Gazze”de İsrail vahşeti sürüyor! Alçaklar 10 günde 322 çocuk katletti
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), İsrail’in Gazze ’de ateşkesi bozmasının ardından “yoğun bombardıman ve kara operasyonu” sebebiyle 10 günde 322 çocuğun öldürüldüğünü, 609 çocuğun da yaralandığını bildirdi. Yoğun ve ayrım gözetmeden yapılan bombalamaların yanı sıra Gazze’ye insani yardımların tamamen durdurulmuş olmasının, özellikle çocuklar olmak üzere Gazze sivillerini ciddi riske soktuğunu açıklayan UNICEF, temel ihtiyaçların sağlanmaması hâlinde çocuk ölümlerinin artacağı uyarısında bulunuldu. Günlük olarak 100’den fazla çocuğun öldürüldüğüne veya yaralandığına dikkat çekilen açıklamada, çocukların çoğunun yerinden edildiği ve derme çatma çadırlar ile yıkık evlerde kaldığı ifade edildi. #r-1105716# ŞİDDET SARMALI UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, ateşkesin bozulmasının ardından çocukların yeniden ölümcül şiddet sarmalına itilmiş olduğuna dikkati çekerek, bütün taraflara uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirme çağrısında bulundu. Gazze’de son 19 ayda 15 binden fazla çocuğun öldürüldüğü ve 34 binden fazla çocuğun yaralandığı bildirilen açıklamada, bir milyon çocuğun da temel ihtiyaçlardan mahrum şekilde yerinden edildiğinin altı çizildi. Açıklamada, insani yardım örgütlerinin çocukları desteklemek için durmadan çalıştığı belirtilirken, onların da saldırıya uğradığına dikkat çekildi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise katledilen Filistinlilerin sayısı 50 bin 357’ye, yaralıların sayısı ise 114 bin 400’e yükseldi . #r-1105372# BEYRUT’A DA SALDIRDI Öte yandan İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyine yine saldırı düzenledi. Kasım 2024’te sağlanan ateşkes anlaşmasından sonra İsrail’in başkent Beyrut’un güneyine ikinci defa saldırı düzenlediğini belirten Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn “İsrail’in bu saldırıları Lübnan’a karşı tehlikeli niyetlerinin göstergesi. Saldırılar özellikle Suriye ile Lübnan arasındaki sınırda kontrolün sağlanması yönünde imzalanan anlaşmadan sonra geldi” dedi. Saldırıda üç kişinin hayatını kaybettiği, yedi kişinin yaralandığı bildirildi.
Source: Cüneyt Akçatepe
Vebal
Kumpasların en vahşi dönemiydi. Ankara’da, GATA’daydım. Morgun kapısında. Erkekten çok kadın vardı, göz pınarları kurumuş, gözleri ağlamaktan şişmiş kadınlar, esir subayların eşleriydi, TCG Maltepe, TCG Silivri, TCG Mamak, TCG Hasdal, hüzün donanmasıydı. Getirdiler Murat’ı…… Sahte delil bavuluyla girmişti, ay-yıldızlı tabutla çıkıyordu. İmam geldi. Üç beş beylik laftan sonra malum soruyu sordu, hakkınızı helal eder misiniz? Asrın iftirasıyla hapse attık, çoluğundan çocuğundan ayrı bıraktık, kahrından öldürdük, üstüne hakkımızı helal edeceğiz öyle mi? Annesi etmedi mesela… “Hakkımı bu devlete helal etmiyorum” diye haykırdı Samiye anne… Kahraman bir evlat yetiştiren annenin bedduasını alan devlet ayakta kalabilir mi, sanmıyorum.
Gene böyle, namuslu insanları gizli tanıklarla, iftiralarla biçtikleri dönemdi, imza günüm vardı, Kaşif’in annesi geldi, gözleri dolu doluydu, ömrü boyunca Türkiye’nin gururu olan oğlunu sadece bir hafta önce tutuklayıp, Silivri’ye tıkmışlardı. “Kitabını oğluma götüreceğim, imzanla götürmek istedim” dedi. Sabır diledim, sarıldık, yanaklarından yaşlar süzüle süzüle gitti. Sonrası malum, Kaşif şehit oldu. Aradan bir yıl kadar geçti. Bir başka kitabımın imza günüydü, Kaşif’in annesi yine geldi, bu defa oğlunun kitabını bana getirmişti, rahmetli olmadan önce oğluna benim için imzalatmıştı Silivri’de… Ömrümün sonuna kadar unutmayacağım bir an’dı. “Bu iki kitap arasında sen anneni kaybettin, ben oğlumu kaybettim, oğluma sarılmak için sana geldim, sen de belki annene sarılmak istersin” dedi. Zaman denilen kavram adeta havada asılı kalmıştı. O günden beri ana-oğuluz, o günden beri manevi annemdir Belgin annem.
“Canım ailem, eğer öbür dünya varsa, ilerde orada buluşuruz, hepinizi çok seviyorum, sakın bana kızmayın, dayanacak halim yok, başınızı öne eğdirecek hiçbir şey yapmadım, başınızı dimdik tutun, ama ben, bu hukuksuzlukta yaşayamam, o deliğe bir daha girmektense mezara girmeyi tercih ederim, belki benim ölümüm bu durumda olan başkalarının aydınlığa çıkışına ışık olur, karımı ve kızımı size emanet ediyorum, beni rahmetli babamın yanına gömün…” Ali’nin veda mektubuydu bu…… Eline doğan oğlunu, eliyle toprağa verdi Satı anne.
