Eğlence mekanına el bombası atıldı: 7 yaralı
Kağıthane ilçesi Hürriyet Mahallesi Park Caddesi ndeki 5 katlı binanın ikinci katında restoran ve eğlence mekanı olarak kullanılan bir iş yerine kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce el bombası atıldı. 3 Ü AĞIR 7 KİŞİ YARALANDI İhbar üzerine belirtilen adrese, çok sayıda polis ve ambulans sevk edildi. AA nın haberine göre; olayda yaralanan 3 ü ağır 7 kişi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Caddeyi trafiğe kapatan ekipler, araçların altı ve sokakta bomba arama köpeğiyle alan taraması yaptı. Ekipler, çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamera kayıtlarını incelemek üzere aldı. Polis, kaçan şüpheli ya da şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. *Haberin fotoğrafları DHA tarafından servis edilmiştir.
Source: Habertürk
Eğlence mekanına el bombalı saldırı! Çok sayıda yaralı var
Kağıthane”de restoran ve eğlence mekanı olarak kullanılan iş yerine patlayıcı madde atılması sonucu 3″ü ağır 7 kişi yaralandı.Hürriyet Mahallesi Park Caddesi”ndeki 5 katlı binanın ikinci katında restoran ve eğlence mekanı olarak kullanılan bir iş yerine kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce patlayıcı madde atıldı.İhbar üzerine belirtilen adrese, çok sayıda polis ve ambulans sevk edildi.Olayda yaralanan 3″ü ağır 7 kişi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.Caddeyi trafiğe kapatan ekipler, araçların altı ve sokakta bomba arama köpeğiyle alan taraması yaptı.Ekipler, çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamera kayıtlarını incelemek üzere aldı.Polis, kaçan şüpheli ya da şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.
Source: Www.star.com.tr
Gözaltına alınan KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt”un ifadesine ulaşıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu”nun da aralarında bulunduğu zanlılar hakkında “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması devam ediyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt”un Mali Suçlarla Şube Müdürlüğü”nde verdiği ifadesine ulaşıldı. Kendisi ve eşi adına kayıtlı taşınır taşınmaz malları sorulan şüpheli Kurt, eşi adına ikamet ettikleri ev ile Urla”da kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle edindikleri 2 ev, kendisi adına da kayıtlı bir arsa olduğunu söyledi. İkamet ettikleri evin 2 milyon 500 bin dolar olduğu hatırlatılan Kurt”a, “İstanbul”da bulunan şu an ikamet ettiğiniz ve aynı proje içerisinde yer alan diğer dairenizin M* İnşaatın projeleri olmasının belirli bir sebebi var mıdır?” sorusu yöneltildi. Kurt, söz konusu evi A* isimli firmadan proje ilk çıktığı anda topraktan aldıklarını, M* isimli şirketin projenin ortaklarından, yönetici şirketin de A* olduğunu anlattı. M* isimli şirketten KİPTAŞ”a kiralanan bazı araçlar bulunduğu ve 4 kişinin kullandığı araçların SGK kayıtlarının KİPTAŞ”ta olduğuna ilişkin tespitler hatırlatılan Kurt”a, “Bu araçların özel bir inşaat şirketi tarafından Ankara”da bulunan