Usta tiyatro sanatçısı Haldun Dormen ile 75 yıllık sanat yaşamı üzerine konuştuk: ‘Yaparsın şekerim’
Sanatla iç içe geçen uzun bir ömür. Bugünün sayısız usta sanatçısını yetiştiren Haldun Dormen ile evinde buluştuk. Makaleler, kitaplar, fotoğraflar, albümler, duvarlarda asılı masklar, gazete küpürleri… Tüm bunlar Dormen’in yaşamının kısa bir özeti gibi adeta. Öyle ya, bizim ülkemizde sanatçı olmak çok kolay değil, hele ki 75 sene, bir asra yakın zamandır sanatla uğraşan Haldun Dormen, ne kadar çok hükümet ve ihtilal görmüş. Bugün geriye dönüp baktığında okumak için gittiği Amerika’dan iyi ki ülkeme geri dönmüşüm diyebiliyor. Çünkü bugünün ustaları Dormen’in çırakları. Sanatçının kısaca geçmişine doğru bir yol alırsak sahneye ilk kez Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken Demirbank adlı oyununda “Yirmibeş kuruş” rolüyle çıktı. Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı. Yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. İki yıl süreyle Amerika Birleşik Devletleri’nde çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Hollywood’da Pasadena Playhouse’da dört oyunda oynadı. İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’ye girdi ve Cinayet Var adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez Türk seyirci karşısına çıktı. O sıralarda Beyoğlu Parmakkapı Sokak’ta genç amatörlerle birlikte 60 kişilik bir cep tiyatrosu kurdu. KOMEDİ USTASI… Güldürü ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmeni Haldun Dormen. 1955 yılında Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. 1961 yılında Türkiye’de sahnelenen ilk Batılı müzikal olan Sokak Kızı İrma’yı yönetti. 1980’li yıllarda Egemen Bostancı’nın yapımcılığını üstlendiği Hisseli Harikalar Kumpanyası, Şen Sazın Bülbülleri gibi müzikalleri sahneye koydu. 1985 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahneye koyduğu Lüküs Hayat, 30 yıl boyunca aralıksız ve genellikle kapalı gişe olarak devam etti. Usta sanatçı benim hayatımın dönüm noktası tiyatromun kapanmasıdır diyor. Çünkü o tiyatrodan kimler geldi kimler geçti: Erol Günaydın, Altan Erbulak, Metin Serezli, Nisa Serezli, Erol Keskin, İzzet Günay, Yılmaz Köksal, Ayfer Feray, Nevra Serezli, Gülriz Sururi gibi onlarca usta oyuncu… Tiyatronuz kapandıktan sonra neler değişti sanat hayatınızda? Kendi tiyatromu kapatmam benim hayatımın dönüm noktası belki de. Ama bir şey değişmedi hayatımda. Başka tiyatrolarda çalıştım. Sonuçta tiyatro hep devam etti. Benim için tiyatro hep çalışma, çalışma, çalışma. Durmadan sürekli üreten bir sanatçısınız, son projenizden bahseder misiniz? O kadar çok teklif geliyor ki hepsini zaten kabul edemem. Ufak tefek işler yapıyorum ders verdiğim okullarda çalışıyorum. Sizinle sohbetimizden sonra okula gideceğim. Öğrencilerim var yetiştirdiğim. Orada iki tane oyun hazırlıyoruz. “Üç Kız Kardeşi Beklerken” olacak biri. Talebelerim çok da güzel oynuyorlar. Benim iki tane müzikal, bir tane de oyunum var şu an. UFAK TEFEK GÜNCELLEMELER… Sizin kaleminizden çıkmış ve yıllar önce sahnelediğiniz “Hisseli Harikalar Kumpanyası” yeniden sahnede olacak, günümüze güncelleme var mı? Defalarca teklif ettiler en sonunda kabul ettim. İzmir’de Sahne Tozu adlı tiyatro çatısı altında yeniden sahnede olacak. Metnin ana çatısına hiç dokunmadım, sadece ufak tefek güncellemeler yaptım. Bu ay içinde oraya gideceğim çalışmalar için. Oyunu tamamen oradaki ekiple oluşturuyoruz. Nevra Serezli, sahnede çok güzel iz bırakmış bir oyuncu. O dönemde Nevra çok iyi oynamıştı. Geçmişte Adile Naşit ile Ayşen Gruda da oynamıştı. Uzun bir yol sizin yolunuz, yolda devam edenler, duraklarda inenler, unutamadıklarınız, anılar, eski dostlar desem size, ne dersiniz? Unutamadığım o kadar çok insan var ki maalesef. Kaybettiklerimiz. En son Oya Başar’ı kaybettik. Bu ölümler beni mahvediyor. Anılar çok fazla, hatırlamak şimdi hemen zor. Mesela belgeselini çekiyorlar Adile Naşit’in. O kadar çok iş yaptık ki. Adile Naşit’i tanımak lazımdı. Çok esprili bir kadındı. Çok iyi vakit geçirdik. Çok eğlendik. Çok güzel şeyler yaptık. İşine karşı çok disiplinliydi. Tiyatro çok ciddi bir iştir derdi. Daha sonra televizyoncu oldu bildiğiniz gibi. Türkiye tanıdı onu sonra. Vallahi binlerce insan. Bazılarını hatırlayamıyorum bile. Resim gösteriyorlar bana yine de hatırlamıyorum. Hâlâ beni dost olarak arayanlar var. Erol mesela. Erol Evgin ile bizim aramız çok iyidir, İzzet Günay’la da. Sizin öğrencilerinizin büyük bir kısmı da 30 yaş üstü. Bu yaştaki insanlara tiyatroyu öğretmek nasıl? Kendini kurtarmış insanlar. Çalışanlar. 