Ödüllü yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı kararıyla ziyaret edilemeyecek: Antalya Müzesi kapandı
Antalya Arkeoloji Müzesi, depreme dayanıksız olduğu ve artan depolama ihtiyacı gerekçesiyle yıkılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı kararıyla bugünden itibaren ziyarete kapalı olacak. Avrupa Konseyi tarafından “yılın müzesi” ödülünü alan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına tepkiler sürüyor. Müzenin önünde toplanan gruplara ise kapı duvar. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan aldığımız bilgiye göre, müze 16 Temmuz itibarıyla ziyarete kapatılacak. BAKANLIKTAN AÇIKLAMA YOK Hatırlayalım: Müzenin yerine yapılacak yeni projenin maliyetinin 2.5 milyar lirayı bulacağı, eski müzenin restorasyonu için ise sadece 100 milyon lira harcama gerektiği açıklanmıştı. Antalya Kültürel Miras Derneği (ANKA), müzenin tamamen yıkılmasına karşı çıkarak Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na başvurmuştu. Akdeniz Serbest Mimarlar Derneği de alanın tescillenmesi için resmi başvurusunu yapmıştı. Sonuç değişmedi. Müzenin kapanmasından sonra sergilenen binlerce arkeolojik, etnografik eserin yeni müze yapılıncaya kadar nasıl muhafaza edileceği veya nereye taşınacağına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan bir açıklama gelmedi.
Source: Öznur Oğraş Çolak
TYB İstanbul’da 15 Temmuz Şiir Akşamı Düzenlendi
Etkinliğe edebiyatçılar, sanatçılar ve çok sayıda davetli katıldı. Şiirler, izleyiciler tarafından büyük ilgi ve duyguyla takip edildi.Programda konuşan TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, 15 Temmuz’un milletimizin yeniden dirilişinin adı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:“15 Temmuz gecesi yazılan destanı unutmamak ve unutturmamak için edebiyata, şiire büyük görev düşüyor. O gece sokaklarda verilen mücadele, aslında tarihin en büyük şiirlerinden biridir. Biz de bu şiirleri, geleceğe tutulmuş birer hafıza feneri olarak görüyoruz.”Program, şairlerin okuduğu anlamlı şiirlerin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Source: Mehmet Küçükkahveci
90’lar usulü kavga
Hadise’nin Harbiye Açıkhava’daki konserini yankıları devam ediyor. Kimi şovu çok güzel bulurken, kimine göre de fazla “açık”. En çok da sandalyede dans ettiği o seksi bölüm dikkatlerin odağında. “Ne alaka?” diye soracaksınız ama ilk tepki, Dilan Polat’tan geldi. Kara paradan hapis yatan Dilan Polat “ahlak” çağrısı yaptı.Neyse ki konseri izleyen Attilla Atasoy performansı beğendi.Beğenmekle de kalmadı, paylaştı. Ama bu paylaşımdan sonra başı belaya girdi. Nükhet Duru performansı beğendiği için Atasoy’a çıkıştı: “Attilacığım gözüne perde mi indi?” Atasoy mizahi bir dille cevap verdi Nükhet Duru’ya:“Nükhetçiğim bir alemsin. Senin göbek-kalça danslarına mı razı olalım?” Bu füzeden sonra Yeşim Salkım sahneye çıktı. Öyle sert giydirdi ki Atasoy’a evlere şenlik:“Attila Atasoy sanırım andropozda ki, Nükhet Duru’nun dansını diline dolamış. Attila Atasoy sesi olmayıp mabadına kadar açanların fanlarını kazanmaya çalışıyorsa, boşuna debelenmesin, gelmezler! Attila Atasoy’un, Nükhet