“İç Göç ve Vize Engelleri: Türkiye’nin Göç Politikasındaki Son Gelişmeler”

Esad”dan sonra kaç Suriyeli dönüş yaptı? Göç idaresi açıkladı

Göç İdaresi Başkanlığı, ülkesine dönen Suriyeli sayısını açıkladı. Başkanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda; 2016 yılından itibaren gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli bir şekilde ülkesine dönen Suriyeli sayısının 1 milyon 126 bin olduğu açıklandı.

GÖNÜLLÜ DÖNEN SAYISI 250 BİN…

Öte yandan, Esad rejiminin düşmesinden ardından 9 Aralık 2024″ten bu yana ülkesine gönüllü geri dönüş yapan Suriyeli sayısının ise 250 bin 64 olduğu bildirildi.

Açıklamada, Türkiye”de bulunan toplam yabancı sayısının 3 milyon 988 bin 157 olduğu kaydedildi.

Source: Anka


Athena’ya vize engeli: İngiltere konseri iptal edildi

Müzik grubu Athena”nın İngiltere konseri vize engeli nedeniyle iptal edildi.

Edinilen bilgiye göre; Athena üyeleri cumartesi günü Londra”da düzenlenecek konser için İngiltere vizesine başvurdu. Ancak grup üyelerinin bazılarının vize talebi reddedildi.

Halk TV”nin aktardığına göre organizasyon şirketi, vize konusundaki sorun çözülemediği için konseri iptal etmek zorunda kaldı.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, vize için gerekli evrakların eksiksiz bir şekilde iletildiğini ancak vize sürecinin henüz sonuçlanmadığı belirtilerek konserin iptal edildiği duyuruldu.

Source: aktifhabercom


TRANSFER HABERİ – Fenerbahçe”den Sadio Mane bombası! Talisca ile buluşacak

Fenerbahçe'de transfer çalışmaları hızlanarak devam ediyor. Yeni sezonda güçlü bir kadro kurmak isteyen sarı-lacivertliler, Sadio Mane'yi izliyor. Suudi Arabistan temsilcisi Al Nassr'da forma giyen Mane'nin Avrupa'ya geri dönmeye sıcak baktığı vurgulanıyor. Son dönemde Al Nassr'da mutsuz olan ve son zamanlarda taraftarlarla da ciddi sıkıntılar yaşayan 33 yaşındaki futbolcunun iyi bir teklife 'evet' diyeceği aktarılıyor. TALISCA'NIN TAKIM ARKADAŞI Sözleşmesi 2026'da bitecek olan Mane, bu sezon 47 resmi maçta 18 gol, 14 asistle 32 gole direkt etki etti. Daha önce Anderson Talisca ile Al Nassr'da beraber oynayan tecrübeli yıldız, eski takım arkadaşıyla Fenerbahçe'de yeniden buluşabilir. Gelecek sezon hücum hattında Talisca'dan çok umutlu olan sarı- lacivertliler, Sadio Mane ile de uyum yakalanabileceğine inanıyor. Ayrıca Mane'nin tecrübesi ve kariyeri de güven veriyor. MUHTEŞEM KARİYER Futbolculuk kariyerinde Liverpool ve Bayern Münih başta olmak üzere önemli kulüplerde oynayan Sadio Mane, başarılarıyla göze çarpıyor. Liverpool'da Şampiyonlar Ligi, FIFA Kulüpler Dünya Kupası ve UEFA Süper Kupa'yı kazanan, Premier Lig'de mutlu sona ulaşan Mane, Bayern Münih'le de Bundesliga zaferini elde etti. İSTANBUL'U SEVİYOR Sadio Mane konusunda transferdeki avantajlardan biri de İstanbul detayı oldu. Mane'nin daha önce İstanbul'u ziyaret ederek çok sevmesi Fenerbahçe açısından avantajlı bir durum olarak dikkat çekiyor. MİLLİ TAKIMA GİTMEDİ Senegaş Milli Takımı'nın en önemli isimlerinden olan Sadio Mane, aday kadroya çağrılmasına karşın gitmedi. Senegal Teknik Direktör Pape Thiaw tarafından kadroya davet edilen ancak katılmayacağını belirten Mane, ülkesinde herkesi şaşırttı. Pape Thiaw yaptığı açıklamada, “Tamamen kişisel bir karar, saygı duyuyorum” dedi. SALZBURG'LA RAKİP OLDU Sadio Mane, daha önce Fenerbahçe'ye karşı 2013'te rakip oldu. O dönem Avusturya ekibi RB Salzburg'da forma giyen Mane, Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Fenerbahçe karşısında sahaya çıktı. Sarı- lacivertliler o dönem 1-1 ve 3-1'lik skorlarla tur atladı. Senegalli yıldız o dönem ilk kez Kadıköy'de oynadı. SOW VE NİANG FAKTÖRÜ Sarı-lacivertli takımda daha önce forma giyen ve başarılı olan Senegalli yıldızlar dikkat çekiyor. Sadio Mane'nin vatandaşları Moussa Sow ile Mamadou Niang, Fenerbahçe'de şampiyonluk yaşayarak başarılı oldu. Mane de her iki isimle Senegal Milli Takımı'nda beraber oynadı.

