Cetvelle çizilen sınırlar… Vatandaş kanıyla çizilen sınırlar…
ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack aynı zamanda ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve ABD Başkanı Trump’ın yakın arkadaşıdır. Bu nedenle yaptığı açıklamalara önem veriliyor. Tom Barrack Türkiye’deki ilk açıklamasında konuyu Sykes-Picot, Sevr ve Lozan antlaşmalarına getirerek cetvelle çizilen Sykes-Picot ve Lozan’ın Kürtler için olumsuz sonuçlar yarattığını belirtti. Birkaç gün önce de Osmanlı’daki millet sistemi üzerine övücü açıklamalar yaptı. Barrack’ın Sykes-Picot çıkışı üzerine yazarımız Mehmet Ali Güller beş yazı yazdı (“Barrack’ın Türkiye Hedefi”, “Barrack’ın Özel Misyonu”, “Barrack, Lozan, Erdoğan”, “ABD’nin Yeni Harita Niyeti” ve “Barrack’ın Önerisinin Asıl Amacı”). Naim Babüroğlu da Sözcü gazetesinde bu konuyu ele aldı (ABD Artık Gizlemiyor: Parçalanmış Türkiye, 03.07.2025). Bu konuya “Cetvelle çizilen sınırlar vatandaş kanıyla çizilen sınırlar” yazısıyla bizde katkıda bulunuyoruz. Öncelikle belirtmeliyiz ki cetvelle çizilen ülke sınırları süper güçlerin yararlarını korur; sınırların vatandaş kanıyla çizilmesi bu emperyalist dünyada çok zordur, halkın özgür iradesiyle oluşur. Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları cetvelle değil, vatandaşların kanıyla çizilmiştir. Bu nedenle Türkiye’nin sınırlarıyla oynamak beklenmedik sonuçlar getirir. Bu girişten sonra konuyu kısaca irdeleyelim. GİZLİ ANLAŞMALAR I. Dünya Savaşı o günkü süper güçlerin bir paylaşım savaşıydı. Amaç özellikle Osmanlı Devleti’ni parçalamak, topraklarını aralarında paylaşarak işgal etmek ve Osmanlı Devleti’ni tarihten silmekti. I. Dünya Savaşı sürerken Osmanlı Devleti’nin paylaşımı ile ilgili olarak dört gizli anlaşma imzalanmıştır. Aşağıda özet olarak verilen bu gizli anlaşmalar süper güçlerin cetvelle çizdikleri sınırları içeriyordu. Sykes Picot Anlaşması ile çizilen sınırları gösteren harita. 1. İstanbul Anlaşması (18 Mart-10 Nisan 1915) Bu gizli anlaşma İngiltere, Fransa ve Rusya arasında yapılmıştı. Trakya, Gelibolu Yarımadası, Sakarya Irmağı’na kadar Kocaeli Yarımadası, İmroz ve Bozcaada savaştan sonra Rusya’ya bırakılacaktı. Rusya böylelikle boğazlar üzerinde egemenlik kurma olanağına kavuşacaktı. 2. Londra Anlaşması (26 Nisan 1915) Bu anlaşma İtalyanları İngiliz Rus ittifakına çekmek için düzenlenmişti. Savaşa katılmasının karşılığı olarak İtalyanlara Akdeniz’de haklar tanınıyordu. Anadolu’nun tümüyle paylaşımı durumunda İtalyanlara, Antalya yöresinden de pay verilecekti. 3. Sykes-Picot Anlaşması (9- 16 Mayıs 1916) İngilizlerle Fransızlar arasında yapılan bu gizli anlaşmanın esasları, İngiliz diplomat Mark Sykes ile Fransız diplomat Georges Picot tarafından saptandığı için, bu anlaşma onların adlarıyla anılır. Bu anlaşma, Osmanlı İmparatorluğu’nun Suriye ve Filistin eyaletlerinin parçalanarak İngiltere ile Fransa arasında paylaşımını içeren hükümler taşıyordu. 4. St. Jean De Maurienne Anlaşması (17 Nisan 1917) İngiliz, Fransız ve İtalyanlar, St. Jean De Maurienne’de yeni ilave bir anlaşma yaptılar. Buna göre Antalya, Aydın, İzmir ve Konya ilinin bir kısmının İtalyanlara bırakılması uygun görülüyordu. Bu konularla ilgili ABD Başkanı Wilson’a da bilgi veriliyordu. Bu konuların görüşüldüğü İngiliz Savaş Kabinesi’nin, gizli toplantısına ABD Başkanı Wilson’un temsilcisi olarak katılan Albay House, kendi anı defterine şu notu yazmıştır: “Türkiye’yi hem Asya’da hem de Avrupa’da neşe içinde paylaştık. 1 Ekim 1917 Sovyet Devrimi’nden sonra Sovyet Rusya, bu gizli anlaşmalardan ayrıldığını açıkladı ve anlaşmalar açığa çıktı. Mustafa Kemal Paşa Sivas’ta Temsilciler Heyeti ile. MONDROS ATEŞKESİ VE İŞGALLER Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’nda Almanlarla birlikte hareket etti. Özellikle Çanakkale savaşlarında İngilizleri mağlup etti. Ancak Almanya’nın yenilgileri üzerine Ekim 1918’de ateşkes imzalamayı kabul etti. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması bir ateşkes antlaşmasının çok ötesinde hükümler taşıyor, tüm Anadolu ve Trakya’nın parçalanarak galipler tarafından işgal edilmesini hüküm altına alıyordu. Antlaşmanın özellikle yedi maddesi emperyalist hükümler taşıyor ve “Galip devletler kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durum karşısında bir bölgeyi işgal etme hakkına sahiptir” diyordu. Böylece I. Dünya Savaşı galipleri bir uçtan öbür uca tüm Türkiye’yi tüm Anadolu’yu işgal etme hakkını elde etmiş oluyorlardı. Nitekim, Mondros Ateşkesi’nin üzerinden bir hafta geçmeden İngilizler, 3 Kasım 1918’de Musul’u; 6 Kasım’da ise 1915 savaşında yenilgiye uğradıkları Çanakkale Boğazı’nı işgal ettiler. 13 Kasım 1918’de 55 parça savaş gemisinden oluşan İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan karma donanması İstanbul’a girdi ve başkenti işgal etti. İngiliz Amiral Calthorpe, müttefik donanmayı komuta ediyordu. HALKIN DURUMU Evet, Mondros Ateşkesi imzalanmış ve stratejik bölgeler bir bir işgal edilmeye başlanmıştı ama Türk halkı da bu emperyalist işgallere karşı durmak, vatanı savunmak için harekete geçmişti. Kuvayı Milliye hareketleri başladı. Anadolu’nun her yerinde çoban ateşleri yanıyordu. Mondros Ateşkesi’nden bir ay sonra Kasım 1918’den itibaren Sivas Kongresi’ne kadar tamamen yerel “inisiyatif”lerle 13 yerel kongre toplandı. Sivas Kongresi’nin yapıldığı 4 Eylül 1919 ile 8 Ekim 1920 arasında ise 15 yerel Kuvayı Milliye kongresi toplandı. 2 Bu kongreler KarsArdahan’da, Trakya’da, Batı Anadolu’da ve Çukurova’da gerçekleşmiştir. 