Duru’ya yaptığı yorumu beyefendiliğine hiç yakıştıramadım. Tatlı bir atıştırmayı güzel bir hicve dönüştürmek varken, bu kadar amiyane bir şekilde iğrenç taraftar sayfalarına düşürmeyi tercih etti…”Dikkat ettiniz mi: Yeşim Salkım hiciv miciv diyor ama “andropoz” olayına girerek alttan tekme sallamayı da ihmal etmiyor.Attila Atasoy’la yazıştık. O hâlâ işin hiciv kısmında:“Sanki Nükhet’in sanatı, şarkıcılığı tartışılıyormuş gibi abesle iştigal bir konu oluşturulmaya çalışılmış. Ne alaka? Konumuz dans ve şov. Bunun üzerinden 50 yıllık iki arkadaş birbirimize sataştık, o kadar…”O sırada önümüze Hadise’nin eski sevgilisi Sinan Akçıl’ın açıklaması düşmez mi:“Erotik dansım yok, transparan erkek popçu gömleğim de yok. Ama Van’a bir bakın, çarşamba günü neler olacak. İlk kez gittiğim şehirlerde bile bunlar olmadan rekor kırıyorum. İdare edin…” Hoppalaaa!E bir ara sevgiliydiniz, birlikte çalışıyordunuz. Hatta “Düm Tek Tek” şarkısıyla birlikte yarıştınız: O zaman “Eurovision”du, şimdi “erotik” mi oldu? Sinan’ı tanımasam… “Kıskanmış, bu da sandalye dansı yapmak istiyor” diyeceğim.Peki bütün olup bitende Hadise nerede? Şimdilik sadece Seda Sayan’ın eski bir videosunu paylaşıp altına “Sultanımın peşindeyim” yazmakla yetindi. Seda Sayan şöyle diyordu o görüntülerde:“Konuşun konuşun daha çok konuşursunuz beni siz!”Yağmasan da gürle Nez!Hülya Avşar senelerce, hatta on senelerce çalıştı erkek tribünlerine, “Erkeğimin ayağını yıkarım” dedi. “Her erkek aldatır” dedi. Dedi de dedi.Ama bunca yıllık emeğe rağmen şarkıcı Nez’in ulaştığı şu mertebeye hiç ulaşamadı. Tek cümleyle bitirdi işi Nez, her erkeğin rüyasını dile getirdi:“Ben bakmam öyle karın kası olsun, yakışıklı olsun diye. Kalbi güzel olsun yeter. Benim ikimize de yetecek kadar param var, ben herkese bakarım…”Oh be, yağmasan da gürle Nez! Yalnız haberin olsun, yüzgörümlüğü de isteriz.Ege sahillerinde Prenses Diana esintisiThe Crown dizisinde Galler Prensesi Diana’yı canlandıran Emma Corrin, sevgilisiyle birlikte Bodrum’da tatilde. Prenses Diana’nın gerçek yeğenleriyse ailece Fethiye’de. Demek ki Fethiye’de cıbıldak dans eden üç-beş delikanlı yüzünden “turizmde rezil olduk” paniğine çok da gerek yokmuş. Giden gideceği yeri biliyor zaten.
Source: Savaş Özbey
Simge Sağın'a bikinisi küçük geldi: Çocuk bikinisi almışım
Ablasının vefatıyla sarsılan ve bir süredir gözlerden uzak bir iyileşme süreci geçiren şarkıcı Simge Sağın, yaz tatilinde hem bedenini hem ruhunu dinlendiriyor. Zorlu günlerin ardından kendine zaman ayıran Sağın, mavi deniz ve güneş eşliğinde moral bulmaya çalışıyor.Sosyal medya hesabından yaptığı tatil paylaşımlarıyla dikkat çeken ünlü isim, mavi bikini takımıyla verdiği pozları takipçileriyle paylaştı. Ancak bu kez sadece görüntüler değil, yaptığı esprili yorum da gündem oldu. Bikini bedeninin küçük gelmesine gönderme yapan Sağın, fotoğraflarına “Kendime çocuk bikinisi almışım” notunu düşerek hayranlarını güldürdü.Samimi üslubu ve doğal halleriyle beğeni toplayan Simge Sağın”ın tatil kareleri kısa sürede binlerce beğeni aldı. Hayranları ise hem güzelliğini hem de mizahi yönünü öven yorumlarda bulundu.
