“Sağlık Güncesi – Hastalıklar, Acil Durumlar ve Sağlık Rehberleri”

Zihnin sessiz çöküşü: Alzheimer’ın erken ayak sesleri

Alzheimer – 1

Bu yazı dizisinde neler bulacaksınız?

– Alzheimer ne zaman başlar, ilk sinyalleri nelerdir?

– Unutkanlıkla hastalık arasındaki sınır nasıl anlaşılır?

– Kimler risk altında? Genetikten diyabete tüm faktörler…

– Mini-Cog ve SAGE testleriyle evde erken tarama.

– Alzheimer ilaçları ne işe yarar, neye yaramaz?

– Yeni nesil antikor tedavileri umut mu, hayal mi?

– Beyni koruyan 7 süper besin.

– Kan testiyle Alzheimer teşhisi mümkün mü?

– MIND diyeti: Zihnin Akdeniz modeli.

– Türkiye’de Alzheimer hastasına kim bakar, sistem ne sunar?

– Hasta yakınları için duygusal ve fiziksel rehber.

– Her evrede Alzheimer’ın anatomisi: Başlangıçtan son noktaya…

Neden oluyor? Kimler risk altında?

Alzheimer’ın kesin nedeni hâlâ bilinmiyor, ama bazı teoriler var:

– Beyinde beta-amiloid plakları birikir, hücreler arası iletişimi engeller.

– Tau proteinleri bozulur, sinir lifleri birbirine dolanır.

– Sonuç: Beyin hücreleri ölür, beyin büzülmeye başlar.

Peki kimler daha fazla risk altında?

– 65 yaş üstü bireyler

– Ailede Alzheimer öyküsü olanlar.

– Diyabet, hipertansiyon, obezite gibi metabolik sorunlar yaşayanlar.

– Fiziksel aktivitesi az, sosyal izolasyonu fazla bireyler.

– Eğitim düzeyi düşük olanlar.

(Kaynak: National Institute on Aging (NIH), “Alzheimer’s Disease Fact Sheet”, 2023)

Bir fincan çayı kaç kere ısıttınız bugün? Mutfağa neden girdiğinizi unutup döndünüz mü? Bu sorular sadece yorgunlukla mı ilgili, yoksa zihinsel bir alarm mı çalıyor? Alzheimer hastalığı, çoğu zaman bu kadar sıradan ve önemsiz görünen belirtilerle başlar. Ancak arkada yavaş ama yıkıcı bir süreç işler: Beyindeki sinir hücreleri ölmeye başlar. Hafıza, karar verme yetisi, kişilik… Yavaş yavaş silinir.

Alzheimer, dünya genelinde yaklaşık 55 milyon kişiyi etkileyen bir nörodejeneratif hastalık. 2050 yılına kadar bu sayının 153 milyona ulaşması bekleniyor. Türkiye’de ise kesin kayıtlar eksik, ancak tahmini hasta sayısı 1 milyona yaklaştı. (Kaynak: World Health Organization (WHO), 2023)

Unutkanlık mı? Yoksa başka bir şey mi?

Alzheimer’ın en yaygın erken belirtisi, özellikle yakın geçmişe dair hafızanın zayıflamasıdır. Kişi sabah yaptığı bir telefon görüşmesini unutur, ama 40 yıl önceki askerlik anısını hatırlayabilir. Bu yüzden hastalık, genellikle yaşlılığın “normal” bir parçası sanılır ve yıllarca gözden kaçabilir. (Kaynak: Mayo Clinic, “Symptoms of Alzheimer’s Disease”, 2022)

Ama unutkanlık tek başına tanı koymak için yeterli değildir. Kişinin yön bulma becerisi, dil yetisi, karar verme kabiliyeti de bozulmaya başlar.

Eşyaları yanlış yerlere koyma (örneğin çorapları buzdolabına), tarihleri karıştırma, tanıdık insanları yabancı gibi görme… Bunlar hep beynin “parça parça kapanmaya” başladığını gösterir.

İlk belirtilerde ne yapmalı?