3 Kongrelerde Türk vatanının dört bir yerinde emperyalist tehdit ve işgallere karşı çıkılıyor, Türkiye’nin bütünlüğü ve bağımsızlığı savunuluyordu. Mustafa Kemal, henüz Anadolu’ya geçmeden, Milli Mücadele örgütlenmeden, Mondros Ateşkesi’nden hemen sonra bu Kuvayı Milliye hareketlerinin başlaması kuşkusuz çok önemlidir. Türk halkının vatanın bütünlüğünü, ülkenin bağımsızlığını koruma konusunda ne derece duyarlı ve hassas olduğunu gösterir. İŞGALCİ DEVLETLER Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından sonra işgal edilen yerler ve işgalci devletler şunlardır: – İngiliz işgalleri: Musul, İskenderun, Antakya, Batum, Kilis, Antep, Konya İstasyonu, Maraş, Birecik, Samsun, Urfa, Merzifon, Kars. l Fransız işgalleri: Mersin, Dörtyol, Doğu Trakya Demiryolları, Adana, Pozantı, Toros Tünelleri, Şark (Doğu) Demiryolları, Akköprü, Çiftehan. – İngilizler ve Fransızlarca ortak olarak işgal edilen yerler: Çanakkale Boğazı, İstanbul, Turgutlu (Kasaba)- Aydın Demiryolu. – İtalyanlarca işgal edilen yerler: Konya İstasyonu, Antalya, Kuşadası, Marmaris, Bodrum, Fethiye, Afyon, Akşehir, Malkara, Burdur. – Yunan askeri güçleri tarafından işgal edilen yerler: İzmir ve Batı Anadolu, Bursa ve Trakya’nın tamamı. ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİ Evet bir yandan emperyalist işgaller sürüyordu ama öte yandan Kuvayı Milliye de güçleniyordu. 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Anadolu’ya çıkışı bir dönüm noktasıdır. Amasya Bildirisi, Erzurum ve Sivas Kongreleri temel ilkeleri saptamıştır. Şöyle ki: – Vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı tehlikededir. Vatanın bütünlüğünü milletin kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır. – Milli sınırlar içinde bulunan yurt parçaları bir bütündür; parçalanamaz ve birbirinden ayrılamaz. – Yabancı devletlerin güdümü, koruyuculuğu, manda ve himaye kabul edilemez. – Kuvayı Milliye milli egemenliğe dayanır. MİSAK-I MİLLİ Bu noktada “Misakı Milli”, “Milli Ant”dan da kısaca söz etmeliyiz. Osmanlı Devleti’nin son meclisi (Meclisi Mebusan) Sivas Kongresi’nde alınan karar gereği Anadolu’da yapılan seçimler sonunda seçilen milletvekilleriyle 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplandı. Bu Meclis’in aldığı en önemli karar, “Misakı Milli”nin (Milli Ant) kabul edilmesidir. Misakı Milli yeni Türk Devleti’nin sınırlarını tespit eden çok önemli bir belgedir. 17 Şubat 1920’de Meclis’te kabul edilen Misak-ı Milli (Milli Ant) bütün dünyadaki parlamentolara gönderildi. Misak-ı Milli kurulacak yeni devletin sınırlarını tespit etmiştir. Milli Mücadele bu sınırların elde edilmesi için yapıldı. Türk halkı bu sınırlar için savaştı. 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan TBMM önce kendi düzenli ordusunu kurdu ve üç buçuk yıl savaşarak, işgalci güçleri yenerek, kan dökerek bu Misakı Milli sınırlarını elde etti, kazandı. SYKES-PİCOT ANLAŞMASI VE SONUÇLARI Ünlü Sykes-Picot’a gelince… Cetvelle çizilen sınırlar ve anlaşmalar tarih göstermiştir ki emperyalist devletler arasındaki menfaat çelişkileri de yaratır. Sykes-Picot, bu konuda ibret verici bir örnektir. Anlaşmaya göre, Musul, Antep, Urfa, Maraş bölgesi Fransız “nüfuz alanı” olarak ayrılmışken I. Dünya Savaşı sona erdiğinde buraları İngilizler tarafından işgal edildi. İngiltere petrol bölgesi Musul’u Fransızlara bırakmak istemiyordu. İngiliz-Fransız menfaat çekişmesi nedeniyle sorun Dörtler Konseyi’ne gitti ve 15 Eylül 1919’da çözüme bağlandı. Buna göre Suriye, Fransızlara bırakıldı. Fransızlara ayrıca Urfa, Maraş ve Antep’i işgal etme hakkı verildi. 4 Fransız işgal güçleri bu bölgeye girince halkın sert tepkisiyle karşılaştı. Fransızlar yerel Kuvayı Milliye direnişleri karşısında yenilgiye uğradı ve geri adım atmak zorunda kaldılar. Türk halkı, dünyada ilk kez emperyalist işgal güçleriyle savaşarak bütün projeleri, gizli anlaşmaları ve bu arada Sykes-Picot’u geçersiz kıldı. Cetvelle çizilen sınırlar, Milli Mücadele’de yapılan savaşlarla, vatandaş kanı dökülerek Türk halkı tarafından yırtılıp atıldı. İsmet İnönü, Lozan Antlaşması görüşmeleri için Lozan’da. ‘MONDROS’TAN DEĞİL, MUDANYA’DAN GELDİM’ Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanması üzerine Mudanya Ateşkes Antlaşması, ardından Lozan Barış Konferansı gerçekleşti. Lozan görüşmeleri sırasında İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon, en tartışmalı bir noktada Türk Başdelegesi İnönü’ye “Yunanistan’ı yendiniz ama müttefikleri yenmiş değilsiniz. Bizim dediklerimizi yapacaksınız” diyerek “Mondros Ateşkes Antlaşması”nı hatırlatmıştı. Süper güç İngiltere, I. Dünya Savaşı galibiyeti üzerinde ısrar ediyorlardı. İnönü’nün tavrı çok önemlidir ve etkindir. İnönü “Ben buraya Mondros’tan değil, Mudanya’dan geldim” diye yanıt verdi. 5 İnönü, “Ben buraya Milli Mücadele’den geldim” diyordu. ÜÇ AYRI CEPHE Milli Mücadele’de Kuvayı Milliyeciler üç ayrı cephede savaş verdiler. İstanbul’u işgal eden İngiliz, Fransız, İtalyan emperyal güçlerine karşı mücadele… İşgal devletleriyle işbirliği yapan padişah ve hükümetlerine karşı mücadele… Bütün Batı Anadolu’da, Güneydoğu’da Adana, Gaziantep, Urfa’da İngiliz, Fransız ve Yunan askeri işgal güçlerine karşı savaş… Üç buçuk yıl süren kanlı savaşlar sonunda, Milli Mücadele 9 Eylül 1922’de zaferle sonuçlandı. Ardından Lozan’da sınırlar uluslararası bir antlaşma ile kesinleşti. Misakı Milli ile ilan edilen sınırların (Musul hariç) tamamı Türkiye lehine sonuçlandı. Atatürk’ün önderliğindeki Milli Mücadele 20. yüzyılda Asya ve Afrika’da bağımsızlık mücadelesi veren ülkeler için bir model oluşturuldu. Bu tarihi gerçekler unutulmamalıdır. Cetvelle çizilmiş ülke sınırları konusu, Türk halkının çok hassas ve duyarlı olduğu bir konudur. Türkiye Cumhuriyeti o günlerin süper devletlerine karşı verilen ve kan dökülerek kazanılan bağımsızlık savaşı ile kuruldu, bu hiç unutulmamalıdır. — Kaynaklar (1) Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, C.1; İbrahim Artuç, Kurtuluş Savaşı Başlarken, Kastaş Yayınevi, 1987, s.24. (2) Bülent Tanör, Türkiye’de Yerel Kongreler, Afa Yayınevi, 1992; B. Tanör, Kurtuluş-Kuruluş, Cumhuriyet Kitapları, 2019. (3) Alev Coşkun, Kuvayı Milliye’nin Kuruluşu, Kırmızı Kedi, 2020. (4) Dörtler Konseyi: (ABD Başkanı Wilson, İngiltere Başbakanı David Lloyd, Fransa Başbakanı Clemenceau, İtalyan Başbakanı Orlando.) (5) Alev Coşkun, Diplomat İnönü-Lozan, Kırmızı Kedi, 2019.
Source: Alev Coşkun
Bu perde böyle kapanmaz!