Evlat acısı yaşayan anne için her gün ilk gündür, bu ıstırap yaşlanmaz derler… Defalarca şahit olmak zorunda kaldım bu gerçeğe.
Rize’ye bağlı Pazar ilçesinin Subaşı köyünde yaşıyorlardı, Yaşar’la Medine… Oğulları oldu. Müthiş zeki bir çocuktu, lambaya gaz bulamadıkları dönemde odun ateşinin ışığında çalışırdı, takdirlerle okudu, tıp fakültesini kazandı, profesör oldu. Anne babası olarak hep iftihar ettiler, koltukları kabardı, komşuları tebriğe geldiğinde, gururdan boğazları düğümleniyordu. Odun ateşinden lazer teknolojisine yükselen oğulları sadece kendilerinin değil, Türkiye’nin onur duyduğu, dünya çapında bilim insanı oldu, Türkiye’nin ilk böbrek naklini gerçekleştirdi, ilk karaciğer naklini gerçekleştirdi, hastane kurdu, binlerce çaresiz insanın hayatını kurtardı, üniversite kurdu, eğitim vakfı kurdu, Dünya Yanık Derneği başkanı seçildi, dünyanın en önemli tıbbi meslek birliği Amerikan Cerrahlar Koleji tarafından şeref üyeliğine seçilen ilk Türk oldu, 104 yıllık geçmişi olan bu birlik tarafından kendisine “insansever ödülü” verildi. Anne babası olarak böyle bir evlada sahip oldukları için Allah’a dua ediyorlar, vatana millete böyle hayırlı bir evlat yetiştirdikleri için mutlu oluyorlardı. Taa ki o uğursuz güne kadar… Oğullarını tutukladılar. Devlete karşı suç işlediği iftirasıyla hapse attılar. Anne-babası yıkıldı. Hayatları boyunca kendilerini onurlandıran oğullarına atılan iftirayı kaldıramadılar, peş peşe vefat ettiler. Son kez sarılamadılar bile…… Ömrü boyunca anne babasını onurlandıran oğul, cenazeye gelemedi, “kaçacak halim yok, annemdir babamdır, yanıma polis dikin” diye yalvardı, nafile, izin verilmedi, her evladın hakkı olan son görevini yapamadı, hücresinde ağlaya ağlaya Fatiha’sını mırıldandı küçük bir çocuk gibi…… Neticede oğul Mehmet hapse girdiği gibi tertemiz çıktı ama, anne babası o adalet gününü göremeden, kahrede kahrede gitti. Dünya çapında evlat yetiştirdiler, onu son kez gördükleri yer, demir parmaklıkların arkasıydı.
Meryem’in oğlu oldu, etrafa deli dolu, vurdulu kırdılı, hatta kanun tanımaz ama, ailesine hayırlıydı, kim ne derse desin, her ana gibi evladına toz kondurmazdı. Neticede yorgun kalbi dayanamadı, son nefesini vermek üzereyken, her aradığında yanına koşan oğlunu aradı gözleri, son kez sarılmak için, maalesef ilk kez yoktu, kumpas davasıyla hapisteydi, “kaçacak değilim, anamdır, yanıma polis dikin” dedi, her evlat gibi hakkıydı, izin verilmedi, hücresinde ağlaya ağlaya Fatiha’sını mırıldandı küçük bir çocuk gibi Sedat… Gazeteye ilan verdi çaresizce, “dünyanın en iyi annelerinden bir tanesi olan sevgili annemi kaybettiğimi öğrendim” diyebildi.
Ayşe’nin oğlu, vatan millet için canını ortaya koyan, ulusal kahramandı, efsane komutan sıfatıyla tanınıyordu, ailesini daima onurlandıran hayırlı bir evlattı. Ömrünü devlete adadı ama, ömrünü adadığı devlete karşı suç işlediği iftirasıyla hapse attılar. Oğlunun kendi ordusu tarafından esir alındığını gören anne, bu haksızlığa dayanamadı, gözlerini yumdu. Son kez sarılamadılar bile… Her evladın hakkı olan son görevini yapma hakkı oğluna verilmedi. Neticede, kahraman oğlu Engin, hapse girdiği gibi, madalyaları gibi tertemiz çıktı ama, annesi o adalet gününü göremeden, kahırla gitti.
Öperken kokusunu içine çektiysen, özlerken burnunun direği sızlar derler…… Profesördü Fatih, rektördü, subaydı Mustafa, yarbaydı, gizli tanık iftiralarıyla hapisteyken, oğullarını kaybettiler. Henüz 21 yaşında, aslan gibi delikanlıydılar. Babaları o en çaresiz duyguyu, evlat acısını, beton hücrelerinde yaşadılar, feryatlarını beton duvarlara haykırdılar. Neticede hapse girdikleri gibi pırıl pırıl çıktılar ama, uğradıkları hukuk cinayeti nedeniyle, evlatlarına değil, anca mermer mezar taşlarına sarılabildiler.
Bu mesleğin en namuslu insanlarından biriydi, gazeteci Doğan, kumpasla içerdeyken hayat arkadaşını kaybetti. Eşinin sağlık durumu ağırlaştığında son kez görebilmek, vedalaşmak istedi, hayırrr dediler, izin vermediler, tabutunu öperek veda edebildi anca.
