“Uluslararası Çatışmalar Gündemi – Savaş, Ateşkes ve Stratejik Gelişmeler”

TSK’nin kıdemli personeli için yasa teklifi: ‘Genç subaylara güvenilmiyor mu?’

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler’in kamuoyuna duyurduğu teklif, Yüksek Askerî Şûra kararıyla hizmet süresi uzatılabilecek general ve amiral sayısını yıllık 36’dan 60’a, zorunlu hâllerde ise 75’e yükseltiyor. Benzer şekilde kuvvet komutanlıklarına atanan orgeneral ve oramirallerin yaş haddinin 67 olması ve kuvvet komutanları ile diğer orgeneral ve oramirallerin yaş haddinin birer yıllık sürelerle 72 yaşına kadar uzatılabilmesinin önü açılıyor. Teklife ilişkin Cumhuriyet’e konuşan Emekli Tuğgeneral Ali Er “Bugünlerde terfi etmesi gereken devrelerin büyük bir çoğunluğu geçmişte FETÖ’nün yönlendirmesiyle silahlı kuvvetlere sokulduğu için silahlı kuvvetlerde büyük bir boşluk meydana geldi. 1990 yılında Kuleli’ye girenler arasından şu an silahlı kuvvetlerde kalanların oranı herhâlde yüzde 20’yi geçmez. 1994 mezunlarının, ki FETÖ’nün altın devresiydi, bugünün tuğgeneralleri, tümgeneralleri hatta korgeneralleri olması gerekirdi. Dolayısıyla burada bir açık var. Ama bu teklif geçici bir tedbir olmalı. Örneğin önümüzdeki 10 yılı kapsamalı” dedi. Teklifin bazı soru işaretlerine yol açabileceğini dile getiren Er “Bu mevcut yönetimin kendisini garantiye almak için güvendiği orgeneralleri mümkün olduğu kadar görevde tutma girişimi mi? Burada genç subaylara hâlâ güvenilmiyor mu? Bu sorgulanmalı. Böyle bir şeye gerek yok” ifadelerini kullandı. ‘72 YAŞ ÇOK İLERİ BİR YAŞ’ Emekli Tuğgeneral Er bunların yanında ileri yaşın komuta kademesinin işleyişinde sorunlara yol açabileceğini öne sürerek şunları kaydetti: “Siz bir generali 72 yaşına kadar ne yapacaksınız? Bir general 45 yaşında, bilemediniz 50 yaşında en geç general olmalı. 60-65 yaşında da emekli olmalı. Bugün Avrupa ordularında, NATO ordularının çoğunda 60 yaşından büyük çok fazla general bulamazsınız. Bir profesör 80 yaşına kadar da çalışır ama bir generalin kendi meslekî birikiminin yanında fizîki kabiliyeti de yüksek olmak zorunda.” BATU BOZKÜRK

Source: Cumhuriyet/ankara


Türkiye zaten ilk sıradaydı

ABD’nin BOP (GOP) kapsamında Irak ve Suriye’yi hallettikten sonra güncel olarak İran, ardından da sıranın Türkiye’ye geleceği yorumları yapılıyor. BOP kapsamında örnek ülke olarak Türkiye ilk sıradaydı. Süreç 12 Eylül 1980 askeri darbe ile başlatıldı. Dönemin ABD Başkanı J. Carter ’in “Çocuklar başardılar” açıklaması, bir ABD haber ajansının darbeden önce “Türkiye’de darbe oldu” haberi, sürecin başlama kanıtıdır. Türkiye, ABD’nin BOP (GOP) kapsamında bölgenin siyasal ve ekonomik düzeni için pilot uygulama, Erdoğan projenin eşbaşkanıdır. ABD ile ikili ilişkilerde ciddi sorun yoktur. Erdoğan, Trump ’a “dostum” diye hitap etmekte, Trump da Erdoğan’a “Rahip Brunson ” uyarısı, hatırlatmasıyla beğenisini, takdirini açıklamaktadır. Türkiye’nin AB ile görünüş dışında bir sorunu yoktur. AB, Türkiye’yi demokratik olmayan uygulamaları, AİHM kararlarına uyulmaması nedeniyle şeklen eleştirmektedir. Sığınmacı konusu, AB’nin ciddi sorunlarından biridir. Türkiye bu bağlamda tampon filtre ülke olarak AB’yi bir anlamda korumaktadır. Bu hizmet karşılığı bir bedel ödüyor mu? Bu konuda şeffaflık yok. Batı tam bağımsız, bağlantısız Türkiye yerine, bağımlı Türkiye’yi tercih eder. Emperyal güçlerin kârlı pis işleri için İsrail’i Türkiye’ye saldırtmasının gerekçesi yoktur. Zaten İsrail’in de Türkiye için bir tehdit oluşturma gücü yoktur. “Uluslararası hukuk, müzakere, diyalog, diplomasi, Birleşmiş Milletler, uyuşmazlıkların barışçıl yolla çözümü” gibi kavram ve sözcüklerin, İsrail ve ABD saldırganlığı ile “lafügüzaf” olduğu görüldü. Müzakere, diyalog, diplomasi olsun ama sonunda da emperyal başat gücün istediği olsun. Amerikalılar tafra satmayı, övünmeyi, büyüklenmeyi böbürlenmeyi severler, öyle de davranırlar. Tehditle birlikte tafra satma, büyüklenme Trump’ta tavan yapmış durumda. Söylem, reklam dışında ABD’nin askeri başarısı var mı? Kore Savaşı’nda denize dökülmekten kurtulup Kore’nin ikiye bölünmesi, Vietnam’dan 50 bin üstü kayıpla kaçış, Afganistan’ı 12 bin kayıpla yönetimi Taliban’a teslim ederek terk etmek askeri başarı mı? Başarı Körfez Savaşlarında Saddam Hüseyin ’e karşı kazanılmıştır. İran saldırısının nereye evrileceği belirsizdir. Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİO), Rusya ve Çin, İran’ı herhalde yalnız bırakmayacaktır. Günümüzde dünya düzeni, düzensizlik anormaldir. Ortak ölçüler, değerler, kurallar yok. Güç gösterileri vardır. Böyle belirsiz, kuralsız ortamda ülkenin alacağı önlemler, izleyeceği politikalar belirlenmelidir. Türkiye’nin bağımsız, bağlantısız dış politika izlemesi zorunludur. Ancak böyle bir politika izlemenin ekonomik temelleri olmalıdır. Ekonomik açıdan dışa bağımlı bir ülke, bağımsız, bağlantısız bir politika izleyemez. Ülke, 24 Ocak ekonomik kararları, 12 Eylül askeri darbesi, dış telkin, Cumhur ortak yöntemiyle ekonomik açıdan da yanlış yollara sürüklenmiştir. Savunma sanayisi ve enerjide kendine yeterliliğe de öncelik veren ithal ikamesi üretim stratejisine yönelmelidir. Savunma sanayi kurumları KİT olarak örgütlenmeli, üretimde dış müdahalelerden bağımlılıktan kaçınılmalı, caydırıcı bir güç olunmalıdır. Dış tehditler ancak böyle önlenir, ülke itibar kazanır, sıraya alınmaz, uluslararası sorunların çözümünde de etkin rol oynayabilir.

Source: Öztin Akgüç


Aile fotoğrafı

Herkes, NATO Lahey Zirve Toplantısı aile fotoğrafındaki, gece tuvaleti görünümünde açık yeşil elbisesiyle göz kamaştıran, alımlı ve güzel kadın Hollanda Kraliçesi Maxima ’ya odaklanmış ama o fotoğrafta bulunmaması gereken kişiyi, sevgili Emre Kongar atlamamış. Doğrusu tebrike değer bir gözlem çünkü o ayrıntı, NATO Zirvesi’nin en önemli mesajını taşıyor. NATO RUSYA”YA KARŞI Rusya-Ukrayna savaşının başlıca nedeni, Rusya’nın, Ukrayna’nın NATO üyeliğini, Rusya için bardağı taşıracak son damla olarak görmesiydi. NATO üyesi olmayan Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski ’nin NATO aile fotoğrafında yer alması, Rusya’nın sinir uçlarıyla oynamak ve “Biz Ukrayna’yı üyemiz olarak görüyoruz” mesajıdır. Başka bir ifade ile Rusya bir NATO ülkesine saldırmıştır. Bu durumda NATO Antlaşması’nın, üyelerden birisine yapılan saldırıya NATO’nun bir bütün olarak karşı durmasını öngören, 5. maddesi mi yürürlüktedir? Aslında aile fotoğrafına Zelenski’yi sokmaya gerek yoktu çünkü Rusya-Ukrayna savaşı, NATO’nun yol açtığı ve açıkça desteklediği bir savaştır. O zaman Trump ’ın, Ukrayna’nın değerli madenlerine el koyduktan sonra, savaş sahnesinden çekilmesi hatta Putin ’in elini serbest bırakmasını nasıl yorumlamak gerekir? Bu, NATO ittifakının, Trump’ın keyfine kalmış bir savunma örgütü olduğunu göstermez mi? Trump’ın Avrupa’yı, başının çaresine bakmaya; bir yandan da Avrupa’ya daha fazla Amerikan silahı satabilmek için müttefikleri, savunma harcamalarını milli gelirlerinin yüzde 5’ine çıkarmaya zorlaması ne anlama geliyor? Özellikle hava gücü Avrupa ve ABD silahlarına dayanan Türkiye bu gelişmeleri dikkatle değerlendirmek ve en gerek duyduğu anda, başının çaresine bakmak zorunda kalabileceğini bilerek önlemlerini şimdiden almak zorundadır. Müttefiklerin ne zaman ve ne kadar Türkiye ile birlikte hareket edeceklerini, önceden ve doğru değerlendirmek önemlidir. Özellikle de bazı müttefiklerimizin! Türkiye’ye karşı hasmane tutum aldıkları, diğerlerinin de hemen her zaman onlardan yana tavır koydukları gerçeği ortada iken. YUNANİSTAN VE NATO MÜTTEFİKLERİMİZ Nitekim Yunanistan, son AB Brüksel Zirvesi’nin sonuç bildirisine, Türkiye ile Libya arasındaki Doğu Akdeniz denizalanı anlaşması çerçevesinde yapılacak sismik araştırmaların Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı olduğuna! ilişkin bir paragrafın girmesini bir kez daha sağladı. Yunanistan’ın bu tür girişimlerinin sayısı çoktur ve AB ve ABD her defasında Yunanistan’ın arkasında yer almıştır. Müttefiklerimizin bu tutumunun yakın gelecekte değişeceğini gösteren bir belirti de yoktur. Bu bağlamda, ABD Başkanı Johnson ’un, Başbakan İsmet İnönü ’nün, “ Yeni bir dünya kurulur. Türkiye o dünyada yerini alır” demesine yol açan, “Kıbrıs’ta ABD silahlarını kullanamazsınız. Kıbrıs’a müdahale nedeniyle Rusya Türkiye’ye saldırırsa, NATO size destek olmakta isteksiz davranır” mealindeki, 5 Haziran 1964 tarihli mektubunu da anımsamakta yarar vardır. Türkiye’nin, etrafında ve dünyada olup biteni dikkatle izlemesi, doğru değerlendirmesi ve stratejisini doğru belirlemesi giderek daha da önem kazanmaktadır. Son günlerde bunu gerektiren başka gelişmeler de oldu. TRUMP NETANYAHU”YA NE YAPTI? “Hem severim hem döverim!” politikası güden Trump, bugünlerde yine Netanyahu ve Erdoğan ’ı yere göğe koyamıyor. Netanyahu’ya övgüler düzüyor ve kendi durumu ile karşılaştırılacağından bile çekinmeyerek “büyük savaşçı” Netanyahu’nun yolsuzluk nedeniyle yargı önüne çıkarılmaması gerektiğini söylüyor. Bir yandan da Netanyahu’ya İran karşısındaki başarısızlığını anımsatacak biçimde, İran’ın başarılı savunması için bir iki cümle etmeyi de unutmuyor. Halbuki Netanyahu ve İsrail ordusu İran’a karşı giriştikleri saldırılarda başarısız olup da ABD’nin başını derde sokmaya başlayınca Netanyahu’yu hizaya getirmiş ve İran ile ateşkese razı etmişti. Trump’ın bununla da yetinmediği ve Netanyahu’yu, Gazze’deki Filistinlileri göç ettirmekten vazgeçirdiği daha da ileri gidip ona, Gazze’nin dört Arap ülkesi ve Colani (Şara) tarafından yönetilmesini de kabul ettirdiği anlaşılıyor. Netanyahu ne yapsın? Eli mahkûm! Doğrusu ibretlik bir teslimiyet ve çaresizlik örneği. Bütün bu olup bitenlerden ders almayanlar, acımasız emperyalizm karşısında boynu bükük olanlar ülkelerini de kendilerini de büyük sıkıntılara sokarlar. Bunu görmek için tarihe bakmaya gerek yok. Son bir aya bakmak yeter.

