Siyasilerden bayram mesajı
İletişim Başkanlığı nın sosyal medya hesabından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın bayram mesajı yayımlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aziz Milletim, Değerli kardeşlerim, Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle, saygıyla selamlıyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da azaptan kurtuluş olan bir Ramazan ayını daha tamamlayarak kavuştuğumuz mübarek Ramazan Bayramı nızı canıgönülden tebrik ediyorum. Ramazan Bayramı nın; ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için huzura, felaha, esenliğe, kardeşliğe vesile olmasını diliyorum. Rabbime, bizleri sağlık ve afiyet içerisinde bir Ramazan Bayramı’na daha eriştirdiği için hamdüsenalar ediyorum. Maalesef, bu Ramazan ayını da gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan zulümler, katliamlar, acılar sebebiyle yine buruk geçirdik. Bilhassa Gazze’de yaşanan soykırım, bir parça vicdanı, ahlakı, izanı olan herkesin yüreğini parçalayacak görüntülerle, sürekli daha vahim bir boyuta ulaşıyor. Türkiye olarak, bu vahşete karşı duruşumuzu net bir şekilde ifade ediyor, yardımlarımızla kardeşlerimizin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ancak, Batılı ülkeler başta olmak üzere, dünya bu zulme karşı fiilen harekete geçmedikçe, zalimlerin cesareti ve cüreti artmakta, mazlumların feryatları arşa ulaşmaktadır. İnşallah önümüzdeki dönem, bu konuda tüm dünyada bir uyanışa vesile olur. Diğer yandan komşumuz Suriye’de yaşanan bizi de yakından ilgilendiren gelişmeleri anbean takip ediyor, gerekli tedbirleri alıyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve milli birliği çerçevesinde atılan adımları sabote ederek, güney sınırlarımızdaki istikrarsızlığı sürdürmek isteyenlerin farkındayız ve inşallah hiçbirine müsaade etmeyeceğiz. Aynı şekilde, “Terörsüz Türkiye” hedefimiz doğrultusunda başlattığımız çalışmaları, yol haritamıza uygun şekilde sürdürüyoruz. Devletimiz, çağrı yapılmasını sağlayarak üzerine düşeni yapmıştır. Şimdi sıra, örgütün çağrıya amasız fakatsız uymasına gelmiştir. Bu konuda da sınırsız bir vakte ve tahammüle sahip değiliz. Daha fazla oyalanılmadan, örgütün kendini feshetmesini ve silahlarını tamamen bırakmasını bekliyoruz. Küresel, bölgesel ve iç dinamiklerimiz bize, böyle bir sürecin başarıyla neticelenmesine, hiç olmadığı kadar uygun bir zemin sunmaktadır. Bunu hep birlikte başardığımızda, ülkemizi 40 yıllık kanlı ve zorlu bir musibetten, inşallah tamamen kurtarmış olacağız. Aziz Milletim… Son iki yıldır gündemimizin ilk sırasından asla düşürmediğimiz bir diğer meselemiz de deprem bölgesinin ayağa kaldırılmasıdır. Depremin ikinci yıl dönümü vesilesiyle, 201 bin konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettik. Yıl sonuna kadar bu rakamı, konut ve iş yeri olarak 453 bine çıkartmayı hedefliyoruz. Böylece, milletimize verdiğimiz sözleri harfiyen yerine getirerek, depremin fiziki yıkımını tümüyle telafi ediyoruz. Her birini rahmetle yâd ettiğimiz kayıplarımızın hatırası, elbette ebediyen yüreklerimizde yaşayacaktır. Şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırarak, bu büyük felaketle hayatları altüst olan vatandaşlarımıza yeni bir ufuk, yeni bir fırsat sunacağız. Rabbim ülkemizi ve milletimizi bu tür felaketlerden muhafaza eylesin, diyoruz. Tabii, deprem tehdidi, Marmara bölgemiz başta olmak üzere, ülkemizin pek çok yerinde hala en önemli meselemiz olmaya devam ediyor. Hükümet olarak biz tüm planlamalarımızı ve hazırlıklarımızı yaptığımız halde, belediyelerin umursamazlığı sebebiyle arzu ettiğimiz hızda bir dönüşüm gerçekleştiremiyoruz. Önümüzdeki dönemde, gerekirse bu sorunu aşacak ilave tedbirlerle, İstanbul’u depreme hazırlama hususunda daha etkin adımlar atacağız. Emniyet ve yargı güçlerimiz tarafından son dönemde yapılan operasyonlar, belediyelerden kaynaklanan gecikmelerin sebebini daha iyi anlamamıza vesile olmuştur. Altyapısı ve üstyapısıyla İstanbul’a hizmet için tahsis edilen kaynakların şahsi ikbal hırsları ve kişisel ticari çıkarlar uğruna yağmalanması, bu şehrin halkına yapılmış en büyük ihanettir. Elbette her İstanbullunun kendisinin ve evlatlarının geleceğini, hayatını, güvenliğini, huzurunu çalanlardan hesap sorma hakkı vardır. Batı ülkelerinde ortaya çıktığında “demokrasinin, hukuk devletinin, ahlaklı siyasetin ve ilkeli yönetimin gereği” olarak alkışlanan yargı süreçlerinin, ülkemizde politize edilerek sulandırılmasına kimse itibar etmemelidir. Yolsuzluk ve rüşvet çarkının üzerini örtmek için, kamu güvenliğini ve ekonomimizi hedef alacak kadar şuurunu kaybedenleri; “Türkiye’yi çökertirsek, iktidarı da çökertmiş oluruz” anlayışıyla hareket edenleri, aziz milletimizin ferasetine havale ediyoruz. Yargı sürecinde ortaya çıkacak yeni gelişmeleri de dikkate alarak, bu hususta gerçekçi, adil ve vicdanlı bir tavırla hayatına ve şehrine sahip çıkacak her bir İstanbullu kardeşime şükranlarımı sunuyorum. Cumhurbaşkanı ve hükümet olarak, Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi her alanda hak ettiği seviyelere çıkarmak için kararlılıkla çalışmayı ve mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle, idari izinle 9 güne çıkardığımız bayram tatilinde yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Bir kez daha Ramazan Bayramı nın gönüllerimize sekinet, kalplerimize sevgi, ülkemize huzur, mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyorum. Vatandaşlarımın her birini tekrar muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun. Kalın sağlıcakla… ifadesini kullandı. SAĞLIK BAKANI MEMİŞOĞLU NDAN BAYRAM MESAJI Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ramazan Bayramı nı kutladı. Bakan Memişoğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, şu ifadeleri kullandı: Rabb im bizleri bir Ramazan Bayramı na daha kavuşturdu. Mübarek ramazan ayı gönüllerimize ferahlık, sofralarımıza esenlik getirdi. Her iftarda kardeşliğimizi pekiştirdi. Aziz milletimizin, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı nı canı gönülden tebrik ediyorum. Gülmenin ötesine geçtiğimiz, başkalarının da yüzünü gülümsettiğimiz bir bayram temennisiyle. BAKAN GÖKTAŞ TAN BAYRAM MESAJI Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ramazan Bayramı nı kutladı. Göktaş, Ramazan Bayramı dolayısıyla sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında, bayramların, kalplerin birleştiği, sevincin paylaştıkça çoğaldığı, aile olmanın değerinin derinden idrak edildiği en güzel zamanlar olduğunu belirtti. Bakan Göktaş mesajında şunları kaydetti: Ramazan boyunca sabrı, kanaati ve kardeşliği hep birlikte yaşadık. Şimdi ise bayramın bereketini tüm sevdiklerimizle paylaşma vakti. Aile Yılı nda ailelerimizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram diliyorum. Ramazan Bayramı mız mübarek olsun. Bakan Göktaş paylaşımında, bakanlık tarafından hazırlanan bayram klibine yer verdi. Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.