Bir kişi ya da yakını bu belirtileri fark ettiğinde, ilk adım bir nörolog veya geriatrist ile görüşmek olmalı. Tanı, genellikle bir dizi testle konur:

– Mini-Mental Test (MMSE)

– MRI veya PET görüntüleme

– Kan testleriyle B12 eksikliği ya da tiroid sorunları dışlanır. (Kaynak: Alzheimer’s Association, Diagnostic Criteria, 2022)

Alzheimer için kesin bir tedavi yok ama erken teşhisle, hastalığın ilerlemesi bir süreliğine yavaşlatılabiliyor. İlaçlar (donepezil, rivastigmin gibi kolinesteraz inhibitörleri), zihinsel egzersizler ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları bu noktada kritik.

Peki ya biz? Ne zaman şüphelenmeliyiz?

– Her gün aynı şeyleri sormak.

– Kendi yaşam hikayenizi karıştırmak.

– Bildiğiniz bir yolun ortasında şaşırmak.

– İsimleri ve yüzleri unutmak.

– Kelime bulmakta zorlanmak.

Bu belirtiler bir araya geldiğinde, “yaşlandık” deyip de geçmemek gerekir. Çünkü erken teşhis, sadece tedavi değil, saygın bir yaşlılık hakkıdır.

Bu test, ev ortamında uygulanabilen, erken alzheimer ve bilişsel bozulma taramasında kullanılan, bilimsel geçerliliği olan bir testtir. Orijinali 20 dakikadır. Aşağıda sadeleştirilmiş versiyonunu bulacaksınız. (Kaynak: Ohio State University Wexner Medical Center)

SAGE–Kısa ev versiyonu

Bölüm 1: Yönelim (1 puan / soru)

1. Bugünün tarihi?

2. Hangi gündeyiz?

3. Bulunduğunuz şehir ve ülke?

Bölüm 2: Kısa süreli hafıza (3 puan)

– Aşağıdaki 3 kelimeyi okuyun ve ezberleyin:

– Kitap–Masa–Elma

2. Diğer sorulardan sonra tekrar sorulacak.

Bölüm 3: Dil ve yazılı anlatım (3 puan)

4. “Bugün güzel bir gün çünkü…” diye başlayan bir cümle yazın.

5. “Özgürlük” kelimesini tanımlayan bir cümle kurun.

6. Aşağıdaki cümleyi aynen yazın: “Kırmızı kalem kutunun içindedir.”

Bölüm 4: Saat çizimi (2 puan)

7. Bir daire çizin.

8. İçine saat numaralarını yerleştirin.

9. Saat 11’i 10 geçe’yi gösteren akrep ve yelkovanı çizin.

Bölüm 5: Geri sayım ve soyutlama (2 puan)

10. 20’den geriye doğru 2’şer sayın (20-18-16…)

11. “Kalem ve cetvel” arasındaki ilişki nedir?

Bölüm 6: Hatırlama (3 puan)

12. Başta ezberlenen 3 kelimeyi hatırlayın (Kitap–Masa–Elma)

Değerlendirme:

– 13–15 puan: Normal bilişsel işlev

– 10–12 puan: Hafif bilişsel bozukluk ihtimali

– 9 ve altı: Alzheimer veya benzeri demanslar açısından yüksek risk

(Not: Bu test tanı koymaz. Uzmana başvurmak gerekir.)

– Alzheimer’da kullanılan ilaçlar ne işe yarıyor, neye yaramıyor?

– Yeni nesil antikor tedavileri: Umut mu, risk mi, fiyasko mu?

– Kan testiyle Alzheimer teşhisi mümkün mü?

– İlaçsız çözümler: Zihne iyi gelen bilimsel alışkanlıklar.

Source: Haber Merkezi


İsteğe bağlı sigorta prim borcum var. Nasıl emekli olurum?

