Deniz Berktay ile Kuzeyden Notlar: Ukrayna savaşı Gagavuz Türklerini de etkiledi
Önceleri de burada değindiğimiz üzere Moldova, ufak sayılabilecek yüzölçümüne (34 bin kilometrekare) karşın hem Rusya ile Batı arasında nüfuz mücadelesine sahne olması hem de patlamaya hazır karışık etnik ve siyasi yapısı nedeniyle yakından incelenmeyi gerektiren bir ülke. Karadeniz’in hemen öbür tarafında yer alması, bize yakınlığı, bizim bu ülkeye daha da dikkat etmemizi gerekli kılıyor. Ülkede Gagavuz Türklerinin yaşaması da burayı daha da yakından izlemeyi gerektiriyor. Geçtiğimiz günlerde Gagavuz Özerk Bölgesi Başkanı Yevgeniya Gutsul’un -tam da Türkiye’ye geleceği sıradagözaltına alınması ve ardından tutuklanması, bu bölgenin içerdiği patlama risklerini yeniden gözler önüne serdi. Gagavuzlar, çoğunluğu Moldova’nın güney bölgelerinde yaşayan ve Hıristiyanlığın Ortodoks mezhebine mensup bir toplum. Gagavuzları diğer Türk topluluklarının çoğundan ayıran bir husus, Müslüman değil, Hıristiyan olmaları. Bir diğer farkları ise bazı Türk topluluklarının yakın geçmişte Rusya’yla yaşadıkları önemli sorunlar nedeniyle ağırlıklı olarak Moskova karşıtı çizgide olmalarına karşılık Gagavuzların geçmişten beri bu ülkeyle genellikle yakın olması. (Belki de bu nedenle “dış Türkler” konusunda çok hassas olan Batı yanlısı bazı kesimler, Gagavuz liderinin tutuklanmasını görmezden geldi.) MERKEZİ HÜKÜMETLE GERİLİMMoldova’nın da bulunduğu Besarabya bölgesi, 1918-1940 yılları arasında Romanya’nın yönetimindeyken Gagavuzlar, Rumen milliyetçilerinin baskılarına maruz kalmıştı. Moldova halkının çoğunluğuysa Rumenlerle aynı kökenden. O nedenle Sovyetler Birliği’nin dağılmak üzere olduğu 1990-1991 döneminde Moldova’da Romanya’yla birleşme eğilimleri güçlendiğinde Moldova’nın doğusundaki Transdinyester bölgesinde yaşayan Rus ve Ukrayna kökenli nüfus, Sovyet ordusunun desteğiyle Moldova’dan ayrılırken güneydeki Gagavuz Türkleri de Romanya’nın parçası olmak istemediklerini söyleyerek ayaklanmıştı. Bu durum ancak 1994’te Türkiye’nin girişimiyle Gagavuzlara özerklik verilmesiyle çözülmüştü. Moldova, Avrupa’nın en yoksul ülkelerinden biriyken Gagavuz bölgesi, Moldova’nın da en yoksul bölgelerinden biri olma özelliğine sahip. Ancak Moldovalıların çalışmak için Romanya veya Batı Avrupa’ya gitmesinden farklı olarak Gagavuzlar, Rusya ve Türkiye’yi tercih ediyor. Moldova’da eski yıllarda da Gagavuz bölgesinin merkezi hükümetle sorunları vardı. Fakat bir taraftan 2020’de Batı yanlısı Maya Sandu’nun Moldova’nın başına geçmesi diğer taraftan da Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması buradaki gerilimi daha da artırdı. GÖZLER MECLİS SEÇİMLERİNDEŞimdiki Gagavuz Başkanı Gutsul’un 2023’te seçilmesine karşılık Moldova yönetimi, bu seçim sonucunu tanımadı. Anayasaya göre Gagavuz başkanının Moldova hükümetinde yer almasına karşın yönetim bunu görmezden geldi. Geçtiğimiz günlerde de Gutsul, seçim usulsüzlüklerine yönelik suçlamalarla gözaltına alındı. Ardından da 20 günlüğüne tutuklandı. Moldova istihbaratı, onun ülkeden temelli kaçma olasılığına karşı tutuklandığını söylüyor. Hakkındaki suçlamalar doğru mu bilinmez ancak bu olayın, Moldova yönetiminin ve Batılı ülkelerin, Ukrayna’daki savaş ortamından yararlanarak ülke siyasetini dizayn etme kaygısından kaynaklandığı değerlendirmeleri yapılıyor. Geçen sonbaharda Moldova’da düzenlenen seçimlerde, Batı yanlısı Sandu, yurtdışı seçmenlerin oyları sayesinde seçilirken Moldova’daki seçmenin büyük kısmı, Rusya’ya yakın çizgide olan ve yine Gagavuz olan Stoyanoglo’ya oy vermişti. Temmuz ayındaki parlamento seçimlerinin bu atmosferde son derecece sıcak geçeceği tahmin ediliyor. denizberktay@yahoo.com
Source: Deniz Berktay
Çin”den “Tayvan”ı kuşatan” tatbikat
Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (ÇHKO) Tayvan ın bulunduğu bölgeden sorumlu Doğu Cephesi Komutanlığı Sözcüsü Albay Şı Yi, tatbikata komutanlığa bağlı kara, hava, deniz ve roket kuvvetlerinden unsurların katıldığını belirtti. AA nın haberine göre; Sözcü Şı, Tayvan ın çevresini kuşatan tatbikatın, deniz-hava muharebe hazırlığı devriyeleri, kapsamlı üstünlüğün ele geçirilmesi, deniz ve kara hedeflerine saldırılar, kilit bölgeler ve deniz yollarının blokajına odaklanacağını ve birliklerin ortak operasyon kabiliyetini test etmeyi amaçladığını vurguladı. Tatbikatın Tayvan ın bağımsızlığını savunan ayrılıkçı güçlere sert bir uyarı ve güçlü bir caydırıcı olacağını ifade eden Şı, bunun Çin in egemenliğini ve ulusal birliğini korumak için meşru ve gerekli bir eylem olduğunu savundu. Çin ordusu, 2022 de dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi nin Tayvan ı ziyaretinin ardından, 2023 te dönemin Tayvan lideri Tsai Ing-wen in ABD ye yaptığı ziyaretlerin sonrasında ve 2024 te Tayvan ın yeni lideri Lai Ching-te nin göreve başladığı mayısta ve ilk Ulusal Gün konuşmasını yaptığı ekimde Ada yı kuşatan kapsamlı askeri tatbikatlar düzenlemişti. Söz konusu tatbikatlara Müşterek Kılıç adı veriliyor. ÇİN TAYVAN ANLAŞMAZLIĞI Çin de İkinci Dünya Savaşı nın ardından Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Koumintag) güçleri ile Mao Zıdong önderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) güçleri arasında yaşanan iç savaşta galip gelen komünistler, 1 Ekim 1949 da Çin Halk Cumhuriyeti nin kuruluşunu ilan etmişti. İç savaşı kaybeden Koumintag üyeleri ise Tayvan a yerleşip 1912 de kurulan Çin Cumhuriyeti iktidarının Ada da devam ettiğini ileri sürerek, burada geçici hükümet kurmuştu. Çin Halk Cumhuriyeti nin kendi topraklarının parçası olduğunu savunduğu Tayvan, 1949 dan bu yana fiili bağımsızlığa sahip bulunuyor. Çin ana karası ile Tayvan arasındaki ayrılık hala sürüyor. Son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskıyı artıran Pekin yönetimi, Ada nın ana kara ile yeniden birleşmesi için gerekirse güç kullanımını dışlamayacağını vurguluyor.
Source: Habertürk
Avrupa bunu bekliyordu! Türkiye”nin kapısını çaldılar…Erdoğan gidiyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ay içinde İtalya’ya gerçekleştireceği ziyaret, hem Türkiye-İtalya ilişkileri hem de Avrupa’nın güvenliği açısından kritik bir öneme sahip. Ziyaret, bölgedeki gelişmeler ışığında iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirme ve ortak güvenlik stratejileri geliştirme fırsatı sunuyor.”AVRUPA”NIN GÜVENLİĞİ TÜRKİYE”SİZ DÜŞÜNÜLEMEZ”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Nisan’da düzenlenmesi planlanan Türkiye-İtalya 4. Hükûmetler Arası Zirve Toplantısı’na katılmak üzere İtalya’ya gidiyor. Ziyaret kapsamında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile bir araya gelecek olan Erdoğan’ın bu temasları, iki ülke ilişkileri açısından büyük önem taşıyor. Aynı zamanda, Avrupa Birliği’nde (AB) son dönemde sıkça dile getirilen “Avrupa’nın güvenliği Türkiyesiz düşünülemez” söylemlerinin ardından gerçekleşmesi, ziyarete ayrı bir anlam katıyor.Göreve geldiğinden bu yana Türkiye ile ilişkileri üst düzeyde tutmaya özen gösteren Başbakan Meloni, iki ülke arasında şu anda 32 milyar dolar seviyesinde olan ticaret hacmini daha da artırmayı amaçlıyor. Öte yandan Meloni’nin, görüşmelerde AB’nin taleplerini gündeme getireceği ve Erdoğan’dan Türkiye’nin Avrupa güvenliğine daha fazla katkı sağlamasını isteyebileceği belirtiliyor. Bu ziyaret, Türkiye-İtalya iş birliğinin yanı sıra Türkiye-AB ilişkilerinde de yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor.TOBB YOLU DÖŞÜYORÖte yandan, Türkiye Odalar veBorsalar Birliği (TOBB) tarafından iş dünyasına gönderdiği yazıda, İtalya’daki zirvenin hazırlıklarında kullanılmak üzere, İtalya ile ticari ve ekonomik ilişkilerin arttırılmasına yönelik iş birliği imkânları, öncelik verilecek sektörler, ticaretin geliştirilmesi için öneriler, ikili ilişkilerde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri gibi konulara ilişkin görüş talep edildi.İŞ ADAMLARI BULUŞUYORÖte yandan, İtalya’nın Ankara Büyükelçiliği, 7 Nisan’da “İtalya ile Türkiye buluşuyor” başlıklı bir etkinlikle İtalyan ve Türk firmaları buluşturacak. Etkinliğin, Türkiye ve İtalya’daki iş ortamına dair kapsamlı bir genel bakış sunacağı, her iki ülkedeki pazar eğilimleri hakkında bilgiler vereceği, İtalya ve Türkiye’den konuşmacıların ve Türk ve İtalyan iş derneklerinden temsilcilerin İtalya-Türkiye ticaret ilişkileri ve iş fırsatları hakkında bilgiler sunacakları belirtildi.SAVUNMA VE ENERJİCumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Meloni, 9 Ocak’ta bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Görüşmede, Türkiye ile İtalya ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alınmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile İtalya’nın 2024 yılında 32 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaştığını, ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirerek bu rakamın yukarılara çekilebileceğini, Türkiye’nin İtalya ile savunma sanayi ve enerji başta olmak üzere birçok alanda iş birliğini artırma anlayışında olduğunu belirtmişti.
Source: Özgürbayrak
Şam”da kurulan yeni kabine! ABD ve AB”den Suriye açıklaması
AB tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Suriye”de yeni geçiş hükümetinin kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Önümüzdeki muazzam zorlukların üstesinden gelmek için yeni hükümetle etkileşime girmeye hazırız.” değerlendirmesinde bulunuldu.Açıklamada yeni hükümetin barışçıl ve kapsayıcı bir geçişe yönelik taahhütlerine saygı göstermesi gerektiği hatırlatılarak, AB”nin Suriye halkının yanında duracağı, bu şartlarda geçiş sürecine olan kararlı desteğini sürdüreceği vurgulandı.Bu bağlamda, 25 Şubat”ta düzenlenen Ulusal Diyalog Konferansı tarafından başlatılan sürecin önemli rol oynayacağının belirtildiği açıklamada, “Ayrıca tüm dış aktörlerin Suriye”nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygı duyması da esastır. AB, istikrarını ve barışçıl ve kapsayıcı bir siyasi geçiş umutlarını baltalamaya yönelik her türlü girişimi kınıyor.” ifadeleri kullanıldı.ABD: YENİ KURULAN KABİNENİN KAPSAYICI, TEMSİLCİ VE SURİYE İÇİN OLUMLU BİR ADIM OLMASINI UMUYORUZABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.Suriye”de yeni kurulan kabinenin ülkeye yönelik yaptırımların kaldırılması için yeterli olup olmayacağının sorulması üzerine Bruce, Suriye”de geçiş hükümetinin kurulduğu bilgisine sahip olduklarını ifade etti.Bruce, Suriye halkının “despot” Esed rejimi altında yıllarca baskıya uğradığını belirterek, “Yeni kurulan kabinenin kapsayıcı, temsilci ve Suriye için olumlu bir adım olmasını umuyoruz.” dedi.ABD”nin yaptırımları kaldırması için gelişmeleri takip etmeye devam edeceğini dile getiren Bruce, bunun için “Suriye”deki yetkililerin terörü tamamıyla reddetmesi ve bastırması, yabancı teröristlere resmi görev verilmesini engellemesi, İran ve bağlantılarının Suriye topraklarını suistimal etmelerini engellemesi, Esed rejiminin kimyasal silahlarını yok etmesi, Suriye”de kaybolan ABD vatandaşları ve başkalarının bulunmasına destek olması, Suriye”deki dini ve etnik azınlıklara güvence ve özgürlük vermesi” gerektiğini kaydetti.
Source: Www.star.com.tr
Rumlar kör oldu! Yerli “Vural” büyük panik yarattı
Medyada yer alan haberlerde, “Beşparmak Dağları’ndaki Türk radarı, Rum Muhafız Ordusu’nu kör ediyor” ifadeleri kullanılarak, sistemin iletişim ağlarını felce uğrattığı belirtildi. VURAL’ın bölgedeki etkisi, Rum tarafında ciddi bir endişe yaratmış durumda.ASELSAN tarafından üretilen Radar Elektronik Destek (ES) Elektronik Saldırı Sistemi (EA) VURAL”ın Rum Milli Muhafız Ordusu”nu (RMMO) “Kör ettiği ve iletişimlerini kestiği” yönünde haber yapan Güney Kıbrıs Rum Kesimi basını konuyu manşetlere taşıdı. Simerini gazetesi Yannos Charalambides imzası taşıyan haberde, “İleri teknoloji ve elektronik harp konularında uzman” diye nitelenen VURAL radarının, 500 km menzile sahip TRS-22XX sabit radarla bağlantılı ES/EA mobil radardan oluştuğunu ve her ikisinin üssünün de Beşparmak Dağı zirvesinde (888 tepesi) bulunduğu belirtildi. Haberde Mavi Vatan”a vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi: “Toplamda 4 adet VURAL bulunuyor ve hepsi Türk malı ve üretimi. Bunlardan biri geçen yıldan (2024) bu yana Kıbrıs”ta bulunuyor ve Türkiye”nin jeopolitik olarak yatırım yaptığı, Mavi Vatan”ın mantıksal ve pratik hayata geçirilmesinin yanı sıra elektronik harp sorunları yaşayan Rum Milli Muhafız Güçleri”nin etkisizleştirilmesine yönelik.”2022″DE ENVANTERE GİRDİSistemin Libya ve Suriye”de de denendiğini belirtilen haberde, sistemin kurulu olduğu noktaların gösterildiği uydu haritasına da yer verdi. 2022″de TSK”nın envanterine giren VURAL Radar Sistemi, düşman radarlarının aldatılmasında etkin bir rol oynuyor.
Source: Özgürbayrak
Hamas, İsrail”in Gazze”ye saldırılarını artırmasını kınadı ve uluslararası müdahale çağrısını yineledi
Hamas”tan yapılan açıklamada, “Savaş suçlusu Netanyahu hükümeti, Gazze Şeridi”ndeki sivillere karşı vahşi savaşını sürdürüyor. Faşist ordusu ise Ramazan Bayramı”nın ikinci gününde yerleşim bölgelerine ve sığınmacı çadırlarına yönelik barbarca bombardımanını artırdı.” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, bu saldırıların uluslararası toplumun gözleri önünde “İsrail”in soykırım ve zorunlu göç politikası” çerçevesinde ve intikam amacıyla gerçekleştiği, savunmasız siviller ile sığındıkları kampları hedef aldığı vurgulandı ve söz konusu saldırıların artması kınandı.
ABD”nin “uluslararası hesap verebilirlik araçlarını devre dışı bırakma” girişimlerinin de kınandığı açıklamada, bu durum “Filistin halkına karşı soykırım savaşına doğrudan ortaklık” olarak nitelendirildi.
Açıklamada, uluslararası toplum, Arap ve İslam dünyasındaki devletler ve halklarına, “İsrail’in işlediği suçları ve uluslararası insani hukukun açık ihlallerini durdurmak” için harekete geçme çağrısında bulunuldu.
Ateşkesi bozan İsrail ordusu, Gazze”ye şiddetli saldırıları yeniden başlattı
İsrail ordusu, Gazze Şeridi”nde 19 Ocak”ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı.
İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1000″den fazla Filistinli hayatını kaybetti, 2 bin 360″ı aşkın kişi yaralandı.
İsrail”in Gazze Şeridi”ne 7 Ekim 2023″ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 357″ye, yaralıların sayısı 114 bin 400″e yükseldi.
Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas”a karşı “gittikçe artan askeri güçle” hareket edeceğini duyurdu.
Hamas ise “İsrail”in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi”nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını” açıkladı.
İsrail”in, Gazze”ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu”nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü”nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkati çekti.
İİT”den İsrail”in Batı Şeria”da işgali genişletecek yol yapım kararına tepki
İİT’den yapılan açıklamada, İsrail’in bu adımı “uluslararası hukukun ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının açık bir ihlali” olarak nitelendirildi.
Açıklamada, Maale Adumim yerleşim biriminin Kudüs”e ilhak edilmesi ve yerleşim birimi çevresindeki Filistin beldelerinin Kudüs”ten izolesini amaçlayan bu adımın, iki devletli çözümü tehlikeye atacağı uyarısında bulundu.
Uluslararası toplumu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni, İsrail’in tüm yerleşim, ilhak, zorunlu göç ve “soykırım politikalarını” durdurması için harekete geçmeye ve hesap verebilirlik mekanizmalarını devreye sokmaya çağrılan açıklamada, İsrail”in Batı Şeria”da işgali genişletecek yol yapım kararı kınandı.
Açıklamada, uluslararası hukuku sürekli ihlal etmesi nedeniyle İsrail”e uluslararası yaptırımlar uygulanması talep edildi.
İsrail”den Batı Şeria”da işgali genişletecek yol yapım kararı
İsrail Başbakanlık Ofisi, kabinenin, işgal altındaki Batı Şeria”da bulunan ve Kudüs”ün 7 kilometre doğusunda yer alan Maale Adumim yerleşim birimi çevresine yol yapım kararını onayladığını bildirmişti.
Karara göre, Filistin mahalleleri Azeriye ile Zaim ve Azeriye ile Maale Adumim arasında alternatif yollar açılacak.
Söz konusu adımla, Filistinlilerin Maale Adumim yerleşimine giden yolları kullanmasının önüne geçilmesi ve buraların sadece Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin kullanımına sunulması öngörülüyor.
İsrail basını, kararın, İsrail”in bölgeyi ilhak etmesinin yolunu açacağını kaydediyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source:
Çin ülkeyi kuşattı! İşgal an meselesi…Gerilim tırmanıyor
Çin, egemenlik ihtilafı içinde bulunduğu Tayvan ile arasındaki gerilim devam ediliyor.Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (ÇHKO) Tayvan”ın bulunduğu bölgeden sorumlu Doğu Cephesi Komutanlığı Sözcüsü Albay Şı Yi, tatbikata komutanlığa bağlı kara, hava, deniz ve roket kuvvetlerinden unsurların katıldığını belirtti.Sözcü Şı, Tayvan”ın çevresini kuşatan tatbikatın, “deniz-hava muharebe hazırlığı devriyeleri, kapsamlı üstünlüğün ele geçirilmesi, deniz ve kara hedeflerine saldırılar, kilit bölgeler ve deniz yollarının blokajına” odaklanacağını ve birliklerin ortak operasyon kabiliyetini test etmeyi amaçladığını vurguladı.Tatbikatın Tayvan”ın bağımsızlığını savunan ayrılıkçı güçlere “sert bir uyarı” ve “güçlü bir caydırıcı” olacağını ifade eden Şı, bunun Çin”in egemenliğini ve ulusal birliğini korumak için “meşru ve gerekli bir eylem” olduğunu savundu.Çin ordusu, 2022″de dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi”nin Tayvan”ı ziyaretinin ardından, 2023″te dönemin Tayvan lideri Tsai Ing-wen”in ABD”ye yaptığı ziyaretlerin sonrasında ve 2024″te Tayvan”ın yeni lideri Lai Ching-te”nin göreve başladığı mayısta ve ilk “Ulusal Gün” konuşmasını yaptığı ekimde Ada”yı kuşatan kapsamlı askeri tatbikatlar düzenlemişti.Söz konusu tatbikatlara “Müşterek Kılıç” adı veriliyor.ÇİN-TAYVAN ANLAŞMAZLIĞIÇin”de İkinci Dünya Savaşı”nın ardından Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Koumintag) güçleri ile Mao Zıdong önderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) güçleri arasında yaşanan iç savaşta galip gelen komünistler, 1 Ekim 1949″da Çin Halk Cumhuriyeti”nin kuruluşunu ilan etmişti.İç savaşı kaybeden Koumintag üyeleri ise Tayvan”a yerleşip 1912″de kurulan “Çin Cumhuriyeti” iktidarının Ada”da devam ettiğini ileri sürerek, burada geçici hükümet kurmuştu.Çin Halk Cumhuriyeti”nin kendi topraklarının parçası olduğunu savunduğu Tayvan, 1949″dan bu yana fiili bağımsızlığa sahip bulunuyor. Çin ana karası ile Tayvan arasındaki ayrılık hala sürüyor.Son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskıyı artıran Pekin yönetimi, Ada”nın ana kara ile yeniden birleşmesi için gerekirse güç kullanımını dışlamayacağını vurguluyor.
Source: Özgürbayrak
Sabıkalılara para transferi! İBB”deki “suç ağı” MASAK raporundan çıktı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu”na yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmalarıyla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan”ın tutuklandığı terör dosyasındaki MASAK raporuna ulaşıldı. Çalışkan”ın banka hareketlerinin yer aldığı raporda, suç dosyası kabarık çok sayıda kişiye para transferi yapıldığı saptandı.SUÇ KAYDI LİSTESİ UZUNMASAK uzmanlarının incelemelerinde Çalışkan”ın para gönderdiği sabıkalıların listesi şöyle sıralandı: “1 kişi silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, 6 kişi silahlı terör örgütüne üye olma, 1 kişi uyuşturucu ticareti yapmak, 3 kişi uyuşturucu kullanmak, 12 kişi yaralama, 3 kişi dolandırıcılık, 1 kişi yağma, 1 kişi resmi belgede sahtecilik, 1 kişi rüşvet ve yolsuzluk, 4 kişi görevi kötüye kullanma, 1 kişi Cumhurbaşkanına hakaret, 1 kişi hırsızlık, 8 kişi tehdit, 2 kişi tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, 1 kişi bedelsiz senedi kullanma, 1 kişi hükûmete karşı suç, 3 kişi mühür bozma.”KURULUŞUNDA İMAMOĞLU VARReform Enstitüsü 21 Temmuz 2024″te “ortak bir toplumsal zemin, entelektüel ve siyasal müzakere atmosferi oluşturulması” iddiasıyla İBB Başkanı İmamoğlu, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve Şişli Belediye Başkanı Şahan gibi isimler tarafından kurulmuştu.CHP Genel Merkezi”nden Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan”ın banka hesabına hangi amaçla yüklü miktarda para gönderildiği araştırılıyor.CHP GENEL MERKEZİ”NDEN 7.2 MİLYON LİRA”Terör örgütüne yardım” suçundan tutuklanan Çalışkan”ın para hareketlerinde “Reform Enstitüsü” adlı vakfın kurulduğu 2024″ten sonra olağandışı arttığı görüldü. Sadece bir kişiye 385 bin sterlin (O günkü kurla 16 milyon 753 bin TL) yolladığı belirlendi. Aynı yıl Çalışkan”ın hesabına 17.1 milyon TL”lik para transferi gerçekleştiği saptandı. MASAK raporuna göre bu paranın 7 milyon 200 bin TL”si CHP Genel Merkez”den; 1 milyon 500 bin TL”lik kısmı ise İmamoğlu”nun avukatı Mehmet Pehlivan tarafından gönderildi.HESABINDA 17 KAT ARTIŞMehmet Ali Çalışkan”ın para çıkış hareketlerinde sterlin bazında 2024″ten önceki yıllara ait hiçbir hareket bulunmazken TL bazında ise bir önceki yıla göre 17 kat oranında artış saptandı.
Source: Www.star.com.tr
İsrail”in, Beyrut”un güneyine düzenlediği hava saldırısında 3 kişi öldü
Lübnan resmi haber ajansı NNA”da yer alan habere göre, İsrail savaş uçakları, başkent Beyrut”un güneyinde bir binayı 2 füzeyle hedef aldı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu hava saldırısında ilk belirlemelere göre 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin yaralandığı aktarıldı.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından yaptığı açıklamada, savaş uçaklarıyla başkent Beyrut”un güneyini bombaladıklarını belirtti.
Söz konusu saldırıyla Hizbullah”tan bir unsurun hedef alındığını savunan Andrae, hedef alınan Hizbullah unsurunun son zamanlarda İsrail”e karşı eylem amacıyla Hamas mensuplarına yardım ettiğini öne sürdü.
Lübnan”ın güneyinden 28 Mart”ta da ülkenin kuzeyine roketler atıldığını duyuran İsrail ordusu, Lübnan”ın güneyini ve başkent Beyrut”u bir dizi hava saldırısıyla hedef almıştı.
İsrail savaş uçaklarının gerçekleştirdiği bu saldırı, 27 Kasım 2024″te yürürlüğe giren ateşkesten sonra Beyrut”a düzenlenen ilk bombardıman olmuştu.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail savaş uçaklarının başkent Beyrut”un güneyine düzenlediği saldırıyı kınadı
Cumhurbaşkanı Avn, yaptığı yazılı açıklamada, Kasım 2024″te sağlanan ateşkes anlaşmasından sonra İsrail”in başkent Beyrut”un güneyine ikinci kez saldırı düzenlediğini belirtti.
İsrail”in bu saldırılarının “Lübnan”a karşı tehlikeli niyetlerinin göstergesi olduğuna” dikkati çeken Avn, “Bu saldırılar özellikle de Suudi Arabistan”ın Cidde kentinde Suriye ile Lübnan arasındaki sınırda kontrolün sağlanması yönünde imzalanan anlaşmadan sonra geldi.” ifadelerini kullandı.
Söz konusu saldırıların ayrıca kendisinin Fransa”ya yaptığı ziyaretten sonra yapıldığına işaret eden Avn, İsrail”in saldırılarına devam etmesinin kendilerini, Lübnan”ın dostları ülkelerin çabalarıyla uluslararası destekler toplamaya sevk ettiğinin altını çizdi.
Egemenliklerini koruma ve dışarıdan bu egemenliğin ihlaline izin vermeme yönünde çabalayacaklarına işaret eden Avn, ülke içinden de İsrail”in saldırılarına bahane sağlayanlara izin vermeyeceklerini kaydetti.
Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkes ve ihlaller
Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkes anlaşması kapsamında oluşturulan Ateşkesi Denetleme Komitesinde, Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) ile Lübnan ve İsrail”in yanı sıra Fransa ile ABD yer alıyor.
İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024″te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor.
Lübnan makamlarının verilerine göre, İsrail ordusunun ateşkesin sağlanmasının ardından düzenlediği saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.
Lübnan”a yönelik kara saldırıları sırasında sınır hattındaki beldelere giren İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasındaki geri çekilme maddesine rağmen Hamamis Tepesi, Aziyye Tepesi, Uveyda Tepesi, Balat Dağı ve Lebbune Tepesi olmak üzere 5 noktada varlığını sürdürüyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source:
Çin, Tayvan”ın çevresini kuşatan kapsamlı askeri tatbikata başladı
Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (ÇHKO) Tayvan”ın bulunduğu bölgeden sorumlu Doğu Cephesi Komutanlığı Sözcüsü Albay Şı Yi, tatbikata komutanlığa bağlı kara, hava, deniz ve roket kuvvetlerinden unsurların katıldığını belirtti.