50 yaşında olanlar da var. Emekli olmuş talebelerim de var. İçinde kalmış hepsinin, tiyatro yapmak istiyorlar. Ben çok mutluyum. Ben hepsine “Yaparsın şekerim” diyorum. Çalışırsan, inanırsan yaparsın. ‘GENÇLER UMUTLU OLMALI’ Sizin gençlere öğüdünüz ne oluyor? Benim en çok itiraz ettiğim şey, biraz fazla karamsar oldular. Mesela şimdi bütün niyetleri bir Amerika’ya gitseler de ya da bir İngiltere’ye gitseler de orada iş yapsalar. Ama Türkiye’de iş yapmak lazım. Ben mesela Amerika’da kaldım. Ve çok ısrarla da otur orada Amerika’da dediler ama ben Türkiye’ye dönmek istedim. Evet bugünkü Türkiye olsaydı döner miydim bilmiyorum ama o zaman seve seve döndüm. Oradaki bütün iş imkânlarımı bıraktım döndüm. İyi ki de dönmüşüm. Gençlerin daha umutlu olmaları lazım. ‘TOPLUMUN DERDİ PAHALILIK’ Türkiye’nin sizce en büyük derdi nedir? Söylersem hapse tıkarlar! Türkiye çok iyiye doğru gidecek. Ondan en ufak bir kuşkum yok. Ben hep iyi niyetli olduğum için, ben Türkiye’nin geleceğini çok parlak görüyorum, bu süreçler muhakkak bitecek. Toplumun dertleri aynı, pahalılık var. ‘MUTLU BİR HAYATIM OLDU’ Sahnelemek istedim ama bir türlü yapamadım, sahneleyemedim dediğiniz bir oyun var mı? Yok, deliydim ben. Deli olduğum için de her oyunu yapmaya çalıştım. Ne kadar pahalıya çıkarsa çıksın. O yüzden iki kere iflas ettim zaten. Çok şükür, her istediğimi yaptım. Şanslıyım ben. Mutlu bir hayatım oldu.
Source: Öznur Oğraş Çolak
Yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediye başkanı için yüz binler gözyaşı döktü: Zeyrek’i uğurladık
Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki evindeki havuzun yanındaki makine bölümünde elektrik akımına kapılarak ağır yaralanan ve yapılan tüm müdahalelere karşın yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek son yolculuğuna uğurlandı. Sabah saatlerinde Zeyrek’in naaşını ailesi teslim aldı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Manisalılar aileyi yalnız bırakmadı. Özel, Zeyrek’in cenazesini taşıdı ve cenaze aracına binerek eşlik etti. Zeyrek’in naaşını almak için hastane önüne gelen yakınları gözyaşlarını tutamadı. Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in ayakta durmakta güçlük çektiği görüldü. On binlerce yurttaşın beklediği Manisa Büyükşehir Belediye binası önünde düzenlenen törene Zeyrek’in ailesi, CHP lideri Özel, CHP’nin eski genel başkanlarından Hikmet Çetin, parti yönetimi, büyükşehir ve belediye başkanları, Dilek İmamoğlu, siyasi parti ve STK temsilcileri katıldı. Tabut başında gözyaşlarıyla konuşan Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, “16 yaşından beri ellerimiz ayrılmadı. Manisa için çalıştı. Hakkınızı helal edin” dedi. Nurcan Zeyrek şöyle konuştu: “O, Manisa sevdalısıydı. O, hepinizi çok seviyordu. Gecesini gündüzüne katmadan ‘Yapacak çok işim var’ diyordu. Hep hayaliydi. ‘Ben belediye başkanı olacağım.’ diyordu. Bana hep derdi ki: ‘Nurcan, dik dur. Üç tane çocuğumuz var.’ Ben ona sözümü verdim bugün. Hep dik duracağım. Onun kalbi bende. Sizlerden helallik istiyorum. Üç tane yavrum var. Sözümü tutacağım. Onlara hem anne hem baba olacağım. Ama biliyorum ki bütün Manisa’nın, bütün Türkiye’nin duaları bizimle.” Manisa Büyükşehir Genel Sekreteri Burak Deste da “Manisa’ya olan sevdasını burada gördüm. Her geçen gün onunla çalışmanın ne kadar büyük ayrıcalık olduğunu hissettim. Son bayram ziyaretinde vasiyet eder gibi iyice dinlenin, ailenizle bol vakit geçirin. Çünkü dönüşte çok çalışacağız arkadaşlar, dedi. O bayrağı çok yukarı koydu. Bizim de bundan sonra yapacağımız şey bize emanet ettiği bayrağı alıp daha da yukarıya taşımak, Manisa’ya hak ettiği değeri gösterecek hizmetleri sunmak, elimizden geleni yapmak, çok çalışmak, çok çalışmak, çok çalışmak” ifadelerini kullandı. “SEN ALIRSIN FERDİ” Ardından söz alan CHP lideri Özgür Özel, gözyaşları içerisinde konuştu. Özel, “Ben altı yaşından beri bir kürsüye çıkıp konuşuyorum. Altı yaşından beri elimde mikrofon var. Herhalde bu konuşmaların şimdiye kadarki en zoru, bu konuşma” diyerek şu ifadeleri kullandı: “‘Ağabey bir daha anlatsana’ diyordu. Grup toplantısında Manisa seçimini anlatmıştım. ‘Ağabey bir daha anlat, güzel anlatıyorsun’ diyordu. Deniz Baykal 2009’da belediye başkan adayımız rahatsızlanıp çekilince, 40 gün kala, ‘Manisa’ya aday ol’ dedi bana. Ben de dedim ki ‘O seçim çoktan gitti. Çok geciktik. Alamayız orayı, Manisa’yı alamayız.’ Dedi ki ‘Alırsın.’ ‘Genel Başkanım bir önceki seçimde oyumuz yüzde 6. Nasıl alacağız Manisa’yı?’ dedim. Dedi ki ‘Sen alacaksın. Bu seçimde değil ama Manisa Belediyesi’ni sen alacaksın.’ Ben alamadım. Ferdi aldı. Biz, burada gördüğünüz çocukluk arkadaşları, ortak özelliğimiz 15 gün Manisa’dan ayrı kalsak burnumuzun direği sızlar. Bu Spil Dağı’nı kardeşim Barış kadar çok özlerim. Ferdi, benden daha Manisalıydı. Aşkla bağlıydı; eşine, çocuklarına, bir de bu Manisa’ya. Bir mucize gerçekleştirdi. Yüzde 6 alamadığımız şehirde, yüzde 60 aldı.” “YÜKÜMÜZ HER ŞEYDEN AĞIR” “Bana diyordu ki ‘Yüküm ağır. Burayı, memleketi emanet ettin, gittin.’ Şimdi bizim yükümüz her şeyden ağır. Manisa’yı emanet etti, gitti. Ne yapacağız bilmiyorum. O varsa benim gözüm arkada kalmıyordu. O gidince ne yapacağız bilmiyorum. Onun kadar çok sevilmeyi, onun kadar sevilmeyi hak eden bir insan daha yoktur. Çünkü çok karşılıksız sevebilen biriydi. Konuşmaya başlayınca o kadar samimidir ki dinleyen ağzının içine düşer. Bir sohbet edip, bir elini sıkıp da yüreğini kazanmadığı bir kişi yok. Türkiye’nin dört bir yanından koşup gelenlere, ‘Hastaneye Konya’dan çıktık geldik’ dediler. Konya’dan gelmiş dua okumaya. ‘Sen ne tanıyorsun Ferdi’yi?’ dedim. ‘Yüzünü gördüm’ dedi ‘Duydum’ dedi ‘Çok iyi biriymiş.’ Kızları bize emanet. Manisa size emanet. Allah hepimize sabır versin. Hep helallik istiyoruz, bizden Ferdi’ye az geçmiştir, Ferdi’den hepimize çok geçti. O hakkını helal etsin.” SİYASİLER AKIN ETTİ Hatuniye Camisi’ndeki öğle namazına CHP’nin milletvekillerinin yanı sıra diğer siyasi partilerin temsilcileri de katıldı. Camideki ve Cumhuriyet Meydanı’ndaki cenaze törenine katılanlar arasında; Manisa Valisi Vahdettin Özkan, eski CHP Genel Başkanları Hikmet Çetin ve Kemal Kılıçdaroğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ve İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Gelecek Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Balıkesir Büyükşehir Beldiye Başkanı Ahmet Akın, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, AKP MKYK üyesi Hamza Dağ ve AKP Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan, AKP İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya yer aldı. Ferdi Zeyrek’in naaşı, törenin ardından omuzlarda Şehzadeler ilçesindeki Çatal Mezarlığı’na defnedildi.
Source: Yusuf Körükmez
Bir şehirle kurulan gönül bağı
Ve dün, çok sevdiği Manisa’sında halkın omuzlarında, dualarla, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.Siyasette bu kadar kutuplaşmanın yaşandığı, sözlerin keskinleştiği, insanları kamplara ayırmanın adeta rutin haline geldiği bir dönemde; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan muhalefet liderlerine kadar hemen her partiden gelen başsağlığı mesajları çok kıymetliydi.Bu mesajlar Zeyrek’in nasıl bir siyaset anlayışıyla iz bıraktığını da gösteriyordu.Kazanın ardından bir an bile boş kalmayan hastane önü sonrasında bir halk seline dönüştü.Sosyal medyada binlerce kişi acısını sessizce paylaştı.Sadece bir belediye başkanı değil; dostlarını, evlatlarını, kardeşlerini, komşularını kaybetmiş gibi yazdılar.Ben Ferdi Zeyrek’i başkan olmadan önce tanıdım.Manisa Mimarlar Odası Başkanlığı yaptığı yıllardan…Sonra, CHP’nin Manisa İl Başkanı oldu.Ve ardından Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na geldi.Onunla birçok kez bir araya geldim.Toplantılarda konuştuk, etkinliklerinde karşılaştık.Kalabalıklar arasında nasıl sevildiğini, bir şehirle kurduğu gönül bağını sadece bakışlardan, tebessümlerden anlamak mümkündü.Ama esas olan…Vefatından sonra ortaya çıkan o büyük halk seliydi.Zeyrek’in sosyal medyasına sonradan tekrar baktım.Çocuklarla diz çöküp konuştuğu karelere, gençlerle yaptığı samimi sohbetlere, yaşlıların ellerini tuttuğu, göz göze geldiği anlara…O bir belediye başkanından fazlası olmuştu.