Source: Fotomaç


Filistinli aktivist Halil”in ABD”den sınır dışı edilmesinin anayasaya aykırı olabileceğine hükmedildi

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, New Jersey”deki federal yargıç Michael Farbiarz, 8 Mart”tan bu yana Louisiana eyaletindeki gözaltı merkezinde tutulan Columbia Üniversitesi öğrencisi Mahmud Halil hakkında yeni bir karar verdi.

Farbiarz, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin atıfta bulunduğu göçmenlik yasasının bir bölümünün, Halil”in ABD”de söylediği sözler nedeniyle sınır dışı edilmesi için bir gerekçe olarak kullanılamayacağına hükmetti.

Bu nedenle yargıç, Halil”i sınır dışı etme çabalarının “muhtemelen” anayasaya aykırı olduğunu ifade etti.

Halil”in Trump yönetiminin sınır dışı kararına itirazının başarılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirten Farbiarz, buna rağmen serbest bırakılması kararını vermedi.

Filistinli aktivist Mahmud Halil”in dava süreci

ABD”de Columbia Üniversitesi protestolarına öncülük eden, aynı üniversitenin yüksek lisans öğrencisi Filistinli aktivist Mahmud Halil, 8 Mart”ta eşiyle evine giderken bina girişinde gözaltına alınmıştı.

Avukatı Amy Greer, Halil”in “yeşil kartlı daimi ikametgah sahibi” olarak ABD”de bulunmasına ve eşi Amerikalı olmasına rağmen Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi yetkililerince tutuklandığını ve yeşil kartının iptal edildiğini belirtmişti.

Halil”in, 11 Mart”ta New York”ta ön inceleme duruşması görülmüş, durum netleşene kadar Louisiana”daki gözaltı merkezinde kalmaya devam edeceği kaydedilmişti.

Halil”in, 29 Mart”ta New Jersey eyaletinde yapılan duruşmasında Newark Federal Mahkemesi Hakimi Michael Farbiarz, Filistinli aktivistin Louisiana”daki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tesisinde tutulmasının devamına hükmetmişti.

ABD”de göçmenlik davalarına bakan yargıç Jamee Comans, bir sonraki davada, Filistin”e destek gösterilerine öncülük ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan Halil”in sınır dışı edilmesinin uygun olduğuna karar vermişti.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Source:


