5 Haziran arefe günü saat 13.00 te başlayarak 9 Nisan Pazartesi gününe kadar sürecek. Peki 5-6-7-8-9 Haziran 2025 Bayram ve arefede PTT ve kargolar açık mı? PTT, kargo çalışıyor mu, dağıtım olacak mı? KARGOLAR AREFE GÜNÜ DAĞITIMA ÇIKACAK MI? Kargolar, 5 Haziran yarım gün açık olurken bayram günleri ise tam gün kapalı olacak. Yurtiçi, MNG, Sürat ve diğer kargo firmaları özel kurumlar olduğundan arefe günü çalışmaya ve teslimat yapmaya devam edebilir. Ancak bu durum firmadan firmaya değişim gösterebilir. En doğru bilgi için kargo şirketiyle iletişime geçebilirsiniz… AREFE GÜNÜ KARGOLAR AÇIK MI 2025? Bayram tatili resmi olarak 6-7-8-9 Haziran tarihlerini kapsayacak. 4.5 günlük tatil ise idari izin kapsamında devlet memurlarını ilgilendirecek. Bu nedenle kargolar, sadece resmi bayram tatili boyunca operasyonlarına ara verecek. 5 Haziran 13.00 itibariyle başlayacak olan resmi tatil, 9 Haziran tarihine kadar devam edecek. Kargoların Pazartesi günü de çalışmadığı hesaba katılırsa, kargo firmalarının 10 Mayıs salı günü faaliyete başlayacağı söylenebilir.
Source: Habertürk
Bu sesi duyan yolunu değiştiriyor! Yaz boyunca devam edecek
Çok sayıda vatandaşın ilgiyle izlediği gösteriler yaz boyunca Dolmabahçe, Topkapı ve Yıldız Sarayı’nda gerçekleştirilecek.
Mehteran Birliği’nin tarihi marşları, yaz boyunca üç sarayın avlularında sergilenecek. Gösteriler, haftanın üç gününde planlandı. Salı günleri Dolmabahçe Sarayı’nın Hazine Kapısı önünde, çarşamba günleri Topkapı Sarayı’nın Babüssaade girişinde, perşembe günleri ise Yıldız Sarayı’nın 1. avlusunda saat 11.00’de yapılacak olan gösteriler yaklaşık 30 dakika sürecek.
İlk gösteri Dolmabahçe Sarayı’nda
İlk gösteri Dolmabahçe Sarayı’nın Hazine Kapısı önünde düzenlendi. Mehter geleneği, yerli ve yabancı turistle buluştu. Gösterilerde, ‘Segah Peşrevi’, ‘Şehzade Süleyman Marşı’, ‘Tarihi Çevir’, ‘Mehterhane-i Hakani Marşı’, ‘Ordu Marşı’ ve ‘Hücum Marşı’ gibi klasikleşmiş eserler seslendi.
Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği; dönemin müzik kültürüne uygun kostümler, geleneksel enstrümanlar ve profesyonel müzisyenlerle sahne aldı. Tarihi kostümler, disiplinli yürüyüşler ve yüksek ritimli marşların yer aldığı gösteri vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi.
“Sesi duyunca yolumuzu değiştirdik”
Mehter Marşı’ndan çok etkilendiğini ifade eden Sevim Koçaş, “İstanbul’u gezmeye Avusturya’dan geliyoruz. Bu üçüncü gelişimiz. İstanbul’u çok seviyoruz. Buraya da şu an tesadüfen geldik. Aslında Adalar’a gitmek için gelmiştik. Ama Mehter Marşı’nın sesini duyunca bu tarafa doğru yöneldik. Mehter Marşı’nın sesi bambaşka bir şey. O sesi duymak bile insanın içinde bambaşka şeyleri çağrıştırıyor. Vatan manasını yurt dışında yaşayan Türkler daha iyi hissediyor. İnsan her zaman içinde olduğu şeyin kıymetini bilmiyor. Uzaktan bunu çok daha iyi hissedebiliyoruz. Şu sesi duymak, ezan sesini duymak ve bayrağı görmek bizde neleri çağrıştırdığını burada yaşayanlar belki de bizim kadar hissedemezler” dedi.