Türkiye’de AKP-MHP-DEM tarafından halka “PKK’nin silah bıraktığı” söylenip anayasa değişiklikleri için zemin hazırlanmaya çalışılırken aynı anda Anadolu Ajansı’nın ABD’nin savunma bütçesi hakkındaki bir haberinde, “PKK/YPG’nin de faydalanacağı DEAŞ ile mücadele fonunun Irak kısmının” Temsilciler Meclisi’nden bir miktar kesinti ile geçtiği bildirildi. İlginç olan şu: Haberin İngilizce metninde “Güney Suriye’de terörist PKK/YPG liderliğindeki SDG” (“terrorist PKK/YPG-led SDF”) ifadesi kullanılırken Türkçe metninde bu yok, SDG’nin adı geçmiyor; onun yerine “PKK/ YPG dahil ABD ortakları” ifadesi kullanılıyor. Açıktır ki 10 Temmuz Perşembe günü gazetemizde Mehmet Ali Gülle r’in köşe yazısındaki tespiti gerçeği vurguluyor: “Kısacası ABD barış diyerek savaşı örgütlüyor, silah bırakma adı altında ‘silahlıları’ yeni cepheye transfer ediyor. Yani PKK, ABD için artık SDG’dir.” O zaman sormalı? ABD, SDG’yi finanse etmeye devam ederken SDG tehdidi nasıl ortadan kalkacak? SDG’de silah bırakma süreci gerçekleşmezse orası Türkiye için bir tehdit unsuru olmayacak mı? 1923 CUMHURİYETİ HEDEFTE! Bu gerçeği anlatmak ise Türkiye’de ne yazık ki yalnızca birkaç köşe yazarı ile yorumcuya kalıyor. Çünkü iç siyasette AKP eliyle yaratılan kaos ve CHP’ye yönelik operasyon her gün sürerken kitleler paralize ediliyor. Bütün bu kaosun nedeni, ABD’nin Ortadoğu’da İsrail’i büyüterek tam hâkim kılmak için İran engelini ortadan kaldırma stratejisine dayanıyor. Türkiye’de Öcalan’ın Bahçeli tarafından “kurucu lider” denilerek parlatılmasının, 26 yıl sonra İmralı’ya prompter kurularak video çekilip yayımlanmasının nedeni bu. Türkiye’de üniter devlete ve Atatürk’e AKP milletvekilleri ile iktidar yanlıları tarafından açıkça saldırılmasının ve cumhuriyet savcılarının hiçbir işlem yapmamasının, ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın “Osmanlı millet sistemine” duyduğu hayranlığı duyurmasının nedeni de bu. Bunun için dinciler, etnikçiler ve ikinci cumhuriyetçiler, yine emperyalizm ile el ele vermiş, 101 yıldır altını oydukları 1923 Cumhuriyetini bu kez bambaşka bir yapıya dönüştürme hedefinde buluşmuş durumda! Kendi geleceğini, ilk iktidara geldiğinde olduğu gibi, bu gruplarla işbirliğine bağlayan AKP ve Erdoğan’ın Türkiye’yi sürüklediği bu yol mayınlarla doludur. PKK, bu süreçte adım adım Suriye’ye geçip orada devletleşirken, Türkiye’de de Türk-Kürt-Arap ittifakı için düğmeye basılmış durumda. 1923 Cumhuriyetinin temelini oluşturan ulus devleti yok etme planıdır bu. YENİ OSMANLICILIK COŞTU Ne yazık ki ana akımda yer alan ve “muhalif/bağımsız” olduğunu iddia eden medyada, ülkemizde ve bölgede yaşanan gelişmeleri halka net olarak anlatacak yorumculara pek yer verilmiyor; tersine olanları çoktan içi emperyalizm tarafından boşaltılan “demokrasi, barış, özgürlük” sözcükleriyle niteleyenler ekranlarda cirit atıyor. Sürekli aynı siyasetçiler ve “uzman” adı altında açılımcılar konuşup duruyor, emperyalizm ağlarını herkesin gözünün önünde örerken halk bir kez daha aldatılıyor. Aylardır süren hazırlıklar belli bir kıvama gelmiş olmalı ki AKP Sözcüsü Ömer Çelik , Erdoğan’ın 12 Temmuz Cumartesi sabahı tarihi bir konuşma yapacağını söyledi. Bugün Süleymaniye’de yapılacağı açıklanan sembolik silah bırakma gösterisinden sonra, “Terörsüz Türkiye” sloganı çerçevesinde bir konuşma olacaktır büyük olasılıkla. Ömer Çelik’in aynı zamanda, “Büyük güçler sonuna kadar burada kalmayacaklar. Biz istiyoruz ki halklar burada birlikte yaşasınlar. Büyük güçler gittiğinde herkesin hamisi Türkiye olacaktır” dediği de medyaya yansıdı. Öyle bir oyun dönüyor ki AKP’nin “Yeni Osmanlıcı” ve ümmetçi hayalleri, Bahçeli’nin başlattığı Öcalan açılımıyla coştu ama bu perde böyle kapanmaz.
Source: Zülal Kalkandelen
Son dakika haberi! Terör örgütü PKK silah bırakmaya başladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan”ın geçen yıl Ahlat-Malazgirt”te yaptığı konuşmada “iç cephe” vurgusuyla başlayan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli”nin örgütün tasfiyesine yönelik önemli konuşması ile devam eden, terör örgütü PKK”nın elebaşı Abdullah Öcalan”ın silahların bırakılması ve örgütün feshine yönelik çağrısından sonra ise yeni bir evreye geçen “Terörsüz Türkiye” sürecinde bugün kritik gün. PKK, bugün silah bırakmaya başlayacak.YER GİZLİ TUTULDUAnkara, Bağdat ve Erbil”in koordinasyonunda hazırlanan silah bırakma işlemi, Irak”ın kuzeyindeki Süleymaniye şehrinin kırsalında yapılacak, Provokasyon ve güvenlik riski sebebiyle konum bildirilmeyecek. Silah bırakma işlemi canlı yayınlanmayacak ancak başka bir alanda kurulacak büyük ekranlardan katılımcılar için kapalı devre yayın yapılacak.DOĞRULAMA MEKANİZMASI KURULDUPKK, bu silah bırakma işleminden sonra yine aşama aşama silah bırakmaya devam edecek. Bu süreçte ilkine benzer prosedür yürütülecek. Örgüt üyeleri gruplar halinde veya bireysel olarak belirlenen merkezlere silahlarını teslim edip kayıt yaptıracak. MİT ve TSK silah bırakmanın göstermelik olup olmadığını takip etmek için özel bir doğrulama mekanizması kurdu. Bu mekanizma aracılığı ile bütün silah bırakma süreci adım adım izlenecek. Belirlenen merkezlerde toplanan silahlar özel metotlarla imha edilecek. Üçüncü bir ülkeye gönderilmesine izin verilmeyecek.KAMPLAR DAĞITILACAKSilah bırakma sürecine paralel olarak, örgütün lojistik merkezi olarak kullandığı depolar da imha edilecek. Süreç ilerledikçe kamplar da boşaltılacak. Suça karışmamış olanlar isterlerse Türkiye dönebilecek. Bu kişilere yönelik herhangi bir suçlama veya yargılama yapılmayacak.SİLAH BIRAKMA SAAT 10″DA BAŞLAYACAK NTV muhabiri Osman Terkan da Süleymaniye”de silah bırakma süreciyle ilgili ayrıntıları aktardı. Silah bırakma işleminin nerede yapılacağının sır gibi saklandığını ifade eden Terkan, “Törenin saat 10.00″da yapılması bekleniyor. Ancak basın mensupları sabahın erken saatlerinde Dukan bölgesine çağırıldı. Dukan Kandil”in eteklerinde yer alan bir yerleşim yeri. Ama güvenlik gerekçesiyle tüm gazeteciler bölgeye alınmayacak. Ayrıca gazetecilere canlı yayın yapmamaları konusunda bir uyarı yapıldı.” dedi.
Source: Erkan Talu
Pakistan”dan “sıradaki hedef” tehditlere rest: Endişeli değiliz
Pakistan Ordusu Halkla İlişkiler Birimi (ISPR) Genel Müdürü Korgeneral Ahmed Şerif Chaudhry, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği demeçte, İsrail ve ABD”nin İran”a yönelik saldırılarının yanı sıra Hindistan ve Pakistan arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Pakistan ve İran”ın din kardeşi ve komşu olduğunu söyleyen Chaudhry, Pakistan”ın son çatışmalarda İran”a gösterdiği desteğin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı”nda ve uluslararası hukukta belirlenen ilkelere dayalı olduğunu dile getirdi. Chaudhry, ordunun, “Pakistan”ın sıradaki hedef olabileceğine” yönelik herhangi bir endişesi olmadığını kaydederek, “Biz tanınan bir nükleer gücüz. Dünyanın bilinen bir nükleer güçle ters düşme ya da buna teşebbüs etme deneyimi yok.” dedi. Buna teşebbüs edilmesi halinde “felaket sonuçların doğacağını” söyleyen Chaudhry, “dünyanın bunun altından kalkamayacağını” ifade etti.HİNDİSTAN”LA GERİLİMChaudhry, “Fitna al Hindustan” ve Pakistan Talibanı (TTP) mensuplarının Hindistan ile bağlantı olduğunu, Hindistan”ın bu örgütlerle bağlantısını reddetmediğini belirterek, “Pakistan”da bir terör saldırısı olduğunda böbürlenen tek devlet Hindistan.” şeklinde konuştu. Pakistan”da Ocak 2024″ten beri 5 bin 436 terör saldırısı düzenlendiği bilgisini paylaşan Chaudhry, “Sizce bunlar kendi kendine mi oluyor? Bu terör yapılanması Hindistan”ın sponsorluğu olmadan ayakta duramaz.” ifadelerini kullandı.12 GÜNLÜK İSRAİL-İRAN SAVAŞIİsrail, İran ile ABD arasında nükleer müzakere süreci devam ederken 13 Haziran”da İran”ın çeşitli kentlerinde nükleer ve askeri tesisler ile sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar başlatmıştı. İsrail”e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran günü İran”ın Natanz, Fordo ve İsfahan”daki 3 nükleer tesisine saldırı düzenlemişti. İran, ABD”nin saldırısına cevap olarak 23 Haziran günü, Katar”daki ABD”nin El-Udeyd Hava Üssü”ne füze saldırısında bulunmuştu. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Haziran”da İran ve İsrail arasında ateşkes sağlandığını duyurmuştu. Trump, daha sonra İran ile nükleer görüşmelere başlamak ve Tahran”ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durduracak bir anlaşma istediklerini açıklamıştı.
