“Sanat ve Bilim: Otizmin Sessiz Tehlikesi ve Farkındalık Gününde Yeni Araştırmalar”

Bu bakteriler beyni etkiliyor: Otizmin arkasındaki sessiz tehlike ortaya çıktı!

2 Nisan Otizm Farkındalık Günüydü. 2023 yılı verilerine göre, dünyada yaklaşık 36 çocuktan birinde otizm görülüyor. Bu da gerçek anlamda otizmin farkında olmamızın ve bu çocuklarımızın hayata dahil olabilmeleri için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini gösteriyor. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilen bir nöro-gelişimsel farklılık. Otizmli bireylerin başkalarıyla iletişim kurma, etkileşimli oyunlar oynama, arkadaş edinme gibi sosyal becerilerinde akranlarına kıyasla belirgin yetersizlikler görülüyor. Tekrar eden davranışlar, takıntılar ve sıra dışı ilgi alanları olabiliyor. Stres ya da sevinç duygularını yoğun yaşayabiliyorlar. Peki, otizmle ilgili son bilimsel çalışmalar neler? İşte bu sorunun peşine düştük ve dünyanın en deneyimli 43 bilim insanının otizm ve mikrobiyota arasındaki ilişkiyi bilimsel olarak kanıtladığını gördük. Yani sadece mikrobiyotaya bakarak bir insanın otizmli olabileceği tespit edilebiliyor. Bu gelişmenin tüm detaylarını ABD”de mikrobiyota üzerine bilimsel çalışmalar gerçekleştiren bilim insanı Ali Rıza Akın”dan aldık. AĞIZDAKİ BAKTERİLER DE ÖNEMLİ “Otizm Spektrum Bozukluğu, hayatı sessizce değiştiren bir gizemdir; insanların iletişim kurmasını, sosyal etkileşimini ve davranışlarını derinden etkiler. Bilim insanları bu gizemi çözmek için yoğun çaba sarf ederken, son araştırmalar şaşırtıcı bir ipucunu ortaya çıkardı: Bağırsaklarımız ve ağzımızda yaşayan bakteriler, OSB”nin karanlık bulmacasında gizli bir anahtar olabilir. Bu bağlantı, “bağırsak-beyin ekseni” olarak bilinen, vücudumuzun bağırsakları ile beynimiz arasındaki gizemli ve karmaşık bir iletişim hattı üzerinden gerçekleşiyor.” SESSİZ KAHRAMANLARIMIZ “Bağırsaklarımızda yaşayan bu küçük canlılar, aslında sessiz kahramanlardır ve bağışıklık sistemimizi yönetirler. Ama onların dengesi bozulduğunda, vücutta durdurulamaz bir yangın başlatabilirler. Araştırmalar, OSB”li bireylerin kanında iltihap belirteçlerinin tehlikeli düzeylere ulaştığını göstermektedir; bu da iltihabın OSB belirtilerini tetikleyebileceğini düşündürmektedir. Bağırsaklarımızdaki bu bakteriler, kısa zincirli yağ asitleri (SCFA”lar) adı verilen, vücudumuz için hayati önem taşıyan maddeler üretirler. Fakat bu maddelerdeki küçük değişimler bile büyük sonuçlar doğurabilir. Özellikle propiyonik asit adlı bir maddenin fazlalığı, hayvanlarda OSB benzeri davranışlara yol açmıştır. Bu durum, bağırsaklarımızdaki küçük bir sorunun bile beynimizin çalışma şeklini dramatik biçimde değiştirebileceğini gösteriyor. Üstelik bu küçük bakteriler, beynimizin çalışma şeklini belirleyen serotonin ve GABA gibi kritik kimyasallar üretirler. Bu kimyasallardaki dengesizlik, OSB”li bireylerde ruh hali ve davranışlarda dramatik değişikliklere neden olabilir.” BEYİN GELİŞİMİNİ ETKİLİYOR “OSB”li bireylerde, kabızlık, ishal ve mide ağrısı gibi rahatsız edici mide-bağırsak sorunları, normalden çok daha fazla görülür. Bu belirtiler basit bir rahatsızlıktan çok daha derin bir sorunun habercisi olabilir: bağırsaklarımızdaki bakterilerin hassas dengesi bozulmuş durumda. Bilimsel çalışmalar, OSB”li çocukların bağırsaklarında bazı bakterilerin arttığını, bazılarının ise endişe verici şekilde azaldığını göstermektedir. Bu dengesizlik, yani “disbiyoz,” vücudu sürekli bir savaşa sürükleyerek iltihaplanmalara neden olabilir ve belki de beynin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.” PROBİYOTİKLERİN ROLÜ BÜYÜK “Bu çarpıcı bulgular, bilim insanlarını probiyotik ve prebiyotik gibi tedavilere yönlendirmiştir. Probiyotikler dost bakteriler olarak, prebiyotikler ise onların en büyük destekçileri olarak bağırsakları tekrar dengeye getirmeyi hedefler. Araştırmalar umut verici sonuçlar göstermiştir, ancak bu umutların gerçeğe dönüşmesi için daha çok yol var. Ağzımızdaki bakteriler bile bu büyük gizeme dahil olabilir. OSB”li bireylerin ağızlarında Streptococcus ve Haemophilus gibi zararlı bakteriler artarken, faydalı olanlar dramatik bir şekilde azalıyor. Bu bakteriler ağızdan vücuda yayılarak, beyne ulaşan yolları dahi etkileyebilir. Ağızdaki bu bakteriler, vücuda yayılan tehlikeli iltihaplanmalara yol açabilir, beyni etkileyen kimyasallar salgılayabilir veya vücudun farklı bölgelerine doğru sessizce ilerleyebilirler. OSB”li bireylerin sık karşılaştığı duyusal zorluklar nedeniyle yetersiz ağız bakımı ve yüksek şekerli diyetler, bu riskleri daha da büyütür. İyi bir ağız hijyeni, ağıza yönelik probiyotikler ve beslenme alışkanlıklarındaki dramatik değişimler, OSB belirtilerini yönetmekte kritik rol oynayabilir. Sonuç olarak, otizm ve bağırsak-ağız bakterileri arasındaki bu çarpıcı bağlantı, OSB”nin sırlarını çözmek ve bu durumla yaşayan insanların hayatlarını değiştirecek tedaviler bulmak için kritik öneme sahiptir. Gelecekte yapılacak keşifler, bu bilinmezliği aydınlatmak ve OSB”li bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek için yeni kapılar açacaktır.” ENGELLERİ AŞAN BİR YOLCULUK Otizmli Genç Sanatçı Ceren Gökçe, Renklerin Sessiz Dili; Sanat İyileştirir Sergisi ile 2 Nisan”da Atatürk Kültür Merkezi”nde (AKM) sanatseverlerle buluştu. 21 aylıkken otizm tanısı alan Ceren Gökçe, yıllar içinde sanatla kendini ifade etmenin yollarını keşfetti. Resimleri, hem onun iç dünyasını yansıtan özgün bir dil sunuyor hem de izleyicilere otizme dair farklı bir perspektif kazandırıyor. Sanatın iyileştirici gücüne inanan Gökçe, bu sergiyle aynı zamanda otizmli bireylerin yeteneklerinin ve potansiyellerinin toplumda daha fazla görünür olmasına katkı sunuyor. Sergi, toplumda otizme dair farkındalık oluşturmayı ve otizmli bireylerin sanattaki başarılarını kamuoyu ile buluşturmayı amaçlıyor. Sergiyi 8 Nisan”a kadar AKM”de ziyaret edebilirsiniz. KOCAELİ”DE ÇOCUK MÜZİKALİ Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM), çocuklar için dopdolu bir nisan programı hazırlamış. Bu programlardan biri de Kocaeli”de! “Ne Olacağım Ben?” çocuk müzikali 20 Nisan”da Kocaeli Şehir Tiyatroları”nda olacak. Çocuklara hayal kurmayı ve kendi yollarını çizmeyi öğreten bu eğlenceli müzikalde sürekli ders çalışmak zorunda hisseden Leyla, ilham perisi Thalia ile tanıştıktan sonra hayata farklı bir pencereden bakmayı öğreniyor.

Source: Pinar Yildiz Yüksel