Source: Ahmet Süha Umar


İsrail’de havalimanına füze saldırısı!

Yemen”deki Husiler tarafından fırlatılan bir füze nedeniyle İsrail”in çeşitli bölgelerinde sirenler çaldı.İsrail ordusundan yapılan açıklamada, füze nedeniyle sirenlerin protokol gereği devreye girdiği belirtildi.Husilerin ateşlediği füzenin İsrail hava kuvvetleri tarafından önlendiği ileri sürüldü.İSRAİL”DE SİRENLER ÇALDIİsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, olaya ilişkin herhangi bir yaralanma ihbarı almadığını aktardı.Kanal 12 televizyonunun haberine göre, İsrail”in başkenti Tel Aviv”deki Ben Gurion Havalimanı”nda uçuşlar kısa süreliğine askıya alındıktan sonra tekrar başladı.”TEL AVİV”DEKİ BEN GURİON HAVALİMANI”NI HEDEF ALDIK”Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, televizyonda yayınlanan açıklamasında konuya ilişkin bilgi verdi.Seri, 4 askeri operasyon yaptıklarını belirterek, “Filistin 2” adlı hipersonik balistik füzesi kullanılarak Tel Aviv”deki Ben Gurion Havalimanı”nın hedef alındığını belirtti.Yahya Seri, diğer operasyonlarda ise Yafa, Askalan ve Eilat bölgelerinde İsrail”e ait 3 hassas hedefin, 3 İHA ile hedef alındığını bildirdi.

Source: Muhammet Binici


Şok iddia: PKK saldırdı bir asker ampute oldu

İYİ Parti Grup Başkanvekilleri Turhan Çömez ve Buğra Kavuncu Irak’ın kuzeyinde drone saldırısında yaralanan askerleri tedavi gördükleri GATA’da ziyaret etti. Çömez, saldırıyı PKK’nın düzenlediğini söyledi ve “Saldırılar gizleniyor, artık bu olayların inkar edilecek, saklanacak durumu yok” dedi.

Irak’ın kuzeyindeki Metina bölgesinde bir terör saldırısı olduğunu aktaran Çömez, “Saldırıyı yapan PKK’lı 18 militan. Bunlardan ikisi Türkiye’nin kırmızı kategoride aradığı üst düzey yöneticiler. Birliğimize 24 drone ile saldırdılar. 9 askerimiz yaralandı ve bunlardan 3’nün durumu ciddi” dedi. Öte yandan askerlerden birinin kolunun kesilerek ampute edildiği bildirildi.

Bir yaralı askerin düğününe katılma sözü verdiklerini aktaran Buğra Kavuncu ise şunları aktardı: “Ben 3 gün önce yaptığım görüşmede askerimizin babasına geçmiş olsun dilekleriyle aradım. Olayla ilgili soru sordum, biraz durdu ve peşinden dedik ki ‘karşı taraftan’. Alçak terör örgütünün yapmış olduğu hain saldırıları saklayarak bitiremezsiniz. Bunun yolu bu değildir. Gencecik çocuklar. Bu sessizlik doğru değildir.”

Source: Deniz Ayhan


İran’a saldırı Cengiz’e kazandırdı

Daha önce CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in iddia ettiği üzere DAP gübrede fahiş fiyat eleştirileriyle gündeme gelen, iş insanı Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz Holding, bu kez de çiftçi ezilirken savaşı lehine çevirdi. Bir ay önce 19 bin 635 lira olan ÜRE gübresinin fiyatı yüzde 38.5 oranında artarak 27 bin 192 liraya yükseldi.

Geçen mayıs ayına göre DAP gübresinin fiyatı da yüzde 12.9 oranında artarak 30 bin 521 lira oldu. Kompoze gübrenin fiyatı yüzde 10.7 oranında artarak 19 bin 198 liraya, amonyum sülfat gübrenin fiyatı yüzde 6 oranında artarak 11 bin 768 liraya ve amonyum nitrat gübrenin fiyatı yüzde 3.1 oranında artarak 13 bin 294 liraya çıktı.

TÜRKİYE İTHALATÇI

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Türkiye kimyasal gübre ham maddelerinin yüzde 90’ından fazlasını ithal ediyor. Gübre fiyatları da dolar kuruna bağlı olarak değişiyor. 13 Haziran’da başlayan İran – İsrail savaşı da ülkemizdeki gübre fiyatlarını artırdı’’ dedi ve şunları söyledi: “Bir önceki yıla göre ÜRE gübrenin fiyatı yüzde 99.4, DAP gübrenin fiyatı yüzde 48.8, kompoze gübrenin fiyatı yüzde 42.7, amonyum nitrat gübrenin fiyatı yüzde 36 ve amonyum sülfat gübrenin fiyatı yüzde 34.7 oranında arttı. Önümüzdeki dönemde mısır, ayçiçeği ve çeltik gibi sıcak iklim tahıllarının üst gübrelemeleri yapılacak.

Önceden gübre temini yapamayan çiftçiler mecburen bu fiyatlarla gübre satın almak zorunda kalacak, birçoğu da alamayacak. Bu gelişmelerden mazot fiyatları da etkilendi. Mazotun litre fiyatı aylık yüzde 6.2 yıllık ise yüzde 15.1 oranında arttı.”

DAP gübrede 3 büyük oyuncu

Gübre fiyatlarına son dönemde gelen zamlar çiftçinin tepkisini çekiyor. Çiftçinin maliyetlerinde büyük bir atışa yol açan DAP gübre fiyatlarının belirlenmesinde pazardaki en büyük oyuncular ise DAP gübrede Eti Gübre, Yıldızlar Entegre Holding ve Gübretaş. Öne çıkan firmalar fiyatlarda artışa gittikçe çiftçinin beli daha çok bükülüyor. Dap gübresi, temelde ekinin fosfor ve azot ihtiyacını karşılamak üzere tasarlanan bir ürün olarak tanımlanıyor.

Source: Yavuz Alatan


Tiyatronun günü 5 Temmuz

Terör örgütü PKK’nın kendini feshettiğini ve silah bırakma kararı aldığını duyurmasının üzerinden iki ay geçmesine rağmen silahların teslimiyle ilgili somut bir adım halen atılmadı.

Terör örgütünün, 5 Temmuz’da iki ayrı noktada sembolik olarak iki grubun Irak Bölgesel Kürt Yönetimine silahlarını teslim edecekleri, ardından da geldikleri kampa geri dönecekleri bildirildi. PKK’nın Kandil bölgesinden 25 kişiden oluşan silahlı ve terörist kıyafetli iki ayrı grubun 5 Temmuz’da Irak’ın Süleymaniye kentine bağlı Ranya kasabasındaki kırsal bölge ile yine Kandil Dağı eteklerindeki Binar bölgesinde sembolik olarak silah bırakacağı bildirildi.

Şova dönüşecek silah bırakma töreni için Bölgesel Yönetimin bilgisi dahilinde belirlenen iki ayrı noktada hazırlıkların devam ettiği aktarıldı.

Source: Özgür Cebe


Trump, İsrail’in Gazze’de 60 günlük ateşkesi kabul ettiğini söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail”in Gazze”de 60 günlük ateşkes için gerekli koşulları kabul ettiğini söyledi. Hamas”ı, Katar ve Mısırlı yetkililerin kendilerine ileteceği “nihai teklifi” kabul etmeye çağırdı.

Kendi sosyal medya hesabı Truth Social”da bir paylaşım yapan ABD Başkanı, önerilen 60 günlük ateşkes sırasında “savaşı sona erdirmek için tüm taraflarla çalışacaklarını” söyledi.

Ateşkes koşullarının ne olduğunu ayrıntılı olarak açıklamayan Trump şunları yazdı:

“Barışı getirmek için çok çaba sarf eden Katarlılar ve Mısırlılar bu son teklifi iletecekler. Umarım… Hamas bu anlaşmayı kabul eder, çünkü daha iyisi olmayacak – SADECE DAHA DA KÖTÜ OLACAK.”

ABD Başkanı”nın önümüzdeki hafta İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşmesi planlanıyor.