Source: Haberler
16 Temmuz TV yayın akışı! Bugün televizyonda neler var?
16 Temmuz TV yayın akışı, sabah kuşağından gece geç saatlere kadar dopdolu içerikler sunuyor. Ulusal kanalların yayınladığı listelere göre, izleyicileri hem nostaljik diziler hem de güncel yapımlar bekliyor. TV8″de MasterChef Türkiye yeni bölümü ile ekranlara gelirken, Show TV ve Star TV”de yerli komedi filmleri izleyiciyle buluşacak. Peki, Bugün televizyonda neler var? İşte detaylar… ATV YAYIN AKIŞI 00:00 Börü01:40 Börü04:00 Aldatmak06:30 Bir Küçük Gün Işığı08:00 Kahvaltı Haberleri10:00 Kader Oyunları13:00 Gün Ortası14:00 Sen Anlat Karadeniz17:00 Yok Artık 219:00 ATV Ana Haber20:00 Cash Out 222:20 Aile Saadeti KANAL D YAYIN AKIŞI 00:00 Süper Volkan01:00 Süper Volkan03:00 Zalim İstanbul05:00 Poyraz Karayel07:00 Kavak Yelleri11:00 Yaprak Dökümü12:00 Kanal D Haber Gün Arası13:00 Magazin D Yaz14:00 Öyle Bir Geçer Zaman Ki16:00 Aşk-ı Memnu19:00 Kanal D Ana Haber20:00 Password23:15 Triyas Dünyası NOW TV YAYIN AKIŞI 00:00 Yetenek Sizsiniz00:15 İlk Buluşma02:15 İnadına Aşk04:00 Kefaret06:00 Karagül08:30 Çalar Saat10:00 Yasak Elma12:45 Sen Çal Kapımı15:30 Yetenek Sizsiniz:Sahne Arkası16:30 Karagül19:00 NOW Ana Haber20:00 Yetenek Sizsiniz SHOW TV YAYIN AKIŞI 00:00 Yoksul01:30 Kızılcık Şerbeti03:45 Yoksul06:00 Siyah Kalp09:00 Kuzey Yıldızı: İlk Aşk12:00 Bahar15:00 Kızılcık Şerbeti18:25 Show Ana Haber20:00 Hükümet Kadın22:15 Şabaniye STAR TV YAYIN AKIŞI 00:00 John Wick 300:45 Karaoğlan Geliyor02:20 Ateşböceği04:00 Kiralık Aşk05:30 Erkenci Kuş07:00 Menajerimi Ara09:00 Ada Masalı11:00 Ateşböceği13:30 Kiralık Aşk16:15 Erkenci Kuş19:00 Star Haber20:00 Yol Arkadaşım22:30 Yol Arkadaşım TRT 1 YAYIN AKIŞI 00:00 Son Sefer01:30 Kim Gitsin?02:30 Mahrem Kumpas İtiraf04:45 Seksenler05:45 Balkan Ninnisi09:20 Kod Adı Kırlangıç10:30 Kasaba Doktoru13:00 Seksenler14:05 Teşkilat17:45 Kim Gitsin?19:00 Ana Haber19:55 İddiaların Aksine20:00 Gönül Dağı22:45 Son Sefer TV8 YAYIN AKIŞI 00:00 MasterChef Türkiye00:15 MasterChef Türkiye03:30 Gazete Magazin Yaz06:00 Tuzak07:15 Ebru ile 8″de Sağlık08:30 Oynat Bakalım09:30 Gazete Magazin Yaz14:00 MasterChef Türkiye20:00 MasterChef Türkiye
Source: Beyza Nur Ergin
Hıçkırık, öksürük, hapşırık, aksırık kelimelerinden hangi ikisi eş anlamlıdır?
Günlük hayatta sıkça kullandığımız bu kelimeler arasında gerçekten eş anlamlı olanlar var mı? “Hapşırık ve aksırık eş anlamlı mı?” sorusu özellikle yarışma sonrası internet üzerinde sıkça aratılmaya başlandı. Peki, Hıçkırık, öksürük, hapşırık, aksırık kelimelerinden hangi ikisi eş anlamlıdır? İşte cevabı… HIÇKIRIK, ÖKSÜRÜK, HAPŞIRIK, AKSIRIK KELİMELERİNDEN HANGİ İKİSİ EŞ ANLAMLIDIR? “Hıçkırık, öksürük, hapşırık, aksırık” kelimeleri arasında yapılan karşılaştırmada, yalnızca hapşırık ve aksırık kelimelerinin eş anlamlı olduğu görülmektedir. Her iki kelime de aynı fizyolojik durumu yani burun içindeki sinirlerin uyarılması sonucu gerçekleşen ani ve istemsiz solunum tepkisini tanımlar.Hapşırık, genellikle kullanılan Türkçe bir kelimedir.Aksırık ise daha çok edebi metinlerde ya da eski Türkçede kullanılan bir eş anlamlısıdır.Her ikisi de aynı refleksi ifade ettiği için bu kelimeler eş anlamlı kabul edilir.Bu nedenle, yalnızca hapşırık ve aksırık eş anlamlı kelimelerdir; diğerleri farklı anlamlara gelir.