bir firmadan kiralanıp İBB iştiraki olan KİPTAŞ çalışanlarının kullanımına verilmesinin sebebi nedir? M* unvanlı firma ve KİPTAŞ arasında ne tür bir ilişki vardır?” sorusu soruldu. Şüpheli Kurt soruya, “KİPTAŞ kurumu yüklenici firmalar ile imzalamış olduğu sözleşmeler kapsamında bu araçları edinir ve çalışan personellere bu araçları tahsis eder. Burada bahsi geçen araçlar da M* firması ile yapılan Beşiktaş Karanfilköy projesi kapsamında edinilen araçlardandır. KİPTAŞ”ın tarihinden beri araç edinimleri bu şekilde olmaktadır. M* ve KİPTAŞ kurumu arasında yüklenici ilişkisi dışında bir iş ve ortaklık yoktur.” yanıtını verdi. Şüpheliye taşınmazlarının değerlerine ilişkin sorular yöneltildi Kurt”a, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince hazırlanan tutanakta, taşınmazlarının konum itibarıyla değerlerinin 30 milyon ile 100 milyon arasında olduğu, kendisine ait SGK kayıtları üzerinde ise 195 bin 41 lira olarak göründüğü, kendisinin ise bu taşınmazlarının değerinin 400 bin lira olduğunu söylediği hatırlatıldı. Ayrıca eşi Aslı Kurt”un SGK incelemelerinde kazancının 26 bin lira olduğu, yapılan sorgulamalarda ise ortaklık ve yöneticilik kayıtlarında tasfiye halindeki Kurt Proje Yönetimi Danışmanlık AŞ unvanlı firmanın bilgisinin yer aldığı ve bu firmanın terkin edildiği, eşinin de ortaklık bilgisinin pasif durumda olduğunun belirlendiği aktarılan Kurt”a, bu tespitlere ilişkin cevabı soruldu. Kurt, soruya “Taşınmazlar arsa halindeyken edinildi. Sonrasında kat karşılığı sözleşme imzalandı. Sözleşme gereğince bir ev eşime, bir ev müteahhitte olacaktı. 4 sene boyunca inşaatlar devam etti ve halen devam ediyor. Müteahhitte kalan bir daire de müteahhittin göstermiş olduğu kişiye devredildi. Belirtilen değerler fahiş olmakla birlikte alındığı tarih değil, şu anki değerler üzerinden yapılmıştır. Halbuki bu taşınmazın alım değeri çok daha düşüktür.” yanıtını verdi. Dairelerin devri konusunda tasarrufu olmadığını savundu Sorgusunda Kurt”a, soruşturma kapsamında müşteki olarak ifade veren Ulaş Y”nin, “KİPTAŞ Yeşilpınar evlerinin kentsel dönüşüm projesi olduğu, buradan 370 daire kaldığı ve bu dairelerin kendisine satılmasına ilişkin sözleşme yapıldığı”na dair beyanları okundu. Bu dairelerin tapularının yavaş yavaş devredilmeye başlandığını kaydeden Ulaş Y”nin ifadesinde, şunlar yer aldı: “Ancak bazı davalık süreçler ve yeni atanan kayyum dolayısıyla devirler yapılamamaktadır. Ancak yapılan devirler incelendiğinde çok sayıda yabancıya ikinci satışın olduğu görülecektir. Sözleşmeler incelendiğinde ikinci devirlerin çoğunun yabancıya olduğu açıkça görülecektir. Burada 2021 yılında yaşanan devalüasyon sonrasında başta anlaştığımız aşamada 2,5 milyon olan daire değerlerinin 6 ay gibi kısa bir süre içerisinde 5-6 milyonlara çıkması nedeniyle Adem Soytekin (tutuklu şüpheli) ve Ali Kurt”un söz konusu dairelerden daha fazla rant elde etmek için bize zorluk çıkarmıştır. Ufuk T. bizden yapmış olduğu aracılık karşılığında 2 milyon 750 bin lira