Source: Erkan Talu
Terör örgütü PKK bugün silah bırakmaya başlıyor! Süreci MİT izleyecek
TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel, terör örgütü PKK”nın silah bırakmasıyla ilgili edindiği bilgileri yazdı.Yiğitel”in Akşam Gazetesi”nde haber/analizi şöyle:Terör örgütü PKK, bugün silah bırakmanın ilk aşamasını gerçekleştirecek. Örgütün İmralı”da hükümlü kurucu elebaşı Abdullah Öcalan”ın çağrısı üzerine kendini feshettiğini duyuran örgüt, bugün Irak”ın Süleymaniye kentinin Durkan kasabasında silahları bırakacak. 30-50 kişilik bir grupla yapılacak silah bırakmaya, örgüt elebaşlarından bazılarının da katılması bekleniyor. Terör örgütünün üst yapılanması KCK, Öcalan”ın çağrısına uyacaklarını duyurdu.İNLERİNE DÖNMEYECEKLERKonuştuğum kaynaklar, silah bırakan teröristlerin yeniden eski kamplarına dönemeyeceğinin altını çiziyor. Silah bırakanlar, Süleymaniye veya belirlenen başka bir yerde kalacak. Türkiye”de kaldığı tahmin edilen yaklaşık 80-100 teröristin de Kuzey Irak”a geçerek silah bırakacağı konuşuluyor.SÜRECİ MİT İZLEYECEKGüvenlik kaynakları ve bölgedeki kaynaklardan aldığım bilgilere göre örgüt silah bırakma işlemine önce Kuzey Irak”ta başlayacak. Irak merkezi hükümeti, Kuzey Irak Bölgesel Hükümeti ile yapılan görüşmeler sonrasında Metina, Kandil, Zap kampları boşaltılacak. Yaklaşık 3 ay sürmesi öngörülen silah bırakma sürecini bizzat MİT kontrol edecek. Silahların seri numaraları tek tek alınacak, istihbaratın elindeki bilgilerle karşılaştırılacak.YPG İÇİN ABD İLE GÖRÜŞÜLÜYORTerör örgütünün Türkiye ve Irak”taki varlığı tamamen sonlandıktan sonra Türkiye, örgütün Suriye”deki varlığına yoğunlaşacak. Suriye”de örgütün uzantıları SDG/YPG ile temas kurmaktan ziyade ABD ile diplomatik süreç işletiliyor.KOMİSYON AŞAMASITerör örgütünün bugün silah bırakmaya başlaması ile birlikte fiili olarak 4.aşamaya geçilmiş oldu. Bu aşamada Devlet Bahçeli”nin çağrı yaptığı Meclis Komisyonu kurulacak. Konuştuğum kaynaklar, komisyona “Kürt sorununu çözme” gibi bir misyon yüklenmeyeceğinin altını çiziyor, AK Parti hükümetleri döneminde Kürtçe TV, seçmeli Kürtçe dersler gibi temel sorunların çözüldüğüne dikkat çekiyor.Komisyon yaz döneminde de çalışacak, infaz düzenlemesi, yaşlı ve hastalık hali nedeniyle kendilerine bakamayacak durumda olan hükümlüler için çalışma yapacak. Bu durumda olanların serbest kalması öngörülüyor.TERÖRSÜZ TÜRKİYE PROJESİ AŞAMALARI1. aşama, Cumhurbaşkanı Erdoğan”ın “iç cepheyi güçlendirelim” perspektifi çizmesi ve devamında Devlet Bahçeli”nin 21 Ekim 2024″te Öcalan”a yaptığı çağrı, DEM heyetinin İmralı trafiği, Öcalan”ın 27 Şubat fesih çağrısı ile başladı.2. aşama, PKK”nın 5-7 Mayıs tarihleri arasında 12. kongresini toplayarak kendini feshetmesi ve silah bırakacağını duyurması ile sonuçlandı.3. aşama, terör örgütünün MİT”in gözetiminde bugün silahlarını bırakması ile başlıyor. Silah bırakma, envanter kayıtları vs. gibi çalışmalar nedeniyle biraz zaman alacak. Diğer teröristlerle birlikte yaklaşık 50 kişilik üst düzey yöneticilerin nerede kalacağı konusu da netleşmiş olacak. Avrupa ve Kuzey Irak”ta kalma seçenekler arasında.4. aşama, yasal düzenleme aşamasına geçilecek. Demokratikleşmede terör engeli kalktığı için kayyım vb. yaptırımların yeniden gözden geçirilmesi gerekecek.1. aşama için konuştuğum kaynaklar, tüm bu süreçlerin sonunda bütünleşme evresinin geleceğini ifade ediyor.Çelik: Süreç Türkiye”nin kontrolündeDEM Parti önünde evlat nöbeti: Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemiz daha da güzel olacak
Source: Www.star.com.tr
Trump: Pazartesi günü önemli bir açıklama yapacağım
ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü Rusya hakkında önemli bir açıklama yapacağını söyledi. Dün akşam NBC News e demeç veren ABD Başkanı Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin in kendisini hayal kırıklığına uğrattığını yeniden dile getirdi. AÇIKLAMAYA DAİR AYRINTI VERMEDİ Trump yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri nin NATO aracılığıyla Ukrayna ya silah tedarik edeceğini ve Pazartesi günü Rusya hakkında önemli bir açıklama yapacağını söyledi ve ayrıntı vermedi. Trump, son günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin e, Rusya nın Şubat 2022 de Ukrayna yı tam kapsamlı işgaliyle başlayan savaşı sona erdirme yönünde ilerleme kaydedilememesinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Trump ayrıca ABD, NATO müttefikleri ve Ukrayna arasında ABD den silah sevkiyatı konusunda varılan yeni bir anlaşmadan da bahsetti ve şöyle konuştu: NATO ya silah gönderiyoruz ve NATO bu silahların parasını yüzde 100 ödüyor. Yani yaptığımız şey, giden silahlar NATO ya gidiyor ve NATO bu silahları Ukrayna ya verecek ve NATO bu silahların parasını ödüyor. NATO ya silah gönderiyoruz ve NATO bu silahların tüm maliyetini karşılayacak. Reuters a konuşan Trump a yakın iki kaynağın verdiği bilgiye göre, Trump Ocak ayında göreve döndüğünden beri ilk kez Kiev e silah gönderecek. Kaynaklardan biri, silahların değerinin yaklaşık 300 milyon dolar olabileceğini söyledi. Trump geçtiğimiz günlerde de ABD nin Ukrayna ya savunmasında yardımcı olmak için daha fazla silah göndereceğini söylemişti. ABD Başkanı, göreve gelmeden savaşı iki günde bitireceğini öne sürmüştü, ancak başkanlık koltuğuna oturmasının üzerinden aylar geçmesine rağmen çok az ilerleme kaydedildi. Cumhuriyetçi başkan, zaman zaman ABD nin Ukrayna nın savunmasına yaptığı harcamaları eleştirdi, Rusya hakkında olumlu konuştu ve Ukrayna lideriyle alenen çatıştı. Ancak zaman zaman Kiev e destek verdiğini ve Rus lider Putin den duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi.
Source: Habertürk
Terör örgütü PKK dakikalar içinde silah bırakıyor
Terör örgütü PKK’lı bir grubun, Kuzey Irak’ta Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı Süleymaniye’de silah bırakması bekleniyor.
Süreç birkaç ayda tamamlanacak. Ankara, Erbil ve Bağdat yönetimlerinin koordinasyonuyla silah bırakma alanları oluşturulacak.
İlk törenin canlı yayımlanması planlandı; ancak güvenlik gerekçesiyle vazgeçildi.
DEM Parti, bazı gazeteci ve yazarları törene davet etti.
Tören farklı bir alanda yapılacak, alana kamera ve fotoğraf makinesi alınmayacak.
IKBY VE TÜRKİYE İSTİHBARATLARI GÜVENLİKTEN SORUMLU OLACAK
Etkinliğin güvenliği, Türkiye ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi istihbarat birimlerince sağlanacak.
Sürecin organizasyonunda ise yerel yetkililer, güvenlik ve koordinasyon açısından aktif rol alacak.