Source: Beyza Nur Ergin
16 Temmuz magazin gündemine bir göz atın!
Magazin turumuz başlıyor!
Arnavutluk’ta Kuruluş Osman fırtınası
atv”de yayınlanan Kuruluş Osman dizisinin başrol oyuncusu Burak Özçivit, geçtiğimiz günlerde Arnavutluk”a gitti. Bu ziyarette Vlora Belediye Başkanı Ermal Dredha ile bir araya gelen ünlü oyuncu, büyük ilgi gördü.
Yeşilçam”ın ağlak annesi Şükriye Atav”ın iki oğlu da kendisinden ünlü çıktı! Biri oyuncu diğeri spiker…
Yeşilçam”da sayısız yapımda rol alan Şükriye Atav, en çok Ah Nerede filmiyle hafızalara kazınmıştı. Atav”ın iki oğlu da kendisinden daha ünlü çıktı. Evlatlarını gören, şaşkınlığını gizleyemedi.
Yeşilçam”ın Arap Celal”iydi! Nereli olduğunu duyunca çok şaşıracaksınız…
Esmer tenli olduğu için onu herkes Arap sanıyordu…Yeşilçam”ın Arap Celal”i olarak hafızalar kazınan Celal Yonat”ın nereli olduğunu duyunca çok şaşıracaksınız…
‘O geceyi hatırlamak bir milletin yüreğine dokunmaktır’
Sanat dünyasının ünlüleri 15 Temmuz gecesini hiç unutamadıklarını belirterek “O gece yalnızca bir direniş değil dirilişti. Bir milletin inançla neler başarabileceğini tüm dünya gördü”, “Allah ülkemizi böyle hainlerden korusun” gibi paylaşımlarıyla birlik beraberlik mesajları verdi.
Yeşilçam efsanesi Münir Özkul”un kızı Güner Özkul: Babamın evini üvey annem için sattık
Usta sanatçı merhum Münir Özkul”un oyuncu kızı Güner Özkul, önceki akşam Cihangir”de köpeğini gezdirirken görüntülendi.
ABD’Lİ sosyal medya fenomeni IShowSpeed’in İstanbul macerası…Tanıtımı daha iyisi olabilirdi!
Ünlü ABD”li sosyal medya fenomeni “IShowSpeed”in İstanbul”da yaptığı canlı yayınlar anlık 500 bin izlenmeye ulaştı. Bu deli dolu gencin sadece YouTube”da 42 milyon takipçisi olduğunu ve birçok hesabın bu videoları paylaştığını hesaba katarsak “IShowSpeed”in, İstanbul macerası milyonlarca kez izlenmiştir.
Yönetmen Uluç Bayraktar ‘Her ay 105 bin TL zarardayım’ dedi kiracıyı çıkardı
Yönetmen Uluç Bayraktar, 105 bin liraya kirada oturduğu için kendi evine geri dönmek istedi. Kiracısı evden çıkmayınca şikayetçi olan yönetmene müjdeli haber geldi. Mahkeme, Bayraktar”ı haklı bularak evine taşınmasına hükmetti.
Source: Sabah
Fenerbahçe, Faruk Ilgaz”ı andı!
