“Yapay Zeka Güncellemeleri – Hızla Büyüyen Endüstri ve Mücadeleler”

En hızlı büyüyen endüstri dolandırıcılık

Ünlü ABD’li yatırımcı Warren Buffet’a göre tüm zamanların en hızlı büyüyen endüstrisi olabilecek yapay zeka dolandırıcılığıyla birçok ekonomist ve yatırımcı mağdur oldu, şikayetler katlandı. Dolandırıcılar yapay zekayla sosyal medyada takipçi sayısı fazla olan ekonomistlerin sesini taklit ederek, fotoğraflarını kullanarak hisse tavsiyesi veriyor; büyük getiriler vadederek vatandaştan para topluyor. Yapılan dolandırıcılıkların boyutu bazı örneklerde yüz bin- lerce liraya kadar varabiliyor.

SPK İZNİ GEREKİYOR

Bu durum finansal okuryazarlığı düşük olan birçok kişiyi mağdur ediyor. Öyle ki Nobel Ekonomi ödülünü kazanan Prof. Dr. Daron Acemoğlu bile takipçilerini bu konuda uyarmak zorunda kaldı. Finansal piyasalar uzmanı İris Cibre, başta Telegram ve X olmak üzere birçok platformlarda kendisi adına sahte hesaplar açıldığını söyledi. Cibre, sahte hesapları savcılığa şikayet ettiğini belirtti. Ekonomist Emrah Lafçı da özellikle Instagram’da kendisi adına açılan çok fazla sahte hesap olduğunu belirterek, “Sosyal medyanın yoğun kullanımı, Türkiye’deki getirilerin enflasyonun altında kalması, finansal okuryazarlığın yeterli seviyede olmaması ve gelir seviyesinin düşük olması nedeniyle bu tür dolandırıcılıklar zaman zaman artıyor” dedi.

Ekonomist Murat Kubilay da kendi adına açılan hesaplarla özellikle WhasApp grupları ve Instagram’da dolandırıcıların etkili olduklarını kaydederek savcılığın ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Ekonomistler, yatırım danışmanlığının SPK iznine tabi olduğunu, kendilerinin bu tür tavsiyeler vermeyeceklerini altını çiziyor.

SMS şikayetleri yüzde 230 arttı

ÇÖZÜM platformu Şikayetvar verilerine göre SMS dolandırıcılığı şikayetleri de bir yılda yüzde 230 arttı. Özellikle de kripto paralar üzerinden dolandırıcılık birçok kişiyi mağdur etti. Popüler kripto para borsalarının adı kullanılarak ‘Hesabınız tehlikede’ mesajları, ‘1.000 TL yatırım yap, 10 bin TL kazan’ gibi yüksek getiri vaatleri, vergi ve komisyon adı altında para talebi vatandaşların en çok şikayet ettiği dolandırıcılık türleri olarak sıralandı.

Nükleer silaha benzetti

Yatırımcı Warren Buffett, kendi şirketi Berkshire Hathaway’s’in yatırımcı toplantısında yapay zeka dolandırıcılığına vurgu yaparak yapay zeka dolandırıcılığının bir sonraki büyüme endüstrisi olabileceğini söylemişti. Teknolojinin yanıltıcı içerikler üretebilme riskine dikkat çeken Buffett, yapay zekayı nükleer bombaya benzeterek “Nükleer silah geliştirdiğimizde bazı kötü şeyler yaptık” demişti.