Sahil güvenlikte memurdu Şenay, askeri casus iftirasıyla tutukladılar, tam içeri tıkılırken, kocasının kalbi dayanamadı, vefat etti, oğulları henüz sekiz yaşındaydı, annesi hapse babası toprağa girdi, tek başına ortada kalakaldı. Neticede içeri atıldığı gibi tertemiz çıktı Şenay ama, evinin direği artık yoktu.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin asrın iftirasına uğrayan komutanları, koramiral Deniz’in babası, orgeneral Hasan’ın annesi, korgeneral İsmail Hakkı’nın annesi, koramiral Kadir’in annesi, tümamiral Engin’in hem annesi hem babası, albay Dursun’un annesi, albay İlkay’ın babası… Orgeneral Hurşit’in kayınvalidesi, orgeneral Bilgin’in kayınpederi, tuğamiral İsmail’in kayınvalidesi…… Oğullarıyla, oğul gibi bildikleri damatlarıyla ömür boyu övündüler, özgürlüklerine kavuştuklarını göremeden, hayatlarının son deminde kahırdan gittiler.
Gene bir bayram sabahıydı, CHP milletvekili Enis’i tutuklamışlardı, hapisteyken kayınpederini kaybetti, köy enstitüsü mezunu, aydınlık savaşçısı bir öğretmendi, gazeteci kökenli damadıyla her daim onur duyuyordu, ve o bayram sabahı, herkes gibi evinde, ailesiyle birlikte olması gerekirken, 32 yıllık hayat arkadaşı Oya’yla, cenaze namazında, anca musalla başında görüşebildi.
Duayen gazeteciydi Ertuğrul, bu mesleğe kattıklarını tek tek yazmaya kalksak, sayfaya sığmaz. Boynuz kulağı geçer misali, oğluyla gurur duyuyordu, gencecik yaşında kurduğu gazetesini Türkiye’nin en güçlü yayın organı haline getiren oğlundan bahsederken, gözleri parlıyordu. Sağlıklı yaşam timsaliydi, zihnen ve bedenen mükemmel sporcuydu, nüfus kâğıdı 80, vücudu 40 yaşındaydı. Taa ki o uğursuz güne kadar…… Oğluna yönelik iftira kampanyası, sadece ruh dünyasını değil, tüm vücut dengelerini allak bullak etti, o mutlu insan gitmiş, yaşadığı her güne kahreden insan gelmişti, bu moral çöküntüsüyle, bu ıstırap duygusuyla devam edemeyeceğini biliyorduk, edemedi. Namuslu gazetecilik yaptığı için cezalandırılan oğlu, babasının cenazesine katılamadı, babasının cenaze namazını, toprağa verilişini, cep telefonundan izlemek zorunda kaldı, musalla başındaki “hakkınızı helal ediyor musunuz” sorusuna, cep telefonundan ağlaya ağlaya “helal olsun, helal olsun, helal olsun” diye, tabuta haykırdı.
Anadolu’nun küçücük kasabasından elinde bavuluyla yola çıktığında kendisi de küçücüktü Hulusi, henüz 14 yaşındaydı, askeri liseye yazıldı. Özel Kuvvetler’e seçildi, bordo bereyi taktı, paraşütçü, kurbağa adam, kar kayakçısı, sualtı savunma-taarruz uzmanı, yakın dövüş ve atış hocası oldu. Lübnan, Somali, Bosna, Arnavutluk, Kosova, Gürcistan, Irak’ta özel görevlerde bulundu. Somali’deyken, bizzat ABD Genelkurmay Başkanı tarafından “best of the best” sıfatıyla onurlandırıldı, delta force’lara örnek gösterildi. Hayatı boyunca bir kere bile olsun, Batı’daki şehirlerimizde görev yapmadı. Yüzlerce operasyona, bütün sınır ötesi harekâtlara katıldı, Hakurk, Haftanin, Zeli, Metina, Zap, Avaşin, kampların hepsine girdi, Kuzey Irak’ta aylarca kaldı. Gazi…… Bir keresinde, çatışma bölgesine gece karanlığında paraşütle atladı, kayalıklara inerken son anda ters rüzgâr yedi, çakıldı, boynundan ağır şekilde yaralandı, günlerce hastanede yattı, haber vermedi, ailesinin anca iyileştikten sonra haberi oldu. Zodyak’tan tank’a kadar, operasyonel anlamda kullanabiliyor. Gazi Üniversitesi’nde, silah ve mühimmat kazaları üzerine yüksek lisans yaptı. Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası var. Sayısız takdir beratı var. İnanılmaz kahramanlıkları ve fedakarlıkları sebebiyle, çok az insana nasip olacak şekilde, Genelkurmay’dan iki defa para ödülüne layık görüldü, almadı, kabul etmedi, devlet zaten bize maaş veriyor, üstüne niye ekstra para alayım dedi. Nerelerde bulunduğunu, kimbilir hangi dağlarda olduğunu, eşi bile bilmiyordu, ama hangi şartlarda olduğunu biliyordu, 70 kilo gönderirdim 60 kilo dönerdi diyor. Sekiz ay görüşemedikleri bile oldu. Oğlu mesela, ilkokul birinci sınıf karnesini aldığı gün, velilerin arasında alkışlayan babasını tanımadı. Kızı doğdu, gelemedi, kucağına aldığında dört aylıktı. Babasını kaybetti, gene gelemedi. Peki ya, onu doğuran ana? Oğlu hakkında “terörist” diye yakalama kararı çıktı, tutuklandı, annesi duydu, o gece, duyduğu anda kalp krizi geçirdi, vefat etti…… Ömrünü terörle mücadeleye adayan oğlunun terörist ilan edilmesine bir saniye bile dayanamadı ana yüreği.