Soru: İsteğe bağlı sigortaya prim ödüyorum. Aylık talebinde bulunacağım ancak yaklaşık 5 aylık prim borcum var. Ödenmiş primlerimle aylığa hak kazanıyorum. Prim borcumu ödemeden tarafıma aylık bağlanabilir mi? Ömer K. İsteğe bağlı sigortaya prim ödeyen sigortalıların ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen süreler, sigortalılık süresinden sayılmamakta ve hizmet olarak verilmemektedir. İsteğe bağlı sigortalılığın sonlanma şeklinden biri sigortalının yazılı istekte bulunmasıdır. İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirmek için SGK’ye yazılı talepte bulunanların sigortalılıkları; – Talepte bulunulan ayın primi ödenmemişse talep tarihinden önceki primi ödenmiş ayın sonu, – Talepte bulunulan ayın primi ödenmişse dilekçenin SGK kayıtlarına intikal ettiği tarih, istemesi halinde ise bulunduğu ay sonu itibarıyla, – Talepte bulunulan ayın primini kısmi ödeyenlerin, ödediği primi karşıladığı gün itibarıyla, sona erdirilmektedir. Diğer taraftan, isteğe bağlı sigortaya ödenen primler BağKur kapsamında hizmet olarak değerlendirilmektedir. Buna göre, en son isteğe bağlı sigortaya prim ödeyip 2829 sayılı kanun gereği tarafına; – 4/b yani Bağ-Kur kapsamında aylık bağlanacakların, aylık talep tarihi itibarıyla prim ve prime ilişkin borcu bulunmaması gerekmekte olup, prim borcu olan sigortalıların aylık talep tarihinden sonra yazılı talepte bulunmaları halinde isteğe bağlı sigortalılıkları primi ödenmiş son gün itibarıyla sonlandırılmakta, yazılı talepte bulunmaması halinde ise prim borcunun ödeneceği tarihe kadar isteğe bağlı sigortalılıkları devam ettirilmektedir. – 4/a yani SSK kapsamında aylık bağlanacakların aylık talep tarihinde 4/b kapsamında prim ve prime ilişkin borcunun bulunması halinde, tahsis talepleri, borçlarını ödediği tarih itibarıyla geçerli sayılmaktadır. ÖLEN BABAMIN PRİMLERİNİ ALABİLİR MİYİZ? Soru: Yıllarca sigortasız olarak çalışan ve en son Bağ-Kur kapsamında iken 2025 yılı şubat ayında ölen babamın SSK ve BağKur kapsamındaki hizmetleri anneme ölüm aylığı bağlanması için yetmediğinden annemin aylık talebi reddedildi. Babamın primlerini toplu olarak alma imkânımız var mı koşulları nedir? Süleyman M. 5510 sayılı kanunun 32. maddesinde 4/b kapsamında yani Bağ-Kur’lu iken vefat eden sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için ölen sigortalı adına en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması gerekmektedir. 1800 gün içerisine borçlanma süreleri de dahildir. Ölen sigortalının 1800 gününün bulunmaması diğer bir ifadeyle, ölen sigortalının bu koşulu yerine getirememesi ve hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla kanunun 31. maddesinin birinci fıkrasına göre hesaplanan ölüm toptan ödeme tutarı sigortalının hak sahibi eş, çocuk, ana ve babasına ölüm aylığı bağlanması sırasında uygulanan oranlara göre dağıtılır. Hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasında aranan koşullar, ölüm toptan ödemesi yapılmasında da aynen aranmaktadır. Ölüm toptan ödeme tutarı, ölen sigortalının ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin (yüzde 20) her yıla ait tutarının, primin ait olduğu yıldan itibaren ölüm toptan ödemesi istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan tutarıdır. Buna göre, en son Bağ-Kur kapsamında sigortalı iken vefat eden babanızın mevcut hizmet süresi (borçlanmaları dahil) 1800 günden az ise annenize talebi halinde ölüm toptan ödemesi yapılır. Annenizin çalışması veya emekli olması ölüm toptan ödemesi almasına engel teşkil etmez. Böyle bir durumda, sadece toptan ödeme hissesi yüzde 75’ten yüzde 50’ye düşer.

Source: Nergis Şimşek


Hastane hırsızlığını ihbar edeni görevinden aldılar

Ankara Etlik Şehir Hastanesine ihale ile koroner anjiyoda kullanılması için yurt dışından bin adet katater tel alındı. Ancak bu tellerin 600’ü kayıplara karıştı. İddiaya göre; Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcısı katater telleri özel aracına yükleyerek, çıkardı. Daha sonra da teller özel hastanelere satıldı.

GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLDİ

Katater tellerin sistemde görünmesine rağmen depoda olmaması bir hemşirenin dikkatini çekti. Hemşire durumu başhekimliğe bildirdi.Olayın büyümesinden korkan hastane yönetimi faili arayıp bulmak yerine, hemşireyi ifadesini aldıktan sonra görevden uzaklaştırdı. Kararı duyunca sinir krizi geçiren hemşire bu haksız kararın tutanağını paylaştı. Gözyaşlarıyla evine giden hemşireyi eşi ve iş arkadaşları teselli etti. Hemşire olayı CİMER ve savcılığa şikayet edeceğini de arkadaşlarına iletti. Hastanede daha önce de 500 adet katater telinin kaybolduğu ve bunun üstünün örtüldüğü anlaşıldı.

Şikayette bulunan hemşirenin 30 Mayıs 2025’te alınan ifade tutanağında olay şu şekilde anlatıldı:

“STOKTAN YAVAŞ DÜŞÜRÜN”

“26 Mayıs 2025 tarihinde depo görevlisi H.G’den 2’şer kutu tel dağıtılmasını istedim, bana elinde yeteri kadar tel olmadığını iletti. Ancak bin adet tel daha yeni alınmıştı. Hemşire E. ile görüştüm ve 600 adet telin Ç. Bey tarafından özel aracına konularak başka hastanelere gönderildiğini öğrendim. Ç. Bey bu tellerin stoktan yavaş yavaş düşülmesini istemiş, durumu başhekimliğe bildirdim.”

Source: Veli Toprak


İzmir”de feci kaza: Anne ve baba öldü, 1″i bebek 2 yaralı

İzmir”in Bornova ilçesinde gece yarısı iki otomobilin çarpıştı. Anne ve baba hayatını kaybetti, 1″i bebek 2 kişi yaralandı.Ankara Asfaltı Caddesi”nde E.E. idaresindeki 35 ARR 259 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu Ambarlı Kavşağı yakınlarında refüje çarptı.Kazada savrulan araç, daha sonra karşı şeritte ilerleyen Haydar Aslan”ın (30) kullandığı 34 KSP 882 plakalı otomobile ve bariyere çarparak durabildi.İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, sürücü Haydar Aslan ve arka koltukta oturan eşi Ecennur Deniz Aslan”ın (29) hayatını kaybettiği belirlendi.Aslan çiftinin 5 aylık bebekleri V.E. Aslan ile sürücü E.E, itfaiye ekiplerince araçlardan çıkarıldı.Bebek, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi”ne, E.E. ise Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi”ne kaldırıldı.Bebeğin yoğun bakımdaki tedavisinin sürdüğü bildirildi.Daha sonra İzmir Şehir Hastanesine sevk edilen E.E”nin hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi.Aslan çiftinin cenazeleri, cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.Kazada yaşamını yitiren baba Haydar Aslan”ın, Menderes İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Biriminde Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yaptığı ve ailesiyle kız kardeşinin Kırşehir”deki düğününe katılmak için yola çıktığı öğrenildi.

Source: Dünya Gazetesi


Pelin Akil’i kene ısırdı: Kendi çıkardı, hastanelik oldu!

Bahçede kene şoku!

Harbiye Açıkhava Sahnesi”nde katıldığı Berkay Şahin konserinin ardından hastaneye gitmek zorunda kalan Pelin Akil, yaşadığı olayı takipçileriyle paylaştı. Ünlü oyuncunun koluna bahçedeyken kene yapıştığı öğrenildi. Keneyi evde kendi imkanlarıyla çıkaran Akil, kenenin tamamını çıkaramadığını ve içeride parça kaldığını belirtti.

“Asla evde denemeyin”

Pelin Akil, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Bahçede koluma kene yapışmıştı, onu kendim çıkardım. Asla evde denemeyin. İçeride parça kaldı. Dün konser sonrası hallerimiz…”

Sağlık ekiplerinin müdahale ettiği Akil’in genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Uzmanlar uyarıyor: Keneye müdahalede dikkatli olun

Uzmanlar, kene vakalarında bireysel müdahalelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, bu gibi durumlarda mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguluyor. Pelin Akil’in yaşadığı olay, kene ısırmalarının ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Source: Haber Merkezi


Bahar Candan”dan yardım çığlığı: Nihal Candan yoğun bakıma kaldırıldı!