“Vatanın milletin kıymetini bilsinler”
Mehter Takımı izlerken çok duygulandığını ifade eden Tülay Duran ise, “Çok duygulandım çünkü tüylerim diken diken oldu. Bu anı yaşamak görmek gerçekten beni çok mutlu etti. Çok heyecanlandım. Çok güzel bir duygu. Bunu burada yaşadığım için çok güzel bir anı olarak kalacak. İnşallah bir daha geliriz. Türkiye’de yaşayanlar vatanın milletinin kıymetini bilsinler” diye konuştu.
“Çok güzel bir manzara”
Mehter Takımını dinlediğinde tüylerinin diken diken olduğunu söyleyen Zeynep Günaydın, “Bizim için gurur verici bir durum. Sesi bile gurur veriyor insana. Gerçekten insanın tüyleri diken diken oluyor. Çok güzel bir manzara. Daha önce bir kere denk gelmiştim. Çalıştığımız için fırsatımız olmuyor ama bugün gelmişken kaçırmak istemedik doğrusu” ifadelerini kullandı.
Source: Ahmet Yavuz
Derya Uluğ sahneye uçarak geldi, 9 kilo ağırlığındaki elbisesiyle şaşırttı
Sahneye uçarak gelen Derya Uluğ, sadece şarkılarıyla değil, 9 kilo olduğu iddia edilen taş ve inci işlemeli elbisesiyle de geceye damga vurdu. Gösterişli tarzı sosyal medyada gündem oldu. Türk pop müziğinin sevilen ismi Derya Uluğ, konserlerinde tercih ettiği cesur sahne kostümleriyle sık sık gündeme geliyor. Önceki akşam Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu”nda sahne alan Uluğ, hem şarkılarıyla hem de sahne şovuyla izleyenleri büyüledi.Konserin açılış anında tavandan iplerle aşağıya doğru süzülerek sahneye iniş yapan ünlü şarkıcı, adeta “sahneye uçarak geldi.” Bu çarpıcı giriş, seyircilerden büyük alkış alırken sosyal medyada da geniş yankı buldu.Konser boyunca sadece şarkılarıyla değil, sahne kostümüyle de ilgi odağı olan Derya Uluğ, gecenin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Cesur ve göz alıcı tarzıyla dikkat çeken başarılı sanatçı, sahnedeki enerjisi ve güçlü sesi kadar giyimiyle de ilgi odağı oldu. Uluğ, bu kez ışıltılı bir elbise tercihiyle hayranlarını büyüledi. Konserde göz kamaştıran bir görünüm sergileyen şarkıcı, tamamı iri taş ve inci işlemelerle kaplı, yüksek yakalı ve kısa formlu mini bir elbise giydi. Omuzlardan etek ucuna kadar uzanan püskül detaylarıyla hareket kazanan tasarım,ve modern çizgileri başarılı şekilde bir araya getirdi. Uluğ, yüksek platform ayakkabılarıyla da iddialı görünümünü tamamladı.Gecenin en çok konuşulan isimlerinden biri olan Uluğ”un elbisesi, sosyal medyada da gündem oldu. Kullanıcılar tasarımı kadar ağırlığıyla da dikkat çeken elbise hakkında yorum yağdırırken, bazı iddialara göre kıyafetin yaklaşık 9 kilo olduğu öne sürüldü. Sahnede bu kadar ağır bir kostümle rahatça performans sergileyen sanatçıya takipçileri “Hem güçlü ses hem güçlü duruş” yorumlarıyla destek verdi. HARBİYE”DE UNUTULMAZ GECE Konser boyunca yüksek platform ayakkabılarıyla sahne performansını tamamlayan başarılı sanatçı, seslendirdiği şarkılarla izleyicilere adeta müzik ziyafeti sundu. Uluğ”un güçlü sesi ve etkileyici sahne şovu, konseri izleyenleri büyülerken, Harbiye Açıkhava”daki bu özel gece hafızalara kazındı.