açıktan para almıştır. Bildiğim kadarıyla Soytekin”den de 3 milyon 750 bin lira para aldığını duyduk. Buna ilişkin ses kaydı mevcuttur.” Bu beyanlara karşı şüpheli Ali Kurt, Ulaş Y”yi tanımadığını öne sürerek, söz konusu dairelerin devri konusunda kendisinin veya KİPTAŞ”ın tasarrufunun bulunmadığını savundu. Kurt”a sorgusunda, gizli tanık Rüzgar”ın “…Fatih Özçelik (tutuklu şüpheli) ise kamulaştırma işlerini takip eder. Yapılacak usulsüzlükleri kurgusunu Fatih tasarlar. Fatih”te, Ali Kurt”un oraya yerleştirdiği biridir. Ali Kurt, KİPTAŞ ve birkaç iştirakten sorumludur. Son dönemde KİPTAŞ tüm işlerini alt yüklenicilere vermektedir ve bu yüklenicilerden fon adı altında para toplanmaktadır. Bu para İmamoğlu”nun cumhurbaşkanlığına aday olma sürecinde kullanılmak üzere toplanmaktadır.” şeklindeki ifadesi okundu. Savunmasında, Özçelik”in kendisinden önce belediyeye memur olarak işe başladığını ve daha sonra yükseldiğini kaydeden Kurt, bu nedenle işe yerleştirdiği iddiasının asılsız olduğunu öne sürdü. Kurt”a sorgusunda, tanık E.Ç”nin ifadesinde yer alan “Ali Kurt, KİPTAŞ”ın başındaki kişidir. KİPTAŞ ihalelerinde komisyon alır. Bir kısmını kendisine ayırır, geri kalanını da Fatih Keleş”e verir. Toplanan bu komisyonlar Ekrem İmamoğlu”nun başkanlık seçiminde kullanılmak ve parti içerisinde gücü ele geçirmek maksadıyla toplanır.” şeklindeki beyanı okundu. Kurt, tanık beyanlarının yalan olduğunu savundu. Soruşturma dosyasına giren ses kayıtlarındaki iddiaları reddetti Şüpheli Kurt”a soruşturma dosyasındaki ses kayıtlarına ilişkin sorular yöneltildi. Ses kaydı anlatılan Kurt”a “Adem Soytekin isimli şahıs ile bağınız nedir? Soytekin”in A* ünvanlı firması ile ihaleye girmeme sebebi nedir? Neden S* ünvanlı firması ile ihaleye girmektedir? Sizin bu firmalar ile bağınız nedir? Konuşma yapan şahısların sizden bahsetme nedenleri nedir? Neden sizin “Başkana” ulaşacağınızı konuşmaktadırlar? Tarafınıza okunan ve okutturulan görüşme içeriği hakkında açıklama yapınız.” soruları yöneltildi. Şüpheli Kurt, bu soruyu şöyle yanıtladı: “Adem Soytekin isimli şahsın A* ünvanlı firması var mı onu da bilmiyorum, ihaleye neden katılmadı bir fikrim yoktur. Benim adı geçen firmalar ve ihaleye girip girmeme süreçleri ile ilgili herhangi bir bilgim ve alakam yoktur. Ben konuşma yapan şahısların Müge D. isimli şahıs olduğunu tahmin ediyorum, bu bizim kendisi ile defaatle yapmış olduğumuz suç duyurularını destekler niteliktedir. Çünkü Soytekin ile aralarında olan sorunlara beni dahil ederek çözüm aradıklarını bu görüşmelerden anlıyorum. Ayrıca görüşmede geçen şahsıma yönelik iddiaların hiçbirini de kabul etmiyorum.” Şüpheli Kurt”a, başka ses kayıtlarından biri okunarak “Konuşma yapan şahısların sizden bahsetme sebepleri nedir? X kadın şahıs olarak belirtilen şahsın KİPTAŞ”a yatırdığını belirttiği para ne amaçla yatırılmıştır? Neden KİPTAŞ tarafından mağdur edildiğini ifade etmektedir? Sizin bu mağduriyetteki rolünüz nedir? Tarafınıza okunan ve okutturulan görüşme içeriği