Üsteğmendi, komando timinin komutanıydı Serdar, Silopi’de arazideydiler, bölücü örgütün tuzakladığı mayın patladı, hani böyle bir avuç kum alıp fırlattığınızı düşünün, kum gibi şarapnel parçaları suratına işte öyle isabet etti, sol gözünü kaybetti, ağır yaralandı, iki hafta komada kaldı, onlarca defa ameliyat oldu, bazı iç organlarını kaybetti, dile kolay, iki yıl hastanede yattı, ciğerinden kafatasına kadar, vücuduna saplanan 17 şarapnel parçası çıkarılamadı, onlarla birlikte yaşamak zorundaydı, gazi unvanıyla silahlı kuvvetlerden ayrılmak zorunda kaldı, malulen emekli edildi, Devlet Övünç Madalyası’yla ödüllendirildi. Karakteri savaşçıydı, mücadeleciydi, emekli oldum deyip oturmak ona göre değildi, önünde yepyeni bir hayat vardı, üniversite sınavına girdi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandı, başarıyla mezun oldu, avukat oldu. Hükümetle cemaat adeta imam nikahıyla aynı menzile yürürken, Ergenekon adı verilen kumpas süreci başladı, Ergenekon kapsamında tutuklanan albay Levent’in avukatıydı, çalıştı didindi uğraştı, Ergenekon adı verilen soruşturmanın aslında ABD tarafından yürütülen bir casusluk faaliyeti olduğunu somut kanıtlarıyla ortaya koydu, şak, avukatlık ofisi basıldı, derhal tutuklandı. Ergenekon Terör Örgütü üyesi olmakla suçlanıyordu. Bölücü terör örgütüyle mücadele etmiş bir gazi olarak, terör örgütü suçlaması ona çok ağır geldi, hapisteki hücresinde oturdu, cumhurbaşkanlığına dilekçe yazdı, “insan hem kahraman hem terörist olamaz, feda ettiğim gençliğim ve sağlığım devletime helal olsun” dedi, Devlet Övünç Madalyası’nı iade etti. Babası bu kederi taşıyamadı, gazi evladına yapılanlara dayanamadı, rahmetli oldu. Babasının vefat ettiği kendisine söylenemedi. Babasını kaybettiğinden habersiz halde, altı ay boyunca babasına mektup yazdı. Ve, gene bir bayram sabahı…… Çok özlediği babasıyla açık görüşte bayramlaşacağını düşünüyordu, o gün, annesinden öğrendi!
(Silivri’ye tıkmışlardı Serdar’ı… “Burası köpek kulübesi kadar” diyordu, kapatıldığı üç metreye dört metrelik beton hücreyi tarif ederken… Kurucu irade dedikleri Apo’ya umut hakkı isteyenler iyi okusun diye yazıyorum, köpek kulübesine tıkılmış bir gaziydi.)
Ve, yine bir bayram sabahı… Ümit’in annesini seyrediyorum televizyonda, 90 yaşında bir kadın, kara vicdanlara sesleniyor, “bundan tam 62 yıl önce 27 yaşımdayken, bir elimde 2.5 yaşındaki evladım Ümit, karnımda ikinci çocuğum, Mamak Cezaevi’nin kapısında eşimi ziyaret ediyordum, bugün 90 yaşındayım, bu kez elimden kızım tutuyor, az gören gözlerim, az duyan kulaklarımla, bu yaşımda, soğuk olur dedikleri Silivri Cezaevi’nde, 64 yaşına gelmiş evladımı ziyaret ediyorum, tüm bu haksızlıkları hukuksuzlukları yapanları, bir anne olarak Allah’a havale ediyorum” diyor.
Ve, yine bir bayram sabahı… Ekrem’in babasını seyrediyorum bu defa televizyonda, 77 yaşında ömrünün kışında bir adam, sarsıla sarsıla ağlıyor. Hayatı boyunca kendisini gururlandıran oğlu, -gazinin tarifiyle- köpek kulübesi kadar beton kutuya tıkıldı, ilk kez bir bayram sabahı ayrıyız diyor, yüreğinin yangınıyla beddua ediyor, kelimeler çaresizlikten boğazında düğümleniyor, hıçkırıyor.
İçerdekilerden fazla dışardakileri kahreden, aslında aileleri cezalandıran bir kindarlık bu… Sadece yok etmek istedikleri hedef insanları değil, duygulara işkence ederek, onları dünyaya getiren annelerini babalarını da imha etmek isteyen bir vebal bu.
