“Toplum Gündemi – Spor, Dayanışma ve Yerel Hikayeler”

Arda Turan ve Eyüpspor gerçeği

İstanbul’un kadim kenti Eyüp’te, bir antrenör takımı, bir futbol kültürü oluşturmaya çalışan ‘Genç bir teknik adam’ın tüm olumsuzluklara rağmen verdiği çabanın ve pes etmemenin öyküsüdür. Başlayalım… Sezonun sürpriz takımıydı Eyüpspor. Arda Turan ile birlikte çıktıkları Süper Lig’de daha ilk sezon Avrupa’yı hedefledi. Oynadıkları futbolla herkesin beğenisini kazandı. Ve ligin zirvesine koştu. Ama ikinci yarı ile birlikte bir şeyler değişti. O takım gitti, yerine son 6 maçta kazanamayan bir takım geldi.- Ne oldu da Eyüpspor’un performansı düştü?- Sorun Arda Turan’da mı?- Bir atımlık barutu mu vardı hocanın?GALATASARAY VE FENERBAHÇE İLE BERABERE KALDILAR· Sordum, soruşturdum. Ve çok ilginç sonuçlarla birlikte, Türkiye’de teknik adamlık yapmanın ne kadar zor olduğunu da gördüm. Önce Eyüpspor’a bir göz atalım…· 25 maç 11 galibiyet, 7 beraberlik, 7 yenilgi.· Galatasaray ve Fenerbahçe ile berabere kalmışlar. 37 gol atıp 27 gol yemişler. Ve ligin 5. sırasındalar.· En az gol yiyen dördüncü takım.· Gol hücumlarının süresinde 27.7 saniye ile Fenerbahçe’nin ardından ligde 2. sırada.· Gol öncesi pas sayısında 8 pasla ligde 2. sırada. İlk sırada Fenerbahçe var.· Attığı gollerin yüzde 81’i akan oyundan. Bu kategoride ligde 1. sırada.· Maç başına %53 topa sahip olmayla ligde 4. sırada.· Yüzde 84 pas isabet oranıyla ligde 2.sırada. Gözden Kaçmasın Samet Akaydin: “Milli Takım”a gideceğime inanıyorum” Haberi görüntüle YURT DIŞINDAN TEKLİF BEKLİYORTüm bu istatistikler gösteriyorki, takım da başarılı Arda Turan da. Bu başarı neticesinde Avrupa’dan ve yurt içinden Turan’a teklifler geldiğini biliyorum. Ama bu mutluluk tablosu ne kadar devam eder bilmiyorum. Bilmiyorum çünkü son dönemde takımın ciddi bir kazanma sorunu olduğu ortada. Sezon başı itibariyle, planlamadan 4 oyuncu sakatlıklar dolayısıyla dışarda kaldı; Recep Niyaz, Fredrik Midtsjö, Taşkın İlter ve Leo Dubois.SEZON BAŞI KADROSUNDAKİ 9 OYUNCUNUN 4″Ü GİTTİ, 5″İ SAKATDevre arasında Ahmed Kutucu, Gianni Bruno Anastasios Chatzigiovanis, Samu Saiz ve Jonjo Shelvey takımdan ayrıldı. Burada en önemli sebep ekonomik koşullar. Bonservis ve maaş yükü dolayısıyla Eyüpspor’un bu ayrılıkların ardından 6-7 milyon Euro’luk bir tasarrufu olduğu konuşuluyor. Yani takım toplamda sezon başında yaptığı planlamadaki 9 oyuncudan faydalanamayacak durumda şu anda. 4’ü sakat, 5’i gönderildi. Ya devre arası gelenler? Yalçın Kayan, Taras Stepanenko ve Umut Bozok. Bu oyuncuların tamamı sıfır bonservis ve çok düşük maaşlarla geldi. Hepsi kaliteli ve katkı yapması beklenen oyuncular ama bu sezon toplamda oynadıkları maç sayısı 5’i geçmeyen isimlerdi. Adapte olmaları ve form bulmaları için ciddi bir zaman gerekiyordu. Arda Turan bu oyuncuları da sisteme adapte etmek için çok çalışıyor.EMRE MOR MUCİZESİVE bir Emre Mor mucizesi… Bundan önceki takımlarında bir türlü o yeteneğini sergileyemeyen Emre Mor’dan maksimum verim almayı başarıyor Arda Turan. Eyüpspor’un şu anda sahaya çıkardığı takımın maaş bütçesi yaklaşık 6.5 milyon Euro. Bu rakam 1. Lig takımlarının bütçesi neredeyse.ELİNDEKİ İMKANLAR ÇOK KISITLIArda Turan takımın başına geldiğinden beri bir oyun kültürü oturtmaya çabaladı. Hem alt ligde hem ligin ilk yarısında bu futbolla domine etti rakiplerini. Amacı Eyüpspor’da bir kültür oluşturmak. Hâlâ o özveriyle çalıştığını biliyorum. Yine 24 saatini tesislerde geçiriyor ekibiyle beraber. Ama zor bir dönemden geçtiği açık. Ben Arda Turan’ın o enerjisiyle ve çalışkanlığıyla bu zorlu dönemden de bir çıkış yolu bulacağını düşünüyorum. Çünkü şartlar ne olursa olsun saha içinde kalmaya orayı geliştirmeye çalışıyor. Ama elindeki imkanların da çok kısıtlı olduğunu bilmek gerekiyor.

Source: Mehmet Arslan


Kadınlar haydi maça

Sivasspor ile Göztepe arasında Pazar günü oynanacak maçın kadın taraftarlara ücretsiz olacağı bildirildi. Yapılan açıklamada, maçın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ücretsiz olacağı belirtilerek, “Kadın taraftarlarımız kadın tribünü ve VIP Alt B Tribünü için Passolig sistemi üzerinden ücretsiz olarak bilet yükleyerek stada giriş yapabilecektir” ifadesine yer verildi.