Sosyal medya fenomenleri Nihal Candan ile Bahar Candan kardeşler, Kasım 2023″te “dolandırıcılık” ve “kara para aklama” suçlamalarıyla tutuklandıktan sonra tutuklandı.

Nihal Candan”a Anoreksiya Nervoza teşhisi konulurken cezaevinden de tahliye edildi. Nihal Candan, cezaevi sürecinde 37 kiloya kadar düştü.

YOĞUN BAKIMA KALDIRILDI

Son olarak sağlık sorunlarıyla mücadele eden Nihal Candan yoğun bakıma kaldırıldı.

Instagram hesabından ablasının hastanede olduğunu duyuran Bahar Candan, ablasının sağlık durumunu açıklarken gözyaşlarını tutamadı.

Nhal Candan”ın hastanedeki tedavisi ise devam ediyor.

Source: Haber Merkezi


Lev Yashin
Net Worth

Biography of Lev Yashin

The name of Lev Ivanovich Yashin is inscribed in golden letters in the history of not only Soviet but world sports. The legendary football player, the unsurpassed goalkeeper of Dynamo and the USSR national team, who received the Golden Ball award, rightfully became one of the best athletes of the 20th century and the best goalkeeper according to FIFA and IFFIIS. Throughout his career, he played 540 matches and conceded 432 goals.

Childhood and youth

The future legend of Russian football was born on October 22, 1929 in one of the then outlying districts of Moscow. Most of his childhood was spent in house number 15 on Millionnaya Street.

Lev’s parents, Ivan Petrovich and Anna Mitrofanovna Yashin, were simple artisans. She worked at the Krasny Bogatyr factory, he worked at an aircraft factory in Tushino.

Their son grew up as a big fan of outdoor sports games. The first football academy of Leo was the native yard, and the neighbor boys became the team. They played on a bald patch of uneven ground in front of the entrance. In winter, the children themselves turned the site into a skating rink and played the puck. Already at that time, his “role of a goalkeeper” had developed, however, he had to defend not a goal with a net, but the space between two cobblestones.

Leo’s mother died early. The father grieved for a long time, but wisely judged that the boy needed a mother. So Alexandra Petrovna appeared in their family, who became Leo’s second mother. In 1939, his younger brother Borya was born.

In the summer of 1941, 11-year-old Leo was sent as usual to relatives near Podolsk. He was already looking forward to catching fish, chasing a ball with the village children and picking mushrooms, but the holidays were interrupted by the war. The boy, together with his stepmother, returned to Moscow, from where they were evacuated to the region, near Voskresensk, and then the father’s factory and the families of the workers were sent to the rear – to Ulyanovsk.

Lev called the day of the evacuation the last day of his childhood. I had to go through a lot: hunger, cold, long hours of hard work. And in the spring of 1943, the boy who had recently played Cossack robbers became a full-fledged worker at the plant, where he went from an ordinary loader to a qualified locksmith. It was here that he acquired a pernicious addiction to tobacco. His father put cigarettes in his mouth so that the exhausted Leo would not fall exhausted during the work shift. For his contribution to the country’s defense capability, the teenager received a state award.

The beginning of a football career

When the front moved away from the walls of the capital, the plant was returned to its original place. The Yashin family returned home, all three continued to work. Leo, having defended his shift, went to Tushino and played for the youth team of Krasny Oktyabr. Coach Vladimir Checherov put Yashin on the gate because of his high growth – by that time Lev had grown to 186 centimeters (although by today’s standards he would be called short for a goalkeeper).

One day, a spirit of contradiction leapt up in a young man, or maybe depression accumulated from many years of hard work and losses. Slamming the door, he left home, stopped going to the factory, and in those years, unauthorized departure from a defense enterprise could threaten a prison term. Only he continued to attend training regularly.

A friend from the “adult” team advised him to volunteer for the army. “Course of a young fighter” Yashin was held in the capital. In the military unit, he enrolled in the football section. At one of the matches of the internal troops, he was noticed by the coach of the Moscow Dynamo Arkady Chernyshev and offered to join the youth team.

They managed to prove themselves in the Dynamo game and the youth version of the team. Lev furiously defended the gate, and the youth won with a score of 1:0. Once in the main team of Dynamo, he became an understudy for the brilliant goalkeeper Alexei Khomich, nicknamed “Tiger” and his main competitor Walter Sanay.