Sözcü Şı, Tayvan”ın çevresini kuşatan tatbikatın, “deniz-hava muharebe hazırlığı devriyeleri, kapsamlı üstünlüğün ele geçirilmesi, deniz ve kara hedeflerine saldırılar, kilit bölgeler ve deniz yollarının blokajına” odaklanacağını ve birliklerin ortak operasyon kabiliyetini test etmeyi amaçladığını vurguladı.
Tatbikatın Tayvan”ın bağımsızlığını savunan ayrılıkçı güçlere “sert bir uyarı” ve “güçlü bir caydırıcı” olacağını ifade eden Şı, bunun Çin”in egemenliğini ve ulusal birliğini korumak için “meşru ve gerekli bir eylem” olduğunu savundu.
Tayvan”dan tepki
Tayvan Savunma Bakanlığı, X hesabından yapılan paylaşımda, “Çin”in akıl dışı provokasyonu” olarak nitelendirdiği tatbikatı kınadığını bildirdi.
Çin ordusunun eylemlerinin bölgesel barışa zarar verdiğinin savunulduğu açıklamada, “Özgürlük ve demokrasinin ön safında, toprak bütünlüğümüzü korumak üzere kararlı duruyoruz.” ifadesine yer verildi.
Bakanlık, ayrıca, Çin”in Şandong uçak gemisinin Tayvan”a yaklaştığını, sabah saatlerinden itibaren Çin”e ait 19 savaş gemisinin Ada çevresinde görüldüğünü aktardı.
Çin Sahil Güvenliği de eş zamanlı tatbikat yapıyor
Öte yandan Çin Sahil Güvenliği de askeri tatbikat ile eş zamanlı olarak, Tayvan çevresinde “kanun koruma devriyesi” yürüttüğünü duyurdu.
Çin Sahil Güvenliği Sözcüsü Cu Anqing, sahil güvenlik gemilerinin, bölgede izinsiz seyreden gemilere teftiş, müdahale, el koyma ve tutuklama eğitimleri yaptığını bildirdi.
Tayvan”ı “Çin”in bir bölgesi” olarak tanımlayan Sözcü Cu, tatbikatın “tek Çin” ilkesi gereği Ada üzerinde meşru yetki kullanımı ve kontrole yönelik eylemlerin talimini amaçladığını kaydetti.
Yakın dönemde benzer tatbikatlar yapılmıştı
Çin ordusu, 2022″de dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi”nin Tayvan”ı ziyaretinin ardından, 2023″te dönemin Tayvan lideri Tsai Ing-wen”in ABD”ye yaptığı ziyaretlerin sonrasında ve 2024″te Tayvan”ın yeni lideri Lai Ching-te”nin göreve başladığı mayısta ve ilk “Ulusal Gün” konuşmasını yaptığı ekimde Ada”yı kuşatan kapsamlı askeri tatbikatlar düzenlemişti.
Söz konusu tatbikatlara “Müşterek Kılıç” adı verilmişti.
Çin-Tayvan anlaşmazlığı
Çin”de İkinci Dünya Savaşı”nın ardından Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Koumintag) güçleri ile Mao Zıdong önderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) güçleri arasında yaşanan iç savaşta galip gelen komünistler, 1 Ekim 1949″da Çin Halk Cumhuriyeti”nin kuruluşunu ilan etmişti.
İç savaşı kaybeden Koumintag üyeleri ise Tayvan”a yerleşip 1912″de kurulan “Çin Cumhuriyeti” iktidarının Ada”da devam ettiğini ileri sürerek, burada geçici hükümet kurmuştu.
Çin Halk Cumhuriyeti”nin kendi topraklarının parçası olduğunu savunduğu Tayvan, 1949″dan bu yana fiili bağımsızlığa sahip bulunuyor. Çin ana karası ile Tayvan arasındaki ayrılık hala sürüyor.
Son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskıyı artıran Pekin yönetimi, Ada”nın ana kara ile yeniden birleşmesi için gerekirse güç kullanımını dışlamayacağını vurguluyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source:
ASELSAN”ın VURAL”ı Rumları kör etti
ASELSAN tarafından üretilen Radar Elektronik Destek (ES) Elektronik Saldırı Sistemi (EA) VURAL”ın Rum Milli Muhafız Ordusu”nu (RMMO) “Kör ettiği ve iletişimlerini kestiği” yönünde haber yapan Güney Kıbrıs Rum Kesimi basını konuyu manşetlere taşıdı.Simerini gazetesi Yannos Charalambides imzası taşıyan haberde, “İleri teknoloji ve elektronik harp konularında uzman” diye nitelenen VURAL radarının, 500 km menzile sahip TRS-22XX sabit radarla bağlantılı ES/EA mobil radardan oluştuğunu ve her ikisinin üssünün de Beşparmak Dağı zirvesinde (888 tepesi) bulunduğu belirtildi. Haberde Mavi Vatan”a vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi: “Toplamda 4 adet VURAL bulunuyor ve hepsi Türk malı ve üretimi. Bunlardan biri geçen yıldan (2024) bu yana Kıbrıs”ta bulunuyor ve Türkiye”nin jeopolitik olarak yatırım yaptığı, Mavi Vatan”ın mantıksal ve pratik hayata geçirilmesinin yanı sıra elektronik harp sorunları yaşayan Rum Milli Muhafız Güçleri”nin etkisizleştirilmesine yönelik.”2022″DE ENVANTERE GİRDİSistemin Libya ve Suriye”de de denendiğini belirtilen haberde, sistemin kurulu olduğu noktaların gösterildiği uydu haritasına da yer verdi. 2022″de TSK”nın envanterine giren VURAL Radar Sistemi, düşman radarlarının aldatılmasında etkin bir rol oynuyor.
