“Travel Treasures – Coastal Real Estate & Culinary Journeys”

Uygulama adeta ‘emlak satışına’ dönüşürken yine çok sayıda taşınmaz ihaleye çıkarıldı: Denize nazır ‘özelleştirme’

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, yatırımcılara duyuru yayınladı. Duyuruya göre, 15 noktadaki taşınmazlar satış yöntemiyle özelleştirilecek. Özelleştirilecek yerlerin bazıları aynı ada üzerinde birkaç parselden oluşuyor. Satılacak yerler arasında Malatya Yeşilyurt İkizce, Şanlıurfa Karaköprü Mehmetçik, İstanbul Sarıyer Gümüşdere, Kırklareli Lüleburgaz, İstanbul Şile Doğancılı, Yalova Çiftlikköy, İzmir Çiğli Balatçık’taki çeşitli taşınmazlar da bulunuyor. Bunların yanı sıra Türkiye’nin gözde turizm merkezlerinden Bodrum, Kuşadası, Akçay, Gümüldür, Çeşme’deki çeşitli taşınmazlar da satılacak. ‘DENİZE SIFIR’ YERLER Satılacak yerler arasındaki örneğin Çeşme Dalyan’da bulunan 3 bin 188 metrekare büyüklüğündeki taşınmaz “denize sıfır” noktada. Yine Çeşme 16 Eylül’de bulunan 4 bin 81 metrekare büyüklüğündeki taşınmaz da deniz kenarında. İzmir Menderes Gümüldür’deki satılacak taşınmaz 3 parselden oluşuyor. Birbirine bitişik bu parseller denize kadar uzanıyor. Bu yerler Meryem Ana Caddesi ile sahildeki Sevgi Caddesi arasında bulunuyor. İçerisinde site şeklinde yapılar da var. 3 parselin toplam büyüklüğü ise 32 bin 612 metrekare. HAVUZLAR VAR Balıkesir Edremit Akçay’daki taşınmaz 15 bin 370 metrekare büyüklüğünde. Denize çok yakın olan taşınmazın içerisinde çok sayıda yapı bulunuyor. Ortasında ise havuzlar yer alıyor. Aydın Kuşadası Soğucak’taki toplam 3 parsel “denize sıfır” noktada. Toplam büyüklükleri ise 45 bin 920 metrekare. Bu parseller bir bütün halinde satılacak. Burada da taşınmazın üzerinde çok sayıda yapı bulunuyor. İstanbul Şile Doğancılı’da satılacak iki parselin toplam büyüklüğü 6 bin 789 metrekare. Bu taşınmazlar da “denize sıfır” konumunda. Duyuruda taşınmazların “satış” yöntemiyle özelleştirileceği belirtildi. Resmi Gazete’de yayınlanan duyuruda, bu taşınmazların daha önce ne olarak kullanıldıklarına dair bir açıklama yer almadı. Son teklif tarihleri 22-23-24 Temmuz olan özelleştirme ihalelerinde taşınmazlar için istenen geçici teminat bedeli 500 bin lira ile 100 milyon lira arasında değişiyor. 100 milyon lira geçici teminat istenen yerler Aydın Kuşadası Soğucak’taki taşınmazlar. PAZARLIK USULÜ İhaleler, birden fazla teklif sahibinden kapalı zarfla teklif almak ve görüşmeler yapmak suretiyle “pazarlık usulü” ile gerçekleştirilecek. İhaleler, pazarlık görüşmelerine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile yapılacak açık artırma yoluyla sonuçlandırılacak. İhalelere gerçek ve tüzel kişiler, Ortak Girişim Grupları (OGG), kooperatifler, vakıflar, gayrimenkul yatırım fonları ile belgelerinde taşınmaz edinebileceklerine dair hüküm bulunan dernekler de katılabilecek. VADELİ ÖDEME Teklifler, TL olarak verilecek. İhale bedeli peşin veya vadeli olarak ödenebilecek. Vadeli ödemelerde; ihale bedelinin asgari yüzde 40’ı peşin, vadeye bırakılan tutarı ise 12 ayda bir ödeme yapmak kaydıyla en çok 48 ayda ödenebilecek. İhale bedelinin vadeye bağlanan tutarına yıllık yüzde 35 oranında basit faiz uygulanacak. YABANCILAR DA KATILABİLECEK Bazı taşınmazlar için satış bedelinin vadeli olarak ödenmesinin tercih edilmesi halinde, teminat mektubu alınmadan da satış sözleşmesi imzalanabilecek. Bu durumda, vadeye bırakılan tutarın tamamının ödenmesine ya da vadeye bağlanan tutar için kesin teminat mektubu verilmesine kadar tapuda devir işlemi gerçekleştirilmeyecek. İhalelere yabancılar da katılabilecek.

