**Uluslararası Çatışmalar Gündemi – Krizler ve Çatışmaların İzinde**

Isparta”da Somalili askerler birbirine girdi: 24 yaralı

Isparta Valiliği”nden yapılan açıklamada, General İhsan Alper Kışlası”nda eğitim gören Somalili askerler arasında futbol maçı sonrasında kavga çıktığı belirtildi.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İlk belirlemelere göre 24 Somalili askerin yaralandığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Yaralılar ilimizdeki hastanelerde tedavi altına alınmış olup biri dışında diğerlerinin sağlık durumu iyidir. Kışlada şu an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. İdari ve adli tahkikat ilgili kurumlar tarafından yürütülmektedir.”

Source:


Ermenistan’dan yine provokasyon! Azerbaycan mevzilerine ateş açtılar

Ermenistan askerleri, bölgedeki provokasyonlarına devam ediyor. Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, yerel saatle 17.25-21.45 sıralarında Ermenistan Silahlı Kuvvetleri”ne ait birlikler tarafından Karakilse ilinin Saybalı, Çenberek ilinin Vagan ve Basargeçer ilinin İstisu yerleşkesindeki mevzilerinden Azerbaycan ordusunun mevzilerine ateş açıldığı bildirildi. Savunma Bakanlığı, daha önce Ermenistan askerlerinin Basargeçer ilinin Yukarı Zağalı ve Gorus ilinin Dığ yerleşkesindeki mevzilerinden 01.25-12.55 sıralarında ateş açtığını kaydetmişti. Ermenistan askerleri dün de üç kez farklı noktalardan Azerbaycan mevzilerine ateş açmıştı.

Source:


Son dakika… İsrail, Hamas”a hava saldırısı başlattı

İsrail ordusu, Gazze Şeridi”ne geniş çaplı saldırılar başlattığını açıkladı.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze”ye yeniden saldırıların başlatıldığını duyurdu.

Adraee, “Siyasi düzeyin talimatları doğrultusunda İsrail ordusu ve İç güvenlik teşkilatı Shin-Bet (Şabak), Gazze Şeridi genelinde Hamas”a bağlı hedeflere geniş çaplı bir saldırı başlattı.” ifadesini kullandı.

Source: Haber Merkezi


İsrail ateşkesi bozdu, Gazze”ye geniş çaplı saldırı başlattı! Çok sayıda ölü var

İsrail ordusu, Gazze Şeridi”nde Hamas”a ait hedeflere yönelik geniş çaplı saldırılar başlattığını açıkladı. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından ateşkesin sona erdiğini resmen açıklayan paylaşımı yaptı. Adraee, “Siyasi düzeyin talimatları doğrultusunda, İsrail ordusu ve (İsrail iç istihbarat teşkilatı) Shin Bet, Gazze Şeridi genelinde Hamas”a bağlı hedeflere geniş çaplı bir saldırı başlattı” ifadesini kullandı. EN AZ 20 KİŞİ ÖLDÜ Gazze”deki sivil savunma teşkilatı, İsrail”in düzenlediği bir dizi hava saldırısında aralarında çocukların da bulunduğu en az 34 kişinin öldüğünü, onlarca yaralının da hastaneye nakledildiğini açıkladı. OKULLARDA EĞİTİME ARA VERİLDİ İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığından yapılan açıklamada da Gazze Şeridi çevresindeki okullarda eğitime ara verildiği ve çiftçilerin sınıra yakın yerlerde çalışmasına izin verilmeyeceği aktarıldı. ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ DURDU İsrail, Gazze saldırılarının “Hamas”ın rehineleri serbest bırakmayı reddetmesinin ardından” başlatıldığını söyledi ve ateşkes görüşmelerinin durduğu belirtildi. Hava saldırılarının “Hamas”ın rehineleri serbest bırakmayı tekrar tekrar reddetmesinin yanı sıra ABD Başkanlık Elçisi Steve Witkoff ve arabuluculardan aldığı tüm önerileri reddetmesi” üzerine düzenlendiği belirtilen açıklamada İsrail”in Hamas”a karşı “artan askeri güçle” harekete geçeceği ifade edildi.

Source: Türkiye Gazetesi


Son dakika: İsrail Gazze”ye hava saldırısı başlattı! Bölgeden kahreden haberler…

Son dakika haberi… İsrail, ABD Başkanı Donald Trump”ın teklifi neticesinde Hamas ile vardığı ateşkes anlaşmasını resmen bozarak Gazze Şeridi”ne yeniden geniş çaplı saldırılar başlattığını duyurdu.İSRAİL GAZZE”YE YENİDEN HAVA SALDIRILARI BAŞLATTIİsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze”ye yeniden saldırıların başlatıldığını duyurdu.Adraee, “Siyasi düzeyin talimatları doğrultusunda İsrail ordusu ve İç güvenlik teşkilatı Shin-Bet (Şabak), Gazze Şeridi genelinde Hamas”a bağlı hedeflere geniş çaplı bir saldırı başlattı.” ifadesini kullandı.Gazze Şeridi”ne düzenlenen 35″den fazla hava saldırısında aralarında çocuklarında bulunduğu en az 30 Filistinli şehit oldu, çok sayıda Filistinli de yaralı var.Öte yandan İsrail, Gazze Şeridi yakınındaki sivil faaliyete sınırlama getirilmesi kararı aldığını da duyurdu.

Source: Muhammet Arif Güreli


Irak”tan son dakika İsrail açıklaması! Saldırı hazırlığı

Son dakika haberi… Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Irak resmi devlet televizyonuna İsrail ile ilgili elde ettiği istihbarat bilgisini paylaştı.”İSRAİL”İN IRAK”A SALDIRI BAŞLATMA NİYETİNDE OLDUĞUNA DAİR MESAJLAR ALDIK”İsrail”in Irak”taki Şii milis güçlere yönelik olası saldırı ihtimallerine karşı konuşan Hüseyin, “İsrail”in Irak”a bir dizi saldırı başlatma niyetinde olduğuna dair mesajlar aldık.” dedi.Hüseyin, ABD”nin İran”a olası saldırısının etkilerinden de endişe ettiklerini kaydetti.Suriye ile ilişkiler bağlamında ise Hüseyin, “Irak siyasetinde yeni Suriye meselesine karışmama yönünde bir mutabakat var.” ifadesini kullandı.

Source: Muhammet Arif Güreli


Çanakkale

1915 yılıydı.

Avustralya’da, New South Wales eyaletinde, Broken Hill kasabasından geçen trene ateş açıldı, beş kişi hayatını kaybetti. Güzergahtaki kayalıklarda derhal askeri operasyon yapıldı, masum sivillere ateş açan iki saldırgan öldürüldü. Ertesi günkü Avustralya gazetelerinde fotokopi gibi tıpatıp aynı cümleler vardı, “Türkler Avustralya’ya saldırdı” yazıyordu, “Türkler katliam yaptı” manşetleri atmışlardı. Çünkü… Saldırganların çantasından Türk Bayrağı çıkmıştı. Ayrıca, birinin cebinde mektup bulunmuştu, o mektupta her şeyi itiraf ediyordu, “padişahın emriyle Avustralya’ya savaş açtıkları” yazıyordu.

Ahali galeyana geldi. İntikam alınacak Türk bulamadıkları için, Osmanlı’nın müttefiki olan Alman göçmenlerin yaşadığı kasabaları bastılar, evleri ateşe verdiler. Ve, topluca askere yazıldılar!

Tesadüfe bakın ki, Britanya imparatorluğu sadece bir ay önce Osmanlı’ya savaş ilan etmişti. Ama Avustralya’da zorunlu askerlik olmadığı için yeterince gönüllü bulamamışlardı. İşte tam bu atmosferde iki Türk saldırgan şırrak diye trene ateş açıp masum sivilleri katledince, gönüllülük kavramı “vatan borcu”na dönüşmüştü. Avustralyalı gençler ve “kuzen”leri Yeni Zelandalı gençler, gemilere doluştu, Türklere hesap sormak için Çanakkale’ye geldi.

Halbuki… O saldırganlar Türk filan değildi. Yıllar sonra bu mevzuyu kurcalayan Broken Hill Tarih Kurumu üyesi Gordon Densie ortaya çıkardı. (Anadolu Ajansı haber yaptı.) Saldırganlar, göçmen Afgan’dı. Biri imamdı, biri deveciydi. İmam olanı çaktırmadan kasaplık yapıyordu, Kasaplar Birliği’ne üye olmadan kaçak kesim yaptığı için hakkında dava açılmıştı, bu davaya kin güdüyordu. “Padişahın saldırı emri”ni itiraf eden mektup da elbette palavraydı. İmamın belindeki kuşağından çıkan mektupta, aslında “belediye denetçisi beni suçladı, yalvardım yakardım, dinlemedi, kimseye düşmanlığımız yok, sadece denetçiye kinim var, onu öldürmek istedim” yazıyordu! Deveci desen, madenlerde yük taşıyordu, en iyi müşterisi Almanlardı, Birinci Dünya Savaşı’nın çanları çalmaya başlayınca, madenler kapanmış, deveci işini kaybetmiş, üç beş kuruş kazanmak için seyyar dondurmacılığa başlamıştı, işsiz kalmasına sebep olanlara kin güdüyordu, imam arkadaşının aklına uymuş, saldırı planına dahil olarak, bedel ödetmeye kalkmıştı.

Bu somut gerçeklere rağmen Avustralya halkına yalan söylendi. “Türkler saldırdı” etiketi yapıştırıldı. Çatışma bölgesine Türk Bayrağı monte edildi. Hatta iki yıl geçti geçmedi, “yangın çıktı” dediler, tren saldırısına dair tüm belgeler, askeri yazışmalar, hastane kayıtları kül oldu!

Saldırganlar son model askeri tüfekler kullanmıştı. Hiç kimse merak etmedi, açlıktan nefesi kokan imamla deveci, polisin elinde bile bulunmayan o pahalı askeri tüfekleri nasıl satın almıştı? Kimden almıştı? Güya mermileri bittiği halde, neden canlı olarak değil de ölü ele geçirildiler? Muamma olarak kaldı. Hatta, ateş edenlerin aslında başkaları olduğu, bu iki salağın önceden öldürülüp oraya yerleştirildiği bile iddia edildi ama amaç hasıl olmuştu. Avustralyalı ve Yeni Zelandalı gençler intikam hırsıyla dolduruldu, Türk nefretiyle Çanakkale’ye sürüldü. 300 bin İngiliz ve 80 bin Fransız zaten hazırdı, bunlara 200 bin Anzak eklendi.

Ve savaş başladı… İngiliz zırhlıları Çanakkale Boğazı’nı geçebilmek için kıyılarımızı dövüyordu. Mecidiye Tabyası’nda ağır hasar vardı, topa mermi yüklediğimiz vinç parçalanmıştı, top susmuştu, çaresizlik ölümden ağırdı. Ama Seyit onbaşının bu çaresizliğe teslim olmaya niyeti yoktu. Çekilin dedi, devasa mermiyi sırtladı. Namluya sürebilmek için altı basamaklı merdiven çıkması gerekiyordu, ağır ağır tırmandı, son bir gayretle topun kundağına yerleştirdi, bumm… 750 mürettebat taşıyan 125 metrelik Ocean zırhlısını, Çanakkale Boğazı’na gömdü.

Seyit o mermiyi sırtında taşırken, ordu komutanımız Alman paşaydı. İstihkam komutanımız Alman’dı. İstihbarat komutanımız Alman’dı. Donanma komutanımız Alman’dı. Genelkurmay ikinci başkanımız Alman’dı. Boğazlar komutanımız Alman’dı. Tahkimat komutanımız Alman’dı. Ordu başmüfettişimiz, kolordu komutanımız, lojistik komutanımız, tümen komutanlarımız, tabya komutanlarımız Alman’dı… E, bütün omzu kalabalık rütbeleri elaleme verince, o devasa top mermisini sırtında taşıma görevi kime kalmıştı? Gariban Seyit’e.

Almanya bizi kıskanıyor diyenler altını çizerek okusun… Seyit’in taşıdığı mermi, Alman malıydı. Namlusuna sürdüğü top, Alman malıydı. Seyit’in o hepimizin hafızasına mıh gibi çakılan efsane fotoğrafı vardır ya… O fotoğrafı Alman ordusunun Alman fotoğrafçısı çekti. Fotoğraf makinesi Alman malıydı.

Çünkü… Seyit’in sırtındaki aslında sadece top mermisi değildi. Akla, bilime saygısız, dünyaya karşı korkak, milletine karşı gaddar, kendini kurtarması için yabancıdan medet uman, basiretsiz kafanın yüküydü.

Seyit’in sırtındaki aslında, kendi şatafatlı koltuğunu korumak için dini-imanı alet eden, elalem istedi diye elalemin savaşına giren, kendisi dalkavuklarıyla cariyeleriyle saraylarda otururken milletin gariban evlatlarını hoyratça ateşe süren, liyakatsiz zihniyet silsilesinin yüküydü.

Bu liyakatsiz kafanın faturası elbette ağır oldu. Çanakkale’de oluk oluk kan aktı. Tıbbi malzeme yetersizdi, kanamayı durdurabilmek için şarapnelle parçalanan kollar, bacaklar iple bağlanarak sıkılıyordu, vücuda saplanan mermilerin deliklerine ot tıkanıyordu, ot bulunamazsa çamurla sıvanıyordu. Yaralar kurtlanıyordu, yaraları kireç basarak temizlemeye çalışan gazilerimizin feryatları gecelerin karanlığını yırtıyordu. Daracık alanda binlerce ölü beden yatıyordu, milyarlarca sinek üşüşmüştü, kavurucu sıcakta buram buram ağırlaşan koku, sinek sürülerini mıknatıs gibi çekiyordu, ölülerin ağızlarına, burunlarına, kulaklarına giriyorlardı. Anzak askerlerinin hatıra defterlerinde yazıyor, “uyku uyumak imkansızdı, vızıldayan kanatlarla çöken kara bulutlar, insanı çıldırma noktasına getiriyor”du. Tuvalet filan yoktu, siperlerde kovalar vardı, sağlık ekipleri topluyor, herhangi bir yere boşaltıyordu, siperlerin arkasında iki üç metre derinliğinde çukurlar kazılıyordu, üstüne kalas konuluyordu, o kalaslar oturma yeriydi, üstünde dengede durarak çömeliyor, işini görmeye çalışıyorlardı, dengesini kaybettiği için, kalas kırıldığı için çukura düşenler oluyordu. İshal salgını vardı. Bir gecede 15 defa, 20 defa tuvalete gitmek zorunda kalıyorlardı, paçalarına kan damlıyordu. İçme suyu yetersizdi, kuyu suyu hastalık getirmekten başka işe yaramıyordu, çünkü kuyulardan bile çürümüş cesetler çıkıyordu, yıkanmayı çoktan unutmuşlardı.

Peki, bunca olumsuzluğa rağmen nasıl oldu da kazandık?

Her 18 Mart’ı Çanakkale Zaferi olarak kutluyoruz ama aslında, Çanakkale Savaşı hep anlatıldığı gibi 1915’te denizde başlayıp 1916’da karada kazanılmadı. Biz o zaferi tee üç yıl önce 1913’te kazandık!

Çünkü… Mustafa Kemal, Trablusgarp’tan yeni dönmüştü, askeri ataşe olarak Sofya’ya gitmeden önce Çanakkale Boğazı’na atandı. Kader adeta onu buraya getirmişti. O günlerde henüz kendisi de farkında değildi ama üç yıl sonra tarihin akışını değiştireceği Çanakkale’yi üç yıl önceden inceleme fırsatı yakalamıştı. Üç bin yıl önce Troya Savaşı’nın yaşandığı yerleri karış karış dolaştı. Kitap merakı sayesinde klasik literatüre hakimdi, İlyada’yı okumuştu. Homeros’un mitolojik destanındaki yer tariflerini keşfetmeye çalıştı. Karadan ve denizden saldırı noktalarının o günkü konumlarıyla bugünkü şartlarını harita üzerinde karşılaştırdı, krokiler çizdi.