Source: Haberler
Ömer Onay'ın 'Bilinç Akışı' Sergisi Atatürk Kültür Merkezi'nde
Ressam Ömer Onay”ın “Bilinç Akışı” sergisi, Atatürk Kültür Merkezi”nde (AKM) sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Onay”ın geleneksel Türk motiflerini estetik bir duyarlıkla yeniden yorumladığı Noktürn serisinin devamı niteliğindeki yeni sergisinde 40 yıllık sanat serüveninden süzülen imgeler izleyiciyle buluşacak.”Bilinç Akışı” sergisi, kendisinden önceki sanat birikimiyle derin ve kapsamlı bir ilişkiye girmekten kaçınmayan Onay”ın, anlam evrenini inşa eden aidiyet ve kimlikleri yadsımadan kendi özgünlüğünü yaratan, iç monoloğu güçlü ancak çok sesliliğe yatkın sanat dünyasına ışık tutuyor. Grafik ve resmin teknik zenginlikleri içinde, soyut ve figüratif arayışlarıyla Onay, bu sergisinde müziğin, ritmin, asalet ve yüceliğin izlerini sürüyor. “Bilinç Akışı” sergisi, sanatçı Onay”ın felsefi dünyasını yansıtan ve her biri birbiriyle iç içe geçen Yitik Âlemler”, “Zamandan Önce” ve “Noktrün” serilerini bir araya getiriyor.”Yitik Âlemler” başlıklı serisinde, modernitenin ürettiği sorunlar karşısında kendini tahkim etmek isteyen bir zihnin eleştirisini sunan Onay, yeni baştan tasarlanmış bir doğanın kutsanmış sembolleri olarak geyikleri tuvale taşıyor. “Zamandan Önce” serisindeiç dünyasından doğan izlenimlerini tuvale aktaran sanatçı, bilinçaltının kendiliğinden yansıması olan doğaçlamalardan oluşan bir çalışmaya imza atıyor. “Noktrün” serisinde ise, Bozkır sanatının vazgeçilmez motiflerinden olan çintemaniyi modern bir formla yeniden yorumluyor. 19 HAZİRAN PERŞEMBE GÜNÜ AÇILACAK Küratörlüğünü M. Lutfi Şen”in yaptığı serginin açılışı, 19 Haziran”da saat 19.00″da sanat dünyasından birçok ismin katılımıyla AKM Çok Amaçlı Salon”da gerçekleşecek. Sanatçının sergisi 7 Temmuz”a kadar görülebilecek. Sergi açılışında sizi aramızda görmekten mutluluk duyacağız.
Source: Betül Cirit
Togg”dan indirim ve hediye
Türkiye”nin yerli ve milli otomobili Togg”un şarj istasyonlarından olan Trugo, Kurban Bayramı için özel kampanya düzenledi.9 Haziran 2025 saat 23:59″a kadar Trumore mağazası üzerinden 1000 TL”lik bayram şarj paketi alanlara 2000 TL ödül para verilecek.Bunun yanında kırmızı ya da turkuaz renkteki tişörtlerden biri de hediye edilecek.Kazanılan ödül paralar Trumore üzerinden Trugo şarj istasyonlarında 15 Haziran 23:59″a kadar kullanılacak.Togg T10X’lilere bayram enerjisi 1000 TL’ye Bayram Şarj Paketi alın, 2000 TL ödül para kazanın! Üstelik seçeceğiniz bir tişört de hediye! Son gün: 9 Haziran saat 23.59!️ Trumore Mağaza’da sizi bekliyor.️Ödül paraları yalnızca Trumore üzerinden yapılacak Trugo… pic.twitter.com/38Zxv3BwEh— Trumore (@ToggTrumore) June 3, 2025
Source: Emrullah Koçin
Gordion Anti Kenti”nde yeni keşif: Kraliyet ailesinden olabilir
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gordion Anti Kenti”nin tanıtım programında konuştu. Bakan Ersoy”un açıklamalarından satır başları:Çalışmalar artık bütçe ya da istihdama göre değil mevsim şartlarına göre belirleniyorAhşap konstrüksiyonlu bir mezar odası gün yüzüne çıkarılmıştır. Mezar odasında bulunan kişi, Kraliyet ailesinden biri olabilir.
Source: Www.star.com.tr