“Wellness Insights – Supporting Children & Ancient Aromatherapy Benefits”

TEGV Öğrenim Birimleri deprem bölgesindeki çocuklara destek veriyor: Hayat oyunla güzel…

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’daki 15 konteyner kentin içinde bulunan öğrenim birimleri ve okulların bahçelerinde konaklayan ateşböcekleri ile çocuklara nefes oluyor. 6-14 yaş grubu öğrenciler için matematik, fen, okuma, bilişim ve kodlama, İngilizce ve sanat etkinlikleri yapılan bu birimler, verilen eğitim desteğinin yanı sıra çevredeki çocuklar için eğlenme, mutlu olma, oyun oynama vahalarına dönüşmüş durumda. TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ve vakfın saha yönetim müdürü Bülent Belin ile Malatya ile Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesindeki etkinlik noktalarına doğru yollardayız. İlk durak, Elbistan Şehit Kemal Özdoğan İlkokulu bahçesindeki “Bilişim Ateşböceği”. Her öğrenci için bir tablet ve bir bilgisayar bulunan ateşböceğinde öncelikle “Yurttaşlık ve Siber Tuzaklar” üzerine eğitici videolar izleniyor. Bu ateşböceğinin yöneticisi Rıdvan Bulut, “Ateşböceğinin bulunduğu konum için çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Sosyoekonomik olarak düşük seviyede olan öğrencilerin bu eğitimleri alabilmesi bence çok büyük bir fırsat yaratmış oluyor. Dijitalleşen dünyamızda internete çok çok yakın olan çocuklarımızın, bu gizemli dünyada kaybolmamaları için, TEGV Bilişim Ateşböceği çocukların yollarına ışık oluyor. Tablet, telefon, bilgisayar gibi cihazlara ulaşmak kadar bunların nasıl doğru ve yararlı kullanıldığını oynayarak öğretmek bizim temel amacımız” diyor. DENEY ZAMANIİkinci durağımız yine Elbistan’da, Yunus Emre İlkokulu bahçesinde konaklayan “Bilim Ateşböceği”. Tam da deney zamanına denk gelmişiz, bilgilerimiz eğlenceli deneylerle unutulmamak üzere tazeleniyor. Örneğin artık ateşi söndürmek için üstüne su dökmemiz imkânsız. Ateşin suyla nasıl canlandığını, büyüdüğünü çok iyi gördük. Ama üstüne örtülen bir bez ateşi hemen söndürdü. Kimi deneyleri çocukların ısrarıyla yineleyen birimin yöneticisi fen bilgisi öğretmeni Ersel Mülayim, “Çocukların, çevrelerindeki günlük olaylardan yola çıkarak bilimi keşfetmeleri, gözlem yapmaları, merak etmeleri, soru sormaları ve deney yapmaları üzerine tasarlanan program, çocuklarda sorgulama, araştırma yapma, yaratıcı, analitik ve eleştirel düşünme, problem çözme ve deney yapma becerilerini geliştirerek bilimsel bakış açısı ile düşünmelerini sağlamak amacıyla geliştirilmiştir” diye anlatıyor yaptıklarını. Çocuklar gerçekleştirmek istedikleri icatların resimlerini çizmişler. Dila’nın hayal ettiği “kötü insanları iyiye çeviren makine”, insanı isterse başka bireye dönüştürebiliyor. İnsan makineye yatırılıyor ve neye dönüşmek isterse o rengin tuşuna basılıyor. Seçeneklerimiz; “iyi”, “kötü”, “ çirkin”, “güzel”, “havalı” ve “samimi”. “İhtiyaç makinesi” icat etmek isteyen Aybüke, “Amacım tek benim ihtiyaçlarımın karşılanması değil, ailemi de düşünüyorum. Ama bu ihtiyaç makinesi sadece gerçekten ihtiyacımız olan şeyi verir, fazlasını değil” diyor. HULUSİ’NİN KİTABI…Malatya Rönesans konteyner kentteki öğrenim biriminde etkinlik, Hulusi’nin bize bir kitabı baştan sona okumak istemesi nedeniyle biraz gecikmeli başlıyor. Ama bundan yakınan yok. Zevkle dinliyoruz Hulusi’yi ve ardından da gönüllü eğitmen gençlerle eğlenceli bir etkinliğe sıra geliyor. Bu öğrenim biriminin yöneticisi Barış Karadaş ve gönüllü ekibinin de tek amacı, depremzede çocuklara eğitim desteği vermek, yaşamlarını daha mutlu hale getirmek. İnönü İlkokulu bahçesinde konaklayan Cengiz Teker’in yönetimindeki “Tasarım Mucitleri Ateşböceği”nde, çocukların 3D kalem ve 3 boyutlu yazıcılarla gerçekleştirdikleri eserleri hayranlıkla izliyoruz. Melike Ayça Erhan’ın yönetimindeki Teknokent konteyner kent öğrenim biriminde etkinlik odalarında yapılan çalışmaları izledikten sonra son durağımız olan Malet2 konteyner kentteki öğrenim biriminin bahçesinde çocukların halayıyla karşılanıyoruz. Bu birimin yöneticisi Esma Fırat, çocukların etkinlik saatleri dışında da buradan ayrılmadıklarını, oyun oynamaya ve müzik dinlemeye geldiklerini söylüyor.