Source: Habertürk
Eski komşulukları özlüyorum, şimdi kimse kimseyi tanımıyor
◊ Öncelikle iyi bayramlar dilerim. Bayramlarınız nasıl geçer? – Perihan Savaş: Bayramlarda ya hep birlikte şehir dışına gidiyoruz ya da İstanbul’da birlikte yemek yiyoruz. Bazen de çocuklar bir yere gidiyor, ben bir yere gidiyorum, telefonlaşıyoruz. Bir gelinim, bir de damadım var. Onlar da artık kızım ve oğlum oldu. O nedenle hep “İki oğlum, iki kızım var” derim. Torunlar da var. Mümkün olduğu kadar hep bir aradayız. Biz bayram olmasa da birlikteyiz zaten.Ama artık pek çok insanın bayram heyecanı kalmadı. Çünkü bir anne çocuğuna ayakkabı alamıyorsa ve bu zor şartlar altında geçinmeye çalışıyorsa onlar için bayram olmuyor.Ben çocukluğumda hatırlıyorum; bayramın gelmesini beklerdim. Fatih’te çok meşhur bir ayakkabıcı vardı. Mutlaka her bayram oraya gidilir, ya kırmızı ya siyah rugan ayakkabı alınırdı bana. – Melis Ketenci: Ben her zaman bayramdan önce bayramlığımı alırım. Savaş’a da benimle uyumlu bir kombin yaparım. Sabahın erken saatlerinde başlarız ziyaretlere. Perihan Anne çok güzel domatesli, sarımsaklı pilav yapar mesela. Bayramlar hep beraber güzel oluyor.- Savaş Zafer: Eskiden dedemlere giderdik. Onlar vefat etti. Şu anda ailede herhalde en büyük sensin anne.- Perihan Savaş: Yok Melis’in anneannesi var.- Savaş Zafer: Doğru… Yani İstanbul’da her zaman herkes artık müsait olmuyor. O yüzden fırsat buldukça toplanıyoruz. Fotoğraflar: Murat ŞAKA◊ Unutamadığınız bir bayram anınız var mı?- Perihan Savaş: Benim dedem çarşıdan bir mavi, bir de pembe kenarlı mendiller alırdı. İki katlı ahşap bir evi vardı. Kapısının önünde otururdu. Mendillerin içine şeker ve beş kuruş koyardı. Erkeklere mavi, kızlara da pembe mendil dağıtırdı. Ben param bittikçe gider dedemin elini öperdim. Beş-altı seferden sonra artık bana mendil vermezdi, direkt para verirdi. O anları hiç unutamıyorum. Dedem keşke yaşasaydı da ondan gidip harçlık alsaydım.- Savaş Zafer: Ben öyle çarpıcı bir anı söyleyemiyorum ama bizim ailede her bayram güzel oluyordu.İNSANLARIN BİRBİRİNE OLAN SAYGILARINI ÖZLÜYORUM◊ Üçünüz bir araya geldiğinizde en çok nelerden sohbet edersiniz? – Melis Ketenci: Perihan Anne’nin anılarından… O kadar güzel anlatıyor ki, eski Türkiye, eski filmler, eski sanatçılar… Hikâye dinler gibi dinliyoruz.- Perihan Savaş: Sadece ailem değil, beraber çalıştığım diğer genç arkadaşlar da “Yeşilçam gecesi yapalım, ne olur bize anlat” diyorlar. Arada bir sette de onlara anlatıyorum.◊ Perihan Hanım, eskiye dair en çok neyi özlüyorsunuz? – Perihan Savaş: Eski komşulukları, insanların birbirine olan saygılarını, sevgilerini özlüyorum. Artık ne yazık ki karşı komşumuzu tanımıyoruz. Eskiden üç sokak arkadaki mahalledeki komşuyu bile bilirdik. Akşam olduğu zaman “Hadi bakalım herkes mahallesine” derlerdi. Şimdi kimse kimseyi tanımıyor.- Savaş Zafer: Tahammül yok. Kalabalıklaştı her yer. Herkesin çok fazla telaşı var. Geçim sıkıntısı var. Bence o yüzden.- Perihan Savaş: Evet ama yine de bunu kaybetmememiz lazım. Biz böyle bir toplum değiliz. Biz sevecen, hoşgörülü, saygılı, yardımsever bir toplumuz. Sokakta birisine bir şey olduğu zaman bin kişi birden koşarız. Böyle insanlar da yine var ama artık o kadar azaldı ki… ÇOCUKLARIMLA ARKADAŞ GİBİYİM◊ Çocuklarınıızla ilişkiniz nasıl? – Perihan Savaş: Ben onlarla arkadaş gibiyimdir. Bazen anneliğim tutar. Yanlış bir şey olduğu zaman orada birazcık dişimi gösteririm ama onun dışında mesela çocuklarıma hep şunu söylemişimdir: Başınıza ne gelirse gelsin, lütfen gelin bana anlatın. Başkasına anlatmayın. Yani arkadaşınıza tabii ki anlatabilirsiniz ama arkadaşınız sizi doğru yönlendiremez. Anneyim ben çünkü, ben en doğru şekilde sizi yönlendiririm. Yanlış bir şey olduğu zaman da hep suratlarına söylerim zaten. Hem arkadaş hem anne hem de baba oldum tabii.- Savaş Zafer: Ben küçüklüğümden beri hep annemleydim. Aile büyüklerimizi zaman içinde kaybettik. Bir tek annem kaldı. Dolayısıyla da her şeyi anlattığım tek kişiydi her zaman.◊ Melis Hanım, Perihan Hanım’la tanıştığınız günü anlatır mısınız?- Melis Ketenci: Savaş’ın yeğeni Ali’nin doğum gününde tanıştık. Çok heyecanlıydı benim için. Şu anda bile düşününce heyecanlanıyorum. Ama Perihan Anne inanılmaz samimi, insanı rahatlatan biri. İlk gördüğümde çok tedirgindim. Kendisi halden de anladığı için ona göre davranıyor, insanın içini yumuşacık yapıyor. Sonrasında her şey çok güzel ilerledi.