Bakan Yerlikaya açıkladı! Gönüllü dönüş yapan Suriyeliler 1 milyonu aştı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, göç yönetimiyle ilgili açıklamalarda bulunarak, gönüllü geri dönüş yapan Suriyeli sayısının 2016″dan bu yana 1 milyonu aştığını bildirdi.Yerlikaya, “9 Aralık”tan beri gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüş yapan Suriyeliler bugün itibarıyla 250 bini geçti. 2 milyon 711 bin 170 geçici korumalı Suriyeli var. Bakın burada 47 bin aile gitti, 250 bin kişi. Sayın Cumhurbaşkanımız, ‘Gönüllü, güvenli, onurlu gitmek isteyen Suriyeli kardeşlerimize bunu kolaylaştırmamız lazım.’ dedi” ifadelerini kullandı.”27 bin öncü göçmenin gidip gelmesine izin verdik”Bakan, bu süreçte Suriyeli ve yerel sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldiklerini belirtti. Okulların açık olduğu dönemde, özellikle Aralık ayında öncü grupların bölgeye gitmek istediğini vurgulayan Yerlikaya, “Dediler ki ‘Biz önden gidelim. Evimize, barkımıza, tarlamıza bir bakalım ne halde? Aradan 13 sene geçmiş.’ Şu ana kadar 27 bin öncü göçmene, 1 Ocak”la 1 Temmuz arasında 3 kere gidip gelip orayı hazırlamayla ilgili izin verdik” dedi.Yaz tatiliyle birlikte geri dönüşlerin hız kazanmasının beklendiğini söyleyen Yerlikaya, görüşmeler yaptıkları Suriyeli sivil toplum kuruluşlarının da bu yönde izlenim aktardığını belirtti.Yaklaşık 4 milyon yabancının 3 milyonu SuriyeliToplam yabancı sayısına ilişkin bilgiler de paylaşan Yerlikaya, Türkiye’de 3 milyon 988 bin 257 yabancı bulunduğunu ve bunların 2 milyon 711 bin 170’inin geçici koruma altındaki Suriyeliler, 1 milyon 104 bin 385’inin ikamet izni olanlar, 172 bin 602’sinin ise uluslararası koruma statüsündekiler olduğunu açıkladı.2016’dan bu yana gönüllü ve güvenli şekilde ülkelerine dönen Suriyelilerin toplam sayısının 1 milyonu geçtiğini belirten Yerlikaya, “2016”dan beri gidenler 1 milyonu aştı ama 9 Aralık”tan günümüze Suriye”deki o büyük zaferden sonra çeyrek milyon oldu” şeklinde konuştu.

Source: Dünya Gazetesi


Tehlikenin farkında mısınız?!

Geçtiğimiz cuma günü Sayın Cumhurbaşkanımız 2026-2035 dönemini kapsayan 10 yılı, “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan etti…

Bu hassasiyetin sebebi hiç kuşkusuz Türkiye’deki ‘nüfus artış hızının’ tahminlerin çok altında gerçekleşmiş olması idi.

Sayın Cumhurbaşkanının; “Bu bir felaket!” diyerek ehemmiyetine işaret ettiği bu husus ne anlama geliyor dersiniz?

Dilimiz döndüğünce anlatalım…

Uzun bir süreden beridir, dünyayı idare etme ve kaynakları sömürme makamındaki güçler tarafından, genelde dünya, özelde ise Türkiye ölçeğinde sinsi ve aşağılık bir proje tatbik edilmeye çalışılıyor.

Temel amaç, toplumu ifsat etme ve kimliksizleştirme…

Bunun için buldukları yöntem; ahlaksızlık, sapkınlık, sapıklık ve iğrençlik…

Bütün bu aşağılık işleri, “cinsiyetsizleştirme” başlığı altında LGBTİ, denen gayr-i tabii ve sapkın yolun normalleştirilmesini sağlamak üzerinden yürütüyorlar.

Hedefledikleri şeyler ise başlıca şunlar…

Cinsiyetsiz toplum

Ahlaksızlığı toplum içinde normalleştirme
Aile kavramını yok etme…

Nitekim cumhurbaşkanımızın 10 yılı kapsayacak olan bu döneme dair hassasiyetini iyi okuyan şer güçler hiç vakit geçirmeden sapık ve sapkın güçleri devreye soktu.
LGBT denen iğrençlikler sürüsü, “kahrolsun aile” diyerek sokakları terörize etmekte gecikmedi…

İşin kötüsü, bu sapkınlardan olmadıkları halde sapıklığı, “cinsel tercih” argümanıyla normal karşılayan bir kesimin de mevcudiyeti…

Böyle ahmakça bir yaklaşım olabilir mi Allah aşkına?!

İyi o halde, katiller de “adam öldürme hürriyeti” diye bir argüman geliştirsin!

Yahut hırsızlar da “çalma, çırpma, dolandırma özgürlüğü” desin!..

Verdiğim örneklerin karşılaştırma bağlamında sapkın talepten zerre kadar farkı yoktur zira insaniyetin var olduğu günden bu yana toplumsal kurallar bu çerçevede belirlenmiş ve hukuka bağlı olan herkes bu umdeler üzerinde müttefik olmuştur.