Source: Figen Atalay


Bu kokulara dikkat! 6 bin yıllık kadim tedavi, faydaları saymakla bitmiyor…

ZİYNETİ KOCABIYIK – Aromaterapi denince aklınıza ne geliyor? Güzel kokulu yağlar ve bu yağların kozmetikte ya da masajda kullanılması değil mi? Zaten adı üzerinde “aroma”… Buraya kadar doğru… Ancak eksik… Bu güzel kokulu yağların şifa olduğunu biliyor muydunuz? Kadim bir tedavi yöntemi olarak binlerce yıl öncesinde bile Mısır’da, Çin’de kullanıldığını? İbn-i Sina’nın kitabında söz edildiğini? Evet kokulu yağlar hem koklayarak hem de sürülerek eski çağlarda hastalıklara şifa olmuş. Zaten kelimenin sonundaki “terapi” de tedavi edici niteliğini ifade ediyor. Ancak daha sonra tıbbın gelişmesi, teknolojik buluşlar, nüfusun artışıyla birlikte bitkilerden elde edilen güzel kokulu yağlar yerini tıbbi ilaçlara ve kanıta dayalı tedavilere bırakmış.

GEÇEN YÜZYILDA YILDIZI YENİDEN PARLADI

Zaman zaman hekim ve eczacılar dışında işinin ehli olmayan kişilerce suiistimal edildiği için toplumun mesafeli durduğu aromaterapinin şifa veren özelliği, 20. yüzyılın son çeyreğinde yeniden değer kazandı. Günümüzde bu yağlarla gerçekleştirilen kanıta dayalı çalışmalar sayesinde başta İngiltere olmak üzere bazı ülkelerde ödeme kapsamına alınan bir tedavi yöntemi hâline gelmiş. Her ne kadar ülkemizde hâlâ bir kozmetik unsur olarak görülse de, aromaterapinin tedavi edici yönünü ön plana çıkararak bilimsel çalışmalar yürüten sağlık profesyonelleri var. Onlardan biri de eczacı Hülya Kayhan…

KURDUĞU LABORATUVAR DÜNYADA TEK

Bugün kendisinden “koku sihirbazı” olarak söz edilen Kayhan, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun olduktan sonra Londra’da University of London King’s College’ta farmasotik teknoloji alanında yüksek lisans yaparak aromaterapi ve fi toterapi eğitimi almış. Meslek hayatını güzel kokulu yağların şifa veren gücünü bilimsel çalışmalarla ispatlamaya adayan Kayhan, bugüne kadar 17 bilimsel makale ve yayınla bu alana katkı sunmuş. İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesine bağlı Teknopol’de yağların bütün özelliklerini tek tek araştırdığı Sağlık Bakanlığı GMP standartlarında bir laboratuvar kurmuş. Bu üretim tesisini kurabilmek için TÜBİTAK projeleri vermiş ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından ödül kazanan projelere imza atmış. Kayhan’ın hayata geçirdiği laboratuvar, sadece uçucu ve sabit yağlarla bakteriler ve mantarlar üzerinde çalışan dünyadaki tek laboratuvar niteliğini taşıyor. Hülya Kayhan’ın yağların şifalı gücünü ortaya koyduğu kendine ait 400’den fazla formülü, beş ayrı patenti var. Kayhan kokularla ilgili yaptığı bilimsel çalışmaları ve formüllerini “Kokuların Gücü Adına” kitabında toplamış… Gelin Hülya hanımla kokuların gücünü konuşalım. Kokular nasıl iyileştiriyor onu öğrenelim.