Source: Fotomaç


Özel öğrencilerden ramazana özel hediye

Engelli öğrenciler ramazana özel yaptıkları el emeği göz nuru tespihleri vatandaşlara hediye etti. Engelli bireylerin sosyal yaşamda daha aktif bir rol almasını sağlamak ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla Başakşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Engelsiz Yaşam Merkezi projesi çerçevesinde Başakşehir Engelsiz Yaşam Atölyesi ile bireyler için birçok çalışma gerçekleştiriliyor. Ramazan ayı dolayısıyla da belediye binası fuaye alanında “Tespih Yapım Atölyesi” kuruldu. Etkinliğe engelli bireyler ve ebeveynlerinin yanı sıra, ilçede eğitim gören öğrenciler ile özel eğitim öğretmenleri katıldı. Engelli bireylerin tespih yapımını öğrendiği etkinlikte empati ve iş birliği duygularının gelişmesine imkan sağlanırken Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu da atölyede çocuklara eşlik etti. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma duygularına atıfta bulunulan etkinlikte engelli bireyler ve onlara yardımcı olan öğrenciler renkli görüntüler oluşturdu. Ardından ise yapılan tespihler öğrenciler tarafından Başakşehir Merkez Camii”nde vatandaşlara dağıtıldı. SANATLA TERAPİ Etkinlikte öğrencilere eşlik eden Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, “Aslında bu bir terapi. Evlerde problem yaşayan çocuklar burada daha sakinleşt ve bu tür alanlardayken daha mutlu olduklarını söylediler. Bizim için önemli kısmı; özel çocuklarımızın emekleriyle hazırlanmış olması ve onlara yardım eden liseli, ortaokullu gençlerimiz” dedi.

Source: Sabah


Başkan Vekili Aksoy iftariyelik dağıttı

Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, ramazan ayı dolayısıyla vatandaşlarla iftar sofrasında bir araya geldi. Esenyurt”ta ramazanın manevi atmosferini paylaşmak ve dayanışma ruhunu pekiştirmek amacıyla iftar programları düzenleniyor. Esenyurt Belediyesi”nin Cumhuriyet Meydanı”ndaki iftar programına Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, başkan yardımcıları, birim müdürleri ve binlerce vatandaş katıldı. Aksoy, iftar programı öncesinde meydanda bulunan mobil aşevinde vatandaşlara sıcak yemek ikramında bulundu. Kur”an-ı Kerim tilaveti ile başlayan iftar etkinliğinde ilahiler söylendi, dualar edilerek oruçlar açıldı. İftar çadırının her gün vatandaşların hizmetinde olduğunu belirten Başkan Vekili Aksoy, “Birlik, beraberlik ve dayanışma ayındayız. Allah birliğimizi bozmasın, ezanımız dinmesin, bayrağımız inmesin” diye konuştu.

Source: Sabah


Ece Gürel sağ bulundu, eşi göz yaşlarını tutamadı! İlk sorusu bu oldu

İstanbul Gültepe”deki evinden 2 Mart Pazar günü Belgrad Ormanı”na yürüyüş yapmak için çıkan ve 4 gündür haber alınamayan peyzaj mimarı Ece Gürel sağ olarak bulundu. BİLİNCİ AÇIK Ormanlık alanda arama faaliyetleri yürüten 4 kişilik çevik kuvvet ve 12 kişilik sivil toplum kuruluşu ekipleri, Gürel”i saat 01.15″te uyur halde bulundu. Bunun üzerine uyandırılan Gürel”in bilincinin açık olduğu öğrenildi.İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, “Belgrad Ormanı”na gezmek için giden ve daha sonra kendisinden haber alınamayan Ece Gürel, 6 Mart günü saat 01.15 itibariyle sarp ormanlık alanda sağ olarak bulunmuştur. AFAD koordinasyonunda yürütülen arama kurtarma çalışmaları sonucu bulunan Ece Gürel, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılmıştır.” ifadeleri kullanıldı. BULUNMA ANINA İLİŞKİN GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI Öte yandan Ece Gürel”in bulunma anına ilişkin görüntüler de ortaya çıktı. Cep telefonu kamerasıyla kaydedilen görüntülerde, Gürel”in bilincinin açık olduğu görülüyor. EŞİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU Eşi Sezer Gürel”le telefonda görüştürülen kadın, daha sonra ambulansa alındı. Hafif yaralı olduğu tespit edilen Gürel”e, sağlık ekiplerince tedbir amaçlı müdahale edildi.Müjdeli haberi alan Sezer Gürel, sevinçten gözyaşlarına boğuldu. Sağlık ve arama kurtarma ekipleri, Gürel”i teselli etmeye çalıştı. Sezer Gürel, eşini bulan ekiplere teşekkür etti. EŞİNİN İLK SORUSU Öte yandan Ece Gürel”in sağ olarak bulunduğu haberinin eşi Sezer Gürel”e verildiği anda ilk sorusu, “Hayatta mı?” oldu.

Source: Abdullah Karlıdağ


Ece Gürel”i bulan arama kurtarma gönüllüsü o anları anlattı: 6 dakika sonra bağırmaya başladı

Belgrad Ormanı”nda pazar gününden bu yana haber alınamayan Ece Gürel, arama kurtarma ekipleri tarafından hafif yaralı olarak bulundu. Gürel yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. VALİLİKTEN AÇIKLAMA Ece Gürel”in bulunması ile ilgili İstanbul Valiliği”nden açıklama yapıldı. Açıklamada, “Belgrad ormanına gezmek için giden ve daha sonra kendisinden haber alınamayan Ece GÜLER (36) isimli şahıs 06.03.2025 günü saat 01.15 itibari ile sarp ormanlık alanda sağ olarak bulunmuştur. AFAD koordinasyonunda yürütülen arama kurtarma çalışmaları sonucu bulunan Ece Güler, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılmıştır” ifadeleri yer aldı. “EŞİMİ GÖRÜNCE RAHATLADIM” Ece Güler”in bulunmasının ardından ilk duygularını paylaşan eşi Sezer Gürel, “Eşimi görünce rahatladım” şeklinde konuştu. Gürel, “Allah herkesten razı olsun, şükürler olsun. En azından eşimi görünce rahatladım, çok şükür sağ salim bulundu” dedi. “HEPİNİZE TEŞEKKÜR EDİYORUZ” Ece Gürel”in annesi Gülşen Koçoğlu, “Herkese teşekkür ediyoruz, arayan soran. Daha göremedik yukarıda bulunmuş, hepinize teşekkür ediyoruz. Allah bin kere razı olsun” diye konuştu. İLK BULDUĞUMUZDA DUDAKLARI TİTRİYORDU Sağlık durumunu takip etmek için hastaneye gelen Ece Gürel”i bulan arama kurtarma ekibi MAG-AME gönüllüsü Turan Altun yaşananları anlattı. Altun, “İlk bulduğumuzda dudakları titriyordu” dedi. “VÜCUDU ISINDIKTAN 6 DAKİKA SONRA SES VERDİ” Mahalle Afet Gönülleri-Acil Müdahale Derneği (MAG-AME) gönüllüsü Turan Altun, “İlk bulduğumuzda dudakları titriyordu, gözleri açıktı. Ama 72 saat dolduğu için vücudu artık tamamen buz kesmişti. Termal battaniyeyi üzerine serdik, montlarımızı verdik. Vücudu ısındıktan 6 dakika sonra ses vermeye ve bağırmaya başladı. Sinirleri kendinde olduğunu hissettik, bağırması da bunun göstergesiydi. Daha çok mutlu olduk. Normal yola kadar 2 kilometre taşıdık” şeklinde konuştu. “BULUNDU DİYE BEN BAĞIRDIM” Akşam saat 21.00 sıralarında alana gelerek aramalara katıldığını belirten Altun, “Bize 05.00″ten 13.00″e kadar koordinat verdiler. 6″ncı ve 7″nci koordinatta arama yaptık, aramızda 5″er metre aralıklarla toplam 16 kişiydik. 4 tane çevik kuvvet ekibi güvenliğimizi aldı. Toplam 30 metrelik açılarla alan taraması yaptık. Mahalle Afet Gönülleri-Acil Müdahale Derneği olarak uzun süredir bu işlerde aktif olarak gönüllüyüz. Alanda ekip arkadaşımla beraber yan yanaydık. Ben, bulundu diye bağırdım. Mahalle Afet Gönülleri-Acil Müdahale ekipleri olarak uzun süredir bu eğitimleri alıyoruz. Doğru şekilde nasıl yapılması gerekiyorsa alanda o şekilde çalışmasını yürüttük” ifadelerini kullandı. NASIL HAYATTA KALDI? Öte yandanMahalle Afet Gönülleri-Acil Müdahale Derneği ekibinin lideri Yusuf Ahmet Kulca “Ece Gürel 4 gün nasıl hayatta kalmış olabilir?” sorusuna “Hava soğuk. 4 gündür yemek yok su yok, orman mühendisini orman korumuş diyebiliriz” dedi.