- Perihan Savaş: Ben ilişkilerini biliyordum. İlk gördüğümde de bir baktım çok güzel bir kız, çok kibar, çok heyecanlı. Bayağı uzun bir arkadaşlıkları oldu. 6 sene sürdü. Oğluma “Artık evlen” dedim. Sonuçta o da bir anne babanın evladı. Hiçbir zaman onun da üzülmesini veya kırılmasını istemem. Aralarında ne geçer onu bilemem. Ama oğlum haksızsa oğluma söylenirim. O haksızsa ona da söylenirim. Karışmam da çok fazla. Kızım da Melis’i çok seviyor. Görümce gibi değil, kardeş gibi görüyor.DIŞARIDA “PERİHAN SAVAŞ’IN OĞLUYUM” DEMEM◊ Perihan Hanım 120’den fazla yapımda rol aldınız. Peki şu an hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz?- Perihan Savaş: Ben çalışmayı çok seven bir insanım. Hatta oturduğum zaman çok sıkılırım. Şu sıralar eskiye nazaran sakin bir dönemimdeyim. Çünkü eskiden 1 ayda üç film çekiyorduk. Bir ara tiyatroya döndüm. Şu anda sakin geçiyor.◊ Savaş Bey, siz tanınmış bir çiftin çocuğu olarak doğdunuz. Hiç bunun dezavantajını yaşadınız mı?- Savaş Zafer: Avantajlarından ziyade galiba ben daha çok dezavantajlarını yaşadım. Çünkü topluma mâl olmuş isimlerin çocuğu olmak çok kolay değil. Daha göz önünde oluyoruz. Öyle olduğu için de yaptığımız hareketler sadece bizi değil, anne ve babamızı da temsil ediyor. Bu anlamda ben hep çok dikkat etmeye çalıştım. Kendimi çok kısıtladım.- Perihan Savaş: Bir de “Ben Perihan Savaş’ın oğluyum” demez hiçbir yerde. Sorarlar “Annen kim?” diye, “Ev kadını” der, geçiştirir. Yemin töreninde de komutanlar beni görünce şoka girdi.◊ Askerlikte nasıl anladılar Perihan Savaş’ın oğlu olduğunuzu?- Melis Ketenci: Ben oraya ziyarete gittiğimde bir paylaşım yaptım, Savaş’ı etiketledim. Oradan komutanlara kadar bilgisi gitmiş, “Perihan Savaş’ın oğlu bu bölükte” diye.- Savaş Zafer: Beni çağırdılar, “Neden söylemedin?” dediler. Ne diyecektim ki!- Perihan Savaş: Sonra bana da teşekkür ettiler. “Öyle güzel bir çocuk yetiştirmişsiniz ki” diye. OYUNCU OLMAK İSTİYORDUM◊ Magazin programlarında da hiç rastlamıyoruz size. – Savaş Zafer: Evet, beni tanımazlar.◊ Bu bilinçli tercihiniz mi?- Savaş Zafer: Bilinçli tercihim. Ben bunun bir ayrıcalık gibi görünmesini sevmiyorum. Bir de benim de sonuçta şahsi bir ismim var. Yolda geçerken “Perihan Savaş’ın oğlu” diye çekilmek çok hoşuma gitmiyor.- Perihan Savaş: Benim kızım da öyle. O da hep kendini soyutlar. Annesinin, babasının kim olduğunu hiç söylemez.- Savaş Zafer: Ablam kamerayı hiç sevmiyor. Benim öyle bir şeyim yok. Ben aksine oyuncu olmayı istiyordum. Annem “Elinde bir mesleğin olsun. Oyunculuk yapmak istiyorsan her zaman yaparsın. Oyunculuk için bir okul bitirmene gerek yok” dedi. Çünkü ben konservatuvar okumayı düşünüyordum.- Perihan Savaş: “Yeteneğin varsa yaparsın” dedim. Yeteneğin yoksa 10 tane konservatuvar da bitirsen hiçbir şey olmaz.- Savaş Zafer: Bir dizide rol aldım. Hatta oynadığım dizide üçüncü, dördüncü bölüme kadar yine Perihan Savaş’ın oğlu olduğumu bilmiyorlardı. O dizi deneyiminden sonra oyunculuk okuluna gittim. Sertifika falan aldım Darülbedayi’den. Annem “yeteneğin varsa olursun” dediği için o bende böyle bir mekanizma oluşturmuş. Biraz da o anlamda negatif şeyler hissedince kendimde alakalı, çok oraya yönelmedim.◊ İçinizde ukde kaldı mı? – Savaş Zafer: Ukde yok. Olursa çok butik bir şey, yaparım. Oyuncu olmayı planlamıyorum artık bu saatten sonra.- Perihan Savaş: Aslında yeteneği var. Ama bir anda çekti kendini. Üstüne gitmedim.KIZIMIZ VE TORUNLARIMIZ İÇİN İBRAHİM BEY’LE BİR ARAYA GELİYORUZ◊ Geçenlerde İbrahim Tatlıses ve kızınız Melek Zübeyde Hanım’la bir araya gelmiştiniz. Tatlıses’le fotoğrafınız birçok kişiyi şaşırttı… – Perihan Savaş: İnsanlar niye şaşırıyor, onu bilmiyorum. Evet, biz İbrahim Bey’le zamanında hoş şeyler yaşamadık. Üzerinden 40 sene geçti. Şu anda torunlarımız var. Torunlarımız zaman zaman tabii ki bizi bir arada görmek istiyor. Ayrıca bir kızımız var. Kahvaltıda veya iftar yemeğinde bir araya geliyoruz. Çünkü çocuklar ve torunlar bunu istiyor. Burada düşman olmanın, “Aman kesinlikle görüşmem” demenin bir anlamı yok. Evet, yanlış yaptı mı yaptı. Zaten o da bunun dersini almış, yaptıklarının farkında olan bir insan. Onun için şaşırılmasına bir anlam veremiyorum. YILMAZ ZAFER’İN HAYATI FİLM OLACAK◊ Bir gün belki birlikte bir projede yer alırsınız…- Perihan Savaş: Öyle bir şey olur mu bilmiyorum ama benim düşündüğüm bir şey var. Babasının (Yılmaz Zafer) hayatını film yapmak istiyorum. Belki orada onun gençliğini oynayabilir. Çünkü babasına benziyor.