1950 was a difficult year for the beginning goalkeeper, it seemed that he could not rise above the “double”, especially after conceding three goals in a match with a team from Tbilisi. The coach decided to switch Yashin to bandy, then a completely new sport for the USSR. Here he showed himself perfectly, the young athlete was even offered a place in the national team. And yet in 1953 he made the final choice in favor of football. On May 2, his first match after a long break took place, in which Dynamo defeated Lokomotiv with a score of 3: 1.

Yashin quickly got into shape, began to develop his own methods of protecting the gate. He caught the ball with his hands and feet, moving at lightning speed in the space of the goal, hitting the most difficult balls with his head. The audience loved his cap trick, which he took off before hitting the ball, then put it back in place, as if paying respect to those gathered in the stands.

Soviet football legend

In 1954, his career took off. Under the leadership of coach Mikhail Yakushin, the club became the champion of the USSR (subsequently, Dynamo and Lev Yashin repeated this feat four more times: in 1955, 1957, 1959 and 1963).

After taking the “gold”, the opinion of football experts about Yashin changed dramatically – now they thought of him not as an understudy with a fickle reputation, but as an authoritative goalkeeper of the best club in the country and the champion of the Soviet Union. And the journalists gave him the nickname “black spider” for his very long arms and dark uniform. He was also called the “black panther” – for amazing inventive jumps.

The victories came one after another. In 1956, his team won the Olympic Games in Australia, and in 1960 won the European Championship. Even the failures in the matches in Chile and Colombia (1962) did not spoil his career, although he had to endure a flurry of criticism after the loss.

But he gained worldwide popularity after the “match of the century” in England (1963). The English Football Federation celebrated its 100th anniversary, and the match between the national team and the “rest of the world” dedicated to this event was dubbed the “match of the century”.

They invited the strongest players in the world (except, perhaps, Pele, Didi and Garrinchi), including 34-year-old Yashin, who by that time was going through hard times: he was no longer called up to the national team and put on the gate at Dynamo, and also recently praised goalkeeper fans advised him to retire and nurse grandchildren.

Yashin defended the gate throughout the first half. During this time, not a single ball hit the gates of the “world team”. But in the second half, Yashin was replaced by the Yugoslav goalkeeper Milutin Shoshkic, who conceded two goals.

One way or another, the “match of the century” gave Yashin’s career a second wind: he was again called up to the national team, returned to the gates of Dynamo, and in the same year the club again took the championship of the USSR. And the collection of Leo’s awards was replenished with the “Golden Ball”. Thus, he became the first Soviet football player recognized as the best player in Europe, and only in 1975 did Dynamo Kiev forward Oleg Blokhin repeat his triumph.

In 1966, he once again proved himself at the World Cup. Then the USSR national team took fourth place, winning in the ¼ final against Hungary (2:1), but losing to Germany in the semifinals (2:1) and Portugal in the match for third place (2:1).

Yashin ended his career as a goalkeeper on May 27, 1971, having played his last match at a stadium in Moscow. 103 thousand fans watched his game. The All-Union Dynamo team played against the team of world stars. The match ended with the score 2:2. Leaving the field, Yashin solemnly handed over his gloves to the young goalkeeper Vladimir Pilguy, as if appointing him as his official successor.

But Yashin did not leave sports: in August of the same year in Rome, he once again entered the field for the “world team of stars” against the Italian team, and then began coaching for the preparation of young Dynamo football players. He continued to work until 1975, but left the job due to the death of a young Dynamo player Anatoly Kozhemyakin, who tried to get out of a stuck elevator, but did not make it in time and was crushed. Yashin was indirectly blamed for the tragedy, being suspected of contributing to the moral decay of the wards. After that, he coached the second USSR national team and children’s teams.

Personal life of Lev Yashin

The fate and only wife of the famous football player was Valentina Timofeevna Shashkova, a radio correspondent. In marriage, the couple had two girls. Daughters gave the athlete grandchildren, one of them – Vasily Frolov, followed in the footsteps of his grandfather and made a sports career. At one time he was in the double of Dynamo, played for Dynamo Petersburg, later became a coach.