BÜTÜNCÜL TEDAVİNİN PARÇASI

Bitkiler kokularını toprak bakterilerinden alırlar. Aromaterapi bitkilerin kök, yaprak veya çiçeklerinden damıtılarak elde edilen yağların ruh, zihin ve beden sağlığını korumak ve sürdürmek için kullanılmasıdır. Bu yağlar bitkilerin kendilerini hastalıklardan, zararlılardan ve çevresel stresten korumak için ürettiği bileşiklerden oluşur. Aromaterapik yağlar vücudu kendi şifa gücünü bulması için nazikçe uyarır ve hastalık durumundan, dengeli bir duruma dönüşünü teşvik eder. Hatta bağışıklık sistemini güçlendirir. Aromaterapi hastalığı değil, insanı bütüncül olarak tedavi eder. Geleneksel tıbbın yanında tamamlayıcı bir tedavi olarak çalışır.

KOKUNUN HAFIZASI VAR

Aromatik moleküller, koku yoluyla beynin hafıza, acıkma ve susama, uyku düzeni, stres, öfke, yer ve yön duygusu gibi hayati pek çok konuyu yöneten limbik sistemine ulaşır. Kork- kaç, kork-savaş, kork- don merkezi de denilen amigdala da bu sistem içinde bulunur. Amigdala bütün duyguların yedeklendiği ilkel beynimizdir. Kokuların hafızası vardır. Bazı kokularla bir anıyı hatırlar mutlu oluruz bazılarıyla hüzünleniriz. Bunun nedeni duygularımızın kokularla birlikte yedeklenmesidir. Önce kokular o kokuyu kokladığımız andaki olaylarla birlikte ilkel beyinde yedeklenir, sonra da vücudun farklı bölgelerine ulaşan sinirlere iletilir. Aromaterapinin sırrı insanın yaradılışında olan doğru koku moleküllerinin doğru duyguları uyandırabilmesidir.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE KOKU DOPİNGİ

Aromaterapinin değeri en son 2018 yılındaki bir çalışmada koku reseptörlerinin bağırsakta, kalpte, kanda ve ciltte de keşfedilmesiyle arttı. Artık çok iyi biliniyor ki bağırsaktaki, ciltteki, kandaki ve kalpteki koku reseptörleri hücrelerin birbirini tanımasını sağlıyor. Kokladıktan sonra bu doğal moleküller beyinden emiliyor, bir kısmı sinirler aracılığı ile akciğerlere ulaşıp buradan kana geçiyor. Gerekli uyarıları yaparak bağışıklık sistemini harekete geçiren bağırsak bakterilerini canlandırıyor ve gerekirse iyi bakterilerin sayısını artırıyor.

YATAK YARALARINA YAĞLARLA TEDAVİ

Rahatlamak için uygulanan aromaterapiyi herkes yapıyor. Bizim yaptığımız biraz daha farklı. AR-GE merkezimizdeki çalışmalarda sadece aromatik yağları kullanarak cilt mikrobiyomunu iyileştirmeyi başardık. Cilt kendi bakterilerini kullanarak iyileşiyor. Bu benim keşfi m ve ben bununla ilgili buluş ödülü aldım. Yatak yarasında, sedef, egzamada saç kıranda çalışıyoruz. Dünyada yatak yaralarında ve yanıkta bu kadar çok aromaterapi kullanımı ile ilgili bilimsel çalışma yoktu. Bu da benim bulup dünyaya tanıttığım bir şey oldu. Aromaterapinin içine bakteriyolojiyi de soktuk. Saçkıranda yüzde 100 sonuç alıyoruz. Dünyada böyle bir çalışma yok.

AROMATERAPİ OĞLUMUN DOĞUMUNDA HAYATIMA GİRDİ

Türkiye’ye kesin dönüş yaptığımda, bir eczane devraldım. Eczanede insanların internette okuduğu bilgilerle yaptığı yanlış uygulamaları gördükçe tecrübe ve bilgi birikimlerimi bir iyiliğe dönüştürmek istedim. Bu anlamda önce kendime kattığım her şeyi ülkeme, mesleğime kazandırabileceğime inandım.

DİKKAT ARTIRIYOR

Dikkat, konsantrasyon ve hafıza güçlendirici olarak aynı zamanda spor yapan kişilerde kas yapımını artırıcı olarak her gün bir kaşık aynısefa yağı içilmeli, içine de 4-5 damla limon yağı damlatılmalı.