◊ Film projesiyle ilgili var mı attığınız adımlar? – Perihan Savaş: Aslında o proje benim kafamda. Ama doğru zamanı bulmam, bir senaristle beraber çalışmam gerekiyor. Ama ne zaman gerçekleştiririm bilmiyorum. Yılmaz’ın yetişkinlik dönemini Engin Akyürek oynasın çok isterim. Çünkü benziyor.◊ Sizi kim canlandırsın istersiniz peki?- Perihan Savaş: O aklımda yok. Bakacağım beni kim canlandırır diye.◊ Tüm kadroyu siz mi oluşturmayı düşünüyorsunuz?- Perihan Savaş: Evet. İçime sinen bir şekilde olsun. Onun sinemaya başlangıç dönemi, tiyatroya başlangıcı, okuldaki dönemlerimiz… Ortaokulda birlikte okuduk. O dönemlerimiz ve hastalığını da kapsayan bir film olacak. Biz o yıllarda çok zorluklar yaşadık. Sanatçı olmanın zorluklarını… Bu dönemleri de aktarmak istiyorum. Sanatçılar neler yaşıyor, o perdenin arkasında neler var, bunları bence insanların bilmesi gerekiyor.◊ Eskiden çok daha zormuş değil mi? – Perihan Savaş: Çok daha zordu. Şu anda daha konforlu. Genç oyuncular iyi bütçeler alıyorlar. Çok iyi şartlarda çalışıyorlar. Karavanlar, kuaförler… Biz kendi saçımızı, makyajımızı kendimiz yapardık. Evden kostümleri kendimiz taşırdık. Ama işimizi çok seviyorduk. Sadece para kazanmak adına yapmadık bu işi.◊ Geçmişe dönüp baktığınızda sizi en zorlayan ne oldu? “Şimdi olsa yapmazdım” dediğiniz ne var mesela?- Perihan Savaş: Öyle şunu yapmam, bunu yapmam diye bir yaklaşımım olmadı. Bir dönem sinemada seks furyası başladı, biz kenarda kaldık. Çünkü o filmler bize göre değildi. Annem de her çekimde izbandut gibi başımda dururdu. Ama ben her zaman rolüm ne gerektiriyorsa onu yaptım.KENDİMİ PERİHAN ANNE’YE BENZETİYORUM◊ Melis Hanım siz ünlü bir aileye gelin geldiniz. Bu durum üzerinizde bir sorumluluk oluşturdu mu? – Melis Ketenci: Zorluğunu yaşamadım ama Perihan Anne çok ağırbaşlı, inanılmaz güzel bir duruşu olan bir kadın. Ona layık olabilecek miyim diye düşündüm.- Perihan Savaş: Bu arada ikimiz de İkizler burcuyuz.◊ Benziyor mu huylarınız?- Perihan Savaş: Benziyor.- Melis Ketenci: Ben kendimi Perihan Anne’ye çok benzetiyorum.◊ Savaş Bey gastronomi eğitimi aldınız, Safderun adında bir restoranınız da var. Evde yemek yapıyor musunuz?- Savaş Zafer: Ben evde yemek yapmayı sevmiyorum. Çünkü endüstriyel mutfaklarda alışmış olduğunuz düzenle evde kurulan düzen aynı olmuyor.◊ Bir bayram masası hazırlasanız olmazsa olmazınız ne olurdu?- Savaş Zafer: Risotto yapmayı çok seviyorum. Onun üstünde belki daha protein ağırlıklı bir şey servis ederim. Yanında zeytinyağlılarla birlikte destekleyebileceğim bir şey. Finalde de ufak bir tatlı.◊ En sevdiğiniz anne yemeği ne? – Savaş Zafer: Nohutlu işkembe. Yaprak dolmasını da güzel yapar annem.HERKESE MUTLU BAYRAMLAR◊ Bayram mesajlarınızı da alalım…- Perihan Savaş: Sadece ramazanda ve bayramda değil her zaman birbirlerine karşı saygı ve sevgi içinde, hoşgörülü olmalarını isterim. – Savaş Zafer: Bayramların bizi bütünleştirmesini temenni ediyorum. Çünkü kendi şahsi yaşamlarımızda çok bireyselleştik. Duygularımızı yansıtırken bencilleştik. Bu bayram, daha sağduyulu olmaya vesile olur inşallah.- Melis Ketenci: Herkese mutlu bayramlar dilerim.
Source: Cansu Topçu
İbrahim Güneş yazdı… “Bağımsızlık benim karakterimdir”
Gerçek CHP”lilerin oturup hüngür hüngür ağlaması gerekiyor aslında.HALK TV haber yapıyor.Batı, İmamoğlu sessizliğini sonunda bozdu.Devlet başkanı düzeyinde ilk çıkış Fransa”dan…Haberin içine bakıyorsunuz.Elysee Sarayı”nda darbeyle ülke yönetimine gelen Mısır Cumhurbaşkanı Sisi”ye onur madalyası takan Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Türkiye”ye demokrasi dersi veriyor…Ne diyelim fıkra bu kadar…Peki gerçek CHP”liler neden oturup ağlamalı derseniz.Dost acı söyler…Anadolu düşman işgali altındayken, yedi düvel karşımızdaykenErzurum ve Sivas Kongrelerinde “Manda ve himaye kabul edilemez” diyen Atatürk”ün partisi kimlerin eline kaldı.Baykal”ın, ABD kuklası FETÖ”nün kaset kumpası ile devrilmesinin ardından CHP bana göre sistemli bir şekilde işgal edildi.Atatürk”ün yolunda yürüyen, “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyenler zamanla tasfiye edildi.Muharrem İnce gibi CHP”nin öz evladı kapının önüne konuldu.