Source: Yılmaz Özdil
Çin”den Tayvan Boğazı”nda askeri tatbikat
Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (ÇHKO) Tayvan ın bulunduğu bölgeden sorumlu Doğu Cephesi Komutanlığı Sözcüsü Albay Şı Yi, Boğaz Tufanı 2025/A adı verilen tatbikatın Tayvan Boğazı nın orta ve güney bölgelerinde gerçekleştirildiğini belirtti. AA nın haberine göre; sözcü Şı, tatbikatın, tanımlama ve doğrulama, uyarı ve püskürtme, müdahale ve alıkoymaya odaklandığını ve birliklerin bölge düzenleme ve denetim, blokaj ve kontrol ve kilit hedeflere atışlarda ortak operasyon kabiliyetini test etmeyi amaçladığını vurguladı. Bu arada, Çin ordusunun dün başlattığı, Ada çevresini kuşatan askeri tatbikat ve sahil güvenlik devriyesi de devam ediyor. Çin ordusu, dün, Tayvan Adası nın çevresini kuşatan kapsamlı askeri tatbikata başladığını duyurmuştu. Kara, deniz, hava ve roket kuvvetlerinin katıldığı tatbikatın, deniz-hava muharebe hazırlığı devriyeleri, kapsamlı üstünlüğün ele geçirilmesi, deniz ve kara hedeflerine saldırılar, kilit bölgeler ve deniz yollarının blokajına odaklanacağı kaydedilmişti. Çin Sahil Güvenliği de askeri tatbikat ile eş zamanlı olarak Tayvan çevresinde kanun koruma devriyesi yürüttüğünü duyurmuştu. Sahil güvenlik gemilerinin, bölgede izinsiz seyreden gemilere teftiş, müdahale, el koyma ve tutuklama eğitimleri yaptığı bildirilmişti. ADA ÇEVRESİNDE 76 HAVA ARACI VE 19 GEMİ GÖRÜLDÜ Tayvan Savunma Bakanlığı, X hesabından yaptığı açıklamada, dün akşamdan bu sabah saatlerine kadar Tayvan Adası nın çevresinde Çin e ait 76 askeri hava aracı ve 19 geminin görüldüğünü bildirdi. Açıklamada, hava araçlarından 37 sinin, Tayvan Boğazı nda tarafların etki alanlarını ayırdığı kabul edilen orta çizgiyi geçtiği ve Tayvan’ın Hava Savunma Tanımlama Bölgesi (ADIZ) ilan ettiği sahanın kuzey, orta, güneybatı ve doğu bölümlerinde uçtuğu belirtildi. Ada çevresinde ayrıca Çin donanmasına ait 15 savaş gemisi ile Çin sahil güvenliğine ait olduğu tahmin edilen 4 resmi geminin de tespit edildiği aktarılan açıklamada, Tayvan ordusunun durumu izlediği ve yanıt verdiği kaydedildi. Çin ordusu, 2022 de dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi nin Tayvan ı ziyaretinin ardından, 2023 te dönemin Tayvan lideri Tsai Ing-wen in ABD ye yaptığı ziyaretlerin sonrasında ve 2024 te Tayvan ın yeni lideri Lai Ching-te nin göreve başladığı mayısta ve ilk Ulusal Gün konuşmasını yaptığı ekimde Ada yı kuşatan kapsamlı askeri tatbikatlar düzenlemişti. Söz konusu tatbikatlara Müşterek Kılıç adı verilmişti. ÇİN-TAYVAN ANLAŞMAZLIĞI Çin de İkinci Dünya Savaşı nın ardından Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Koumintag) güçleri ile Mao Zıdong önderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) güçleri arasında yaşanan iç savaşta galip gelen komünistler, 1 Ekim 1949 da Çin Halk Cumhuriyeti nin kuruluşunu ilan etmişti. İç savaşı kaybeden Koumintag üyeleri ise Tayvan a yerleşip 1912 de kurulan Çin Cumhuriyeti iktidarının Ada da devam ettiğini ileri sürerek, burada geçici hükümet kurmuştu. Çin Halk Cumhuriyeti nin kendi topraklarının parçası olduğunu savunduğu Tayvan, 1949 dan bu yana fiili bağımsızlığa sahip bulunuyor. Çin ana karası ile Tayvan arasındaki ayrılık hala sürüyor. Son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskıyı artıran Pekin yönetimi, Ada nın ana kara ile yeniden birleşmesi için gerekirse güç kullanımını dışlamayacağını vurguluyor. Tayvan Boğazı nı da kara suları olarak gören Çin, başka ülkelerin bölgedeki askeri varlığına karşı çıkıyor. Yabancı donanmaların bölgedeki seyir ve keşif faaliyetleri, ülkeler arasında gerginliğe sebep oluyor. *Haberin fotoğrafı AA tarafından servis edilmiştir.
Source: Habertürk
Önce savaş planları şimdi de askeri noktalar! ABD”yi sarsan skandal
Amerika”nın önde gelen gazetelerinden The Washington Post”un iddiasına göre, Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz”un yardımcısı kritik bilgileri şahsi elektronik posta hesabından gönderdi.Waltz”un yardımcısı, diğer devlet kurumlarındaki çalışanlarla hassas askeri noktaları ve devam eden çatışmalara ilişkin silah sistemlerini içeren bilgileri paylaşırken şahsi hesabını kullandı.Diğer çalışanların ise devlet tarafından verilen adresleri kullandığı belirtildi.Waltz”un hesabına ise programı veya diğer iş bilgileri gibi daha az hassas içerikli bilgiler gönderildi.KİŞİSEL E-POSTA KULLANIMININ RİSKLERİUzmanlara göre, kişisel elektronik posta kullanımının gizli olarak sınıflandırılmamış bilgilerin paylaşımında dahi kullanılması riskli.Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Brian Hughes, Waltz”un açık bir hesapla gizli bilgi göndermediğini açıkladı.Habere göre, Ulusal Güvenlik Danışmanı, Somali ve Ukrayna Savaşı”na yönelik hassas bilgilerin paylaşımı için de haberleşme uygulaması Signal”de sohbet grubu oluşturdu.Hughes, Signal”in bazı devlet aygıtlarına otomatik olarak eklendiğini öne sürdü. Ancak gizli belgelerin paylaşımı için kullanılmasının amaçlanmadığını da aktardı.YANLIŞLIKLA GÖNDERİLEN SAVAŞ PLANLARIThe Atlantic dergisinin editörü Jeffrey Goldberg geçen ay “Trump yönetimi yanlışlıkla savaş planlarını mesajla bana gönderdi” adlı yazısında Mike Waltz tarafından sohbet grubuna alındığını açıklamıştı.Amerikalı üst düzey isimlerin olduğu bu grupta Yemen”deki Husilere yönelik saldırılarda kullanılan silahlar ve vurulacak noktaların bilgisi paylaşılmıştı.