Fenerbahçe Kulübü, eski başkanlarından Faruk Ilgaz ı vefatının 11. yılında yayımladığı bir mesajla andı. Sarı-lacivertli kulübün internet sitesinde yer alan mesajda, şu ifadelere yer verildi: 1966-1974, 1976-1980 ve 1983-1984 yılları arasında kulübümüzde başkanlık yapmış ve görev süresi boyunca önemli başarılara imza atmış efsane başkanlarımızdan Faruk Ilgaz ı vefatının 11. yılında saygı ve rahmetle anıyoruz. Faruk Ilgaz ın başkanlığı döneminde, 1967-1968 sezonunda Fenerbahçe 5 kupa birden kazanarak büyük bir başarıya imza atmıştı. Fenerbahçe o sezon Türkiye Ligi Şampiyonluğu, Türkiye Kupası, Spor Toto Kupası, Balkan Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası nı kazanmıştı.
Source: Habertürk
Evde ıslak hamburger tarifi: Sokak lezzetini evinize taşıyın
Islak hamburger ; dışı domates sosuna bulanmış, yumuşacık hamburger ekmeği ve içindeki nefis köfteyle her ısırıkta “bir tane daha” dedirten bir sokak lezzeti. Özellikle İstanbul’un meşhur Taksim ıslak hamburgercilerinden ilham alan bu tarif, evde de çok kolay hazırlanıyor. İ şte adım adım pratik ev yapımı ıslak hamburger tarifi… EVDE ISLAK HAMBURGER İÇİN MALZEMELER Köfte için: 500 g kıyma 1 küçük soğan (rendelenmiş) 1 dilim bayat ekmek içi (ufalanmış) Tuz, karabiber, kimyon Sosu için: 2 yemek kaşığı domates salçası 2–3 adet rendelenmiş domates 2 yemek kaşığı sıvı yağ 1 çay bardağı su 2 diş sarımsak (ezilmiş) Tuz, karabiber ve isteğe göre pul biber Diğer: 6 adet hamburger ekmeği NASIL YAPILIR? 1. Köfteyi hazırlayın: Kıymayı, rendelenmiş soğanı, ekmek içini ve baharatları karıştırıp yoğurun. Küçük hamburger köfteleri şeklinde yuvarlayın. 2. Köfteleri pişirin: Tavada ya da ızgarada önlü arkalı pişirin. 3. Sosu hazırlayın: Bir tavada sıvı yağı ısıtın, sarımsakları ekleyin. Salçayı ekleyip kavurun. Rendelenmiş domates, su ve baharatları katın. Kıvam alana kadar 5–6 dakika pişirin. 4. Ekmekleri soslayın: Hazırladığınız köfteleri hamburger ekmeklerinin arasına yerleştirin. Sosu hem ekmeklerin üstüne hem de yanlarına bolca gezdirin. 5. Buharda veya fırında bekletin: Hazırladığınız hamburgerleri fırına alın; düşük ısıda 5–10 dakika sosu iyice çekene kadar bekletin. Veya üzerine kapak kapatarak buharda yumuşamasını sağlayın.
Source: Haber Merkezi
İletişim Başkanı Duran: 15 Temmuz direnişi köklü bir dönüşümün miladı olmuştur
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “15 Temmuz: Hafıza, Adalet ve Gelecek” programında konuştu.
Duran konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“MİLLETİMİZ, İRADESİNE ZİNCİR VURULAMAYACAĞINI, TÜM DÜNYAYA İLAN ETTİ”
“15 Temmuz, Türkiye tarihine altın harflerle kazınan kutlu bir demokrasi ve istiklal zaferidir. O gün, Milletimiz, iradesine zincir vurulamayacağını, bir kez daha tüm dünyaya ilan etti. 15 Temmuz”u takip eden günlerde, milletimiz geceler boyu demokrasi nöbetleri tutarak, yüksek bir siyasal bilinç ortaya koydu. Bu toplumsal seferberlik, dünya demokrasi tarihinde pek rastlanmayan bir kararlılıktır.
“YEPYENİ BİR SİYASAL KÜLTÜR VE ZİHNİYET DOĞMUŞTUR”
15 Temmuz direnişi toplumsal düzeyde köklü bir dönüşümün de miladı olmuştur. O gece millet iradesine dayanan, yepyeni bir siyasal kültür ve zihniyet doğmuştur. Türkiye Yüzyılı vizyonu, işte bu toplumsal bilincin üzerine inşa edilmektedir.