Source: Tolga Uğur


Bakan Göktaş: Mücadelemizi kararlılıkla yürütmeye devam ediyoruz

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Göktaş, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) tarafından New York”ta Türkevi”nde gerçekleştirilen iftarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan”ın liderliğinde Türkiye”nin G20 dönem başkanlığında kurulan Women 20″nin kadın-erkek eşitliğini küresel ekonomi politikalarının merkezine taşıyarak, değişim için katalizör olduğunu belirtti.KADEM”in, kadınların ekonomik güçlenmesini küresel ölçekte teşvik etmek için yaptığı özverili katkılara yönelik takdirlerini ileten Göktaş, “Başarılarımız üzerinde düşünürken önümüzdeki zorlukları da kabul etmeliyiz. Kalıcı eşitsizlikler, iklim değişikliği, jeopolitik gerilimler ve özellikle yapay zeka başta olmak üzere hızlı teknolojik ilerlemeler kadınlar için yeni riskler oluşturmaktadır.” diye konuştu.Yapay zeka ve dijital dönüşümün fırsatlar yaratırken, aynı zamanda mevcut eşitsizlikleri derinleştirme riski de taşıdığına dikkati çeken Göktaş, “Teknolojinin dışlama değil, kapsayıcılık için bir araç olarak kullanılmasını sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadesini kullandı.Türkiye”nin küresel meselelerle yakından ilgilendiğini ve uluslararası gündemi şekillendiren ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:”Kadın-erkek eşitliği konusundaki kararlılığımız, güçlü bir katılım gösterdiğimiz Kadının Statüsü Komisyonu”nun 69. Oturumuna da yansımıştır. Türkiye olarak, kadını güçlendirmek için yürüttüğümüz bu çalışmaların yanı sıra kadına yönelik şiddetle de etkili bir mücadele yürütüyoruz. Biz, kadına yönelik şiddetle mücadelenin kadınların topluma tam katılımını sağlamanın temeli olduğuna inanıyoruz. 6284 sayılı Kanunumuz ile acil destek hizmetleri, elektronik izleme sistemleri ve ülke çapında oluşturduğumuz Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri ağı da dahil olmak üzere güçlü koruma mekanizması kurduk. Şiddete sıfır tolerans ilkemiz doğrultusunda mücadelemizi kararlılıkla yürütmeye devam ediyoruz. Kadınların güvende, eşit haklarla topluma katılmalarını sağlamayı hedefleyerek, daha aydınlık bir geleceğe doğru ilerliyoruz.”Ramazan”da dayanışma, birlik ve beraberlik değerlerinin bir kez daha hatırlandığını belirten Göktaş, şöyle devam etti:”İftarın insanları bir araya getirdiği gibi, bizler de bu toplantı vesilesiyle kadınlar ve kız çocukları için daha kapsayıcı bir dünya yaratma kararlılığımızı yineleyelim. Bu kararlılığımız, Gazze”de yaşayan kadınların ve kız çocuklarının hakları için güçlü bir ses olsun. Onların haklarını savunma ve yaşam koşullarını iyileştirme yönünde daha cesur adımlar atmamıza vesile olsun. Ramazan ayının ruhuna uygun olarak, hep birlikte daha adil, daha güvenli ve daha eşit bir dünya kurma yolunda el birliğiyle çalışacağımıza olan inancımızı güçlendirsin. Bizler kadınların ve kız çocuklarının korkusuz, kendi potansiyelini gerçekleştirebileceği ve barışçıl bir topluma katkı sağlayabileceği bir dünya hayal ediyoruz. Bu esasında bir hayal olmanın ötesinde hepimizin paylaştığı bir sorumluluktur.”