Trump ayrıca Netanyahu”nun, Gazze”deki düşmanlıkları sona erdirmek istediğine inandığını söyledi:

“Şunu söyleyebilirim ki, istiyor. Sanırım önümüzdeki hafta bir anlaşmaya varacağız.”

İsrail, kısa süre önce Gazze”nin kuzeyinde tahliye emri verdi ve bölgeye saldırılarını artırdı.

Geçtiğimiz hafta, üst düzey bir Hamas yetkilisi BBC konuşarak, arabulucuların Gazze”de yeni bir ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması anlaşması için çabalarını artırdığını ancak İsrail ile müzakerelerin tıkandığını söylemişti.

İsrail, çatışmanın ancak Hamas tamamen dağıtıldığında sona erebileceğini söylüyor. Hamas ise uzun zamandır kalıcı bir ateşkes ve İsrail”in Gazze”den tamamen çekilmesi çağrısında bulunuyor.

Sağlık görevlilerine ve görgü tanıklarına göre, 30 Haziran”da Gazze Şehri”ndeki bir sahil kafesine düzenlenen İsrail hava saldırısında en az 20 Filistinli öldürüldü.

170″ten fazla yardım kuruluşu ve STK, İsrail güçlerinin İsrail destekli yardım kuruluşu GHF”ten yardım almaya giden Filistinlilere “rutin olarak” ateş açtığını söylüyor. İsrail bu suçlamayı reddediyor.

Önceki ateşkes İsrail saldırılarıyla sonlanmıştı

Bir önceki ateşkes, Mart ayında İsrail”in Gazze”ye yeni saldırılar başlatmasıyla sonlanmıştı.

İsrail bunu “Hamas”ın terör saldırıları düzenlemeye, güç toplamaya ve yeniden silahlanmaya hazır olmasını önlemek” için olduğunu söylemişti.

İsrail ile Hamas arasında 19 Ocak”ta başlayan ateşkes üç aşamadan oluşacaktı ancak ilk aşamada sona erdi.

İkinci aşama, kalıcı bir ateşkes yapılmasını, İsrail”deki Filistinli mahkumların salıverilmesi karşılığında Gazze”deki İsrailli rehinelerin geri verilmesini ve İsrail güçlerinin Gazze”den tamamen çekilmesini içeriyordu.

Yaklaşık 50 İsrailli rehine hala Gazze”de bulunuyor ve bunlardan en az 20″sinin hayatta olduğu tahmin ediliyor.

İsrail”in, Hamas”ın 7 Ekim 2023″te İsrail”e düzenlediği ve yaklaşık 1.200 kişinin öldürüldüğü saldırının ardından Gazze”de başlattığı saldırılarda en az 56.647 kişi öldürüldü. Gazze”de öldürülenlerin sayısı devam eden İsrail saldırıları nedeniyle her gün artıyor.

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

Source: aktifhabercom


Donald Trump açtı ağzını yumdu gözünü! Biden”a küfür etti

ABD Başkanı Donald Trump, düzensiz göçmenlerin tutulacağı “Timsah Alcatraz” adlı yeni tutukevine yaptığı ziyarette gazetecilere konuştu.

Hollanda’nın Lahey kentinde 24-25 Haziran’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesi değerlendirmelerde bulunan Trump, İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin sert ifadeler kullandı:

-İki ülke de o kadar uzun süredir savaşıyor ki ne s***m yaptıklarını bilmiyorlar.

Trump, konuşmasında bu kez eski Başkan Joe Biden’ı hedef aldı:

-Biden beni burada istedi. O o… çocuğu…

Bu sözleri sırasında yanında bulunan ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem ve bazı yetkililerin gülümsediği görüldü.

Source: Haber Merkezi


Trump: İsrail, ateşkes şartlarını kabul etti

Trump, İsrail’in ateşkes koşullarını kabul ettiğini söyledi.Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda Trump, temsilcilerinin İsrailli yetkililerle “uzun ve verimli” bir görüşme gerçekleştirdiğini belirtti.Gazze”de ateşkes sağlanması için yapılan çalışmalara değinen Trump, “İsrail, 60 günlük ateşkesin sonuçlandırılması için gerekli koşulları kabul etti. Bu süre zarfında savaşın sona erdirilmesi için tüm taraflarla birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.Trump, ateşkes görüşmelerine arabuluculuk yapan Katar ve Mısır”ın Hamas”a “nihai teklifi” sunacağını kaydetti.Başkan Trump, “Orta Doğu”nun iyiliği için umarım Hamas bu anlaşmayı kabul eder. Çünkü bu daha iyi olmayacak, sadece daha kötü olacak” değerlendirmesinde bulundu.Trump, daha önce yaptığı açıklamada, gelecek hafta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Washington”da bir araya geleceğini ve Gazze ile İran konularını ele alacaklarını duyurmuştu.

Source: Dünya Gazetesi


Yemen”den İsrail”e bir misilleme daha

İran ve İsrail arasında yaşanan askeri gerilimin yankıları sürerken, Yemen”den İsrail”e bir misilleme daha geldi. İsrail Savunma Kuvvetleri”nden (IDF) yapılan açıklamada, Yemen”den fırlatılan bir füze nedeniyle ülkenin birçok bölgesinde sirenlerin çaldığı bildirildi. Füzenin İsrail Hava Kuvvetleri (IAF) tarafından etkisiz hale getirildiği aktarıldı. SALDIRIYI HUSİLER ÜSTLENDİYemen”deki İran destekli Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sare ise, İsrail”e yönelik saldırıyı üstlenerek Ben Gurion Havaalanı”nın “hipersonik balistik füze” ile hedef alındığını iddia etti. Ayrıca İsrail”in 3 farklı bölgesine insansız hava aracı saldırısı düzenlendiğini belirten Sare, “Operasyonumuz amacına ulaşarak milyonlarca kişinin sığınaklara kaçmasına ve havaalanı operasyonlarının durmasına neden oldu” açıklamasında bulundu.

Source: Www.star.com.tr


İşgalci İsrail”den Suriye”de tahrik

Tel Aviv ile Şam yönetimleri arasında normalleşme için müzakere yapıldığı iddia edilirken İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Suriye”nin güneyinde işgal ettikleri bölgede komutanları ve askerleriyle bir araya geldi.İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Zamir”in bölgedeki üst düzey komutanlar ve yedek askerlerle görüştüğü aktarıldı.İsrail işgali altındaki Suriye topraklarında komutan ve askerlerle konuşan Zamir, işgal ettikleri, Golan Tepeleri bölgesinin kendileri açısından ileri savunma görevi gördüğünü ifade etti.Zamir, “Ortaya çıkan herhangi bir tehlikeye karşı saldırı düzenleyeceğiz.” diyerek yeni saldırı tehdidinde de bulundu.İsrail basını, Şam ile Tel Aviv arasında “normalleşme” sürecinin başlatılması için müzakereler yürütüldüğünü iddia etmişti.Bu müzakerelerde Suriye”nin İsrail”in işgal ettiği topraklardan çekilmesini ve bir daha ülkede saldırı düzenlememesini talep ettiği, İsrail”in ise sözde tehdit durumunda saldırı düzenleme özgürlüğünde ısrar ettiği ileri sürülmüştü.

Source: Www.star.com.tr


Azerbaycan diaspora liderine operasyon! Sokak ortasında gözaltına alındı

Rusya”nın iki Azerbaycan vatandaşına uyguladığı işkence sonrası, Azerbaycan”ın Sputnik”in Bakü ofisine düzenlendiği operasyonla iki ülke arasındaki tansiyon bir hayli yükseldi. AZERBAYCAN VE RUSYA”DAN KARŞILIKLI NOTALARRusya, Rus haber ajansı Sputnik”in Bakü ofisi çalışanlarının tutuklanması nedeniyle Azerbaycan”a nota verdi. Azerbaycan ise, Rusya”ya güvenlik güçlerinin Azerbaycanlılara yönelik şiddet ve yargısız infazları sebebiyle nota gönderdi.GERGİNLİK TIRMANIYOR: SOKAK ORTASINDA GÖZALTISon olarak Moskova yönetimi, Azerbaycan-Ural derneğinin lideri Şahin Shykhlinski”yi arabasından zorla indirip sokak ortasında gözaltına aldı. Yaşananların Sputnik operasyonuna misilleme olduğu belirtiliyor.- AZERBAYCAN İLE RUSYA ARASINDAKİ GERGİNLİKAzerbaycan”a ait yolcu uçağının 25 Aralık 2024″te Rus hava sahasındayken yerden açılan ateşle hasar gördüğü için Kazakistan”ın Aktau kenti yakınlarında düşmesi üzerine Azerbaycan, Rusya”dan özür ve suçluların cezalandırılmasını istemiş ancak bu talep karşılık görmemişti.Azerbaycan, Bakü”de faaliyet gösteren ve “Rus Evi” olarak bilinen “Rusya Kültür Merkezi”nin faaliyetini sonlandırmış, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eski Sovyetler Birliği”nin 2. Dünya Savaşı”nda Nazi Almanya”sını mağlup etmesinin 80. yıl dönümü dolayısıyla Moskova”da düzenlenen törenlerle katılmamıştı.Rus güvenlik güçlerince, 27 Haziran”da Yekaterinburg”da Azerbaycanlıların ikamet ettiği evlere düzenlenen baskınlarda 2 Azerbaycanlı öldürülmüş, birkaç kişi ağır yaralanmış ve 9 kişi de gözaltına alınmıştı.Rusya”nın Bakü Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Pyotr Volokovıh, Dışişleri Bakanlığına çağrılarak Azerbaycan”ın tepkisi dile getirilmiş, konunun ivedilikle araştırılması, şiddet olaylarına karışan tüm kişilerle ilgili cezai işlem uygulanması yönündeki beklenti iletilmişti.Azerbaycan Kültür Bakanlığı, Rus güvenlik güçlerinin Azerbaycanlılara yönelik şiddeti ve yargısız infazı nedeniyle Rusya”nın ülkedeki tüm kültürel etkinliklerini iptal etmişti.Rusya”ya ait haber ajansı Sputnik”in Bakü Ofisine Azerbaycan polisi tarafından operasyon düzenlenmiş, bazı çalışanlar gözaltına alınmıştı.Yerel basında yer alan haberlerde, gözaltına alınan Sputnik”in 2 çalışanının, aynı zamanda Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) mensubu olduğu öne sürülmüştü.Bakü”deki Sputnik ofisine operasyonBakü”de Rus çetesine operasyonKarşılıklı nota verdiler