Source: Ekim Devrim Manduz


Belgrad Ormanı”nda 4 gün sonra bulunan Ece Gürel”in eşinden ilk paylaşım

İstanbul Kağıthane Gültepe Mahallesi”ndeki evinden 2 Mart Pazar günü Belgrad Ormanı”na gideceğini söyleyerek çıkan ve bir daha haber alınamayan Ece Gürel”den güzel haber geldi. Tüm Türkiye”nin endişeyle takip ettiği arama çalışmalarının 4. gününde Ece Gürel sağ olarak bulundu. Genç kadın, Belgrad Ormanı”nda bir derenin kenarında uyur halde bulundu. EŞİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU Hafif yaralı olduğu belirtilen Gürel, ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılırken endişeyle bekleyen yakınları da haberi gözyaşlarıyla karşıladı. Sezer Gürel, sevinçten gözyaşlarına boğuldu. Sağlık ve arama kurtarma ekipleri, Gürel”i teselli etmeye çalıştı. “İYİ Kİ DOĞDUN SEVGİLİM” Tüm Türkiye”ye derin bir nefes aldıran haberin ardından Sezer Gürel”den bir paylaşım geldi. Eşi Ece Gürel ile fotoğraflarını paylaşan Sezer Gürel, ‘Yeni hayatının ilk günü kutlu olsun, sevgilim. İyi ki doğdun, sevgilim.’ notunu düştü.

Source: Internet Haber


4 gün sonra bulunan Ece Güler”in eşi klip paylaştı, sonra hesabını korumaya aldı

Kağıthane Gültepe Mahallesi”ndeki evinden 2 Mart Pazar günü Belgrad Ormanı”na gideceğini söyleyerek çıkan ve bir daha haber alınamayan Gürel”i (36) bulmak için başlatılan çalışmalar dördüncü gününde sonuç verdi. Ormanlık alanda arama faaliyetleri yürüten 4 kişilik çevik kuvvet ve 12 kişilik sivil toplum kuruluşu ekipleri, Gürel”i saat 01.15″te uyur halde bulundu. AİLE SEVİNDE BOĞULDU Ambulansla Maslak Acıbadem Hastanesi”ne kaldırılan Ece Gürel”in annesi, babası ve eşi müjdeli haberi alınca birbirlerine sarıldı.Eşi Sezer Gürel, Belgrad Ormanı”nda bekleyen basın mensuplarına yaptığı açıklamada, çok sevinçli olduklarını belirterek, “Herkesten Allah razı olsun. Biz üşüdük, donduk. O günlerce neler yaptı orada? Eşimin fotoğrafını gördüm, çok rahatladım. Bir daha yanından ayrılmam. Ona bir soru daha sormam, onu bir daha bırakmam.” ifadelerini kullandı.Baba Muharrem Koçoğlu ise arama çalışmalarına katılan ekiplere teşekkür ederek, “Allah”ım onu bana bağışladı. Onu bulmak için çalışan herkesten Allah razı olsun. Herkesin nasıl çalıştığına şahidim.” dedi.Anne Gülşen Koçoğlu da gerçekten büyük bir mucize yaşadıklarını dile getirerek, “Umutlarımın bittiği anda güzel bir haber aldık. Haberi ilk aldığımda sevinçten zıpladım.” şeklinde konuştu. HEMEN PAYLAŞIM YAPTI Ece Gürel”in bulunmasını ardından eşi Sezer Gürel, Instagram hesabından “Yeni hayatının ilk günü kutlu olsun sevgilim. İyi ki doğdun sevgilim” notu ile eşinin fotoğraflarının olduğu bir klip paylaşımı yaptı. HESABINI GİZLİYE ALDI Ece Gürel”in bulunmasının ardından Instagram hesabından paylaşım yapan eşi Sezer Güler bir süre sonra hesabını gizliye aldı.

Source: Abdullah Karlıdağ


Leylekler dönüyor: Baharın habercileri için yuvalar hazır

Bursa”da Uludağ Elektrik Dağıtım AŞ.”den (UEDAŞ) yapılan açıklamaya göre, saha ekipleri, Bursa”daki uğrak lokasyonlarından, Yaren leyleğin de geldiği Eskikaraağaç, Gölyazı ve Fadıllı mahallelerinde leylekler için hazırlıklarını tamamladı.

Yuvaların yerleştirileceği lokasyonlar ve teknik yapısına ilişkin detayları biyosistem mühendisleri ve kuşbilimcilerle işbirliği sağlayarak belirleyen UEDAŞ, tüm güvenlik önlemlerini alarak 7 yuvanın montajını tamamladı.