İnce, “Burası artık Atatürk”ün partisi değil” diyerek ağlayarak gitti.Ama Kılıçdaroğlu”nun da hakkını teslim etmek lazım.Vazifesini gerçekten öyle ya da böyle yerine getirdi.Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ne demişti;”Kılıçdaroğlu”na bu yeni CHP nedir diye sordum. Bana CHP”yi çok fazla MHP”ye yaklaştırmışlar. Ben onu HDP”ye yakınlaştıracağım” dedi. İşte zurnanın zırt dediği yer burası aslında…CHP, başkalaşım geçirdi, DEM”lendi…Bugün elini vicdanına koyan kaç kişi bu gerçekten Atatürk”ün CHP”si diyebilir. “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Atatürk”ün,”İngiltere bize sahip çıkmadı, kırıldık” dediğini,Avrupa”da dolaşıp, “Türkiye”ye yatırım yapmayın” dediğini,Darbeyle yönetilen Mısır”a gidip, “Türkiye”de demokrasi yok” dediğini düşünebiliyor musunuz? Bunları kim söyledi derseniz açıp arama motorundan bakabilirsiniz. Hadi sizi yormayayım, Kılıçdaroğlu, Özel, İmamoğlu… İnanmayan açıp okusun…Neyse sözü çok uzatmaya gerek yok…”Bir çift mavi göz” romantizmi”Mustafa Kemal”in askeriyiz” sloganları gerçeklerin üstünü örtebilir mi?Ne diyelim takdir CHP”lilerin…BARİ 40″I ÇIKSAYDI!”Suç örgütü lideri” olmakla suçlanan İmamoğlu tutuklanalı sadece bir hafta oldu.Ben bile bu kadar hızlı bir açıklama beklemiyordum.Gazetecinin işi bu soracak tabii…”Diploması iptal olan İmamoğlu aday olamazsa ne olacak?” sorusunun ardından CHP Genel Başkanı Özel ağzındaki baklayı çıkardı…Özel, “İmamoğlu”nun resmi adaylığı mümkün olmazsa birisi çıkar aday olur. İmamoğlu”nun yerine kimin olduğunun önemi yok. Ekrem İmamoğlu adına bu seçimi kazanır” deyiverdi.Bu açıklamaya birkaç açıdan bakalım;Öncelikle CHP Genel Başkanı Özel, eskiden olduğu gibi ben aday değilim söylemini hiç dile getirmiyor.O birisi kim sorusu kafalardaki yerini koruyor?Belli ki Özel”in de gönlünden Cumhurbaşkanı adaylığı geçiyor… İkincisiyse İmamoğlu seçime giremezse biz bir Cumhurbaşkanı seçeriz ama İmamoğlu adına ülkeyi yönetir mesajı veriyor…Yani İmamoğlu”na “Gölge Genel Başkan”dan sonra, Gölge Cumhurbaşkanı” payesi de veriyor.Ama bu daha ilk hafta yapılan açıklamalar…İmamoğlu”nun 40″ı çıkmadan “birisi çıkar aday olur”a geldiysek, seçime kadar köprünün altından çok su akar…Şunun altını kalın bir şekilde çizelim…CHP Genel Başkanı Özel için bu durum aynı zamanda bir “kazan kazan” formülüdür. Yavaş”ın “Kimse birbirinin yedeği falan olmaz. Böyle adlandırılmak Ekrem Başkan”a da bana karşı da terbiyesizlik” ifadesinin aksine Özel, İmamoğlu adına yarışabilirim demektedir aslında…Özel belli ki “İmamoğlu suç örgütü” soruşturmasında kendince bir rüzgar yakaladığını düşünüyor.Ancak CHP”ye yakın isimler İmamoğlu”nun, Kılıçdaroğlu ile hareket edip, Özel”in önünü kesebileceğini söylüyor… Yani CHP”nin yol haritasında yeni bir rota oluşturuluyor da olabilir…Ne diyelim hayırlısı olsun…9 GÜNLÜK BAYRAM TATİLİCumhurbaşkanı Erdoğan, 9 günlük bayram tatili müjdesini verdi.Ne yalan söyleyeyim aklıma ilk gelen CHP”liler eylemlere devam eder mi yoksa yazlıklara, tatil yerlerine doğru yollara düşer mi oldu?Anladığımız kadarıyla geçmişte Kılıçdaroğlu”nun Şezlongları bırakın” oy vermeye gelin” diye fırçaladığı kitle yine tatilde olacak.Ama hakkını da vereyim, Özel Maltepe”de epey kalabalık bir kitleye hitap etti.O konuşurken Ataköy”deki Beltur çalışanlarıysa maaşları yatmadığı için bayrama parasız girdik diye sızlanıyordu.İçlerinden birinin “bizim paralar Maltepe mitingine gitmiştir” serzenişi dikkat çekiciydi. CHP”nin mağduruz algısı üretme çabası ne kadar karşılık buldu tartışılır…Neyse bayram günü siyaseti bir kenara bırakıp birkaç temenni ve uyarımı paylaşmak istiyorum.Yollarda lütfen deli gibi araç kullanmayı bırakın, uykusuz, yorgun yollara düşmeyin… Her bayram gözyaşı, ölüm yüklü trafik kazası haberleri yapıyoruz.Son 5 yılda sadece Ramazan Bayramı tatillerinde 483 canımızı yitirdik. 26 bin 331 vatandaşımız yaralandı. Engelli olduBayramı bir dinlenme, kucaklaşma ve barışma fırsatı olarak kullanın,Bayram sohbetlerinde siyasetten uzak durun tatsız durumlarla karşı karşıya kalmayın, beni sormayın benim kaçışım yok.Gittiğim her yerde muhtemelen soruşturmaya dair detaylar sorulacak.Atlatmaya çalışacağım, hakkımızda hayırlısı.Hepinizin bayramı kutlu, mutlu, huzurlu olsun.Rabbim, bayram tadında günlerinizi çok, yüreğinizin güzelliği gibi bir ömür nasip etsin.Kalın sağlıcakla…
Source: İbrahim Güneş
Mevsim geçişlerinde cilt bakımı nasıl olmalı?