Source: Www.star.com.tr


Dünyayı tedirgin eden iddia: İran, Hürmüz Boğazı'na mayın döşüyor

İsrail ile İran arasında savaşın 12. gününde varılan ateşkes devam ederken ABD”li yetkililerin ortaya attığı bir iddia dünyayı tedirgin etti. Reuters haber ajansına konuşan iki ABD”li yetkili, İran ordusunun haziran ayında Basra Körfezi”ndeki gemilere deniz mayınları yüklediğini ileri sürdü. Söz konusu adımın Tahran yönetiminin İsrail”in İran”a saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı”nı bloke etme hazırlıklarını artırdığına yönelik ABD”de var olan endişeleri şiddetlendirdiği ifade edildi. ABD İSTİHBARATI HAZIRLIKLARI TESPİT ETTİ Daha önce basına yansımayan hazırlıkların ABD istihbaratı tarafından tespit edildiği ve İsrail”in 13 Haziran”da İran”a ilk saldırılarından bir süre sonra yapıldığı ifade edildi. Habere göre, Körfez”de kullanılmayan mayınların gemilere yüklenmesi ise İran”ın Hürmüz”ü kapatma konusunda ciddi olduğuna işaret etti. Dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin Hürmüz Boğazı”ndan geçiyor olması dolayısıyla, olası bir blokaj durumunda enerji fiyatlarının da artacağı düşünülüyordu. BEYAZ SARAY: İRAN CİDDİ ÖLÇÜDE ZAYIFLATILDI Reuters, konuya ilişkin haberinde, Tahran”ın savaşın tam olarak hangi döneminde mayınları yüklediğini tespit edemediğini aktardı. Mayınların gemilerden indirilip indirilmediği de netlik kazanmadı. Kaynaklar, ABD”nin mayınların İran gemilerine koyulduğunu nasıl tespit ettiği hakkında da bilgi vermedi. Bu tür istihbarat bilgileri ise çoğu zaman uydu görüntüleri, gizli insan kaynakları ya da bu ikisinin bir kombinasyonu yoluyla elde ediliyor.İran”ın hazırlıkları hakkında sorulan soruya yanıt veren bir Beyaz Saray yetkilisi ise ABD Başkanı Donald Trump”ın “Gece Yarısı Çekici operasyonunu şahane bir şekilde hayata geçirmesi, Husilere yönelik başarılı harekat ve yürütülen azami baskı politikası sayesinde Hürmüz Boğazı”nın açık kaldığını, seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlandığını ve İran”ın ciddi ölçüde zayıflatıldığını” savundu. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ve İran”ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu ise konu hakkında yorum talebine yanıt vermedi. ABD”Yİ CİDDİ OLDUKLARINA İKNA ETMEK Mİ İSTEDİLER? Kimlikleri paylaşılmayan iki yetkili, ABD hükümetinin mayınların yüklenmesinin bir “oyun” olduğu ihtimalin yadsımadığını aktardı. İddiaya göre, İran, bunu yapma niyetleri olmasa da ABD yönetimini Hürmüz”ü kapatma konusunda ciddi olduklarına ikna etmek için de hazırlık yapmış olabilirdi. Öte yandan, İran ordusu, Tahran yönetiminin böyle bir emir vermesi olasılığına karşı gerekli hazırlıkları yapmış da olabilirdi. Fakat İran”ın kendi ham petrolünün çoğunu Hürmüz üzerinden ihraç etmesi dolayısıyla burayı kapatma konusunda çok istekli olmayabileceği de ifade edildi. İran, yine de gerekli görmesi halinde bunu yapabileceğinden emin olmak için buna önemli bir kaynak ayırdı. ABD Savunma İstihbarat Ajansı”nın tahminlerine göre, 2019 yılı itibarıyla İran”ın küçük hız tekneleri yardımıyla kullanabileceği 5 binden fazla deniz mayını bulunuyor.

Source: Erdem Aksoy


Sokağa çıkanı katlediyor

Terör devleti İsrail, kan ve vahşete doymuyor. 7 Ekim 2023″ten bu yana geçen 21 aylık sürede hemen her gün 100″e yakın Gazzeliyi katleden siyonist rejime dur diyebilen yok. İsrail, Gazze”ye günde 140 saldırıda bulunuyor. Yani savunmasız Gazzelileri yok etmek için her saat ortalama 7 saldırı düzenliyor. Filistin”in BM Daimi Temsilciliği Yardımcısı Büyükelçi Macid Bamiye, son günlerde yoğunlaşan soykırım saldırılarına dikkat çekerek, “Açlığı bir savaş silahı olarak kullanan, evleri ve hastaneleri yok eden işgal (İsrail) her gün çadırlarda ve sokaklarda 100 sivili katlediyor” dedi. SİSTEMATİK İŞKENCE İsrail”in Gazze”deki Filistinlileri aç bırakmak ve öldürmek dışında “işkence etmek” amacıyla insani yardımları kullandığına dikkati çeken Bamiye, İsrail”in Gazze”deki Filistinlileri “bölgenin sadece yüzde 16″lık alanına hapsettiğini” vurguladı. Bamiye, Gazze”nin dünyanın en yoğun nüfusa sahip bölgesi haline geldiğini ifade ederek İsrail”in Gazze”deki Filistinlileri “topraklarını terk etmeye zorladığını” kaydetti. Gazze”ye dünya çapında destek verildiğini dile getiren Bamiye, sorumluların hesap vermesi gerektiğini ve çözümün “başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması” olduğunu söyledi. İsrail”in Gazze”ye 7 Ekim 2023″ten bu yana düzenlediği saldırılarda en az 56 bin 531 Filistinli öldü, 133 bin 642 kişi yaralandı. OKULA SIĞINANLARI HEDEF ALDI Katil İsrail ordusunun Gazze Şeridi”ne yönelik dün sabah saatlerinden akşam saatlerine kadar gerçekleştirdiği saldırılarda aralarında yerinden edilmiş sivillerin ve insani yardım bekleyenlerin de bulunduğu en az 107 Filistinlinin yaşamını yitirdiği açıkladı. İsrail Hava Kuvvetleri, “sürgün” tehditleri sonrası sığınak olarak kullanılan 4 okulu ve yardım dağıtım noktalarını hedef aldı. YARDIM BEKLEYENLERE TOPÇU ATEŞİ İsrail”in Haaretz gazetesi, İsrail ordusu Güney Komutanlığı üst düzey yetkilisinin, Gazze Şeridi”nde sözde dağıtım noktalarında yardım bekleyen Filistinlilere topçu ateşi açıldığını kabul ettiğini aktardı. Geçen günlerde Gazze”deki sözde insani yardım noktasında Filistinlilere ateş açan İsrailli subay ve askerlerin itiraflarına yer veren Haaretz bu kez de “İsrail ordusu Güney Komutanlığı”nın yardım bekleyen Filistinlilere topçu ateşi açarak ölüm ve yaralanmalara neden olduğunu kabul ettiğini” yazdı. Güney Komutanlığı”ndaki üst düzey subay, Gazze”deki Filistinli sivillerin “rastgele” topçu ateşi sonucu öldürüldüğünü, bazı olaylar olduğunu fakat ordunun şu anda “bu sorunu çözmeye çalıştığını” savundu. SOSYAL TESİSE FÜZE: 34 ÖLÜ Gazze sahilindeki El-Baka dinlenme tesisine İsrail tarafından düzenlenen vahşi saldırıda kadınlar, çocuklar ve bir gazetecinin de aralarında bulunduğu en az 34 kişi hayatını kaybetti. Olay yerine yakın görgü tanıkları yaptıkları açıklamada, İsrail savaş uçaklarının Baka Kafe ve dinlenme salonuna en az bir füze fırlatarak mekânı tamamen yıktığını aktardı. Şifa Hastanesi”nden bir yetkili de “Şehitlerin cenazeleri hastaneye paramparça bir şekilde getirildi. Koridorlar ve odalar ağır yaralılarla dolu” açıklamasında bulundu.

Source: Sabah


Pentagon”dan sürpriz karar: Ukrayna”ya silah gönderimi askıya alındı

ABD, Savunma Bakanlığının (Pentagon) askeri dış yardımlara ilişkin incelemesi sonucu daha önce Ukrayna”ya gönderileceği belirtilen bazı askeri mühimmatın gönderilmeyeceğini açıkladı.Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, yaptığı açıklamada, Pentagon”un, askeri dış yardımlara ilişkin inceleme yürüttüğünü belirtti.Bu kapsamda Kelly, eski Başkan Joe Biden döneminde Ukrayna”ya gönderileceği belirtilen bazı askeri mühimmatın “ABD”nin çıkarlarına öncelik vermek amacıyla” gönderiminin durdurulması kararı alındığını kaydetti.Kelly, “ABD Silahlı Kuvvetlerinin gücü sorgusuzdur. İran”a sorun.” ifadelerini kullandı.İsmi paylaşılmayan ABD”li yetkililer, Pentagon”un incelemesi sonucu bazı silahların “stoklarının azalması” nedeniyle gönderilmesi planlanan bazı askeri mühimmatın sevkiyatının durdurulması kararı alındığını öne sürmüştü.

Source: Www.star.com.tr


Azerbaycan-Rusya geriliminde korkutan oldu! Karşılıklı nota verdiler

Azerbaycan ve Rusya arasında gerginlik büyüyor. Rusya, Sputnik haber ajansının Bakü”deki ofisine düzenlenen operasyon ve bazı çalışanların gözaltına alınması nedeniyle Azerbaycan”a nota verdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Azerbaycan”ın Moskova Büyükelçisi Rahman Mustafayev”i bakanlığa çağırarak, Bakü”de gözaltına alınan Rus gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını talep etti. Azerbaycan”ın cevabı gecikmedi Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı”ndan yapılan açıklamaya göre, Büyükelçi Mustafayev”in Rusya Dışişleri Bakanlığı”ndaki görüşmesinde, Yekaterinburg”da Azerbaycan vatandaşlarının öldürülmesi ve ağır şekilde darp edilmesine ilişkin protesto notası Moskova”ya sunuldu. Azerbaycan vatandaşlarının sorgulanması sırasında Rus kolluk kuvvetleri tarafından işkence ve aşağılayıcı muamelenin kullanılmasının “sert bir şekilde” protesto edildi. Kolluk kuvvetleri tarafından gerçekleştiren bu eylemlerin, Rusya Federasyonu mevzuatının ve uluslararası alanda tanınan temel insan hakları ve özgürlüklerinin ihlali olduğu vurgulandı. Aynı zamanda, baskınların organize edilmesi ve gerçekleştirilmesi sırasında, Azerbaycanlılara karşı sergilenen etnik hoşgörüsüzlük ile bu tür olayların Rusya medyasında yer almasının ciddi endişeye yol açtığı bildirildi. Rusya kolluk kuvvetlerinin yasa dışı eylemleri, Azerbaycanlıların öldürülmesi ve ağır yaralanması Azerbaycan kamuoyunda son derece olumsuz bir tepkiye neden olduğu ifade edildi. Rusya tarafından bu saldırıların kapsamlı ve objektif bir şekilde soruşturulması ve sorumluların Rusya Federasyonu”nun mevcut mevzuatına uygun olarak cezalandırılması için acil önlemler alınması talep edildi. Azerbaycan”ın içişlerine karışmama çağrısı Aynı zamanda notada, 12 Şubat”da “Rossiya Segodnya” uluslararası haber ajansının Bakü kolunun müdürünün Dışişleri Bakanlığı”na çağrıldığını ve ajansın Azerbaycan”da şube ve temsilcilik olarak faaliyet göstermesinin yasal dayanağının olmadığı belirtildi. Şubenin faaliyetlerini 3 gün içinde durdurması için resmi bildirimde bulunulduğu, ancak buna rağmen söz konusu şubenin akreditasyonu iptal edilen Rusya vatandaşları tarafından yasadışı olarak faaliyetlerine devam ettiği bilgisi yer aldı. Bu bağlamda, notada Rus tarafının tepkisinin hiçbir yasal dayanağı olmadığı vurgulanarak, Azerbaycan”ın iç işlerine karışmamaları çağrısı yapıldı. Rus güvenlik güçlerinin uygulamalarından farklı olarak Azerbaycan”ın aldığı tedbirlerin ve uygulama biçiminin tamamen yasal olduğu bildirildi. Ne olmuştu? Rusya”nın Yekaterinburg kentinde 27 Haziran sabahı düzenlenen operasyonlarda, Azerbaycan asıllı Seferovlar ailesi hedef alınmıştı. Eş zamanlı olarak 10″dan fazla adrese yapılan baskınlarda, Ziyeddin ve Hüseyn Seferov adlı 2 kardeş hayatını kaybetmişti. Operasyonda 3 kişi ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmış, 9 kişi de gözaltına alınmıştı. Rusya”nın maslahatgüzarı bakanlığa çağrılmıştı Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, olaylar üzerine cumartesi günü Rusya”nın Bakü Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Pyotr Volokovıh”ı bakanlığa çağırmış, olayın soruşturulması ve şiddet uygulayan tüm faillerin en kısa sürede adalete teslim edilmesi gerektiği yönündeki beklentilerini Rusya tarafına iletmişti. Ayrıca, Azerbaycan Kültür Bakanlığı da ülkedeki tüm Rus kültürel etkinliklerin iptal edildiğini duyurmuştu. Rusya”dan açıklama Rusya İçişleri Bakanlığı”ndan yapılan açıklamada ise operasyonun geçmiş yıllarda Yekaterinburg”da işlenen bazı suçlarla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirildiği ve Rusya Ulusal Muhafızları”na bağlı Özel Hızlı Müdahale Birimi (SOBR) desteğiyle yürütüldüğü belirtilmişti. Gözaltına alınan kişilerin adreslerinde aramalar yapıldığı kaydedilirken, operasyon sırasında yaşanan can kayıplarına ilişkin herhangi bir bilgi verilmemişti.

Source: Internet Haber


İsrail ordusundan Gazze”de yardım bekleyenlere topçu ateşi itirafı

Haaretz”in haberine göre, üst düzey yetkili bunun tekrar yaşanmaması için çalışıldığını belirtti. Gazete, geçen günlerde Gazze”deki sözde insani yardım noktasında Filistinlilere ateş açan İsrailli subay ve askerlerin itiraflarına yer vererek İsrail ordusunun yardım bekleyen Filistinlilere farklı silahlarla doğrudan ateş açıldığını ifşa etti. Haaretz bu kez de “İsrail ordusu Güney Komutanlığının yardım bekleyen Filistinlilere topçu ateşi açarak ölüm ve yaralanmalara neden olduğunu kabul ettiğini” yazdı. Güney Komutanlığındaki üst düzey subay, Gazze Şeridi”ndeki Filistinli sivillerin “rastgele” topçu ateşi sonucu öldürüldüğü bazı olaylar olduğunu, düzeni sağlamak bahanesiyle ateş açıldığını fakat ordunun şu anda “bu sorunu çözmeye çalıştığını” savundu. Haaretz, askerlerin ateş açma emri aldığını ifşa etmişti Haaretz gazetesinin 27 Haziran”daki haberine göre, İsrail ordusundaki subay ve askerler, Gazze Şeridi”ndeki ABD-İsrail güdümlü “Gazze İnsani Yardım Vakfı”nın sözde dağıtım noktalarında yardım bekleyen silahsız Filistinlileri “kasten” öldürme emri verildiğini itiraf etmişti. İsrailli bir asker, Filistinlilere ateş açmayı popüler “Squid Game” dizisiyle meşhur “yeşil ışık-kırmızı ışık” oyununa benzettiklerini söylemişti. Ortaya çıkan bilgiler üzerine İsrail Başbakanlığı ve Savunma Bakanlığı açıklama yapmak zorunda kalarak iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüş, İsrail ordusu da olayın soruşturulduğunu duyurmuştu.

Source: Internet Haber


İsrail nasıl kurtuldu?

Tel Aviv’den yayına bağlanan BBC muhabiri şöyle konuşuyor:

“Tel Aviv”in merkezinde her şey yıkılmış durumda. Yıkım o kadar büyük ki vurulan askeri bölgelere yakın yerlerden bile haber veremiyoruz. İsrailli uzmanlar İran”la savaşın çok maliyetli olduğuna ve bütün bu yaşananlara değmediğine inanıyor.”

Eski CIA analisti, Larry Johnson’ın sözleri ise daha ilginç.

Uzun yıllar ABD istihbarat birimleri için analizler yapmış olan Johnson, katıldığı bir yayında “İsrail”in KESİN VE TAM YENİGİLSİNE sadece bir iki hafta kalmıştı” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

“İsrail”in iki limanı var, İran ikisini de kapatmıştı, bu yüzden deniz trafiği yoktu.”

“İran ayrıca her iki petrol rafinerisini de yok etmiş — Hayfa ve Aşdot”ta — veya yakıt üretme yeteneklerini bozmuştu.”

“Üstüne İran, İsrail”in tek uluslararası havalimanını da kapatmıştı.”

“İsrail’in istihbarat kuruluşları ve Weismann Enstitüsü gibi kritik birimleri de vurulmuştu.”

Şimdi daha iyi anlıyoruz ki İran İsrail’e zannedilenden ve açıklanandan çok daha fazla zarar vermiş. Savaş birkaç hafta daha devam etseymiş İsrail’in kesin mağlubiyeti ile sonuçlanabilirmiş.

Peki İsrail’in kesin mağlubiyeti ne anlama gelirdi biliyor musunuz? Soykırımcı rejim hem Lübnan ve Suriye’deki saldırılarını hem de Gazze’deki soykırımı durdurmak zorunda kalırdı.

Öyle ise gelelim asıl kritik soruya: İran neden sonuna kadar devam etmedi?

Öyle ya, hem can düşmanı İsrail’e diz çöktürme hem de soykırımı durdurarak tarihe geçme fırsatı ayağına kadar gelmişti. Ne oldu da İran, bu fırsatı geri tepti?

İki ihtimal söz konusu…

Birincisi, İran da çok ciddi zarar almıştı ve ABD ile karşı karşıya gelmekten çekindi. Zaten izolasyon altında bir ülke. Ekonomisi ve sosyal yapısı kırılgan, üstüne bir de tahrip edilmiş alt yapı sorunlarını, uranyumunu tamamen kaybetme riskini göze alamadı.

İkinci ihtimal, İran’ın İsrail’i yok olma noktasına getirerek işlevsel bir siyasi nesneyi kaybetmemek istememesidir. İran’ın var olabilmesi için İsrail’e ihtiyaç duyduğunu söyleyenler az değil. Ben ise bu konuda temkinli davranmaktan yanayım. Evet, İsrail düşmanlığı İran’daki yönetimin önemli ideolojik yakıtlarından biridir ama neden İsrail’i yok ederek “şanına şan katma” fırsatını kaçırsın ki? İsrail ağır darbe alır veya yok olursa İran’daki mollalar yeni düşman bulmakta mı zorlanacaklar?

Dolayısı ile ABD’nin devreye girerek İsrail’i kurtardığı tezi daha geçerli gibi duruyor. Kıssadan hisse: ABD’de başkan kim olursa olsun İsrail dostluğu -veya uşaklığı- payidar kalıyor.

KÜFÜR SANAT OLABİLİR Mİ?

Adını anmaya değmez dergide çıkan karikatür hepimizi incitti. Kutsalları olan, kutsallara saygı duyan ve kendi kutsallarına da saygı bekleyen bir toplumuz. Şayet değerlerimize bu kadar rahat hakaret edilebilecekse Kurtuluş Savaşını niye yaptık, bunca bedeli neden ödedik? Değerler bir milletin namusudur. Onlara dokunmaya yeltenirseniz ciddi tepkiler ile karşılaşırsınız, şaşırmamanız gerekir.

Böylesi küfürbazların en çok arkasında sığındıkları kavram sanat ve sanat özgürlüğü….

İki önemli isim iki önemli açıklama yaptı…

Biri, karikatürün ve mizahın duayeni, karikatürcülerin ustası Hasan Kaçan, namı diğer Heten Keten… Diğeri ise aynı zamanda bir “sanat tarihi doktoru” olan meslektaşımız Murat Özer.

Hasan Kaçan sanatçının özgürlüğü bahsinde şöyle diyor:

“Toplumların kutsalları, yüzlerce yıllık ortak bilinçle oluşur. Bunlara saldırmak, sadece bireysel inançlara değil, kolektif hafızaya saldırmaktır. Oysa sanatın asli görevi; yol göstermek, düşündürmek, barıştırmak ve kalıcı güzellikler üretmektir. Kırmak, aşağılamak, yaralamak değil.

Bir karikatür, bir tablo ya da bir sahne… Bunlar eğer toplumsal huzuru ve birlik duygusunu tehdit edecekse, buna sanat değil, ajitatif manipülasyon demek daha doğrudur.

Sanat ürünü üreten haddi aşan bir çalışmasını “muhaliflik” kavramıyla savunabilir. (Burada ürün tanımını kasten yazdım. Çünkü haftalık bir dergiye çizim üretmek sanatçı kabiliyetiyle oluşturulan bir üründür. sanat eseri değil.)

Muhaliflik zırhına saklanmak provokasyonu hak haline getiremez.”

Kaçan’ın şu sözleri ise adeta bir sanat mottosu gibi:

“Sanatçının özgürlüğü, toplumun vicdanıyla çatıştığında, özgürlük yerini kibire bırakır. Gerçek sanat, kırarak değil, onararak büyür. Gerçek sanatçı, kutsal olanı anlamaya çalışır, onu küçümsemez.”

Murat Özer’e gelelim… Dedim ya sanat konusunda doktorası olan ilim sahibi biri…

“Sanat eserleri ajitasyon yapmayı, insanları tahrik etmeyi de tercih edebilirler bu mümkündür. Ama hiçbir sanat eseri yoktur ki iç savaş çıkarmayı amaçlayan bir istihbarat faaliyeti olsun. Sanat yapıtları böyle bir amaç güdemez.”

Demek ki bir.. Sanat söz konusu olduğunda aşırı derece politize olmuş zibidilerden ziyade bu işin uzmanlarına kulak vermek gerekir.

İki… Önümüze sunulan bu iğrençlikler sanat falan değil, başka bir “şeydir”.

Gaffar Yakınca / Haber7

Source: Gaffar Yak


DEM Parti: Öcalan ile görüşmek için Türkiye’ye 39 kişilik yabancı heyet geldi

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), terör örgütü PKK”nin lideri Abdullah Öcalan”la tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi”nde görüşmek üzere Türkiye”ye gelen 39 kişilik yabancı bir heyetin temaslara başladığını açıkladı. Yapılan açıklamada, Yarın (2 Temmuz) bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirecek ve ardından saat 12:00’de Taksim Hill Otel’de basın açıklaması yapacak ifadeleri kullanıldı. Yapılan açıklama şöyle: Abdullah Öcalan ile görüşmek için Türkiye’ye gelen 39 kişilik yabancı heyet İstanbul’daki temaslarına başladı. Çok sayıda ülkeden siyasetçi, gazeteci ve aktivistin yer aldığı heyet İstanbul İl Örgütümüzü ziyaret etti. Daha sonra Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan, heyet üyeleriyle bir araya geldi. İstanbul’da gerçekleşen görüşmede, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine ilişkin bilgilendirme yapılırken, bölgesel ve güncel gelişmeler de değerlendirildi. Heyet yarın bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirecek ve ardından saat 12:00’de Taksim Hill Otel’de basın açıklaması yapacak

Source: Haber Merkezi


Uyduya yakalandı! ABD'ye ait dev gemi, İran yakınlarında görüntülendi

Yeni bir uydu görüntüsü, ABD hükümetine ait USS Carl Vinson uçak gemisinin İran yakınlarındaki Arap Denizi”nde konuşlandığını ortaya koydu. Bu konuşlanma, ABD”nin bölgedeki deniz varlığını sürdürdüğünü ve İsrail ile İran arasındaki ateşkese rağmen olası çatışmalara hazırlıklı olduğunu gösteriyor. İSTİHBARAT ANALİSTİ TESPİT ETTİ NTV”de yer alan habere göre, İran yakınlarındaki USS Carl Vinson”ı yakalayan uydu görüntüsü, istihbarat analisti MT Anderson tarafından tespit edildi. Uçak gemisine iki Arleigh Burke sınıfı muhrip eşlik ediyordu. NÜKLEER TESİSİN VURULMASINDAN SONRA GÖRÜLDÜ ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü”nün yayımladığı filo ve deniz takip sistemi güncellemesine göre, USS Carl Vinson uçak gemisi, Hava Filosu 2 ile birlikte Arap Denizi”nde operasyonlar yürütüyor. Pentagon”a göre gemi, ABD”nin B-2 hayalet bombardıman uçaklarıyla Fordo, Natanz ve Isfahan olmak üzere üç büyük İran nükleer tesisini vurmasından altı gün sonra görüldü. PENTAGON”DAN DEV BÜTÇE TALEBİ Geçtiğimiz günlerde Pentagon, 961,6 milyar dolarlık savunma bütçesi talebini duyurdu. ABD Donanması için 19 yeni gemi inşa etme ve nükleer tersaneleri iyileştirme planlarını açıkladı.

Source: Erdem Aksoy


ABD”nin vurduğu Fordo”da yeni hareketlilik

İsrail İran savaşı ateşkesle sona erdi ancak Tahran”ın nükleer faaliyetleri hâlâ tartışma konusu.Yeni uydu görüntüleri İran”ın Fordo uranyum zenginleştirme tesisinde yeni bir erişim yolu inşa ettiğini gösteriyor.Görüntüler ayrıca Tahran yönetiminin, geçen ayki ABD hava saldırısının, yeraltındaki kritik nükleer tesise verdiği zararı değerlendirmek için kullanılabilecek inşaat ekipmanlarını taşıdığını otaya koyuyor.Uydu şirketi Maxar Technologies tarafından son günlerde çekilen görüntülerde, Fordo nükleer tesisinin bulunduğu dağa doğru yeni bir yol ile ekskavatör ve mobil vinçler görülüyor.İran”ın nükleer programını inceleyen bir düşünce kuruluşu olan Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü, ekskavatörün muhtemelen yeraltı tesisine verilen hasarı incelemek üzere Amerikan bombalarının açtığı deliklerden aşağı kamera ya da personel göndermek için bir hazırlık alanı hazırladığını bildirdi.”DAMPERLİ KAMYONLAR ENKAZ TAŞIYOR”Donald Trump yönetimi, Natanz, İsfahan ve Fordo”nun “yok edildiğini” öne sürüyor.Amerikan uzun menzilli bombardıman uçakları, 22 Haziran”da tesise 12 adet devasa “bunker buster (sığınak delici)” bombası atmıştı. 30 tonluk silahlar, yeraltında patlamadan önce dağı delmek üzere tasarlanmıştı.Saldırıdan geriye uydu fotoğraflarında görülebilen delikler kaldı.Bilim Enstitüsü, Fordon”un doldurulmuş tünel girişlerinde gözle görülür bir faaliyet tespit edilmediğini belirtti. Uydu görüntülerinde beliren kamyonlardan birkaçının, enkazı taşımak için kullanılan damperli kamyonlar olduğu anlaşılıyor.İsrail Kan News”ün bir Amerikalı uzmana dayandırdığı paylaşımına göre Fordo”daki faaliyetlerin yeniden başlaması için yerdeki havalandırma deliklerinin onarılması ve orada olup bitenlerin izlenmesi gerekiyor.URANYUM STOKUNA NE OLDU?ABD”nin “Gece Yarısı Çekici” operasyonu sonrası hala bazı cevapsız sorular var. Örneğin İran”ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stokunun imha edilip edilmediği bilinmiyor. İkinci olarak; bundan sonra İran nükleer silah edinmeyi seçerse bunun ne kadar zaman alacağı tartışması.İran, uranyumun, ABD bombardımanından önce başka yerlere taşındığını öne sürüyor. İranlıların uranyum stokunun büyük bir kısmını benzer bir saldırıdan korumak için yeraltına yerleştirdikleri, İsfahan”daki tünellerin bazı girişlerini kapattıkları düşünülüyor.Bu durumda, uranyum bozulmadan kaldığı ölçüde, İran”ın programına sadık kalarak bu uranyuma erişmesi bekleniyor.ULUSLARASI ATOM ENERJİSİ AJANSI”NA GİRİŞ YASAĞITahran yönetimi, önceki gün Birleşmiş Milletler çatısı altındaki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi ve teknik ekibin İran”a girmesini yasakladı. Tesislere kamera yerleştirilmesi de reddedildi.Bu da operasyonların şeffaflıktan uzak devam edeceği anlamına geliyor.Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi”nde kıdemli araştırma görevlisi olan Richard Nephew, Foreign Affairs”te yazdığı yazıda, İran”ın hala silah amaçlı uranyum zenginleştirebilecek santrifüjlere sahip olup olmadığının bilinmediğini vurguladı.

Source: Erkan Talu


ASELSAN ve Savunma Sanayii Başkanlığı”ndan 71,9 milyon dolarlık anlaşma

ASELSAN, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile Yeni Nesil Ağ Tabanlı Askeri Haberleşme Sistemleri tedarikine yönelik yeni bir sözleşme imzaladı.Kamuyu Aydınlatma Platformu”na (KAP) yapılan açıklamada, söz konusu sözleşmenin toplam değerinin 71 milyon 886 bin 91 dolar olduğu bildirildi.2025 ile 2028 yılları arasında teslim edilecekAçıklamaya göre, sistemlerin teslimatı 2025 ile 2028 yılları arasında gerçekleştirilecek.

Source: Dünya Gazetesi


Pentagon freni çekti: Ukrayna”ya giden silahlar durduruldu

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, yaptığı açıklamada, Pentagon”un, askeri dış yardımlara ilişkin inceleme yürüttüğünü belirtti. Bu kapsamda Kelly, eski Başkan Joe Biden döneminde Ukrayna”ya gönderileceği belirtilen bazı askeri mühimmatın ABD”nin çıkarlarına öncelik vermek amacıyla gönderiminin durdurulması kararı alındığını kaydetti. Kelly, ABD Silahlı Kuvvetlerinin gücü sorgusuzdur. İran”a sorun ifadelerini kullandı. İsmi paylaşılmayan ABD”li yetkililer, Pentagon”un incelemesi sonucu bazı silahların stoklarının azalması nedeniyle gönderilmesi planlanan bazı askeri mühimmatın sevkiyatının durdurulması kararı alındığını öne sürmüştü.

Source:


Hürmüz Boğazı”na mayın mı döşediler? Ateşkesten sonra önemli iddia!

İsrail ve İran arasındaki 12 günlük savaşın ardından ilan edilen ateşkes devam ederken, savaşa ilişkin yeni bir iddia ortaya atıldı. Reuters haber ajansına konuşan iki ABD’li yetkili, İran ordusunun haziran ayında Basra Körfezi’ndeki gemilere deniz mayınları yüklediğini ileri sürdü. Söz konusu adımın Tahran yönetiminin İsrail’in İran’a saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nı bloke etme hazırlıklarını artırdığına yönelik ABD’de var olan endişeleri şiddetlendirdiği ifade edildi. Daha önce basına yansımayan hazırlıkların ABD istihbaratı tarafından tespit edildiği ve İsrail’in 13 Haziran’da İran’a ilk saldırılarından bir süre sonra yapıldığı ifade edildi. Habere göre, Körfez’de kullanılmayan mayınların gemilere yüklenmesi ise İran’ın Hürmüz’ü kapatma konusunda ciddi olduğuna işaret etti. NTV”de yer alan habere göre, Dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor olması dolayısıyla, olası bir blokaj durumunda enerji fiyatlarının da artacağı düşünülüyordu. Beyaz Saray”dan açıklama Reuters, konuya ilişkin haberinde, Tahran’ın savaşın tam olarak hangi döneminde mayınları yüklediğini tespit edemediğini aktardı. Mayınların gemilerden indirilip indirilmediği de netlik kazanmadı. Kaynaklar, ABD’nin mayınların İran gemilerine koyulduğunu nasıl tespit ettiği hakkında da bilgi vermedi. Bu tür istihbarat bilgileri ise çoğu zaman uydu görüntüleri, gizli insan kaynakları ya da bu ikisinin bir kombinasyonu yoluyla elde ediliyor. İran’ın hazırlıkları hakkında sorulan soruya yanıt veren bir Beyaz Saray yetkilisi ise ABD Başkanı Donald Trump’ın “Gece Yarısı Çekici operasyonunu şahane bir şekilde hayata geçirmesi, Husilere yönelik başarılı harekat ve yürütülen azami baskı politikası sayesinde Hürmüz Boğazı’nın açık kaldığını, seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlandığını ve İran’ın ciddi ölçüde zayıflatıldığını” savundu. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ve İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu ise konu hakkında yorum talebine yanıt vermedi. ABD’yi ciddi olduklarına ikna etmek mi istediler? Kimlikleri paylaşılmayan iki yetkili, ABD hükümetinin mayınların yüklenmesinin bir “oyun” olduğu ihtimalin yadsımadığını aktardı. İddiaya göre, İran, bunu yapma niyetleri olmasa da ABD yönetimini Hürmüz’ü kapatma konusunda ciddi olduklarına ikna etmek için de hazırlık yapmış olabilirdi. Öte yandan, İran ordusu, Tahran yönetiminin böyle bir emir vermesi olasılığına karşı gerekli hazırlıkları yapmış da olabilirdi. Fakat İran’ın kendi ham petrolünün çoğunu Hürmüz üzerinden ihraç etmesi dolayısıyla burayı kapatma konusunda çok istekli olmayabileceği de ifade edildi. İran, yine de gerekli görmesi halinde bunu yapabileceğinden emin olmak için buna önemli bir kaynak ayırdı. ABD Savunma İstihbarat Ajansı’nın tahminlerine göre, 2019 yılı itibarıyla İran’ın küçük hız tekneleri yardımıyla kullanabileceği 5 binden fazla deniz mayını bulunuyor.

Source: Internet Haber


ABD”nin Los Angeles kentindeki orman yangınına müdahale için 150 Ulusal Muhafız görevlendirildi

ABD Kuzey Kuvvetleri Komutanlığından (NORTHCOM), Los Angeles kentinde çıkan orman yangınına ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, düzensiz göçmenlere destek amacıyla düzenlenen gösterilere karşı Los Angeles”ta görevlendirilen Ulusal Muhafızların, yangın için harekete geçtiği belirtildi.

Yangınlara müdahale amacıyla 150 Ulusal Muhafızdan oluşan “51. Görev Gücü”nün görevlendirildiği bildirildi.

California Valisi Gavin Newsom, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İtfaiyecilerimiz yangınlara müdahale etmek için sonunda geri dönüyor.” ifadelerini kullandı.

ABD”nin Los Angeles kentinde Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tarafından gözaltına alınan düzensiz göçmenlere destek amacıyla gösteriler düzenlenmişti.

Savunma Bakanlığı, Başkan Donald Trump”ın talimatıyla 4 bin Ulusal Muhafızı bölgede görevlendirmek üzere harekete geçirirken Bakan Pete Hegseth, “artan tehditler nedeniyle” yaklaşık 700 deniz piyadesinin de düzeni sağlamak amacıyla Los Angeles”a konuşlandırılacağını açıklamıştı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


ASELSAN ve Savunma Sanayii Başkanlığı”ndan 71,9 milyon dolarlık anlaşma

Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketlerinden ASELSAN, yeni bir anlaşmaya daha imza attı. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre, ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında 71,9 milyon dolar tutarında sözleşme imzalandı.Anlaşma, Yeni Nesil Ağ Tabanlı Askeri Haberleşme Sistemleri”nin tedarikini kapsıyor. Yüksek teknolojili haberleşme çözümlerini içeren bu sözleşme çerçevesinde teslimatların 2025 ile 2028 yılları arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor.ASELSAN’dan yapılan açıklamada, söz konusu projenin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta-kontrol ve iletişim kabiliyetlerini daha da güçlendireceği vurgulandı.ASELSAN”ın KAP”a yaptığı açıklama şu şekilde:”ASELSAN ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Yeni Nesil Ağ Tabanlı Askeri Haberleşme Sistemleri”nin tedarikine yönelik 71 milyon 886 bin 91 dolar tutarında sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatlar 2025 ve 2028 yılları arasında gerçekleştirilecektir.” ifadelerine yer verildi.

Source: Emrullah Koçin


G7″den İran”a nükleer müzakere çağrısı

G7 ülkeleri Dışişleri Bakanları, İran”a Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğini sürdürme çağrısında bulunarak, Tahran yönetiminin nükleer programına ilişkin “kapsamlı, doğrulanabilir ve kalıcı bir anlaşmayla sonuçlanacak müzakerelerin” yeniden tarafı olması gerektiğini belirtti.ABD Dışişleri Bakanlığı, G7 Dışişleri Bakanları açıklamasına ilişkin yazılı açıklamada bulundu.İran”ın sürdürülebilir ve güvenilir bir çözüm amacıyla UAEA ile işbirliğini sürdürmesi çağrısı yapılan açıklamada, Tahran yönetiminin UAEA”ya İran”daki tüm nükleer materyaller hakkında doğrulanabilir bilgiler sağlaması ve müfettişlere erişim izni vermesi gerektiği belirtildi.Açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulan İran ile İsrail arasındaki ateşkesten memnuniyet duyulduğu ifade edilerek, taraflara çatışmayı tırmandırmama çağrısında bulunuldu.Katar”ın ateşkes sürecindeki “önemli rolünün” takdirle karşılandığı aktarılan açıklamada, İran”ın “asla nükleer silaha sahip olamayacağı” değerlendirmesi yapıldı.Açıklamada, İran”ın nükleer programını ele alan “kapsamlı, doğrulanabilir ve kalıcı bir anlaşmayla sonuçlanacak müzakerelerin” yeniden başlaması talep edildi.İran”ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması”na (NPT) taraf olmaya devam etmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, “Orta Doğu”da barış ve istikrara olan bağlılığımızı yineliyoruz.” ifadesi yer aldı.Açıklamada ayrıca, “İsrail”in güvenliğine olan desteğimizi yineliyoruz.” denildi.

Source: Www.star.com.tr


ABD ne yapmak istiyor? İran sınırında uçak gemisi görüldü

ABD hükümetine ait USS Carl Vinson uçak gemisi İran yakınlarındaki Arap Denizi”nde görüldü.

İsrail ile İran arasındaki çatışmasızlık ortamında uyduya yakalanan uçak gemisinin olası çatışmalar için hazırlık için bölgeye gönderildiği değerlendiriliyor.

Uçak gemisini gösteren uydu görüntüsü- Arap Denizi (Copernicus/Sentinel Hub)

İran yakınlarındaki USS Carl Vinson”ı yakalayan uydu görüntüsü, istihbarat analisti MT Anderson tarafından tespit edildi. Uçak gemisine iki Arleigh Burke sınıfı muhrip eşlik ediyordu.

ABD DOĞRULADI

NTV”de yer alan habere göre; ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü’nün yaptığı bildirimde USS Carl Vinson uçak gemisinin, Hava Filosu 2 ile birlikte Arap Denizi”nde operasyonlar yürüttüğü kaydedildi.

Geçtiğimiz günlerde ise Pentagon, 961,6 milyar dolarlık savunma bütçesi talebini duyurdu. ABD Donanması bu bütçeyle 19 yeni gemi inşa etme etmeyi ve nükleer tersanelerini iyileştirmeyi hedefliyor.

The Nimitz-class aircraft carrier USS Carl Vinson (CVN 70) conducts operations in the U.S. Central Command area of responsibility. pic.twitter.com/JpU7mBQONf
— U.S. Central Command (@CENTCOM) June 28, 2025

Source: Haber Merkezi


İki kardeşin ölümünden sonra krizi büyüdü: Rusya, Azerbaycanı tehdit etti

Azerbaycan ile Rusya arasındaki kriz diplomatik kriz, bir çığ gibi büyümeye devam ediyor.

Rusya”nın iki Azerbaycan vatandaşını işkenceyle öldürmesinden sonra Azerbaycan, ülkede yasakladığı Sputnik ofisinden gazetecileri tutuklamıştı.

Bu tutuklamalar üzerine 8 Rus vatandaşı daha “siber suçlar ve uyuşturucu kaçaklığı” suçlamalarıyla tutukladı.

Aynı gün Azerbaycan, Yekaterinburg kentinde iki Azerbaycanlı kardeşin Rusya Federal Güvenlik Servisi tarafından öldürülmesine ilişkin olarak Moskova’ya resmi protesto notası sundu.

Rusya ise Azerbaycan”la arasındaki ilişkilerin kopma noktasına gelmesinin sebebi olarak “bazı yabancı güçleri” sorumlu tuttu.

AZERBAYCAN”DA RUS AVI

Tutuklanan 8 kişinin İran’dan uyuşturucu madde kaçırmak ve internet üzerinden yasadışı madde ticareti yaptığı belirtildi.

İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre bu kişiler aynı zamanda siber suç faaliyetlerine de katıldı.

Sabail Bölge Mahkemesi’ne çıkarılan Rus vatandaşlarının 4 ay tutukluluğuna karar verildi. Bazılarının mahkemeye yüzlerinde morluklar ve başlarında kanlı yaralarla gelmesi dikkat çekti.

Gözaltına alınanlardan üçü, Ukrayna’daki savaşa katılmamak için Rusya’dan kaçan mülteciler olarak tanımlandı.