Açıklamada projenin detaylarına ilişkin görüşlerine yer verilen Uludağ Enerji Üst Yöneticisi Sinan Öktem, şu ifadeleri kullandı:

“Enerji grubu olarak büyük bir bölgede faaliyet gösteriyoruz. Birçok insana ve canlıya dokunuyoruz. Bu konuda kendimize bir sosyal sorumluluk bilinci aşıladık. İçinde bulunduğumuz doğaya ve topluma karşı bir borcumuzun olduğunu hissediyoruz. Bugün burada hizmet bölgemizi göç yolu olarak değerlendiren leylekler için yer aldık.

“Elektrik direklerimiz onlar için dinlenme tesisi oldu.” diyebiliriz. 2012 yılından beri onlara daha konforlu bir göç ve konaklama alanı oluşturabilmek için yuvalar hazırlıyoruz. Şimdiye kadar Gölyazı, Eskikaraağaç ve Fadıllı”da toplam 100 yuva yerleştirdik. Bugün de 7 yuvanın montajını gerçekleştiriyoruz. Yuvalarımızı yaparken hem yerlerinin belirlenmesi hem de daha ergonomik olabilmesi için Uludağ Üniversitesi akademisyenlerinden destek aldık.”

Source:


Mahallede düşük bahşiş nedeniyle 3 ramazandır davulcu bulunamıyor

EDİRNE”nin Umurbey Mahallesi”nde, son 3 yıldır ramazan ayında düşük bahşiş nedeniyle davulcu bulunamıyor. Mahallenin muhtarı Turhan Özgünden, “Sorduğumuz insanlar bahşiş çıkmadığı için, ekstra para da olmadığı için yapmak istemiyor. “Biz gecenin 3″ünde 4″ünde kalkıp bunu yapamayız” dediler. Üç senedir hiç davul sesi duyulmuyor burada. Geleneğimiz bitmiş olacak bu gidişle” dedi.Kentte çoğu dar gelirlilerin yaşadığı Umurbey Mahallesi”nde, 2022 yılında kimse, düşük bahşiş nedeniyle ramazan ayında davul çalmak istemedi. Mahalle muhtarı Turhan Özgünden, aynı yıl mahalledeki gençlerle davul çalarak geleneği yaşatmaya çalıştı. İlerleyen dönemde konuyu valilik ve belediyeye taşıyan Özgünden, davulcu konusunda sıkıntı yaşandığını belirterek yardım istedi. Özgünden”in isteği karşılıksız kalınca, mahallede son 3 yıldır ramazanda davul sesi yükselmedi.Bu ramazana da mahallede davulcu olmadan girdiklerini belirten Muhtar Turhan Özgünden, “Üç sene önce davulcularımız burada çalmak istemediler çünkü verilen bir maaş veya belirli bir para yok. Sadece toplanan bahşişler olduğu için, bizim mahallemizden de fazla bahşiş çıkmıyor. Bundan dolayı kabul etmediler. 2022 yılında biz gençlerle birlikte geleneğimizi sürdürmeye çalıştık. Daha sonra 2023 ve 2024″te yapamadık. Bunu kurumlardan istedik; valilik, belediye, vakıflar, Kızılay gibi bir kurum üstlensin, senede bir kere de olsa ramazan ayında davulculara maaş verilsin istedik. Hiçbir olumlu dönüş olmadı bu isteğimize” dedi.”MAHALLENİN YÜZDE 70″İ MADDİ DURUMU DÜŞÜK İNSANLAR”Mahallede oturanlardan yüzde 70″inin dar gelirli olduğunu dile getiren Özgünden, “Sorduğumuz insanlar bahşiş çıkmadığı için, ekstra bir para da olmadığı için yapmak istemiyor. “Biz gecenin 3″ünde, 4″ünde kalkıp bunu yapamayız” diyorlar. Daha büyük mahallelere gitmeye çalışıyorlar. Yaklaşık 3 bin 900 nüfusumuz var. Ağırlıklı olarak, mahallenin yüzde 70″i maddi durumu düşük insanlar. Günlük, hamallık, bulaşıkçılık, merdiven temizliği gibi işlerde çalışıyorlar. Evlerini zor geçindiriyorlar. Genelde kapılarını fazla açmıyorlar ve bahşiş vermek istemiyorlar doğal olarak. Verseler de 5-10 lira gibi cüzi paralar veriyorlar, bu sefer davulcuyu tatmin etmiyor” diye konuştu.Özgünden, yetkililere çağrıda bulunarak, “Buradan bunu üstlenebilecek kurumlara sesleniyoruz. Bu geleneğimiz bitmesin, üç senedir hiç davul sesi duyulmuyor burada. Yarın öbür gün iyice bitirme noktasına gelecek. Bu şu an benim sorunum, bu mahallenin sorunu ama yarın öbür gün ekonomik durumları kötü olan diğer mahallelerde de olacak. Yavaş yavaş bu davul geleneğimiz bitmiş olacak bu gidişle” dedi.”RAMAZANDA DAVUL ÇALMAMASINI KABULLENEMİYORUM”Mahallede oturan Ahmet Örs de davulcularının olmamasının kendilerini üzdüğünü söyleyerek, “3 ramazandır davulcumuz yok, maalesef bu gerçekten bizi üzen bir olay. Çünkü bu bir gelenek. Ramazanda davul çalmaması gibi bir olayı ben kabullenemiyorum. Sağ olsun muhtarımız bu konuda gerçekten de ilgili yerlere başvurularını yaptı ama bugüne kadar bir cevap alamadık, bu bizi gerçekten çok üzüyor. İsteğimiz davul, bu kadar. Başka bir şey yok şu an” ifadelerini kullandı.”KİMİNİN PARASI, KİMİNİN DUASI DİYORUZ”Abdurrahman Mahallesi”nde 15 yıldır ramazan davulculuğu yapan Ekrem Daval, kendi mahallesinden memnun olduğunu belirterek, “Ben bu işi 15 yıldır sürdürüyorum. Kiminin parası, kiminin duasıyla yapıyorum. Allah ne verdiyse, gönüllerinden ne koparsa veriyorlar. Ben bu mahalleden memnunum. Elinden geldiği kadar veriyor burada insanlar. Yetse de yetmese de olduğu kadar diyoruz ve işimizi yapıyoruz. İnsanların cebinden zorla alacak değiliz. Gönüllerinden ne koparsa veriyorlar, biz de bereket versin diyoruz. Oradaki arkadaşları da anlıyorum, aldıkları ücret yeterli gelmiyor olabilir ama ben mahallemden memnunum” dedi