The No. 1 goalkeeper in the Soviet Union was friends with his counterparts from other countries. The famous football player Pele was among his friends. In addition to sports, Yashin had another great hobby – fishing.

In the early 80s, Yashin began to have heart problems. First, he was stabbed to the left during the World Cup in Madrid, where, after long disputes with the authorities and the resulting stress, he nevertheless went, but not as a columnist, as originally planned, but as a translator.

Upon returning to Moscow, he suffered a heart attack. Then – a stroke, which Lev Ivanovich stoically endured on his feet. In 1984, the diagnosis sounded like thunder: gangrene due to endarteritis, which affected the vessels of the legs. The cause was also found: smoking. Gangrene progressed, and there was no other way out, except for amputation.

We can say that Yashin was lucky, how appropriate this word is in this situation. For him, they managed to get an innovative iron prosthesis from Finland instead of the so-called “tubs” – prostheses in the form of barrels, the only ones produced in the USSR. A long recovery process began, the former football player learned to walk again. He did not quit smoking.

Final years and death

The last spectacular appearance of a football player in public took place on the day of his 60th birthday. In his car, he made an honorable circle around the Dynamo stadium.

In 1990, Yashin again heard a terrible diagnosis from doctors – peritoneal cancer, an almost professional disease of goalkeepers. From his youth, he suffered from an ulcer, which eventually degenerated into a malignant tumor. The sixty-year-old athlete passed away on the birthday of his beloved daughter – March 20, 1990.

Memory of an idol

In 2019, director Vasily Chiginsky made a feature-biographical film about Lev Yashin “Lev Yashin. The goalkeeper of my dreams. The great football player was played by Alexander Fokin, his wife – Yulia Khlynina. The release of the film was originally timed to coincide with the 2018 World Cup, hosted by Russia, but due to funding problems, the premiere was postponed to November 29, 2019, coinciding with the goalkeeper’s 90th birthday (albeit a month late).

The creators of the FIFA 18 game included Lev Yashin in the rank of “legends” along with Diego Maradona, Pele and Thierry Henry.

Source: Vealthy Milton


Hastaneler Kurban Bayramı”nda açık mı? Bakan Memişoğlu açıkladı

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kurban Bayramı tatili süresince sağlık hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanmayacağını açıkladı.Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, tatil boyunca sağlık sisteminin 24 saat esasına göre çalışmaya devam edeceğini belirtti.Memişoğlu’nun paylaşımına göre;• 1.544 hastanede toplam 638.603 personel,• 1.541 sağlık tesisinin acil servislerinde 192.244 personel,• 172 ağız ve diş sağlığı kamu tesisinde 4.882 personel,• 1.194 evde sağlık hizmeti ekibinde 4.524 personel, bayram süresince görevde olacak.Bakan Memişoğlu açıklamasında, “Kurban Bayramı süresince sağlık hizmetlerimizin devamlılığını kesintisiz olarak sürdüreceğiz” ifadelerini kullanarak, tüm sağlık çalışanlarının bayramını tebrik etti ve özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.Kurban Bayramı süresince sağlık hizmetlerimizin devamlılığını kesintisiz olarak sürdüreceğiz.✅ 1.544 Hastanemizde 638.603 Personelimiz,✅ 1.541 Sağlık Tesisimizin Acil Servislerinde 192.244 Personelimiz, ✅ 172 Ağız ve Diş Sağlığı Kamu Sağlık Tesisimizde 4.882 Personelimiz,… pic.twitter.com/C9a7Lv69jr— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) June 6, 2025

Source: Dünya Gazetesi


Bu bayramda da yine aynı görüntü! Acemi kasaplar hastanelik oldu

Kurban Bayramı namazının ardından kurbanlıklarını kesmek isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren kesim alanlarına akın etti. Her bayramda olduğu gibi bu bayramda da kazalar kaçınılmaz oldu. Kesim sırasında dikkatsizlik veya deneyimsizlik nedeniyle birçok acemi kasap çeşitli yerlerinden yaralandı. Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi”ne başvuran acemi kasaplardan bazıları hayvanın üzerlerine devrilmesi sonucu, bazıları ise bıçak kesiği nedeniyle el, kol ve bacak gibi bölgelerinden yaralandı . Kimi vatandaş uzun süredir hayvan kestiğini, başına ilk defa böyle bir şey geldiğini söylerken, kimileri ise hayvan keserken kendini kestiğini ifade etti.