Source: Haber Merkezi
PKK'nın silah bırakma programını takip edecek grup Kuzey Irak'a gitti
Terör örgütü PKK”nın bugün Irak”ın Süleymaniye kentinde silah bırakacağı programı takip etmek için Diyarbakır”dan yola çıkan heyet, Habur Sınır Kapısı üzerinden Kuzey Irak”a geçiş yaptı. STADYUM ÖNÜNDE TOPLANDILAR Yaklaşık 150 kişiden oluşan grup, Diyarbakır”ın Kayapınar ilçesindeki stadyum önünde toplandı. Grup daha sonra, Kuzey Irak”ta düzenlenmesi planlanan programı izlemek ve sürece destek vermek amacıyla Süleymaniye kentine hareket etti. KAFİLEDE GAZETECİ VE YAZARLAR DA YER ALDI Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Özgürlük için Hukukçular Derneği Eş Genel Başkanı Ekin Yeter ve çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileriyle birlikte, gazeteciler ve yazarlar da kafilede yer aldı.
Source: Erdem Aksoy
Bakan Fidan”dan Malezya çıkarması! Peş peşe görüşmeler
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları toplantısına katılmak üzere Malezya”ya gitti.Fidan burada ilk olarak Malezya Başbakanı İbrahim ile bir araya geldi. Görüşmede ikili siyasi ve ekonomik konuların yanı sıra savunma sanayii alanındaki çalışmalar ele alındı.Bakan Fidan daha sonra; Laos Dışişleri Bakanı Thongsavan Phomvihane, Papua Yeni Gine Dışişleri Bakanı Justin Tkachenko ve Brunei Darusselam Dışişleri İkinci Bakanı Erywan Yusof ile de görüştü.
Source: Erkan Talu
Trump”tan Rusya mesajı! “Pazartesi önemli bir açıklama yapacağım”
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya”nın Ukrayna”ya yönelik devam eden saldırılarıyla ilgili yeni bir değerlendirmede bulundu.NBC News”e konuşan Trump, pazartesi günü Rusya hakkında “önemli bir açıklama” yapacağını belirtti. Açıklamanın içeriğine dair detay vermekten kaçınan Trump, “Rusya”dan hayal kırıklığına uğradım, ancak önümüzdeki birkaç hafta içinde neler olacağını göreceğiz” ifadelerini kullandı.”NATO”ya silah gönderiyoruz”Trump, Ukrayna”ya yapılan silah yardımlarıyla ilgili olarak ise “NATO”ya silah gönderiyoruz ve NATO bu silahların parasını %100 ödüyor. Yani yaptığımız şey, giden silahlar NATO”ya gidiyor ve NATO da bu silahları (Ukrayna”ya) verecek ve NATO bu silahların parasını ödüyor” dedi.Bu açıklamalar, ABD Savunma Bakanlığı”nın temmuz ayı başında Ukrayna”ya yönelik silah sevkiyatlarını kısa süreliğine durdurmasının ardından geldi. Trump yönetimi, bu hafta sevkiyatları yeniden başlatarak desteğin sürdüğünü vurgulamıştı.
Source: Dünya Gazetesi
PKK'nın silah bırakacağı yer ve saat belli oldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan”ın geçen yıl Ahlat-Malazgirt”te yaptığı konuşmada “İç cephe” vurgusuyla başlayan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli”nin örgütün tasfiyesine yönelik önemli konuşması ile devam eden, PKK elebaşı Abdullah Öcalan”ın silahların bırakılması ve örgütün feshine yönelik çağrısından sonra ise yeni bir evreye geçen Terörsüz Türkiye sürecinde en kritik eşik bugün aşılacak.41 senedir Türkiye”nin başına bela olan PKK terör örgütü bugün silah bırakmaya başlayacak. İlk etapta 30 kişilik bir grubun silah bırakacağı tören İran”ın Süleymaniye kentinde yapılacak. TÖRENİN YERİ VE SAATİ BELLİ OLDU Silah bırakma töreninin saat 10″da başlayacağı ifade edilirken sır gibi saklanan konumla ilgili de ipuçları gelmeye başladı. NTV”den Osman Terkan, “Basın mensupları sabahın erken saatlerinde Dukan bölgesine çağırıldı. Dukan Kandil”in eteklerinde yer alan bir yerleşim yeri. Ama güvenlik gerekçesiyle tüm gazeteciler bölgeye alınmayacak. Ayrıca gazetecilere canlı yayın yapmamaları konusunda bir uyarı yapıldı.” bilgisini paylaştı. SÜRECİ MİT VE TSK TAKİP EDECEK PKK, bu törenden sonra yine aşama aşama silah bırakmaya devam edecek. Bu süreçte ilkine benzer herhangi bir etkinlik yapılmayacak. Örgüt üyeleri gruplar hâlinde veya bireysel olarak belirlenen merkezlere silahlarını teslim edip, kayıt yaptıracak. MİT ve TSK silah bırakmanın “göstermelik” olup olmadığını takip etmek için özel bir doğrulama mekanizması kurdu. Bu mekanizma aracılığı ile bütün silah bırakma süreci adım adım izlenecek. Belirlenen merkezlerde toplanan silahlar özel metotlarla imha edilecek. Üçüncü bir ülkeye gönderilmesine izin verilmeyecek. KAMPLAR DAĞITILACAK Silah bırakma sürecine paralel olarak, örgütün lojistik merkezi olarak kullandığı depolar da imha edilecek. Süreç ilerledikçe kamplar da boşaltılacak. Suça karışmamış olanlar isterlerse Türkiye rahatlıkla dönebilecek. Bu kişilere yönelik herhangi bir suçlama veya yargılama yapılmayacak.
Source: Haberler
Batı’nın seyirci kaldığı soykırımlar dün Bosna bugün Gazze
Avrupa”da İkinci Dünya Savaşı”nın ardından yaşanmış en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen ve en az 8 bin 372 Boşnak sivilin hunharca katledildiği Srebrenitsa soykırımı, aradan 30 yıl geçmesine rağmen hâlâ kanayan bir yara olmaya devam ediyor. Bosna Hersek”in doğusundaki Srebrenitsa şehrinin 11 Temmuz 1995″te Ratko Mladic komutasındaki Sırp askerleri tarafından ele geçirilmesinin akabinde başlayan kanlı soykırım, sadece kurban yakınlarının değil, tüm Boşnak milletinin de en derin yarası olarak kabul ediliyor. Soykırım, Hollanda başta olmak üzere Batılı devletlerin gözlem gücü olarak yerleştirildiği bölgede, Avrupalı askerlerin gözü önünde işlenmesiyle, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçti. HOLLANDA TESLİM ETTİ İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük vahşetlerden biri, savaş suçlusu Ratko Mladic komutasındaki Sırp birliklerinin, 11 Temmuz 1995 günü Srebrenitsa”yı ele geçirmesiyle başladı. Şehirde yaşayan siviller, BM bünyesinde bölgede görev yapan Hollandalı askerlere sığınarak hayatta kalmayı umsa da Hollandalı askerler onları Sırp güçlerine teslim etti. Sırp bayramı arifesinde şehri Sırp milletine armağan ettiklerini söyleyen Mladic, “Nihayet bu topraklarda Türklerden (bölge Müslümanları için kullanılan ifade) intikam alma zamanı gelmiştir” ifadelerini kullandı. ÖLÜM YOLU Srebrenitsa”nın işgal edilmesinin ardından şehirde yaşayan Müslümanların bir bölümü, bugünkü şehitliğin tam karşısında bulunan eski akümülatör fabrikasında konuşlanan Hollanda askerlerine sığınırken bir kısmı da orman yolundan Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaşmayı seçti. Orman yolunu seçenlerin de Hollandalı askerlere sığınanların da kaderi aynı oldu. Yaşanan büyük katliamlar nedeniyle halk arasında “ölüm yolu” olarak da anılan orman yolunu seçen binlerce Boşnak, Sırp askerlerin kurduğu pusularda öldürüldü. Lahey”deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılındaki kararında, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi”nden (ICTY) gelen kanıtlar doğrultusunda, Srebrenitsa ve civarında yaşananları “soykırım” olarak nitelendirdi. Hollanda devleti ise Srebrenitsa”daki katliamdan “kısmen” suçlu bulundu. TARİHİN KARA LEKELERİ Gazze”den dün gelen görüntüler yine tarihe utanç lekesi olarak geçti. İsrail”in soykırımında Filistinli çocuklar can verdi. Katledilen üç evladının başında ağlayan baba, at arabasında akranlarının cansız bedenlerine sarılan çocuk, kanlı kefenleriyle ölen bebeklerini taşıyan anneler… Bugün İsrail”in katliamlarını izleyen Batı, 30 yıl önce de Srebrenitsa”da Sırpların soykırımına seyirci kalmıştı. 3 yıl boyunca kuşatılan Saraybosna”da bir parça ekmek için sokağa çıkan Bosnalıları, Sırp keskin nişancılar öldürüyordu. Bugün de Gazze”de aynısını İsrailli işgalci askerler yapıyor.