Üzerinden 9 yıl geçti ama o gece yaşadıklarımızın hepsi dün gibi aklımızda. Biliyorsunuz, hafıza geleceğin teminatı demektir.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla, ülkemizin her köşesinden milyonlar meydanlara, sokaklara, havalimanlarına akın ettiler. FETÖ ihanet şebekesinin hain darbe girişimini çıplak elleriyle paramparça ettiler.
“TANIK OLDUĞUMUZ ŞEY,, BÜYÜK BİR SİVİL DİRENİŞ RUHUYDU”
Bizler de o gece, sokaklara dökülenler arasındaydık. Eşimle birlikte, İstanbul’da, Kızıltoprak’tan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsüne doğru yürümeye başladık. Önümüze çıkanlar oldu. “O tarafa gitmeyin. İnsanları öldürüyorlar” dediler. Ama bu ikazlara rağmen, zerre tereddüt etmeden, köprüye doğru yürüdük. Tanık olduğumuz şey,, büyük bir sivil direniş ruhuydu. Türkiye aşkı, bağımsızlık sevdası görülmeye değerdi.
Tanık olduğumuz şey, büyük bir sivil direniş ruhuydu. Türkiye aşkı, bağımsızlık sevdası görülmeye değerdi. Ben bu kutlu mücadelenin bir ferdi ve sabahında zaferin bir şahidi olabildiğim için Rabb’ime şükrediyorum.
Bu vesileyle, ülkemizin bağımsızlığı ve geleceği için canını veren 253 şehidimize Allah’tan rahmet; 2 bin 500’ün üzerindeki gazimize hayırlı, sağlıklı, bereketli bir ömür diliyorum.
“TÜRKİYE ÇOK DAHA GÜÇLÜ VE AKTİF BİR KONUMA GELMİŞTİR”
Bizler, 15 Temmuz Destanının gururunu yaşarken; ülkesine ihanet eden FETÖ şebekesi, kararlı mücadelemiz sayesinde sefil bir hale düşmüştür. Darbeci FETÖ unsurları tamamen etkisiz hale gelene dek bu mücadele aynı kararlılıkla sürecektir. Ülkemiz demokrasisine sahip çıkarak, büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Milli güvenlik ve dış politika gibi hemen her konuda büyük bir atılım gerçekleşmiş; Türkiye çok daha güçlü ve aktif bir konuma gelmiştir.
“Terörsüz Türkiye” hedefi bir dönüşümün bir parçasıdır. “Terörsüz Türkiye” hedefi, hem güvenlik politikalarının hem de toplumsal barışın temelidir. Bu vizyonun tohumları, 15 Temmuz’daki sokaklarda gösterilen demokrasi direnişiyle çok güçlü bir şekilde bağlıdır.
“”TERÖRSÜZ TÜRKİYE” ÜLKEMİZİN EN BÜYÜK SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ DEMEKTİR”
“Terörsüz Türkiye” yaklaşık 50 yıl boyunca enerjimizi tüketen, ülkemizin en büyük sorununun çözümü demektir. Pekişen Birlik ve beraberlik ruhu, ülkemizin tüm tehditlere karşı, çok daha dayanıklı hale gelmesi demektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Kızılcahamam’daki tarihi konuşmalarında ifade ettikleri gibi; “Büyük Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin, Yeni Türkiye Yüzyılı’nın kapıları ardına kadar aralanmıştır”
Darbe girişiminin engellenmesi, Türkiye’yi uluslararası sistemde daha etkin, kararlı ve belirleyici bir konuma yükseltmiştir. Artık Türkiye, hep birlikte şahit olduğumuz üzere uluslararası krizlerin çözümüne katkı sunan, komşularının ve bölgesinin güvenliğine yön veren bir aktördür. Türkiye, uluslararası düzende adil ve insan odaklı mücadele eden öncü bir ülke olmuştur.
“TOPLUMSAL HAFIZAMIZI, DEĞERLERİMİZİ VE ZAFERLERİMİZİ DİRİ TUTACAK ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”
Biz de, İletişim Başkanlığı olarak 15 Temmuz anmalarını bu bilinç ile devam ettiriyor ve halkımıza, milletimize, dünyaya 15 Temmuz ruhunu anlatıyoruz. Hem ülkemizin, “daha adil bir dünya” tasavvuruna hem de haklı tezlerine uluslararası alanda dikkat çekiyoruz. Toplumsal hafızamızı, değerlerimizi ve zaferlerimizi diri tutacak çalışmalar yapıyoruz.