Source: Ekim Devrim Manduz


Bu mahallede 3 ramazandır davul sesi yükselmiyor

Edirne”nin Umurbey Mahallesi”nde 3 yıldır düşük bahşiş nedeniyle ramazan davulcusu bulunamıyor. Çoğunluğun dar gelirli olduğu mahallede 2022 yılından bu yana kimse ramazan ayında davul çalmak istemiyor. Mahalledeki gençlerle davul çalarak geleneği yaşatmak için çabalayan mahalle muhtarı Turhan Özgünden, duruma isyan etti. Konuyu valilik ve belediyelere de taşıyan Özgünden bir sonuç alamadı. “MAHALLEMİZDEN FAZLA BAHŞİŞ ÇIKMIYOR” Bu ramazana da mahallede davulcu olmadan girdiklerini belirten Muhtar Turhan Özgünden, “Üç sene önce davulcularımız burada çalmak istemediler çünkü verilen bir maaş veya belirli bir para yok. Sadece toplanan bahşişler olduğu için, bizim mahallemizden de fazla bahşiş çıkmıyor. Bundan dolayı kabul etmediler. 2022 yılında biz gençlerle birlikte geleneğimizi sürdürmeye çalıştık. Daha sonra 2023 ve 2024″te yapamadık. Bunu kurumlardan istedik; valilik, belediye, vakıflar, Kızılay gibi bir kurum üstlensin, senede bir kere de olsa ramazan ayında davulculara maaş verilsin istedik. Hiçbir olumlu dönüş olmadı bu isteğimize” dedi. “YÜZDE 70″İ MADDİ DURUMU DÜŞÜK İNSANLAR” Mahallede oturanlardan yüzde 70″inin dar gelirli olduğunu dile getiren Özgünden, “Sorduğumuz insanlar bahşiş çıkmadığı için, ekstra bir para da olmadığı için yapmak istemiyor. “Biz gecenin 3″ünde, 4″ünde kalkıp bunu yapamayız” diyorlar. Daha büyük mahallelere gitmeye çalışıyorlar. Yaklaşık 3 bin 900 nüfusumuz var. Ağırlıklı olarak, mahallenin yüzde 70″i maddi durumu düşük insanlar. Günlük, hamallık, bulaşıkçılık, merdiven temizliği gibi işlerde çalışıyorlar. Evlerini zor geçindiriyorlar. Genelde kapılarını fazla açmıyorlar ve bahşiş vermek istemiyorlar doğal olarak. Verseler de 5-10 lira gibi cüzi paralar veriyorlar, bu sefer davulcuyu tatmin etmiyor” diye konuştu. “BU GELENEĞİMİZ BİTMESİN” Özgünden, yetkililere çağrıda bulunarak, “Buradan bunu üstlenebilecek kurumlara sesleniyoruz. Bu geleneğimiz bitmesin, üç senedir hiç davul sesi duyulmuyor burada. Yarın öbür gün iyice bitirme noktasına gelecek. Bu şu an benim sorunum, bu mahallenin sorunu ama yarın öbür gün ekonomik durumları kötü olan diğer mahallelerde de olacak. Yavaş yavaş bu davul geleneğimiz bitmiş olacak bu gidişle” dedi. “RAMAZANDA DAVUL ÇALMAMASINI KABULLENEMİYORUM” Mahallede oturan Ahmet Örs de davulcularının olmamasının kendilerini üzdüğünü söyleyerek, “3 ramazandır davulcumuz yok, maalesef bu gerçekten bizi üzen bir olay. Çünkü bu bir gelenek. Ramazanda davul çalmaması gibi bir olayı ben kabullenemiyorum. Sağ olsun muhtarımız bu konuda gerçekten de ilgili yerlere başvurularını yaptı ama bugüne kadar bir cevap alamadık, bu bizi gerçekten çok üzüyor. İsteğimiz davul, bu kadar. Başka bir şey yok şu an” ifadelerini kullandı. “KİMİNİN PARASI KİMİNİN DUASIYLA YAPIYORUM” Abdurrahman Mahallesi”nde 15 yıldır ramazan davulculuğu yapan Ekrem Daval, kendi mahallesinden memnun olduğunu belirterek, “Ben bu işi 15 yıldır sürdürüyorum. Kiminin parası, kiminin duasıyla yapıyorum. Allah ne verdiyse, gönüllerinden ne koparsa veriyorlar. Ben bu mahalleden memnunum. Elinden geldiği kadar veriyor burada insanlar. Yetse de yetmese de olduğu kadar diyoruz ve işimizi yapıyoruz. İnsanların cebinden zorla alacak değiliz. Gönüllerinden ne koparsa veriyorlar, biz de bereket versin diyoruz. Oradaki arkadaşları da anlıyorum, aldıkları ücret yeterli gelmiyor olabilir ama ben mahallemden memnunum” dedi.