İnsanlara dokunan, yanında oturan, onların gözlerinin içine bakan, dertleriyle dertlenen, sevinçleriyle gerçekten sevinebilen bir siyasetçi profiliydi.Bize böyle siyasetçiler lazım.Salonlardan, kulislerden, sosyal medya ajanslarından değil…Sokaklardan, halkın içinden, bir kentin nabzını tutan, eliyle dokunarak hisseden…Ferdi Zeyrek böyle bir insandı.Mekânı cennet olsun. Kalabalık cenazeler bunu anlatırGÖRDÜĞÜM en kalabalık cenazelerden biri Ahmet Piriştina’ya yapıldı.Bütün İzmir, Türkiye’nin her yerinden gelen dostlarıyla, arkadaşlarıyla Piriştina’yı uğurladı.Şimdi yıkılan Konak’taki belediye binasından Narlıdere’deki mezarlığa kadar yürüdük.Ve sonsuzluğa öyle uğurladık.2004’ten bu yana 21 yıl geçti.Ahmet Piriştina’yı hiç unutmadım.Biliyorum İzmirliler de unutmadı.Piriştina da halka dokunun, insanları iyi tanıyan, toplumun geleceği adına fikirler üreten ve bu hayallerin peşinden koşan biriydi.Siyaseti sokakta, halkın içinde yapardı.Kentin beklentilerini kendi önceliği yapardı.Hep söylüyorum.İz de bırakabilirsiniz, is de…Ahmet Piriştina da iz bırakanlardandı.Kalabalık cenazeler de bunu anlatır. Bazı olaylar birleştirirMANİSA’daki törende her siyasi partinin temsilcisi vardı. Örneğin, o kalabalığın içinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ı gördüm. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da ona eşlik ediyordu.Haberlere baktım.İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Saadet Partisi Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu da cenazede bulunan siyasetçiler arasındaydı.CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Manisa’daydı.Bahsettiğim gibi toplumun her kesiminden, her partiden verilen mesajlar da önemliydi.Bazen siyaseti bir araya getiren önemli olaylar olur.Ferdi Zeyrek’in cenazesi de onlardan biri oldu.Keşke bu hoşgörü, anlayış, birliktelik ruhu hep devam edebilse…Hayat elbette devam ediyor.Bildiği gibi akmaya da devam edecek.Ama ölümün de bir gerçek olduğunu unutmadan yaşamaya devam etmeliyiz. Cevabını aradığımız sorularGEÇEN gün de yazdım.Yine tekrarlayayım.Kazalar oluyor ve biz izliyoruz.Soruşturmalar, incelemeler şeffaf, hızlı ve işini iyi bilen, yapan insanların raporlarıyla aydınlatılmalı.Soruşturmaları yürüten kurumların omuzlarındaki sorumluluk çok fazla…Yazmıştım.Hiçbir teknik personel, “Ben söyledim, o yapmadı” gibi kaçak açıklamalarla bu işi geçiştiremez.Kaçak akım rölesi neden çalışmadı?Makine dairesi niye bu kadar yakın inşa edildi?Daha önceki arızalar neden dikkate alınmadı?Bu sistemin denetimi kimdeydi?Sorularına yanıt bekliyoruz.Katkı koyan herkesi destekliyoruz.
Source: Deniz Si̇pahi̇
Türkiye ve dünya gündemi
1- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi 14″üncü Genel Kurulu”na katılmak üzere Kazakistan”a gidecek.
(Astana) (Fotoğraflı-Görüntülü)
2- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi”nde Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısına başkanlık edecek.
(Ankara/09.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)
YASAMA YÜRÜTME SİYASET
1- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakü”de Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Sosyal Politikadan Sorumlu II. Bakanlar Toplantısı kapsamında Bakanlığınca düzenlenecek “Güçlü Aileler, Güçlü Toplumlar: TDT Ülkelerinde Aileyi Destekleyici Politikalar” temalı etkinlik ile “Orta Koridor 360°: Jeopolitikten Dijital Dönüşüme, Aileden Yeşil Kalkınmaya” temalı programa katılacak.
(Bakü) (Fotoğraflı-Görüntülü)
2- TBMM”den
– Genel Kurul, gündemindeki konuları görüşmek üzere toplanacak.
– İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi Grup toplantıları gerçekleştirilecek.
(TBMM/14.00/10.30/09.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)
EKONOMİ FİNANS
1- Türkiye İstatistik Kurumu, 2024 yılı kütüphane istatistiklerini açıklayacak.
(Ankara/10.00)
DÜNYA DİPLOMASİ
1- Gazze”ye insani yardım götürme amacıyla yola çıkan ve İsrail güçlerince alıkonulan “Madleen” gemisindeki insan hakları aktivistlerinin durumuna ilişkin gelişmeler izleniyor.
(Kudüs) (Fotoğraflı-Görüntülü)
2- İsrail”in ateşkesi bozarak kalıcı işgal hedefiyle Gazze Şeridi”ne düzenlediği şiddetli saldırıların yansımaları ve yardımların girişini engellemesi sonucu yaşanan insani krize ilişkin gelişmeler takip ediliyor.
(Gazze/Kudüs) (Fotoğraflı-Görüntülü)
1- A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2025 Milletler Ligi”nin ilk hafta maçlarını Çin”de oynayacak. Ay-yıldızlı ekip, ilk maçında Sırbistan ile karşılaşacak.