Source: Mustafa Çakır


Köklerine sadık, çağın hafifliğine uygun bir restoran

Şefleri meslekteki ilk yıllarından bu yana tanımanın en güzel taraflarından biri dönüşümlerini gözlemlemek. Çok eski dostum olan Ömür Akkor mesela… Onu bu kez yeni yeri Natolia’da ziyaret ettim. Ve yine yanında yol arkadaşı Alper (Ünlütürk) var. Natolia’nın menüsünde şeflerimiz hem Anadolu hem Yukarı Mezopotamya’ya selam duruyor hem de artık doğaya, mevsimselliğe ve malzemenin ruhuna duydukları ilgiyi açık ediyorlar. Bu kez karşımızda, ağır mutfak tekniklerinin gölgesinde değil; tazeliğin, sebzenin ve mevsimin doğal ışıltısında pişen tabaklar var. Gelenekten beslenen ama bugünü anlatan lezzetler… Natolia’nın mutfağında sadece Osmanlı mutfağının görkemi, Anadolu’nun kökleri değil, tarlanın neşesi de var. Salatalar mesela yalnızca eşlikçi değil; karakter taşıyan, soslarıyla düşünülmüş başkarakterler.Ömür Akkor’un bu dönüşümünde en çok sevdiğim şey, kendi sesini koruyarak geçirdiği evrim. Tüm o bildik Anadolu aromaları çağdaş bir anlatımla sunuluyor. Mutfakta hâlâ tandırın derinliği, ev yoğurdunun tınısı var; ama artık bu notalara limon kabuğunun ferahlığı, yanık tereyağının Fransız mutfağındaki fındıksı sıcaklığı da eşlik ediyor. Bakmayın siz, kolay bir şey değildir köklerine sadık kalarak çağın hafifliğine ayak uydurmak. Ancak olgunlaşmış bir şefin mutfağı bunun altından kalkabilir.Ustalara saygıGelelim Natolia ziyaretinde tadına baktıklarıma… Her tabakta bir coğrafya, her dokunuşta bir hatıra olduğunu hissetmek insana iyi geliyor. Mesela Ödemiş’in ikonik adreslerinden biri olan Töngül Pide Fırını’nın geçen yıl kaybettiğimiz ustası İsmail Töngül’ün anısına hazırlanan pide. Bol kıymalı, üzerine tıpkı ustanın yaptığı gibi olgun bir İzmir tulumu rendelenmiş. Bu yalnızca bir pide yorumu değil; Anadolu mutfağının ustalara duyduğu sessiz minnettarlığın da bir ifadesi. Kendi çiftliklerinden gelen sütle yapılan yoğurt, yine kendi imalatları olan turşular, pastırmanın çemenli dış yüzeyi alınarak marine edilip carpaccio zarafetinde sunumu, nefis sosuyla cibes otu.Altında salçalı, ekşili, ince bulgurlu harç üzerinde kavrulmuş kıymayla sunulan Antakya usulü çiğköfte müthiş bir başyapıt. Bu çiğköftenin minik versiyonunu al ve üç yıldızlı bir restoranın başlangıç yemeklerine koy. Kimse yadırgamaz eminim. Ortaya gelen bakır tenceredeki Ankara tavaysa adeta bir gövde gösterisi. Pilavı yoğun et suyuyla, üstündeki etlerse ağır ateşte pişmiş.Mekânın duvarlarında Ömür Akkor’un kendi koleksiyonundan seçtiği tablolar, antika kilimler, aile yadigârı objeler, geçmişin bugünle kurduğu samimi ilişkiyi anlatıyor. Natolia’da Ömür ve Alper’in yanında bir de vizyoner bir isim var; Emre Karaca. Sadece dekorasyon veya mimari tasarım değil, incelikle düşünülmüş her detayın arkasında Emre Karaca ve ekibi var. Kültürel sahiplenmenin çağdaş bir dilde yazıldığı Natolia’nın yolu açık olsun.

Source: Ebru Erke