- “VAROLUŞTA EŞİTLİK, SORUMLULUKTA ADALET” İLKESİYLE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZKADEM Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu da KADEM”in “Varoluşta eşitlik, sorumlulukta adalet” temel ilkesiyle çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.Kadınların eğitim, sağlık, iş dünyası ve siyasette hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan var olabilmeleri için mücadele ettiklerini dile getiren Gümrükçüoğlu, “Irk, düşünce veya inanç ayrımı gözetmeksizin, bizim odağımız yalnızca kadındır ve KADEM”in farkı buradadır.” dedi.Başlıca hedeflerinden birini, kadınların hak, fırsat ve imkanlardan eşit şekilde yararlanmasını sağlamak ve toplumsal hayata dengeli katılımını teşvik etmek olarak ifade eden Gümrükçüoğlu, “KADEM olarak, tüm şiddet türlerini bir hak ihlali, insanlık ayıbı ve suç olarak görüyoruz. İstismara uğramış çocuklara ve şiddet mağduru kadınlara hukuki destek sağlıyor, onların yanında olmaya gayret ediyoruz. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Gününde şiddetin farklı boyutlarına dikkat çeken farkındalık kampanyaları düzenliyoruz.” diye konuştu.Gümrükçüoğlu, KADEM olarak, kadınların güçlenmesinin yalnızca ulusal sınırlar içinde değil, küresel dayanışma çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirterek, “Günümüzde hızla değişen dünyada, kadınların karşılaştığı zorluklar da ekonomik, sosyal ve çevresel krizlerle birlikte evrilmektedir. Bu durum, W20″nin kadın haklarının karmaşık doğasını dikkate alarak yeni yol haritaları oluşturmasını gerektiriyor. KADEM, bu misyonun en güçlü savunucularından biri olmaktan ve bu çalışmalara katkı sunmaktan büyük gurur duyuyor. Bugün burada bir araya gelerek, kadın hakları alanında daha güçlü iş birliklerinin ve etkili politikaların temellerini atmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.-TACCI PANELİNE KATILDI, TASC YÖNETİMİYLE BİR ARAYA GELDİÖte yandan Bakan Göktaş, iftar öncesi Türk-Amerikan Ticaret ve Sanayi Odası (TACCI) tarafından Türkevi”nde düzenlenen “Nesilleri Birleştirmek: Teknolojinin Aile İşletmeleri ve Sosyal Gelişim Üzerindeki Etkisi” konulu panele de katıldı.Kadınların aile işletmelerindeki rolünün teknolojinin etkisiyle dönüşüm geçirdiğini ifade eden Göktaş, “Biliyoruz ki, kadın girişimcilerin cesur adımları, yeni iş fırsatları yaratır ve ekonomik dinamizmi besler. Bu ise aile gelirini artırarak ekonomik büyümenin önünü açar. Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi, ailelerin eğitim ve sağlık alanlarına yaptığı yatırımları artırır. Bunun yanı sıra kadınların ve kız çocuklarının, ikiz dönüşümde yeni beceri ve yetenekler kazandırılması da önceliklerimiz arasındadır.” diye konuştu.Modern dünyanın getirdiği hızlı yaşam tarzıyla beraber insanların giderek yalnızlaştığını, medyanın aileyi değersizleştiren yayınlarının ve yaklaşımının aile yapısını zayıflatma riskini doğurduğunu aktaran Göktaş, “Bu nedenle bugün, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi her zamankinden daha büyük bir önem arz etmektedir.” ifadesini kullandı.Bu anlayışla, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı ile ailenin değişen ihtiyaçlarına uygun destek mekanizmalarını hayata geçirdiklerini aktaran Göktaş, şunları kaydetti:”Eylem planının stratejik hedeflerinden biri ailelerin refahını artırmaktır. Bu kapsamda, aile üyelerinin sosyo-ekonomik hayata katılımını artırmayı amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra ev ve iş hayatı arasında bir denge ve uyum sağlamayı hedefliyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan”ın liderliğinde ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı da ailenin önemini vurgulamak için güçlü bir adımdır. Bu yılda aileyi merkeze alarak ekonomik destek sağlama, nesiller arası ilişkileri ve sosyal bağları güçlendirme üzerine odaklanacak çalışmalar yürütüyoruz.”Göktaş, Türkevi”nde ayrıca Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) yönetim kurulu üyeleriyle de bir araya geldi.

