Cep telefonlarının pil ömrünü 5 yıl kısaltan hata: Meğer yıllardır yanlış yapıyormuşuz
2025 yılına kadar, telefon kullanan kişi sayısının giderek arttığı ve kullanıcı yaşlarının küçüldüğü tahmin ediliyor.Artık küçük yaştaki çocuklardan yetişkinlere kadar herkesin elinde bir akıllı telefon görmek mümkün. Bu telefonlar, daha işlevsel ve kullanıcı dostu hale gelmişken, doğru şarj etme alışkanlıkları hala pek çok kişi tarafından göz ardı ediliyor.
Yeni nesil akıllı telefonların çoğu, lityum-iyon pil teknolojisiyle donatılmıştır. Bu piller, diğer pil türlerine göre daha verimli olsa da, ömürleri sınırsız değildir. Zamanla içindeki kimyasal reaksiyonlar nedeniyle, pilin kapasitesi azalır. Uzmanlara göre, bu pillerin ömrü genellikle yaklaşık 500 şarj döngüsünden sonra (yaklaşık iki ile üç yıl) önemli ölçüde düşer. Bu, pilde meydana gelen elektrokimyasal aşınma ve yıpranmanın bir sonucudur.
TELEFONU ŞARJ ETME ALIŞKANLIKLARINIZI GÖZDEN GEÇİRİN
Birçok kullanıcı, telefonunu tam şarj etmek için aşırıya kaçmaktadır. Ancak bu alışkanlık, uzun vadede pilin ömrünü olumsuz yönde etkileyebilir. Telefonlarınızın pil seviyesini %100″e kadar doldurmak, kısa vadede sizi dışarıda pilin bitmesi konusunda endişelendirmeyebilir. Fakat, uzun vadede bu durum pilin sağlığına zarar verir.
PİL ÖMRÜNÜ UZATMANIN PÜF NOKTALARI
Uzmanlar, telefon şarj seviyesinin yüzde 20 ile yüzde 80 arasında tutulmasının, pil ömrünü uzatmanın en iyi yolu olduğunu belirtiyor. Bu şekilde, pil daha az stres altına girer ve daha uzun süre verimli çalışır.
Lionvolt Teknoloji Şefi Sandeep Unnikrishnan, telefonunuzu gece boyunca değil, gün içinde şarj etmenizi öneriyor. Bu sayede, şarj seviyesi tam dolmadan fişten çekilebilir, böylece pilinizin ömrünü daha uzun tutabilirsiniz.
FAZLA ŞARJ YAPMAK NEDEN ZARARLI?
Lityum-iyon piller, sürekli olarak %100 doluluk oranında tutulduğunda fazla strese girer. Uzun süre tam şarjda bırakmak, pilin ömrünü kısaltır ve kapasitesinin zamanla azalmasına neden olur. Bu yüzden, telefonunuzu her zaman %100 dolu tutmak yerine, ara ara %80″e kadar şarj etmek daha sağlıklı olacaktır.
Akıllı telefonların pil ömrünü uzatmak için yapmanız gereken en önemli şey, şarj alışkanlıklarınızı gözden geçirmektir. Telefonunuzu sürekli %100 şarj etmemek ve onu gereksiz yere fişte bırakmamak, pil sağlığını korumanın en etkili yollarıdır. Unutmayın, ne çok dolu ne de çok boş; pilin optimum seviyede tutulması en sağlıklı sonucu verecektir.
Source: Derleyen: Merve Kapan
Sirke, karbonat veya limon değil: Sadece 1 avuç yetiyor, Çamaşır makinenizin performansını arşa çıkaracak
Günlük yaşamda karşımıza çıkan bir dizi sorunu çözmek için bazı yöntemler doğal ve etkili bir seçenek sunar. Bu yöntemlerin bazıları geleneksel olurken bazıları da modern hayatın ihtiyaçlarına göre yeni bir çözüm yolu sunar. Çamaşır makinesinin performansını artırmak için kullanılan popüler bir yöntem mevcut, pirinç kullanmak.
Son yıllarda, çamaşır makinesi bakımı için doğal ve kimyasal içermeyen alternatifler arayanlar, şaşırtıcı ama etkili bir yöntem keşfetti. Çamaşır makinesine bir avuç pirinç eklemek kimyasal deterjan kullanmadan, çamaşırların daha yumuşak olmasına, kötü kokuların giderilmesine ve renklerin canlanmasına yardımcı olur. Pirincin doğal emici özellikleri sayesinde çamaşırların daha temiz ve ferah olmasını sağlamak mümkün ancak bu yöntemi denemeden önce bazı uyarılara dikkat edilmesi unutulmamalıdır.
NASIL UYGULANIR?
İlk adım olarak, çamaşır yıkamadan önce sıcak suyla (60°C”nin üzerinde) bir bakım yıkaması yapmanız önerilir. Bu, tamburda birikmiş sabun kalıntıları, küf ve bakterilerin temizlenmesine yardımcı olurken, çamaşır makinesi daha temiz ve hijyenik hale gelir. Ardından, pirinci kullanmadan önce pirinci sıkıca kapatılmış bir bez torbaya yerleştirin. Pirincin doğrudan tamburun içine eklenmesi, tanelerin dağılması ve cihazın iç kısmında birikmesi riskini doğurabileceğinden, torba kullanmak daha güvenlidir. Torbada yer alan pirinç, çamaşır makinenizin çalışmasına zarar vermeden etkili bir temizlik sağlar.