hakkında açıklama yapınız.” denildi. Ali Kurt bu konuya ilişkin de, “KİPTAŞ”a yatırmış olduğunu belirttiği parayla ilgili olarak, X kadın şahsın kim olduğunu bilmiyorum ve tahmin edemiyorum, ayrıca KİPTAŞ”a yatırılan paraları detay olarak benim bilmem mümkün değildir. Konuşmada geçen paralar ile ilgili de bilgim yoktur. KİPTAŞ tarafından mağduriyetine yönelik ise, bu konu ile ilgili bahsetmiş olduğum Müge D. ismi aklıma geliyor. Bahsedilen mağduriyetin sebebi olarak şahsım ve KİPTAŞ”ın taraf olması mümkün değildir.” ifadelerini kullandı. Makam şoförü Ataç”ın ifadesi İBB”de mühendis olarak çalışan danışman Yakup Öner”in makam şoförü Kamuran Ataç”a ise emniyet sorgusunda, MASAK raporunda yer alan, S.A. ile 2017-2024 yılları arasında 56 işlemde toplam 1 milyon 924 bin 355 lira, A.G. ile 2024 Ekim ayında 4 gün içerisinde 2 işlemde toplam 1 milyon 750 bin lira, F.Ö. ile 2018-2022 yılları arasında 22 işlemde toplam 1 milyon 718 bin 953 lira, H.A. ile 2018-2022 yılları arasında 11 işlemde toplam 1 milyon 451 bin 407 lira para transferlerine ilişkin tespitler soruldu. Ataç, soruya karşılık şu cevabı verdi: “S.A. kardeşimdir. Kendisiyle aramızdaki para transferi ihtiyaç üzerine gönderilmiştir. Bu para transferleri abi kardeş ilişkisindendir. A.G. ile aramızdaki para transferi kayınvalidemin sağlık sorunları sebebiyle ülkemizde olamaması üzerine gayrimenkul alım-satım işi için olmuştur. Bu bahse konu gayrimenkul şu an oturduğum eşimin üzerine olan evdir. F. Ö”yü ben uzun yıllardır tanırım kendisiyle aramızdaki para transferleri onun maddi sıkışıklığından, ara ara benim maddi sıkışıklığımdan dolayı olmuştur.” Şüpheli İbrahim Bülbüllü”yle 267 kez ortak baz kaydı vermesi sorulan Ataç, “İbrahim Bülbüllü”yü şahsen tanımıyorum. Kendisini sadece İBB bünyesinde meclis üyesi olarak çalışıyor diye biliyorum. Kendisiyle vermiş olduğum bazı verileri tamamen tesadüftür. Beylikdüzü Adnan Kahveci semt pazarının karşısında kardeşime ait kafe vardır. Ara ara orada oturur çay kahve içerim, orada vermişimdir bu bazı. Kendisiyle vermiş olduğum bazlar, tamamen tesadüf olarak gerçekleşmiştir. Kendisiyle karşılaşmışlığım, görüşmüşlüğüm yoktur.” yanıtını verdi.
Source: Internet Haber
Kağıthane’de eğlence mekanına bombalı saldırı
İstanbul’un ilçesi Kağıthane’de eğlence mekanına bombalı saldırı düzenlendi. Üçü ağır yedi kişi yaralandı.
Hürriyet Mahallesi Park Caddesi’ndeki beş katlı binanın ikinci katında restoran ve eğlence mekanı olarak kullanılan bir işyerine kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce patlayıcı madde atıldı.
İhbar üzerine belirtilen adrese, çok sayıda polis ve ambulans sevk edildi.
Olayda yaralanan üçü ağır yedi kişi hastaneye kaldırıldı.
Caddeyi trafiğe kapatan ekipler, araçların altı ve sokakta bomba arama köpeğiyle tarama yaptı.
Ekipler, çevredeki işyerlerinin güvenlik kamera kayıtlarını incelemek üzere aldı.
Kaçan şüpheli ya da şüpheliler aranıyor.
Source: aktifhabercom
Resul Tosun yazdı: Kültürel işgalin mimarı ana muhalefettir!