Source: Www.star.com.tr


Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşlik her alanda kendini gösteriyor

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu “10. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları”nın (İstanbul Publishing Fellowship) açılışı, Rami Kütüphanesi”nde gerçekleştirildi.Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Basın Yayın Birliği Derneğinin desteğiyle Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından düzenlenen program, çok sayıda ulusal ve uluslararası yayımcıyı bir araya getirdi.Uluslararası telif alışverişine önemli katkılar sunması planlanan etkinliğe, bu yıl 75 ülkeden yayıncılar katıldı.- “İSTANBUL PUBLİSHİNG FELLOWSHİP, DÜNYA YAYINCILARININ BULUŞMA NOKTASI OLDU”Azerbaycan”daki Mimta Yayınları adına İstanbul”a gelen Esad Aslanoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, beşinci kez katıldıkları İstanbul Publishing Fellowship programına önceki yıllara göre bu yıl daha çok yayıncının katıldığını ve etkinliğin daha sistematik bir şekilde gerçekleştirildiğini söyledi.Aslanoğlu, yıllar içinde yayıncıların da birbiriyle kaynaştığını dile getirerek, “İstanbul Publishing Fellowship programı, bir nevi dünya yayıncılarının buluşma noktası haline geldi. Bu aşamaya gelinmesinin arka planında büyük emekler bulunuyor. Aynı tecrübeyi biz de kendi ülkemize taşımak istiyoruz. Aynı bilgileri paylaşmak, yayıncılık sektöründe o pratikleri bölüşmek istiyoruz. Hakikaten İstanbul Publishing Fellowship programı çok iyi bir örnek.” ifadesini kullandı.Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kültürel konularda ve pek çok alanda yakın ilişkiler bulunduğuna dikkati çeken Aslanoğlu, şunları kaydetti:”Başka devletler arasında bunun bir örneği yok. Yani kardeşiz ve o kardeşlik kültürel alanda ve edebiyatta da kendini gösteriyor. Azerbaycan okurlarına Türkiye yazarlarını sorun, kendi yazarları gibi cevap verirler. Çünkü çoğu Türk yazarını okumuşlardır. Azerbaycan”daki yayıncılık sektörü bir gelişme aşamasında. Sovyetler”den çıkış döneminden sonra yeni bir yazar, okur nesil yetişti ve onların bir örneğe ihtiyacı var. Hem milli hem kültürel hem de ideolojik bakımdan Türkiye”den o örneği alabiliyoruz. Zaman geçtikçe bu gelişme daha hızlı devam edecektir diye düşünüyorum.”- “HER YAYINCI ARTIK YAPAY ZEKA ARAÇLARINDAN FAYDALANIYOR”Azerbaycanlı yayıncı Aslanoğlu, yapay zekanın yayıncılık sektörüne etkilerine de değinerek, tarihteki önemli gelişmeler gibi yapay zekanın da insanlığı iyi yönde etkileyeceğini söyledi.Aslanoğlu, telif hakları ve tasarım gibi konuların yapay zekanın yayıncılığa etkileri konusunda endişe duyulan başlıklar arasında yer aldığını ancak yayıncılığın sınırsız olan insan becerilerine ihtiyaç duyması nedeniyle bu yeni teknolojilerin sektörü iyi yönde etkilemesini beklediklerini ifade etti.Yapay zeka araçları sayesinde daha güzel örnekler görüleceğinin altını çizen Aslanoğlu, “Tabii ki her yayıncı artık yapay zeka araçlarından faydalanıyor. Kitap kapak tasarımlarında biz de faydalanıyoruz ama ona bir fikir, bir ideal, bir düşünce katmak lazım. Bu araçlardan pozitif yönde faydalanıyoruz ama sonuçta işi biz görüyoruz.” dedi.İstanbul Publishing Fellowship kapsamında gerçekleştirilen panellerde ABD ve İngiltere gibi dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen yayıncıların tecrübelerini paylaştıklarını, yapay zeka modelleri ve internette bazı içeriklerin telifsiz kullanımı konusunda pek çok yayıncının da endişelerini dile getirdiklerini aktaran Aslanoğlu, “Henüz bir çözüm ortada yok, hukuki bir şey hazırlanıyor ve bazı örnekler var. Bence yakın bir dönemde ona da bir çözüm bulunur.” görüşünü paylaştı.Aslanoğlu, gelecek yıllarda yayıncılık alanında Azerbaycan”da Türkiye ile iş birliği içinde bir program gerçekleştirmek istediklerini sözlerine ekledi.