Soğuk hava koşullarının yerini ılıman sıcaklıklara bırakmasıyla cildinizdeki dengeyi bozmamak için önerilen cilt bakım adımlarını keşfedin. HAVA DEĞİŞİMİNİN CİLTTEKİ BELİRTİLERİ NELERDİR? Hava değişimi, ciltte çeşitli belirtilere neden olabilir. Özellikle mevsim geçişlerinde cilt, çevresel koşullara adapte olmaya çalışır. Bunun sonucunda da bazı reaksiyonlar gösterebilir. Bu nedenle cilt tipine uygun ürünler ve mevsime uygun bakım rutini önemlidir. Hava değişiminin ciltte yarattığı yaygın belirtiler aşağıdaki gibidir: – Kuruluk ve Pul Pul Dökülme: Sıcaklık ve nem değişiklikleri cildin nem dengesini bozar ve kuruluk yaratır.- Kızarıklık ve Tahriş: Soğuk hava ve rüzgar gibi dış etkenler kızarıklık ve tahrişe sebep olabilir.- Ciltte Gerginlik: Hava değişikliğiyle birlikte cilt esnekliğini kaybedebilir ve gerginlik hissi oluşabilir.- Sivilce ve Yağlanma: Nem oranındaki artış, yağ bezlerinin fazla çalışmasına ve sivilce oluşumuna neden olabilir.- Daha Duyarlı Cilt: Mevsim geçişlerinde cilt daya duyarlı ve dış etkenlere karşı daha tepkiseldir. MEVSİM GEÇİŞLERİNDE HAVA DEĞİŞİMİNİN CİLT ÜZERİNDE ETKİLERİ – Cilt tipine bağlı olarak kimi ciltler aşırı kururken kimileri de yağlanır. – Nem oranı, ısı, UV ışınlarının etki derecesi ve rüzgar gibi pek çok faktör ülkeden ülkeye değişiklik gösterdiğinden bulunduğunuz ülkenin iklim koşullarına göre cildiniz kendisine bir savunma mekanizması oluşturur. – Eğer cilt tipiniz kuruysa ve kurak bir bölgede yaşıyorsanız kış aylarında cilt kuruluğuna eşlik esen pullanma ve dökülme gibi problemler de yaşamanız olasıdır. – Karma cilt yapınız varsa cildinizin bir kısmı kuru ve pul pul dökülürken bir kısmı yağlı olabilir. Yağlı cilt yapısında da kış mevsiminde ciltte kurumalar gözlenir. – Yağlı cilt tipine sahip olmak demek nemli bir cilde sahip olmak ile aynı anlama gelmez. Bu nedenle yağlı cilt tipindekilerin de tıpkı kuru ve karma cilt tipindekiler gibi kış bakımı yapması gereklidir. MEVSİM GEÇİŞLERİNDE EN SIK YAPILAN YANLIŞLAR – Mevsim geçişlerinde cilt bakımında en sık yapılan yanlışlardan biri cildin mevsimsel ihtiyaçlarını atlamaktır. Örneğin yaz aylarında kullanılan hafif nemlendiricileri, sonbahar ve kış aylarında da kullanmak cildin kurumasına yol açabilir. – Mevsim geçişlerinde cildimizi temizlerken aşırıya kaçmak veya cildi sert ürünlerle yıkamak ciddi hatalardan biridir. Soğuk havalarda cildin daha hassas olduğunu göz önünde bulundurarak nazik temizleyiciler tercih edilmelidir. – Güneş koruyucu kullanmayı bırakmak da büyük bir yanlıştır. Çünkü güneşin zararlı UV ışınları, kış aylarında da ciltte hasar bırakabilir. MEVSİM GEÇİŞLERİNDE CİLT BAKIMI NASIL YAPILMALIDIR? 1. CİLDİN TEMİZ OLMASI Mevsim geçişlerinde cilt bakımı yaparken en önemli adım, cildin temiz olmasını sağlamaktır. Temizlenmemiş bir ciltten etkili sonuç almak oldukça zordur, çünkü gözenekler tıkalıysa, cilde ne uygulanırsa uygulansın verimli sonuçlar almak mümkün olmayacaktır. Bu sebeple, cilt sağlığını korumak adına ölü hücrelerin, yani keratinlerin temizlenmesi oldukça önemlidir. Bu işlem, ciltte hijyenin sağlanmasına yardımcı olur ve bakteri oluşumunu engeller. Cilt temizliğinde deriyi tahriş etmeyecek, nazik ürünler tercih edilmesi de oldukça önemlidir. 2. PEELİNG UYGULAMASI Cildinizdeki ölü deriyi atmak için peeling uygulaması yapmayı düşünebilirsiniz. Peeling, ciltteki lekeleri giderirken, solgun, mat ve cansız görünüme karşı da etkili bir çözümdür. Bu sayede cildinize taze, parlak bir görünüm kazandırabilirsiniz. 3. TONİK UYGULAMASI Cilt temizleme ürünlerini kullandıktan sonra, cildin ferahlamasını sağlamak için tonik uygulaması yapılması faydalı olacaktır. Tonikler, antiseptik özellikleri sayesinde cilt temizliğini tamamlayarak, cildi dezenfekte eder. Tonik seçiminde cilt tipinizi göz önünde bulundurmak oldukça önemlidir. Cilt tipinize uygun bir tonik, cildinizi yatıştırırken aynı zamanda temizler ve cilt bakım rutininizin son adımını tamamlar. Görsel Kaynak: istockphoto/shutterstock
Source: Habertürk
Siyasilerden bayram mesajı
Siyasi parti liderleri ve milletvekilleri, Ramazan Bayramı dolayısıyla sosyal medya üzerinden paylaştıkları mesajlarla hem kutlama yaptı hem de toplumsal dayanışma ve huzur vurgusu öne çıktı. TBMM Başkanı Kurtulmuş TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bu bayram, ülkemizin ayağına bir pranga gibi vurulan terörün tamamen ortadan kalktığı, terörsüz Türkiye hedefimizin gerçekleştiği, bu topraklardaki ezeli ve ebedi kardeşliğimizin pekiştiği bir bayram olsun.” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, Ramazan Bayramı dolayısıyla sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, rahmet ve bereket ayı ramazanı geride bırakırken, huzur ve sevinç içinde bayrama kavuşmanın mutluluğunun yaşandığını belirtti. Bayramların, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı, milli ve manevi duyguların en güçlü şekilde pekiştiği, gönüllerin iyilikle dolduğu vakitler olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti: “Ramazan Bayramı”nın, barış ve toplumsal uzlaşıyı daha da güçlendirerek, milletimizin ortak değerleri etrafında kenetlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Demokratik değerlerimize, hukukun üstünlüğüne ve kardeşliğimize sahip çıkmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu bayram, ülkemizin ayağına bir pranga gibi vurulan terörün tamamen ortadan kalktığı, terörsüz Türkiye hedefimizin gerçekleştiği, bu topraklardaki ezeli ve ebedi kardeşliğimizin pekiştiği bir bayram olsun. Bu vesileyle, aziz milletimizin, ülkemizin ve dünyanın dört bir yanında yaşayan tüm Müslümanların bayramını en içten dileklerimle kutluyor, Ramazan Bayramı”nın ülkemize ve tüm insanlığa barış, sağlık ve esenlik getirmesini yüce Allah”tan niyaz ediyorum. Bayramınız mübarek olsun.” Sağlık Bakanı Memişoğlu:
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ramazan Bayramı”nı kutladı. Bakan Memişoğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, şu ifadeleri kullandı: “Rabb”im bizleri bir Ramazan Bayramı”na daha kavuşturdu. Mübarek ramazan ayı gönüllerimize ferahlık, sofralarımıza esenlik getirdi. Her iftarda kardeşliğimizi pekiştirdi. Aziz milletimizin, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı”nı canı gönülden tebrik ediyorum. Gülmenin ötesine geçtiğimiz, başkalarının da yüzünü gülümsettiğimiz bir bayram temennisiyle.” Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ramazan Bayramı”nı kutladı. Göktaş, Ramazan Bayramı dolayısıyla sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında, bayramların, kalplerin birleştiği, sevincin paylaştıkça çoğaldığı, aile olmanın değerinin derinden idrak edildiği en güzel zamanlar olduğunu belirtti.
Bakan Göktaş mesajında şunları kaydetti: “Ramazan boyunca sabrı, kanaati ve kardeşliği hep birlikte yaşadık. Şimdi ise bayramın bereketini tüm sevdiklerimizle paylaşma vakti. Aile Yılı”nda ailelerimizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram diliyorum. Ramazan Bayramı”mız mübarek olsun.” Bakan Göktaş paylaşımında, bakanlık tarafından hazırlanan bayram klibine yer verdi.