Bugün 27 Mayıs, kültürel işgalin pekiştirildiği alçak darbenin 65. yıl dönümü.Bu millet, batılı işgalcileri milli ve moral değerlerinin verdiği ruh ile kovmuştur.Lakin takip eden dönemde iktidara çöken zihniyet, çeyrek asır boyunca, işgale karşı direnen ruhu yasaklayıp, işgalcilerin batı kültürünü, harfinden libasına kadar memlekete dayatmıştır.Fiziki işgal kovulmuş ve kültürel işgal başlamıştır!Bin yıl İslam”ın bayraktarlığını yapan bu millet, batıcı iktidar tarafından kültürel olarak batıya teslim edilmiş, İslam”ın toplumdan ve kamudan uzaklaştırılması esasını dayatmıştır.Toplumun sessiz direnişi karşısında sisteme entegre edilen vesayet odaklarıyla zihniyet işgali, baskıyla sürdürülmüştür.27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan baskıların yenilendiği tarihlerdir.Öyle ki şairin ifadesiyle bu millet öz vatanında garip öz vatanında parya muamelesi görmüştür.Ve maalesef cumhuriyetin fabrika ayarları değiştirilip dönemin iktidar partisinin ilkeleri anayasalara derç edilerek ülkenin zihni işgali anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.1950 yılından itibaren halkın oylarıyla iktidara gelen siyasiler bu kültürel işgale karşı az da olsa mücadele etmişler ama vesayet odaklarının devreye girmesiyle ağır bedeller ödemişlerdir.Kimileri darağacında kimileri kodeste, kimileri kapatılma tehdidiyle çok ağır bedeller ödemişlerdir.Hepsinin gerekçesi millete rağmen anayasalara derç edilen kültürel işgal ilkelerine muhalefet olmuştur.Vesayet odakları en son, bu kültürel işgale karşı direnin Başkan Erdoğan”ı hedefe koymuşlardır.Kâh yargı darbe girişimiyle, kâh Gezi benzeri sokak hareketleriyle, kâh ekonomik baskılarla, kâh gece yarısı yayınlanan muhtıralarla, kâh partisini kapatma davasıyla kâh kanlı darbe girişimleriyle ona da bedel ödetmek istediler.Ama o, bu saldıranların tamamını bertaraf edecek irade ve cesareti göstererek direndi mücadele etti ve vesayet odaklarının etkisini ve gücünü kırdı.Ülke insanı rahat bir nefes almaya başladı.İşte o batıcı vesayet sistemini yıkıp ülkeyi normalleştiren adamın adıdır Recep Tayyip Erdoğan.Sadece bu başarı bile Erdoğan”ı sevmek ve desteklemek için yeterlidir!Halktan aldığı destek ile vesayet odaklarına son verdi ama darbecilerin yaptığı anayasa değişmezse, milletin değerleriyle barışık milli ve sivil yeni bir anayasa yazılmazsa vesayet odaklarının yeniden hortlaması işten bile değildir.Çünkü Başkan Erdoğan vesayet sistemini fiilen kaldırmıştır, ancak mevcut anayasa, başlangıç bölümünden sonuna kadar, vesayeti ihya edecek ruhu hâlâ içinde barındırmaktadır.O yüzden de yeni bir anayasa bu ülkenin ve bu milletin en önemli ihtiyacıdır.Onun için bunun bilincinde olan Başkan Erdoğan Macaristan dönüşü yeni anayasaya vurgu yaparak konunun ehemmiyetini hatırlatmıştır.Yeni anayasaya Başkan Erdoğan”ın değil ülkenin ihtiyacı vardır.Muhalefetin “yeniden aday olmak için yeni anayasa istiyor” iddiasına cevap olarak “aday olma derdinde değilim” demesi de konunun hassasiyetine vurgu açısından önemlidir.Yeni anayasaya değişik bahanelerle karşı çıkan ve batıcı olduğunu gizlemeyen ana muhalefet partisi bu ülkenin uğradığı kültür işgalinin mimarıdır, sorumlusudur.O sebepten onun yerli ve sivil anayasa talebine sıcak bakmaması şaşırtıcı olmaz.Tüm partilerin temsil edileceği anayasa komisyonunun bir an önce kurulması ve 2013″te yarım kalan yerden devam edilerek yeni anayasanın yazılması Türkiye Yüzyılı sürecini de hızlandıracaktır.Anayasa yazımının 2013″te akamete uğramasının en önemli sebeplerinden biri, her maddenin komisyonda ittifakla yazılması kuralı olmuştur.Dünyanın hiçbir yerinde tüm siyasilerin ittifakıyla anayasa yazılmamıştır, yazılmaz.Bunca farklı partinin bulunduğu Türkiye”de de yazılmaz.Her maddede ittifak yerine beşte üç veya üçte iki çoğunluk gibi bir sistem ile yeni anayasa sıfırdan mutlaka yazılmalı ve meclisin onayına sunulmalıdır.Benim tahminim üçte iki çoğunluk olan 400 oy alabilir ama alamasa da beşte üç olan ve referandum gerektiren 360 oyu rahatlıkla alacağını düşünüyorum.Zaten 400 oyla da geçse referanduma götürülmesi ülke yararınadır.Evet milli ve sivil bir anayasa lazım değil elzemdir!
Source: Resul Tosun