“ZAFERİN ADI: TÜRKİYE”
Bu yıl “Zaferin Adı: Türkiye” teması kapsamında, tüm kamu kurumları, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler hepsi birlikte söylem birliği içerisinde, 15 Temmuz ruhuna yaraşır faaliyetler gerçekleştirdik. Gerçekleştirmeye de devam ediyoruz. Anma etkinliklerini koordine ettiğimiz Proje Takip Sistemi’mize göre; 2020 yılında 2 bin 961, 2021 yılında 3 bin 876, 2022 yılında 8 bin 988, 2023 yılında 9 bin 934, 2024 yılında ise 11 bin 369 projenin girişinin yapıldığını gördük.
Bu yıl ise 15 Temmuz anmaları ile ilgili, 21 binden fazla proje ile rekor sayıda etkinliğe ulaşılmıştır. Bu, aslında 15 Temmuz bilincinin halkımız nezdinde, milletimiz nezdinde giderek güçlendiğinin, büyüdüğünün çok açık bir işaretidir. Proje sayılarının her yıl istikrarlı bir şekilde artması elbette memnuniyet vericidir. Şehirlerimizin meydanlarına büyük sahneler kurulmuş, vatandaşlarımız çeşitli etkinliklerle 15 Temmuz gecesini yine meydanlarda, demokrasi nöbetinde geçirmişlerdir. Şehitlerimizin aziz hatıraları Hatm-i şeriflerle, Kur’an tilavetiyle ve 90 bin camide okunan sela ile yâd edilmiştir.
İlköğretim öğrencilerimiz 15 Temmuz ruhunu taşıyan şiirler yazmış, okullarımızda resim yarışmaları düzenlemiştir. Burada kişisel bir anekdot aktarayım. Dün gece eve geç geldiğimde, ben de 8 yaşındaki kızıma 15 Temmuz gecesi ne yaptığımızı anlattım. Hafıza korumak için bu tür değerli anekdotları evlatlarımıza anlatmak, çevremize anlatmak değerlidir diye düşünüyorum.
15 Temmuz’u uluslararası arenada anlatmaya devam ediyoruz. Avrupa’nın çeşitli kentlerinde anma programları düzenledik ve devam ediyoruz. Yurt dışı temsilciliklerinde FETÖ’yü ve hain darbe girişimini, milletin direnişini ve demokrasi zaferini anlatan film, video, fotoğraf sergileri ve belgeseller gösterildi. 40’tan fazla ülkeden medya mensubu etkinlikliklerimize katılmıştır. TRT’miz ve Anadolu Ajansımız başta olmak üzere medyamız uluslararası alanda nitelikli haber, yayın ve yapımlarıyla 15 Temmuz şanlı direnişini dünya dikkatine sunmuştur.
15 Temmuz direnişi ve demokrasi bilinci çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miraslardan biridir. İnanıyoruz ki; 15 Temmuz ruhuyla 86 milyonun birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularıyla hareket ettiği bir Türkiye’yi hiçbir güç yolundan çeviremeyecektir. “Türkiye Yüzyılı”nda inşallah nice başarıların arefesinde olduğumuz bu dönemde, Cenab-ı Allah ülkemizin yolunu açık eylesin.”
Source: Devrim Karada
Fransız ressam Monet”nin “Nilüferler” serisinde ilham aldığı bahçesi ziyaretçi akınına uğruyor
Fransa”nın başkenti Paris”te 14 Kasım 1840″ta doğan ressam Monet, 5 Aralık 1926″ta Giverny”deki bahçeli evinde 86 yaşında hayatını kaybetti.
İzlenimcilik akımının önde gelen isimlerinden olan Monet”nin, “Nilüferler” tablo serisinin ilham kaynağı olan bahçesi, Paris”e yaklaşık 75 kilometre uzaklıktaki Giverny köyünde bulunuyor.
Fransız ressam 43 yaşında yerleştiği evinde 43 yıl yaşadı
Monet, bir tren yolculuğu sırasında Giverny”den geçerken gördüğü büyük evi beğendi ve 1883 yılında, 43 yaşındayken ailesiyle birlikte buraya yerleşti.