(Şian/15.30) (Fotoğraflı)
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source:
Furkan Kızılay'dan aşk dolu paylaşım
Çocuklar Duymasın dizisindeki “Havuç” karakteriyle hafızalara kazınan oyuncu ve müzisyen Furkan Kızılay, geçtiğimiz haftalarda dünyaevine girdiği Tutku Yılmaz”la düğünlerinden yeni kareleri ilk kez sosyal medya hesabından paylaştı.Bir dönemin sevilen dizisi Çocuklar Duymasın ile geniş bir hayran kitlesine ulaşan Furkan Kızılay, özel hayatında da mutluluğu yakaladı. 2 Haziran”da hayatını Tutku Yılmaz ile birleştiren Kızılay, sade ama samimi geçen düğünlerinden yeni kareleri Instagram hesabında yayımladı. Kızılay, paylaşımına “Seninle ne harika bir dünya” notunu düşerek romantik bir mesaj da ekledi. SURVİVOR EKİBİ YALNIZ BIRAKMADI Çiftin nikâhı, aile bireyleri ve yakın dostlarının katılımıyla gerçekleşti. Düğünde Furkan Kızılay”ın “Survivor” yarışmasında tanıştığı arkadaşlarının da yer aldığı dikkat çekti. Ne var ki Çocuklar Duymasın dizisindeki anne ve babasını canlandıran başrol oyuncuları Pınar Altuğ ile Tamer Karadağlı”nın törene katılmaması sosyal medyada gündem oldu. Bu durum, dizinin eski hayranları arasında çeşitli yorumlara neden oldu. Furkan Kızılay, 2002 yılında ekranlara gelen ve yıllarca reyting rekorları kıran Çocuklar Duymasın dizisinde “Havuç” lakaplı Emre karakterine hayat vererek ün kazanmıştı.
Source: Haberler
Bensu”nun Bodrum günlükleri
Oyuncu Bensu Soral, havaların ısınmasıyla birlikte eşi Hakan Baş ile Bodrum a gitti. Bensu Soral, tatilinden kesitleri, sosyal medya üzerinden takipçileriyle paylaşıyor. Bensu Soral, gün boyunca denizin ve güneşin keyfini çıkardı. Bensu Soral, paylaşımlarına eşi Hakan Baş ile romantik bir karelerine de yer verdi. Paylaşımlarda ayrıca oyuncunun tatiline, ikiz erkek kardeşi Bedirhan Soral ın da eşlik ettiği görüldü.
Source: Habertürk
BTS üyeleri Jimin ve Jungkook askerlik görevlerini tamamladı
Dünyaca ünlü Güney Koreli K-pop grubu BTS’in sevilen üyeleri Jimin ve Jungkook, Güney Kore ordusundaki zorunlu askerlik görevlerini tamamlayarak terhis oldu.İkilinin 8 ay süren askerlik hizmetinin sona ermesi, hem Kore’de hem de dünya genelindeki BTS hayranları arasında büyük heyecan yarattı.Jimin ve Jungkook’un terhis edilmesinin ardından çok sayıda hayran, Yeoncheon kentindeki Yeoncheon Stadyumu”nda bir araya geldi.Grup üyeleri için hazırlanan karşılama etkinliğinde, hayranlar BTS şarkılarını söyledi, pankartlar açtı ve duygusal anlar yaşadı.BTS’in diğer üyeleri Jin, J-Hope, RM, Suga ve V de farklı tarihlerde askerlik hizmetlerine başlamıştı.Jin’in terhis olması ve diğer üyelerin askerliklerini sürdürmesiyle birlikte grubun bu yıl içerisinde yeniden bir araya gelmesi bekleniyor.Güney Kore yasalarına göre, sağlıklı tüm erkek vatandaşlar yaklaşık 18-21 ay süren zorunlu askerlik hizmetine tabi tutuluyor.K-pop yıldızları da bu görevden muaf tutulmuyor, ancak bazı durumlarda hizmet süreleri kısa tutulabiliyor.Jimin ve Jungkook’un terhis haberinin ardından sosyal medya platformlarında #WelcomeBackJimin ve #WelcomeBackJungkook etiketleri dünya gündemine oturdu. Hayranlar, üyelerin yeniden müzik çalışmalarına başlamasını sabırsızlıkla bekliyor.
Source: Dünya Gazetesi
Sosyal medyada gören geliyor! Van”da 30 metre yükseklikten dökülüyor!
Doğayla iç içe huzurlu bir ortam arayanların uğrak noktası haline gelen Kanispi Şelalesi, yaz ayları ile birlikte hem yerli hem de yabancı turistlerin yoğun ilgisini görüyor. Van merkeze yaklaşık 80 kilometre uzaklıkta bulunan şelale, özellikle hafta sonları kampçılar, fotoğrafçılar ve doğaseverlerle dolup taşıyor.GÖRSEL ŞÖLENBeyaz Su anlamına gelen Kanispi, 30 metre yüksekten dökülen sularıyla adeta görsel bir şölen sunuyor. Serin havası, yemyeşil doğası ve temiz suyu sayesinde yazın sıcağından bunalan vatandaşlar için serinletici bir kaçış noktası oluşturuyor. SOSYAL MEDYADA GÖREN GELİYOR!Kanispi Şelalesi’nin bölgeye farklı bir güzellik kattığını belirten İdris Ayaz isimli vatandaş, Burayı sosyal medyada gördüm ve merak ettim. Gerçekten fotoğraflarda göründüğünden çok daha güzel. Doğa harikası diyebilirim dedi.