Bilindiği üzere Hz. Âdem (as)’den beri İslâm hukukun ruhunu belirleyen, “tabii hukuk” olarak da isimlendirilen 5 temel esas vardır.

Bu esaslar, sadece İslâm toplumunun değil bütün bir insanlığın hak ve adalet üzere hayatiyetinin devamı için olmazsa olmaz şarttır.

İslâm, toplumu idare eden otoriteye, şu 5 esası teminat (güvenlik) altına alma görevi vermiştir.

İnsanın can güvenliği,
İnsanın mal güvenliği,
İnsanın akıl sağlığını koruma esası,
İnsanın inanma, düşünme hürriyetinin temini,
İnsan neslini koruma vazifesi…

İşte, yazı başlığını “tehlikenin farkında mısınız?” diye atarken 5. maddedeki “insan neslini koruma vazifesine” dikkat çekmeye çalışıyordum.

Medeniyetimize gadreden, Türkiye’yi ve İslâm toplumunu ortadan kaldırmaya çalışan güçlerin aleti konumundaki bu sapkınlıkla mücadele, hiç şüphesiz ki, en temel vazifelerimizden birisidir.

Bu noktada benzer kaygıları taşıyan ve bu yönde hassasiyet geliştirmiş Müslüman olmayan kimseler de var.

Böyle olması hayli normal ise de bir o kadar sürur verici zira netice itibariyle tüm insaniyeti tehdit eden bir felaket var karşımızda.

Bir süre önce bir tavsiye üzerine Amerikalı siyaset yorumcusu Matt Walsh tarafından sunulan, ‘What is a woman’ (Kadın nedir?) isimli 2022 yapımı bir belgesel seyrettim.
Tabir caiz ise izlerken kanım dondu ama bir yönüyle de sevindim doğrusu.

Kanım dondu çünkü özellikle Amerika ve Avrupa’da baş gösteren ve dünyanın her yerine dalga dalga yayılan ve yazının başında da dikkat çektiğimiz üzere ülkemizi ve medeniyetimizi de ciddi şekilde tehdit eden toplumsal bir afetle karşı karşıyayız.
Muhatap kaldığımız tehdit, Sayın Erdoğan’ın da altını çizdiği gibi ‘küresel bir dayatma’ şeklinde tezahür eden ‘cinsiyetsiz toplum’ projesi…

Açık söylemek gerekirse bu projenin içerdiği vahamet nedeniyle, insanlığın sonunu gelebilir.

Lütfen abarttığımı düşünmeyin!

Gerçekten de ciddi bir tehlike ile yüz yüzeyiz.

Bu tehdit, LGBT lobisinin ve ‘küresel sermayenin’ sponsorluğunda bir saldırıya dönüşmüştür ve hedefinde doğrudan doğruya aile vardır.

Sevinmeme, izlediğim belgeselde Matt Walsh’ın sorduğu soruya doğru cevap veren ve anılan tehlikenin farkında olan bilim insanlarının ve hatırı sayılır bir kitlenin olduğunu görmem sebep oldu.

Belgeselin tüm dünyada yansıma bulması ve özellikle de bir sosyal medya mecraı olan X’te (Elon Musk’ın hususi çabasıyla) yayınlanmış olması elbette ki sevindiricidir.

İnsanlığın vesile-i hilkati olan kadın ve erkek olgusunu yok edip yerine tamamen gayr-i tabii ve sapkın bir yaklaşım ikame etmek isteyen şer odaklarının gayretlerine mukabil, bu afetin izalesine yönelik her çaba, çok önemli ve çok kıymetlidir kuşkusuz.

Bizim gibi gelenekleriyle var olan bir toplum açısından bu tehdide karşı savaş vermek ise kelimenin tam manasıyla bir vecibe…

Bağıra bağıra gelen bu toplumsal afetle mücadele, her insanın ve hususi cihetiyle de her Müslümanın, birinci önceliği olmak zorunda…

Sayın Cumhurbaşkanının kemal-i ciddiyet ile dikkat çektiği bu tehlikeye karşı vaziyet almanın zamanı geldi de geçti bile.

Nihat Nasır / Haber7

Source: Nihat Nas