Ressamın, ilk eşinden olan 2 çocuğu ve ikinci eşi Alice ve 6 çocuğuyla beraber yaşadığı evde 3 ayrı atölyesi bulunuyordu.
Monet, Giverny”ye yerleştiğinde, evin etrafında bulunan meyve bahçesini Fransa ve Avrupa”dan getirdiği tohumlarla renkli bir çiçek bahçesine dönüştürdü.
Başlarda kiracı olan Monet, zamanla bahçeli evi ve yakınındaki bir diğer araziyi de satın aldı. Monet, 1889″daki Paris Dünya Fuarı sırasında keşfettiği ve beğendiği nilüfer çiçekleri için satın aldığı arazide bir “su bahçesi” kurdu.
Monet, hayranı olduğu Japon kültüründen esinlenerek bahçeye nilüfer çiçeklerinin olduğu bir gölet oluşturdu ve bir küçük köprü inşa ettirdi. Ayrıca, çevreyle bütünlük sağlaması için bu köprü için yeşil rengi tercih etti.
Başta bu çiçekleri çizmeyi düşünmeyen Monet, ardından çok sevdiği nilüferleri yaklaşık 300 tabloda tasvir etti.
Monet”nin tanınan diğer eserleri arasında “İzlenim, Gün Doğumu” ve “Gelincik Tarlası” yer alıyor.
Sanatçının eserlerinin bir kısmı Paris”teki Marmottan Monet ve Orsay müzelerinde sergileniyor.
Claude Monet, vaktinin büyük bir kısmını resim yaparak geçirdiği bahçeli evinde 43 yıl yaşadı. Fransız sanatçının ölümünden sonra ise bu ev, yaklaşık 50 yıl boyunca bakımsız kaldı.
Monet’nin son varisi, evi Güzel Sanatlar Akademisi’ne bağışladı. Bahçeyi özgün haline kavuşturmak için Monet’nin bazı tanıkların ifadelerinden yararlanan akademi, 1976’da başlattığı restorasyon sürecini dört yılda tamamladı.
Restorasyonun ardından Monet’nin bahçeli evi, 1980 yılından itibaren ziyarete açıldı.
Yılın yedi ayında ziyaret edilebilen ev, geçen yıl rekor kırarak 770 bin kişiyi ağırladı. Ziyaretçilerin yüzde 52’sini yabancılar, yüzde 48’ini ise Fransızlar oluşturdu.
Yaklaşık 2 hektarlık alana yayılan bu renkli bahçeli evde, ziyaretçileri açık sarı, mavi ve yeşil tonlarda dekore edilmiş odalar karşılıyor.
Mavi ve beyaz fayanslarla kaplı mutfak ise Monet’nin döneminde sıcak ve soğuk suya sahip olmasıyla dikkati çekiyor. Bu alan, ziyaretçilerin en çok fotoğraf çektirdiği bölümler arasında yer alıyor.
Monet”nin zevkine göre tamamen açık sarı renkte olan yemek odası da görenlerin ilgisini çekiyor.
Ressamın bahçesindeki rengarenk çiçekler, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri büyülerken; sanatçının esinlendiği su bahçesindeki nilüfer çiçekleriyle hatıra fotoğrafı çekmek isteyenler kuyruk oluşturuyor.
Monet”nin bahçesiyle yıl boyunca 12 bahçıvan ilgileniyor
Bir yolun ortasından geçtiği 2 ana kısımdan oluşan bahçeyle yıl boyunca 12 bahçıvan ilgileniyor.
Bahçıvanlar, bahçenin farklı alanlarındaki renk uyumunu dikkate alarak istediği çiçekleri ekiyor. Bahçede kullanılan çiçeklerin yüzde 80″i bölgedeki seralarda yetiştiriliyor.
Monet hayattayken, önce çocukları, ardından ise sayıları 8 ila 10 arasında değişen bahçıvanlar bahçeyle ilgileniyordu.
Giverny”deki odasında 86 yaşında hayata gözlerini yuman Monet, vasiyeti üzerine bu köyde defnedildi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source: