“Küresel Politika Gündemi – Olaylar, Protestolar ve Seçimler”

Olaylı hakem görev aldı

G.Saray”ın geçen sezon Şampiyonlar Ligi”nde karşı karşıya geldiği Bayern Münih maçında görev yapan Portekizli hakem Antonio Nobre, dün oynanan Hatay-Eyüp maçında VAR hakemi olarak görev aldı. Nobre”nin, Bayern Münih maçlarındaki kötü yönetiminden sonra G.Saray, Portekizli hakem hakkında şikayette bulunmuştu. UEFA da Nobre”nin klasmanını düşürüp Şampiyonlar Ligi maçlarından almıştı.

Source: Fotomaç


50 eyalette Trump protestosu

ABD’nin 50 eyaletinin tamamı ve Avrupa’da Paris, Londra, Berlin, Lizbon gibi başkentler hafta sonu ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin icraatlerine yönelik büyük çaplı protesto gösterilerine sahne oldu. “Ellerinizi çekin” adıyla cumartesi günü düzenlenen gösteriler ABD’nin başkenti Washington’ın yanı sıra New York, Los Angeles gibi büyük kentler dahil olmak üzere 50 eyaletteki 1200 farklı noktada gerçekleşti. Ukrayna savaşı ve ek gümrük vergileri sonrası ABD ile gergin bir dönemden geçen Avrupa’daki gösterilere de büyük çoğunluğu Avrupa’da yaşayan ABD vatandaşları olmak üzere çok sayıda protestocu katıldı. ‘KÖTÜ YÖNETİM DEĞİL KÜSTAHLIK’“Ellerinizi çekin” hareketinin internet sitesinde, Trump yönetiminin şu ana kadar sergilediği performans “kötü yönetimden” ziyade gücün bir grup tarafından “küstahça ele geçirilmesi” olarak tanımlanırken, protestoların bunu durdurmak için “ülke çapında bir seferberlik” olduğu belirtildi. Amerikan basınında yer alan haberlere göre, sosyal güvenlik yardımlarına yönelik kesinti müdahaleleri, devlet dairelerindeki işten çıkarmalar, göçmen karşıtı politikalar ve LGBT haklarına karşı faaliyetler protestocuların hedefindeki temel konular arasındaydı. Trump yönetiminin politikalarına karşı protestoların temel sloganı “demokrasiden elini çek” oldu.MUSK DA HEDEFTETrump’ın kıdemli danışmanı ve dünyanın en zengin insanı Elon Musk da ABD Başkanı kadar protestoların merkezindeydi. Protestocular özellikle Musk’ın başında olduğu Hükümet Verimlilik Departmanı’nın (DOGE) uygulamalarına tepki gösterdi. Birçok gösteride Trump ve Musk’ın NAZİ lideri Adolf Hitler’e benzeten görsellerin yer aldığı pankartlar ile “demokrasiden elinizi çekin”, “ABD’nin krala ihtiyacı yok”, “Trump’ı azledin” yazılı dövizler taşındığı göze çarptı. Bazı yerlerde göstericiler İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını da protesto etti.Washington Monument parkındaki bir gösteride Filistin’e destek verdiği için sınır dışı edilmek üzere gözaltına alınan Türk vatandaşı Rümeysa Öztürk’ün serbest bırakılmasını isteyen dövizlerin bulunması da dikkat çekti.

Source: Hurriyet.com.tr


AK Parti MYK yoğun gündemle toplanıyor

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) bugün, yoğun gündemle toplanacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan”ın başkanlığında gerçekleştirilecek toplantıda, hem iç hem de dış siyasete ilişkin birçok gündemin masaya yatırılması bekleniyor. SOKAK ÇAĞRILARI MASADA MYK toplantısında, CHP tarafından geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen ancak vatandaştan karşılık bulmayan boykota ilişkin gündemin masaya yatırılması bekleniyor. Ayrıca, CHP tarafından yolsuzluk sebebiyle tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için gerçekleştirilen eylemin etkilerinin de gündeme gelmesi bekleniyor. Bölgesel gündemlerinde gündeme geleceği MYK toplantısında, İsrail”in, Suriye”deki saldırıları, Rusya ile Ukrayna arasında gerçekleşen savaş da masada olacak. Terörsüz Türkiye çalışmalarına ilişkin gelişmelerde gündemde yer alacak. Çalışmalar kapsamında, çağrı yapılmış ve PKK”nın silah bırakması ve lağvedilmesi için gerekli adımları atması bekleniyordu. Ramazan boyunca sahada vatandaşlar ile bir araya gelen AK Parti teşkilatları tarafından vatandaşlardan elde edilen geri dönüşlerinde raporlaştırılarak Erdoğan”a takdim edilmesi bekleniyor.