Source: Çağla Taşçı


Emine Erdoğan: Neslimizi bağımlılıklara karşı korumak, ülke bekasını korumaktır

Başkan Recep Tayyip Erdoğan”ın eşi Emine Erdoğan, bağımlılığın, önce bir kişinin, sonra ailesinin, daha büyük ölçekte çevresinin ve toplumun sorunu olduğunu belirterek “Aile Yılı”nda bağımlılıklarla mücadelede son derece kararlı olduklarını bildirdi. Yeşilay”ın 105″inci kuruluş yıl dönümü ve 1-7 Mart Yeşilay Haftası kapsamında, Kayseri Yeşilay Rehabilitasyon Merkezinin Açılışı dolayısıyla program düzenlendi. Emine Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, Yeşilay rehabilitasyon merkezlerine, bir yenisini daha eklemenin heyecanı içinde olduklarını belirterek bu merkezlerin, yepyeni hayatların ve tertemiz başlangıçların vesilesi olması temennisinde bulundu. Yeşilay”ın bağımlılıklarla mücadelede, güçlü ve asırlık bir kale olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, kuruluşun, toplumun faydasına büyük hizmetler gerçekleştirdiğini bildirdi. Bir anne, babaanne ve anneanne olarak, Yeşilay Ailesine sonsuz şükranlarını sunan ve kuruluşunun 105″inci yılını kutlayan Emine Erdoğan, “Bu güzel merkezin hayata geçmesinde, Kayserimizin hayırsever iş insanlarının da hatırı sayılır bir desteği var. Toplumsal dayanışma kültürümüzün çok güzel bir örneğini sergilediler. Kendilerine ve bu işbirliğine öncülük eden Sayın Valimize çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Bazı kapılar yalnızca açılmaz, aynı zamanda umut olur… Yeşilay Rehabilitasyon Merkezleri, hayatını yeniden inşa etmek isteyenler için bir ışık olsun. Yolu buradan geçen her yüreğin, güç ve şifa bulmasını, hayata daha sıkı tutunmasını temenni ediyorum. 📍Kayseri Yeşilay… pic.twitter.com/tSuOuM4E22 — Emine Erdoğan (@EmineErdogan) March 6, 2025 “BAĞIMLILIK YÜZÜNDEN KAYIP NESİLLER ORTAYA ÇIKIYOR” Emine Erdoğan, her çağın, kendine has problem alanları ürettiğine işaret ederek bağımlılığın, bir modern çağ problemi olduğuna dikkati çekti. Sigara, alkol ve madde bağımlılığının, tüm dünyada yükselen bir trendi olduğunu üzülerek belirten Emine Erdoğan, “Uzmanlar, bilhassa uyuşturucu maddelerin daha önce hiç olmadığı kadar geniş bir çeşitliliğe sahip olduğunu söylüyorlar. Özellikle kimyasal yöntemlerle üretilen sentetik uyuşturucular, tehlikenin boyutlarını artırıyor. Toplumsal güvenliğe, sağlığa ve ülke geleceğine doğrudan etki ediyor. Bazen haberlerde, batılı ülkelerdeki bağımlılık sorununun geldiği, endişe verici noktaları gösteren dosyalar işleniyor. İnsanları sokak köşelerinde toplu halde kendinden geçmiş, ölümün kıyısında çırpınırken görüyoruz. Bağımlılıklar yüzünden kayıp nesiller ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, insanları çarçur etmeyi kendine amaç edinmiş, bağımlılıklar üzerinden büyük bir kar elde eden endüstriler olduğuna işaret ederek “Mesela daha düne kadar, gençleri sigaradan uzak tutmaya çalışırken, şimdi onları elektronik sigaraların pençesinden kurtarmaya çalışıyoruz. Biliyorsunuz, elektronik sigaralar, sözde sigarayı bırakmayı kolaylaştırıcı bir ürün olarak pazarlandı. Farklı aromalar, özel tasarım kılıflarla cazip hale getirildi. Ancak ortaya çıktı ki, elektronik sigara kullananlarda kroner kalp hastalığı, depresyon, kalp krizi ve felç riski çok daha yüksek.” diye konuştu. Gittiği şehirlerde katıldığı programlarda, ailelerle sık sık bir araya geldiğini, onların hikayelerini dinlediğini hatırlatan Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu tecrübelerle gördüm ki, bağımlılıklar yüzünden hayatlar sönüyor, aileler dağılıyor. Aile içi şiddetin, ailelerin uğradığı ekonomik felaketlerin temelinde bağımlılıklar yatıyor. Bağımlılık, önce bir kişinin, sonra ailesinin, daha büyük ölçekte çevresinin ve toplumun sorunu oluyor. Bilhassa Aile Yılı ilan ettiğimiz bu yılda, bağımlılıklarla mücadelede son derece kararlı olduğumuzu ifade etmek isterim. Elbette, bağımlılık kadar, insanları bağımlılıkların kucağına iten kök nedenleri de ortadan kaldırmak çok önemlidir. O yüzden, dertlere kulak kesilelim. Empatinin, sevginin, gönül almanın, önleyici ve tedavi edici gücünü unutmayalım. İnşallah, el birliğiyle ailelerimizi içten dışa kuvvetlendireceğiz. Bizim, bağımlılıkların karanlık dünyasına terk edecek tek bir evladımız, tek bir kardeşimiz bile yok. Bu noktada, Yeşilay”ın, İçişleri Bakanlığımızla el ele vererek başlattığı “Bağımsızlık Seferberliğini” çok önemli buluyorum. Ülke çapında bir farkındalığı ayağa kaldırarak, ailemizi ve neslimizi bağımlılıkların tuzaklarından korumak için dört koldan çalışmalar yürütüyorlar. Yeşilay”ın her bir üyesine kalpten teşekkür ediyorum. Ben, buradan herkesi “Bağımsızlık Seferberliğine” katılmaya, bağımlılıklara karşı bir ses olmaya davet ediyorum.” Özellikle medya sektöründen geniş bir destek beklediklerini dile getiren Emine Erdoğan, “Medya mecralarında her yaştan insanın, bağ kurup örnek alabileceği, doğru temsillerin yer alması, bağımlılık endüstrisine karşı çok güçlü bir cevap olacaktır. Biz, hep gençler için rol modeller arıyoruz. Oysa yetişkinler, anneler, babalar, eşler için de milli ve kültürel değerlerimizi üzerinde taşıyan rol modellerin çoğalmasına ihtiyacımız var. İşin şu yanını hiç unutmayalım, neslimizi bağımlılıklara karşı korumak, ülke bekasını korumaktır.” ifadelerini kullandı. “ANNE BABALARA BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR” Bağımlılık meselesinin çok büyük bir başlık olduğunu bildiren Emine Erdoğan, küresel olarak, sosyal medya platformları ve bilgisayar oyunlarının, çocuk ve gençleri adeta ele geçirdiğine dikkati çekti. Bu nedenle, tüm dünyada ülkelerini yasal düzenlemeleri bir bir yürürlüğe koyduklarını dile getiren Emine Erdoğan, “Bir rapora göre, 13-17 yaşları arasındaki her 4 çocuktan 3″ü, sosyal medya platformlarında en az bir kez potansiyel bir zararla karşılaşıyor. Ortaokul çağındaki çocukların yüzde 60″ı, rahatsız edici kişilere maruz kalıyor. Uzmanlar, sosyal medya bağımlılığının, beyinde madde bağımlılığıyla benzer mekanizmaları tetiklediğini söylüyorlar. Aile Bakanlığımızın, konuyla yakından ilgilendiğini ve mevzuat çalışmaları yaptığını belirtmek isterim. Ancak, burada anne babalara düşen büyük sorumluluğun da altını çizelim. Maalesef, oyalansınlar diye çocukların eline tutuşturduğumuz telefonlar, tabletler, erken yaşlardan itibaren bağımlılıkların zeminini hazırlıyor. Gelin, çocuklarımızı bu “dijital dadıların” elinden artık kurtaralım. Onları, sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini destekleyen aktivitelerle meşgul edelim. Mesela, bir spor ya da sanat türüyle tanıştıralım. Biliyorsunuz, kurumlarımızın, belediyelerimizin çocuklara ve gençlere yönelik nice ücretsiz hizmeti var. Ebeveynlerin, bu hizmetlerden istifade etmesini temenni ediyorum.” diye konuştu. Emine Erdoğan, annelerin olağanüstü güçleri olduğunu belirterek bir annenin kalbinin, evladına görünmez hatlarla bağlı olduğunu söyledi. Annelerin, çocuklarının tek bir bakışından bile ne düşündüklerini, ne hissettiklerini anladıklarını ifade eden Emine Erdoğan, her türlü bağımlılıkla mücadelede annelerin bu sezgilerinin, önleyici tedbir niteliğinde olduğunu kaydetti. Çocukların davranışlarında bir farklılık olması halinde altında yatan nedenin mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, çocukların, arkadaş çevresinin iyi tanınması, özgüven ve psikolojik sağlamlık kazanmalarına yardımcı olunması, iç dünyalarının, manevi değerlerle güçlendirilmesi, şefkatli bir dilin ve anlayışlı bir yaklaşımın asla elden bırakılmaması gerektiğini bildirdi. “HERHANGİ BİR BAĞIMLILIKTAN MUSTARİP GENÇLERİMİZ HEPİMİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ” Bağımlılıkla mücadele edenlere seslenen Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Herhangi bir bağımlılıktan mustarip tüm gençlerimizin, hepimiz için çok önemli olduklarını bilmelerini isterim. Kendilerini yalnız hissetmesinler. Ümitsizliğe kapılmasınlar. Çünkü bağımlılıkların tedavisi var. Bugüne kadar, birçok insan, bağımlılıklarından kurtuldu ve yepyeni hayatlar kurdu. Unutmasınlar ki, hatalarımızdan aldığımız derslerle büyür, güçleniriz. Meşhur bir sözde dendiği gibi “Yaşamdaki en büyük zafer, asla düşmemekte değil, her düştüğümüzde ayağa kalkmakta yatar.” Onlar ayağa kalkacak cesareti göstersinler, bizler zaten tüm kalbimizle, tüm imkanlarımızla onların yanındayız. Rehabilitasyon merkezlerimizdeki her uzmanımız, onlara kucak açmak için bekliyor. Yeter ki kapılarını çalsınlar.” Herkesin ramazan ayını tebrik eden Emine Erdoğan, bu kutlu ayın maneviyatının, bağımlılıklarla mücadele eden herkes için ruhsal bir yenilenmenin vesilesi olmasını diledi. Emine Erdoğan”ın konuşmasının ardından aile fotoğrafı çektirildi. Programa, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç ve Kayseri Milletvekilleri Hulusi Akar ve Ayşe Böhürler katıldı. Daha sonra Emine Erdoğan ve beraberindekiler, merkezin açılış kurdelesini kestikten sonra merkezi ve Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinden yararlanan danışanların el emeğiyle ürettikleri ürünlerin yer aldığı sergiyi gezdi. Emine Erdoğan, sergi sırasında ebru sanatının yapımını izledi. Merkezde, danışanların çeşitli sanat dallarında çalışmalar yaptıkları atölyeler ile kaldıkları yatakhaneleri ziyaret eden Emine Erdoğan, merkez yetkililerinden bilgi aldı. Atölye çalışmaları kapsamında danışanların yaptığı karakalem portre resmi Emine Erdoğan”a hediye edildi. KADIN BAĞIMLILARA YATIRI REHABİLİTASYON İMKANI SAĞLAYAN İLK MERKEZ Emine Erdoğan”ın açılışını yaptığı Kayseri Yeşilay Rehabilitasyon Merkezi, Yeşilay”ın ülke genelinde hizmet veren üçüncü rehabilitasyon merkezi. Kamu ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği, Kayserili iş insanlarının da destekleriyle inşa edilen merkez, 9 bin 97 metrekare kapalı alana sahip. Danışanların, 6 ay tedavi görebilecekleri merkez, kadın bağımlılara yatılı rehabilitasyon imkanı sağlanan ilk merkez olma özelliği taşıyor. Merkezin, kişilerin bağımlılıktan tamamen kurtularak yepyeni bir hayata adım atmalarına yardımcı olması hedefleniyor. Bağımlı bireylerin başvurabileceği Kayseri Yeşilay Rehabilitasyon Merkezi, ücretsiz ve gizlilik odaklı hizmet verecek. Çeşitli hobi atölye ve mesleki atölye çalışmalarıyla danışanların rehabilitasyona uyum sürecinin destekleneceği merkezde, danışanlara boş vakitlerini sağlıklı alışkanlıklarla doldurmaları için yeni hobiler kazandırılacak. Öte yandan, bağımlılıklarından kurtulmak isteyenler, Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine 115 numaralı danışma hattından ulaşarak ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı olarak hizmet alabiliyor.