Source: Harun Sekmen
Son dakika… “Terörsüz Türkiye”de tarihi gün! CNN Türk görüntüledi: Konvoy yolda
HABERLERGündem Haberleri
CANLI Son dakika… “Terörsüz Türkiye”de tarihi gün! İlk PKK”lı grup silah bıraktı
Güncelleme Tarihi: Temmuz 11, 2025 12:18
#PKK#Terör Örgütü PKK#Silah Bırakma
TwitterLinkedinFlipboardLinki KopyalaYazı Tipi
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 11, 2025 08:30
Terör örgütü PKK 47 yıl sonra silah bıraktı. CNN Türk tarihi günden ilk görüntülerini ekranına taşıdı. Alınan bilgilere göre ilk PKK”lı grup silahlarını bırakarak yaktı. Konvoyun tekrar dönüşe geçtiği görüldü.
12:05 11 Temmuz 2025
İlk silahlar yakıldı
Irak Süleymaniye”de terör örgütünün silah bırakma töreninde ilk PKK”lı grup silahlarını bırakarak yaktı. Konvoyun tekrar dönüşe geçtiği görüldü. Görüntülerin kısa sürede gelmesi bekleniyor.
11:44 11 Temmuz 2025
Helikopterler bölgede uçuş yapıyor
PKK”nın silah bırakacağı Irak Süleymaniye”de hem havadan hem karadan geniş güvenlik önlemi alındı. Helikopterlerin uçuş yaptığı görüldü.
11:36 11 Temmuz 2025
Silah bırakma anları kayıt altına alınıyor
PKK”lılar silah bırakma noktasına ulaştı. Heyet de o noktada. Hazırlıklar devam ediyor. Bu anlar kayıt altına alınıyor. Görüntüler henüz paylaşılmış değil. Silah bırakma alanları var. Teröristle bu alana geldi. Bir kazanda ateş yakıldı, silahlarını buraya bırakacaklar.
11:13 11 Temmuz 2025
İlk PKK”lı grup şu an silah bırakıyor
CNN TÜRK İstanbul Haber Müdürü Nihat Uludağ, bölgede PKK”lı bir gurubun silah bırakmaya başladığını açıkladı.
10:16 11 Temmuz 2025
Konvoy Kandil Dağı eteklerinde
Bölgeden gelen görüntülerde çok sayıda aracın yer aldığı konvoyun, Kandil Dağı eteklerine doğru ilerlediği görüldü.
10:04 11 Temmuz 2025
DEM heyeti bölgeye vardı
DEM heyeti alana geldiği öğrenildi. Heyette Ahmet Türk, Tuncer Bakırhan, Sırrı Sakık, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Sezai Temelli, Cengiz Çandar, Tülay Hatimoğlulları ve birçok DEM”li ismin olduğu belirtiliyor.
09:51 11 Temmuz 2025
Uzun bir konvoy yolda
PKK”nın silah bırakma töreninin gerçekleşeceği alana uzun bir konvoy hareket etti. Bu konvoyda DEM Parti heyetinin bulunduğu açıklandı.
09:44 11 Temmuz 2025
Uluslararası basın da takipte
Terör örgütü PKK”nın silah bırakma töreni öncesinde gazetecilerin bekleyişi sürüyor.
Gazeteciler Süleymaniye”ye Bağlı Dukan Gölü bölgesinde tören alanına götürülmeyi bekliyor. Götürülecekleri yer ise henüz açıklanmış değil. Çok sayıda uluslararası basın mensubu da gelişmeleri takip ediyor.
FOTOĞRAFLAR: UĞUR YILDIRIM
Silahlar dev kazanda yakılacak
Bölgedeki gelişmeleri aktaran CNN TÜRK Muhabiri Ümit Uzun “Simgesel olarak bu sürece güven tesis etmek için silahların bazılarının temsili olarak yakılacağı söyleniyor. Bu noktada duyum aldık.” ifadelerini kullandı. CNN TÜRK İstanbul Haber Müdürü Nihat Uludağ ise, örgütün silahları kazanlarda yakacağını paylaştı.
Heyetler yolda
Heyetin kullandığı güzergahta bölgesel güvenlik güçlerince yoğun önlem alındığı görüldü. IKBY Süleymaniye’ye bağlı Dukan’da gazetecilerin bekleyişi devam ediyor. – Uğur Yıldırım
Yüzlerce gazeteci alanda bekliyor
CNN Türk muhabir Ümit Uzun Süleymaniye”den yaptığı canlı yayında “30 ila 44 arasında teröristin silah bırakması bekleniyor. İlk başta imha edilecek dedi, daha sonra yakılacağı söylendi ancak henüz net değil. İlerleyen saatlerde belli olacak ” dedi.
Hem yerel hem uluslararası basından yüzlerce gazetecinin kendilerine ayrılan alanda beklediğini belirten Uzun, basın mensuplarının silah bırakılacak alana alınmayacağını, içeri kamera ve fotoğraf makinesi girmeyeceğini söyledi. Gazeteciler şu anda kendilerini alıp alana götürecek otobüsü bekliyor. Alanda gazetecilerin süreci takip etmesi için bir platform kurulacağı belirtiliyor. 11.45-14.00 arası görüntülerin paylaşılacağı söylenildi.
Konvoy yola çıktı! İlk görüntüler geldi
Erbil”den hareket eden büyük bir konvoy Süleymaniye yolunda görüntülendi.
CNN Türk yayınına katılan gazeteci Zeki Gümüş ise görüntüleri değerlendirirken Milli İstihbarat Teşkilatı”nın süreçle ilgili ne kadar dikkatli ve organize olduğuna dikkat çekti.
MİT”in daha önce uluslararası esir takaslarına aracılık yaptığını belirten Gümüş, kurumun bu süreci de alnının akı ile götürdüğünü belirtti.
Irak, Türkiye ve Suriye’de süreç nasıl ilerleyecek
Silah bırakacak olan grubun başında PKK’nın üst düzey yöneticilerinden birinin olacağı ifade ediliyor. Bunun örgüt tabanına yönelik olarak Kandil’in silah bırakma konusundaki kararlılığının bir göstergesi olacağı söyleniyor. Silah bırakma sırasında Türkiye, Kuzey Irak ve Bağdat yönetiminden istihbarat yetkilileri de bulanacak. Silah bırakan grubun, “Demokratik siyasete hazırız” mesajını vereceği söyleniyor. Silah bırakan grup Irak içlerine dağılacak. Kandil’den bir grubun silah bırakmasıyla birlikte, PKK silah bırakmış olmuyor. Sadece silah bırakma süreci başlamış oluyor. Sürecin devamı çok daha önemli. Bir aksilik olmazsa silah bırakma süreci Ankara, Bağdat ve Erbil’in koordinasyonunda 40-50 kişilik gruplar halinde gerçekleştirilecek.
Devamını oku >
Hürriyet Kuzey Irak’ta… Silahlar böyle bırakılacak
Terörsüz Türkiye’de ilk adım bugün atılıyor. Terör örgütü PKK 47 yıl sonra ilk kez silah bırakacak. Aralarında üst düzey yöneticilerin de bulunduğu bir grup PKK’lı bugün silahlarını teslim edecek. Irak’ın kuzeyinde Süleymaniye kırsalında Kandil’e yakın bölgede teslim alınacak silahlar, kaydedildikten sonra imha edilecek. PKK’nın silah bırakması başta Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’ne bağlı kentlerde olmak üzere bölgede de sevinçle karşılandı. PKK’nın varlığının son bulmasıyla Kuzey Irak’ta boşaltılan 240 köye ve geniş kırsal alana sivillerin dönüşü olacak. Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’ne yakın siyasiler, “Yeni süreci en az Türkiye kadar yakından takip ediyoruz. PKK’nın önce kendisini feshetmesini, şimdi ise silah bırakacak olmasını olumlu karşılıyoruz, bölge için tarihi bir adım olarak görüyoruz” dediler. Hürriyet, Erbil ve Süleymaniye’de gelişmeleri takip etti.
Devamını oku >
09:06 11 Temmuz 2025
Örgütün 47 yıllık kanlı tarihi
Günümüze kadar on binlerce kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanacak terör süreci de böylece başladı.
– PKK 27 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinin Fis köyünde kuruldu. İlk eylemini ise 15 Ağustos 1984 akşamı Siirt’in Eruh ve Hakkari’nin Şemdinli ilçelerinde bir askerin şehit düştüğü, 9 asker ve 3 sivilin yaralandığı saldırıyla yaptı.