Source: Özgürbayrak
Putin orduyu topluyor! Son yılların en büyük çağrısı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 18-30 yaş aralığındaki 160 bin erkeği askere çağırdı. Bu sayı, Rusya”nın 2011″den bu yana ordusunu genişletme yolunda attığı adımlar kapsamında kaydettiği en yüksek sayı oldu.Putin, geçtiğimiz aylarda, Rus ordusunun toplam büyüklüğünü yaklaşık 2,39 milyona, aktif asker sayısını ise 1,5 milyona çıkarması gerektiğini söylemişti.RUS ORDUSU GENİŞLİYORİngiliz yayın kuruluşu BBC”nin haberine göre önümüzdeki üç yıl içerisinde 180 bin kişilik bir artış olacak. Rusya, ilkbahar ve sonbaharda askere alım yapıyor ancak son çağrıda 160 bin genç erkeğin yer alması, 2024″teki aynı döneme göre daha yüksek bir sayıyı temsil ediyor.Rusya, yılda iki kez askere almanın yanı sıra, çok sayıda askeri sözleşmeli asker olarak göreve çağırıyor ve Kuzey Kore”den de binlerce asker topluyor.HEM POSTA HEM MESAJ GÖNDERİLECEKGeçtiğimiz yılın başından itibaren orduya katılacak genç erkek havuzu genişletilerek, maksimum yaş sınırı 27″den 30″a çıkarıldı.Rusya”daki genç erkeklere posta yoluyla gönderilen çağrı bildirimlerinin yanı sıra, devlet hizmetlerinin internet sitesi Gosuslugi üzerinden de bildirimler gönderilecek.Putin, Şubat 2022″de Ukrayna”yı ele geçirme emrini verdiğinden bu yana ordunun boyutunu üç kat artırdı.YENİ ASKERLER UKRAYNA”YA GÖNDERİLMEYECEKTümamiral Yardımcısı Vladimir Tsimlyansky, yeni askerlerin Rusya”nın “özel askeri operasyonu” olarak adlandırdığı Ukrayna”da savaşmaya gönderilmeyeceğini söyledi.Ukrayna, Rusya”nın güneydeki Herson kentinde bulunan bir elektrik tesisine düzenlediği saldırı sonucu 45 bin kişinin elektriksiz kaldığını bildirdi.Rusya, Ukrayna ile ABD”nin aracılık ettiği tam bir ateşkesi reddetmiş olsa da, Ukrayna”nın enerji tesislerine saldırmayı bırakmayı kabul ettiğini söylüyor.
Source: Özgürbayrak
Trump silah ihracatında kuralları esnetecek: ABD”li savunma devleri için altın çağ başlıyor
ABD Başkanı Donald Trump, bugün karşılıklı gümrük tarifelerinde yeni vergi oranlarını duyurmaya hazırlanıyor.
Askeri teçhizat ihracatını düzenleyen kuralları hafifletecek
Dünya Trump”ın tarife açıklamalarına odaklanırken, Reuters”ın haberine göre Trump ayrıca askeri teçhizat ihracatını düzenleyen kuralları hafifletecek bir kararname de planlıyor. Kararnamenin Trump”ın ulusal güvenlik danışmanı Michael Waltz”ın geçen yıl Temsilciler Meclisi üyesiyken önerdiği yasaya benzer olması bekleniyor.
Silah ihracatında rakam yükseliyor
Waltz”ın önerdiği yasa tasarısı geçtiğimiz yıl onaylanmamıştı ancak tasarı yasalaşmış olsaydı, ABD”nin diğer ülkelere silah ihracatının Kongre tarafından incelenmesini gerektiren asgari dolar miktarlarını arttıracaktı.
Bu miktarlar silah transferleri için 14 milyon dolardan 23 milyon dolara, askeri teçhizat, modernizasyon, eğitim ve diğer hizmetlerin satışı için ise 50 milyon dolardan 83 milyon dolara yükselecekti.
Savunma devleri için altın çağ başlıyor
Şimdi de kararnamenin onaylanmasının, Lockheed Martin, RTX Corp ve Boeing Co. gibi büyük ABD savunma şirketlerinin satışlarını arttırabileceği düşünülüyor.
Source: Dünya Gazetesi
Türkiye ve dünya gündemi
1- Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, sanatçı Volkan Konak”ın Maçka Merkez Camisi”ndeki cenaze törenine katılacak.
(Trabzon/12.32) (Fotoğraflı-Görüntülü)
YASAMA YÜRÜTME SİYASET
1- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Küresel Engellilik Zirvesi Resmi Açılış Programı”na, zirve kapsamında düzenlenecek “Herkes için Geleceğe Hazır, Kapsayıcı Altyapı İnşa Etmek -Yeni Zorluklar ve Yerel Çözümler” etkinliğine katılacak, Berlin Aile ve Sosyal Hizmetler Müşavirliği tarafından düzenlenecek etkinlik kapsamında Almanya”da yaşayan Türk vatandaşlarıyla buluşacak ve daha sonra ikili görüşmeler yapacak.
(Berlin) (Fotoğraflı-Görüntülü)
DÜNYA DİPLOMASİ
1- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüşecek.
(Paris) (Fotoğraflı-Görüntülü)
2- İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne yönelik saldırılara yeniden başlamasına ilişkin gelişmeler izleniyor.
(Gazze/Kudüs) (Fotoğraflı-Görüntülü)
1- Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde; Trabzonspor-Sipay Bodrum FK ve Fenerbahçe-Galatasaray maçları oynanacak.