Milattan önce 334 yılında Asya seferine çıkan Büyük İskender, 35 bin kişilik ordusunu Çanakkale Boğazı’ndan geçirmişti. O geçiş güzergahını adım adım inceledi. Boğazı tekneyle geçti, Büyük İskender’in Anadolu topraklarına ayak bastığı yerden karaya çıktı, neden o noktanın seçilmiş olabileceğine dair coğrafi notlar tuttu. Herodot okumuştu. Yıllar yıllar sonra “300 Spartalı” filmine konu olacak Termofil Savaşı’ndan haberdardı. Tıpkı Homeros’un izini sürdüğü gibi, Herodot’un anlattığı yer tariflerini de keşfetmeye çalıştı. Milattan önce 480 yılında Yunan topraklarını istila etmek için gelen Pers Kralı Kserkes’in 50 bin kişilik devasa ordusuyla Anadolu tarafından Avrupa tarafına geçtiği noktayı inceledi, notlar tuttu. Yine böyle bir mart günüydü, Troya antik kentine geldi. Saatlerce gezdi, düşündü, krokiler çizdi. Achilles’in mezarı olarak bilinen tümülüsü ziyaret etti.

Tıpkı Mustafa Kemal gibi, Fatih Sultan Mehmet de Homeros’un İlyada’sından etkilenmişti, Troya’ya gitmişti. Yanından ayırmadığı vakanivüsü Kritovulos’un notlarından biliyoruz, Troya’nın kalıntılarını gezmişti, Achilles’in, Hektor’un mezarları hakkında bilgi almıştı, kahramanlıklarını saygıyla anmıştı. Troya’nın coğrafi konumunu, denizle-karayla ilişkisinin stratejik yararlarını irdelemişti. Papa II. Pius’a yazdığı mektuptan anlıyoruz ki, İstanbul’un fethini Troya’nın rövanşı olarak görüyordu.

İngiliz genelkurmayı da aynı metodu uygulamıştı. Çanakkale Savaşı hazırlıkları sırasında bölgenin antik tarihi üzerine araştırmalar yapmışlardı, Troya dönemine ait antik çağ haritalarından faydalanmışlardı. Troya Savaşı’nda lojistik üs olarak kullanılan Bozcaada, Gökçeada ve Limni adaları, Çanakkale Savaşı’nda İngilizler tarafından lojistik üs olarak kullanıldı.

Troya Savaşı’nda mesela, Beşige Koyu’na şaşırtma amaçlı sahte çıkarma yapılmıştı, İngilizler aynısını Çanakkale Savaşı’nda yaptı. Troya Savaşı’ndaki efsane Troya Atı’nı (Truva Atı) herkes bilir. Çanakkale Savaşı’nda Truva Atı hilesi bile kullanıldı. İngiliz kurmayları, donanmanın kömür ihtiyacını karşılayan 105 metre uzunluğundaki River Clyde isimli kömür şilebini, modifiye ederek çıkarma gemisine dönüştürmüştü. Dışarıdan bakıldığında eski püskü kömür şilebi görüntüsüydeydi, güvertesindeki askeri teçhizat görünmüyordu. Halbuki, ambarları hıncahınç asker doldurulmuştu. Dümeni kilitlenip yanlışlıkla savrulmuş gibi karaya oturacak, vurulmaya değer hedef olarak görülmeyecek, hava kararınca içindeki iki bin asker karaya çıkacak, ilk savunma hattımızı delecek, arkadan gelecek olanlara gedik açacaktı… Neyse ki beceremediler.

Troya’yla Çanakkale’nin üç bin yıllık hesaplaşma olduğunun bir başka kanıtı, Agamemnon’du. Britanya donanmasının en güçlü savaş gemilerinden birinin adı, Agamemnon’du. Orijinal Agamemnon ise Troya’yı yıkmaya gelen Akha ordusunun başkomutanının adıydı. Hatta… Osmanlı’nın ölüm fermanı anlamına gelen Mondros Mütarekesi’nin, başka yer yokmuş gibi, Agamemnon zırhlısı’nın güvertesinde imzalanması da elbette tesadüf değildi.

Fatih Sultan Mehmet’in tespiti, muhteşem isabetliydi. İstanbul’un fethi, Troya Savaşı’nın rövanşıydı. Üç bin yıl sonra Çanakkale’yi geçmeye çalışanlar, Troya’nın rövanşını kaybedenlerdi. Çanakkale Savaşı, tıpkı Troya Savaşı gibi, Doğu ile Batı’nın, Avrupa’yla Anadolu’nun mücadelesiydi.

Ve… Truva’nın stratejik planlarını bizzat yerinde inceleyen, ölçüp biçen, notlar alan Mustafa Kemal, üç yıl sonra, 1915’te yeniden Çanakkale’ye geldi.

Aciz saray yönetimi ve ordunun teslim edildiği Alman paşalar adım adım felakete sürüklenirken, Mustafa Kemal ne yapacağını net olarak biliyordu, nerede yapacağını, nasıl yapması gerektiğini kafasında çoktan kurgulamıştı.

Anafartalar… Savaşın kırılma noktasında yer alan iki köyümüzün ortak adıydı. Küçük Anafarta köyü, Büyük Anafarta köyü, Anafarta kelimesi yerel ağızda “rüzgara karşı, çok rüzgar alan yer” manasına geliyordu. Anafartalar Kahramanı’nın emperyalizm rüzgarına karşı durduğu yer, coğrafyanın sözlük anlamına da cuk oturuyordu.

Çanakkale Zaferi, hamasetle değil… Mustafa Kemal’in analitik zekasıyla, entelektüel birikimiyle kazanıldı.

Seyit onbaşının o devasa mermiyi namluya sürdüğü noktaya dönersek… Çanakkale Boğazı’nı üstten geçemeyen itilaf devletleri, kara savaşından önce ikmal yollarımızı kesmek ve moralimizi bozmak için “sinsi silah”ı devreye sokmuşlardı. Denizaltılar… Çanakkale Boğazı’nı alttan geçerek Marmara’ya sızmaya başladılar. İlk birkaç denemede mayınlara yakalandılar, vuruldular. Bu tehlikeli görevi ilk başaran Avustralya’nın AE2 denizaltısı oldu, Marmara’ya girdi, ruhumuz bile duymamıştı. Neyse ki, tek bir gemimizi bile batıramadan farkedildi, Marmara’da batırıldı. Ancak… AE2’nin keşfettiği rota, Çanakkale Boğazı’nın geçiş hattını itilaf kuvvetlerine öğretmişti. Yol oldu. İngiliz denizaltısı E11, aynı yolu takip ederek Marmara’ya geçti. Cepheye asker ve mühimmat taşıyan gemilerimizi avlamaya başladı. Kahredici bir skora ulaştı. Dile kolay, 96 gün içinde, aralarında Barbaros Hayrettin zırhlısının da bulunduğu 94 gemimizi batırdı.

İngiliz denizaltısı tarafından sulara gömülen gemilerimizden biri, Halep vapuru’ydu. 54 metre boyunda şehir hatları vapuruydu. Gövdesi beyaz, bacaları siyahtı, yandan çarklıydı. İstanbul’dan, Mudanya’dan asker, cephane, erzak yüklüyor, Akbaş Limanı’na getiriyor, dönüşte yaralılarımızı taşıyordu. 25 Ağustos 1915… Gece boyunca cepheden sedyelerle taşınan 200 yaralı askerimiz sabahın ilk ışıklarıyla beraber Halep vapuru’na bindirilmişti, yola çıkmak üzereydiler. Tam o sırada, hiç sezdirmeden limanın ağzına kadar girmiş olan İngiliz denizaltısının kaptanı, periskopundan Akbaş Limanı’nı seyrediyordu, demirli halde üç gemi vardı. Saat 07.20’de bitirici vuruşunu yaptı. Sonra da seyir defterine şunları yazdı: “Limanda bağlı üç vapur görüyordum. Yakınımızda olanı Kızılay amblemleri ile boyanmış bir hastane vapuruydu. Ona saldırmaktan hemen vazgeçtim, diğer vapura yöneldim ve torpidoyu ateşledim. Üzerinde hiçbir işaret bulunmayan bu vapur muhtemelen cephane taşıyordu. Ön kısmından isabet aldı, hızla batmaya başladı.”

İngiliz kaptan hedefini yüzde yüz isabetle vurmuştu ama maalesef tahmininde yanılmıştı. Halep vapuru cephane getirirken Kızılay bayrağını çıkarıyor, yaralı götürürken Kızılay bayrağını takıyordu, yola çıkmadan önce Kızılay bayrağı takılacaktı. İngiliz kaptanın bunu bilmesi elbette imkansızdı, Kızılay bayrağını görmeyince torpidoyu yolladı. 200 yaralımız şehit oldu, Akbaş Limanı’na defnedildi.

İşte o Halep vapuru… Tarihin akışını değiştiren Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal’i Tekirdağ’dan Çanakkale’ye getiren vapurdu!

Kader bir kez daha Türk milletinin yanındaydı… Halep vapuru Mustafa Kemal’i taşırken vurulup batsaydı, ne Çanakkale Savaşı kazanılırdı, ne Kurtuluş Savaşı kazanılırdı, ne de Türkiye Cumhuriyeti var olurdu.

Maalesef bakıyoruz bugün…

110 yıl önce, Çanakkale’de milletin kaderini elaleme teslim eden liyakatsiz saltanat zihniyeti, 110 yıl sonra, Mustafa Kemal’in askerlerini ordudan ihraç ediyor.

110 yıl önce, Mustafa Kemal sayesinde yazılan Çanakkale destanını, 110 yıl sonra, hiç utanmadan Mustafa Kemalsiz kutlamaya çalışıyorlar.

Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde… Onbinlerce evladımızı şehit eden teröristbaşına “kurucu önder” deniyor, “kurucu irade” filan deniyor, umut hakkıyla serbest bırakılsın, meclise gelsin deniyor, Şehitleri Anma Günü’nde şehitlerimize ve şehit ailelerine bu reva görülüyor.

Çanakkale’yi geçemeyenler, sarayın basiretsizliğiyle mermi sıkmadan İstanbul’u işgal etmişti, tarih farklı bir versiyonla tekerrür ediyor, bu ülkeye yıllarca terörle kan kusturup asla başaramayanlar, sarayın hoşgörüsüyle, sarayın onayıyla, adeta devletin ortağı haline getiriliyor.

Dolayısıyla, geleceğe dair umudumuz olan gençlerimize seslenerek bitirmek istiyorum… Tarihimizin gerçeklerine sahip çıkın. Mustafa Kemal Atatürk’e saldıranlara karşı çıkın. Akıldan, bilimden, liyakatten yana olun. Biat kültürünün esiri olursanız, kaçınılmaz olarak gün gelir, imkanlar içinde imkansız kalır, o top mermisini sırtınızda taşırken bulursunuz kendinizi!

Source: Yılmaz Özdil


Oy pusulasındaki kutucuk ve “Anadolu Kalesi”

İşte CHP’nin ön seçim için hazırladığı oy pusulası.

CHP’nin Cumhurbaşkanı aday adayı, pazar günü örgüt denetiminde yapılacak ön seçimle belirlenecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ön seçime katılan tek aday adayı ama açıkçası genel merkez, sanki birden çok aday seçime katılıyormuş gibi hazırlık yaptı. Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, ön seçimin örnek olması için çalışıyor.

Nasıl genel seçimler öncesi seçmen listeleri askıya çıkarılıyorsa ön seçimde oy kullanacak CHP üyelerinin listesi de askıya çıkarıldı. Yarın akşama kadar itirazlar yapılacak ve son düzenlemeyle birlikte listeler kesinleşecek.

3 BİN 980 YERDE OY KULLANILACAK

CHP’nin üye sayısı 1 milyon 745 bine yükseldi. 16 Mart itibarıyla il ve ilçe başkanları ile görevli milletvekili/parti meclisi üyesi koordinatörlüğünde 3 bin 389 noktada, toplamda 5 bin 818 sandık kurulması için çalışma başlatıldı. 23 Mart’ta oy verme işlemi gerçekleştirilecek.

Bu akşama kadar isteyen üye, ikinci ikametgahında veya ön seçim günü çeşitli sebeplerden ötürü kayıtlı olduğu ilçe yerine başka bir ilçede olacaklarsa bu akşama kadar ilgili ilçe başkanlığına başvuruda bulunup oy verme kayıtlarını taşıyabilecek. Seçim takvimine göre 20 Mart’ta sandık kurulu oluşumları sonuçlandırılacak.

SEYYAR SANDIKLAR

Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, üye sayısının az olduğu dağınık yerleşim yerlerine de sandığın götürüleceğini belirtti ve şunları anlattı:

“Üyelerimizin oy kullanabilmesini temin etmek için gezici sandık kurulları oluşturuldu. En ücra ilçe ve köylerde bulunan üyelerimizde oyunu kullanabilecek. Ayrıca; genel seçimlerde olduğu gibi yaşlılık veya hastalığı sebebiyle oy verme yerine gelemeyecek durumda olan üyelerimiz seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek. Bununla ilgili de gerekli çalışmalar yaptık.”

CHP Genel Merkezi bünyesinde kurulan Merkez Seçim Kurulu, Gül Çiftci’nin başkanlığında çalışıyor. İllerde il seçim kurulları, tüm ilçelerde ise ilçe seçim kurulları oluşturuldu ve takvimde belirtilen iş ve işlemler eksiksiz yapılmaya özen gösteriliyor.

OY PUSULASINA İŞARET

Bir aday olduğu için oy pusulasında da Ekrem İmamoğlu’nun fotoğrafı bulunacak. Fotoğrafın altında, adayın adı ve soyadı yazılı. İsmin başında da bir kutucuk var.

Eğer oyunuzun geçerli olmasını istiyorsanız, yani oyunuzu İmamoğlu’nun adaylığı için kullanacaksanız. Sözünü ettiğimiz kutucuğu kalemle işaretlemeniz gerekecek. Nasıl “Evet” mührü basılmayan seçim pusulasında oy geçerli sayılmıyorsa işaretli olmayan pusulalarda boş oy verilmiş sayılacak.

Örgüt denetiminde ilk kez Cumhurbaşkanı adayı ön seçimi yapılıyor. Cumhurbaşkanı aday adayı Ekrem İmamoğlu’na çıkacak oy oranı da şimdiden merak ediliyor.

“Anadolu Kalesi”nde neler oluyor?

Zafer Partisi (ZP) Genel Başkanı Ümit Özdağ, cezaevine konulmadan önce Genel Başkan Yardımcısı emekli Albay Dr. Fikret Bayır’la birlikte “Anadolu Kalesi- Girilmez” isimli kitap yazdı. Özdağ kitabın basılmış halini cezaevinde gördü.

Anadolu Kalesi, ülkemizdeki sığınmacı ve kaçakçıların hukuka uygun olarak nasıl ülkelerine göndereceğine ilişkin önemli bilgiler içeriyor. İki güvenlik bilimcinin yazdığı kitabın mutlaka devamı da gelecek. Özdağ cezaevinde, Bayır dışarıda mücadelelerini inançla, azimle sürdürüyor.

2004’Te “Arap Baharı”nın başlatılmasına karar verildiğinde, büyük bir göç olacağı için Avrupa Birliği ülkeleri Schengen anlaşmasıyla, Avrupa Birliği sınırlarını Schengen alanı olarak tek bir devletin toprağı gibi kabul edildi. Özellikle kontrolsüz göçe karşı sert tedbirler alınması için sınırlarını koruyacak kolordusu kurdu. Bunun adına “Avrupa Kalesi” denildi. Aynı yıl Ottowa Anlaşması uyarınca sınırlarımızda kara mayınlarını temizlettirmeye başladılar. 2011’de mayınlar temizlendi, böylece, göçü 2011’de ülkemize yönlendirdiler. Arap Baharı için düğmeye basıldı. En büyük etkisi Türkiye’ye oldu.

GEREKÇE ORTADAN KALKTI

Zafer Partisi’nin projesi ise Avrupa Kalesi’ne karşı, “Anadol Kalesi”ni oluşturup sığınmacı ve kaçakları hukuka uygun olarak göndermekti. Kitapta, Türkiye’ye hangi tuzaklar kurulduğu, geri gönderilmezlerse risklerinin neler olduğu anlatılıyor. Bunlar uluslararası, ulusal hukuka referanslarla, devletin nasıl düzenleneceği, bakanlıklara verilecek görevlere kadar her şeyi belirtiliyor.

