Trump”ın vergi hamlesi ve İsrail”in saldırganlığı

Trump”ın vergi hamlesi ve İsrail”in saldırganlığı

Trump “Kurtuluş Günü” dedi, küresel ticaret savaşı başladı. Akıllarda tek bir soru var, Amerika bu hamlesiyle çöküş dönemini terse çevirebilecek mi yoksa süreci hızlandıracak mı?

DÜNYADA TEK KUTUPLU DÜZEN KALDI MI?

Amerika, Trump yönetiminde kendi kabuğuna çekilme kararı aldı. Sermayeye içeride ihtiyaç duyuyor. Çünkü iç ve dış borcunu dengeleyebilecek gayrisafi milli hasılaya sahip değil. Tehlike çanları çaldığı için majör adımlar atarak durumu kontrol altında tutmak istiyorlar.

Amerika”da Trump”ın seçimi kazanmasından kısa süre önce BRICS oldukça popülerleşmiş, Dünyanın dört bir yanında Amerikan dolarından uzaklaşma eğilimi hissedilmişti. 5 Kasım 2024 tarihinden sonra BRICS ile ilgili haberler azaldı, gündem değişti. Trump koltuğa geçmesiyle dolar karşıtı atılabilecek tüm adımlara meydan okudu. Gösterilen sert tepkinin sebebi dolaşımdaki anapara olan doların değişme tehlikesiydi.

Trump vergi hamlesiyle, Amerikan mallarının iç piyasadaki tercih edilebilirliğini arttırmayı hedefliyor. Amerika”ya ihracat yapan firmaların da üretimi Amerika”ya ya da Amerika”nın düşük vergiye tabi tuttuğu ülkelere kaydırması gündemde.

Şu an yaşadıklarımız, son birkaç ayda gördüklerimizle birleşince, seçim kampanyasında sıklıkla savaş karşıtı bir imaj çizen ve “Savaşları bitireceğim” söylemini satan Trump ve ekibinin, neden NATO harcamalarının artmasını istediğini de ortaya çıkarıyor. Trump yönetimindeki Amerika”nın tek derdi para ve insanların hayatını kaybetmesi onlar için hiçbir anlam taşımıyor. Marco Rubio başta olmak üzere Amerikan yetkililerin dünyaya verdiği tek bir mesaj var. “Savaşacaksanız savaşın ancak silahları bizden satın alın”

ABD TÜRKİYE”Yİ ÇİN”E ALTERNATİF Mİ GÖRÜYOR?

Washington”ın Türkiye”ye atamayı düşündüğü büyükelçi Tom Barrack, Türkiye”nin önemine daha önce sıklıkla atıfta bulunmuş bir isim. Çin ile devam ettirilen rekabette Türkiye”nin yeni bir baharat yolu ve enerji merkezi olabileceğine inanıyor. Amerika, Türkiye”ye “Çin”in İpek yolu yerine bizim Baharat Yolumuzu seç” teklifinde bulunuyor.

Belki de Türkiye”nin yüzde 10″luk dilim içerisinde yer almasının bir sebebi de bu. Üretimin Çin”den Türkiye”ye kayması isteniyor. Avrupa”nın enerji anlamında Rusya”ya değil de Türkiye üzerinden Körfez”e, Türk Dünyasına bağlanması isteniyor.

Yine de şunu unutmamak gerek. Avrupa Birliği ve Çin, Amerika”nın adımına karşı kendilerini koruyacak planları hayata geçireceklerdir. Çin, Türkiye”yi yanında görmek istese de Avrupa”nın mümkün oldukça Türkiyesiz planlar peşinde olduğunu unutmamalıyız.

İSRAİL”DE TÜRKİYE ENDİŞESİ!

Gazze”de gördüklerimiz, Amerika”nın İsrail”e desteği konusunda bizleri çeşitli düşüncelere sevk edebilir. Bu desteğin temelini evanjelist ve siyonist ortaklık üzerine kurabiliriz. Bu desteğin ismine Yahudi lobisinin etkisi altındaki Amerikan bürokrasisi diyebiliriz. Küreselcilerin yönlendirmesi, Amerikan derin devleti veyahut başka isimler bulabiliriz. Ancak bu ortaklığa biraz daha etraflıca bakmaya çalışalım.