Source:


Ünlü kahve markasının baristası açıkladı: Müşteriler tek bir şey yaparsa her zaman bedava içecek alabilir

Bir barista, müşterilere ücretsiz içecek alma yolunu gösteren kolay bir taktiği paylaştı. dünya çapında 40 binden fazla şubesiyle en sevilen kahve zincirlerinden biri olmayı sürdürüyor. Kafeler arkadaşlarla sohbet etmek, bir molada enerji toplamak ya da yalnız kalıp biraz zaman geçirmek için popüler mekanlar fakat çalışanlar için her zaman işler böyle gitmeyebiliyor.

Barista, bir müşteriyle yaşadığı olumsuz bir etkileşimi paylaştı. Müşteri, kartının uygulamada çalışmadığını ve kendisine kaba davranıldığını belirterek olumsuz bir yorum bıraktı. Yorumda ise “Her gün geldiğim bu Starbucks”a bir daha gelmeyeceğim. Kartım uygulamada çalışmıyordu ve çıkarken bir adam bana kartımı geri vermem gerektiğini söyledi, ama “suyu bedava verebilirim” dedi! 4 dolarlık içecek için… Hayat boyu müşterinizi kaybettiniz.” ifadelerine yer verdi.

Barista, olayı kendi tarafından anlatırken ise “Müşteri Tesla ile geliyordu, 7 dolarlık bir latte ve bir su aldı. Kartları çalışmadı, ardından bana, “Her gün buraya geliyorum, yarın ödeyebilir miyim?” diye sordu. Ben de “Hayır” dedim. Başka hiçbir şey demedim! İçkisini geri verdi, çünkü aslında ona verecektim, çünkü zaten içmişti. Sonra o uzaklaştı ve birkaç saat sonra bu yorumu gördüm.” şeklinde konuştu.

“EĞER NAZİK OLURSANIZ BARİSTA GENELLİKLE SİZE BEDAVA KAHVE VERİR”

Diğer baristalar ve kafe sahipleri de deneyimlerini paylaşırken, “Bir kişi, “Eğer nazik olursanız, barista genellikle size bedava verir. Bir keresinde cüzdanımı unuttum, bana bedava verdiler. Bu yüzden hayatım boyunca bu kafeye geldim” dedi. Diğer bir kullanıcı da “Bir keresinde kartım evde kalmıştı, barista içkimi bedavaya verdi, çünkü nakit kullanacaktım ama bir dolar eksik çıkmıştı. Hala onunla karşılaştığımda ona içki ısmarlamaya çalışıyorum” şeklinde bir deneyim paylaştı

Source: Haber Merkezi


“Katil zanlısı soğukkanlı konuştu!”