Source: Www.star.com.tr


Türk Telekom, dünyanın en büyük uydu bağımsız senkronizasyon şebekesini Net Insight iş birliği ile kuruyor

Dünya genelindeki mobil operatörleri temsil eden bir kuruluş olarak GSMA tarafından 5G Şebekeleri için kritik TDD Senkronizasyonunun sağlanabilmesi için ideal çözüm olarak gösterilen yenilik, uyduya bağlı olmadan şebeke üzerinden yüksek hassasiyetli zaman senkronizasyonu sağlarken, 5G ve sonrası teknolojilerin gereksinimlerini karşılıyor. 5G’de senkronizasyon yatırım maliyetlerini önemli oranda düşüren ve servis sürekliliğini artıran çözüm, dünya çapında yaygınlaşma potansiyeliyle küresel standardizasyona katkı sağlıyor. Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, geleceği yeni nesil teknolojilerle şekillendirmek üzere geliştirdiği çözümleri ileriye taşıyarak küresel atılımlarını sürdürüyor. Türk Telekom, milli mühendislerinin katkılarıyla başlattığı ve geliştirdiği, “Uydu Bağımsız Zaman Senkronizasyonu İletimi Çözümü” için dünyanın en büyük uydu bağımsız senkronizasyon şebekesini Net Insight iş birliği ile kuruyor. Yenilikçi çözüm, GPS/GNSS uydularına bağımlı olmadan şebeke tabanlı senkronizasyon sunarak operatörlerin altyapı yatırım maliyetlerini düşürürken, servis sürekliliği sağlıyor. “Uluslararası arenadaki dönüşümüne öncülük ediyoruz”
Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, “Net Insight ile birlikte geliştirdiğimiz, 5G ve ötesi teknolojiler için kritik öneme sahip yeni nesil senkronizasyon çözümümüzle, uydu bağımsız en büyük şebekeyi kuran ilk operatör olduk. Mobil operatörler ve kritik zaman senkronizasyonu gereksinimi olan tüm sektörlerde maliyetleri düşürecek, servis sürekliliğini artıracak bu yenilikçi çözüm için küresel pazarda önemli bir potansiyel görüyoruz. 5G’nin senkronizasyonu için gerekli tüm ihtiyaçları karşılayabiliyoruz. Alanında öncü, uydu bağımsız zaman senkronizasyonu çözümümüz uluslararası patent ve ürünleştirme sürecini tamamlamasının ardından küresel standardizasyon yolunda emin adımlarla ilerliyor. GSMA’in bu çalışmamızı desteklemesini doğru bir yolda başarı ile ilerlediğimizin önemli göstergelerinden biri olarak görüyoruz. Dünyadaki operatörler ve standardizasyon kuruluşları için uydu bağımsız çözümler geliştirmekten gurur duyuyoruz. Bu çalışma, Türkiye’nin dijital geleceğine yön vermekle kalmayıp, mobil haberleşme ekosisteminin uluslararası arenadaki dönüşümüne de öncülük edecek” ifadelerini kullandı. GSMA Spektrum Başkanı Luciana Camargos, “5G’nin nihai performansı, yeterli, uygun maliyetli ve zamanında sağlanan spektrum gibi birçok teknik ve düzenleyici faktöre bağlıdır. Çoğu 5G ağı TDD bant planı üzerine inşa edildiğinden, ağların en verimli şekilde çalışmasını sağlamak için birlikte var olma yöntemleri de aynı derecede önemli bir faktördür. Türk Telekom ve Net Insight iş birliğiyle geliştirilenler gibi gelişmiş TDD senkronizasyon çözümleri, mobil hizmetlerin bugünü ve geleceği açısından kritik bir rol oynamaktadır” diye konuştu. GSMA MENA Başkanı Jawad Abbassi konuyla ilgili, “MENA bölgesi, 5G büyümesi ve performansı açısından öncü bir konumda yer almaktadır. Bölgede 5G’nin yaygınlaşmasının 2025 itibarıyla hız kazanması ve on yılın sonunda nüfusun yarısına ulaşması beklenmektedir. Bu girişim, küresel ölçekte mobil hizmetlerin geleceği için doğru zamanda hayata geçiriliyor” dedi.