Suriye’de yönetim değişti, ülkemiz tarafından geçici koruma altına alınan Suriyelilerin de ülkemizde kalmalarının hukuki gerekçeleri kalktı. Fikret Bayır, “Suriye ile geri dönüş müzakerelerine başlanması gerekir” diyor. Bayır, “Sınır güvenliği için en başta merkezi otoritenin olması, kara ve deniz sınırının tek elden yönetilmesi, göçü önleyecek, gelmelerini engelleyecek, kara mayınlarının tekrar döşenmesi lazım. Bunun için siyasi irade ortaya konulması gerekir” diyor.

Ümit Özdağ, mücadeleci, kararlı bir politikacıdır. Cezaevindeyken bile partisini yönetmeyi sürdürüyor, Genel Başkan Vekili Prof. Ali Şehirlioğlu ve yönetimdeki diğer arkadaşları da “Ümit Hoca’nın yokluğunu aratmamak” için çabalıyor.

Source: Saygı Öztürk


Beyaz Saray: İsrail Gazze”ye saldırıları konusunda ABD”ye danıştı

Fox News”e konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne düzenlediği saldırılara dair açıklamada bulundu.

ABD”nin bu saldırılar hakkında önceden bilgisi olduğunu teyit eden Leavitt, İsrail”in saldırılar konusunda Beyaz Saray ve Trump yönetimine danıştığını söyledi.

Leavitt, “Kıyamet kopacak.” ifadesini kullanarak, Trump”ın İsrail”e destek olmaktan korkmadığını belirtti.

İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne başlattığı saldırıda, ilk belirlemelere göre 100″den fazla kişi hayatını kaybetti.

Source:


İngiliz Bakan Lammy: (Gazze”ye yardımların engellenmesi) Bu uluslararası hukukun ihlalidir

Lammy, İngiltere Parlamentosunun Avam Kamarasında Kanada”da yapılan G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Toplantıda üyelerin Ukrayna”ya destek vermek için ortak bir zeminde buluşabildiğini aktaran Lammy, Rusya ile Ukrayna arasındaki ateşkes konusunun masada olduğunu dile getirdi.

Ukrayna”nın bir barış yapılması konusunda ciddi ve samimi olduğunu vurgulayan Lammy, “G7 müttefiklerimiz ve biz, Ukrayna”nın kendi özgürlüğünü savunmasına verilen sarsılmaz destek konusunda hemfikiriz. Ukrayna”nın barış arayışına destekte hemfikiriz. Bunların gerçekleşmesi için yapılacaklar konusunda da hemfikiriz.” dedi.

Lammy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin”in bir karar vermesi gerektiğini belirterek, “Seçim yapması gereken Putin”dir. Sayın Putin, barış konusunda ciddi misiniz? Çatışmaları durduracak mısınız yoksa oyun oynamaya devam edip, Ukrayna”yı hırpalarken bir yandan da ateşkesten yana tavır mı alacaksınız? Sayın Putin”e uyarım şu, eğer ciddiyseniz koşulsuz ve tam bir ateşkesle bunu kanıtlayın.” diye konuştu.

Putin”in ateşkesi kabul edeceği yönünde bir sinyal alamadığını da kaydeden Lammy, “G7 toplantısı, Rusya”yı ciddi şekilde müzakere yapmaya itecek enstrümanları hazırlamamız konusunda yardımcı oldu. Kremlin”i beklemeyeceğiz. Ateşkesi reddederlerse oynayacak daha çok kartımız var.” ifadelerini kullandı.

Lammy, G7 toplantısında Rus enerji ve savunma sektörlerini hedef alacak yeni yaptırımları ele aldıklarını da ifade etti.

Ukrayna”nın ana gündem maddesi olduğu toplantıda Gazze”deki durumun da ele alındığını anlatan Lammy, esirlerin salıverilmesi ve insani yardımların Gazze”ye girişinin önemine işaret etti.

Gazze”ye yardımların girişinin engellenmesini “kabul edilemez” olarak nitelendiren Lammy, “İnsani yardımlar siyasi bir araç olarak kullanılmamalıdır. İsrail hükümetini bu duruşunu değiştirmeye çağırıyoruz.” dedi.

Lammy, Suriye”de geçiş sürecinin kapsayıcı olması gerektiğinin de altını çizerken ülkenin sahil bölgelerinde yaşanan olaylarla ilgili sorumluların hesap vermesi çağrısını tekrarladı.

Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Lammy, dondurulan Rus varlıklarıyla Ukrayna”nın borçlarının ödenmesi konusunda, “İngiltere”nin verdiği 2,26 milyar sterlinlik (Yaklaşık 107,5 milyar lira) kredinin 752 milyon sterlinlik (Yaklaşık 35 milyar lira) kısmı bu varlıklarla ödendi.” açıklamasını yaptı.

Lammy, İsrail”in Gazze”ye yardımların girişini engellemesiyle ilgili soruya ise “Bu, uluslararası hukukun ihlalidir. İsrail”in kendi güvenliğini sağlamak hakkıdır ama Gazze”ye son yardım 15 gün önce girdi. Yardımların eksikliği kabul edilemez.” yanıtını verdi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


Son dakika haberi… ABD”den skandal “Gazze” açıklaması: Bize danıştılar, kıyamet kopacak!

Son dakika haberi… Fox News”e konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne düzenlediği saldırılara dair açıklamada bulundu.ABD”nin bu saldırılar hakkında önceden bilgisi olduğunu teyit eden Leavitt, İsrail”in saldırılar konusunda Beyaz Saray ve Trump yönetimine danıştığını söyledi.”KIYAMET KOPACAK”Leavitt, “Kıyamet kopacak.” ifadesini kullanarak, Trump”ın İsrail”e destek olmaktan korkmadığını belirtti.İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne başlattığı saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da olduğu 190 kişi şehit oldu.

Source: Bahadır Alemdar


İsrail ateşkesi bozdu, Gazze”yi vurdu: En az 232 ölü

Son dakika: İsrail ordusu, Gazze Şeridi”ne kapsamlı hava saldırıları başlattı. Saldırılarda Hamas komutanları ve Hamas”a ait yapıların hedef alındığı belirtildi.
İsrail Ordusundan yapılan açıklamada, Hamas” a ait hedeflerin vurulduğu bildirildi.
ATEŞKESİ BOZDU! EN AZ 232 ÖLÜ
Reuters”a konuşan bir Hamas yetkilisi İsrail”in ateşkesi tek taraflı sona erdirdiğini açıkladı. Saldırılarda en az 232 kişi hayatını kaybetti.

“İSRAİL ORDUSU, GENİŞ ÇAPLI BİR SALDIRI BAŞLATTI”
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından yaptığı açıklada, “Siyasi düzeyin talimatları doğrultusunda, İsrail ordusu ve Shin Bet, Gazze Şeridi genelinde Hamas”a bağlı hedeflere geniş çaplı bir saldırı başlattı.” ifadesini kullandı.
İSRAİL”DE OKULLARA ARA VERİLDİ
İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığından yapılan açıklamada ise Gazze Şeridi çevresindeki okullarda eğitime ara verildiği ve çiftçilerin sınıra yakın yerlerde çalışmasına izin verilmeyeceği aktarıldı.
Açıklamada, saldırıların gerektiği kadar devam edeceği ve hava saldırılarının da ötesine geçebileceği belirtildi.
ATEŞKESTEN SONRA İLK KAPSAMLI SALDIRI
İsrail”in saldırısı 19 Ocak”ta başlayan ateşkesten sonra gerçekleştirilen en büyük hava saldırısı olarak kayda geçti. İsrail ile Hamas arasında yaklaşık 2 aydır süren esir takası ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçilememişti.

İsrail Başbakanlığı, Başbakan ve Savunma Bakanı”nın orduya Hamas”a karşı güçlü eylem talimatı verdiğini açıkladı.
İsrail savaş uçakları, ed-Derec Mahallesi”nde Filistinlilerin sığındığı bir okulu ve Tel el-Heva Mahallesi”nde 3 evi bombaladı. İsrail savaş uçaklarının Gazze”nin orta kesimlerindeki Burec ve Nusayrat Mülteci Kamplarını da hedef aldı.
Gazze”nin güneyindeki Han Yunus kentinin Abasan el-Kebira bölgesinde de İsrail saldırısı sonucu yaralananların olduğu bildirildi.
İsrail savaş uçaklarının bombardımanı nedeniyle arama kurtarma ekiplerinin hedef alınan bölgelere ulaşmakta ciddi sıkıntı çektiği kaydedildi.
BEYAZ SARAY: “SALDIRI ÖNCESİ TRUMP”A DANIŞILDI”
Fox News”e konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne düzenlediği saldırılara dair açıklamada bulundu.
ABD”nin bu saldırılar hakkında önceden bilgisi olduğunu teyit eden Leavitt, İsrail”in saldırılar konusunda Beyaz Saray ve Trump yönetimine danıştığını söyledi.

“KIYAMET KOPACAK”
Leavitt, “Kıyamet kopacak.” ifadesini kullanarak, Trump”ın İsrail”e destek olmaktan korkmadığını belirtti.
HAMAS”TAN AÇIKLAMA
Hamas, Netanyahu ve hükümetinin Gazze Şeridi”nde savunmasız sivillere karşı savaşı yeniden başlattığını bildirdi.
Hamas”tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail hükümetinin 19 Ocak”ta yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını bozarak Gazze Şeridi”ne savaş açtığı belirtilerek “Gazze”ye ve savunmasız Filistinli halkına karşı haince saldırıların sonuçlarından suçlu Netanyahu”yu ve Siyonist Nazi işgalcilerini sorumlu tutuyoruz.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, “Netanyahu ve radikal hükümeti ateşkes anlaşmasına darbe yapma kararı alarak Gazze Şeridi”ndeki esirlerin hayatını tehlikeye atarak akıbetlerini belirsizliğe sürüklüyor. Arabuluculardan, ateşkese darbe yapan Netanyahu”yu ve Siyonist işgalciyi sorumlu tutmalarını istiyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Arap ülkeleri ve İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) sorumluluklarını yerine getirerek Filistin halkının yanında yer alarak Gazze Şeridi”ne dayatılan ablukayı kırmaları talebinde bulunulan açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) de acil toplanması çağrısında bulunuldu.

Hamas açıklamasında, BMGK”nin 2735 sayılı kararı doğrultusunda Gazze Şeridi”nde ateşkesin sürmesi ve İsrail güçlerinin geri çekilmesi talebinde bulunuldu.
Filistin İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise, İsrail”in Gazze Şeridi”nin çoğu bölgesini hedef alan saldırıların etkilerini yakından takip ettiklerine işaret edildi.
Bu içerik Devrim Karadağ tarafından yayına alınmıştır

Source: Devrim Karadağ


Son dakika: İsrail”in şok saldırıları sonrası Hamas”tan ilk açıklama!

Son dakika haberi… Hamas”tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail hükümetinin 19 Ocak”ta yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını bozarak Gazze Şeridi”ne savaş açtığı belirtildi.Gazze Şeridi”ndeki Filistin halkının barbarca bir savaşın yanı sıra sistematik açlık politikalarına maruz kaldığı hatırlatılan açıklamada, “Gazze”ye ve savunmasız Filistinli halkına karşı haince saldırıların sonuçlarından suçlu Netanyahu”yu ve Siyonist Nazi işgalcilerini sorumlu tutuyoruz.” ifadesi kullanıldı.Açıklamada, “Netanyahu ve radikal hükümeti ateşkes anlaşmasına darbe yapma kararı alarak Gazze Şeridi”ndeki esirlerin hayatını tehlikeye atarak akıbetlerini belirsizliğe sürüklüyor. Arabuluculardan, ateşkese darbe yapan Netanyahu”yu ve Siyonist işgalciyi sorumlu tutmalarını istiyoruz.” denildi.Arap ülkeleri ve İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) sorumluluklarını yerine getirerek Filistin halkının yanında yer alarak Gazze Şeridi”ne dayatılan ablukayı kırmaları talebinde bulunulan açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) de acil toplanması çağrısında bulunuldu.Hamas açıklamasında, BMGK”nin 2735 sayılı kararı doğrultusunda Gazze Şeridi”nde ateşkesin sürmesi ve İsrail güçlerinin geri çekilmesi talebinde bulunuldu.Öte yandan Filistin İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail”in Gazze Şeridi”nin çoğu bölgesini hedef alan saldırıların etkilerini yakından takip ettiklerine işaret edildi.İsrail ordusu, Gazze”ye geniş çaplı saldırıların yeniden başlatıldığını duyurmuştu.

Source: Bahadır Alemdar


Suriye ve Lübnan anlaştı! Sınır bölgesi için imza

Suriye resmi haber ajansı SANA”nın Savunma Bakanlığı Basın Ofisi”ne dayandırdığı habere göre, anlaşma kapsamında iki ülke arasında askeri koordinasyon ve işbirliğinin artırılması kararlaştırıldı. Lübnan Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bakan Michel Menassa”nın Suriyeli mevkidaşı Murhef Ebu Kasra ile telefonda görüştüğü belirtildi.Görüşmede iki ülke arasındaki sınır bölgelerinde yaşanan olayların ele alındığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:”Taraflar arasında ateşkes konusunda mutabakat sağlandı. İki ülke arasındaki sınırda durumun kötüye gitmemesi ve masum sivillerin kayıp vermemesi için Lübnan ve Suriye orduları istihbarat birimleri arasında iletişimin sürdürülmesi konusunda da anlaşma sağlandı.”SANA”nın, 16 Mart”ta Savunma Bakanlığı Medya Ofisi”ne dayandırdığı haberinde, Hizbullah mensuplarının Suriye ordusuna ait 3 askeri pusuya düşürdükten sonra Lübnan”a kaçırdığı belirtilmişti.Haberde, Hizbullah mensuplarının Lübnan”a kaçırdıkları 3 Suriyeli askeri infaz ettikleri aktarılmıştı.Hizbullah, yaptığı açıklamada, Suriye-Lübnan sınırında yaşanan olaylarla hiçbir ilgilerinin olmadığını savunmuştu.Suriye ordusunun sınır hattında 3 askerinin öldürülmesinin ardından, Lübnan”ın doğusundaki sınır hattında karşılıklı top ve roket atışları yapılmıştı.3 askeri kaçırarak infaz ettilerLübnan sınırına tank gönderdilerSuriyeli Bakan Şeybani”den uluslararası topluma yatırım daveti

Source: Www.star.com.tr


Siyonizmin sesi Meta

Dünyanın gözü önünde Gazze”de gerçekleştirilen soykırım, egemen güçlerin propaganda araçları tarafından ısrarla gizlendi. Facebook, Instagram”ı bünyesinde barındıran Meta şirketi, “antisemitizm” iddiasıyla mazlum Filistin halkının sesini kıstı. Arap Sosyal Medya Geliştirme Merkezi”nin, “Filistinlilerin Meta”nın Sansürüne İlişkin Tanıklıkları” isimli raporunda Meta”nın, “antisemitizm” bahanesiyle nasıl bir sansür uyguladığı gözler önüne seriliyor. İÇERİĞİNE BAKMAKSIZIN SANSÜR Filistin Dijital Hak İhlalleri Gözlemevi tarafından belgelenen ihlallerin yüzde 69″unun Meta”ya ait Facebook ve Instagram”da gerçekleştiği bildirildi. Raporda Meta”nın, “Filistin topraklarındaki kullanıcılar” tarafından gönderilen içeriklerin yüzde 60″ını içeriğine bakmaksızın sansürlediği ortaya çıktı.

Source: Harun Sekmen


İran: ABD”ye ait keşif uçağı engellendi

İran”da güvenlik bürokrasisine yakınlığıyla tanınan “Nournews” adlı internet sitesinin haberine göre, ABD”ye ait MQ-4C tipi bir casus uçağı, İran”a ait uçakların engellemesinin ardından İran hava sahasının yakınından çekildi.Haberde, İran Silahlı Kuvvetlerinin, “Her türlü saldırıya karşı düşmanların Orta Doğu”daki çıkarlarına tam kapsamlı bir savunma ve şiddetli bir saldırıya hazır olduğunu” bildirdiği ifade edildi. İsrail”in Gazze”deki soykırım ve kuşatmasına tepki olarak Kızıldeniz”de İsrail”e mal taşıyan gemileri hedef alan Yemen”deki Husilere ağır saldırılar başlatan ABD”nin başkanı Donald Trump, Husiler”in saldırılarının İran”dan kaynaklandığını ve Tahran yönetiminin bunun “korkunç sonuçlarına” katlanmak durumunda kalacağını ifade etmişti.