Source: Hurriyet.com.tr
Tekvandocu Ceyda Nur madalyalara doymuyor
8″inci sınıf öğrencisi olan Ceyda Nur Kal, 3 yıl önce arkadaşı Yağmur Nas Aydoğdu”nun antrenmanını izlemek için salona geldi. Aklında hiç tekvando olmayan Kal, kapıdan girer girmez antrenör Celal Koyuncu tarafından fark edilip, mindere davet edildi. Fiziği de bu spora uygun olan Kal”a tekvando elbiseleri verilip, antrenmana başlatıldı. 3 yıldır antrenmanlarını sürdüren Ceyda Nur Kal”ın başarıları da peş peşe gelmeye başladı. 2023 yılında minikler Türkiye Şampiyonu olan Kal, bu yıl içerisinde de Turkish Open Taekwondo Turnuvası”nda üçüncülük, Estonya”da düzenlenen Avrupa Kulüpler Şampiyonasında da ikinci olmayı başardı. “ARKADAŞIMI İZLEMEYE GELDİM KENDİMİ MİNDERDE BULDUM” Hedefinin Avrupa ve Dünya Şampiyonaları ve Olimpiyatlarda en üst sıralara çıkmak olduğunu belirten Konya Büyükşehir Belediyespor Kulübü sporcusu Ceyda Nur Kal, çalışmalarını da aralıksız olarak sürdürüyor. Kal, “Arkadaşımın antrenmanını izlemek için buraya gelmiştim. Celal hocam beni görüp, doğum tarihimi, boyumu ve kilomu sordu. Direkt tekvando kıyafetlerini elime verip antrenmanlara başladım. O an için aklımda hiç tekvando yoktu. Ama şimdi bu sporu çok seviyorum. Hedeflerim çok yüksek. Ülkemizi, şampiyonalarda en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Kürsünün en üstüne çıkmak istiyorum” dedi. KAPIDAN GİRER GİRMEZ DİKKATİMİ ÇEKTİ Ceyda Nur Kal”ı keşfeden Konya Büyükşehir Belediyespor Kulübü antrenörü Celal Koyuncu ise, “Arkadaşını izlemek için gelmişti. Kapıdan girer girmez dikkatimizi çekti. Boyu, fiziği bu spora elverişliydi. Hemen antrenmanlara başladı. Ceyda Nur şimdi çok güzel ilerliyor. Birçok başarılar elde etti. Şimdi önümüzde Kasım ayında Atina”da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası var. Oraya da sıkı bir şekilde hazırlanıyoruz. Ceyda Nur ile birlikte kürsünün en üstüne çıkarak İstiklal Marşı”mızı okutmak istiyoruz” diye konuştu.
Source: Tolga Yanik
Gaziantep Büyükşehir”in kurban mesaisi yoğun geçti
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi”nin Kurban Bayramı mesaisi yoğu şekilde tamamlandı.
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gaziantep Doğal Yaşam Parkı Kurban Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Park, 4 günlük bayram tatilinde 90 bin ziyaretçiyi ağırladı.
90 BİN ZİYARETÇİYİ AĞIRLADI
Gazianteplilerin ve şehre gelen turistlerin ziyaret ettiği, yüz ölçümü ve barındırdığı tür bakımından Türkiye’nin en büyük, Avrupa’da ikinci, dünyada ise dördüncü sırada yer alan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, büyük ilgi gördü.
KURBAN YAKALAMA TİMİ 12 DANA YAKALADI
Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Kurban Yakalama Timi, Kurban Bayramı öncesi ve sürecinde kaçan 12 kurbanlık büyükbaş hayvanı yakalayarak sahiplerine teslim etti.
Şehir genelinde çalışma yürüten kurban yakalama timi ALO 153 İhbar Hattı’na gelen yardım taleplerinin ardından tüm kaçan kurbanları yakaladı.
Öte yandan kurban kesimi sırasında etin sağlıklı olup olmadığı konusunda şüphe duyan vatandaşlar, etleri Doğal Yaşam Parkı’na getirerek uzman veterinerler tarafından ücretsiz olarak kontrol ettirdi. Bu kapsamda 3 kurban etinin sağlıksız olduğu tespit edildi.
MÜZELER ZİYARETÇİ AKININA UĞRADI
Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı 11 müze Kurban Bayramı’nda gazi şehirliler ve il dışından gelen misafirler tarafından yoğun ilgi gördü. Müzeleri bayram tatili boyunca 25 bin kişi ziyaret etti.