Source: Mehmet Fahri̇ Özkan


Güney Kore”de Yoon”un azlinin ardından devlet başkanlığı seçimleri 3 Haziran”da yapılacak

Güney Kore ajansı Yonhap”ın hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, söz konusu tarihin, yarın Devlet Başkanlığına vekalet eden Başbakan Han Duck-soo başkanlığında yapılacak kabine toplantısında onaylanması bekleniyor.

Anayasa Mahkemesinin azil kararı sonrası ülkenin en geç 60 gün içinde devlet başkanlığı için erken seçime gitmesi gerekiyor.

Tarih onaylanırsa, seçim takvimine göre adaylar en geç 11 Mayıs”a kadar başvuru yapacak ve seçim kampanyaları 12 Mayıs”ta başlayacak.

Yeni devlet başkanı, 3 Haziran”da yapılacak seçimin ardından göreve başlayacak.

Yoon”un sıkıyönetim ilanı ve azil süreci

Dönemin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024″te “muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karıştığı” gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş, ancak meclisin oylamasıyla bu kararın kaldırılması ve Bakanlar Kurulunun onayıyla geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Ulusal Meclisin 14 Aralık 2024″te yaptığı oylamada azli istenen Yoon, Anayasa Mahkemesinin hakkında vereceği karara dek geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.

Anayasa Mahkemesi, yargılamanın ardından 4 Nisan”da verdiği kararda Ulusal Meclisin azil istemini kabul ederek Yoon”un sıkıyönetim ilanı nedeniyle görevden alınmasını onaylamıştı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