Source: Www.star.com.tr


Fuad Hüseyin: İsrail ülkemize saldırı başlatma niyetinde

Hüseyin, Irak resmi devlet televizyonuna gündeme dair açıklamalarda bulundu.İsrail”in Irak”taki Şii milis güçlere yönelik olası saldırı ihtimallerine karşı konuşan Hüseyin, “Siyonist oluşumun (İsrail) Irak”a bir dizi saldırı başlatma niyetinde olduğuna dair mesajlar aldık.” dedi.Hüseyin, ABD”nin İran”a olası saldırısının etkilerinden de endişe ettiklerini kaydetti.Suriye ile ilişkiler bağlamında ise Hüseyin, “Irak siyasetinde yeni Suriye meselesine karışmama yönünde bir mutabakat var.” ifadesini kullandı.

Source: Www.star.com.tr


İran reddedip uyardı: Ciddi sonuçları olur

İran resmi haber ajansı IRNA”ya göre, İran”ın BM Daimi Temsilcisi Said İravani, BM Güvenlik Konseyi”ne ilettiği mektupta, Trump başta olmak üzere ABD”li yetkililerin Tahran aleyhindeki “pervasız ve provokatif” açıklamalarını kesin bir dille reddettiklerini ve kınadıklarını belirtti.Trump”ın tehditlerine ilişkin, “Herhangi bir saldırgan eylemin korkunç sonuçları olacak ve bunun tüm sorumluluğu ABD”ye ait olacaktır.” ifadelerinin kullanıldığı mektupta, “Tahran”ın Yemen”deki Husilere silah tedarik ettiğine dair suçlamaların doğru olmadığı ve Yemenlilerin karar alma ve eylemlerinde bağımsız hareket ettiği” vurgulandı.Mektupta, ABD ve İngiltere”nin Yemen”e karşı saldırılarının bu ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali ve barış ve istikrara tehdit olarak nitelendirilirken ABD”nin saldırıları ve tehditlerine karşı Güvenlik Konseyi”ne gerekli adımları atma çağrısı yapıldı.İsrail”in Gazze”deki soykırım ve kuşatmasına tepki olarak Kızıldeniz”de İsrail”e mal taşıyan gemileri hedef alan Yemen”deki Husilere ağır saldırılar başlatan ABD”nin Başkanı Donald Trump, Husiler”in saldırılarının İran”dan kaynaklandığını ve Tahran yönetiminin bunun “korkunç sonuçlarına” katlanmak durumunda kalacağını ifade etmişti.

Source: Www.star.com.tr


Suriye üzerinden Türkiye”ye iftira! DMM”den açıklama geldi

Açıklamada, bazı basın yayın organlarında, “Türkiye”ye ait Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile Kuzey ve Doğu Suriye”deki bir köye gece saatlerinde gerçekleştirilen saldırıda, anne ve baba ile 7 çocuğu katledildi.” şeklindeki iddialar yer aldığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi:”Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele kapsamında yurt içi ve yurt dışında yürüttüğü operasyonlar, doğrudan terör örgütlerine yöneliktir. Bu operasyonlar, sivillere zarar vermemek adına en yüksek hassasiyetle planlanmaktadır. Operasyonların amacı, terörist unsurları etkisiz hale getirerek halkımıza ve güvenlik güçlerimize yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğimizi sağlamaktır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm faaliyetlerinin planlama ve icrasında masum insanların, dost unsurların, tarihi ve kültürel varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü tedbir alınmaktadır. Ayrıca bölgedeki insani yardım çalışmalarının güvenli ve aralıksız şekilde devam etmesi için her türlü destek ve yardım verilmektedir. Uluslararası kamuoyunu manipüle etmeye yönelik asılsız iddialara itibar etmeyiniz.”Bazı basın yayın organlarında yer alan, “Türkiye”ye ait Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile Kuzey ve Doğu Suriye”deki bir köye gece saatlerinde gerçekleştirilen saldırıda, anne ve baba ile 7 çocuğu katledildi.” şeklindeki iddialar doğru değildir.Türk Silahlı Kuvvetlerinin… pic.twitter.com/SSqtd6Iuud— Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (@dmmiletisim) March 17, 2025

Source: Www.star.com.tr


Cenevre”de Türkiye”nin de olduğu kritik zirve! Türk tarafından dikkat çeken mesaj

Genişletilmiş formatlı gayriresmi Kıbrıs toplantısı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres”in heyet başkanları için verdiği akşam yemeğiyle başladı.Yemeğin ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, görüşmede Kıbrıs meselesinin yanı sıra diğer konuları da ele aldıklarını kaydetti.Tatar, Kıbrıs meselesinin çok uzun bir konu olduğunu ve dünyadaki birçok konuyla meşgul olan BM”nin Kıbrıs meselesine de pozitif bakması gerektiğini söyledi.Kıbrıs Türkleri ile Rumlar arasındaki işbirliğinin önemine işaret eden Tatar, “Şu anda iki yakın tarafın işbirliğine odaklanıyoruz. Hep geçmişi unutmak ve ileriye bakmak gerektiğini söylüyorum. Yapıcı ve bize yakışır bir şekilde ileriye nasıl bakacağımızı, bütün değerlerimiz ve çabalarımızla memleketimizin geleceğini nasıl şekillendirebileceğimize odaklanmalıyız. Türkiye”nin desteği bizim için önemli. Sayın Genel Sekreter Antonio Guterres”in, Kıbrıs”taki mesele ve sorunların giderilmesi için daha fazla gayret etmesi lazım.” ifadelerini kullandı.Tatar, bu toplantının misyonunun Ada”daki işbirliği kültürünün geliştirilmesi olduğunu vurgulayarak, mesajlarının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) yetkilileri tarafından da anlaşılmasını umduklarını dile getirdi.Guterres tarafından bir otelde verilen yemeğe, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, GKRY lideri Nikos Hristodulidis, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis ve Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığında Avrupa ve Kuzey Amerika”dan Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Doughty beraberindeki heyetler katıldı.- GÖRÜŞMELER BUGÜN DE SÜRECEKKıbrıs meselesinde ileriye dönük bir yol belirlenmesi için görüş alışverişinde bulunulması öngörülen toplantı, bugün de devam edecek.Guterres, görüşmelerin ikinci gününde, sabah saatlerinde heyetlerle ayrı ayrı bir araya gelecek. Genel Sekreter ile yapılacak ikili toplantılarda heyet başkanlarına 5 kişi eşlik edecek.Daha sonra TSİ 13.30″da BM Cenevre Ofisi”nde tüm tarafların katılımıyla Kıbrıs konulu genişletilmiş formattaki toplantı başlayacak ve toplantının TSİ 16.30″da sona ermesi öngörülüyor.Öncesinde “aile fotoğrafı” çekilecek toplantı, Guterres”in açılış konuşmasıyla başlayacak ve daha sonra heyet başkanları söz alacak.Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Tatar, BM Cenevre Ofisi”nde basın toplantısı düzenleyecek.BM Genel Sekreteri Guterres”in ise görüşmelerin ardından basın toplantısı düzenlemesi öngörülmüyor.- TARAFLAR ARASINDA ORTAK ZEMİN YOKKıbrıs”taki taraflar arasında ortak zeminin bulunmaması, Kıbrıs görüşmelerinde resmi müzakere sürecine geçilmesinin önünde engel teşkil ediyor.Türk tarafı, özellikle Ekim 2020″de KKTC”de Ersin Tatar”ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle, “egemen eşitliğe ve Kıbrıs”ta iki devletin işbirliğine dayalı çözüm” tezini savunuyor.Bu çerçevede Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümün önünü açacak resmi müzakerelerin başlaması için öncelikle Kıbrıs Türklerinin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün uluslararası toplum tarafından tescil edilmesinin gerektiği vurgulanıyor.Bu tez, gerek Tatar gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk yetkililer tarafından başta BM olmak üzere uluslararası tüm muhataplara aktarıldı ve aktarılmaya devam ediliyor.Kıbrıs Rum kesimi yetkilileri ise daha önce uzun yıllar müzakere edilen, iki toplumlu, iki kesimli ve iki kurucu devletli federasyon modelini desteklemekte ısrarlı olduğunu bildiriyor.Daha önce Türk tarafının iyi niyeti ve pozitif yaklaşımına rağmen birçok kez müzakere masasında bu çözüm modelini reddeden Rum kesiminin bu tutumu eleştiriliyor.

Source: Www.star.com.tr


Altın fiyatlarında yeni rekor

Altın, ABD deki ekonomik yavaşlama endişelerini artıran veriler ve Orta Doğu da artan gerilim ile rekor kırmaya devam ediyor. Altın Cuma günü ilk kez 3 bin dolarlık önemli psikolojik eşiği aşmıştı. Pazartesi günü yüzde 0,6 yükselen altın, salı günü İsrail’in Gazze’deki Hamas hedeflerine yönelik askeri saldırılar düzenlediğini açıklamasının ardından hafifçe yükseldi. Bu hamle, kırılgan ateşkesi tehdit ederken, Filistinli kaynaklar Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine çok sayıda hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Bu olaylar ışığında spot altın, 3.005 dolar seviyesini aşarak 3.010,01 dolara yükseldi. Gram altın 3 bin 549 TL den çeyrek altın 5 bin 803 TL den Cumhuriyet altını ise 23 bin 146 TL den işlem görüyor. UBS ALTIN TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ Bankalar uzun süreli küresel ticaret savaşı olasılığının artması üzerine altın için fiyat görünümünü yükseltmeyi sürdürüyor. UBS ten önce Macquarie Group altının ikinci çeyrekte ons başına 3 bin 500 dolara çıkacağını tahmin ederken, BNP Paribas da ortalama fiyatları 3 bin doların çok üzerinde gösterecek şekilde görünümünü yükseltti. ALTIN İŞLEMLERİNE YENİ VERGİ Öte yandan Resmi Gazete de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararına göre; bankadan yapılan altın alım satım işlemleri kambiyo işlemi olarak değerlendirilecek ve binde 2 (%0,2) oranında Kambiyo Muameleleri Vergisi (KMV) uygulanacak.

Source: Habertürk


İsrail, Gazze’ye saldırılara yeniden başladı! “Cehennemin kapıları açılacak”

09:26 | Ölen ve kaybolanların sayısı 322″yi aştı
Gazze”deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail”in Gazze”deki ateşkes anlaşmasını hiçe sayarak, uluslararası ve insani tüm anlaşmaları ihlal ederek sivillere yönelik soykırımı sürdürdüğü belirtildi. Açıklamada, İsrail”in Gazze”ye 5 saat boyunca düzenlediği saldırılarda ölenlerin ve kaybolanların sayısının 322″yi aştığı ve onlarca yaralının olduğu kaydedildi.
08:27 | İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı 200″ü aştı
Filistin haber ajansı WAFA”nın sağlık kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İsrail”in Gazze Şeridi”ne düzenlediği saldırılarda 200″den fazla Filistinli yaşamını yitirirken, çok sayıda kişi de yaralandı.
07:24 | İsrail: Cehennemin kapıları açılacak

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, yaptığı açıklamada, Hamas”ın İsrailli esirleri serbest bırakmayı reddetmesi nedeniyle saldırıları yeniden başlattıklarını söyledi.
Katz, “Hamas esirlerin tamamını serbest bırakmazsa Gazze”de cehennemin kapıları açılacak” ifadelerini kullandı. İsrail ordusu, Gazze”ye yönelik yoğun hava saldırıları gerçekleştirirken, saldırıların süreceğini belirten Katz, hedeflerine ulaşana kadar operasyonlara devam edeceklerini dile getirdi.
06.40 | Ölenlerin sayısı 190″a çıktı
Görgü tanıkları, İsrail ordusunun, yerinden edilen Filistinlilerin çadırları ve sığındığı okullar ile sivillerin evleri dahil olmak üzere Gazze Şeridi”ni yoğun bir şekilde bombaladığını belirtti. Gazze”de sağlık alanındaki kaynaklardan edinilen bilgiye göre, İsrail”in Gazze Şeridi”ne düzenlediği saldırılarda en az 190 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi de yaralandı.

05:53 | Beyaz Saray: İsrail saldırıları konusunda ABD”ye danıştı
Fox News”e konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne düzenlediği saldırılara dair açıklamada bulundu. ABD”nin bu saldırılar hakkında önceden bilgisi olduğunu teyit eden Leavitt, İsrail”in saldırılar konusunda Beyaz Saray ve Trump yönetimine danıştığını söyledi. Leavitt, “Kıyamet kopacak” ifadesini kullanarak, Trump”ın İsrail”e destek olmaktan korkmadığını belirtti. İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne başlattığı saldırılarda 112 kişi hayatını kaybetmişti.
05:01 | Hamas: Netanyahu esirlerin hayatını belirsizliğe sürüklüyor
Gazze Şeridi”ndeki Filistin halkının barbarca bir savaşın yanı sıra sistematik açlık politikalarına maruz kaldığı hatırlatılan açıklamada, “Gazze”ye ve savunmasız Filistinli halkına karşı haince saldırıların sonuçlarından suçlu Netanyahu”yu ve Siyonist Nazi işgalcilerini sorumlu tutuyoruz” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, “Netanyahu ve radikal hükümeti ateşkes anlaşmasına darbe yapma kararı alarak Gazze Şeridi”ndeki esirlerin hayatını tehlikeye atarak akıbetlerini belirsizliğe sürüklüyor. Arabuluculardan, ateşkese darbe yapan Netanyahu”yu ve Siyonist işgalciyi sorumlu tutmalarını istiyoruz” denildi.
Arap ülkeleri ve İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) sorumluluklarını yerine getirerek Filistin halkının yanında yer alarak Gazze Şeridi”ne dayatılan ablukayı kırmaları talebinde bulunulan açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi”ne (BMGK) de acil toplanması çağrısında bulunuldu.
Hamas açıklamasında, BMGK”nin 2735 sayılı kararı doğrultusunda Gazze Şeridi”nde ateşkesin sürmesi ve İsrail güçlerinin geri çekilmesi talebinde bulunuldu. Öte yandan Filistin İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail”in Gazze Şeridi”nin çoğu bölgesini hedef alan saldırıların etkilerini yakından takip ettiklerine işaret edildi.
04:47 | İsrail: Saldırılar artırılarak sürdürülecek
İsrail Başbakanlık Ofisi”nden yapılan açıklamada, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz”ın Gazze”de “Hamas”a karşı güçlü bir şekilde harekete geçme talimatı verdiği” ifade edildi. Hamas”ın Gazze”deki İsrailli esirleri serbest bırakmayı ve arabuluculardan aldığı teklifleri reddettiği öne sürülen açıklamada, saldırıların da bu nedenle başlatıldığı ifade edildi.
İsrail ordusunun Gazze”de Hamas”a ait noktalara saldırı düzenlediği iddia edilen açıklamada, İsrail”in bu şekilde 7 Ekim 2023″ten bu yana ulaşamadığı hedeflerine ulaşmayı ve Gazze”deki İsrailli esirlerin serbest bırakılmasını sağlamayı amaçladığı kaydedildi. Açıklamada, ateşkesi bozan İsrail”in Hamas”a karşı “gittikçe artan askeri güçle” hareket edeceği aktarıldı. Saldırıların planının geçen hafta sonu İsrail ordusu tarafından hazırlandığı ve siyasi kademe tarafından onaylandığı belirtildi.
03:50 | İsrail, Gazze”ye yeniden saldırıların başlatıldığını duyurdu
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze”ye yeniden saldırıların başlatıldığını duyurdu. Adraee, “Siyasi düzeyin talimatları doğrultusunda İsrail ordusu ve İç güvenlik teşkilatı Shin-Bet (Şabak), Gazze Şeridi genelinde Hamas”a bağlı hedeflere geniş çaplı bir saldırı başlattı” ifadesini kullandı.