Devamını oku >
Canlı Anlatım Özeti
İlk silahlar yakıldı
Helikopterler bölgede uçuş yapıyor
Silah bırakma anları kayıt altına alınıyor
İlk PKK”lı grup şu an silah bırakıyor
Konvoy Kandil Dağı eteklerinde
DEM heyeti bölgeye vardı
Uzun bir konvoy yolda
Uluslararası basın da takipte
Silahlar dev kazanda yakılacak
Heyetler yolda
Yüzlerce gazeteci alanda bekliyor
Konvoy yola çıktı! İlk görüntüler geldi
Irak, Türkiye ve Suriye’de süreç nasıl ilerleyecek
Hürriyet Kuzey Irak’ta… Silahlar böyle bırakılacak
Örgütün 47 yıllık kanlı tarihi
Haberle ilgili daha fazlası:
#PKK#Terör Örgütü PKK#Silah Bırakma
BAKMADAN GEÇME!
Source: Hurriyet.com.tr
Yakup Köse yazdı: Millî Savunma Bakanlığı Filistin hassasiyetini diri tutuyor
Evvelen, şehit olan bir askerimizin naaşını ararken girdikleri bir mağarada metan gazından zehirlenip şehit olan 12 askerimize Allah”tan rahmet niyaz ediyorum.Millî Savunma Bakanlığı”nın haftalık basın bilgilendirme metinlerinde Filistin”le alakalı mutlaka bir açıklama olması dikkatimi çekiyor. Bakanlığın Filistin hassasiyetini sürekli gündemde tutması benim için ayrı bir umut vesilesi.Dünkü haftalık basın bilgilendirme toplantısında Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık adına Filistin”le alakalı şu açıklamayı yaptı:”İsrail, işgal ettiği topraklardan çekilmeliİsrail”in, Filistin halkına yönelik saldırıları ve Batı Şeria”ya yönelik ilhak girişimleri ateşkese yönelik çabaların arttığı bu süreçte de devam etmektedir.İsrail yönetiminin, Filistin topraklarına yönelik müdahalelerinin ve Filistin halkının yerlerinden edilmelerine yönelik uygulamalarının son bularak işgal ettiği tüm Filistin topraklarından çekilmesi ve bölgedeki kırılganlığı artıracak söylem ve davranışlardan uzak durması gerekmektedir.Krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgenin değil tüm dünyanın güvenlik ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak, çatışmaların bir an evvel sona erdirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.”Geriye doğru basın açıklamalarına baktığımda Filistin”e dair gördüğüm açıklamalardan birkaçını paylaşacağım:3 Temmuz 2025:”Gazze”de toplu katliamlar son bulmalıİsrail yönetiminin 7 Ekim 2023″ten bu yana tüm dünyanın gözü önünde uluslararası hukuku ve insani değerleri yok sayan saldırı ve toplu katliamlarının son bulması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.İsrail”in, insani yardım bekleyen sivillere yönelik son dönemde yoğunlaşan saldırıları insanlıkla ve hukuki değerlerle bağdaşmamaktadır.Gazze”de yaşanan trajedinin bir an evvel son bulması için insani yardımlara izin verilmesi ve kalıcı ateşkes sağlanması önceliğimiz olmaya devam etmektedir.”26 Haziran 2025:”Gazze”de de bir an önce kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımların kesintisiz şekilde ulaştırılması sürdürülebilir bir barış süreci başlatılması için elzemdir.Bölgede istikrar ancak kalıcı ateşkes ve bağımsız, egemen bir Filistin Devleti”nin kurulmasıyla mümkündür.”19 Haziran 2025:”İsrail saldırılarına derhal son vermelidirİran”ın nükleer programı ile ilgili görüşmelere yoğunlaştığı dönemde İsrail, komşumuz İran”a karşı uluslararası hukuka aykırı bir saldırı başlatarak bölgesel istikrarı ve huzuru bir kez daha riske atmıştır. İsrail”in sınır komşumuz olan İran”a yönelik başlattığı hukuksuz saldırıları kınıyoruz.İsrail”in Gazze, Lübnan ve son olarak İran”a yönelik uluslararası hukuku hiçe sayan saldırıları, çatışmaları yayma niyetini açıkça göstermektedir. Sınır tanımayan bu saldırgan tutum, bölgeyi kaosa sürüklemektedir.İsrail, yakın coğrafyamızda ciddi bir istikrarsızlığa yol açan saldırılarına derhâl son vermelidir.”Bu açıklamalar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türk devletinin terör devleti İsrail”e karşı refleksini diri tuttuğunu gösteriyor. Benim gibi 40 ve üzeri yaşlarda olanlar için ise bambaşka şeyler ifade ediyor. Geçmişte, “Yurtta sulh cihanda sulh” denilerek geçiştirilir ve bir daha da kimse ağzına almazdı. Hatta terör devleti İsrail”den yana tavır bile alınırdı.Bizlerin gözünden kaçan bu tür resmi açıklamalar muhataplarının gözünden kaçmıyor ki ülke içinde operasyon çekmeye çalışıyorlar. Bizler uyuyoruz ama düşman uyumuyor!..
Source: Yakup Köse
O mağarada yaşananları yaşayandan dinledim
Rehine kurtarma operasyonları kolay değil. Bölücü terör örgütü PKK’nın kaçırdığı asker ve polislerimiz, örgütün güneş görmeyen cezaevi olarak kullandığı mağarada tam altı yıl tutuldu. Pençe-Kilit Harekat Bölgesinde Gara’da 10 Şubat 2021’de kurtarma operasyonu düzenlendi. Ancak hainler, 12 polisimiz ve askerimizin kafalarına kurşun sıkıp şehit etti. O gün Gara’da yaşananları “Cehennemi Yaşadım” kitabımda yazdım. Olaydan bir yıl sonra Avaşin bölgesinde teröristlerle girişilen çatışmada Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt şehit edildi. Teröristlerin önemli bir bölümü etkisiz hale getirildi ama şehidimizin naaşına o günden bu yana ulaşılamadı.
Aradan üç yıl daha geçti. Şehit Bozkurt’un naaşı bu kez terör örgütünün bir dönem hastane olarak kullandığı 852 rakımlı tepedeki mağarada aranmaya başlandı. Oysa aynı mağara kahraman askerimizin operasyonları sonucu PKK’lılar tarafından boşaltılmıştı. Orada arama yapılmış, mağara kullanılmaz hale getirilmiş, giriş-çıkışı kapatılmıştı. Güvenlik güçlerine, şehit Üsteğmenin naaşının daha önce aranan mağarada olduğu istihbaratı ulaştı. Nitekim, arama tarama sırasında istihbaratçı olduğu bakanlık tarafından açıklanan bir subay bulunduğu da belirtildi. Yapılan ihbar nedeniyle mağarada şehidimiz aranacaktı. Asker, şehidini unutmaz, aradan iki-üç yıl geçse de cesedini aramayı, ondan geriye kalanlara ulaşmaya çalışır. Bu da askerimizin ayrı bir hasletidir. Silah arkadaşlığı da bunu gerektirir.
PKK İTİRAFÇISI KADIN
Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliği, dün yeniden açıklama yapma gereği duydu. Açıklamadaki en çarpıcı bölüm, “12 askerimizin şehit olduğu bu olay istisnai, öngörülemez ve olağandışı bir durum olarak gelişmiş, istenmeyen ve hepimizi derinden yaralayan bir şekilde sonuçlanmıştır” cümlesiydi.
O istisnai, öngörülemeyen, olağandışı olayın ne olduğunu araştırdım. Bir askerin devre arkadaşına anlattıklarından, edindiğim bilgileri aktarıyorum:
“PKK’lı bir kadın terörist itirafçı olarak bu birliğe teslim oluyor. Şehit üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un cesedinin de mağarada olduğu bilgisi de alınıyor. 2024 yılına kadar bu mağaraya giriş çıkış oluyormuş. 2024 yılında, askerimiz mağaraya müdahale ediyor ve hastane olarak kullanılan mağaradan teröristler çekiliyor.
5 AYRI KAÇIŞ KAPISI
PKK’lılar, bu mağaraya kaçış kapıları açmış. 5 ayrı kapı olduğu ilk operasyon sonucu belirlenmişti. Operasyon sırasında da beş ayrı kapı kullanılarak teröristlerin bir kısmı kaçmayı başardı ama önemli bir bölümü de öldürülmüştü. Hastane olarak kullanılan mağara tahliye edildi, kapılar belirlenip girişleri kapatıldı. Yani burası kullanılmaz hale getirildi. Terörist kadının şehit Üsteğmen Bozkurt’un cesedinin bu mağarada olduğunu söylemesi üzerine her türlü hazırlık yapıldı. Hatta, mağaraya giriş-çıkış olmasın diye hemen yakınına yürüme mesafesi 5 dakika uzaklıkta olan üs bölgesi oluşturuldu.