M. Yalçın Yılmaz yazdı: Bahçeli siyasete döndü

Siyaset meydanında ana muhalefet partisindeki gerilim kısmen sona erdi. Özgür Özel ipi göğüslemek için gereğinden fazla sert bir üslup tercih ederek genel başkanlıktan liderliğe terfi etti diyebiliriz. Ana muhalefette koltuğu sağlam tutmanın yolu katıksız bir Erdoğan karşıtlığı üzerine kurulu. Geçmişte Kılıçdaroğlu da parti içinde dengeleri lehine çevirmek için dilini sivriltiyor ve olası parti içi muhalefeti engelliyordu. Şimdi Ekrem İmamoğlu soruşturması derinleştikçe Özgür Özel”in liderliği tescillenecek ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı da kesinleşecek. Ankara”da yaşanan bu gelişmenin taşları yerine oturttuğunu söyleyebilirim. İktidar cephesi için de CHP”nin istikrarı önemli. Cumhur İttifakı bileşenleri, DEM Parti”nin Türkiye Partisi olması için çaba harcamakta. DEM Parti”nin demokratik sisteme dahil olması için terör örgütünün kongresini toplayıp fesih kararını alması bekleniyor. Kambersiz düğün olmaz, derler. Teşbihte hata olmaz. CHP”nin de bu süreçte rol alması kaçınılmaz. Terörsüz Türkiye söylemi, bölgedeki ateş çemberinde olası risklere karşı iç cepheyi sağlam tutmak için çözümler üreten yeni bir siyaset paradigmasını zorunlu kılıyor. Doğu Akdeniz çanağında enerji paylaşımı, Avrupa”da yükselen güvenlik kaygısı, Gazze-İsrail sürecinin etkileri, İran”a olası bir müdahale, Barış sonrası Ukrayna”nın güvenliği önümüzdeki haftalarda ülkemizi meşgul edecek. Belki de Türkiye için en hassas noktalardan biri Bosna Hersek”te yaşanabilecek olası çatışmalar Ankara”da siyasetin gündemini belirleyecek. Üstelik bölgesel riskler ve dünyadaki dönüşüm siyasi partilerin meclisteki çalışmalarına da yön vermek durumunda. Küresel siyasetin yaşadığı sarsıntı ABD-Avrupa çatlağı, ABD-Rusya-Çin ilişkileri elbette iç dinamikleri de etkileyecektir. Bahçeli”nin Bayram Makalesi Ufuk AçıcıMHP lideri Devlet Bahçeli tedavi sürecinde gözlerden uzak kalmıştı. Bu süreçte bilhassa FETÖ”cü hesaplar tarafından öldüğü dedikodusu yayıldı. Bu süreçte çok farklı kesimlerden dua aldığını biliyorum. Bahçeli”nin son aylardaki çıkışından zerre şüphe etmeyen ve onun bu ülkeye hizmetlerinin görünenden kat be kat olduğunu düşünen makul çoğunluğun duası toparlanmasını sağladı. Bayramda Devlet Bahçeli”nin Türkgün gazetesinde yayınlanan makalesi çok önemli ipuçları vermekte. “Terörsüz Türkiye ve Siyasi Partiler” başlığını taşıyan makale akılcı, gerçekçi ve geleceği hesap eden bir siyaset felsefesinin özeti adeta. Devletin temel niteliklerinden taviz vermeden, ülkenin temel kodlarından ayrılmadan neler yapılabilir sorusunun cevabı aranıyor bu makalede. Türk milletinin varoluş felsefesi ve Cumhuriyetin kuruluş öyküsü dikkate alınarak gelecek yüzyıllarda nasıl bir ve bütün olabiliriz sorusunun cevabı aranıyor. Demokratik hukuk sisteminin ihtiyaçları, siyasi partiler yasası ve siyasi etik yasası gibi ihtiyaçları vurgulayan Bahçeli, milli iradenin tecelligâhı yüce meclise düşünme, tartışma ve çözüm üretme misyonu yüklüyor. Böylelikle siyasetin bir polemik ve kavga yeri olmaktan ziyade millete hizmet makamı olduğu öne çıkarılıyor. Bugüne dek Türkiye Partisi olamayan siyasi hareketlerin artık sisteme entegre olmasına vurgu yapan Bahçeli, sorunların hep birlikte aşılabileceği üzerinde duruyor. Bahçeli”nin neredeyse hiç boşluk bırakmayan ve sürece dair soru işaretlerini yanıtlayan makalesinin tamamı okunmalı. Ancak makalenin son kısmından yapacağım alıntı meraklı okuyucuyu yazının tamamını okumaya sevk etmek için. “Kökeni, yöresi, mezhebi ve anasının dili ne olursa olsun milli ve manevi değerlerin ortak paydasında yerini alan her insanımız bizim kardeşimiz, Türk milletinin özbeöz evladıdır…””Toplumsal kaynaşmanın ana sütunlarından birisi de temsildir. Modern devletler, tebaadan “vatandaş”a doğru evrilmiş, kendi halkını “vatandaş” potası altında eritmiştir. Modern sonrası dönemde ise temsilde “dışlanma” duygusu yaygınlaşmış, özellikle “kimlik”lerin kamusal ve siyasal alanda daha yoğun bir biçimde görünürlüğünün artması, temsilde adalet ilkesinin yorumlanmasını gündeme getirmiştir. Bu adaletin sağlanmasının yolu kurumsal ve yasal/Anayasal düzenlemelerin yapılmasında görülmüştür. Herkesin kanunlar önünde eşitliği, temel hakların kullanılması ve kamu hizmetlerine erişim gibi düzenlemeler bu kapsamda belirleyici olmuştur.””Milli birlik ilkesinin ve vatandaşlık bilincinin tehlikeye atılması ise bu yöndeki risk olarak belirmektedir. Toplumsal kesimlere kurumsal düzeyde yer verilmesi ve yasal/Anayasal düzenlemelerde zikredilmesi, “milli birlik ilkesi”nin ve vatandaşlık bilincinin zayıflaması riskini taşımaktadır…””Toplumsal kesimlerin temsili konusunda her ne kadar teorik ve pratikte ciddi sıkıntılar bulunsa da, temsilin zıt anlamlısı “dışlanma” olacaktır. Temsil edilmediğini düşünen kişiler/gruplar/kesimler, dışlanmışlık hissiyle ya apolitize olacak ya da tam tersi bir istikamette aşırı politize olarak sisteme ve mevcut yönetime karşı gerçekçi olmayan sübjektif değerlendirmelerde bulunabilecektir. Dolayısıyla dışlanma duygusunun azaltılması için, vatandaşı ilgilendiren konularda daha açık, adil ve etkili politikalar geliştirme zorunluluğu yanında temsil biçimlerinin geliştirilmesi ve uygulamaların da bu doğrultuda olması gerekmektedir.” Bahçeli”nin özenle kullandığı dil anayasanın değiştirilemez maddelerini ve Türk kimliğini tartışmaya açmadan her türlü çeşitliliği sisteme dahil edebilen, çoğulcu, özgürlükçü bir siyasal temsiliyetin kapılarını açıyor. Önümüzdeki aylarda politik aktörlerin parti içi kavgalardan uzaklaşarak ülkemizin ortak meselelerine odaklanacağını ümit ediyorum.

Source: M. Yalçın Yilmaz