Source: Dünya Gazetesi


Türkiye”den “Suriye” kararı! Teklif, Şara yönetiminden geldi…

Suriye”deki yeni yönetimi ülkenin demokratleştirilmesi ve bölgedeki terör varlığının sona erdirilmesi için destekleyen Türkiye, bu ülkeye gelişmiş saldırı ve savunma silahları tedarik etmeye hazırlanıyor.Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre üst düzey bir Türk subayının Suriye Savunma Bakanlığı”nda askeri danışman olarak görev yapması da planlanıyor. Öte yandan silah paketinin savaş uçakları, hava savunma sistemleri ve zırhlı araçları içerdiği bildiriliyor.İLK TEKLİF SURİYE”DEN GELDİTürkiye, Suriye ordusunun yeniden yapılandırılmasında aktif rol oynayacak.Konuyla ilgili teklif Şam yönetiminden gelirken Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 4 Şubat”taki Ankara ziyaretinde bu konuyu tekrar gündeme getirdi.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi”nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan”la Şara arasında yapılan görüşmede ortak yol haritası için bir yöntem üzerinde de anlaşıldığı öne sürüldü.

Source: Bahadır Alemdar


Trump ile Putin ne konuşacak?

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray a geri dönmeden önce ve 20 Ocak günü başkanlık koltuğuna oturduktan sonra 3 yıldır süren Rusya-Ukrayna Savaşı nı sona erdirmek için temaslarını yoğun bir şekilde sürdürdü. Trump, bugün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşecek ve bu görüşmede Putin in ABD nin ateşkes teklifine destek olmasına umuyor. Kremlin den de dün gelen açıklamada, görüşmeye ilişkin hazırlıkların sürdüğü ifade edildi. Beyaz Saray, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy nin Rus güçleri ülkesini vurmaya devam ederken Putin e şüpheyle yaklaşmasına rağmen barışın yakın olduğu konusunda iyimser. Trump Pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya da kötü bir durum var ve Ukrayna da da kötü bir durum var. Bir ateşkes ve barış anlaşması üzerinde çalışıp çalışamayacağımıza bakacağız. Ve bunu başarabileceğimizi düşünüyorum. dedi. Trump-Putin görüşmesine hazırlık olarak, Trump ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff geçen hafta Moskova da Putin ile ABD nin ateşkes önerisini görüşmek üzere bir araya geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Suudi Arabistan daki görüşmeler sırasında üst düzey Ukraynalı yetkilileri ateşkes çerçevesini kabul etmeye ikna etmişti. Trump, Washington ve Moskova nın çatışmaları sona erdirme anlaşmasının bir parçası olarak Ukrayna ve Rusya arasında belirli varlıkların paylaştırılması konusunda görüşmeye başladığını söyledi. Trump, Putin ile yapacağı görüşmede toprak ve enerji santrallerinin takasının görüşmenin bir parçası olacağını söyledi. Seçim kampanyası sırasında savaşı hızla sona erdirme sözü veren Trump, zaman zaman Putin ile olan ilişkisini övdü ve savaştan Ukrayna yı sorumlu tuttu. ZELENSKIY: PUTİN EVET DİYEMİYOR Zelenskiy, dün gece yaptığı konuşmada Putin in barışa hazır olduğundan şüphe duyduğunu açıkça belirtti. Zelenskiy, Yaklaşık bir haftadır, dünyadaki herkes için, hatta üç yıldır gerçeği kabul etmeyi reddedenler için bile, bu savaşı sürdüren ve uzatanın Putin olduğu apaçık ortada. Putin, bir haftadır kendisine sunulan ateşkes teklifine evet cevabı veremiyor. dedi. Trump ise defalarca kartların Putin de olduğunu ve Zelenskiy de olmadığını söyledi.

Source: Habertürk


İsrail”den küstah açıklama! Savunma Bakanı Katz, saldırıların başlama sebebi olarak…

Son dakika haberi… İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, yaptığı açıklamada, Hamas”ın İsrailli esirleri serbest bırakmayı reddetmesi nedeniyle saldırıları yeniden başlattıklarını öne sürdü.Son dakika haberi… ABD”den skandal “Gazze” açıklaması: Bize danıştılar, kıyamet kopacak!Son dakika: İsrail”in şok saldırıları sonrası Hamas”tan ilk açıklama!Katz, “Hamas esirlerin tamamını serbest bırakmazsa Gazze”de cehennemin kapıları açılacak.” ifadesini kullandı.Şiddetli saldırılar düzenleyecekleri tehdidinde bulunan Katz, hedeflerine ulaşana kadar saldırıları sürdüreceklerini kaydetti.190″DAN FAZLA FİLİSTİNLİ ŞEHİT OLDUİsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne düzenlediği saldırılarda 190″dan fazla Filistinli şehit oldu.İsrail ordusunun, yerinden edilen Filistinlilerin çadırları ve sığındığı okullar ile sivillerin evleri dahil olmak üzere Gazze Şeridi”ni yoğun bir şekilde bombaladığı aktarıldı.Türkiye”den “Suriye” kararı! Teklif, Şara yönetiminden geldi…İsrail ordusu, siyasi kademenin talimatları doğrultusunda Gazze”ye geniş çaplı saldırıların yeniden başlatıldığını duyurmuştu.İsrail Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, saldırıların Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz”ın talimatlarıyla başlatıldığı ifade edilmişti.Ateşkesi bozan İsrail”in Hamas”a karşı “gittikçe artan askeri güçle” hareket edeceği aktarılmıştı.

Source: Bahadır Alemdar


Böyle duyurdular: Türkiye bağımsız yol çiziyor

Katar merkezli El Cezire yayın kuruluşu, Türk savunmasını mercek altına aldı. Kanal, NATO”nun ikinci en büyük kara ordusuna sahip olan Türkiye”nin 10 yıl önce savunma sanayii ihracatının 1.9 milyar dolardan 7.1 milyar dolara ulaştığına vurgu yaptı. Türkiye”nin 2010″lu yıllarda yerli tasarıma odaklandığı belirtilerek, “Kara, deniz ve havayoluyla yapılan ilerlemelerle Türkiye bağımsız bir yol çiziyor ve bu da uluslararası alanda giderek daha fazla kabul görüyor” denildi.”TÜRK İHA”LARINI DUYDUNUZ MU?””Türk İHA”larını duydunuz mu?” başlığıyla verilen haberde şu bilgilere yer verildi: En ünlü Türk İHA”sı, 2014″te ilk kez sahaya çıkan Bayraktar TB2″dir. 31 ülkeye ihraç edildi. Türkiye ayrıca, yapay zeka destekli Çelik Kubbe adlı hava savunma sistemi ve ilk yerli beşinci nesil savaş uçağı olan KAAN üzerinde çalışıyor. Alman Leopard ve Amerikan Abrams tanklarına rakip Altay tankı ile öne çıkıyor. Dünyanın en büyük 11″inci savunma ihracatçısı Türkiye”nin ihracatı 178 ülkeye ulaştı.”GÖKBERK” testi ses getirdi: Türkiye gerçek bir güç merkezi haline gelebilir”LGK-82″ ANKA-III”ten ateşlendi!Potansiyelimizin farkındalar: Gerçekleşirse Türkiye vazgeçilmez olacak

Source: Www.star.com.tr


Tehdit etti: “Cehennemin kapıları açılacak”

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, yaptığı açıklamada, Hamas”ın İsrailli esirleri serbest bırakmayı reddetmesi nedeniyle saldırıları yeniden başlattıklarını öne sürdü.
Katz, “Hamas esirlerin tamamını serbest bırakmazsa Gazze”de cehennemin kapıları açılacak.” ifadesini kullandı.
Şiddetli saldırılar düzenleyecekleri tehdidinde bulunan Katz, hedeflerine ulaşana kadar saldırıları sürdüreceklerini kaydetti.
232″DEN FAZLA FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ
İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne düzenlediği saldırılarda 190″dan fazla Filistinli hayatını kaybetti.
İsrail ordusunun, yerinden edilen Filistinlilerin çadırları ve sığındığı okullar ile sivillerin evleri dahil olmak üzere Gazze Şeridi”ni yoğun bir şekilde bombaladığı aktarıldı.
İsrail ordusu, siyasi kademenin talimatları doğrultusunda Gazze”ye geniş çaplı saldırıların yeniden başlatıldığını duyurmuştu.

İsrail Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, saldırıların Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz”ın talimatlarıyla başlatıldığı ifade edilmişti.
Ateşkesi bozan İsrail”in Hamas”a karşı “gittikçe artan askeri güçle” hareket edeceği aktarılmıştı.

Bu içerik Devrim Karadağ tarafından yayına alınmıştır

Source: Devrim Karadağ


İsrail, Gazze”ye yönelik saldırılarını artırarak sürdüreceğini açıkladı

İsrail Başbakanlık Ofisi”nden yapılan açıklamada, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz”ın Gazze”de “Hamas”a karşı güçlü bir şekilde harekete geçme talimatı verdiği” ifade edildi. Hamas”ın Gazze”deki İsrailli esirleri serbest bırakmayı ve arabuluculardan aldığı teklifleri reddettiği öne sürülen açıklamada, saldırıların da bu nedenle başlatıldığı ifade edildi. İsrail ordusunun Gazze”de Hamas”a ait noktalara saldırı düzenlediği iddia edilen açıklamada, İsrail”in bu şekilde 7 Ekim 2023″ten bu yana ulaşamadığı hedeflerine ulaşmayı ve Gazze”deki İsrailli esirlerin serbest bırakılmasını sağlamayı amaçladığı kaydedildi. Açıklamada, ateşkesi bozan İsrail”in Hamas”a karşı “gittikçe artan askeri güçle” hareket edeceği aktarıldı. Saldırıların planının… Saldırıların planının geçen hafta sonu İsrail ordusu tarafından hazırlandığı ve siyasi kademe tarafından onaylandığı belirtildi.

Source: Internet Haber


57. alay ne zaman şehit oldu, 57. alay hikayesi ve olayı nedir? 57. alay nerede, kaç kişiydi, hepsi öldü mü, komutanı kimdir?

57. alay hikayesi Çanakkale Zaferi sembollerinden birisi olduğu için araştırılan konulardan biri oldu. 30 Kasım 1915 tarihinde Osmanlı Padişahı V. Mehmed tarafından Altın ve Gümüş İmtiyaz Madalyaları ve Harp Madalyası ile ödüllendirilen 57. Alay 19. Tümene bağlıydı. İşte Çanakkale Zaferi 57. Alay hikayesi hakkında bilgiler…Piyade Alayı, Osmanlı İmparatorluğu ordusuna mensuptur. Çanakkale Kara Muharebeleri”nin başlangıcı kabul edilen Anzak Çıkarması ve sonrasında gerçekleşen muharebelerdeki başarısıyla bilinmektedir. 57. Alay, Çanakkale Savaşı sırasında, 15 Nisan 1915’te Anzak Çıkarmasını durdurması ve verdiği büyük kayıplarla efsaneleşmiş bir alaydır. Alay, 30 Kasım 1915 tarihinde Osmanlı Padişahı V. Mehmed tarafından Altın ve Gümüş İmtiyaz Madalyaları ve Harp Madalyası ile ödüllendirilmiştir. 57.Piyade Alayı, 19. Piyade Tümenine bağlı üç alaydan biridir. Tekirdağ’ın Yarkışla bölgesinde, 1 Şubat 1915 tarihinde kurulmuştur.57. ALAY HİKAYESİ VE OLAYI NEDİR? Fransa ve İngiltere, İstanbul’u işgal edip, boğazları geçerek yarım götürmeyi ve Osmanlı’yı savaş dışı bırakmayı hedefliyordu. Ancak İstanbul’u ele geçiremeyen düşman kuvvetleri başka bir plan yapmış ve bu plana göre Gelibolu yarımadasına çıkarma yapmayı, boğaz kıyılarındaki tüm Osmanlı ordusu temizleyerek geçeceklerini düşünüyorlardı. Osmanlı donanması da çıkarmayı nereden yapacaklarını ve merkezde mi yoksa kıyıda mı müdahale edileceğini tartışıyordu. Çıkan sonuca göre yerin Saroz Körfezi olacağı ve merkezde durdurulması gerekiyordu .Fakat yedek kuvvet olarak Bigalı köyünde bulunan 19. Tümen Komutanı, Yarbay Mustafa Kemal, ordudaki görüşten farklı düşünüyordu. Mustafa Kemal’e göre, düşman Arıburnu konumundan çıkarma yapacaktı ve bu çıkarmaya ordu daha kıyıdayken derhal müdahale etmeli ve geri püskürtmeliydi. Tarihin 25 Nisanı gösterdiği gecede, Bigalı köyünde konumlandırılmış olan 19. Tümen karargahında top ve gemi sesleri duyulmaya başladı. Mustafa Kemal haklı çıkmıştı. Düşman kuvvetleri, tamda tahmin ettiği bölgeden çıkarma yapmaya başlamıştı. Mustafa Kemal derhal durumu üstlerine bildirdi ve kendisine bir tabur asker ile düşmanı karşılama emri verildi. Ancak düşman çok kalabalıktı ve kesinlikle merkeze ilerlemeden kıyıda durdurulmalıydı. Mustafa Kemal bir yanda hızla ilerleyen düşman kuvvetleri, öbür yandan da askerliğin en temel kavramı olan “emir” arasında kalakalmıştı. Milletin istikbali adına bir karar vermesi gerekiyordu ve verdi. Tüm sorumluluğu üstlenerek, emir almadan, 57. alayın tamamına harekat emri verdi.25 Nisan sabah Mustafa Kemal Conkbayırı’na kadar ilerlemiş ve 57. Alay’ın tamamı arkasından gelmekteydi. Bu sırada düşman kuvvetleri, kıyıda az sayıda bulunan Türk askerini ezerek kıyıya çıkmış ve bölgeye en hakim olan 261 rakımlı tepeye ulaşmıştı. Kıyı bölgesi kaybedilince, askerler kaçmaya başlamış, Conkbayırı’na doğru tırmanmışlardı. Kaçan askerleri gören Mustafa Kemal bu sırada tarihe geçen o konuşmayı yaptı. Kendi ağzından bu olayı şöyle anlatır: “ – Niçin kaçıyorsunuz? Dedim. – Efendim düşman… – Nerede düşman?- İşte… diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler. Gerçekten de düşman bana, benim askerlerimden de yakın. Düşman bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek kötü duruma düşecek. O zaman bir mantıkla mıdır, yoksa bir içgüdü ile mi, bilmiyorum, kaçan erlere: – Düşmandan kaçılmaz, dedim. – Cephanemiz kalmadı, dediler. – Cephanemiz yoksa süngümüz var, dedim ve bağırarak:- Süngü tak, dedim. Yere yatırdım. Erler yere yatınca düşman da yere yattı. Kazandığım an, bu andır. Düşman ne yapacağına karar verinceye kadar 57. Alay’da Conkbayırı’na yetişti.” Düşmanın yere yatmasıyla geçen zamanda arkadan gelen 57.Alay askerleri oraya yetişmişti. Mustafa Kemal 57. Alaya taaruz emrini şöyle verdi. “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimizi başka birlik ve komutanlar alacak.”57. ALAY KAÇ KİŞİYDİ, HEPSİ ÖLDÜ? Daha sonra bölgeye gelen diğer yüzbaşına, büyük bir risk alarak 19. Tümen’in tamamını istediğini söyledi. Böylece 27. Alay da düşmana karşı saldırıya başlamıştı. 25 Nisan 1915’te, Kurban bayramın ilk gününde 57. Alay kendisinden 4-5 kat büyük bir orduya karşı bir kahramanlık mücadelesi verdi ve alayın 3te 2si orada şehit oldu. Binbaşı Hüseyin Avni Bey’de çarpışma sırasında şehit düşmüştü. Gün ağarırken, düşman 261 Rakımlı Tepe’den temizlenmiş, bir milletin kaderi 3000 kahraman asker ile değişmişti. Daha sonra 57. Alay’ın sağ kalan askerleri Filistin Cephesi’nde görevlendirilmiştir.57. ALAY NEREDE?Gerçek şehitlik Bomba Sırtı’nın güney ucunda, Çataldere Vadisi’nin içinde bulunmaktadır. Yarbay Hüseyin Avni Bey tarafından kumanda edilen19. Tümen’e bağlı 57. Alay, yabancı kuvvetlerin ilk çıkarma gününde Arıburnu Cephesi’nde ilerleyen Anzak askerlerini ilk karşılayan ve geri püskürten Türk kuvvetleridir. Bu cephede ilk kez 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in önderlik ve cesaret vasıfları ortaya çıkmıştır.57. ALAY KOMUTANI KİMDİR? Kuruluş tarihi 1891 olarak kabul edilen 57. Piyade alayı, bazı arşiv kayıtlarına göre 1880 yılında, 15. Tümene bağlı 29. Tugayın bünyesinde bulunmaktaydı. Bir dönem 3. Redif İzmit Alayı adını alan alayın 1880 tarihindeki komutanı Albay Mehmet Rıza Bey, 1891 tarihindeki komutanı da Albay Mehmet İzzet Bey idi. 57.Piyade Alayı, 19. Piyade Tümenine bağlı üç alaydan biridir. Tekirdağ’ın Yarkışla bölgesinde, 1 Şubat 1915 tarihinde kurulmuştur. Tarihimizin en şanlı birliği olan bu alayın başına kumandan olarak, kahraman Yarbay Hüseyin Avni Bey atanmıştır.57. Alay, 25 Şubat 1915’te Çanakkale’de bulunan Eceabat’a getirilmiştir. Daha sonra yedek kuvvet olarak Bigali Köyü’ne geçmiş ve 24 Nisan 1915 tarihine kadar, Yarbay Mustafa Kemal ve Binbaşı Hüseyin Avni Bey tarafından sürekli olarak eğitime tabi tutulmuştur.