Source: Dünya Gazetesi
Siyasilerden Ramazan Bayramı mesajı
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ: İnşallah terörsüz Türkiye hedefine de ülkemiz ulaşacaktır. Türkiye, birliğini, beraberliğini pekiştirdikçe, gücünü arttırdıkça, inanıyorum ki dünyadaki tüm mazlumlara da daha fazla sahip çıkacaktır, onlara da güç verecektir. Gazze”de özellikle yaşanan insanlık dışı hadiseler, oradaki kardeşlerimizin karşı karşıya olduğu insanlık dışı şartlar ve bu şartlarda bayramı karşılıyor olmaları hepimizi derinden üzüyor. Onlar için dua ediyoruz. Buradan tüm gönlümüzle selamlarımızı, dualarımızı iletiyoruz. Bayramın Gazze”nin de kurtuluşuna, barışa, huzura kavuşmasına vesile olmasını diliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman Filistin davasının yanında olduk. Filistinli kardeşlerimizin yanında olduk. Bütün imkanlarımızla bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Filistin kurtuluncaya kadar, oradaki kardeşlerimiz huzura kavuşuncaya kadar bu çabamızı, bu gayretimizi devam ettireceğiz.İÇİŞLERİ BAKANI ALİ YERLİKAYA: Bütün aziz Konyalılarımızın, sevgili hemşehrilerim bayramlarını tebrik ediyorum. Güzel Konya”mızın, güzel ülkemizin, bütün gönül coğrafyamızın, bütün inananların, mübarek Ramazan Bayramlarını tebrik ediyorum. Bu bayram, inşallah bizler için, hepimiz için, tüm gönül coğrafyamız için, barış, kardeşlik, huzur, afiyetler getirsin diye kalben dua ediyorum. Değerli kardeşlerim, bayram namazımızı kıldık, cemaatimizle bayramlaştık. 11 ayın sultanını uğurladık. Şükürler olsun ki sağlıkla, afiyetle, huzurla Cenabıallah bizi bu bayram gününe kavuşturdu. Duaların kabul olduğu çok ama çok özel bir gün. Bu bayram sevinç günü, coşku günü. Küslerin barıştığı, kucaklaştığı, kardeşliğin büyüdüğü, perçinlendiği günlerdir. Dolayısıyla bizler hepimiz, bu bayramı fırsat bilerek eskilerin tabiriyle kalplerimizi yakınlaştırmak, daha da amiyane tabirle kalplerimize cila çekmek. Büyüklerimizden hep öyle işitirdik küçükken bu Konya”da. Dolayısıyla her fırsatta bayramları birlik, beraberlik, kucaklaşma, birbirimizi dünya için değil, birbirimizi yürekten, kalpten, Allah için sevdiğimizi izah ettiğimiz, ifade ettiğimiz günlerdir. En güzel şekilde kıymetlendirmeyi, değerlendirmeyi bizlere, sizlere ve bütün gönül coğrafyamıza nasip etsin diyorum. Söz gönül coğrafyamızdan açılmışken. Biz bu bayram sevincini yaşıyoruz, şükrediyoruz. Filistin”de, Gazze”de, Suriye”de dünyanın her neresinde olursa olsun, eğer zulme uğrayan, sıkıntıda olan, darda olan kardeşlerimize dua ediyoruz. Ya Rabbi bu Ramazan Bayramı”na hürmeten, bu edilen dualara hürmeten, bu kardeşlerimizi feraha, kurtuluşa eriştir ya rabbi diyoruz.DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN: Aziz milletimizin ve İslam âleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı gönülden kutluyorum. Bayramın tüm gönüllere sevinç, hanelere bereket, bölgemize ve insanlığa barış ve huzur getirmesini diliyorum.ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MURAT KURUM: İyilik ve güzellik duasıyla; dirlik, birlik ve muhabbet temennisiyle; soykırımların olmadığı, çocukların öldürülmediği adil bir dünya umuduyla, depremzede kardeşlerimizle dayanışma azmimizi koruyarak; büyük ve güçlü Türkiye”de, sağlık, huzur ve mutlulukla, nice bayramlara erişmek dileğiyle; bayramın mübarek, günün aydın olsun Türkiyem.Paylaşım mesajındaki görüntülerde ise Bakan Kurum şunları söyledi:Bayramın gelişi gönüllerimize huzur, yüzümüze yeni bir tebessüm getirdi. Biliyoruz ki küçüklerimizin tebessümleri, büyüklerimizin mutlulukları ve ailelerimizin, kardeşlerimizin duaları bizler için en büyük mutluluk ve huzur sebebi olacaktır. Ülkemize, milletimize, çocuklarımıza yeni bayramlar yaşatmaya devam edeceğiz. Rabbim milletimizle birlikte nice bayramlar yaşamayı bizlere nasip etsin. Aziz milletimizin bayramı mübarek olsun.MİLLİ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN: Bayramların bizim açımızdan başka toplumsal anlamları da var. Bizim ülkemizin, milletimizin birliği beraberliği kardeşliği için önemli bir an. Allah’tan ülkemizde barışın, huzurun, kardeşliğin, birlik ve beraberliğin daim olmasını temenni ediyorum. Bize bugünleri sağlayan şehitlerimize Allah’tan bir kez daha rahmet temenni ediyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun zulüm altında mağdur pozisyonda olan bütün herkese en kısa zamanda özgürlük hürriyetlerine kavuşmalarını temenni ediyorum. Başta Gazze olmak üzere zulüm altında olan bütün kardeşlerimize bir kez daha bu zulmü yapan kişileri lanetliyorum. Biz ülke olarak inşallah bu tür hukuksuzluklara müdahale edebilecek güçte olmaya devam edeceğiz inşallah.Bu yıl ramazan ayında Milli Eğitim Bakanlığı olarak ifade etmeye çalıştığım duygu ve düşüncelerle çocuklarımızın ramazan ayını idrak ettikleri bir eğitim öğretim yılı yaşadık. Ramazan ayı başında çocuklarımız ülkemizin birlik beraberliğimiz en önemli unsurları olan güzel anılarımızın paylaşılması için bir dizi etkinlik yapmalarını arzu etmiştik. Yüz binlerce etkinliklere katılan öğrencilerimize, velilerimize bu etkinlikleri organize eden öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Önemsiyorum. Çünkü bu şekilde çocuklarımıza bunu öğretmezsek kardeşlik, milli birlik ve beraberlik hukukunu geliştiremeyiz. Bunu gelecek kuşaklara aksettiremeyiz. Çocuklarımızın bu milletin ferdi olmaktan gurur duyacakları, bu milletin erdi olmanın gereğini yapacakları bir gelecek içinde yetişmelerini arzu ediyoruz.
Source: Gazetevatan.com
Tek başına sağlık ve zindelik kaynağı!