Net Insight CEO’su Crister Fritzson “Devamlı olarak yeni ve yenilikçi çözümler geliştiren öncü bir operatör olan Türk Telekom ile yakın iş birliğimizden memnuniyet duyuyoruz. Türk Telekom yalnızca kendi kategorisindeki en kapsamlı senkronizasyon ağını tesis etmekle kalmayıp, aynı zamanda bu yenilikçi yaklaşımı benimseyen ilk operatör olma unvanını da taşımaktadır. Bu önemli dönüm noktası kurumun sektördeki güçlü pozisyonunu teyit etmektedir. Net Insight senkronizasyon çözümü için halihazırda global ölçekte önde gelen telekomünikasyon operatörlerinden güçlü ve giderek artan talep görmekte olup, halihazırda 10″un üzerinde satış gerçekleştirilmiş durumdadır. Birlikte, güvenli ve dayanıklı 5G TDD ve 5G bağımsız ağların ekonomik yapısını dönüştüren öncü bir çözümü güvence altına almaktayız” dedi. Tüm Türkiye’yi kapsayacak bir şebeke Türk Telekom, bu çözümle tüm Türkiye”yi kapsayacak şebeke altyapısını oluşturmayı hedefliyor. Şebekede bölgesel, coğrafi, uydu ve atomik saat gibi birçok yedeklilik opsiyonu bulunurken, bu merkezi sistem sayesinde, 5G baz istasyonları için gereken senkronizasyon hizmeti en hassas şekilde sunulabiliyor. Türk Telekom, Net Insight iş birliği ile geliştirilen bu yenilikçi çözümü küresel pazara sunmayı ve uluslararası telekomünikasyon ekosisteminde yaygınlaştırmayı hedefliyor. 5G ve sonrası teknolojiler için kritik adım Türk Telekom’un “Uydu Bağımsız Zaman Senkronizasyonu İletimi Çözümü” ile özellikle telekomünikasyon, enerji, finans gibi sektörlerin ihtiyacını karşılayan, 5G için dünyadaki tüm mobil operatörlere GPS/GNSS’ten bağımsız kararlı senkronizasyon servisi sunulması hedefleniyor. 5G uygulamalarının hayata geçirilmesi için gerekli hassas zamanlamayı sunan çözüm, ayrıca 2025 yılında uluslararası standardizasyon sürecinin başlaması planlanan 6G teknolojilerinin de senkronizasyon ihtiyacını karşılayabilecek. GSMA tarafından desteklenen çözüm
Bu öncü teknolojinin, dünya çapındaki mobil operatörlere 5G için GPS/GNSS”ten bağımsız, stabil senkronizasyon hizmetleri sunmak üzere tasarlanmış standardizasyonunu ilerletmek amacıyla, Uluslararası Telekomünikasyon Standardizasyon Sektörü (ITU-T) bünyesinde yeni bir çalışma oluşturulurken, böylelikle de standardizasyon süreci resmen başlatıldı. Dünya genelindeki mobil operatörleri temsil eden bir kuruluş olarak GSMA, kesin ve sürdürülebilir TDD senkronizasyonu sağlamanın kritik önemini vurgulamaktadır. GSMA, kesintisiz TDD senkronizasyonu elde etmek için ağlar genelinde yeni nesil çözümlerin benimsenmesinin önemini kabul ediyor. GSMA, Türk Telekom”un bu teknolojiyi uygulamasını önemli bir model olarak görmekte ve benzer yeniliklerin 5G ağlarında yaygın biçimde benimsenmesini tavsiye ediyor.

Source: Dünya Gazetesi