Source: Gazetevatan.com


Almanya’da kritik oylama: Kıta güvenliği için dönüm noktası olacak

Avrupa”da kıtanın savunma ihtiyacına karşı belirsizlikler artarken Alman Parlamentosu Bundestag da savunma harcamalarını artırmayı hedefleyen teklifi bugün oylayacak. Rusya’nın Ukrayna’daki ilerleyişi ve Washington’dan gelen “Avrupa’nın artık ABD’nin korumasına güvenemeyeceği” mesajları, Almanya’nın askeri harcamalarını artırma ihtiyacını daha da ön plana çıkarırken, bu adım Almanya için tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. “Avrupa’nın uyandığı an”
Almanya Ekonomi Uzmanları Konseyi Başkanı Prof. Monika Schnitzer, oylamanın Avrupa’nın güvenliği açısından kritik bir eşik olduğunu belirterek, “Bundestag”daki bu karar, kıtanın savunma geleceğini şekillendirebilir. Münih Güvenlik Konferansı’ndan sonra yaşanan Trump-Zelensky tartışması, Avrupa için bir uyanış anı oldu. ABD”ye olan güvenin sorgulanması, birçok kişiye uykusuz geceler geçirtti” dedi. Londra merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden savunma ekonomisi uzmanı Dr. Fenella McGerty de benzer görüşte. McGerty, “Avrupa’nın savunma harcamalarının geleceği, kıtanın en büyük savunma bütçesine sahip ülkesi Almanya’daki gelişmelere bağlı. Berlin’in hayata geçireceği projeler, askeri kapasitenin güçlendirilmesi açısından belirleyici olacak. Aksi takdirde, Almanya’nın savunma alanında kaydettiği ilerleme sekteye uğrayabilir” değerlendirmesinde bulundu. Almanya’nın savunma stratejisinde köklü bir değişime yol açabilecek bu kritik oylamanın, Avrupa’nın güvenlik mimarisini nasıl şekillendireceği merakla bekleniyor.

Source: Dünya Gazetesi


Vahdettin İnce yazdı: ABD Britanya”nın nesi olur?

Sabah sabah ABD”nin, Yemen”in resmi adı Ensarullah olan Husîlerin kontrolündeki şehirlerine saldırdığına ilişkin haberlerle uyandım. Haber siteleri, kanallar bu haberi veriyordu. Birçok ölü ve yaralı var. Günlerce, haftalarca sürmesi de ihtimal dahilinde imiş bu saldırıların. Ramazan günü İslam dünyasının bu tür acı veren hadiselere maruz kalması insanı üzüyor tabi. Haberde İngilizlerin de saldırıya katıldıkları bilgisi küçük bir detay olarak veriliyordu. Irak ve Afganistan saldırılarında olduğu gibi. Fakat hem Irak ve Afganistan işgallerinde hem de bugünkü Yemen saldırısında Amerika”nın ismi hep ön plandadır ve kimsenin aklına İngiltere”nin bu saldırı ve işgallerdeki rolü gelmiyor nedense. Amerikan işgali veya Amerikan saldırısı deniyor. Amerika da bundan hiç de rahatsız görünmüyor. Bu yüzden ilginç bir ilişki tarzı ile karşı karşıyayız. “Kim kimi kullanıyor? Amerika mı İngiltere”yi peşinden sürüklüyor, İngiltere mi Amerika”yı arkadan itiyor? Yoksa İngiltere mi Sykes Picot ile oluşturduğu statükoyu korumak için ABD”nin gücünden istifade ediyor?” soruları bu örneklerden dolayı öteden beri zihnimi kurcalayıp duruyor.Mesele sadece İngiliz-Amerikan ilişkisiyle de sınırlı değil. Sykes Picot uyarınca Fransa”nın payına düşen ve onun biçimlendirdiği statükoya göre varlığını sürdüren herhangi bir İslam ülkesinde bir sorun (!) baş gösterince, bu sefer ABD”nin yanı başında Fransa”nın yer aldığını görüyoruz. Dolayısıyla statükonun sahipleri ABD”nin taze ve diri gücünden istifade ederek söz konusu ülkeler üzerindeki egemenliklerini sürdürüyorlar diyebiliriz. ABD de hizmetinin karşılığını alıyor tabi. Mesela genel statükoya zarar vermeden içyapıyı kendi çıkarına göre düzenleyebiliyor.Bizim şark bölgesinde ağaların olduğunu biliyorsunuz. Şimdiki gibi isimden ibaret olanlarından bahsetmiyorum. Ağaların gerçekten ağa oldukları zamanlar. İşte bu ağaların hırsızları vardı. Evet evet, adıyla sanıyla hırsızlar. Bunlara “dizê axê” (ağanın hırsızı) denirdi ve bu isimlendirme onlara bir tür dokunulmazlık sağlardı. Diyelim ki ağa bir garibanın atını, öküzünü beğendi, adama bedelini ödeyerek almak yerine, hırsızına onu çalmasını söylerdi. O da gidip o atı veya öküzü çalıp getirirdi. Tabi karşılığını da alırdı. Sahibi hırsızın kim olduğunu bildiği halde, arkasındaki itici güçten dolayı sesini çıkarmazdı. Hatta bu tür bir ilişki tarzına dayanan ama içinde aşk, dram, kahramanlık, ihanet gibi unsurları da barındıran çok güzel bir destan da var. “Kerr û Kulikê Silêmîn”. Urfa dolaylarında Emer ağa, Harran”daki Arap mirinin “bilican” adlı çok güzel bir atının olduğunu haber alır. Aşiretinin yiğitlerini toplar ve “içinizde kim gidip “bilican”ı bana getirecek?” diye sorar. Bir de ödül vadeder. Bu atı bana getiren kızım “Perişan”ı alır, der. Kimse cesaret edemez, Kerr û Kulik kardeşlerden başka. Çünkü Kulik”in gönlü Perişan”dadır. Giderler. Çatışmada Kulik ölür. Kerr de “Bilican”ı alıp gelir. Perişan da ona kalır. Destan uzun tabi.Bir de klasik Siyasetnamelerde “Li”s Selatini kilabun” (Sultanların köpekleri olur) şeklinde bir ifade geçer. Sultanlar, ellerinin bulaşmasını, adlarının lekelenmesini istemedikleri kirli ve rutin dışı işlerde tetikçiler kullanırlar anlamında.Taze emperyalist ABD ile eski emperyalistler arasındaki ilişki, bana göre, siyasetnamelerimizdeki bu tanımlamaya benziyor.Not: Yazıda geçen “Kerr û Kulik”in yanı sıra “Evdalê Zeynikê” gibi Kürt sözlü edebiyatının belli başlı destanlarını araştırıp kitaplaştıran değerli yazar Ahmet Aras 14-03-2025 günü 81 yaşında İzmir”de vefat etti. Allah rahmet etsin. Oxir be mamoste (uğurlar olsun üstad).

Source: Vahdettin İnce


Altında yeni rekor! işte güncel altın fiyatları…

Altın, ABD Merkez Bankası”nın (Fed) faiz kararı öncesi rekor kırdı.Güne pozitif başlayan ons altın, 3 bin 17 dolar ile tarihin en yüksek seviyesini gördü. Altının ons fiyatı, yıl başından bu yana yüzde 15 yükseliş kaydetti.Gram altın 3 bin 551 lira, çeyrek altın ise 5 bin 826 lira ile zirveyi yeniledi.Piyasalarda gözler Fed”in yarın açıklayacağı faiz kararına çevrildi. Bankanın faiz oranlarını sabit tutması beklenirken, Fed Başkanı Jerome Powell”ın vereceği mesajlar dikkatle izlenecek.ABD Başkanı Donald Trump”ın agresif ticaret ve gümrük vergisi politikalarının Fed kararlarını nasıl etkileyeceğine dair sinyaller aranacak.ABD”den gelen ekonomik veriler de ekonomik büyüme dair endişeleri güçlendirdi. Perakende satışlar, şubatta aylık bazda yüzde 0,2 artarak piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.Jeopolitik cephede ise İsrail, Gazze Şeridi”nde bir hava saldırısı başlattı. Saldırılarda en az 220 kişi hayatını kaybetti. Hamas, Netanyahu ve hükümetinin ateşkesi bozmaya karar verdiğini ve rehineleri bilinmeyen bir duruma soktuğunu açıkladı.Öte yandan Trump, dün yaptığı açıklamada, Kızıldeniz”de ABD ve diğer yabancı gemileri hedef alan Yemen”deki Husi isyancıların bundan sonraki saldırılarından doğrudan İran”ın sorumlu tutulacağı uyarısında bulundu.

Source: Ekrem Öztürk


İsrail”in katliamı sonrası Hamas”tan açıklama: Ateşkes tek taraflı olarak sonlandırıldı

İsrail”in Gazze Şeridi”ne yönelik son saldırılarına Hamas”tan tepki geldi. Hamas”tan yapılan açıklamada, İsrail”in ateşkesi tek taraflı olarak sonlandırdığı belirtilerek arabulucular ABD, Katar ve Mısır”a, ateşkesin sona ermesinden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu”nun sorumlu tutulması çağrısında bulunuldu. İsrail yönetiminin Gazze”ye yönelik saldırganlığı sürdürme kararının rehineleri bilinmeyen bir kadere mahkum ettiği vurgulanan açıklamada, BM Güvenlik Konseyi”ne İsrail”in saldırganlığına karşı harekete geçme çağrısı yapıldı. “İSRAİLLİLER SALDIRILAR KONUSUNDA ABD”YE DANIŞTI”İsrail”in Gazze Şeridi”ni hedef alan son saldırılarına ABD hükümetinden de ilk tepkiler geldi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Brian Hughes konuyla ilgili yaptığı açıklamada Hamas”ı suçlayarak, “Hamas ateşkesi uzatmak için rehineleri serbest bırakabilirdi. Ancak bunu reddetmeyi ve savaşı seçti” ifadelerini kullandı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de ABD”nin İsrail”in saldırı planından önceden haberdar olduğunu belirterek, “İsrailliler saldırılar konusunda Trump yönetimi ve Beyaz Saray”a danıştı” dedi.

Source: Www.star.com.tr


MSÜ kaç kişi girdi?

Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı ardından sonuçlar belli oluyor. Hayallerine kavuşmak isteyen adaylar sonuçlar için gelecek açıklamaları bekliyor. 2025 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri TSK bünyesinde eğitim almak isteyen adaylar sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından MSÜ sınavına kaç kişi girdiğini araştırmaya başladı. Pekİ, 2025 MSÜ kaç kişi girdi, katılım sayısı belli oldu mu? MSÜ KAÇ KİŞİ GİRDİ? MSÜ sınavına kaç kişinin girdiği henüz belli olmadı. Sınav sonuçlarının ardından MSÜ ye katılım sayısının belli olması bekleniyor. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2025 yılı Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı na ilişkin başvuru verilerini duyurmuştu. Yapılan açıklamaya göre, Türkiye genelindeki 81 ilde düzenlenecek sınava toplamda 670 bin 718 aday başvurdu. Sınavın, bin 658 bina ve 30 bin 489 salonda gerçekleştirileceği bildirildi. ÖSYM BAŞKANI DUYURDU! Açıklamada ifadelerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2024-MSÜ sınavının 108 sınav merkezinde uygulandığını, bu yıl oluşan aday ihtiyaçları doğrultusunda sınav merkezi sayısının 133 e çıkarıldığını bildirdi. Ersoy, 2025-MSÜ sınavına başvuranların 357 bin 359 unun kadın, 313 bin 359 unun erkek adaylardan oluştuğunu, en fazla başvurunun ise 103 bin 234 aday ile İstanbul dan gerçekleştiği bilgisini verdi.

Source: Habertürk


2025 Çanakkale Zaferi”nin kaçıncı yılı?

Çanakkale Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu’nun İttifak Devletleri içinde girdiği 1. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yıllar arasında Çanakkale Gelibolu Yarımadası’nda yapılan deniz ve kara muharebelerine verilen isim.
Birleşik Krallık, Fransa ve Rusya’nın oluşturduğu İtilaf Devletleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, İtilaf Devletleri’nin güçlü devleti Almanya’nın müttefiklerinden birini, yani Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak istiyordu. Ayrıca İngiltere ve Fransa bu yolu kullanarak müttefikleri Rusya’ya destek verebilecekleri güzergâhı oluşturmak istiyordu.

İtilaf Devletleri, savaş boyunca yaklaşık 560 bin asker ve 248 sa-vaş gemisi bulunan bir donanma-yı Çanakkale’ye getirdi. Osmanlı ise müttefiki Almanya ile birlikte büyük oranda kendi vatandaşlarından oluşan küçük bir orduya sahipti. Donanmadaki gemi sayısı ise sadece 59’du.
İşte bu şartlar altında Türkler, İtilaf Devletleri’ne geçit vermedi ve tarihin bu en kanlı sayfalarından birinde Çanakkale’nin geçilmez olduğunu dünyaya kanıtladı.
Mustafa Kemal gidişatı değiştirdi
Türkiye’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk yaklaşık 11 ay Çanakkale cephesinde bulundu.

Mustafa Kemal; Arıburnu, Anafarta ve Kireçtepe bölgelerindeki üç önemli kritik askerî müdahalesi ile Çanakkale Savaşları’nın kaderini tayin etti.
Bunlardan Arıburnu müdahalesi, 25 Nisan 1915 tarihinde İngilizlerin ilk çıkarma teşebbüsleri olan Arıburnu çıkarmasına karşı yapıldı.
Conkbayırı-Anafarta müdahalesi, 6 Ağustos 1915 tarihinde ikinci çıkarma teşebbüsleri olan ve Conkbayırı-Anafarta hattını ele geçirmek teşebbüsüne karşı 9 ve 10 Ağustos 1915 tarihlerinde; Kireçtepe müdahalesi ise, Anafarta çıkarması sonrası kuşatma manevrası amacıyla yapılan Kireçtepe sırtlarını ele geçirme hedefli İngiliz girişimine karşı 16 Ağustos 1915’te gerçekleşti.
Çanakkale Zaferi’nin kaçıncı yılı?

3 Kasım 1914’ten itibaren açılan Çanakkale Cephesi’nde özellikle deniz sektörüne ait hareketlilik şubat ayında artmıştı.
18 Mart 1915’te İtilaf Donanması, Çanakkale Boğazı’nı geçme girişiminde başarısız olarak ve ağır kayıp vererek geri çekildi.
İşte bu tarih Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü olarak kutlanıyor. Çanakkale Zaferi 1915’te yaşandığına göre bu yıl zaferin 110’uncu yılını idrak ediyoruz.
Öte yandan 18 Mart Çanakkale Zaferi”nin olduğu gün resmi tatiller arasında bulunmuyor.