Source: Www.star.com.tr
İsrailli esirlerden kaçı hayatta? Netanyahu hükümetinden ateşkes için yeni teklif
Haaretz Gazetesinin İsrailli üst düzey yetkiliye dayandırdığı habere göre Tel Aviv, arabulucular (Mısır ve Katar) aracılığıyla Hamas”tan, söz konusu ateşkes karşılığında Gazze”de tuttuğu 11 esiri serbest bırakmasını, 16″sının cenazelerini teslim etmesini ve diğer esirler hakkında bilgi vermesini talep etti.Haberde ayrıca bu kapsamda İsrail”in cezaevlerinden bazı Filistinli esirleri serbest bırakacağı kaydedildi ancak herhangi bir sayı verilmedi.İsrail”in Hamas ile arasında esir değişim anlaşmasını tamamlamak için 40 günlük süre belirlediği, anlaşmanın 11 İsrailli esirin serbest bırakılmasının hemen ardından başlayacağı kaydedildi.Teklife göre anlaşmanın 5. gününde Hamas”tan Gazze”deki esirler hakkında bilgi alınması, 10. gününde ise 16 İsraillinin cenazesinin teslim alınması öngörülüyor.İsrail kamuoyuna göre, Gazze Şeridi”nde 59 İsrailli esirin bulunduğu, bunlardan 24″ünün ise hayatta olduğu tahmin ediliyor.Konuyla ilgili İsrail”den, Hamas”tan ve arabulucu ülkelerden henüz bir açıklama gelmedi.- ATEŞKESİ BOZAN İSRAİL ORDUSU, GAZZE”YE ŞİDDETLİ SALDIRILARI YENİDEN BAŞLATTIİsrail ordusu, Gazze Şeridi”nde 19 Ocak”ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı.İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1000″den fazla Filistinli hayatını kaybetti, 2 bin 360″u aşkın kişi yaralandı.İsrail”in Gazze Şeridi”ne 7 Ekim 2023″ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 357″ye, yaralıların sayısı ise 114 bin 400″e yükseldi.Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas”a karşı “gittikçe artan askeri güçle” hareket edeceğini duyurdu.Hamas ise “İsrail”in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi”nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını” açıkladı.İsrail”in Gazze”ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu”nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü”nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkati çekti.
Source: Www.star.com.tr
Trump”tan açık tehdit: Gerçek acıyı henüz tatmadınız
ABD Başkanı Donald Trump, Husiler”e yönelik ülkesinin saldırıları devam ederken, Husilere bir uyarı daha yaptı.Trump açıklamasında, “Husiler için seçenek net: ABD gemilerine ateş etmeyi bırakırlarsa biz de bırakırız. Aksi takdirde daha yeni başladık. Hem Husiler hem de İran”daki destekçileri henüz asıl acıyı tatmadı.” ifadelerini kullandı.HUSİLER, ABD”YE AİT İNSANSIZ HAVA ARACINI DÜŞÜRDÜKLERİNİ AÇIKLADIHusilerden, Trump yönetimini kızdıracak bir hamle geldi. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sare, ABD’ye ait bir MQ-9 insansız hava aracının düşürüldüğünü açıkladı. Husilere ait al-Masirah TV tarafından yayınlanan açıklamasında, “Hava savunmamız, Marib bölgesi üzerinde seyreden bir Amerikan MQ-9 insansız hava aracını yerel olarak üretilen bir füzeyi kullanarak düşürdü.” diyen Sare, “Bu, Ekim 2023″ten bu yana hava savunmamızın başarıyla düşürdüğü 16’ncı ABD insansız hava aracıdır.” ifadelerini kullandı. Sare, Gazze”ye yönelik kuşatma ve saldırılar sona erinceye dek Kızıldeniz ve Arap Denizleri”ndeki düşman gemilerini hedef almayı sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.”ÖLÜMCÜL GÜÇ KULLANACAĞIZ” DEMİŞTİABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, Yemen”deki Husileri ve İran”ı hedef almış ve “Bugün Birleşik Devletler ordusuna, Yemen”deki Husi teröristlere karşı kararlı ve güçlü bir askeri harekat başlatma emri verdim.” ifadesini kullanmıştıHusilerin Kızıldeniz”de ABD gemilerini hedef aldığını ve bölgedeki deniz ticaretini olumsuz etkilediğini savunan Trump, “Husilerin ABD gemilerine yönelik saldırılarına müsamaha gösterilmeyecektir. Hedefimize ulaşana kadar ölümcül güç kullanacağız.” bilgisini verip, “Zamanınız doldu, saldırılarınız bugünden itibaren durmalıdır, yoksa daha önce hiç görmediğiniz şekilde üzerinize bir cehennem yağacak.” diye tehdit etmişti.KIZILDENİZ”DE ARTAN GERİLİMİN SEBEBİ?İran”ın desteklediği Yemen”deki Husiler, İsrail”in Gazze”deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 1 yıldan fazla süredir Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu söyledikleri ticari gemilere el koymaya ve bazılarına da dron ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başladı. ABD güçleri bu süreçte birçok kez Yemen”den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü duyurdu.Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz”deki seferlerini durdurma kararı aldı. Bu kararın ardından harekete geçen ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlere karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu duyurdu. 1 yıldan fazla süredir ABD öncülüğündeki koalisyon Husiler, Husiler de gemileri vurmaya devam ediyor.