Bunlar arasında 41 yaşındaki IT girişimcisi Anton Drachev, 30 yaşındaki programcı Dmitry Bezugly ve 23 yaşındaki Sergey Sofronov yer aldı.

RUSYA TEHDİT ETTİ

Rusya Dışişleri Bakanlığı, bazı çevrelerin Moskova ile Bakü arasındaki ilişkileri bozmak istediğini ve son diplomatik krizin nedeninin bu olduğunu öne sürdü.

Devlet ajansı RIA”nın haberine göre bakanlık, Azerbaycan hükümeti için “ne yaptıklarını iyice düşünmeleri gerekir” ifadesini kullandı.

RIA”nın aktardığına göre Moskova, Bakü ile ilişkilerini “son derece önemli” olarak tanımladı ve tutuklanan gazetecilerin faaliyetlerinin mesleki çalışmalarıyla değil, siyasi gerekçelerle bağlantılı olduğuna inandığını bildirdi.

Söz konusu iki gazeteci, daha sonra Bakü’de çıkarıldıkları mahkemece dolandırıcılık ve çeşitli suçlarla yargılanarak tutuklandı.

İKİ ÜLKE ARASINDA SULAR DURULMUYOR

Son bir haftadır yaşanan kriz, Rusya”nın “bir cinayet şebekesine mensup olmakla” suçladığı 50 Azerbaycan vatandaşını tutuklamasıyla başladı.

Rusya, tutukladığı 50 kişi arasında, Azerbaycanlı kardeş olan Huseyin and Ziyaddin Safarov”un tutuklulukları esnasında öldüğünü duyurdu. Bu haber, Azerbaycan”da büyük bir öfke uyandırdı.

Rusya gözetiminde ölen Safarov kardeşler

Azerbaycan, bu olaydan bir gün sonra ülkesindeki Rus vatandaşlarına karşı operasyonlar başlattı.

Bunun yanında Safarov kardeşlerin otopsi raporlarında “işkence ile öldürüldüklerine dair izler olduğunu” da duyurdu.

Ancak iki ülke arasındaki gerilim daha da geriye gidiyor. Geçtiğimiz yıl Rus hava savunmasının, Kazakistan üzerinde seyreden bir Azerbaycan havayolları uçağını vurarak düşürmesinden sonra iki ülke arasındaki gerginliğin önü alınamıyor.

Düşen uçaktaki yolcuların üçte biri yaşamını yitirmişti. Rusya uzun süre düşen uçağın sorumluluğunu üslenmezken Azerbaycan Rusya”yı bizzat sorumlu tuttu ve uçağın Rus hava savunması tarafından vurulduğuna dair kanıtlar paylaştı.

Source: Haber Merkezi


ASELSAN ile SSB arasında 71 milyon dolarlık sözleşme imzalandı

ASELSAN, Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yaptığı açıklamada, yeni iş ilişkisini duyurdu.Açıklamada, “ASELSAN ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Yeni Nesil Ağ Tabanlı Askeri Haberleşme Sistemleri”nin tedarikine yönelik 71 milyon 886 bin 91 dolar tutarında sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatlar 2025 ve 2028 yılları arasında gerçekleştirilecektir.” ifadelerine yer verildi.

Source: Www.star.com.tr


İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, UAEA ile işbirliğini askıya alan yasayı yürürlüğe koydu

İran devlet televizyonunun haberine göre, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, “İsrail ve ABD”nin son saldırılarına ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı”nın bu saldırıları kınamamasına karşı” Meclis tarafından 25 Haziran”da çıkarılan ve hükümeti UAEA ile tüm iş birliğini askıya almasını zorunlu kılan yasayı imzaladı.

İran”da Meclis tarafından hazırlanan ve 25 Haziran”da oylanan yasa tasarısı, 221’e karşı 0 oyla, kabul edilmişti. Tasarının nihai maddeleri de benzer şekilde ezici bir çoğunlukla onaylanmıştı.

Pezeşkiyan hükümetini UAEA ile işbirliğini durdurmaya zorlayan yasa

Hükümeti Ajans denetçilerinin ülkeye girişinin yasaklamasını ve tüm denetim faaliyetlerini durdurmaya zorlayan yasa 26 Haziran”da da Mecliste çıkarılan yasalar için nihai karar merci Anayasayı Koruyucular Konseyi”nde onaylanmıştı. Bu sayede hükümetin yasayı uygulamaktan başka seçeneği kalmadı.

Yasaya göre, ülkeye hiçbir UAEA denetçisinin girişi artık mümkün olmayacak, ajansa nükleer faaliyetlere ilişkin herhangi bir rapor sunulması da tamamen yasaklanacak.

Hükümetin, özellikle İranlı üst düzey yetkililer tarafından “casus” olarak nitelendirilen UAEA Başkanı Rafael Grossi ile herhangi bir işbirliği yapması da yasayla engellendi.

Yasa, 1969 Viyana Sözleşmesi’nin 60. maddesi uyarınca iki koşul sağlanana kadar yürürlükte kalacak.

Bunlardan biri “Güvenlik Güvencesi” buna göre, İran’ın egemenliği, toprak bütünlüğü, nükleer tesisleri ve bilim insanlarının güvenliği uluslararası güvence altına alınmalı. Diğeri de “Hak Güvencesi”, İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşmasının (NPT) 4. maddesi kapsamındaki sivil nükleer enerji hakkına tam saygı gösterilmeli. Bu koşulların sağlandığı yalnızca İran Atom Enerjisi Kurumu raporu ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi onayıyla resmiyet kazanacak. Hükümet, her üç ayda bir meclise ve Konsey’e bu süreçle ilgili rapor sunmakla yükümlü olacak.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


Somali”deki görev başarıyla tamamlandı… Oruç Reis Filyos”a demir atacak

Geçen yıl 4 Ekim”de Filyos Limanı”ndan yola çıkan ve Somali”de gerçekleştirdiği ilk kıtalar arası görevinde 3 ayrı deniz blokunda 4 bin 464 kilometrekarelik alanda üç boyutlu sismik veri toplayan Oruç Reis, Mavi Vatan”a dönüşünün ardından Çanakkale Boğazı”na ulaştı.Saat 08.30″da Çanakkale Boğazı”na güneyden giriş yapan Oruç Reis”e seyri sırasında, Zağanos Paşa Destek Gemisi, Sancar Destek Gemisi ve Ataman Takip Gemisi”nin yanı sıra donanmadan TCG Gediz ve TCG Turgutreis fırkateynleri de eşlik etti.Oruç Reis, ilk önce Gelibolu Yarımadası”ndaki Şehitler Abidesi, ardından Kilitbahir köyündeki “Dur Yolcu” yazısının önünden geçerek kuzeye doğru ilerledi.1915 Çanakkale Köprüsü”nü de geçtikten sonra Marmara Denizi”nde ilerleyecek olan Oruç Reis”in, yarın sabah saatlerinde İstanbul Boğazı”na ulaşması, 4 Temmuz”da Filyos Limanı”na demirlemesi planlanıyor.

Source: Www.star.com.tr


Adım adım “Terörsüz Türkiye”ye! PKK ne zaman silah bırakacak?

MHP Lideri Devlet Bahçeli”nin çağrısıyla başlayan “Terörsüz Türkiye” süreci, Başkan Recep Tayyip Erdoğan”ın liderliğinde hayata geçiriliyor. DEM Parti bir heyet kurarak hem siyasi partilerle “terörsüz Türkiye” yolunda önemli görüşmeler yaptı, hem de PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan”ın örgüte yönelik silah bırakma çağrısını kamuoyu ile paylaştı. Peki 12 Mayıs”ta kendini fesheden PKK terör örgütü ne zaman silah bırakacak? A Haber muhabiri İlter Yeşiltaş önemli açıklamalarda bulundu. PKK”nın silah bırakma sürecini anlatan Yeşiltaş, önemli kulis bilgilerini dile getirirken şunları söyledi: 12 Mayıs”ta PKK terör örgütü silah bırakma kararı aldı ve kendini feshetti. Peki silah bırakma ne zaman olacak? Adım adım “Terörsüz Türkiye”ye! PKK ne zaman silah bırakacak? | Video PKK 10 GÜN İÇERİSİNDE SİLAH BIRAKIYOR Görüştüğümüz kaynaklarımız, bu hafta içerisinde bir törenle ya da önümüzdeki hafta PKK terör örgütünün silah bırakacağı şeklinde bazı iddiaları gündeme getiriyor. Yani net bir tarih olmamakla birlikte 10 gün içerisinde PKK”nın kesin olarak silah bırakması ve bu görüntülerin kamuoyu ile paylaşılması bekleniyor. SİLAH BIRAKMA SÜLEYMANİYE”DE GERÇEKLEŞTİRİLECEK Silah bırakma töreni Süleymaniye”de gerçekleştirecek. Basın önünde bir tören düzenlenecek. Örgüt mensuplarının hepsi aynı anda silah bırakmayacak. Örgüt mensupları 30″lu 40″lı gruplar halinde silah bırakacak. CUMHUR İTTİFAKINDAN “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” MESAJLARI Başkan Recep Tayyip Erdoğan da dünkü konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecine değindi. Başkan Erdoğan yaşanan sürecin bir devlet projesi olduğunun altını çizdi. “Terörsüz Türkiye” sürecinden memnun olduğunu dile getiren Başkan Erdoğan, “son dönemde vuku bulan hadiseler bu sürecin ne kadar isabetli olduğunu göstermiştir” ifadelerini kullandı. MHP Lideri Devlet Bahçeli de Türkiye”nin yeni bir döneme geçtiğini ifade etti. PKK”nın bir an önce silah bırakması gerektiğini dile getiren Bahçeli, provokasyon maiyetli sivri tahriklere karşı azami derecede dikkat edilmelidir uyarısında bulundu. Gözler bir yandan da DEM Parti”deydi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan grup toplantısında önümüzdeki hafta Başkan Erdoğan”la yapılacak görüşmeye değindi. Bu görüşmeye büyük önem veriyoruz diyen Bakırhan, “Sayın Erdoğan”la yapılacak görüşmede iç barışın çıkmasını umut ediyoruz.” ifadelerini kullandı. PKK YÖNETİCİSİNİN AÇIKLAMA YAPMASI BEKLENİYOR Bugün akşam saatlerinde örgüt yöneticilerden birisinin silah bırakmayla ilgili bir tarih vererek açıklama yapması da gelen kulis bilgilerinde yer alıyor.

Source: Sabah İnternet