Kadın teröristin ihbarından sonra sürekli gözetim altında tutulan mağarada, 2022’de şehit düşen ve naaşına o günden bu yana ulaşılamayan teğmenin cesedinin bulunabileceği umuduyla, kapatılan mağara kapılarından birisi patlatıldı ve oradan giriş yapıldı. Mağarada arama-tarama yapılmaya başlandı. Arama tarama operasyonu 2 gün sürdü. Ancak, teğmenin naaşı da, suç unsuru olabilecek bir malzeme de bulunmadı.
GİREN, BİR TÜRLÜ ÇIKAMIYOR
Üçüncü gün aramalara devam edildi. Bu kez arama bölgesinde ranzalar, yatak, yorgan, tıbbi malzemeler bulundu. Hepsi yerindeymiş. Oradan demir kapıyla kapatılmış bir bölüm bulundu. Kapıyı, tüm zorlamalara rağmen açmak mümkün olmadı. Açılması için kapının girişine patlayıcı madde yerleştirildi. Patlama sonucu demir kapı kırıldı. İçeriye, maskeleri de olan ve biraz sonra şehit düşeceği aklımızdan bile geçmeyen arkadaşlarımız iki tim halinde girdi. İçeriye girmelerinden sonra timlerde haber alınamıyor.
Kapıda bekleyen subay, içeriye bakması için bir uzman çavuşu gönderdi. O Uzman çavuştan da haber alamayınca ikinci uzman çavuş içeriye giriyor. İçeri karanlık olduğu için ne olduğunu başta anlamıyor. Ayağı kendisinden önce giren arkadaşının cesedine çarpıyor. Hemen oradan ayrılıyor. Boğazında yanma başlıyor. Nefes nefese üsteğmenin yanına gidiyor. Arkadaşının yerde yattığını belirtiyor. Askerlerden girenler oradan bir daha çıkamıyor.
Üsteğmen, bazı makamları arıyor, durumu bildiriyor. İstisnai, öngörülemez ve olağandışı bir durum yaşanıyor. Bu sırada Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığından, Zonguldak kömür madeni işletmeleri tahlisiye ekibinden destek isteniyor. Bu işler çok hızlı bir biçimde yapılıyordu.
10 DAKİKA KALIYORLARDI
AFAD ve tahlisiye ekipleri maskeleriyle, özel kıyafetleriyle içeriye girmelerine rağmen, içeride en fazla 10 dakika kalabiliyorlardı. Çıkarılanların ağzından burnundan kan fışkırıyordu Ancak yarım saat dinlendikten sonra kendilerine gelebiliyorlardı. Bu şekilde yaklaşık 4 saat süren çalışma sonucu içeriden önce dört şehit çıkarıldı. Cesetler çok zor koşullarda çıkarılıyordu. Bazıları henüz vefat etmemişti. Onlardan kendilerinden geçmiş vaziyette kurtarılan arkadaşlarımız oldu.
Daha sonra devam eden araştırmalarda, girilen yerin tıbbi malzeme deposu olduğu anlaşıldı. Burada ilaçlar, serumlar, değişik kimyasal ürünler, tıbbi malzemelerle dolu olduğu anlaşıldı. Sonuç olarak tıbbi malzeme odasında askerlerimiz şehit oldu. Sağ olarak kurtarılanlardan bazıları da hastanede vefat etti.”
Milli Savunma Bakanlığı da konuya ilişkin açıklamayı geç de olsa yaptı. Keşke, Bakanlık ilk günden itibaren kapsamlı bir açıklama yapmış olsaydı. Bu konu burada kapanmaz. Açıklama üzerine milletvekillerinin de yönelteceği sorular olacağını tahmin ediyorum.
Şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz.
Source: Saygı Öztürk
Türkiye ve dünya gündemi
1- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bosna Hersek”te Srebrenitsa Soykırımı Kurbanlarını Anma Müzesi”nin açılışına ve Srebrenitsa Soykırımı 30. Yıl Anma Töreni”ne katılacak.
(Srebrenitsa) (Fotoğraflı-Görüntülü)
2- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Fiber Dönüşüm Protokolü ile Türkiye-KKTC Ticaret Odası Forumu III. Ekonomi Konferansı”na iştirak edecek.
(Lefkoşa) (Fotoğraflı-Görüntülü)
3- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin il başkanlığını, cezaevinde tutuklu bulunan Muhittin Böcek”i ve Büyükşehir Belediyesini ziyaret edecek, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingine katılacak.
(Antalya/15.00/16.30/18.30/20.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)
YASAMA YÜRÜTME SİYASET
1- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar ile AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Kızılcahamam”da “31. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı” hazırlıklarına ilişkin basın toplantısı düzenleyecek.
(Ankara/11.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)
2- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Marmara Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu”nda tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ile Fatih Altaylı”yı ziyaret edecek.
(İstanbul/09.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)
EKONOMİ FİNANS
1- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aykal Demiryolu Araçları Yapım, Bakım ve Onarım Fabrikası”nı ziyaret edecek, Kırıkkale-Delice Otoyolu şantiyesinde incelemede bulunacak, Valilik ile AK Parti İl Başkanlığını ziyaret edecek, Postacı Yürüyüş Yarışması Türkiye Finali”ne katılacak.
(Kırıkkale/10.45/13.30/15.00/16.00/17.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)
2- Türkiye İstatistik Kurumu, mayıs ayı dış ticaret, ticaret satış hacim ve ciro endekslerini açıklayacak.
(Ankara/10.00)
3-Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, mayıs ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini duyuracak.
(İstanbul/10.00)
DÜNYA DİPLOMASİ
1- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) 58. Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında düzenlenen Türkiye-ASEAN Sektörel Diyalog Ortaklığı Yedinci Üçlü Toplantısı”na katılacak.
(Kuala Lumpur) (Fotoğraflı-Görüntülü)
2- İsrail”in ateşkesi bozarak kalıcı işgal hedefiyle Gazze Şeridi”ne düzenlediği şiddetli saldırıların yansımaları ve yardımların girişini engellemesi sonucu yaşanan insani krize ilişkin gelişmeler takip ediliyor.
(Gazze/Kudüs) (Fotoğraflı-Görüntülü)
1- Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi”ndeki Grand Kartal Otel”de 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 133 kişinin yaralandığı yangına ilişkin 32 sanığın yargılandığı davanın duruşmasına devam edilecek.
(Bolu) (Fotoğraflı-Görüntülü)
1- A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2025 Millet Ligi”nin Hollanda”da gerçekleştirilen üçüncü hafta ikinci maçında Çekya ile karşılaşacak.
(Apeldoorn/21.30) (Fotoğraflı)
2- Voleybol 19 Yaş Altı Kızlar Dünya Şampiyonası”na klasman ve çeyrek final maçlarıyla devam edilecek. Türkiye, çeyrek finalde Çin ile karşılaşacak.
(Osijek/16.15) (Fotoğraflı)
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Source:
Terörsüz Türkiye”de tarihi gün! PKK bugün silah bırakacak
Terör örgütü PKK”nın silah bırakma sürecine ilişkin dikkat çekici bir gelişme bugün Irak Kürt Bölgesel Yönetimi sınırlarındaki Süleymaniye”de yaşanacak. Örgüt, 47 yıl sonra ilk kez silah bırakmaya hazırlanıyor.Törenin, Kandil”e yakın bir bölgede yapılması planlanıyor. Aralarında örgütün üst düzey isimlerinin de yer aldığı grubun teslim edeceği silahların kayıt altına alındıktan sonra imha edileceği bildirildi.150 kişilik heyet gönderildiMilli İstihbarat Teşkilatı”nın koordinasyonunda yürütülen süreç kapsamında Diyarbakır”dan Kuzey Irak”a yaklaşık 150 kişilik bir heyet gönderildi. Heyette DEM Parti üyeleri ile bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yer alıyor.Saat 10.00″da başlaması bekleniyorTörenin tam olarak nerede yapılacağı paylaşılmazken, etkinliğin sabah saat 10.00″da başlaması bekleniyor. Ancak gazeteciler sabah erken saatlerde Kandil eteklerindeki Dukan bölgesine çağrıldı. Güvenlik gerekçesiyle tüm basın mensuplarının tören alanına alınmayacağı ve canlı yayın yapılmaması konusunda uyarı yapıldığı belirtildi.
Source: Dünya Gazetesi