AĞRI İÇİN MASAJ KARIŞIMI

1 ml nane uçucu yağı / 1 ml vetivert uçucu yağı / 1 ml frankincense uçucu yağı karıştırın sürün.

İŞTE YAĞLARIN ŞİFALI RÜYASI

Koklayarak ya da sürülerek kullanılan uçucu yağlar tam bir Lokman hekim gibi çalışarak her derde deva oluyor.

KARANFİL: Güçlü bir antiseptiktir, yani mikropları öldüren bir özelliğe sahiptir. Hastanelerde, kronik hastalıkları olan yaşlı insanların evlerinde ve diğer bakterilerin üremesinin problem olduğu ortamlarda kullanılabilir. Hastane enfeksiyonlarında yoğun bakımlarda antibiyotik direncine karşı kullanılmasında başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca akar alerjisi olanlara, sedef, egzama gibi enfl amatuvar hastalıkları olanlara, ciddi akne, yatak yarası veya diyabetik ayak yarası olanlara akar sprey verilebilir.

ELEMİ: Filipibir ağaçtan elde edilen elemnlerde yetişen tropikal i yağı, adı üstünde elemi kederi ortadan kaldırır. Aşırı stres, tükenmişlik sendromu, takıntı, depresyon gibi seyreden melankoli durumlarında harika bir uyarıcıdır.

LAVANTA: Aromaterapide kullanılan çok yönlü yağlardandır. Ağrı kesici, antideprasan, antiseptik, bakterisidal, burun tıkanıklıklarının giderilmesi, böcek kovucu rahatlatıcı, uyku getirici gibi çok geniş alanlarda kullanılır. Özellikle gençkızların adet ağrılarında misk adaçayı ile karıştırılarak alt karına masaj yapılabilir. Histeri, manik depresyon, mod dalgalanmaları gibi dengesiz duygu durumlarında yardımcı olur.

LİMON: Vücudun enfeksiyonla savaşmasına katkı sağlar. Küçük kesik ve sıyrıklarda kan durdurucu özelliği vardır. Bakterilere karşı etki gösterdiğinden kesiğin enfeksiyon kapmamasını sağlar. Cilt bakımında leke açıcı etkisi bulunur. Limon yağı nasır-siğil formüllerinin de bileşiminde kullanılır.

BERGAMOT: Tek başına bergamot uçucu yağı koklama yolu ile anksiyete, stres, depresyonu azaltma, kan basıncını düzenleme ve kalp atış hızını azaltma etkisi bulunur. Zihinsel ve fi ziksel enerjiyi yükseltir. İyilik hâli sağlar.

TARÇIN: Masajla uygulandığında hem duyguları ısıtır hem de eklemlerde, kaslarda ve dolaşımla ilgili ağrılarda azalmaya sebep olur. Koklanması durumunda kişin duygusal açlığı yenmesine yardımcı olur. Özellikle diyete yeni başlamış kişilere önerilir. Tatlı yeme isteğini azaltır.

NANE: Çok iyi bir ağrı kesicidir. Tek damla şakaklara sürülmesi ve koklanması ile ağrıyı geçirebilir. Diğer bir özelliği ise mide bulantısına iyi gelmesidir. Folikül uyarıcı etkinliği yüksek yağlardan biridir. Doğru oranlarda sabit yağlarla karıştırıldığına saç foliküllünün uyarılmasını sağlayarak saç çıkışını destekler.

PAÇULİ: İçinde bulunan paculol adlı madde mide bakterisi olan helicobakterde etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bunun yanında öfke, kontrol edilemeyen sinirlilik, alzaymır, demans gibi durumlarda sakinleştirici etkisi vardır. İnfl uenza için de çalışması vardır. Boğaz spreyi ya da gargara olarak kullanılabilir.

VETİVER: Hiperaktivite ve dikkat eksikliğinde son derece etkilidir. Hiperaktif kişilerde sakinleştirme, dikkat artırma ve odaklanmayı sağlama özellikleriyle öne çıkar. Aynı zamanda ağır metallerin vücuttan atılma sürecini hızlandırarak kişiyi daha canlı, dinç ve huzurlu yapabilir. Uyku bozuklukları, uykuya dalma zorlukları ve sık uyanmalarda oldukça etkilidir.

Source: Sevda Altunbaş