(Trabzon/17.45/İstanbul/20.45) (Fotoğraflı-Görüntülü)
2- THY Avrupa Ligi”nin 33. haftasında Fenerbahçe Beko, İspanya temsilcisi Barcelona”yı konuk edecek.
(İstanbul/20.45) (Fotoğraflı)
3- Basketbol BKT Avrupa Kupası yarı final üçüncü ve son maçında Bahçeşehir Koleji, İspanya”nın Dreamland Gran Canaria takımıyla karşılaşacak.
(İstanbul/20.00) (Fotoğraflı)
4- ING Kadınlar Basketbol Süper Ligi play-off yarı final ilk maçında ÇİMSA ÇBK Mersin, Galatasaray Çağdaş Faktoring”i konuk edecek.
(Mersin/18.00) (Fotoğraflı)
5- Voleybol Erkekler CEV Kupası final ilk maçında Ziraat Bankkart, Polonya”nın Asseco Resovia ekibine konuk olacak.
(Rzeszow/19.00)
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source:
Rus lider Putin”den tarihi çağrı! Ukrayna”da çok sayıda askerini kaybetti!
Rusya, ordusunu genişletme kararı aldı. Ukrayna”yı işgal girişimi sırasında çok sayıda askerini kaybettiği belirtilirken Rus lider Vladimir Putin”den tarihi bir çağrı geldi. Putin, 2011 yılından beri yaptığı en geniş askeri çağrıda bulundu. Rus lider, 18-30 yaş aralığındaki 160 bin erkeği askere çağırdı. SÖZLEŞMELİ ASKER DE ALINACAK BBC”nin haberine göre, Rusya ordusunda 3 yılda 180 bin kişilik artış olacak. Kuzey Kore”den de çok sayıda asker alan Rusya yılda iki kez askere almanın yanı sıra askeri sözleşmeli olarak da göreve çağırıyor. UKRAYNA”YA GÖNDERİLMEYECEKLER Rusya”da askere çağrılacak erkeklere posta yoluyla ve devlet hizmetlerinin internet sitesi Gosuslugi tarafından da bildirim gidecek. Orduya yeni katılacak askerlerin Rusya”nın “özel askeri operasyon” olarak adlandırdığı Ukrayna”yı işgal girişimi için gönderilmeyeceği belirtildi. YAŞ SINIRI DA YÜKSELTİLMİŞTİ Öte yandan Rus lider Putin, geçtiğimiz aylarda Rus ordusunun büyüklüğünün yaklaşık 2,39 milyona, aktif asker sayısının ise 1,5 milyona çıkması gerektiğini söylemişti. Orduya katılacak askerlerin yaş sınırı ise 27″den 30″a yükselmişti.
Source: Internet Haber
Rusya onlarca Ukrayna İHA”sını düşürdü
Bakanlıktan Ukrayna ordusunun yaptığı saldırılara ilişkin yapılan açıklamada, gece Rus hava savunma sistemlerinin 93 İHA”yı imha ettiği aktarıldı.Açıklamada, 87 İHA”nın Kursk, 4 İHA”nın Rostov, 2 İHA”nın da Belgorod bölgesinde düşürüldüğü kaydedildi.
Source: Www.star.com.tr
Myanmar ordusu Çin”in Kızılhaç konvoyuna ateş açtı!
Myanmar’da ordunun, deprem yardımı taşıyan Çin Kızılhaç konvoyuna ateş açtığı bildirildi. İsyancı gruplar, saldırının Mandalay’a doğru ilerleyen konvoya ağır makineli silahlarla yapıldığını duyurdu. Ta”ang Ulusal Kurtuluş Ordusu (TNLA), yaptığı açıklamada, salı günü saat 21.21″de Naung Cho bölgesindeki Ummati köyü yakınlarında seyreden yardım konvoyunun Myanmar askerleri tarafından hedef alındığını belirtti. Saldırıda ölen ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı. TNLA, saldırı sonrası konvoyun geri çekildiğini, ardından koruma altına alınıp yeniden yola çıkarıldığını duyurdu. ÇİN SESSİZ KALDI Konvoyun Çin Kızılhaçına ait araçlardan oluştuğu, yardım malzemelerinin depremin en çok etkilediği Mandalay bölgesine taşındığı belirtildi. Çin Kızılhaçı ve Myanmar ordusu, olayla ilgili yorum taleplerine cevap vermedi. Çin, felaketin ardından Myanmar’a ilk müdahale eden ülkelerden biri olmuş, yaklaşık 14 milyon dolarlık yardım göndermişti. Myanmar’da geçtiğimiz hafta meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde en az 2.700 kişi hayatını kaybetmişti. Ancak ordu, felakete rağmen isyancı bölgelere yönelik saldırılarını sürdürdü. 38 KİŞİ ÖLDÜ, ATEŞKES FİİLEN SONA ERDİ Aynı gün içinde, Myanmar ordusu kuzeydeki Kachin Eyaleti’ne hava saldırısı düzenledi. Kachin Bağımsızlık Ordusu (K.I.A.) Sözcüsü Albay Naw Bu, saldırıda 38 genç kursiyerin hayatını kaybettiğini açıkladı. Siyasi Mahkumlara Yardım Derneği’ne göre, 2021 darbesinden bu yana ordu ve ordu yanlısı güçler tarafından öldürülen sivillerin sayısı 6.476’ya ulaştı. YARDIM ENGELLENİYOR, SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI UYGULANIYOR UNICEF ve Dünya Gıda Programı gibi uluslararası kuruluşlar, depremden etkilenen Mandalay ve Sagaing bölgelerine yardım ulaştırmaya çalıştı. Ancak yerel kaynaklar, askerin sokağa çıkma yasağı uygulayarak arama-kurtarma ekiplerinin yıkılmış binalara girişini engellediğini aktardı.