Source: Dünya Gazetesi


Hasta adam Avrupa! AB, Türkiye”nin savunma, jeostrateji, nüfus ve siyasi gücüne muhtaç!

Düşmez kalkmaz bir Allah… Bize 60 yıldır Avrupa Birliği yolunda barikat üstüne barikat kuran, FETÖ”sünden PKK”sına, ASALA”sından DHKP-C”sine kadar türlü teröriste kucak açıp kol kanat geren, bize askeri ve ekonomik ambargolar uygularken, Güneydoğu sınırımızdaki bölücülere silah yağdıran, eğitim veren şu Avrupa”nın zavallı ve muhtaç halini görüyor musunuz? ABD, Rus tehdidi karşısında onları dımdızlak ortada bırakınca şöyle bir etraflarına bakındılar, “Acaba bizi kim kurtarabilir?” diye. İstikrarlı devlet yapısı, güçlü ordusu, parmak ısırtan savunma sanayi, onca badireyi atlatıp düze çıkan ekonomisi ve dinamik nüfus yapısıyla Türkiye”den başkasını göremediler. Şimdilerde her alanda bize yanlamaya çalışıyorlar. Görün bakın daha neler olacak. Yıllardır istediğimiz uçakları, füzeleri, savunma sistemlerini vermek için sıraya girecekler. Lafın gelişi söylemiyorum, bizi yıllardır AB”ye almayan Avrupa, tıpkı Ukrayna Lideri Zelenski gibi koruyucu şemsiyemiz altına girmek için dört takla atacak. Gerçekten de önlerinde “hasta adam Avrupa”ya ilaç olacak Türkiye”den başkası yok. 2000 yılında Avrupa medyası “Türkiye Avrupa”nın Afganistan”ı” diye manşetler atıyordu. 2025 yılına geldiğimizde şükür ki Bloomberg”in şu yorumunu görmek bu gözlere nasip oldu: “Türkiye, Osmanlı”dan beri en güçlü döneminde. Avrupa, Türkiye”ye; savunma, jeostrateji, nüfus ve siyasi güçte muhtaç…” Bugünleri gösteren Rabb”ıma binlerce şükürler olsun…

Source: Yüksel Aytuğ


Avrupa’nın silahlanma hamlesi Asya”da savunma hisselerine tavan yaptırdı!

Avrupa’nın güvenlik harcamalarını artırmaya yönelik adımları, Asya savunma sanayisini hareketlendirdi. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD’nin NATO kapsamında sağladığı güvenlik desteğini çekebileceği yönündeki çıkışlarının ardından Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırması bekleniyor. Bu da Japonya ve Güney Kore merkezli savunma şirketlerinin hisselerini rekor seviyelere taşıdı. Güney Kore”nin önde gelen topçu sistemleri üreticisi Hanwha Aerospace’in hisseleri yıl başından bu yana yüzde 131 artış gösterdi. Japonya’nın en büyük savunma sanayi şirketi Mitsubishi Heavy Industries ise yüzde 28 değer kazandı.
Tokyo merkezli Macquarie analisti Wendy Pan, Almanya’daki savunma bütçesi oylamasına dikkat çekerek, “Savunma sektörüne yönelik duyarlılık çok güçlü” değerlendirmesinde bulundu. Alman parlamentosu, savunma alanında 500 milyar Euro’luk bir programı oylamaya hazırlanıyor. Güney Koreli tank üreticisi Hyundai Rotem’in hisseleri de yükseliş trendini sürdürdü. Şirket, önümüzdeki haftalarda Polonya ve Romanya ile yeni tedarik anlaşmaları yapmayı bekliyor. Bu beklentiyle birlikte Hyundai Rotem’in hisseleri bu yıl yüzde 115,3 arttı. Aynı şekilde, savaş uçağı üretimi yapan Korea Aerospace Industries’in hisseleri de 2025 yılı içinde şu ana kadar yüzde 72,3 oranında artış gösterdi.
Avrupa”nın artan savunma harcamaları ve Asya’dan tedarik olasılıkları, Japonya ve Güney Kore merkezli şirketleri ön plana çıkarırken, bölgedeki savunma sektörüne olan yatırımcı ilgisinin de yoğunlaşmasına neden oldu.

Source: Dünya Gazetesi


Türkiye”den Brüksel”de Suriye diplomasisi

Bakanlığın X sosyal medya platformundan yapılan paylaşımlara göre, Yılmaz, Suriye”deki geçiş sürecinin ve yeniden inşa çabalarının desteklenmesine odaklanan konferans marjında bir dizi ikili görüşme yaptı. Yılmaz, Suriye konulu 9. Brüksel Konferansı marjında İngiltere Dışişleri Bakanlığında Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan”dan Sorumlu Devlet Bakanı Hamish Falconer ile bir araya geldi. Görüşmede, Suriye”deki durum hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.Bakan Yardımcısı Yılmaz, Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Andreas Motzfeldt Kravik ile de görüştü. İkili, Suriye”deki geçiş süreci ve yeniden inşa çabalarını ele aldı.Yılmaz, konferans kapsamında Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Hana Jalloul Muro ile bir araya geldi. Görüşmede, Suriye”nin yeni döneminde Türkiye-AB işbirliği imkanları konuşuldu.Bakan Yardımcısı Yılmaz, Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü Amy Pope ile de görüştü. Yılmaz ve Pope, Suriyelilerin ülkelerine güvenli ve gönüllü geri dönüşleri üzerinde fikir alışverişinde bulundu.Yılmaz, Suriye konulu 9. Brüksel Konferansı marjında ise BM Yakın Doğu”daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini ile bir araya geldi. Görüşmede, UNRWA”nın faaliyetleri ve Filistinlilerin durumu hakkında görüş alışverişi yapıldı.Bakan Yardımcısı Yılmaz ayrıca, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ile görüştü. Yılmaz ve Pedersen, Suriye”deki son gelişmeler ve BM”nin ülkedeki çalışmalarını ele aldı.

Source: Www.star.com.tr


Trump”tan, Putin ile görüşme öncesi “uzlaşma sağlandı” açıklaması

Trump, Truth Social hesabından, Putin ile Ukrayna”da barışın sağlanması konusunu masaya yatıracağı telefon görüşmesi öncesi açıklamalarda bulundu.
Nihai barış anlaşmasının birçok unsuru hakkında mutabakata varıldığını kaydeden Trump, taraflar arasında hala çözülmesi gereken konuların da bulunduğuna işaret etti.

Trump, “Putin ile yapacağım görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.” ifadesini kullandı.

Source: Dünya Gazetesi


Bakan Yardımcısı Yılmaz, Suriye konulu 9. Brüksel Konferansı marjında diplomatik temaslarda bulundu

Bakanlığın X sosyal medya platformundan yapılan paylaşımlara göre, Yılmaz, Suriye’deki geçiş sürecinin ve yeniden inşa çabalarının desteklenmesine odaklanan konferans marjında bir dizi ikili görüşme yaptı.

Yılmaz, Suriye konulu 9. Brüksel Konferansı marjında İngiltere Dışişleri Bakanlığında Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan”dan Sorumlu Devlet Bakanı Hamish Falconer ile bir araya geldi. Görüşmede, Suriye”deki durum hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

Bakan Yardımcımız Nuh Yılmaz, Suriye konulu 9. Brüksel Konferansı’na katıldı. Suriye’deki geçiş sürecinin ve yeniden inşa çabalarının desteklenmesine odaklanan Konferans’ta ülkemizin önceliklerini anlatan Bakan Yardımcısı Yılmaz, konferans marjında bir dizi ikili görüşme de… pic.twitter.com/YaYBeC7n7i— T.C. Dışişleri Bakanlığı (@TC_Disisleri) March 18, 2025

Bakan Yardımcısı Yılmaz, Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Andreas Motzfeldt Kravik ile de görüştü. İkili, Suriye”deki geçiş süreci ve yeniden inşa çabalarını ele aldı.

Yılmaz, konferans kapsamında Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Hana Jalloul Muro ile bir araya geldi. Görüşmede, Suriye”nin yeni döneminde Türkiye-AB işbirliği imkanları konuşuldu.

Bakan Yardımcısı Yılmaz, Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü Amy Pope ile de görüştü. Yılmaz ve Pope, Suriyelilerin ülkelerine güvenli ve gönüllü geri dönüşleri üzerinde fikir alışverişinde bulundu.

Yılmaz, Suriye konulu 9. Brüksel Konferansı marjında ise BM Yakın Doğu”daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini ile bir araya geldi. Görüşmede, UNRWA”nın faaliyetleri ve Filistinlilerin durumu hakkında görüş alışverişi yapıldı.

Bakan Yardımcısı Yılmaz ayrıca, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ile görüştü. Yılmaz ve Pedersen, Suriye”deki son gelişmeler ve BM”nin ülkedeki çalışmalarını ele aldı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


Abdülhak Molla da Recep Tayyip Erdoğan da haklı çıktı…

Biraz tarih bilmek iyidir. Tarihi şahsiyetlere dair bilgiler de iyidir. Olanı biteni anlayabilmek ve kavrayabilmek için, bu gün olanların dünden kaldığını görebilmek için gerilere gitmek yararlıdır…

Abdülhak Molla (1786-1854), hekimbaşı, şair ve edip kimliği ile maruftur. Süleymaniye Tıp Medresesi mezunu, müderristir (1801). Ağabeyi Mustafa Behcet Efendi’ de hekimdir ve hekimbaşıdır. Onun hekimbaşılığı sırasında saray hekimi olmuş; ama yaşı ve deneyimi nedeniyle abisi Saray’ı Cedit yerine Saray’ı Atik’de göreve başlatmıştır. Fırtınalı sayılabilecek hayatında sürgün de vardır, taltif de… Bir yıllık bir Edirne sürgünü sonrası Sarây-ı Cedîd’e hekim tayin edilmiş; çeşitli ilmî pâyeler alarak devlet kademelerinde değişik idarî görevlerde bulunmuştur. Ağabeyi Mustafa Behcet Efendi’nin vefatı üzerine, onun yerine hekimbaşı tayin edilmiş; Anadolu kazaskeri, sonra Rumeli Kazaskeri payeleri almış; Hekimbaşılık vazifelerine birkaç kez azil ve atama yoluyla gidip gelmiştir. 1853’te, Rumeli kazaskerlerinin en eskisine verilen “reîsü’l-ulemâ” unvanını almış, bir yıl sonra Bebek’teki yalısında vefat etti (19 Mayıs 1854). Sultan Abdülmecid’in iradesi ile daha sonra pek çok devlet adamı, âlim ve şairin defnedildiği Divanyolu’ndaki II. Mahmud Türbesi hazîresine ilk defnedilen kişi olmuştur. Abdülhak Molla, tabip olmasının yanısıra âlim, edip, şair, güzel konuşan, zarif ve nüktedan bir kimse idi. Bu meziyetleri sebebiyledir ki. II. Mahmud’un yakın çevresine girmiş ve musâhibleri arasında bulunmuştur. Cevdet Paşa, gezmeyi pek sevmeyen Sultan Abdülmecid’in, Abdülhak Molla’nın Bebek’teki yalısına iki defa gittiğini, böylece ona verdiği kıymeti diğer devlet ricâline göstermek istediğini söyler. Şairliği tabipliği kadar önde olmamakla birlikte gazel, kıta, beyit olarak pek çok şiiri günümüzde de bilinir, zikredilir…

Yalısındaki eczanesinin kapısına astırdığı, “Ne ararsan bulunur derde devâdan gayri” mısraı meşhurdur. Ancak bu günlerde herkesin sıklıkla söylediği bir beyti vardır ki, kendisinden dahi daha meşhurdur. Beyit bilinir de, söyleyeni pek bilinmez… “Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh; Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh./ Bütün devletler kurtuluş başarısını bu ibretlik sözde bulur; Şayet barış istiyorsan savaşa hazır ol.” Günümüze intikal eden bir Latin atasözü de vardır ki, bir nevi aynıdır: “Si vis pacem, para bellum./ Eğer barış istiyorsan, savaşa hazır ol.”

Rusya – Ukrayna arasındaki uzayan savaşın ABD’de Trump’ın ikinci dönem başkanlığı ile birlikte almış olduğu seyir, NATO’nun müttefiklerinin bir savaşa girmeleri halinde 5. Maddeyi işletip işletmeyeceği, özellikle ABD ordusunun müttefikleri olan AB ülkelerini başta Rus tehdidi olmak üzere olası bir saldırıya karşı koruyup korumayacağı artık çok büyük kuşkuları barındırıyor.

Trump açıkça kendilerine ödeme yapmayan AB ülkelerine Rusya’yı saldırtacağından bahsedebiliyor. Tüm Avrupa ülkelerinin birinci gündemi savunma ve güvenlik konuları. Bir Avrupa ordusu mümkün mü tartışmaları her zamankinden daha fazla yapılıyor… Kıtanın güvenlik stratejisinin yeniden belirlenmesi her geçen gün daha da kritik hale geliyor…

Avrupa Maliye Bakanları, Brüksel’de bir araya gelerek Avrupa savunmasının finansmanını görüşecek. Geçenlerde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Rearm” adını verdiği planı tanıtmıştı. Bu plana göre, Avrupa ülkeleri savunmalarını güçlendirmek için 800 milyar avroya kadar ek harcama yapacak. Finansmanın 650 milyar avroluk kısmı, Avrupa’nın bütçe kurallarında yapılacak esneklikle sağlanacak, kalan 150 milyar avro ise Komisyon tarafından kredi olarak verilecek.

Düşünün ki, Jordan Bardella, Fransa’da ırkçı olarak bilinen bir siyasetçi. İtalyan ve Cezayir kökenli bir ailenin çocuğu. Kendisi ile ilgili yorumlarda “Zafer Partisi’nin Suriye’li bir yöneticisi olması gibi…” ifadeleri de var… Bardella, yeniden silahlanma için Avrupa önceliği talep ediyor. Bir zamanlar Avrupa’yı sert şekilde eleştirip İngiltere’nin AB’den ayrılışını ifade eden Brexit benzeri, Fransa’nın ayrılması anlamına gelen“Frexit”i savunan Rassemblement National (RN), bugün farklı bir çizgide. Partinin lideri ve Avrupa Parlamentosu milletvekili Bardella, RN’nin ulusal öncelik söylemini AB düzeyine taşıyarak, özellikle Rus tehdidine karşı Avrupa’nın yeniden silahlanmasında Avrupa önceliği çağrısı yapıyor.

Fransa’nın yeniden silahlanması o kadar kolay mı? Bu iş nasıl olacak? Uzmanları tartışıyor, maliyet hesaplıyor. Çıkan rakamlar önemli, yıllık ek 50 milyar Euro! Peki, bu para nereden bulunacak?

Emmanuel Macron’un hedefi, Fransa’nın askerî harcamalarını iki katına çıkarmak. Ancak savunma bütçesi şimdiden 50 milyar euroyu aşarken ve GSYİH’nin %2’sinden fazlasına denk gelirken, bu mali yükün nasıl karşılanacağı büyük bir soru işareti.

Almanya farklı mı? Düşünün ki, Yeşiller, savunma harcamalarına ilişkin kendi önerisini sundular. Genel seçimlerde kaybedenler arasında yer alsalar da, Yeşiller şimdi CDU ve SPD’nin tartışmalı mali paketi konusunda kilit rol oynuyor. Başlangıçta hükümetin taslağını reddedeceklerini açıklayan parti, şimdi savunma harcamalarının artırılmasına yönelik kendi önerileri ile kamuoyunun önündeler. Bu hamle ile elbette, koalisyon görüşmelerinde baskıyı artırmayı amaçlıyorlar.

Almanya’da anketler yapılıyor. Nükleer silah edinme ile ilgili toplumun nabzı tutuluyor. Nükleer silahlarla ilgili kamuoyu desteğinde değişim ayan beyan… Yeni anketlere göre, Alman kamuoyunun çoğunluğu nükleer silahlara karşı olsa da, bu silahlara yönelik destek geçen yıla oranla bile belirgin şekilde artmış durumda.