Source:
Tekirdağ”da hasat vakti değil ziyaret vakti geldi! Kurban Bayramı”nda ziyaretçi akını
Kent genelinde 1500 dekarlık alanda üretimi yapılan ve kentin turizmine katkı sağlayan lavanta tarlaları, bayramda çok sayıda yerli ve yabancı turisti misafir etti.Ziyaretçiler, göz alıcı mor ve eflatun renkleriyle dikkati çeken lavanta tarlalarında oluşturulan dekorlar önünde en güzel fotoğraf karesini yakalamaya çalıştı.Vatandaşlar, doğal stüdyo olarak kullanılan lavanta tarlalarında doğa ile iç içe zaman geçirdi.İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, AA muhabirine, ziyaretçilere renkli bir rota sunan lavanta tarlalarının bayramda vatandaşların uğrak noktası olduğunu söyledi.Mor tarlalarda çekilen fotoğraflarla insanların güzel anılar biriktirdiğini belirten Karaküçük, Tekirdağ her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Bayramla birlikte lavanta sezonu başladı. Birbirinden güzel mor tarlalar bayramda insanları kendine çekti. İnsanlar lavanta tarlalarında keyifli vakit geçirerek buradan çok mutlu ayrıldı. Kente gelen tatilciler lavanta tarlalarına uğramadan geçmedi. Lavanta tarlaları kentin turizmine de katkı sağlamaya devam ediyor. diye konuştu.Tarla sahibi Fatih Özgül de bayramda çok sayıda misafir ağırladıklarını dile getirdi.Herkesin lavanta tarlasında vakit geçirmekten keyif aldığını ifade eden Özgül, Lavanta sezonuna çok yoğun bir şekilde giriş yaptık. Buraya gelenler güzel fotoğraflar çekip, güzel anılarla buradan ayrıldı. Bayramdan sonra da sezonumuz devam ediyor. 15 Temmuz”a kadar tarlamız ziyarete açık olacak. Misafirlerimizi bekliyoruz. dedi.
Source: Gazetevatan.com
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Türk Kızılay’ı mesajı: Türkiye”nin yüz akı oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay”ın 157″nci kuruluş yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı. Erdoğan, milletin medarıiftiharı Türk Kızılay”ın bundan tam 157 yıl önce “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti” adıyla kurulduğunu belirterek, Yoklukların ve yoksullukların olduğu bir dönemde Kızılay, milletimizin canıyla, kanıyla, dişi ve tırnağıyla inşa ettiği istiklal ve istikbal yolunun kilit taşlarından biri olmuştur. Türk Kızılay, geniş bir yelpazede çok kıymetli çalışmalar yürüten bir müessese haline gelmiştir. Bugün Türk Kızılay, afet, uluslararası yardım, göç ve mülteci hizmetleri, sosyal hizmetler, gençlikle ilgili çalışmalar, sosyal projeler ve eğitim faaliyetleri ile toplumumuzun her kesimine ulaşmaktadır. Özverili çalışmalarıyla gönüllüler, Kızılay”ın misyonunu gerçekleştirmekte ve tüm dünyadaki insanlara umut olmaktadır. Türk Kızılay, gerek tarihi gerekse hizmetleriyle kıvanç kaynağımız olan köklü bir iyilik ordusudur dedi. “TÜRKİYE”NİN YÜZ AKI”Erdoğan, mesajının devamında şu ifadelere yer verdi:Türkiye”nin yüz akı Türk Kızılay, sadece sınırlarımız içinde değil, tüm kriz bölgelerinde de faaliyet göstermektedir. Filistin”de, Suriye”de, Somali”de, Afganistan”da, Bosna”da, Irak”ta ve daha pek çok yerde savaştan etkilenen insanların imdadına yetişmektedir. Ülkemizin desteğine ihtiyaç duyulan her yerde; salgınlarda, doğal afetlerde, mahrumiyet bölgelerinde en önde koşmaktadır. Mültecilerin, yoksulların, gariplerin ve mağdurların hayatlarına dokunmaktadır.”“TÜRK KIZILAY”I TÜM İMKANLARIYLA UMUT IŞIĞI OLMUŞTUR” Erdoğan’ın mesajı şöyle devam etti: “Ne zaman gözler Hilal-i Ahmer’i arasa, Türk Kızılay tüm imkanlarıyla onlara umut ışığı olmuştur. Çalışanından gönüllüsüne, bağışçısından hayırseverine, bu hilali ülkemizin ve dünyanın dört bir tarafında gururla dalgalandıran tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Aziz milletimizin bu güzide kuruluşumuzu desteklemeye devam edeceği inancıyla, Türk Kızılay’ının kuruluş yıl dönümünü kutluyor, tüm gönüllülerini ve çalışanlarını en kalbi duygularımla selamlıyorum. Gözden Kaçmasın Vatandaş ekonomide ne zaman rahatlayacak Haberi görüntüle
Source: Hurriyet.com.tr
Ferdi Zeyrek”in ikiz kızlarının son isteği duyanları ağlattı
6 Haziran akşamı evindeki havuzun makine odasındaki arızayı kontrol etmek isterken elektrik akımına kapılan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, 9 Haziran”da yaşam savaşını kaybederek hayata gözlerini yumdu.
Zeyrek”in dün Cumhuriyet Meydanı”nda düzenlenen cenaze törenine on binlerce vatandaş katılırken, hıncahınç dolu meydanda göz dolduran anlar yaşandı.
BABALARININ MEZARINA OYUNCAK KOYMAK İSTEDİLERCenaze törenine ellerinde oyuncakları ile gelen Zeyrek”in ikiz kızları, oyuncaklarını babalarının mezarına koymak için izin istedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve çevredekiler, ikiz kızların konuşması sırasında duygu dolu anlar yaşarken, sosyal medyada o anlara şahit olanlar da gözyaşlarını tutamadı.
Source: Derleyen: Mustafa Balcı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayın 157. kuruluş yıl dönümünü kutladı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Kızılayın 157. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Erdoğan, mesajında, milletin medarıiftiharı olan Türk Kızılayın, Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla bundan tam 157 sene önce kurulduğunu anımsattı.