Source: Muzeyyen Bıyık
İsrail”den “Gazze”ye saldırıları genişletme “kararı
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze Şeridi”ne yönelik saldırıları genişletme kararı aldıklarını açıkladı.Gazze”de yaşayanlara, “Hamas”ı kovun ve tüm rehineleri iade edin.” diye seslenen Katz, İsrail”in Filistin topraklarındaki saldırısının “teröristleri ve terörist altyapıyı ezmek, temizlemek ve İsrail Devleti”nin güvenlik bölgelerine eklenecek yeni alanları ele geçirmek amacıyla genişletileceğini” söyledi.36. TÜMEN GÜNEY GAZZE”YE GİRDİİsrail ordusu geçtiğimiz ay, 36. Tümeni Gazze”deki operasyonlara hazırlanmak üzere Güney Komutanlığı”na gönderilmişti.36. Tümene bağlı birliklerin, Gazze”ye yönelik saldırın genişletilmesinin bir parçası olarak bu sabah erken saatlerde Güney Gazze”ye girdiği kaydedildi. İsrail ordusunun bu gece Gazze Şeridi”nin güneyine (Refah ve Han Yunus) düzenlediği yoğun saldırılara da 36. Tümen öncülük etti.FİLİSTİN MEDYASI GELİŞMEYİ DOĞRULADIFilistin medyası da gece boyunca Refah ve Han Yunus”ta büyük bir saldırı dalgası yaşandığını, İsrail kuvvetlerinin bu sabah Refah merkeze doğru ilerlediğini bildirdi.İSRAİL, REFAH VE HAN YUNUS”TA BAZI BÖLGELERİN BOŞALTILMASINI İSTEMİŞTİİsrail ordusu geçen günlerde, daha önce kara saldırısı düzenlemediği Refah kentinin tamamıyla, Refah ile Han Yunus arasındaki geniş bir bölge için tahliye açıklaması yapmıştı.
Source: Erkan Talu
Lavrov: ABD ile temaslarda ilerleme kaydediyoruz
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin in Güvenlik Konseyi ile yaptığı toplantının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Lavrov, Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov un toplantıda, Rusya ve Ukrayna nın enerji altyapı tesislerine saldırıları durdurma konusunda varılan anlaşmanın uygulanması sürecine dair bilgi verdiğini söyleyerek, bu anlaşmanın uygulanmadığını, Rus enerji unsurlarının saldırılara maruz kaldığını bildirdi. Lavrov, Rusya ordusunun, Putin in Ukrayna daki enerji tesislerine saldırı düzenlememe emrine uyduğunu belirterek, 18 Mart tan itibaren ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan anlaşmaya yüzde 100 uyuyoruz ifadelerini kullandı. Rusya ve ABD arasında ikili ilişkilerin normalleştirilmesine değinen Lavrov, Şimdi yeni görüşme için hazırlıklar yapılıyor. Telefon ve video konferans yoluyla temaslar sürdürülüyor. Temaslarda ilerleme kaydediyoruz. Amerikan ortaklarımızın, iki ülke diplomatlarının çalışmasına yönelik engelleri kaldırmak istediğini görüyoruz diye konuştu.
Source: Habertürk
İsrail”den sessiz sürgün: Yüzlerce Filistinli zorla Almanya”ya gönderildi
İsrail İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Gazze’de yaşayan yüzlerce Filistinli, Alman diplomatlar eşliğinde İsrail’in güneyindeki Ramon Havalimanı’ndan Almanya’nın Leipzig kentine uçuruldu. Açıklamada, uçuşların üçüncü ülkelere geçiş süreci kapsamında yapıldığı belirtildi. #r-1105708# İçişleri Bakanı Moshe Arbel’in, süreci “yerinde görmek” amacıyla havaalanına gittiği bildirildi. PLANIN ARKASINDA “GAZZE”NİN BOŞALTILMASI” STRATEJİSİ VAR Söz konusu uygulama, ABD Başkanı Donald Trump’ın önerdiği ve Gazze’nin “boşaltılarak başkaları için yeniden inşa edilmesini” öngören tartışmalı planla bağlantılı olarak yürütülüyor. İsrail hükümeti, kısa süre önce bu çerçevede “Filistinlilerin üçüncü ülkelere ayrılışını hızlandırmakla görevli” bir birim kurulmasını onayladı. #r-1105806# İsrail Savunma Bakanlığı da yeni kurulan müdürlüğün kara, deniz ve hava yoluyla “hedef ülkelere geçişleri” koordine edeceğini açıkladı. Yapılan açıklama, İsrail’in bu kapsamda Filistinlileri Gazze dışına gönderdiğini resmi olarak ilk kez kabul etmesi açısından dikkat çekti. “ZORLA GÖÇ, ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI” Filistinliler, bu planı “zorunlu sürgün” olarak nitelendirdi. Birçok insan hakları kuruluşu ve hukukçu ise uygulamanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Uzmanlar, sivillerin savaş koşulları altında yerinden edilmesinin Cenevre Sözleşmeleri’ne aykırı olduğunu belirtti. İsrail İçişleri Bakanlığı ise, “sürecin başından bu yana” yüzlerce Filistinlinin Almanya, Romanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne gönderildiğini aktardı. Almanya tarafı, uçuşlara dair yorum taleplerine şu ana kadar cevap vermedi.
Source: Muzeyyen Bıyık