Sonraki adımda, bu torbayı çamaşırlarınızla birlikte tambura yerleştirerek normal yıkama döngüsünü başlatın. Bu işlem sırasında pirinç, hem çamaşırların yumuşamasına hem de makinenin içindeki nemin ve kötü kokuların giderilmesine yardımcı olur. Yıkama döngüsünün sonunda, pirincin bulunduğu torbanın birkaç dakika boyunca tamburda bırakılması tavsiye edilirken bu ek adım çamaşır makinesinin iç kısmındaki nemi emerek küf oluşumunu engeller ve taze bir koku kalmasını sağlar.
Source: Haber Merkezi
Çilingirler hep uyarıyor, herkes aynı hatayı yapıyor! Gece yatarken kapınızı böyle kilitlemeyin
Ev ve iş yeri güvenliği konusunda uzman çilingirler, pek çok kişinin farkında olmadan yaptığı kritik bir hataya dikkat çekti. Yanlış kilit kullanımı veya eksik kilitleme, güvenlik zafiyeti oluşturarak hırsızların işini kolaylaştırıyor. Ayrıca, hatalı kilitleme alışkanlıkları acil durumlarda içeridekilere büyük zorluk çıkarabiliyor.
KAPIYI SADECE ÇEKMEK KİLİTLENDİĞİ ANLAMINA GELMİYOR
Çilingir ustalarının en sık karşılaştığı hatalardan biri, vatandaşların kapıyı yalnızca çekerek kilitli sanması. Oysa bu, kapının sadece sürgüye oturmasını sağlıyor ve kilit mekanizmasını tam devreye sokmuyor. Bu şekilde bırakılan kapılar, basit bir plastik aparat veya kredi kartı gibi nesnelerle birkaç saniye içinde açılabiliyor. Uzmanlar, özellikle apartman dairelerinde ve müstakil evlerde bu hatanın çok sık yapıldığını belirterek, “Kapınızı kilitlediğinizde mutlaka anahtarı tam tur çevirerek kilitleyin. Aksi halde kapınız dışarıdan kolaylıkla açılabilir” uyarısında bulundu.
YALNIZCA TEK TUR KİLİTLEMEK DE RİSK OLUŞTURUYOR
Bazı vatandaşların, kapılarını kilitlemelerine rağmen yalnızca bir tur çevirmesi de güvenlik açısından yetersiz kalıyor. Çilingirler, özellikle çelik kapılarda kilidin tam oturması için anahtarın en az iki veya üç tur çevrilmesi gerektiğini vurguluyor. “Bazı kapı sistemleri, tek turda sürgüyü tam olarak oturtmuyor. Kapınızın mekanizmasını iyi tanıyın ve güvenliğiniz için her zaman tam kilitleme yapın” şeklinde önerilerde bulunuyorlar.
İÇERİDEN ANAHTARLA KİLİTLEMEK ACİL DURUMLARDA TEHLİKE YARATIYOR
Güvenliği artırmak amacıyla birçok kişi gece yatarken kapısını içeriden de anahtarla kilitliyor. Ancak uzmanlar, bu yöntemin bazı riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle yangın, deprem veya ani bir sağlık problemi durumunda içeride bulunan kişiler anahtarı bulamazsa veya hızlı hareket edemezse kapıyı açmakta ciddi güçlük çekebilir. Çilingirler, özellikle yaşlı, çocuklu ve hasta bireylerin bulunduğu evlerde içeriden kilitleme yerine sürgü veya emniyet mandalı gibi daha pratik çözümler kullanılmasını öneriyor.
KİLİT SEÇİMİNE DİKKAT: ESKİ SİSTEMLERİ KULLANMAYIN!
Güvenlik uzmanları, hala eski tip kilit sistemlerini kullanan vatandaşları da uyarıyor. Anahtarı çevirmeden otomatik kilitlenen mekanizmalar ya da tek tur kilitlenen eski model sistemler, günümüzün gelişmiş hırsızlık yöntemlerine karşı yetersiz kalıyor. Günümüzde hırsızlar, maymuncuk veya elektronik açma cihazları gibi yöntemlerle eski nesil kilitleri saniyeler içinde açabiliyor. Uzmanlar, daha güvenli bir yaşam alanı için yüksek güvenlikli kilit sistemlerine geçiş yapılmasını öneriyor. Çelik takviyeli gömme kilitler, şifreli veya akıllı kilit sistemleri ve ek güvenlik zincirleri, ev güvenliğini artırmak için önemli alternatifler arasında yer alıyor.
GÜVENLİK KÜLTÜRÜ ŞART: SADECE KİLİTLEMEK YETMEZ
Çilingirler, ev güvenliğinin sadece kapının nasıl kilitlendiğiyle sınırlı olmadığını da vurguluyor. Apartman girişlerinin güvenliği, bina çevresinde yeterli aydınlatma olması ve kapı önlerine güvenlik kameralarının yerleştirilmesi gibi ek önlemler, hırsızlık girişimlerini büyük ölçüde azaltabiliyor. Ayrıca, eve giriş ve çıkışlarda dikkatli olunması, kapının arkasında birinin olup olmadığının kontrol edilmesi gibi basit alışkanlıklar da güvenlik açısından büyük önem taşıyor.
Source: Derleyen: Mustafa Balcı