Günümüzün hızlı tempolu yaşamı, insanları yorgunluk ve stresle karşı karşıya bırakıyor. Ancak, doğanın sunduğu rezene çayı, enerjinizi geri kazanmanıza yardımcı olabilir. Rezene çayının faydalarına yakından bakıyoruz. UYARI: Hamileler, kronik hastalığı olanlar ve alerjisi bulunan kişilerin öncelikle uzman bir hekime danışması tavsiye edilir. REZENE NEDİR? Rezene, sarı çiçekleri olan ve meyan köküne benzer bir tada sahip uzun yıllardır yetiştirilen bir bitkidir. Rezene, Absinthe ve diş macunu gibi likörlerin ana bileşenidir. Ayrıca birçok farklı gıda ürününe lezzet katmak için kullanılır. Rezene bitkisinin tüm kısımları, çiçekler, soğan ve tohumlar dahil olmak üzere yeme-içmede ve bazı tıbbi ürünlerin üretiminde kullanılabilir. Rezene çayı yapmak için sadece rezene tohumları ezilir ve demlenir. Rezene zengin bir vitamin ve mineral kaynağıdır. REZENE ÇEŞİTLERİ NELERDİR? 1. FLORANSA REZENE Floransa rezene daha kısa saplıdır. Genellikle büyük soğanı için yetiştirilir ve sebze olarak da tüketilebilir. Diğer kök sebzeler gibi çiğ olarak da tüketilebilir. 2. BİTKİ REZENE Bitki rezene daha çok uzun aromatik sapları, yaprakları ve tohumları için yetiştirilir. Rezene tohumları farklı lezzeti, bulunduğu formların çeşitliliği ve sağlığa belirgin faydaları nedeniyle modern mutfaklarda kendine yer edinmiştir. Sarı çiçek kümeleri yaz sonunda ortaya çıkar. Yapraklar, saplar, tohumlar hasat edilir ve kullanılır. REZENE ÇAYININ FAYDALARI NELERDİR? 1. SOLUNUM SİSTEMİNİ RAHATLATIR Yüzyıllar boyunca geleneksel tıpta rezene solunum yolu rahatsızlıkları için standart bir tedaviydi. Rezene mukusun daha kolay atılmasına yardımcı olarak hava yollarını temizler ve solunum sistemindeki spazmları yatıştırır. Ayrıca bir çalışmanın sonuçları, rezeneyi kronik öksürük ve bronşit gibi solunum rahatsızlıkları için uygun bir tedavi olarak göstermektedir. 2. DİŞ ETİ İLTİHABINI AZALTIR Rezene çayında bulunan antimikrobiyal, antifungal ve antibakteriyel özellikler diş etlerinin iltihaplanmasını önlemeye ve azaltmaya yardımcı olabilir. Bu özellikler ayrıca dişleri korumaya ve kötü nefesi gidermeye yardımcı olur. Ayrıca bu, artrit ve diğer iltihaplı hastalıklar gibi durumların yönetimi için de faydalıdır. 3. KRONİK HASTALIKLARDAN KORUR Rezene vücudu zararlı serbest radikallerin neden olabileceği hasarlardan koruyan antioksidanlar içerir. Vücuttaki antioksidan miktarını artırmak serbest radikallerin vereceği zararı önlemeye yardımcı olabileceği gibi kronik hastalıkların gelişme riskini de azaltır. 4. UYKU KALİTESİNİ ARTIRIR Rezene çayı vücutta önemli bir mineral olan bol miktarda magnezyum içerir. Magnezyum uykusuzluğun tedavisinde yararlı etkilere sahiptir. Rezene ayrıca etkili bir fitoöstrojen olarak da bilinir. Fitoöstrojenler uyku verimliliğini arttırır ve uyku ile ilgili sorunların azaltılmasına yardımcı olur. 5. ANNE SÜTÜ ÜRETİMİNE KATKI SAĞLAR Yetersiz süt temini emziren anneler için çok önemli bir endişe kaynağıdır. Araştırmacılar rezenenin galaktagog özelliklerini belirtiyor. Özellikle anetol rezenede bulunan fenkon ve estragol gibi süt üretimini uyaran bileşiklerdir. 6. SPAZM ÖNLEYİCİDİR Rezenenin spazm önleyici etkiye sahiptir. Bu özelliği ile Bu nedenle kolik bebeklerde gaz kaynaklı ortaya çıkan semptomları hafifleterek bebeği rahatlatabilir. 7. MİDE YANMASINA İYİ GELİR Rezenenin östrojen benzeri bileşikleri mide ekşimesi tedavisine yardımcı olma işlevine de sahiptir. Kronik olarak mide yanması şikayeti yaşayan kişiler için rezene çayından bir bardak içmek faydalıdır. 8. HORMON DENGESİNİ DESTEKLER Rezene çayı hormon dengesini sağlamada önemli bir rol oynar. Kadınlar için özellikle faydalı olan bu bitki, doğal içeriğindeki fitoöstrojenler sayesinde vücuttaki hormon seviyelerini dengeler. Menopozu rahat geçirmeye yardımcı olurken, adet döneminde görülen semptomları da hafifletir. 9. CİLDİ CANLANDIRIR Rezenenin düzenli tüketimi selenyum, kalsiyum ve çinko gibi mineraller sağlar. Bu mineraller, kan dolaşımındaki oksijen dengesini korurken hormonları dengelemek için çok önemlidir. Bu mineraller cilde serinletici ve yatıştırıcı bir etki vererek sağlıklı bir parlaklık sağlar. Rezene tohumları ayrıca kızarıklık ve kuruluk gibi diğer cilt rahatsızlıklarının tedavisinde yardımcı olan çeşitli ayurvedik özellikler sunar. REZENE ÇAYININ POTANSİYEL YAN ETKİLERİ – Alerjik Reaksiyonlar: Rezene çayı, anason veya maydanoz gibi bitkilere alerjisi olan bireylerde rezene çayı alerjik reaksiyona neden olabilir. – Mide Rahatsızlıkları: Bazı kişilerde, özellikle mide hassasiyeti olanlarda, rezene çayı tüketimi mide rahatsızlıklarına yol açabilir. – Sindirim Sorunları: Aşırı tüketim durumunda, rezene çayı sindirim sorunlarına neden olabilir ve gaz birikimine yol açabilir. – Uyku Problemleri: Bazı insanlarda, özellikle yatmadan önce tüketildiğinde, rezene çayı uykusuzluğa veya uyku kalitesinde düşüşe neden olabilir. – İlaç Etkileşimleri: Rezene çayı, belirli ilaçlarla etkileşime girebilir ve ilaçların etkinliğini değiştirebilir. Bu nedenle, düzenli ilaç kullanımında kişilerin doktora danışmaları önemlidir. Görsel Kaynak: istockphoto
Source: Habertürk