Source: Erkan Talu
Tayvan çevresinde savaş provası: Çin’den kuşatma tatbikatı
Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (ÇHKO) Tayvanın bulunduğu bölgeden sorumlu Doğu Cephesi Komutanlığı Sözcüsü Albay Şı Yi, tatbikata komutanlığa bağlı kara, hava, deniz ve roket kuvvetlerinden unsurların katıldığını belirtti.Sözcü Şı, Tayvanın çevresini kuşatan tatbikatın, deniz-hava muharebe hazırlığı devriyeleri, kapsamlı üstünlüğün ele geçirilmesi, deniz ve kara hedeflerine saldırılar, kilit bölgeler ve deniz yollarının blokajına odaklanacağını ve birliklerin ortak operasyon kabiliyetini test etmeyi amaçladığını vurguladı.Tatbikatın Tayvanın bağımsızlığını savunan ayrılıkçı güçlere sert bir uyarı ve güçlü bir caydırıcı olacağını ifade eden Şı, bunun Çinin egemenliğini ve ulusal birliğini korumak için meşru ve gerekli bir eylem olduğunu savundu.Çin ordusu, 2022de dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosinin Tayvanı ziyaretinin ardından, 2023te dönemin Tayvan lideri Tsai Ing-wenin ABDye yaptığı ziyaretlerin sonrasında ve 2024te Tayvanın yeni lideri Lai Ching-tenin göreve başladığı mayısta ve ilk Ulusal Gün konuşmasını yaptığı ekimde Adayı kuşatan kapsamlı askeri tatbikatlar düzenlemişti.Söz konusu tatbikatlara Müşterek Kılıç adı veriliyor.ÇİN-TAYVAN ANLAŞMAZLIĞIÇinde İkinci Dünya Savaşının ardından Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Koumintag) güçleri ile Mao Zıdong önderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) güçleri arasında yaşanan iç savaşta galip gelen komünistler, 1 Ekim 1949da Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluşunu ilan etmişti.İç savaşı kaybeden Koumintag üyeleri ise Tayvana yerleşip 1912de kurulan Çin Cumhuriyeti iktidarının Adada devam ettiğini ileri sürerek, burada geçici hükümet kurmuştu.Çin Halk Cumhuriyetinin kendi topraklarının parçası olduğunu savunduğu Tayvan, 1949dan bu yana fiili bağımsızlığa sahip bulunuyor. Çin ana karası ile Tayvan arasındaki ayrılık hala sürüyor.Son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskıyı artıran Pekin yönetimi, Adanın ana kara ile yeniden birleşmesi için gerekirse güç kullanımını dışlamayacağını vurguluyor.
Source:
Türkiye”nin üs kurma ihtimali karşısında korkuya kapıldılar: Hareket özgürlüğümüz tehlikeye girer
İsrail basını The Jerusalem Post”da yer alan bir habere göre soykırımcı İsrail, Türkiye ile Suriye”nin yakınlaşmasından endişe duyuyor. “Türkiye”nin Suriye”de askeri üs kurma ihtimali “potansiyel tehdit”” başlığıyla bir haber yayımlayan İsrail basını, ülkenin nasıl bir endişe ve korku içinde olduğunu bir kez gözler önüne serdi.Söz konusu gelişmenin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki artan işbirliğinin bir sonucu olarak ortaya çıktığını yazan İsrail basını, “Türkiye”nin Suriye”de askeri üs kurma” iddiasını İsrailli bir güvenlik kaynağına dayandırdı. Haberde İsrailli güvenlik kaynağının “Suriye”de bir Türk hava üssü kurulursa, bu İsrail”in hareket özgürlüğünü tehlikeye atar. Bu, karşı çıktığımız potansiyel bir tehdittir” dediği aktarıldı.Ayrıca İsrailli güvenlik kaynağının bu açıklamayı 31 Mart Pazartesi yaptığı belirtildi.İSRAİL ENDİŞE DUYUYORİsrail”in Türkiye”nin Suriye”de askeri üs kurmasından korktuğunu ve bundan endişe duyduğuna dikkat çeken The Jerusalem Post”da haberinde, “İsrail”in, Suriye hükümetinin Türkiye”nin ülke içinde askeri üsler kurmasına izin verebileceği yönündeki endişesi, Suriye”deki Ahmed el-Şara rejimi ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümeti arasındaki artan işbirliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.” ifadelerine yer verdi. İsrail”in siyasi ve güvenlik yetkililerinin bu konuda görüşmeler yaptığını aktaran İsrail basını, Türkiye”nin Suriye”de askeri üs kurma ihtimali olmak üzere birçok konuda görüşme gerçekleştirildiğini aktardı. Star Gazetesiİsrail”de “Türkiye-Suriye İttifakı” korkusu: “Önemli bir kozu” elinde tutuyorTürkiye”den korkup soykırımcıya gittiÖvgüyle söz ettiler: AKINCI, Türkiye”nin Osmanlı hayaline itibar kazandırıyor
Source: Www.star.com.tr
Trump”tan Putin”e son tehdit: “Eğer anlaşmazsa B planı hazır”
Seçim kampanyasında “Savaşı 24 saatte bitiririm” iddiasında bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna ve Rusya ile hala bir uzlaşma sağlayamadı.
EK GÜMRÜK VERGİSİ
Putin’i ateşkese ikna edemeyen Trump, Rus lideri ek gümrük vergileriyle tehdit etti. Ukrayna’da ateşkes olmaması halinde Rus petrolüne dolaylı olarak ikinci kez gümrük vergisi getireceğini belirtti.
“GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEZSE YAPARIM”
Trump, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
“Onu bir anlaşma yaparken görmek istiyorum. Her hafta 2 bin 500 kişi hayatını kaybediyor. Ateşkesi kabul edeceğinden emin olmak istiyorum ve edeceğine inanıyorum. Rus petrolüne ikinci kez gümrük vergisi koymak istemiyorum ama eğer görevini yerine getirmediğini düşünürsem bunu yaparım.”
NADİR ELEMENTLER ANLAŞMASI ASKIDA
Putin ile uzlaşamayan Trump, Ukrayna ile nadir elementler anlaşmasının da henüz tamamlanmadığını hatırlattı. Kiev yönetiminin anlaşmayı yeniden müzakere etmek istediğini belirten Trump, Ukrayna’nın bu anlaşmayı NATO’ya giriş bileti olarak gördüğünü ve NATO’ya katılma arzusunun savaşın temel nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.
Source: Derleyen: Ümit Karadağ