Kızılayın, yoklukların ve yoksullukların olduğu bir dönemde, milletin canıyla, kanıyla, dişi ve tırnağıyla inşa ettiği istiklal ve istikbal yolunun kilit taşlarından biri olduğuna işaret eden Erdoğan, Türk Kızılayın, geniş yelpazede çok kıymetli çalışmalar yürüten bir müessese haline geldiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türk Kızılayın, afet, uluslararası yardım, göç ve mülteci hizmetleri, sosyal hizmetler, gençlikle ilgili çalışmalar, sosyal projeler ve eğitim faaliyetleriyle toplumun her kesimine ulaştığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Özverili çalışmalarıyla gönüllüler, Kızılayın misyonunu gerçekleştirmekte ve tüm dünyadaki insanlara umut olmaktadır. Türk Kızılay, gerek tarihi gerekse hizmetleriyle kıvanç kaynağımız olan köklü bir iyilik ordusudur. Türkiye”nin yüz akı Türk Kızılay, sadece sınırlarımız içinde değil, tüm kriz bölgelerinde de faaliyet göstermektedir. Filistin”de, Suriye”de, Somali”de, Afganistan”da, Bosna”da, Irak”ta ve daha pek çok yerde savaştan etkilenen insanların imdadına yetişmektedir. Ülkemizin desteğine ihtiyaç duyulan her yerde, salgınlarda, doğal afetlerde, mahrumiyet bölgelerinde en önde koşmaktadır. Mültecilerin, yoksulların, gariplerin ve mağdurların hayatlarına dokunmaktadır.
Ne zaman gözler Hilal-i Ahmer”i arasa, Türk Kızılay tüm imkanlarıyla onlara umut ışığı olmuştur. Çalışanından gönüllüsüne, bağışçısından hayırseverine, bu hilali ülkemizin ve dünyanın dört bir tarafında gururla dalgalandıran tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Aziz milletimizin bu güzide kuruluşumuzu desteklemeye devam edeceği inancıyla, Türk Kızılayının kuruluş yıl dönümünü kutluyor, tüm gönüllülerini ve çalışanlarını en kalbi duygularımla selamlıyorum.”
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source:
Küba”dan geldi Adana”ya yerleşti! Eşiyle gezerken keşfetti
Kübalı Odyolog Ines Maria Fernandes Matanzas (41), aslen Mersinli olan Türk eşi elektrik mühendisi Abdülkerim Güllü (41) ile 8 yıl önce tanışarak evlendi. Çiftin bu evlilikten şu anda 7 yaşında olan kızları Velena Fernandes (7) dünyaya geldi. Küba”dan bu sene kesin dönüş yaptıktan sonra Antalya”da çalışmaya başlayan Abdülkerim Güllü”nün eşi, kızı ve 73 yaşındaki kayınvalidesi Maria Terasa Garcia”yla gezerken doğasına hayran oldukları Adana”nın Kozan ilçesine yerleşti. Kübalı aile burada hayranı olduğu Türkçeyi öğrenmek için Halk Eğitim Merkezinde eğitim almaya başladı. AKICI TÜRKÇE KONUŞMAK İSTİYORLAR Halk Eğitim Merkezi”nde açılan kursa katılan aile, Türkçeyi akıcı konuşabilmek için her gün 1,5 saatlik eğitime aksatmadan katılıyor. Kurslara büyük bir istekle katıldıklarını belirten Ines Maria, Eşim Mersinli. Türkiye”ye dönüş yaptıktan sonra Kozan”ın doğasını, insanlarını ve kültürel dokusunu çok sevdik. Kızım Türk yemeklerine bayılıyor, özellikle Adana kebabı. Eşim Antalya”da görev yapmakta. Ben Küba”da odyoloji uzmanı olarak görev yapmaktaydım. Eşimle gezerken Kozan”ı keşfettik ve yerleşme kararı aldık. Ben, annem ve çocuklarımla birlikte Türkçe öğrenmek için kursa geliyorum. Türkiye”yi ve Türkçeyi çok sevdik. Özellikle kızımda Adananın kebabını çok sevdi. Kozan”ın doğası, çevresi çok güzel ve biz bunun için Kozan”da yaşama kararı aldık dedi. 73 YAŞINDA KÜBALI ANNE DE TÜRKÇE ÖĞRENİYOR Ailenin en yaş almış bireyi 73 yaşındaki Maria Terasa Garcia da Türkçeyi öğrenmek için kızı ile birlikte kursa geldiğini söyledi. Garcia, Türkiye”ye gelmeden önce Türk insanı, doğası ve mutfağı hakkında çok fazla kitap okudum. Türk kültürü kitaplarda tam anlatılmasa da insanlar çok sıcakkanlı. Türk mutfağı ise eşsiz. Artık ben de Türk yemeklerini öğrenmek istiyorum ifadelerini kullandı.Kozan Halk Eğitim Müdür Yardımcısı Ahmet Ürger ise, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü politikaları çerçevesinde, farklı ihtiyaç gruplarına yönelik eğitimler veriyoruz. Yabancı uyruklu bireylerin Türkçeyi öğrenmeleri için de yoğun çaba sarf ediyoruz. Kurslarımıza olan ilgi oldukça yüksek şeklinde konuştu.Türkçe ve diksiyon eğitmeni Rabia Sağlam da, İlk başta zorlanırız diye düşündük ama evrensel beden diliyle iletişimimiz kolaylaştı. Kübalı misafirlerimiz oldukça azimli. Velena oyunlarla öğreniyor, annesi ise derslere büyük bir hevesle katılıyor. 1,5 saatlik dersler su gibi akıp geçiyor diye konuştu.
Source: Hurriyet.com.tr