İstanbul Büyükçekmece Mimar Sinan Sahili nde, geçen yıl 7 Haziran da, elleri ve ayakları bağlandıktan sonra halıya sarılmış ve ağırlık bağlanarak denize atılmış halde kadın cesedi bulundu. resim#1230394# DHA daki habere göre polisin çalışmasında hayatını kaybeden kadının 24 yaşındaki Sedef Güler olduğu tespit edildi. Olayla ilgili gözaltına alınan Fırat Baykara ve Yavuz Güngör tutuklanarak cezaevine gönderilirken, şüpheli Yiğit Hüseyin Ayvalık ın tutuksuz yargılanmasına karar verildi. resim#1230395# Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, polis ekiplerinin Sedef Güler in sarılı olduğu halının üzerinde buldukları halı yıkama dükkanından yola çıkarak evi kiralayan emlakçıya ulaştığı, emlakçının ise evi Fırat Baykara ya kiraladığını belirtmesi üzerine şüphelilerin yakalandığı belirtildi. SEDEF İLE EVE BİRLİKTE GELDİ Polisin adresini belirlediği evin, şüpheliler Fırat Baykara ve Yavuz Güngör ün birlikte kullanıldığının aktarıldığı iddianamede, 4 Haziran günü Sedef Güler ile Yavuz Güngör ün adrese birlikte geldikleri, Fırat Baykara nın ise daha sonra geldiği belirtildi. Şüphelilerin henüz belirlenemeyen bir sebeple Sedef Güler i bu adreste öldürdüğünü değerlendiren cumhuriyet savcısı iddianamede, cesedi yok etmek için plan yapan şüphelilerin 6 Haziran günü bir araya gelerek Güler in cesedini nalburdan aldıkları bant, zincir ve ile sardıktan sonra 7 Haziran günü Mimar Sinan Köprüsü nden denize attıkları belirtildi. YAVUZ BENİ EVE ÇAĞIRDI İddianamede ayrıca, şüpheli Fırat Baykara nın polise giderek, Yavuz beni Gürpınar da bulunan ikametine çağırdı. Eve gittiğimde hareketsiz yatan bir kadın gördüm, kontrol ettim, yaşam belirtisi yoktu. Polise haber vermek istediğimde Yavuz Güngör bana silah çekti. Nalburdan zincir ve ağırlık aldıktan sonra kadını halıya sardık. 7 Temmuz günü ise Büyükçekmece sahil tarafına gittik. Cesedi köprü üzerinden suya attık şeklinde kendisini ihbar ettiği de belirtildi. İLK DURUŞMA YAPILDI Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması dün Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi nde görüldü. Duruşmaya sanıklar Fırat Baykara bulunduğu cezaevinden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi(SEGBİS) aracılığıyla katılırken, hayatını kaybeden Sedef Güler in ailesi ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. SUZSUZLUĞUMU İSPAT ETMEK İSTİYORUM Sanık Yavuz Güngör ise SEGBİS sistemindeki sorun nedeniyle duruşmaya katılamadı. Duruşmanın başında savunması için söz verilen tutuklu sanık Fırat Baykara, Tekstil işi yapıyorum. Bulunduğum koğuşta can güvenliği sorunum olduğu için iddianameyi okuyamadım. Ben savunmamı mahkeme huzurunda yapmak istedim, ama sanırım kabul edilmedi. Suçsuz olduğumu ispatlamak istiyorum. Bu sebeple huzurda savunma yapmak istiyorum dedi. YAVRUM VAHŞİCE KATLEDİLDİ Duruşmada söz verilen hayatını kaybeden Sedef Güler in annesi Gülüzar Sezer, Benim yavrum vahşice katledildi. Bu canavarları ben televizyonda da görüyordum zaten. Onlar benim karşımda olacaklar duruşma salonunda öyle beyanda bulunacağım. Adaletin benim arkamda olmasını istiyorum. Ben çocuğumun cenaze haberini bile basından öğrendim şeklinde konuştu. YAVUZ, SEDEF E İŞ BULACAKTI Hayatını kaybeden Sedef Güler in arkadaşı A.Ö. ise, tanık olarak verdiği beyanında, Sedef benim liseden arkadaşım. Sanıklardan Yavuz u tanırım. Yavuz ile sosyal medyadan tanıştık. Tanıştıktan sonra sevgili olduk. Görüşmeye devam ettiğimiz süreçte Sedef i sanık Yavuz ile tanıştırdım. O dönem Sedef iş arıyordu. Yavuz, Sedef e iş bulma konusunda yardımcı olabileceğini söyleyince telefon numaralarını aldılar. YAVUZ ÇOK SOĞUKKANLI BİÇİMDE KONUŞTU Sonra ben sezonluk bir işte çalışmak için Sedef in ablası Sevda ile Marmaris e gittim. Marmaris te Sevda ve ben konuşmak için Sedef i aradık. Aramalar ya meşgule düştü ya açılmadı. Sonra telefonlar da çalmamaya başladı. Biz endişelenmeye başladık. Sedef in annesini aradık. İş için görüşmeye gittiğini söyledi. Sedef in sanık Yavuz ile buluştuğunu düşündüm. Çünkü Yavuz, Sedef e iş bulacağını söylemişti. Yavuz u aradım, Sedef ile görüşmedim. Haber alırsanız bana da söyleyin dedi. Çok soğukkanlı bir şekilde konuştu. YAVUZ HEPSİNDE UYUŞTURUCU KULLANDI Hiç şüphelenmedik. Biz Sevda ile İstanbul a dönme kararı aldık, endişelendiğimiz için. Döndük ve Adli Tıp Kurumu nda Sedef in tespit edildiğini öğrendik. Yavuz un bir kere arabasında silah gördüm. 3 defa aynı ortamda bulunduk. Hepsinde uyuşturucu kullandı. Sedef sadece iş için görüştü Yavuz ile. Sedef çok güler yüzlü sevecen bir insandı. Asla uyuşturucu kullanmazdı ifadelerini kullandı. DURUŞMA ERTELENDİ Sanık Fırat Baykara nın mahkeme huzurunda savunma yapma talebini kabul eden mahkeme heyeti, duruşmaya katılmayan Yiğit Hüseyin Ayvalık hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasına hükmederek duruşmayı erteledi.

Source: Habertürk