Yukarıda zikrettiklerimizle paralel şekilde, değer odağına parayı koymuş bir Amerikan yönetiminin İsrail”e verdiği koşulsuz desteğin arkasında Doğu Akdeniz”deki enerji potansiyeline konma arzusu olduğunu da dile getirebiliriz.

Amerika”da Trump”ın gelişiyle tüm kadrolar değişmiş değil. Örneğin Suriye konusunda Dışişleri Bakanlığı”nın İsrail”e yaklaşımı ile Pentagon”un yaklaşımı birbiriyle tıpatıp örtüşmüyor. CENTCOM Komutanı Kurilla İsrailliler ile masaya oturup Hama”yı, Humus”u Dera”yı, Şam”ı nasıl bombalayacaklarını konuşabiliyor. Ancak bir diğer yandan Tel Aviv Washington”dan “Suriye”de Türkiye”ye önlem alın” çağrısı yaptığında istediği karşılığı bulamıyor.

Diğer taraftan, İngiliz gazetesi Economist çıkıyor, “İsrail farklı ülkelere yönelik saldırılarıyla sonunu hazırlıyor” diyor. Netanyahu”ya yakın isimler yolsuzluktan içeri alınıyor, Netanyahu İç İstihbarat Direktörüne güvenemediğini söyleyip görevden almak istiyor hem yargı hem Cumhurbaşkanı hem muhalefet hem halk karşı çıkıyor. Bakıyoruz, koalisyon ortakları Netanyahu”nun bir gün yanında bir gün değil. Tel Aviv”de işler karman çorman anlayacağınız. Suni bir düşman oluşturmadan Başbakanlık koltuğunda duramayacak bir Netanyahu gerçeği var ortada.

Tüm bunları birleştirince Suriye”de elbette hırçın şekilde saldırıya geçen bir İsrail görüyoruz. Tehdit ediyorlar Türkiye”yi, Bombalıyorlar Suriye”yi.. Ancak bu sefer de İsrail cumhurbaşkanı danışmanı çıkıyor uyarıyor gözü dönmüş Netanyahu ve avanesini “Türkiye İran”a benzemez” diye.

TÜRKİYE DOĞRU ZAMANDA DOĞRU HAMLEYİ YAPMAKTA MAHİR!

Sahada işler Türkiye”nin lehine ilerlemeye devam ediyor. Bu saldırganlıktan çıkarılacak sonuç bu. Hava saldırıları endişenin, çaresizliğin göstergesi. Tişrin barajı kavgası bitti. PKK-YPG Şam yönetimine verdiği sözleri istemeye istemeye tutmak zorunda kaldı. Örgütün alıkoyduğu Suriyeliler bir bir serbest kalıyor. Türkiye ile Suriye birbirine daha çok yaklaşıyor. Askeri işbirliğini önleyebilecek güce sahip değil İsrail.

Bu nedenle de sadece saldırı düzenlemekle kalmıyorlar. Suriye”de İran-Türkiye üzerinden mezhepçilik kavgası büyütmeye çalışıyorlar. Güney Kıbrıs”ta, Atina”da Türk-Rum kavgasının peşindeler. Ankara istikametini bozmadan emin adımlarla tam bağımsızlık hedefine ilerlerken, aslına bakarsanız ne Tel Aviv”den ne Atina”dan ne de Tahran”dan gelen açıklamalara takılıyor. Üç beş ay kadar önce Şam”dan gelen açıklamalara takılmadığı gibi..

Economist”in bir başka kapağına atıfta bulunarak sözlerimizi tamamlayalım. Trump”ın MAGA mottosunu konu edinen İngiliz gazetesi, Beyaz Saray”ın yeni hamleleriyle Çin”i dünyada en büyük hale getireceğini ileri sürdü.

Belki de Amerika”nın planları ters teper. Belki de tüm gücünü Amerika”dan alan İsrail bugün kana buladığı coğrafya da yarın yalnız kalır..

H. Akif Küçükal / Haber7

Source: Akif K