İtalyan Savunma Bakanı Guido Crosetto, Genelkurmay Başkanı’na ordunun yeniden güçlendirilmesi için bir plan hazırlama talimatı verdi. Plan, 30.000 ila 40.000 ek askerin eğitilmesini öngörüyor. Böylece İtalya, olası bir kriz anında 135.000’den fazla askeri görevlendirebilecek. Daha birkaç ay önce sadece yedek birliklerin eğitimi gündemdeyken, artık aktif görevdeki asker sayısının artırılması tartışılıyor.

Bu durum ABD’ye tüm dünyada güvenin bitmesi anlamına geliyor. Uluslararası hukuku, kurumları, kuralları yıktılar. Gazze’de insanlık dramı yaşanırken, soykırım gerçekleştirirken uyuyan, zaman zaman yangının üzerine benzin döken Avrupa, benzeri bir gaddarlığın kendilerinden çok uzak olmadığını Trump ile anladı… Nadir bulunan toprak elementleri dâhil, ülkenin malvarlığına çökmek için Ukrayna’yı Rusya’nın insafına bırakan ABD, bununla yetinmiyor… Rusya’yı gösterip AB’yi de sistematik bir şekilde haraca bağlamak istiyor… Tıpkı Ortadoğu’da Arap ülkelerine İran ve İsrail’i gösterip iradeleri dahil her şeylerine el koyduğu gibi… Ortada reel bir Rus tehdidi ve Donald Trump’ın NATO’nun kullanımı konusundaki tutum değişikliği var… Avrupa ülkelerinin hepsini savunma stratejilerini yeniden gözden geçirmeye mecbur. Artık, en hakiki gerçek, herkes başının çaresine bakacak. Barışı sağlamak ve korumak için savaşa hazır olacak…

Abdülhak Molla ne kadar haklı imiş… Ve, iyi ki Recep Tayyip Erdoğan, “Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh” meseline uygun hareket ile; iktidarının ilk gününden itibaren “yerli ve milli” anlayışıyla savunma sanayiinde dışa bağımlılığı minimize etmiş…

Source: Zakir Av


Netanyahu”nun neden saldırı emri verdiği ortaya çıktı! Meğerse Ben-Gvir içinmiş

İsrail merkezli Kanal 12″nin iddiasına göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’ye yönelik yeniden başlattığı saldırıların asıl sebebinin, aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir’i hükümete geri döndürmek olduğu öne sürüldü. Netanyahu’nun saldırı emrinin arkasında, hükümet içindeki dengeleri sağlamak ve Ben-Gvir’in desteğini yeniden kazanmak amacıyla planlandığı belirtildi. NETANYAHU”NUN SALDIRI NİYETİ ORTAYA ÇIKTI İsrail savaş uçakları, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah ve Nuseyrat mülteci kampına ağır hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda 360’dan fazla Filistinli hayatını kaybetti. Kurbanlar arasında çok sayıda kadın ve çocuk bulunuyor. İsrail merkezli Kanal 12″nin haberine göre, Netanyahu’nun saldırı kararının arkasındaki asıl motivasyon, hükümet içindeki desteğini pekiştirmek ve Ben-Gvir’i hükümete geri döndürmek. Hadash-Ta’al Başkanı Ayman Odeh, “Netanyahu, Ben-Gvir’i hükümete geri döndürmek için Gazze’ye savaş açtı. Arap halkı, bu savaşı durdurmak için hükümete karşı protesto başlatmalı” dedi. #r-1087970# “BEN-GVİR”İN DÖNÜŞÜ İÇİN SAVAŞ BAŞLATILDI” Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, saldırıların “doğru ve haklı” olduğunu savundu. Ben-Gvir, “Gazze’de savaşa dönmek doğru bir adım. Bu operasyon, İsrail’in güvenliğini sağlamak için gerekliydi” diyerek Netanyahu”nun kararına açık destek verdi. ATEŞKES RESMEN BOZULDU Hamas, İsrail’in saldırılarıyla ateşkesi kasıtlı olarak bozduğunu belirtti. Filistin İslami Cihad ise İsrail’in 19 Ocak’tan bu yana yürürlükte olan ateşkesi bilerek sabote ettiğini açıkladı. Hamas, İsrail”in Gazze”de savunmasız sivillere yönelik “haince” bir saldırı gerçekleştirdiğini savundu. GAZZE”DE BOMBARDIMAN: YÜZLERCE ÖLÜ VE YARALI Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi, saldırılarda ölenlerin çoğunun kadın, çocuk ve yaşlılardan oluştuğunu ve bazı ailelerin tamamen yok edildiğini açıkladı. Tıbbi kaynaklar ise 360’dan fazla kişinin öldüğünü ve çok sayıda yaralının hastanelere ulaştırılamadığını bildirdi. Medya ofisi, “İsrail’in bu acımasız saldırıları, sadece yıkım ve öldürme dilinden anladığını bir kez daha göstermiştir” açıklamasını yaparak uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. İSRAİL, REFAH SINIR KAPISINI KAPATTI İsrail, Gazze”ye yönelik yoğun hava saldırılarının ardından Refah Sınır Kapısı”nı bireylere kapattı. Tıbbi kaynaklar, bu karar nedeniyle ağır yaralıların tahliye edilemediğini ve sağlık hizmetlerinde ciddi aksamalar yaşandığını bildirdi. NETANYAHU”DAN BAKANLARA TALİMAT İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu”nun, bakanlarına Gazze’de yeniden başlayan çatışmalarla ilgili medyaya açıklama yapmaktan kaçınmaları talimatını verdiği bildirildi. SALDIRI ÖNCESİ ABD”YE DANIŞTI Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İsrail”in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi”ne düzenlediği saldırılara dair açıklamada bulundu. ABD”nin bu saldırılar hakkında önceden bilgisi olduğunu teyit eden Leavitt, İsrail”in saldırılar konusunda Beyaz Saray ve Trump yönetimine danıştığını söyledi. Leavitt, “Kıyamet kopacak” ifadesini kullanarak, Trump”ın İsrail”e destek olmaktan korkmadığını belirtti. ESİR AİLELERİNDEN ATEŞKES ÇAĞRISI İsrailli Mahkum Aileleri Kurumu, İsrail”in yeniden başlayan saldırılarında esirlerin hayatının tehlikeye girdiğini belirterek ateşkese geri dönülmesi çağrısında bulundu. ABD ise saldırıların sorumluluğunu Hamas’a yükledi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Brian Hughes, “Hamas, ateşkesi uzatmak için rehineleri serbest bırakabilirdi ama bunun yerine reddetmeyi ve savaşı seçti” dedi. İSRAİL”DE AŞIRI SAĞCI SİYASETÇİLER SALDIRILARI DESTEKLEDİ İsrail”in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze”ye yönelik yoğun saldırıların yeni Genelkurmay Başkanı tarafından planlanan bir süreç olduğunu açıkladı. Smotrich, “Bu savaş, eskisinden tamamen farklı olacak” dedi. Ben-Gvir ise Netanyahu”nun saldırı kararı için, “Bu savaş kararı tamamen haklıdır. İsrail”in güvenliği için bu adımı atmak zorundaydık” diyerek hükümetin kararını açıkça destekledi. Öte yandan Gazze’deki saldırılar uluslararası toplumda tepkiyle karşılanırken, Birleşmiş Milletler ve insan hakları grupları İsrail’e saldırıları derhal durdurma çağrısında bulundu.

Source: Türkiye Gazetesi


İsrail uçaklarının Suriye”nin güneyindeki Dera”ya saldırısında 2 sivil hayatını kaybetti

Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, İsrail uçakları, Dera çevresindeki 12. ve 132. Tugayı hedef aldı.

Suriye Haber Ajansının (SANA) haberine göre, saldırılarda 2 sivil hayatını kaybetti, 19 sivil yaralandı.

İsrail”in Suriye”ye saldırıları ve işgali

Suriye”de 27 Kasım 2024″te şiddetlenen çatışmaların ardından 8 Aralık”ta 61 yıllık Baas rejiminin çökmesiyle eş zamanlı olarak İsrail ordusunun ülkeye saldırıları arttı.

Rejim ordusundan kalan askeri altyapı ve imkanları imha etmeye başlayan İsrail ordusu, Suriye toprağı Golan Tepeleri”ndeki işgalini genişletti.

Golan Tepeleri civarındaki tampon bölgeye giren İsrail ordusu, işgali daha ileriye taşıyarak başkent Şam”ın 25 kilometre yakınlarına kadar sokuldu.

İsrail, Suriye”ye ait Golan Tepeleri”ni 1967″den bu yana işgal altında tutuyor. İsrail ile Suriye arasında 1974″te imzalanan Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması ile tampon bölge ve silahtan arındırılmış bölgenin sınırları belirlenmişti.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


Sosyal medyada bomba yapımı ve eğitimi veren DEAŞ”lıya hapis cezası

Sosyal medyada paylaşılan bir videoda yer alarak bomba yapımı ve eğitimi verdiği iddia edilen ve DEAŞ silahlı terör örgütünde faaliyet gösterdiği değerlendirilen sanık Rami Haccar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede, sosyal medyada paylaşılan ve 2015 yılının Haziran ayında Suriye”de çekilen, Heyet Tahrir Şam (HTŞ/FEC/ENC) terör örgütü propagandası içerikli videonun detaylı olarak incelendiği, videonun 22.saniyesinde görünen şahsın Rami Haccar olabileceği şeklinde bilgilerin iletildiği ve bunun üzerine ‘DEAŞ silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan soruşturma başlatıldığı aktarılmıştı. BOMBA YAPIM VİDEOSUNDA YER ALDIĞI BELİRTİLDİ Hazırlanan iddianamede, Haccar ile videodaki kişinin aynı kişi olduğunun uzmanlık raporu ile tespit edildiği, sanığın videoda bulunduğu anlarda ise bomba yapım işleri ile ilgili görüntülerin çekildiği anlar olduğu kaydedildi. “BOMBA YAPIMINA İLİŞKİN BİR ŞEY BİLMİYORUM” Rami Haccar’ın ifadesine yer verilen iddianamede, Suriye’de doğup 2017’de Türkiye’ye geldiğini söyleyerek, “Geçici kimlik koruma belgesi aldım. Herhangi bir suça karışmadım. 2014’te Suriye”de savaşlar başladığında ÖSO”ya bağlı gruplar içerisinde 1 yıl yer aldım. Başımdan yaralanmam sebebiyle beni gönderdiler. ÖSO”dan ayrılınca 1-2 sene Suriye”de Halep”te tekstil işi yaptım daha sonra Türkiye”ye geldim. Görüntülerde bulunan şahıs benim fakat görüntülerde ne anlattığımı bilmiyorum. Orası ÖSO içerisinde alınmış bir görüntümdür. HTŞ içerisinde bulunan bir görüntü değildir. Bomba yapımına ilişkin bir şey bilmiyorum. Benim ellerimden aldığım darbe nedeniyle his kaybı vardır. Böyle bir şey yapmam mümkün değildir. Herhangi bir örgütle bağlantım yoktur. Ben ve benim çevreme göre DEAŞ, terör örgütüdür ” dediği aktarılmıştı. GÖRÜNTÜLERDE KENDİSİ OLDUĞUNU ANCAK NE ANLATTIĞINI BİLMEDİĞİNİ SÖYLEDİĞİ BELİRTİLDİ İddianamede, Haccar’ın video kaydındaki kişinin kendisinin olduğunu ancak görüntülerde ne anlattığını ve bomba yapımına ilişkin bir şey bilmediğini söylese de söz konusu videonun HTŞ/FEC/ENC terör örgütüne ait sosyal medya hesabından paylaşıldığı, sanığın Ensar El Akide isimli örgüte ait oluşumun “Suriye Cihad Filoları” ismiyle bomba yapım eğitim videosunun bulunduğu ve bu gerekçelerle örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiğinin değerlendirildiği belirtilmişti. DAVA KARARA BAĞLANDI Hazırlanan iddianamede Rami Haccar’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilirken, konuya ilişkin yargılama geçtiğimiz günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi”nce karara bağlandı. 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI Kararını açıklayan mahkeme, sanık Rami Haccar’ı “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırarak hükmen tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Source: Türkiye Gazetesi


İsrail ateşkesi bozup Gazze’ye saldırdı

İsrail, Gazze Şeridi’ne ‘geniş çaplı’ saldırı başlattığını duyurdu. Ölü sayısının 300’ü aştığı bildirildi.

Filistin haber ajansı WAFA’nın haberine göre İsrail’in Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırılarda çok sayıda kadın ve çocuk hayatını kaybetti.

İsrail’in saldırılarında en az 90 yaralı bölgedeki hastanelere ulaştı.

Hayatını kaybedenlerin yarısından fazlasının Gazze’nin güney bölgelerinden olduğu belirtildi. İsrail bombardımanı nedeniyle arama kurtarma ekipleri, hedef alınan bölgelere ulaşmakta ciddi sıkıntı çekiyor.

AlJazeera’nin haberine göre saldırılarda ölü sayısı 300’ü aştı.

AA’nın aktardığına göre saldırılarda ölenlerin ve kaybolanların sayısının 322’yi geçtiği bildirildi.

İsrail, saldırılarını artırarak sürdüreceğini açıkladı

İsrail Başbakanlık Ofisi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın Gazze’de ‘Hamas’a karşı güçlü bir şekilde harekete geçme talimatı verdiği’ni duyurdu.

Hamas’ın Gazze’deki İsrailli esirleri serbest bırakmayı ve arabuluculardan aldığı teklifleri reddettiği öne sürülen açıklamada saldırıların da bu nedenle başlatıldığı belirtildi.

İsrail’in bu şekilde 7 Ekim 2023’ten bu yana ulaşamadığı hedeflerine ulaşmayı ve Gazze’deki İsrailli esirlerin serbest bırakılmasını sağlamayı amaçladığı öne sürüldü.

Açıklamada ateşkesi bozan İsrail’in Hamas’a karşı ‘gittikçe artan askeri güçle’ hareket edeceği vurgulandı.

Hamas: Netanyahu savaşı yeniden başlattı

Hamas yazılı açıklamasında İsrail hükümetinin 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını bozarak savaş açtığını belirtti.

Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkının barbarca bir savaşın yanı sıra sistematik açlık politikalarına maruz kaldığı hatırlatılan açıklama şöyle:

Gazze’ye ve savunmasız Filistinli halkına karşı haince saldırıların sonuçlarından suçlu Netanyahu’yu ve Siyonist Nazi işgalcilerini sorumlu tutuyoruz.

Netanyahu ve radikal hükümeti ateşkes anlaşmasına darbe yapma kararı alarak Gazze Şeridi’ndeki esirlerin hayatını tehlikeye atarak akıbetlerini belirsizliğe sürüklüyor. Arabuluculardan, ateşkese darbe yapan Netanyahu’yu ve Siyonist işgalciyi sorumlu tutmalarını istiyoruz.

Source: aktifhabercom


Tel Aviv, 5 saat boyunca bombaladı! Gazze cehenneme döndü!

Gazze”deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail”in Gazze”deki ateşkes anlaşmasını hiçe sayarak, uluslararası ve insani tüm anlaşmaları ihlal ederek sivillere yönelik soykırımı sürdürdüğü belirtildi.BEŞ SAAT ARALIKSIZ BOMBARDIMAN!Açıklamada, İsrail”in Gazze”ye 5 saat boyunca düzenlediği saldırılarda ölenlerin ve kaybolanların sayısının 330″u aştığı ve onlarca yaralının olduğu kaydedildi.Ölen ve yaralananların bir kısmı hastanelere ulaştırılırken, büyük bir kısmının bölgedeki kötü insani şartlar ve tüm kentlerdeki akaryakıt sıkıntısının ulaşımı felç etmesi nedeniyle henüz hastanelere nakledilemediği, ölenlerin ve kayıpların çoğunun kadın, çocuk ve yaşlılardan oluştuğu ifade edildi.İSRAİL ATEŞKESİ BOZDUĞUNU DUYURDUİsrail ordusu, siyasi kademenin talimatları doğrultusunda Gazze”ye geniş çaplı saldırıların yeniden başlatıldığını duyurmuştu.İsrail Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, saldırıların Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz”ın talimatlarıyla başlatıldığı ifade edilmişti.Ateşkesi bozan İsrail”in Hamas”a karşı “gittikçe artan askeri güçle” hareket edeceği aktarılmıştı

Source: Fatih Yoncalık