Source: Mahmut Ekinci


Yutkunamıyordu! Yemek borusundan et parçası çıktı

Ailesiyle restoranda yemek yiyen 14 yaşındaki A.K. birden rahatsızlandı. Çocuk, öksürme, yutkunamama, nefes alamama ve şiddetli boğaz ağrısı şikayetiyle Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi ne götürüldü. Tetkiklerde çocuğun yemek borusunda et parçasının olduğu tespit edildi. Yemek borusunu tıkayan parçanın çıkarılmasıyla A.K nin şikayetleri sona erdi. AİLELERE BAYRAMDA ÇOCUKLARA VERİLEN ET VE GIDALARLA İLGİLİ UYARI! Çocuğa müdahale eden Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer, çeşitli şikayetlerle acil servise getirilen hastayı gerekli tetkiklerin ardından hemen ameliyata aldıklarını söyledi. Hastanın yemek borusundan parça parça et çıkardıklarını anlatan Tuncer, şunları kaydetti: Et parçası kaçtıktan sonra hasta yemek yemeye devam etmiş, tam bir tıkaç pozisyonu almıştı. Önce küçük, daha sonra alttaki büyük parçayı aldık. Yabancı cisim kaçmaları ikiye ayrılıyor. Birincisi yemek borusunu, ikincisi de soluk borusunu tıkayanlar. Soluk borusunu tıkayan yabancı cisimler, biraz daha ölümcül seyredebilmekte ancak yemek borusunu tıkayan yabancı cisimler de soluk borusuna yaptığı bası nedeniyle solunum durmasına neden olabilir. Tuncer, Kurban Bayramı nda özellikle küçük çocuklu ailelerin bu konuda dikkatli olmaları gerektiği uyarısında bulunarak, Bayramda misafirlere yemek, şeker ikram ediyoruz. Bizim yapmamız gereken uyarı, çocuklara et veya gıda yedirirken küçük parçalar halinde verelim ifadelerini kullandı.

Source: Habertürk


Bayramda hastaneler açık mı? Bayramda hastanelerin acil servisi açık mı?

Bayram boyunca kamu kurumları kapalı olacağından dolayı, sağlık hizmetlerinin nasıl işleyeceği merak ediliyor. “Bayramda hastaneler açık mı?” sorusu, hem devlet hastaneleri hem de özel hastaneler için geçerli olarak gündemdeki yerini koruyor. Peki, Bayramda hastaneler açık mı? BAYRAMDA HASTANELER AÇIK MI? Kurban Bayramı boyunca Türkiye genelindeki tüm kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde sadece acil servisler açık olacaktır. Yani, poliklinikler ve randevulu birimler hizmet vermez. MHRS RANDEVU SİSTEMİ AÇIK MI? Bayram günlerinde MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) üzerinden randevu alınamaz. Bayram tatili boyunca tüm poliklinik randevuları sistem üzerinden pasif hale getirilir. MHRS yeniden 10 Haziran 2025 Salı günü itibarıyla aktif olacaktır. ÖZEL HASTANELER BAYRAMDA AÇIK MI? Özel hastaneler, genellikle acil servis ve nöbetçi kadrolar ile hizmet verir. Ancak rutin poliklinik hizmetleri sunulmaz. Bu nedenle özel bir hastaneye gitmeden önce iletişime geçilmesi önerilir. BAYRAMDA ECZANELER AÇIK MI? Resmi tatil günlerinde eczaneler kapalıdır, ancak her il ve ilçede nöbetçi eczaneler hizmet verir. Yani Kurban Bayramı”nın 1., 2., 3. ve 4. günlerinde normal eczaneler çalışmaz, ancak nöbet sistemi devreye girer.Bu kapsamda 6-9 Haziran 2025 tarihleri arasında bayram nedeniyle eczaneler kapalı olacak, ancak vatandaşlar nöbetçi eczaneler üzerinden ilaç ve medikal ihtiyaçlarını karşılayabilecek.

Source: Beyza Nur Ergin